Göğüs Hastalıkları; solunum sistemine ait hastalıkların tanı, tedavi ve takibini kapsayan kritik bir tıp dalıdır. "Ankara Göğüs Hastalıkları Uzmanı" olarak klinik deneyimi ve akademik çalışmalarıyla öne çıkan Uzm. Dr. Ayshan Mammadova, hastalarına bilimsel ve hasta odaklı bir yaklaşım sunmaktadır.
Tıp eğitimini Azerbaycan Tıp Üniversitesi'nde tamamlayan hekimimiz, uzmanlık eğitimini Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde alarak Göğüs Hastalıkları alanında derinleşmiştir. Akciğer hastalıkları, yoğun bakım süreçleri ve ileri solunum desteği konularında önemli deneyim kazanmıştır.
Bugün A Life Sağlık Grubu bünyesinde; astım, KOAH, pnömoni, pulmoner emboli ve kronik solunum hastalıklarının tanı ve tedavisini modern tıbbi yaklaşımlarla sürdürmektedir.
Uzm. Dr. Ayshan Mammadova, göğüs hastalıklarının geniş bir spektrumunda tanı ve tedavi hizmeti sunmaktadır:
Hastalıkların erken dönemde teşhis edilmesi ve doğru tedavi planlanması, akciğer sağlığının korunmasında kritik öneme sahiptir. Uzm. Dr. Ayshan Mammadova, hastalarını bireysel olarak değerlendirerek en uygun tedavi sürecini planlamaktadır.
Son Güncelleme: 5 Mayıs 2026 17:15
Pnomotoraks, akciğer zarları arasına hava sızması sonucu akciğer dokusunun kısmen veya tamamen büzüşmesi tablosudur. Genellikle zayıf ve uzun boylu genç erkeklerde spontan gelişebilir. Ani başlayan tek taraflı şiddetli göğüs ağrısı ve nefes darlığı en belirgin klinik göstergesidir. Küçük hacimli olgular gözlemle, masif sönmeler ise acil göğüs tüpü takılarak başarıyla tedavi edilir.
CURB-65, pnömoni tanısı alan hastaların klinik ciddiyetini ve hastaneye yatış endikasyonunu belirleyen uluslararası bir risk skorlamasıdır. Bilinç bulanıklığı, üre yüksekliği, solunum sayısı, kan basıncı ve 65 yaş üzeri olma kriterlerini tahlil eder. Bu puanlama sistemi, hastanın tedavisinin evde mi, serviste mi yoksa yoğun bakımda mı sürdürüleceğini profesyonelce netleştirir.
Lejyoner hastalığı, Legionella pneumophila bakterisinin yol açtığı, klasik zatürreden farklı olarak akciğer dışı sistemik belirtilerle seyreden atipik bir pnömonidir. Genellikle otel veya hastanelerin iyi temizlenmemiş merkezi havalandırma ve klima sistemlerindeki su damlacıklarının solunmasıyla bulaşır. Şiddetli kuru öksürük, yüksek ateş, yaygın kas ağrısı, ishal ve kanda sodyum düşüklüğüyle karakterize tehlikeli bir tablodur.
Soliter pulmoner nodül, akciğer parankimi içinde saptanan, çapı 3 santimetreden küçük, etrafı normal akciğer dokusuyla çevrili tekil yuvarlak lezyonlardır. Çoğunlukla geçirilmiş enfeksiyonlara bağlı selim kalsifikasyonlardır. Ancak nodülün kenar yapısı düzensizse, çapı büyükse ve hasta sigara kullanıyorsa sinsi bir akciğer kanseri habercisi olabilir; bilgisayarlı tomografiyle titizlikle tahlil edilmelidir.
Asbest, halk arasında ak toprak olarak bilinen lifli mineralin solunması sonucu akciğer dokusunda ilerleyici sertleşme yapan tehlikeli bir mesleki-çevresel patolojidir. Liflerin plevra zarına yerleşmesi, yıllar sonra akciğer zarı kanseri olan fulminan mezotelyoma tablosunu tetikler. Göğüs ağrısı ve geçmeyen plevral sıvı birikimiyle karakterize bu süreç radyolojik panellerle tahlil edilir.
PPD testi, tüberküloz basili ile karşılaşma durumunu ve hücresel bağışıklık yanıtını ölçen immünolojik bir tarama aracıdır. Ön kol cildine uygulanan saflaştırılmış protein türevinin ardından 48-72 saat sonra oluşan kızarıklık değil, sertlik (endürasyon) çapı milimetrik olarak tahlil edilir. BCG aşılı veya aşısız olma durumuna göre pozitiflik sınırları değişir, klinik rehberlerce başarıyla doğrulanır.
Atelektazi, akciğerin bir bölümünün veya tümünün hava içeremeyerek büzüşmesi ve sönmesi tablosudur. Özellikle genel anestezi gerektiren büyük cerrahi operasyonlardan sonra, derin nefes alamama ve sekresyonların bronşları tıkaması sonucu mekanik olarak gelişir. Hastada ani oksijen düşüşü, hızlı solunum ve ateş yaratır. Önlenmesinde triflo kullanımı ve erken mobilizasyon protokolleri başarıyla koordine edilir.
ABPA, kronik astım veya kistik fibrozis hastalarının hava yollarında Aspergillus mantarına karşı gelişen aşırı duyarlılık ve immünolojik inflamasyon tablosudur. Hastalarda geçmeyen hırıltı atakları, kahverengi tıkaç şeklinde balgam çıkarma ve dirençli akciğer infiltrasyonları yaratır. Tahlilinde kanda total IgE düzeylerinin aşırı yüksekliği ve spesifik antikor pozitifliği netleştirilir; kortikosteroid protokolleriyle başarıyla yönetilir.
Karbonmonoksit gazı solunduğunda, oksijene göre hemoglobine 200 kat daha güçlü bağlanarak karboksihemoglobin oluşturur. Bu durum alyuvarların dokulara oksijen taşımasını bloke ederek ağır hücresel hipoksi ve sistemik asidoz yaratır. Akciğer düzeyinde solunum merkezini felç edebilir. Teşhisinde kan gazı tahlili esastır; tedavisinde yüksek akımlı normobarik veya hiperbarik oksijen protokolleri başarıyla kurgulanır.
Alfa-1 antitirpsin eksikliği, karaciğerde üretilen ve akciğerleri nötrofil elastaz enziminin yıkıcı etkisinden koruyan koruyucu bir proteinin genetik yetersizliğidir. Bu koruma kalkanı olmadığında, sigara içilmese dahi 30-40'lı yaşlarda erken evre panakiner amfizem ve sinsi KOAH tablosu gelişir. Teşhisinde serum protein düzeyleri tahlil edilir; gerekli olgularda enzim replasman tedavileri başarıyla planlanır.
Plörizid, akciğer zarlarının sıvı birikimi olmaksızın gelişen akut inflamasyonudur; sıklıkla viral enfeksiyonlar sonrasında izlenir. En tipik klinik göstergesi, nefes alırken veya öksürürken bıçak saplanır tarzda şiddetli, batan göğüs ağrısı yaratmasıdır. Hasta derin nefes almaktan kaçınır. Ağrının kardiyak nedenlerden ayrımı, fizik muayenede duyulan plevral frotman (sürtünme sesi) ve elektrokardiyografi tahliliyle başarıyla netleştirilir.
Silikozis; maden, kot kumlama, döküm, seramik ve cam sanayisinde çalışan işçilerin serbest silika tozlarını kronik olarak soluması sonucu gelişen ilerleyici bir pnömokonyoz formudur. Akciğer parankiminde geri dönüşümsüz fibrotik nodüller ve kalıcı solunum fonksiyon kayıpları yaratır. Erken evrede sinsi ilerler, spesifik bir medikal tedavisi yoktur. Tek çözüm, maruziyetin kesilmesi ve iş güvenliği protokolleridir.
Torasentez, akciğer zarları arasındaki plevral boşlukta patolojik olarak biriken sıvının, özel bir iğne veya kateter yardımıyla cerrahi…
Detaylı BilgiAkciğer kanseri ameliyatı, akciğer dokusunda gelişen malign (kötü huylu) tümörün, çevresindeki sağlıklı doku…
Detaylı BilgiTüp torakostomi, steril bir tüpün (kateterin) göğüs duvarı katmanlarından geçirilerek plevra boşluğuna yerle…
Detaylı Bilgiİnce iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB); vücuttaki şüpheli kitlelerden, lenf nodlarından veya şişliklerden çok ince bir iğne …
Detaylı Bilgi7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Başlangıç Tarihi:
Bitiş Tarihi: