Obezite Merkezi

Ankara Obezite Merkezi ve Tedavi Yöntemleri

Obeziteyle mücadele, çoğu zaman bireyin tek başına yürütemeyeceği kadar karmaşık bir süreçtir. "Daha az ye, daha çok hareket et" yaklaşımının morbid obezite vakalarında yetersiz kaldığı bilimsel bir gerçektir. Ankara Obezite Merkezi olarak vizyonumuz, bu süreci bir irade savaşı olmaktan çıkarıp, bilimsel temellere dayalı bir iyileşme yolculuğuna dönüştürmektir.

A Life Sağlık Grubu bünyesinde kurguladığımız obezite merkezi, hastayı bir bütün olarak ele alan multidisipliner bir yapıya sahiptir. Ankara'nın kalbinde, dünya standartlarında cerrahi donanım ve uzman hekim kadrosuyla sunduğumuz hizmetler, sadece kilo kaybını değil, metabolik sağlığın yeniden kazanılmasını hedefler.

Neden Özel Bir Obezite Merkezi Seçilmelidir?

  • Kişiselleştirilmiş Analiz: Her metabolizmanın genetik ve hormonal altyapısı farklıdır.

  • Ekip Çalışması: Cerrah, endokrinolog, psikolog ve diyetisyenin ortak kararı ile tedavi planlanır.

  • Teknolojik Güven: Laparoskopik ve robotik cerrahi ile iyileşme süreleri minimuma indirilir.

  • Yaşam Boyu Takip: Ameliyat bir son değil, sağlıklı yaşama açılan bir kapıdır; bu kapıdan uzman desteğiyle geçmek başarıyı kalıcı kılar.

Obezite tedavisi sabır, uzmanlık ve doğru strateji gerektirir. Eğer defalarca denemenize rağmen sonuç alamadıysanız, bu durum sizin başarısızlığınız değil, hastalığınızın tıbbi bir desteğe ihtiyaç duyduğunun göstergesidir. Ankara'daki merkezimizde, modern tıbbın tüm imkanlarını kullanarak sizin için en güvenli ve etkili çözüm haritasını belirliyoruz.

Obezite Nedir?

Obezite, vücutta sağlığı bozacak ölçüde anormal veya aşırı yağ birikmesiyle karakterize, biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutları olan kronik bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kriterlerine göre, vücut kitle indeksinin (VKİ) 30 kg/m² ve üzerinde olması obezite olarak tanımlanır. Bu durum, sadece estetik bir sorun değil; tip 2 diyabet, hipertansiyon ve uyku apnesi gibi hayati risk taşıyan hastalıkların ana kaynağıdır.

Obezite Sınıflandırması: Vücut Kitle İndeksi (VKİ) Nasıl Hesaplanır?

Obezite tanısında dünya genelinde kabul gören en yaygın kriter Vücut Kitle İndeksi’dir (VKİ). Bu değer, bireyin kilosunun, boyunun karesine bölünmesiyle (kg/m2) elde edilir. Ancak modern tıp, sadece bu rakama değil, yağın vücuttaki dağılımına (bel/kalça oranı) ve eşlik eden metabolik bozukluklara da odaklanır.

obezite-tedavisi_146b5134.webp

Obezite Dereceleri ve Sağlık Riskleri Tablosu

VKİ Aralığı ($kg/m^2$) Sınıflandırma Metabolik Risk Seviyesi
18.5 - 24.9 Normal Kilolu Düşük
25.0 - 29.9 Fazla Kilolu (Pre-obez) Orta
30.0 - 34.9 Obezite (Sınıf I) Yüksek
35.0 - 39.9 Obezite (Sınıf II) Çok Yüksek
40.0 ve Üzeri Morbid Obezite (Sınıf III) Ekstrem / Hayati

Morbid obezite evresine gelindiğinde, hastaların yaşam süresinin normal popülasyona göre ortalama 10-15 yıl kısaldığı bilimsel bir gerçektir. Bu aşamada, Ankara obezite merkezi kapsamında sunulan profesyonel müdahaleler hayati bir çıkış yolu sunar.

Obezite Neye Yol Açar? Modern Çağın Pandemisinin Nedenleri

Obezite, sadece "çok yemek yemekten" kaynaklanan basit bir durum değildir. Genetik yatkınlık, çevresel faktörler ve hormonal dengesizliklerin kesiştiği kompleks bir tablodur.

  • Genetik Faktörler: Ailesinde obezite öyküsü olan bireylerde metabolizma hızı ve tokluk sinyalleri (leptin hormonu) farklı çalışabilir.

  • Hormonal Bozukluklar: İnsülin direnci, tiroid hastalıkları ve polikistik over sendromu (PKOS), vücudun yağ depolama eğilimini artırır.

  • Psikolojik Etkenler: "Duygusal yeme" alışkanlığı, stres ve uyku bozuklukları kortizol seviyelerini yükselterek kilo alımını tetikler.

  • Çevresel Faktörler: Sedanter (hareketsiz) yaşam tarzı ve işlenmiş gıdalara erişimin kolaylığı, modern toplumun en büyük risk faktörüdür.

Obezite Tedavisi Yöntemleri: Medikal Tedaviden Cerrahiye

A Life Sağlık Grubu olarak vizyonumuz, her hastaya standart bir diyet listesi vermek değil; "Kişiye Özel Obezite Yönetimi" protokolünü uygulamaktır. Tedavi planı, hastanın VKİ değerine, yaşına ve eşlik eden hastalıklarına göre hiyerarşik bir yapıda kurgulanır.

Yaşam Tarzı Değişikliği ve Medikal Beslenme

Diyet ve egzersiz, tedavinin temel taşıdır. Ancak literatür verileri, morbid obez bireylerin sadece diyetle kalıcı kilo verme oranının %5'in altında olduğunu göstermektedir. Bu aşamada profesyonel bir obezite tedavisi planı devreye girmelidir.

obezite-yasam-tarzi_3d9c851f.webp

Farmakolojik Tedavi (İlaç Tedavisi)

Son yıllarda geliştirilen GLP-1 analogları (zayıflatıcı iğne olarak bilinir), mide boşalmasını yavaşlatarak ve tokluk merkezini uyararak cerrahi öncesi veya cerrahiye uygun olmayan hastalarda %10-15 oranında kilo kaybı sağlayabilmektedir.

obezitede-ilac-kullan__m___932db922.webp

Endoskopik Yöntemler (Mide Balonu ve Botoksu)

Cerrahi müdahale gerektirmeyen, hafif ve orta dereceli obezite vakalarında tercih edilir.

  • Mide Balonu: Mideye endoskopik olarak yerleştirilen balon, hacim kaplayarak tokluk hissi yaratır. 6-12 ay sonunda çıkarılır.

  • Mide Botoksu: Mide kaslarının hareketini yavaşlatarak iştah kontrolü sağlar. Etkisi ortalama 4-6 aydır.

mide-balonu-ve-mide-botoksu_8e57a2eb.webp

Obezite Cerrahisi (Mide Ameliyatı) Kimler İçin Uygundur?

Cerrahi müdahale, "estetik bir kaygı" değil, tıbbi bir zorunluluktur. Metabolik cerrahi ve bariatrik cerrahi işlemleri için uluslararası IFSO kriterleri uygulanır.

Özellik Ameliyatsız Yöntemler Obezite Cerrahisi
Kilo Kaybı Potansiyeli Fazla kilonun %10 - %20'si Fazla kilonun %60 - %80'i
Kalıcılık Düşük (Yaşam tarzı değişmezse geri alım riski) Yüksek (Metabolik "Set-Point" değişimi)
Yanyol Etkiler Hastalıklar üzerinde sınırlı iyileşme. Diyabet ve Tansiyonda %80+ Remisyon.
Süreç Geçici ve tekrarlanabilir müdahaleler. Kalıcı cerrahi çözüm.

Uygulanan Temel Cerrahi Teknikler:

  • Tüp Mide Ameliyatı (Sleeve Gastrektomi): Midenin yaklaşık %80’inin çıkarıldığı, hormonal (grelin azalması) etkisi yüksek olan yöntemdir.
  • Gastrik Bypass: Hem midenin küçültüldüğü hem de bağırsakların bir kısmının devre dışı bırakıldığı, özellikle kontrolsüz diyabeti olan hastalarda tercih edilen yöntemdir.
obezite-ameliyati_b01f16aa.webp

Obezite ve Metabolik Hastalıklar: Diyabet ve Tansiyon İlişkisi

Obezite sadece fiziksel bir yük değildir; vücudun kimyasını bozar. İnsülin direnci, yağ dokusundan salgılanan sitokinlerin etkisiyle gelişir ve tip 2 diyabetin ana nedenidir. Metabolik cerrahi operasyonları sonrası hastaların %80'inden fazlasının, henüz kilo vermeden kan şekeri seviyelerinin normale dönmesi, bu operasyonların hormonal gücünü kanıtlamaktadır.

Ankara Obezite Merkezi Seçimi: Neden A Life Sağlık Grubu?

Ankara, Türkiye’nin sağlık üssü olarak obezite tedavisi konusunda en donanımlı şehirdir. Ancak bir Ankara obezite merkezi seçerken sadece "ameliyatı yapan doktor"a değil, merkezin multidisipliner yapısına bakılmalıdır.

Multidisipliner Konsey Yaklaşımı

A Life Sağlık Grubu bünyesinde her hasta; Genel Cerrah, Endokrinolog, Psikolog, Kardiyolog ve Obezite Diyetisyeni’nden oluşan bir kurul tarafından değerlendirilir.

  • Teknolojik Altyapı: Robotik ve laparoskopik (kapalı) cerrahi yöntemlerle minimum ağrı, maksimum güvenlik.

  • Ameliyat Sonrası Destek: Kilo verme süreci sadece ameliyatla bitmez. 1 yıl boyunca kesintisiz diyetisyen ve koordinatör desteği ile "geri kilo alımı" riskini ortadan kaldırıyoruz.

  • Ulaşım Kolaylığı: Etimesgut ve Pursaklar lokasyonlarımızla Ankara’nın her noktasından kolay erişim.

Son Güncelleme: 19 Ocak 2026 05:57

İlgili İşlemler
İlgili Makaleler

Ameliyat Başvuru Formu

Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.

İlgili Hekimler

Sıkça Sorulan Sorular

Obezite, vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ birikmesiyle karakterize kronik bir hastalıktır. Teşhisinde temel kriter Vücut Kitle İndeksi (VKİ) değeridir. Kilogram cinsinden ağırlığınızın, metre cinsinden boyunuzun karesine bölünmesiyle hesaplanır. VKİ değeri 30’un üzerinde olan bireyler klinik olarak obez, 40’ın üzerinde olanlar ise morbid obez olarak kabul edilir.

Obezite tedavisi kişiye özel planlanmalıdır. İlk aşamada tıbbi beslenme tedavisi (diyet) ve egzersiz programları uygulanır. Bu yöntemlerle sonuç alınamayan veya eşlik eden hastalığı (diyabet, tansiyon) olan bireylerde; mide balonu ve mide botoksu gibi endoskopik yöntemler veya tüp mide ve gastrik bypass gibi cerrahi müdahaleler tercih edilir.

VKİ değerinin 40 kg/m² ve üzerinde olması durumuna morbid obezite denir. Bu evre, hayati risklerin en yüksek olduğu seviyedir. Morbid obezite; uyku apnesi, karaciğer yağlanması, eklem harabiyeti ve ani kalp durması riskini normal popülasyona göre 5 ila 10 kat artırdığı için acil tıbbi müdahale gerektirir.

Dünya standartlarına göre obezite cerrahisi için şu kriterler aranır:

  • VKİ değerinin 40’ın üzerinde olması.

  • VKİ değerinin 35-40 arasında olup; tip 2 diyabet, hipertansiyon veya uyku apnesi gibi yandaş bir hastalığın bulunması.

  • En az 6 ay boyunca diyet ve egzersizle kilo vermede başarısız olunması.

Kilo sınırı boy ile doğrudan ilişkilidir. Sabit bir kilo rakamı yerine VKİ değerine bakılır. Örneğin; 1.60 boyundaki bir birey 90 kilo ile ameliyat kriterlerini karşılarken, 1.90 boyundaki bir birey için bu sınır 130 kilonun üzerindedir. Temel odak noktası boy-kilo dengesizliğinin yarattığı metabolik hasardır.

Hayır. Obezite çok faktörlü bir hastalıktır. Genetik yatkınlık, insülin direnci gibi hormonal bozukluklar, sedanter (hareketsiz) yaşam tarzı, uyku düzensizlikleri ve psikolojik etkenler (duygusal yeme) obezitenin temel nedenleri arasındadır. Metabolik hızı düşük olan bireylerde az kalori alımına rağmen kilo artışı görülebilir.

Mide balonu, mide içine yerleştirilen ve hacim kaplayarak tokluk hissi veren mekanik bir yöntemdir. Mide botoksu ise mide kaslarının kasılmasını yavaşlatarak gıdaların midede kalış süresini uzatan farmakolojik bir işlemdir. Her iki yöntem de cerrahi değildir; ancak mide balonu genellikle daha yüksek kilo kayıpları (10-25 kg) için tercih edilir.

Modern laparoskopik ve robotik teknikler sayesinde obezite ameliyatlarının riski, bir safra kesesi veya fıtık ameliyatı ile benzer düzeylere (yaklaşık %1-1.5) inmiştir. Literatür verileri, ameliyat olmamanın yarattığı kardiyovasküler riskin, ameliyat riskinden çok daha yüksek olduğunu kanıtlamaktadır.

Ameliyat midenin anatomisini ve hormonal yapısını değiştirir; ancak bu bir "sihirli değnek" değildir. Hasta ameliyat sonrası yaşam tarzını değiştirmez, aşırı karbonhidrat ve sıvı kalori tüketimine dönerse %5-10 oranında geri kilo alımı yaşanabilir. Bu nedenle Ankara obezite merkezi olarak biz, 2 yıllık kesintisiz diyetisyen takibi sunuyoruz.

Evet. Özellikle metabolik cerrahi etkisiyle, hastaların %80’inden fazlasında tip 2 diyabet ve hipertansiyon şikayetleri cerrahiden kısa süre sonra (henüz kilo vermeden) düzelmeye başlar. Bu durum, bağırsaklardan salgılanan hormonların (inkretinler) yeniden düzenlenmesiyle açıklanır.

İyileşme süreci kademelidir: İlk 15 gün berrak sıvı dönemi, sonraki 15 gün püre dönemi ve 1. aydan itibaren katı gıdaya geçiş yapılır. Ömür boyu "küçük porsiyon, yüksek protein" kuralı benimsenir. Sıvılarla katılar aynı anda tüketilmemelidir (katı-sıvı ayrımı).

Ankara'da merkez seçerken; ameliyatı gerçekleştirecek cerrahın tecrübesi, hastanenin tam teşekküllü yoğun bakım ünitesine sahip olması ve en önemlisi ameliyat sonrası diyetisyen ve psikolog desteğinin sürekliliği sorgulanmalıdır. A Life Sağlık Grubu olarak biz, multidisipliner bir konsey ile hastalarımızı değerlendiriyoruz.

Hızlı kilo kaybına bağlı olarak cilt elastikiyetine ve verilen kiloya göre sarkmalar oluşabilir. Ancak düzenli spor, protein odaklı beslenme ve yeterli su tüketimi bu riski azaltır. İdeal kiloya ulaşıp 1 yıl sabit kalındığında, ihtiyaç halinde vücut şekillendirme (plastik cerrahi) işlemleri planlanabilir.

Fiyatlar; uygulanacak yönteme (tüp mide, bypass vb.), ameliyatta kullanılan teknolojik malzemelerin (stapler/zımba) markasına ve hastanede yatış süresine göre değişkenlik gösterir. Kalitesiz malzeme kullanımı komplikasyon riskini artırabileceği için maliyetten ziyade güvenlik standartları öncelenmelidir.

Kapalı (laparoskopik) yöntemle yapılan ameliyatlardan sonra hastalar genellikle 2. veya 3. günde taburcu edilir. Masa başı işlerde çalışan hastalar 7-10 gün içinde işlerine dönebilirken, ağır fiziksel aktivite gerektiren işler için 1 ay beklenmesi önerilir.

Ünite Makaleleri

Yardıma mı ihtiyacınız var ?

7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.