Dermatoloji; sadece cildin yüzeysel sorunlarını değil, tüm vücudun sağlık durumunu yansıtan en geniş tıp disiplinlerinden biridir. "Ankara Dermatoloji ve Deri Hastalıkları Uzmanı" denildiğinde 40 yılı aşan hekimlik kariyeri, GATA disiplini ve yüksek klinik öngörüsüyle öne çıkan Uzm. Dr. Mustafa Naci Çelikkan, hastalarına akademik derinliğe sahip, güvenilir bir sağlık rehberliği sunmaktadır.
Tıp eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde (1982) tamamlayan hocamız, uzmanlık ihtisasını Türkiye'nin en prestijli kurumlarından olan Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde (GATA) gerçekleştirmiştir. Kariyeri boyunca Diyarbakır, İzmir ve Ankara'daki askeri hastaneler ile köklü tıp merkezlerinde on binlerce dermatolojik vakayı yöneterek eşsiz bir klinik tecrübe edinmiştir.
Bugün A Life Sağlık Grubu bünyesinde; deri kanserlerinin erken teşhisinden akne ve egzama tedavisine, saç ve tırnak hastalıklarından ileri düzey lazer ve estetik uygulamalara kadar, modern tıbbın tüm imkânlarını hastalarına sunmaktadır.
Uzm. Dr. Mustafa Naci Çelikkan, deri hastalıklarını yalnızca yüzeysel değil, bütüncül bir tıbbi perspektifle yönetmektedir:
Dermatolojik rahatsızlıklar genellikle genetik, çevresel ve içsel faktörlerin birleşimiyle ortaya çıkar. Uzm. Dr. Mustafa Naci Çelikkan, GATA ekolünden aldığı analitik tıp disipliniyle, hastanın sadece şikayetini değil, yaşam tarzını ve sistemik sağlığını da merkeze alarak tedavi planlamaktadır.
Belirsiz deri lezyonlarında punch biyopsi, dermoskopi ve mikroskobik incelemelerle hastalığın kaynağı hücresel düzeyde tespit edilir.
Gereksiz uygulamalardan kaçınan, tıbbi endikasyonu netleşmiş tedavi protokolleri ile hem sağlığı hem de estetik doğallığı koruyan yaklaşım.
Kronik hastalıklarda (sedef, egzama) hastanın konforunu en üst düzeye çıkaran, sürdürülebilir ve güncel ilaç yönetim modelleri.
Deri sağlığınızı ve estetik beklentilerinizi, Türkiye'nin en disiplinli kurumlarında yetişmiş ve 40 yılı aşkın süredir sahada tecrübe edinmiş bir uzmana emanet etmek büyük bir güven unsurudur. Hocamız liderliğinde;
Son Güncelleme: 21 Nisan 2026 22:24
Pemfigus vulgaris; bağışıklık sisteminin keratinositleri birbirine bağlayan desmoglein proteinlerine saldırmasıyla seyreden sinsi, kronik, intraepidermal büllöz bir cilt patolojisidir. Bu hücresel saldırı sonucu hücrelerin birbirinden ayrılması durumu (akantoliz) gelişir; ciltte ve ağız mukozasında hızla patlayan, ağrılı, gevşek su kabarcıkları (büller) yaratır. Teşhisi histopatoloji ve direkt immünfloresan tahlilleriyle kesinleştirilir.
Telojen effluvium; normalde büyüme evresinde olan saç köklerinin, sistemik bir stres nedeniyle aniden senkronize şekilde dinlenme (telojen) evresine geçmesi sonucu oluşan yaygın dökülme tablosudur. Ağır enfeksiyonlar, doğum, majör cerrahi veya şok diyetlerden 2-3 ay sonra kitleler halinde dökülmeyle belli olur. Poliklinik yönetiminde ferritin, çinko ve tiroid panelleri tahlil edilerek süreç başarıyla yönetilir.
Liken skleroz; sıklıkla anogenital bölgeyi tutan, cildin sinsi inflamasyonla incelmesi ve fildişi beyazı renginde sert plaklar oluşturmasıyla seyreden kronik bir dermatattır. İlerleyen evrelerde dokuda sklerozan (bağ dokusu artışı/daralma) ve anatomik silinmeler yaratarak şiddetli kaşıntı, ağrı odakları geliştirir. Hücresel değişim riski nedeniyle dermatoloji kliniklerinde topikal ultra-güçlü steroid protokolleri ve biyopsi takipleriyle izlenir.
Pityriasis rosea; sıklıkla gövdede "madalyon" adı verilen 2-5 cm çapında, hafif pullu tekil bir öncü plağın belirmesiyle başlayan selim, akut döküntülü bir cilt hastalığıdır. Günler içinde gövdeye yayılan daha küçük döküntüler, sırt bölgesinde karakteristik çam ağacı dağılımı gösterir. Genellikle 6-8 haftada iz bırakmadan kendiliğinden geriler; tedavisinde kaşıntı önleyici topikal protokoller başarıyla planlanır.
Eritrodermi; vücut yüzeyinin %90'ından fazlasının sinsi veya akut olarak kızarması ve dökülmesiyle seyreden, hayatı tehdit eden fulminan bir dermatolojik acildir. İlaç reaksiyonları, sedef veya egzamanın alevlenmesiyle tetiklenir. Cildin bariyer fonksiyonunun tamamen kaybı; sıvı-elektrolit dehidratasyonu, vücut ısısı regülasyon bozukluğu (hipotermi) ve sepsis riski yaratır; acil yatarak serolojik sürveyans altında yönetilmelidir.
Seboreik dermatit; saçlı deri, kaşlar, burun kenarları ve göğüs ortası gibi yağ bezlerinin yoğun olduğu alanlarda sarımsı, yağlı kepeklenmeler ve kızarıklıkla seyreden kronik inflamatuar bir dermatattır. Cilt florasında doğal olarak bulunan Malassezia mantarlarının aşırı çoğalması ve bağışıklık sisteminin buna sinsi yanıt vermesiyle tetiklenir. Yönetiminde topikal antifungal şampuan ve jeller başarıyla kurgulanır.
DLE; sadece cilt dokusunu hedef alan, güneşe maruz kalan alanlarda (özellikle yüzde) atrofik, skar (nedbe) bırakan, keskin sınırlı kırmızı plaklarla karakterize kronik otoimmün bir bağ dokusu hastalığıdır. Sistemik Lupustan (SLE) farkı, iç organ tutulumunun olmaması veya çok nadir gelişmesidir. Tanısında cilt biyopsisi tahlil edilir; yönetiminde kesin güneş koruması ve antimalaryal farmakoterapi protokolleri kurgulanır.
Kontakt dermatit; cildin kimyasal maddelerle, metallerle (nikel) veya kozmetiklerle temas etmesi sonucu gelişen lokalize inflamatuar alerji reaksiyonudur. Kök neden olan alerjen maddeleri tahlil etmek amacıyla sırta uygulanan "Yama testi" kurgulanır. Şüpheli maddeleri içeren odacıklar ciltte 48-72 saat bekletilir; oluşan ekzematöz reaksiyonların derecesi incelenerek eliminasyon protokolü başarıyla planlanır.
Onikomikoz; dermatofit grubu mantarların tırnak plağını istila etmesiyle oluşan, tırnakta kalınlaşma, sarı-kahverengi renk değişimi, tırnak altında un gibi ufalanma ve şekil bozukluğu yaratan sinsi bir enfeksiyondur. Teşhisin kesinleştirilmesinde tırnak kazıntısından yapılan direkt mikroskobik inceleme (KOH tahlili) ve mantar kültürü panelleri altın standarttır; hedefe yönelik oral/topikal antifungal protokolleri kurgulanır.
Uyuz; Sarcoptes scabiei hominis akarının cildin stratum korneum tabakasına sinsi tüneller açarak yerleşmesi sonucu gelişen, son derece bulaşıcı paraziter bir dermatattır. Akarın dışkılarına karşı gelişen immünolojik yanıt nedeniyle, özellikle yatağa girince ısınmayla birlikte geceleri dehşet verici bir kaşıntı yaratır. Tedavi süreçlerinde parazit öldürücü topikal losyon protokolleri tüm aileye eş zamanlı başarıyla uygulanır.
Bullöz pemfigoid; genellikle ileri yaş grubunda görülen, subepidermal yerleşimli otoimmün bir büllöz hastalıktır. Pemfigus vulgaris'ten en temel anatomik farkı; su kabarcıklarının cildin üst katmanında değil, daha derinde (dermo-epidermal bileşkede) oluşmasıdır. Bu nedenle kabarcıklar gevşek değil, gergindir ve kolay patlamaz. Tanısında histopatolojik ve serolojik antikor panelleri tahlil edilerek süreç yönetilir.
A Life Sağlık Grubu, dermatoloji süreçlerinde otoimmün büllöz hastalıklar direkt immünfloresan laboratuvarlarını, temas alerjisi yama (patch) test ünitelerini, tırnak mantarı mikroskobik KOH analiz birimlerini ve eritrodermik acil yatış servislerini uzman hekim kadrosuyla yönetir. Klinik başarımızı, dermatolojik lezyon haritalandırmalarındaki milimetrik titizliğimize ve kanıta dayalı tıp algoritmalarımıza borçluyuz. Sağlığınızda güvenilir çözüm ortağınızız.
Alerji, vücudun aslında zararsız olan maddelere (polen, ev tozu, besinler vb.) karşı verdiği aşırı ve hatalı bir "savunma" tepkisidir. …
Detaylı BilgiCerrahi onkoloji ve tanısal tıp dünyasında, "neyle karşı karşıya olduğumuzu bilmek" tedavinin en kritik aşamasıdır. Eksizyonel biyopsi,…
Detaylı Bilgiİnsizyonel biyopsi, büyük bir tümörün, dokunun veya şüpheli lezyonun kesin tanısını koymak amacıyla, dokunun t…
Detaylı BilgiPunch biyopsi, dermatolojide deri hastalıklarının ve şüpheli lezyonların kesin tanısını koymak amacıyla kullanılan, özel bir tıbbi…
Detaylı Bilgi7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Başlangıç Tarihi:
Bitiş Tarihi: