Hematoloji birimimizde en sık karşılaşılan tabloların başında gelen anemiler, kanın vücuda yeterli oksijen taşıyamaması durumudur. Alyuvarların (eritrosit) sayısı veya yapısındaki bozulmalar, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen sistemik belirtilere yol açar.
1- Demir Eksikliği Anemisi (En Yaygın Tür): Dünya genelinde en sık görülen kansızlık türüdür. Sadece bir "eksiklik" değil, genellikle vücuttaki kronik bir kaybın veya emilim sorununun habercisidir.
-
Teşhis: Sadece Hemoglobin (Hb) değerine bakmak yeterli değildir. Ferritin (demir deposu), serum demiri ve Demir Bağlama Kapasitesi (TIBK) testlerinin kombinasyonu ile kesin tanı konur.
-
Dikkat Çeken Belirtiler: Toprak/buz yeme isteği (pika), tırnaklarda kaşıklaşma, saç dökülmesi ve dilde yanma.
2- B12 Vitamini ve Folat Eksikliği (Megaloblastik Anemi): Hücre yapımında kritik rol oynayan bu vitaminlerin eksikliği, alyuvarların normalden büyük ama işlevsiz olmasına neden olur.
-
Nörolojik Boyut: Diğer anemilerden farklı olarak; ellerde/ayaklarda uyuşma, dengesizlik, unutkanlık ve depresif ruh hali gibi sinir sistemi bulguları ön plandadır.
-
Risk Grupları: Vejetaryen/vegan beslenenler, mide ameliyatı geçirenler ve emilim bozukluğu olan hastalar.
3- Akdeniz Anemisi (Talasemi): Genetik geçişli bir hemoglobin yapım bozukluğudur. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz kuşağında oldukça yaygındır.
-
Taşıyıcılık (Minör): Genellikle tedavi gerektirmez ancak demir eksikliği ile karıştırılabilir. Yanlış demir tedavisi almamak için ayırıcı tanı (Hemoglobin Elektroforezi) şarttır.
-
Hastalık (Majör): Ömür boyu düzenli kan nakli ve hematolojik takip gerektiren ciddi bir tablodur.