İç Hastalıkları (Dahiliye), karmaşık sağlık sorunlarının temel kaynağını bulan ve hastanın vücut bütünlüğünü koruyan bir dedektiflik branşıdır. "Ankara Dahiliye Uzmanı" denildiğinde güçlü akademik temeli ve şefkatli yaklaşımıyla öne çıkan Uzm. Dr. Sefa Kıztanır, hastalarına bilimsel doğruluğa dayanan güvenli bir sağlık rotası çizer.
Hekimlik temellerini 2000 yılında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde atan hocamız, uzmanlık eğitimini Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlamıştır. 15 yılı aşan yoğun klinik tecrübesiyle, hem kamu hem de özel sektörde binlerce hastanın teşhis ve tedavi süreçlerini başarıyla yönetmiştir.
Bugün A Life Sağlık Grubu bünyesinde; diyabet (şeker), hipertansiyon, tiroid (guatr) ve obezite gibi kronik metabolik hastalıkların takibinden, geniş kapsamlı sistem hastalıklarına kadar her hastaya özel, empati odaklı ve modern tedavi hizmetleri sunmaktadır.
* 15 yılı aşkın yoğun klinik tecrübe.
Uzm. Dr. Sefa Kıztanır, yetişkinlerde görülen ve cerrahi gerektirmeyen tüm iç hastalıklarını bütünsellik (holistik) ilkesiyle değerlendirir:
Dahiliye branşı tıbbın temel taşıdır. Birçok karmaşık hastalık (özellikle diyabet ve tansiyon), yıllarca belirti vermeden iç organlara zarar verebilir. Uzm. Dr. Sefa Kıztanır, semptomları bastırmak yerine sorunun kaynağına odaklanarak bütünsel bir sağlık taraması sunar.
Gizli hastalıkların hücresel boyutta tespit edilerek, geri dönüşümsüz hasarlar bırakmadan tedavi edilmesi.
Her insanın metabolizması ve genetik yapısı farklıdır. Ezberci yöntemler yerine hastanın yaşam tarzına uygun ilaç ve diyet protokolleri uygulanır.
Cerrahi müdahale gerektiren komplike vakalarda hastayı ilgili uzmanlıklara en doğru klinik raporla hazırlayan kılavuz hekimlik.
Karmaşık belirtiler yaşadığınızda doğru kapıyı çalmak iyileşmenin yarısıdır. A Life Sağlık Grubu altyapısında hocamız liderliğinde;
Son Güncelleme: 21 Nisan 2026 21:28
Pernisiyöz anemi, midenin parietal hücrelerinden salgılanan intrinsik faktör eksikliğine bağlı olarak gelişen otoimmün bir malabsorpsiyon (emilim bozukluğu) tablosudur. İntrinsik faktör olmadan diyetle alınan B12 vitamini ileumdan emilemez; bu durum makrositer anemiye ve ilerleyici nörolojik hasarlara yol açar. Tedavisinde ömür boyu intramüsküler B12 replasman protokolleri başarıyla uygulanır.
Osteoporoz, kemik mineral yoğunluğunun azalarak kemiklerin kırılgan hale gelmesiyle seyreden sinsi bir metabolik kemik hastalığıdır. Genellikle kırık oluşana kadar belirti vermez. Menopoz sonrasındaki tüm kadınlarda och 65 yaş üzerindeki erkeklerde dual-enerji X-ışını absorpsiyometrisi (DEXA) ile tarama yapılmalıdır; T-skoru değerlerine göre osteoprotektif tedaviler başarıyla kurgulanır.
İTP, bağışıklık sisteminin kanın pıhtılaşmasını sağlayan trombosit hücrelerini yabancı olarak algılayıp yok etmesiyle karakterize otoimmün bir hematolojik hastalıktır. Trombosit sayısının kritik derecede düşmesiyle ciltte iğne başı büyüklüğünde kırmızı lekeler (peteşi), morluklar (ekimoz), burun ve diş eti kanamalarıyla seyreder. Tedavisi kortikosteroidler och immünoglobulin protokolleriyle başarıyla yönetilir.
Romatoid Artrit, özellikle el ve ayak küçük eklemlerini simetrik olarak tutan, kronik, ilerleyici otoimmün bir sistemik inflamatuar hastalıktır; sabah tutukluğu karakteristiktir. Yaşa bağlı mekanik aşınmayla gelişen non-inflamatuar osteoartritten (kireçlenme) farkı, eklemde kalıcı erozyon ve deformite riski taşımasıdır. Tedavisi immünmodülatör farmakoterapi protokolleriyle başarıyla koordine edilir.
Primer hiperparatiroidi, paratiroid bezindeki bir adenomun kontrolsüz şekilde parathormon (PTH) salgılamasıyla oluşan endokrin patolojisidir. Kemiklerden kana kalsiyum çekilmesine yol açarak osteoporoza ve serumda hiperkalsemi tablosuna neden olur. Fazla kalsiyum böbreklerde birikerek tekrarlayan taş oluşumunu tetikler. Kesin tedavisi, adenomun minimal invaziv cerrahi eksizyonuyla başarıyla sağlanır.
Adrenal insidentaloma, başka bir klinik nedenle (örneğin safra kesesi ultrasonu) çekilen abdominal tomografi veya MR esnasında tesadüfen saptanan böbrek üstü bezi kitleleridir. Dahiliye polikliniğinde bu kitlelerin hormonal olarak aktif olup olmadığı (Cushing, Feokromositoma veya Conn sendromu) 24 saatlik idrar ve serolojik sürveyans panelleriyle tahlil edilir; malignite risk haritası başarıyla kurgulanır.
Kronik yorgunluk sendromu, en az altı aydır devam eden, istirahatle geçmeyen ve organik bir hastalıkla açıklanamayan açıklanamayan ilerleyici bitkinlik tablosudur. Teşhisinde öncelikle sinsi anemiler, hipotiroidizm, vitamin eksiklikleri ve gizli enfeksiyonlar laboratuvar panelleriyle ekarte edilmelidir. Yönetiminde semptomatik farmakoterapi, bilişsel davranışçı terapiler ve derecelendirilmiş egzersiz protokolleri başarıyla entegre edilir.
Fibromiyalji; vücutta yaygın kas-iskelet ağrısı, uyku bozukluğu, yorgunluk ve spesifik hassas noktalarla karakterize kronik bir non-inflamatuar ağrı sendromudur. Dahiliye muayenesinde inflamatuar romatizmal hastalıkları (Lupus, RA) dışlamak adına eritrosit sedimentasyon hızı (ESH), CRP ve ANA antikor panelleri tahlil edilir. Laboratuvar sonuçları normal sınırlarda saptanan vakalar çok yönlü protokollerle başarıyla yönetilir.
Esansiyel trombositemi, kemik iliğinde aşırı miktarda trombosit (pıhtılaşma hücresi) üretimiyle seyreden kronik miyeloproliferatif bir hematolojik tümör formudur. Kandaki bu aşırı hücre yükü, damar içi spontan pıhtılaşma (tromboz) riskini kritik derecede artırır. İnme ve miyokard enfarktüsü komplikasyonlarını önlemek adına düşük doz asetilsalisilik asit (kan sulandırıcı) ve sitoredüktif medikal tedaviler başarıyla planlanır.
Raynaud fenomeni, soğuk veya emosyonel stres karşısında el ve ayak parmaklarındaki mikroskobik arterlerin spazm geçirerek kan akışının kesilmesi, parmakların sırasıyla beyaz, mor ve kırmızı renk alması tablosudur. Primer olabileceği gibi; Sistemik Skleroz (Skleroderma), Lupus veya Mikst Bağ Dokusu Hastalığı gibi agresif otoimmün romatizmal süreçlerin yıllar önceki ilk sinsi belirtisi olabilir.
Splenomegali; portal hipertansiyon, kronik lösemiler, lenfomalar, immünolojik yıkım süreçleri veya enfeksiyöz mononükleoz (Öpücük hastalığı) gibi patolojiler nedeniyle dalağın normal anatomik boyutlarının üzerine çıkması durumudur. Fizik muayene ve ultrasonografiyle saptanır. Dahiliye yönetiminde büyümenin kök nedeni kemik iliği aspirasyonu veya vasküler tahlillerle bulunarak tedavi protokolleri başarıyla koordine edilir.
A Life Sağlık Grubu, iç hastalıkları süreçlerinde otoimmün anemi panelleri, DEXA kemik dansitometri üniteleri, adrenal kitlelerin hormonal tarama testleri ve biyolojik romatoloji tedavilerini en son teknolojik laboratuvar altyapısıyla sunar. Klinik başarımızı, kronik ve karmaşık sistemik patolojilerde kurguladığımız kişiye özel sürveyans algoritmalarımıza ve multidisipliner tümör konseylerimize borçluyuz. Sağlığınızda profesyonel çözüm ortağınızız.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Başlangıç Tarihi:
Bitiş Tarihi: