Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirürji), mikrocerrahinin hassasiyetini, ileri teknoloji ve yıllara dayanan klinik tecrübe ile birleştiren hayati bir branştır. "Ankara Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı" denildiğinde disiplinli yaklaşımı ve cerrahi yetkinliğiyle öne çıkan Op. Dr. Alparslan Uğur, hastalarına modern tıbbın sunduğu en güvenilir çözümleri sunmaktadır.
Tıp eğitimini Çukurova Üniversitesi bünyesinde tamamlayan hocamız, uzmanlık ihtisasını Ankara’nın köklü eğitim kurumlarından SSK Ankara Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde başarıyla bitirmiştir. Kariyeri boyunca Türkiye'nin farklı bölgelerindeki kamu ve özel sağlık kuruluşlarında binlerce başarılı operasyona imza atmıştır.
Bugün A Life Sağlık Grubu bünyesinde; özellikle bel ve boyun fıtıklarında mikrocerrahi yöntemler, beyin tümörleri ve periferik sinir cerrahisi başta olmak üzere Nöroşirürji’nin tüm alanlarında yüksek standartlarda hizmet vermektedir.
Op. Dr. Alparslan Uğur, beyin, sinir ve omurga cerrahisinde aşağıdaki alanlarda uzmanlaşmıştır:
Beyin ve omurga hastalıklarının yönetiminde başarı, anatomiye hakimiyetin teknolojik imkanlarla buluşmasına bağlıdır. Op. Dr. Alparslan Uğur rehberliğinde uygulanan tanı ve tedavi standartları, dokuya saygılı ve sonuç odaklı bir yaklaşımı temel alır:
Bel ve boyun fıtıklarında sağlıklı dokuyu koruyan ve iyileşme süresini hızlandıran mikroskobik yöntemler.
Ameliyatsız çözüm arayan hastalar için multimodal ağrı yönetimi ve ileri enjeksiyon teknikleri.
Omurga kaymaları ve kanal daralmalarında en güncel platin ve vida uygulamalarıyla güvenli mobilizasyon.
Nörolojik şikayetleriniz için 30 yıla yaklaşan hekimlik tecrübesi ve mikrocerrahi disipliniyle yetişmiş bir cerrah görüşü kritiktir. Hocamız liderliğinde;
Son Güncelleme: 8 Mayıs 2026 11:17
Endovasküler coilleme, beyin kanaması riski taşıyan anevrizmaların (baloncuk), kafatası açılmadan kasık arterinden girilerek tedavi edilmesi yöntemidir. Mikrokateterler aracılığıyla baloncuk içine milimetrik platin sarmallar (coil) yerleştirilerek içi doldurulur ve kan akışı kesilir. A Life Sağlık Grubu, bu ileri girişimsel nöroradyolojik protokolleri yüksek başarı oranlarıyla koordine etmektedir.
Kraniyosinostoz, bebeklerde kafatası kemiklerinin arasındaki büyüme çizgilerinin (sütür) vaktinden önce kapanmasıyla seyreden doğumsal bir anomalidir. Beynin normal büyümesini mekanik olarak engelleyerek kafa içi basınç artışına ve asimetrik şekil bozukluklarına yol açar. Tedavisi, nörolojik dekompresyonu sağlamak ve kafatasını yeniden şekillendirmek amacıyla ilk yaş içinde yapılan mikrocerrahi operasyonlardır.
Glioblastoma multiforme (GBM), beynin glia hücrelerinden köken alan, en agresif ve hızlı ilerleyen malign tümör türüdür. Klinik olarak şiddetli baş ağrısı, felçler och nöbetlerle karakterizedir. Cerrahi yönetiminde nöronavigasyon ve floresan rehberli mikrocerrahi ile tümör maksimum oranda rezeke edilir; operasyon sonrası süreç radyoterapi ve kemoterapi protokolleriyle titizlikle koordine edilir.
Arteriovenöz malformasyon (AVM), beyindeki atardamarlar ile toplardamarlar arasında kılcal damar ağı olmaksızın gelişen patolojik ve doğrudan damar yumağı bağlantılarıdır. Yüksek basınç nedeniyle beyin kanaması ve dirençli epileptik nöbet riski yaratır. Klinik yönetiminde, tümörün veya yumağın anatomik lokasyonuna göre mikrocerrahi rezeksiyon, endovasküler embolizasyon (damar tıkama) veya Gamma Knife radyocerrahi yöntemleri başarıyla kurgulanır.
Hemifasiyal spazm, yüzün tek tarafındaki kasların hastanın kontrolü dışında istemsizce, ritmik olarak kasılması tablosudur. Sıklıkla yüz sinirine (7. kafa siniri) beyin sapı çıkışında bir damarın mekanik olarak temas etmesiyle tetiklenir. Kesin cerrahi çözümü, mikroskop altında sinir ile damar arasına koruyucu bariyer yerleştirilmesi işlemi olan mikrovasküler dekompresyon (MVD) ameliyatıdır.
Menenjiyom, beyni ve omuriliği çevreleyen meninks zarlarından köken alan, genellikle iyi huylu (Grade 1) seyreden sinsi tümörlerdir. Yavaş büyürler ancak kritik sinirlere bası yaptıklarında semptom verirler. Mikrocerrahi yöntemlerle tümörün tutunduğu duramater zarı ile birlikte tamamen çıkarılması (Simpson Evre 1 rezeksiyon), hastayı hastalıktan tamamen kurtaran kesin ve profesyonel bir cerrahi çözümdür.
Tarlov kistleri, sakral omurga bölgesindeki sinir köklerinin çevresinde beyin omurilik sıvısının (BOS) birikmesiyle oluşan ilerleyici kistik yapılardır. Genellikle sinsi seyreder; ancak büyüdüklerinde kronik kuyruk sokumu ağrısı, bacaklarda siyatik benzeri uyuşmalar ve pelvik taban yetmezliğine (idrar kaçırma) yol açabilir. Dirençli semptomatik vakalarda mikrocerrahi fenestrasyon ve kist duvarı rezeksiyonu başarıyla uygulanır.
Ensefalosel, kafa kemiklerindeki doğumsal bir kapanma defekti nedeniyle beyin dokusunun ve zarlarının kafa dışına doğru kese şeklinde fıtıklaşması durumudur. Sıklıkla oksipital (arka kafa) bölgede izlenir. Tedavisi doğum sonrasında bekletilmeden yapılan acil nöroşirürjikal onarımdır; fıtıklaşan beyin dokusu korunarak kafatası içine yerleştirilir ve duramater bütünlüğü mikrocerrahiyle başarıyla restore edilir.
Karpal tünel sendromu median sinirin el bileğinde sıkışmasıdır ve ilk üç parmakta uyuşma yapar. Kübital tünel sendromu ise ulnar sinirin dirsek bölgesindeki anatomik olukta sıkışması tablosudur; serçe ve yüzük parmağında uyuşma, güç kaybı ve pençe el deformitesine yol açar. Her iki patolojinin ayırıcı tanısı EMG ile netleştirilerek uygun mikrocerrahi gevşetme protokolleri başarıyla uygulanır.
Lomber ponksiyon veya spinal anestezi sonrasında duramaterdeki milimetrik iğne deliğinden BOS sızmasına bağlı olarak düşük basınçlı baş ağrısı (hipotansif baş ağrısı) gelişebilir. Hasta dik durduğunda şiddetlenen bu ağrı, yatak istirahatı, yoğun hidrasyon ve kafein desteğiyle hafifler. Geçmeyen dirençli vakalarda, sızıntı bölgesine hastanın kendi kanının enjekte edilmesi işlemi olan epidural kan yaması (blood patch) protokolü başarıyla uygulanır.
Spinal epidural apse, omurilik zarı ile kemik duvar arasındaki boşlukta bakteriyel etkenlerin irin biriktirmesiyle oluşan, hızla ilerleyen katastrofik bir enfeksiyondur. Şiddetli lokal sırt ağrısı, ateş ve ani gelişen bacak felçleri yaratır. Omurilikte iskemik nekroz gelişimini önlemek amacıyla zaman kaybedilmeden acil cerrahi dekompresyon, apse drenajı ve uzun süreli intravenöz antibiyoterapi koordine edilmelidir.
Beyin apsesi, beyin parankim dokusu içinde lokalize iltihap birikmesidir; sıklıkla kronik sinüzit, orta kulak enfeksiyonları veya sistemik yayılımla tetiklenir. Kafa içi basınç artışı sendromu (KİBAS) ve nörolojik kayıplar yapar. Tedavi yönetiminde, apse odağı stereotaktik iğne aspirasyonu veya kraniyotomi ile cerrahi olarak boşaltılır, serolojik sürveyans altında geniş spektrumlu intravenöz antibiyotik kombinasyonları başarıyla sürdürülür.
Ameliyatsız bel fıtığı tedavisi; fıtıklaşmış diskin sinir köküne baskı yaptığı tam noktaya, cerrahi bir kesi yapılmadan, gelişmiş …
Detaylı BilgiServikal mikrodiskektomi, boyun bölgesindeki fıtıklaşmış disk materyalinin, yüksek çözünürlüklü mi…
Detaylı BilgiEpidural steroid enjeksiyonu (ESI); bel fıtığı, boyun fıtığı ve kanal daralması gibi omurga sorunlarından kaynaklanan şiddetli ağrıları dind…
Detaylı BilgiFaset eklem enjeksiyonu, omurgadaki küçük eklemlerden kaynaklanan kronik ağrıları dindirmek ve iltihabı azaltmak içi…
Detaylı Bilgi7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Başlangıç Tarihi:
Bitiş Tarihi: