Nöroloji; yalnızca sinir sistemi fonksiyonlarının izlenmesi değil, beyin ve periferik sinir ağlarının karmaşık mekanizmalarının yüksek klinik sezgi, elektrofizyolojik tanı yöntemleri ve köklü bir tecrübeyle yönetildiği hayati bir tıp disiplinidir. "Ankara Nöroloji Uzmanı" denildiğinde Hacettepe ekolüne dayanan yarım asra yakın derin akademik birikimi, nörofizyolojik tetkiklerdeki yetkinliği ve geniş klinik saha tecrübesiyle öne çıkan Uzm. Dr. Atilla Turgay, hastalarına uluslararası standartlarda, güvenilir ve kanıta dayalı bir nörolojik sağlık rehberliği sunmaktadır.
Tıp eğitimini ve nöroloji uzmanlık ihtisasını Türkiye'nin tıp alanındaki en köklü merkezlerinden Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda başarıyla tamamlayan hekimimiz; kariyeri boyunca Kayseri Gevher Nesibe Tıp Fakültesi, Karadeniz Ereğli Devlet Hastanesi ve SSK Ankara Eğitim Hastanesi gibi saygın sağlık kuruluşlarında görev alarak binlerce karmaşık vakaya başarıyla imza atmıştır. Uzun yıllara dayanan meslek hayatında serebrovasküler olaylar, elektrofizyoloji (EEG) ve dejeneratif beyin hastalıkları üzerine odaklanarak engin bir klinik vizyon geliştirmiştir.
Bugün A Life Sağlık Grubu bünyesinde; inme ve kısmi felç yönetiminden EEG analizine, baş dönmesi (vertigo) ve denge kayıplarından (ataksi) Alzheimer ve demans türevlerine, polinöropatiden periferik sinir sistemi patolojilerine kadar geniş bir spektrumda "bütüncül ve bilimsel temelli" çözümler üretmektedir. Nöropsikiyatrik süreçlerle iç içe geçen duygu durum bozukluklarının yönetiminde de hastalarının yaşam konforunu korumayı merkeze alan hasta odaklı yaklaşımıyla hizmet vermeye devam etmektedir.
Uzm. Dr. Atilla Turgay, nörolojik ve nörodejeneratif hastalıkların tanı ve takip süreçlerini köklü klinik vizyonuyla yönetmektedir:
Uzm. Dr. Atilla Turgay, tıp alanındaki yarım asırlık tecrübesini Hacettepe Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı'nın derin metodolojisiyle birleştirir. Klinik muayenede ayrıntılı anamnez ve nörolojik refleks analizini EEG tetkikleriyle destekleyerek, özellikle felç, hafıza bozuklukları ve nöropsikiyatrik tablolarda güvenilir tanı ve tedavi planları oluşturur.
Türkiye'nin en köklü nöroloji ekolünden edinilen teorik bilgi birikimi ve sağlam klinik altyapı.
EEG dalga formu analizi ve elektriksel anormalliklerin ayırıcı tanısında yüksek klinik hassasiyet.
İnmeden bilişsel kayıplara, nöropsikiyatriden kemik sağlığına uzanan çok yönlü sağlık yönetimi.
Nörolojik sağlığınızı; akademik altyapısını binlerce karmaşık vaka deneyimiyle harmanlamış kıdemli bir hekime emanet etmek en doğru karardır. Uzmanımız rehberliğinde;
Son Güncelleme: 9 Eylül 2026 14:24
Nöroloji bölümü; beyin, omurilik, periferik sinirler ve kas sisteminde ortaya çıkan tüm organik ve işlevsel hastalıkların tanı ve tedavisiyle ilgilenen tıp dalıdır. Felç (inme), sara (epilepsi), Alzheimer ve demans türleri, baş dönmesi, polinöropati, Parkinson ve kronik baş ağrıları nörolojinin temel uzmanlık alanını oluşturur.
EEG, beyindeki sinir hücrelerinin ürettiği elektriksel dalgaların saçlı deriye yapıştırılan elektrotlar yardımıyla kaydedilmesi işlemidir. Ağrısız ve radyasyonsuz bir tanı yöntemidir. Özellikle sara (epilepsi) hastalığının kesin tanısında, nöbet türlerinin ayrımında, uyku bozukluklarında ve açıklanamayan bilinç kayıplarının altında yatan elektriksel bozuklukların incelenmesinde altın standarttır.
Kısmi felç; yüzde ani gelişen asimetri veya kayma, kolda veya bacakta güçsüzlük-hissizlik, peltek konuşma ve çift görme ile kendini gösterir. Beyin damarının tıkanması veya kanamasıyla oluşur. İlk 4,5 saat "altın pencere" kabul edilir; damar açıcı tedavilerin kalıcı sakatlığı önlemesi için acil nörolojik müdahale hayati önem taşır.
Alzheimer, beyin hücrelerinin zamanla fonksiyonunu yitirmesiyle seyreden ilerleyici bir nörodejeneratif hastalıktır. En yaygın ilk belirtisi yeni yaşanan olayları ve konuşmaları unutmaktır. Zamanla yol bulma güçlüğü, eşyaları yanlış yere koyma, kişilik değişimleri ve günlük işleri organize edememe gibi bilişsel kayıplarla klinik tablo ilerler.
Polinöropati; vücuttaki çok sayıda periferik sinirin aynı anda hasar görmesi tablosudur. En sık diyabet, vitamin eksikliği ve toksik maddeler nedeniyle gelişir. Özellikle ayak ve ellerde eldiven-çorap tarzında yanma, batma, iğnelenme, uyuşma, derin his kaybı ve zamanla kas güçsüzlüğü ile yürüme zorluğu yaratır.
Ataksi; kas gücü yerinde olmasına rağmen hareketlerin uyum ve koordinasyonunun bozulması durumudur. Çoğunlukla beyincik (serebellum) veya omurilik hasarlarından kaynaklanır. Hastada sarhoşvari yürüme, adımları ayarlayamama, ellerde titreme, konuşmanın peltekleşmesi ve hedefe uzanırken mesafeyi kestirememe gibi belirgin koordinasyon kayıpları görülür.
Baş dönmesi kulak kaynaklı olabileceği gibi beyin sapı ve beyincik gibi merkezi sinir sistemi yapılarındaki dolaşım bozukluklarından da kaynaklanabilir. Nörolojik baş dönmesine genellikle çift görme, konuşma bozukluğu, yutma güçlüğü, yüzde uyuşma veya dengesizlik eşlik eder; bu bulgular acil beyin görüntülemesi (MR) gerektirir.
Manik depresif bozukluk, aşırı coşku (mani) ve derin çöküş (depresyon) dönemleriyle seyreden duygu durum bozukluğudur. Psikiyatri alanında izlenmekle birlikte; beyin biyokimyası, nörotransmitter dengesizlikleri ve bazı organik beyin lezyonlarının tetiklediği ikincil tablolar nörolojik incelemeler ve ayırıcı EEG tetkikleriyle multidisipliner olarak ele alınır.
Sinir sistemi hastalıklarının tanısında ayrıntılı nörolojik refleks ve kas kuvveti muayenesi ilk adımdır. Ardından beyin ve omurilik yapısını incelemek için Beyin MR'ı ve Bilgisayarlı Tomografi (BT); sinir iletim hızını ve kas elektriğini ölçmek için EMG; beyin dalgaları içinse EEG kullanılır.
Osteoporoz doğrudan kemik yoğunluğu kaybı olsa da nörolojik açıdan büyük riskler barındırır. Dengesizlik, ataksi veya polinöropatisi olan yaşlı bireylerde düşme riski çok yüksektir. Kemik erimesi zemininde omurga kemiklerindeki çökme kırıkları, omurilik ve sinir köklerine bası yaparak şiddetli nöropatik ağrı ve felç tehlikesi yaratabilir.
Akut dönemde tıkalı damarı açmak için damardan pıhtı eritici ilaçlar (trombolitik tedavi) veya anjiyografik pıhtı çıkarma (trombektomi) uygulanır. Hasta stabilize edildikten sonra ikincil felçleri önlemek adına kan sulandırıcılar ve tansiyon-kolesterol ilaçları başlanır; kaybedilen hareket yetisini geri kazanmak için erken dönemde fizik tedavi uygulanır.
Ani gelişen güç kaybı, konuşma bozulması, yüzde kayma, ilk kez yaşanan şiddetli baş ağrısı, sık tekrarlayan bayılmalar, elde istemsiz titremeler, unutkanlık ve bacaklarda hissizlik fark edildiğinde vakit kaybetmeden Nöroloji (Beyin ve Sinir Hastalıkları) uzmanına başvurulmalı; erken teşhisin beyin dokusunu kurtardığı unutulmamalıdır.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Başlangıç Tarihi:
Bitiş Tarihi: