Çocuk sağlığı ve hastalıkları; yalnızca mevcut şikayetleri tedavi etmeyi değil, minik bedenlerin gelecekteki sağlıklı yetişkinlik adımlarını da güvenle atmalarını sağlamayı gerektirir. "Ankara Çocuk Doktoru (Pediatrist)" arayışındaki aileler için Hacettepe ekolü ve güçlü klinik tecrübesiyle öne çıkan Uzm. Dr. Mücahit Koçoğlu, çocuklara şefkatli, bilimsel ve bütüncül bir sağlık rehberliği sunmaktadır.
Tıp eğitimini Türkiye'nin en prestijli kurumlarından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayan hocamız, pediatri ihtisasını Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nde almıştır. Kariyeri boyunca Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları E.A.H. ve Ankara Şehir Hastanesi gibi Türkiye'nin en büyük ve yoğun pediatri merkezlerinde görev yapmış; binlerce zorlu çocukluk çağı hastalığının teşhis ve tedavisini başarıyla yönetmiştir.
Bugün A Life Sağlık Grubu Ankara Hastanesi bünyesinde; yenidoğan takibinden çocukluk çağı enfeksiyonlarına, çocuk alerjilerinden beslenme ve aşı programlarına kadar geniş bir yelpazede, ailelere güven veren modern tıbbi yaklaşımlar uygulamaktadır.
Uzm. Dr. Mücahit Koçoğlu, 0-18 yaş aralığındaki çocukların gelişim takiplerini ve hastalıklarını en güncel bilimsel kılavuzlar ışığında değerlendirmektedir:
Pediatride başarı, yalnızca hastalık oluştuğunda ilaç yazmak değil; hastalığın oluşmasını engelleyen koruyucu hekimlik ilkelerini benimsemektir. Uzm. Dr. Mücahit Koçoğlu, Ankara Şehir Hastanesi gibi merkezlerdeki yoğun klinik deneyimiyle, hastalıkları semptom bazlı değil, çocuğun genel gelişim sürecinin bir parçası olarak değerlendirir.
Acil servis (112) ve Çocuk Hastanesi altyapısının getirdiği tecrübeyle, yüksek ateş ve akut enfeksiyonlarda hızlı, paniksiz ve isabetli medikal çözümler.
Anne ve babaların kaygılarını anlayan, tedavi sürecini tıbbi jargondan uzak ve anlaşılır bir dille açıklayan şeffaf doktor-hasta diyaloğu.
Çocuğun bağışıklık sistemini kendi kendine güçlenmeye teşvik eden, gereksiz antibiyotik ve ilaç kullanımından kaçınan modern tıp vizyonu.
Çocuklarınızın sağlığını, tıp fakültesi eğitimini Hacettepe ekolünde almış, Türkiye'nin en büyük kliniklerinde (Şehir Hastanesi) zorlu vakalarla pişmiş bir uzmana emanet etmek büyük bir güvendir. Hocamız liderliğinde;
Son Güncelleme: 21 Nisan 2026 21:53
HSP, çocukluk çağında en sık görülen, küçük çaplı kan damarlarının inflamasyonuyla seyreden sistemik bir immün kompleks vaskülitidir. Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben bacaklarda ve kalçada basmakla solmayan simetrik kırmızı-mor döküntüler (purpura), eklem ağrıları, karın ağrısı ve böbrek tutulumuyla (hematüri) seyreder. Klinik süreç serolojik sürveyans altında başarıyla yönetilir.
Çocukluk çağı nefrotik sendromu; böbrek süzme ünitelerinin hasarına bağlı olarak idrarda ağır protein kaçağı (proteinüri), kanda albümin düşüklüğü ve vücutta yaygın çukur bırakan ödemle karakterize bir tablodur. En sık minimal değişiklik hastalığı veya fokal segmental glomerülonefrit kaynaklı gelişir. Tedavi protokollerinde çocuk hekimi koordinasyonuyla yüksek doz kortikosteroid tedavileri başarıyla kurgulanır.
Akut mezenterik lenfadenit, karın içindeki lenf bezlerinin viral bir enfeksiyona yanıt olarak reaktif olarak büyümesi tablosudur. Sağ alt kadranda şiddetli karın ağrısı, bulantı ve hafif ateş yapması nedeniyle akut apandisit kliniğiyle sıkça karışır. Ayrıcı tanısında ultrasonografik muayene ve tam kan panelleri tahlil edilir. Apandisitin aksine selim seyirlidir ve istirahatle tamamen ve başarıyla iyileşir.
Kawasaki hastalığı, sıklıkle 5 yaş altı çocuklarda izlenen, orta çaplı arterlerin duvarlarında inflamasyon oluşturan akut febril bir vaskülit formudur. En az 5 gün süren dirençli yüksek ateş, gözlerde kızarıklık, çilek dili görünümü, döküntü ve el-ayak derisinde soyulmalarla karakterizedir. En korkulan komplikasyonu koroner arter anevrizması yaratmasıdır; acil intravenöz immünoglobulin (IVIG) ve aspirin protokolleriyle başarıyla tedavi edilir.
Gözle görülür biçimde dil üzerindeki papillaların belirginleşip kızarmasıyla oluşan çilek dili görünümü, çocuk sağlığı süreçlerinde iki ana patolojinin spesifik göstergesidir. Birincisi, A grubu beta hemolitik streptokok bakterilerinin salgıladığı toksinlerle tetiklenen "Kızıl Hastalığı" (Scarlatina); ikincisi ise koroner damarları etkileyen "Kawasaki Hastalığı" tablosudur. Doğru ayırıcı tanı laboratuvar sürveyansıyla başarıyla netleştirilir.
İnfantil hipertrofik pilor stenozu, genellikle hayatın ilk 2 ila 6. haftaları arasında mide çıkışındaki kasların aşırı büyüyerek kanalı mekanik olarak tıkaması durumudur. En tipik belirtisi, bebeğin her beslenmenin ardından fışkırır tarzda safra içermeyen süt kusmasıdır. Bebek hızla kilo kaybeder ve dehidrate olur. Teşhisi ultrasonografiyle konur; kesin tedavisi milimetrik bir cerrahi gevşetme ameliyatıdır (piloromiyotomi).
Evet, el ayak ağız hastalığı geçiren bazı çocuklarda, akut enfeksiyon fazından yaklaşık 4 ila 8 hafta sonra tırnak yatağındaki geçici matris duraklamasına bağlı olarak tırnakların dipten ayrılması veya düşmesi (onikomadezis) izlenebilir. Bu durum geçici ve selim bir süreçtir; tırnaklar alttan sağlıklı bir şekilde yeniden uzar. Herhangi bir cerrahi müdahale gerektirmez, başarıyla izlenmelidir.
Çocuklarda özellikle uykuya dalarken görülen baş bölgesi terlemeleri sıklıkla fizyolojiktir. Ancak terlemeye kilo kaybı, halsizlik, kemik ağrıları veya uzayan ateş eşlik ediyorsa sinsi enfeksiyonlar (tüberküloz), çocukluk çağı lenfomaları veya hipertiroidi yönünden tahlil edilmelidir. Çocuk polikliniklerinde tam kan sayımı, periferik yayma ve tiroid hormon panelleri incelenerek süreç başarıyla yönetilir.
Gündüz ve gece dirençli idrar kaçırma (enürezis) veya sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu olan çocuklarda, omurganın arkasında sinsi bir birleşme kusuru olan Spina Bifida Occulta araştırılmalıdır. Nörojenik mesane fonksiyon bozukluğuna yol açarak mesane sfinkter kontrolünü bozar. Teşhisinde bel bölgesine uygulanan doğrudan röntgen veya MR tahlilleriyle ürodinamik sürveyans çalışmaları başarıyla koordine edilir.
Yenidoğan aknesi; doğum sonrası ilk haftalarda anneden bebeğe geçen androjenik hormonların etkisiyle bebeklerin yanaklarında, alnında ve burnunda milimetrik kırmızı püstüller ve kazeöz (peynirimsi) yağ salgılarıyla seyreden selim bir tablodur. Genellikle 2-3 ay içinde hormon seviyelerinin dengelenmesiyle kendiliğinden tamamen geriler. Cilt temiz tutulmalı, lezyonlar asla sıkılmamalı och süreç profesyonelce izlenmelidir.
Çocuklarda gözle görülür (makrositer) veya mikroskobik idrarda kan çıkması; geçirilmiş beta enfeksiyonu sonrası gelişen poststreptokok glomerülonefrit, IgA nefropatisi, Henoch-Schönlein purpurası veya vezikoüreteral reflüye bağlı gelişen piyelonefrit komplikasyonudur. Kalıcı böbrek hasarını ve üremi riskini önlemek amacıyla, çocuk sağlığı süreçlerinde spot idrarda protein/kreatinin oranları ve ultrasonografik görüntüleme protokolleri başarıyla koordine edilir.
A Life Sağlık Grubu, çocuk sağlığı süreçlerinde Henoch-Schönlein ve Kawasaki gibi sistemik vaskülitlerin takibi, nefrotik sendrom immünolojik laboratuvar panelleri, pilor stenozu ultrasonografik erken tanı üniteleri ve idrar kaçırmada spina bifida dışlama algoritmalarını uzman hekim kadrosuyla sunar. Klinik başarımızı, modern pediatrik laboratuvar doğruluğumuza, titiz sürveyans rejimlerimize ve kanıta dayalı çocuk tıbbı felsefemize borçluyuz. Sağlığınızda güvenilir çözüm ortağınızız.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Başlangıç Tarihi:
Bitiş Tarihi: