Son Güncelleme: 12 Haziran 2026 15:02
Darier hastalığı; hücreler arası kalsiyum pompalarını kodlayan ATP2A2 genindeki mutasyon sonucu gelişen kalıtsal bir keratinizasyon patolojisidir. Hücre bütünlüğünün kopması (akantoliz) ve erken hücre ölümü (diskeratoz) ile seyreder. Gövdede, saç çizgisinde sinsi, kötü kokulu, kahverengi ve kabuklu keratotik papüller yaratır; sistemik retinoid protokolleri ve histopatolojik panellerle başarıyla tahlil edilir.
Hailey-Hailey; ATP2C1 gen mutasyonuna bağlı gelişen, kalsiyum dengesizliği kökenli kronik bir büllöz dermatattır. Pemfigus vulgaristen farkı kalıtsal olmasıdır. Genellikle boyun, koltuk altı ve kasık gibi katlantı bölgelerinde sinsi, ağrılı, kolay patlayan su kabarcıkları ve peşinden çatlak benzeri papülomatöz ve vejetan yaralar oluşturur; ıslak pansuman ve antifungal-steroid rejimleriyle yönetilir.
Kutanöz lenfanjiyom; lenfatik damarların sinsi mikroskobik genişlemesi sonucu ciltte ve deri altında oluşan selim vasküler bir malformasyondur. En karakteristik klinik göstergesi, genellikle kasık veya koltuk altında beliren, içi berrak lenf sıvısıyla dolu, kümelenmiş sinsi "kurbağa yumurtası" benzeri veziküllerdir. Enfekte olduğunda pembemsi renk alır; ultrasonik akış analizlerinin ardından cerrahi veya skleroterapiyle çözülür.
Akantozis nigrikans; özellikle ense, koltuk altı ve kasık katlantı yerlerinde cildin kadifemsi bir şekilde kalınlaşması ve koyu kahverengi-siyah renk alması tablosudur. Aşırı insülinin keratinosit ve fibroblast reseptörlerini sinsi uyarmasından kaynaklanır. Çocuk ve erişkin poliklinik yönetiminde HOMA-IR insülin direnci panelleri tahlil edilir; hızlı kilo kaybı ve metabolik rehabilitasyon protokolleriyle başarıyla tedavi edilir.
LSA; sıklıkla anogenital yerleşim gösteren kronik otoimmün bir bağ dokusu patolojisidir. Sinsi ilerleyen inflamasyon dokuda incelme ve fildişi beyazı plaklar yapar. Vajinal kaşıntı dışında, derin dermisteki sklerozan hasar nedeniyle dokularda anatomik silinmeler, daralmalar ve ağrılı fissürler geliştirir. Hücresel değişim riski nedeniyle ultra-güçlü topikal steroid sürveyansı ve biyopsi panelleriyle izlenir.
PKT; heme zincirindeki uroporfirinogen dekarboksidaz enzim eksikliğine bağlı gelişen metabolik bir dermatattır. Güneşte ciltte aşırı kırılganlık ve büller yapar. Porfirin moleküllerinin karaciğerde birikerek kronik hasar ve fibrozis tetikleme riski nedeniyle, süreç boyunca transaminaz (AST/ALT) ve ferritin düzeyleri yakın serolojik sürveyans altında izlenmelidir; terapötik flebotomilerle başarıyla çözülür.
Keratoakantom; genellikle güneşe maruz kalan alanlarda aniden beliren, merkezinde krater benzeri sert bir keratin tıkacı barındıran selim, hızlı büyüyen kubbe şekilli bir kutanöz tümördür. Klinik olarak agresif SCC (Yassı hücreli kanser) ile tamamen aynı görünümdedir. Ayrımında kenar yapısının mimarisi ve tam kat eksizyonel biyopsinin histopatolojik analizi altın standarttır; cerrahi eksizyon kurgulanır.
Aktinik keratoz; açık tenli bireylerde, güneşe maruz kalan yüz ve el sırtı gibi alanlarda gelişen, dokunmakla zımpara kağıdı hissi veren sert, pürüzlü, pullu ve kızarık prekanseröz (kanser öncüsü) deri lezyonlarıdır. Tedavi edilmediğinde %10'a varan oranda yassı hücreli cilt kanserine (SCC) ilerleme riski taşır. Yönetiminde kriyoterapi, fotodinamik tedavi veya topikal imiquimod protokolleri başarıyla tercih edilir.
Eritema nodozum; septal pannikülit olarak adlandırılan, deri altı yağ dokusunun sinsi inflamasyonuyla seyreden reaktif bir cilt patolojisidir. Genellikle kaval kemiği (bacak ön yüzü) üzerinde yerleşen, sıcak, kırmızı ve dokunmakla çok ağrılı nodüllerle karakterizedir. Vücuttaki sinsi bir tüberküloz, sarkoidoz, beta enfeksiyonu veya inflamatuar bağırsak hastalığının immünolojik habercisidir; kök neden tahlil edilmelidir.
Ksantelasma; genellikle üst ve alt göz kapağı iç yan kısımlarında sinsi bir şekilde beliren, yumuşak, ağrısız, sarı renkli kolesterol ve lipid birikintisi plaklarıdır. Makrofajların yağ moleküllerini yutarak cilt altında toplanmasından kaynaklanır. Hastalarda altta yatan sinsi bir hiperlipidemi (yüksek kolesterol) veya kardiyovasküler risk haritasının çıkarılması adına tam lipid panelleri tahlil edilmelidir.
Granüloma annulare; ciltte sinsi histiyosit hücrelerinin birikmesiyle oluşan selim, kronik, granülomatöz bir kutanöz patolojidir. El ve ayak sırtında halka (anüler) şeklinde dizilen ten rengi-pürüzsüz papüllerle seyreder. Cilt mantarından (Tinea) en önemli farkı; lezyonun yüzeyinde kesinlikle kepeklenme, pul döküntüsü veya kaşıntı barındırmamasıdır; biyopsi tahliliyle doğrulanır.
A Life Sağlık Grubu, dermatoloji süreçlerinde kalıtsal diskeratoz ve akantoliz odaklı biyopsi laboratuvarlarını, insülin direnci akantozis metabolik takip panellerini, kutanöz lenfanjiyom Doppler ultrasonik teşhis ünitelerini ve aktinik keratoz dijital dermatoskopik tarama merkezlerini uzman hekim kadrosuyla yönetir. Klinik başarımızı, kutanöz histopatoloji sürveyanslarındaki milimetrik titizliğimize borçluyuz. Sağlığınızda profesyonel çözüm ortağınızız.
Alerji, vücudun aslında zararsız olan maddelere (polen, ev tozu, besinler vb.) karşı verdiği aşırı ve hatalı bir "savunma" tepkisidir. …
Detaylı BilgiCerrahi onkoloji ve tanısal tıp dünyasında, "neyle karşı karşıya olduğumuzu bilmek" tedavinin en kritik aşamasıdır. Eksizyonel biyopsi,…
Detaylı Bilgiİnsizyonel biyopsi, büyük bir tümörün, dokunun veya şüpheli lezyonun kesin tanısını koymak amacıyla, dokunun t…
Detaylı BilgiPunch biyopsi, dermatolojide deri hastalıklarının ve şüpheli lezyonların kesin tanısını koymak amacıyla kullanılan, özel bir tıbbi…
Detaylı Bilgi7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Başlangıç Tarihi:
Bitiş Tarihi: