Tansiyon düşmesi (hipotansiyon), kan basıncının 90/60 mmHg seviyesinin altına inmesi durumudur. Yüksek tansiyonun aksine, düşük tansiyon genellikle vücudun yeterli oksijeni dokulara ulaştıramadığının bir işaretidir. Tansiyonun düşmesi bazen geçici bir durumken, bazen altta yatan ciddi bir sağlık sorununun habercisi olabilir.
Düşük tansiyonun en sık karşılaşılan belirtileri şunlardır:
Baş Dönmesi ve Sersemlik Hissi: Beyne giden kan akışının anlık azalması sonucu oluşur.
Göz Kararması ve Bulanık Görme: Özellikle ayağa kalkarken hissedilen görme kaybı.
Halsizlik ve Yorgunluk: Vücudun enerji üretiminin kısıtlanması.
Konsantrasyon Bozukluğu: Zihinsel bulanıklık ve odaklanma güçlüğü.
Düşük tansiyonun arkasında yatan faktörler yaşam tarzından ciddi tıbbi durumlara kadar çeşitlilik gösterir:
Vücudun Susuz Kalması (Dehidratasyon): Yetersiz su tüketimi, kan hacmini azaltarak tansiyonun düşmesine neden olur.
Beslenme Eksiklikleri: B12 vitamini ve folat eksikliği, vücudun yeterli kırmızı kan hücresi üretememesine (anemi) ve tansiyon düşüklüğüne yol açar.
Kalp Sorunları: Kalp kapakçığı sorunları, kalp krizi veya kalp yetmezliği, kalbin kanı etkili bir şekilde pompalayamamasına neden olur.
Endokrin Sorunlar: Tiroid hastalıkları, böbrek üstü bezi yetmezliği (Addison hastalığı) ve düşük kan şekeri (hipoglisemi) tansiyonu tetikleyebilir.
Kan Kaybı: Ciddi yaralanmalar veya iç kanama sonucu kan hacminin ani düşüşü.
Şiddetli Enfeksiyon (Septisemi): Enfeksiyonun kana karışması damarların genişlemesine ve tansiyonun tehlikeli şekilde düşmesine neden olur.
Hamilelik: Dolaşım sisteminin hızla genişlemesi nedeniyle hamileliğin ilk 24 haftasında tansiyonun düşmesi normal kabul edilir.
Küçük tansiyon (diyastolik tansiyon), kalbin atış aralarında dinlenirken damar duvarlarına uyguladığı basıncı ifade eder. Bu değerin 60 mmHg altına düşmesi, vücuttaki hayati organlara ve kalp kasının kendisine yeterli kanın ulaşmadığı anlamına gelebilir. Küçük tansiyon düşüklüğü, bazen tek başına bazen de büyük tansiyonla birlikte düşerek ciddi sağlık sorunlarına işaret edebilir.
Küçük tansiyonun düşmesine neden olan en yaygın faktörler şunlardır:
Kalp Kapakçığı Sorunları: Özellikle aort kapak yetmezliği gibi durumlar, kanın kalbe geri sızmasına neden olarak diyastolik basıncın düşmesine yol açar.
Damar Sertliği (Arteriyoskleroz): Yaşlandıkça damarların esnekliğini kaybetmesi, büyük tansiyonun yükselmesine neden olurken küçük tansiyonun anormal derecede düşmesine (geniş nabız aralığı) sebebiyet verebilir.
Şiddetli Dehidratasyon (Susuzluk): Vücudun aşırı sıvı kaybetmesi kan hacmini azaltır, bu da doğrudan damar içindeki dinlenme basıncını düşürür.
B12 ve Folat Eksikliği: Kan hücrelerinin üretimi için gerekli olan bu vitaminlerin eksikliği, anemiye (kansızlık) ve dolayısıyla düşük tansiyona neden olabilir.
Endokrin Bozukluklar: Tiroid bezi sorunları (hipotiroidi) veya böbrek üstü bezi yetmezliği, kan basıncını düzenleyen hormon dengesini bozabilir.
İlaç Yan Etkileri: Prostat ilaçları, bazı antidepresanlar ve tansiyon düşürücü ilaçların aşırı etkisi küçük tansiyonu baskılayabilir.
Alerjik Reaksiyonlar ve Enfeksiyonlar: Şiddetli alerjik şok (anafilaksi) veya kana mikrop karışması (sepsis) damarların aniden genişlemesine neden olur.
Büyük tansiyon (sistolik tansiyon), kalbin kanı vücuda pompalamak için kasıldığı anda damar duvarlarında oluşan basıncı ifade eder. Bu değerin 90 mmHg altına düşmesi, hayati organlara giden kan akışının yetersiz kalmasına neden olabilir. Büyük tansiyonun düşmesi, bazen vücudun geçici bir tepkisiyken bazen de kalbin pompalama gücünün azaldığını gösteren ciddi bir durumdur.
Büyük tansiyonun düşmesine neden olan en yaygın 7 faktör şunlardır:
Kalp Sorunları: Kalp yetmezliği, kalp krizi veya kalp kapakçığı problemleri, kalbin kanı yeterli basınçla pompalayamamasına neden olarak büyük tansiyonu düşürür.
Vücudun Susuz Kalması (Dehidratasyon): Yetersiz sıvı alımı veya aşırı sıvı kaybı (ishal, kusma, aşırı terleme) kan hacmini azaltarak basıncın düşmesine yol açar.
Kan Kaybı: Ciddi yaralanmalar veya iç kanama, dolaşımdaki kan miktarını hızla azaltarak sistolik basınçta ani bir düşüş yaratır.
İlaç Yan Etkileri: İdrar söktürücüler, alfa ve beta blokerler, bazı antidepresanlar ve erektil disfonksiyon ilaçları büyük tansiyonu baskılayabilir.
Şiddetli Enfeksiyon (Sepsis): Bakterilerin kana karışması damarların aniden genişlemesine neden olarak tansiyonun tehlikeli seviyelere inmesine yol açar.
Anemi (Kansızlık): B12 vitamini ve folat eksikliği nedeniyle yeterli kırmızı kan hücresi üretilememesi, kanın taşıma kapasitesini ve basıncını düşürür.
Yemek Sonrası Düşüş (Postprandial Hipotansiyon): Özellikle yaşlılarda görülen bu durumda, kanın sindirim için mideye toplanmasıyla büyük tansiyonda geçici düşüş yaşanır.
Hamilelikte tansiyon düşmesi, vücudun bebeği beslemek için dolaşım sistemini hızla genişletmesi ve hormonal değişimlere uyum sağlamaya çalışması nedeniyle özellikle ilk iki trimesterde (ilk 24 hafta) sıkça görülen fizyolojik bir durumdur. Anne adayının damarlarındaki direncin azalması, kanın rahme ve plasentaya daha fazla yönelmesine neden olarak genel kan basıncını düşürür.
Hamilelikte tansiyonun düşmesine neden olan temel faktörler şunlardır:
[Image showing blood volume changes and vessel dilation in pregnancy]
Hormonal Değişimler: Hamilelik sırasında artan progesteron hormonu, damar duvarlarındaki kasların gevşemesine neden olur. Bu gevşeme damarların genişlemesini sağlar ve kan basıncını düşürür.
Dolaşım Sisteminin Genişlemesi: Vücut, bebeğin gelişimi için daha fazla kan üretir ancak damar sistemi bu hacim artışından daha hızlı genişlediği için basınç geçici olarak düşer.
Sırt Üstü Yatış Pozisyonu (Vena Cava Sendromu): Özellikle son aylarda sırt üstü yatmak, büyüyen rahmin ana toplardamara baskı yapmasına ve kalbe dönen kanın azalarak tansiyonun düşmesine yol açabilir.
Dehidratasyon ve Beslenme: Hamilelikte artan sıvı ihtiyacının karşılanmaması veya B12 ve folat eksikliğine bağlı gelişen anemi (kansızlık) tansiyonu düşürebilir.
Isı ve Uzun Süre Ayakta Kalma: Hamilelikte vücut ısısının artması ve uzun süre sabit ayakta durmak kanın bacaklarda toplanmasına ve ani tansiyon düşüşlerine (baş dönmesine) neden olabilir.
Önemli Not: Hamilelikte düşük tansiyon genellikle tehlikeli değildir; ancak şiddetli baş dönmesi, bayılma, görme kaybı veya göğüs ağrısı eşlik ediyorsa mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanına danışılmalıdır.
Düşük tansiyon (hipotansiyon), kanın damar duvarlarına uyguladığı basıncın normal kabul edilen değerlerin, yani genellikle 90/60 mmHg’nin altına düşmesi durumudur. Birçok insan için düşük tansiyon herhangi bir belirtiye yol açmadığı sürece sağlıklı kabul edilir; ancak beyne ve hayati organlara giden kan akışının yetersiz kalmasına neden olduğunda baş dönmesi, bayılma ve halsizlik gibi şikayetleri beraberinde getirebilir.
Hipotansiyonun temel özellikleri ve sınıflandırılması için Düşük Tansiyon Nedir? Sayfamızı Ziyaret Edebilirsiniz.
Tansiyon düşerse, vücuttaki kan akışı hayati organlara (beyin, kalp, böbrekler) yeterli miktarda oksijen ve besin taşıyamaz hale gelir. Kan basıncının 90/60 mmHg seviyesinin altına inmesiyle ortaya çıkan bu durum, hafif vakalarda sadece geçici bir sersemliğe yol açarken; ani ve şiddetli düşüşlerde organ hasarına veya hayati tehlike oluşturan "şok" durumuna neden olabilir.
Tansiyon düştüğünde vücutta meydana gelen temel değişimler ve belirtiler şunlardır:
Beyin Fonksiyonlarında Yavaşlama: Kan akışının azalmasıyla baş dönmesi, göz kararması, konsantrasyon kaybı ve en ileri aşamada bayılma (senkop) gerçekleşir.
Görsel ve İşitsel Bozukluklar: Bulanık görme, çift görme veya kulaklarda uğultu gibi geçici duyusal kayıplar yaşanabilir.
Cilt ve Vücut Isısı Değişimleri: Vücut, kanı hayati organlara yönlendirmek için ekstremitelerden (el ve ayaklar) çeker. Bu da cildin solgun, soğuk ve nemli olmasına neden olur.
Kalp Ritmi ve Nefes Alışverişi: Kalp, düşük basıncı telafi etmek için daha hızlı atmaya başlar (taşikardi). Bu durum çarpıntı ve yüzeysel, hızlı nefes alıp verme ile kendini gösterir.
Halsizlik ve Mide Bulantısı: Dokuların oksijensiz kalmasıyla birlikte ani bir yorgunluk hissi ve buna eşlik eden mide bulantısı görülür.
Tansiyon düştüğünde yapılacak ilk müdahale, beyne giden kan akışını artırmak ve vücudun sıvı dengesini hızla geri kazandırmaktır. Tansiyonun 90/60 mmHg altına inmesiyle oluşan baş dönmesi, göz kararması ve halsizlik durumunda paniğe kapılmadan uygulanacak basit adımlar, bayılma riskini önleyebilir ve değerlerin normale dönmesini sağlar.
Tansiyon düşüklüğü anında uygulanması gereken temel adımlar şunlardır:
Hemen Uzanın ve Ayakları Kaldırın: Yere sırt üstü uzanın ve ayaklarınızın altına yastık koyarak kalp seviyesinden yaklaşık 30 cm yukarı kaldırın. Bu pozisyon (Trendelenburg), kanın hayati organlara ve beyne daha rahat akmasını sağlar.
Tuzlu Ayran veya Su İçin: Vücuttaki sodyum miktarını artırmak kan hacmini yükseltir. Bir bardak tuzlu ayran içmek, hem sıvı hem de elektrolit desteği sağlayarak tansiyonu en hızlı yükselten yöntemlerden biridir.
Ani Hareketlerden Kaçının: Eğer oturuyorsanız veya yatıyorsanız, aniden ayağa kalkmayın. Baş dönmesini önlemek için önce yavaşça doğrularak oturun, ardından destek alarak kalkın.
Sıkan Giysileri Gevşetin: Boyun, göğüs ve bel bölgesindeki sıkı kıyafetleri (kemer, kravat vb.) gevşeterek nefes alışverişini ve kan dolaşımını rahatlatın.
Temiz Hava Alın: Ortam kalabalıksa pencereleri açın veya hastayı daha havadar bir yere taşıyarak oksijen alımını artırın.
Kahve Tüketimi: Kafein, kalp hızını artırarak tansiyonu geçici olarak yükseltebilir; ancak dehidratasyon (susuzluk) riski nedeniyle yanında mutlaka su tüketilmelidir.
Yüksek tansiyona iyi gelen yöntemler, damar duvarlarını rahatlatarak kanın damar içindeki basıncını düşürmeyi ve kalbin yükünü hafifletmeyi hedefler. Hipertansiyon yönetiminde sadece ilaç kullanımı değil; beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite ve stres kontrolü gibi yaşam tarzı değişiklikleri, kan basıncını güvenli seviyelerde tutmak için hayati öneme sahiptir.
Tansiyonu dengelemeye ve düşürmeye yardımcı olan en etkili doğal yöntemler için Yüksek Tansiyona Ne İyi Gelir? Sayfamızı Ziyaret Edebilirsiniz.
Eğer tansiyon düşüklüğüne şiddetli göğüs ağrısı, bilinç bulanıklığı, soğuk terleme veya aşırı nefes darlığı eşlik ediyorsa, durum ciddi bir şok belirtisi olabilir. Bu durumda vakit kaybetmeden 112 Acil Servis aranmalıdır.
* Bu akademik panel, düşük tansiyonun fizyolojik ve patolojik nedenlerini kanıta dayalı tıp verileriyle belgelemek amacıyla oluşturulmuştur. Bilgiler teşhis amaçlı değildir; kalıcı düşük tansiyon durumunda uzman hekime danışılmalıdır.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 20 Şubat 2026 21:26
Yayınlanma Tarihi: 20 Şubat 2026 21:06
Araştırma Yaptığınız Konu ve Hastalık Hakkında Uzman Hekimlerimize Danışarak Sizlere Geri Dönüş Sağl
Tansiyon neden düşer sorusunun temelinde vücuttaki kan hacminin azalması veya damar genişlemesi yatar. Dehidrasyon, kalp sorunları ve hormonal dengesizlikler en yaygın sebeplerdir. Ankara’daki A Life Sağlık Grubu şubelerimizde (Etimesgut, Altındağ, Pursaklar), tansiyon düşüklüğünün kaynağını uzman hekimlerimizle profesyonelce araştırıyor; sağlığınızı en yakın noktada bilimsel yöntemlerle titizlikle ve profesyonel bir yaklaşımla koruyoruz.
Aniden tansiyon düşmesi, genellikle hızlı ayağa kalkma (ortostatik hipotansiyon), ağır enfeksiyonlar veya ani alerjik reaksiyonlar sonucu gelişebilir. A Life Sağlık Grubu Ankara hastanelerimizde (Etimesgut, Aydınlıkevler, Pursaklar), bu ani değişimleri modern teşhis cihazlarımızla profesyonelce inceliyoruz. Size en yakın şubemizde uzman desteği alarak bayılma ve düşme risklerini uzman kadromuzun profesyonel takibiyle Ankara genelinde önleyebilirsiniz.
Baş dönmesi, göz kararması, halsizlik ve konsantrasyon kaybı en yaygın tansiyon düşüklüğü belirtileri arasındadır. Bu sinyaller beynin yeterli oksijen almadığını gösterir. A Life Sağlık Grubu Ankara şubelerimizde (Etimesgut, Pursaklar, Altındağ), uzman kardiyologlarımızla bu belirtileri profesyonelce değerlendiriyoruz. En yakın lokasyonumuzda profesyonel destek alarak yaşam kalitenizi uzman hekimlerimizin profesyonel gözetiminde Ankara genelinde güvenle artırabilirsiniz.
Vücudun susuz kalması (dehidrasyon) kan hacmini azaltarak tansiyon neden düşer sorusunun en basit yanıtını oluşturur. Özellikle Ankara’nın sıcak yaz aylarında bu durum sık görülür. A Life Sağlık Grubu Ankara şubelerimizde (Etimesgut, Altındağ, Pursaklar), sıvı dengenizi modern laboratuvar testleriyle profesyonelce analiz ediyoruz. Size en yakın hastanemizde uzman desteği alarak vücut dengenizi profesyonel bir yaklaşımla koruyabilirsiniz.
Tiroid hastalıkları, Addison hastalığı, ciddi kansızlık ve kalp kapak sorunları kronik tansiyon düşüklüğüne yol açabilir. Ankara genelinde hizmet veren A Life Sağlık Grubu hastanelerimizde, bu hastalıkları ileri tetkiklerle profesyonelce araştırıyoruz. Etimesgut, Altındağ veya Pursaklar şubelerimizde uzman doktorlarımıza danışarak, tansiyon düşüklüğünün altında yatan tıbbi nedeni profesyonelce öğrenebilir ve sağlığınızı size en yakın noktada titizlikle koruyabilirsiniz.
Tansiyon düşüklüğü şikayetleri için Kardiyoloji veya İç Hastalıkları (Dahiliye) uzmanına başvurulmalıdır. A Life Sağlık Grubu Ankara şubelerimizde (Etimesgut, Aydınlıkevler, Pursaklar), uzman kadromuz metabolik ve kalp sağlığınızı profesyonelce değerlendirir. Size en yakın hastanemizde uzman görüşü alarak tansiyon sorunlarınıza en modern ve profesyonel tedavi yöntemleriyle Ankara genelindeki şubelerimizde uzman hekimlerimizin gözetiminde kesin çözümler bulabilirsiniz.
Yemekten sonra kanın sindirim sistemine yoğunlaşması sonucu diğer organlara giden akışın azalmasıyla "postprandial hipotansiyon" oluşabilir. Ankara’daki A Life Sağlık Grubu hastanelerimizde (Etimesgut, Altındağ, Pursaklar), sindirim kaynaklı bu düşüşleri profesyonelce yönetiyoruz. Size en yakın lokasyonumuzdaki uzman hekimlerimizle tanışarak, beslenme sonrası tansiyon dengenizi bilimsel temelli bir yaklaşımla profesyonelce koruyabilir ve sağlığınızı uzman ellerde Ankara genelinde güvene alabilirsiniz.
Gebelikte dolaşım sisteminin hızla genişlemesi nedeniyle tansiyonun özellikle ilk iki trimesterde düşmesi fizyolojik bir süreçtir. A Life Sağlık Grubu Ankara şubelerimizde (Etimesgut, Pursaklar, Aydınlıkevler), anne ve bebek sağlığını profesyonelce takip ediyoruz. Ankara’nın her yerinden kolay ulaşım avantajıyla, size en yakın hastanemizde uzman kadın doğum kadromuzdan profesyonel sağlık desteği alarak gebelik sürecindeki tansiyon değişimlerini Ankara genelinde titizlikle yönetebilirsiniz.
Hafif düşüşler genellikle zararsızdır; ancak hayati organlara giden oksijenin kesilmesi şoka veya organ hasarına yol açabilir. A Life Sağlık Grubu Ankara şubelerimizde (Etimesgut, Altındağ, Pursaklar), risk analizlerinizi profesyonelce gerçekleştiriyoruz. Size en yakın şubemize başvurarak uzman desteğiyle, düşük tansiyonun uzun vadeli risklerini modern tıbbi donanımımız ve tecrübeli kadromuzla Ankara genelinde profesyonel bir yaklaşımla önleyebilirsiniz.
Ankara’da tansiyon randevusu için A Life Sağlık Grubu web sitesinden veya çağrı merkezimizden saniyeler içinde işlem yapabilirsiniz. Etimesgut, Altındağ ve Pursaklar şubelerimizle Ankara’nın her noktasından kolay ulaşım sağlıyoruz. Size en yakın lokasyonumuzu tercih ederek, bekleme süresi olmadan uzman kardiyoloji ve dahiliye doktorlarımızdan profesyonel sağlık desteği alabilir ve Ankara genelindeki en kaliteli sağlık hizmetine uzman kadromuzun tecrübesiyle hızla ulaşabilirsiniz.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.