Dermatoloji; sadece dış görünümü değil, bağışıklık sisteminden iç organ sağlığına kadar tüm vücudun biyolojik aynası olan cildin korunmasını üstlenen kapsamlı bir branştır. "Ankara Dermatoloji ve Cilt Hastalıkları Uzmanı" denildiğinde, Erciyes ekolüyle yetişmiş ve 20 yılı aşkın klinik tecrübesiyle öne çıkan Uzm. Dr. Sevgi Sönmezler, hastalarına bilimsel derinliğe sahip, güvenilir ve modern bir sağlık rehberliği sunmaktadır.
Tıp eğitimini Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayan hocamız, uzmanlık ihtisasını yine aynı üniversitenin Dermatoloji Anabilim Dalı'nda gerçekleştirmiştir. Kariyeri boyunca Lokman Hekim, Magnet ve Çankaya Doruk gibi Ankara'nın köklü tıp merkezlerinde görev yaparak on binlerce klinik ve kozmetik vakayı başarıyla yönetmiştir.
Bugün A Life Sağlık Grubu bünyesinde; sedef ve egzama gibi kronik deri hastalıklarından deri kanserlerinin erken teşhisine, saç dökülmesinden ileri düzey kozmetik uygulamalara kadar, modern tıbbın tüm imkânlarını hastalarına sunmaktadır.
Uzm. Dr. Sevgi Sönmezler, deri hastalıklarını yalnızca yüzeysel olarak değil, altta yatan sistemik nedenleriyle birlikte bütüncül bir yaklaşımla tedavi etmektedir:
Dermatoloji, sadece estetik bir kaygı alanı değil, bağışıklık sisteminden strese kadar tüm vücut fonksiyonlarının dışa vurumudur. Uzm. Dr. Sevgi Sönmezler, şikayetleri yüzeysel olarak dindirmek yerine, hastalığın temelindeki fonksiyonel ve sistemik bozuklukları tespit ederek hastalarını kalıcı sağlığa kavuşturmayı hedefler.
Benlerdeki asimetri ve renk değişiklikleri dermoskopi ile incelenerek, cilt kanserlerinin (melanom) hücresel düzeyde erken tespiti sağlanır.
Lazer sistemleri, kriyoterapi ve elektrokoterizasyon gibi yöntemlerle, doku hasarı minimuma indirilerek hızlı iyileşme sağlanır.
"Hastalık yoktur, hasta vardır" prensibiyle; genetik yapıya, yaşa ve yaşam alışkanlıklarına özel dermokozmetik ve medikal planlamalar.
Cilt sağlığınızı, tıp eğitimini Erciyes Üniversitesi gibi köklü bir ekolde almış ve Ankara'nın en saygın merkezlerinde binlerce vakada tecrübe edinmiş bir uzmana emanet etmek paha biçilemez bir güvencedir. Hocamız liderliğinde;
Son Güncelleme: 21 Nisan 2026 22:29
Granülomatöz deri hastalıkları; makrofaj ve lenfosit hücrelerinin cilt dokusunda birikerek granülom adı verilen sinsi nodüler yapılar oluşturmasıyla seyreden inflamatuar bir süreçtir. Sarkoidoz, kutanöz tüberküloz veya granüloma annulare bu gruptadır. Teşhisin kesinleştirilmesinde klinik laboratuvar tahlillerinin yanı sıra, tutulan odaktan alınan tam kat cilt biyopsisinin histopatolojik analizi altın standarttır.
PRP; kıl foliküllerinde keratin tıkaçlarının birikmesiyle karakterize, nadir görülen kronik bir papüloskuamöz dermatattır. Klinik süreç genellikle baş ve boyun bölgesinde pullanmayla başlar; ardından gövdede portakal kırmızısı renginde, üzerinde belirgin parakeratoz (kabuklanma) barındıran plaklar gelişir. Plaklar arasında kalan normal cilt adacıkları en karakteristik göstergesidir; sistemik retinoid protokolleriyle yönetilir.
LSA; sıklıkla anogenital yerleşim gösteren, cildin sinsi inflamatuar ataklarla elastikiyetini kaybetmesi ve fildişi beyazı renginde atrofik plaklar oluşturması tablosudur. İlerleyen süreçte derin dermiste sklerozan (bağ dokusu sertleşmesi) hasar yaratarak dokularda anatomik daralmalara yol açar. Hücresel değişim riski barındırdığından, dermatoloji kliniklerinde ultra-güçlü topikal steroid rejimleri ve periyodik sürveyansla izlenir.
LKV; ilaçlar veya enfeksiyonlar nedeniyle gelişen immün komplekslerin ciltteki küçük damar duvarlarına yerleşerek inflamasyon (vaskülit) oluşturması tablosudur. En spesifik klinik göstergesi, özellikle bacaklarda yerleşen, dokunmakla hissedilebilen ve basmakla solmayan kırmızı-mor döküntülerdir (palpabl purpura). Damar dışına eritrosit sızıntısı (ekstravazasyon) nedeniyle oluşan bu lezyonlar yakın yatak izlemi gerektirir.
PKT; heme sentez zincirindeki enzim eksikliğine bağlı olarak porfirin moleküllerinin kanda yükselmesi ve ciltte birikmesiyle seyreden metabolik bir dermatattır. En karakteristik cilt bulgusu; el sırtı ve yüz gibi güneşe maruz kalan alanlarda cildin aşırı kırılganlaşması, hafif sürtünmeyle bile açılan yaralar ve gergin su kabarcıkları oluşturmasıdır; idrar ve plazma porfirin panelleriyle tahlil edilir.
PLK; çocuklarda ve genç erişkinlerde sinsi seyreden, gövde ve ekstremitelerde tekrarlayan paraziter benzeri döküntülerle karakterize kronik inflamatuar bir kutanöz patolojidir. Lezyonlar kırmızı-kahverengi papüller şeklinde başlar ve üzerlerinde "mika kepeği" adı verilen, tek parça halinde soyulabilen yapışık pul dokusu taşır. Tedavi yönetiminde dar bant UVB fototerapi protokolleri poliklinik başarısıyla kurgulanır.
Piyoderma gangrenozum; enfeksiyöz olmayıp nötrofil hücrelerinin aşırı yıkıcı aktivitesine bağlı gelişen, hızla ilerleyen agresif, ülseröz kronik bir cilt patolojisidir. Genellikle bacaklarda çok ağrılı, kenarları morumsu yaralar yapar. En kritik özelliği enfeksiyon sanılıp cerrahi temizleme (debridman) yapılırsa, patherji reaksiyonu nedeniyle yaranın daha da büyümesidir; yüksek doz immünsupresif ajanlarla tedavi edilir.
Amiloidoz kutis; anormal yapıda üretilen keratin kaynaklı amiloid proteinlerinin dermis tabakasında birikmesiyle oluşan selim bir kutanöz infiltrasyon hastalığıdır. Özellikle sırt ve bacaklarda yerleşen, yoğun kaşıntının eşlik ettiği, dantel veya dalga benzeri kahverengi pigmente lekelerle (maküler amiloidoz) seyreder. Kesin tanısı lezyondan yapılan punch biyopside Kristal Viyole tahliliyle konur.
Ürtiker pigmentosa; mast hücrelerinin cilt dokusunda sinsi bir şekilde aşırı birikmesiyle seyreden klonal bir hastalıktır. Ciltte kırmızı-kahverengi yaygın lekeler yaratır. Tanısında lekelerin üzerine bir spatul yardımıyla sertçe sürtüldüğünde, mast hücrelerinden histamin salınmasına bağlı olarak lezyonun aniden kızarıp kabarması tablosu (Darier belirtisi) tahlil edilir; antihistaminik rejimlerle başarıyla yönetilir.
Grover hastalığı; genellikle 50 yaş üzeri erkeklerde, gövdede ani başlayan ve yoğun kaşıntıyla seyreden selim bir büllöz-papüler kutanöz patolojidir. Sıcak, terleme veya güneş ışığı ile tetiklenir. Göğüs ve sırt bölgesinde milimetrik sert papüller yaratır. Biyopsi tahlilinde hücrelerin yapışma bütünlüğünün bozulduğu izlenir; topikal steroidler ve serinletici losyon protokolleriyle başarıyla kontrol altına alınır.
Sweet sendromu; kanda yüksek ateş ve lökosit yüksekliğine eşlik eden, yüzde, boyunda ve kollarda aniden beliren ağrılı, sulu görünümlü (psödoveziküler) kırmızı plaklarla karakterize sinsi bir dermattır. Cilt katmanlarının yoğun nötrofil istilasına uğramasından kaynaklanır. Bazen gizli bir hematolojik malignitenin paraneoplastik habercisi olabilir; sistemik kortikosteroid protokollerine çok hızlı ve başarılı yanıt verir.
A Life Sağlık Grubu, dermatoloji süreçlerinde lökosidoklastik vaskülit ekstravazasyon analiz laboratuvarlarını, granülomatöz ve amiloidoz cilt biyopsi panellerini, dar bant UVB fototerapi ünitelerini veSweet sendromu hematolojik tarama altyapılarını uzman hekim kadrosuyla yönetir. Klinik başarımızı, kutanöz histopatoloji sürveyanslarındaki milimetrik doğruluğumuza ve kanıta dayalı dermatoloji vizyonumuza borçluyuz. Sağlığınızda güvenilir çözüm ortağınızız.
Alerji, vücudun aslında zararsız olan maddelere (polen, ev tozu, besinler vb.) karşı verdiği aşırı ve hatalı bir "savunma" tepkisidir. …
Detaylı BilgiCerrahi onkoloji ve tanısal tıp dünyasında, "neyle karşı karşıya olduğumuzu bilmek" tedavinin en kritik aşamasıdır. Eksizyonel biyopsi,…
Detaylı Bilgiİnsizyonel biyopsi, büyük bir tümörün, dokunun veya şüpheli lezyonun kesin tanısını koymak amacıyla, dokunun t…
Detaylı BilgiPunch biyopsi, dermatolojide deri hastalıklarının ve şüpheli lezyonların kesin tanısını koymak amacıyla kullanılan, özel bir tıbbi…
Detaylı Bilgi7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Başlangıç Tarihi:
Bitiş Tarihi: