Kadın sağlığı, tıbbi bilginin yanı sıra yüksek hasta memnuniyeti ve güvene dayalı bir iletişim gerektirir. "Ankara Kadın Doğum Uzmanı" dendiğinde, anket çalışmalarında elde ettiği %100 hasta memnuniyeti ile tanınan Op. Dr. Sabina Koçak, hastalarına uluslararası standartlarda hizmet vermektedir.
Tıp eğitimine 2009 yılında Taşkent Tıp Akademisi'nde başlayan hocamız, uzmanlık ihtisasını Türkiye'nin saygın kurumlarından Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlamıştır. İleri derecede İngilizce ve Rusça bilen Dr. Koçak, akademik güncelliği saha tecrübesiyle birleştirerek dünya standartlarında bir klinik vizyon sunmaktadır.
Bugün A Life Sağlık Grubu Ankara Hastanesi bünyesinde; kapalı (laparoskopik) jinekolojik cerrahilerden riskli gebelik takibine, infertilite tedavilerinden genital estetiğe kadar geniş bir yelpazede, modern tıbbın tüm imkanlarını hastaları için seferber etmektedir.
Op. Dr. Sabina Koçak, hayatın her döneminde karşılaşılan kadın sağlığı sorunlarına bütüncül ve teknik bir bakış açısıyla yaklaşmaktadır:
Jinekolojik sağlık, doğru teşhis ve düzenli tarama ile korunur. Op. Dr. Sabina Koçak rehberliğinde uygulanan temel tarama süreçleri:
Transvajinal ve abdominal yöntemlerle rahim ve yumurtalıkların milimetrik incelenmesi.
Rahim ağzı kanserinin erken teşhisinde hayat kurtaran en kritik tarama standartıdır.
Adet düzensizliği, kısırlık ve menopoz yönetimi için hassas biyokimyasal testler.
Miyom, kist veya endometriozis müdahalelerinde büyük kesiler devri kapanmıştır. Hocamız tarafından uygulanan laparoskopik (kapalı) yöntemler sayesinde hastalarımız daha az ağrı hissediyor, vücutlarında ameliyat izi kalmıyor ve günlük hayatlarına çok daha kısa sürede dönebiliyorlar. Estetiğin ve tıbbi başarının birleştiği bu yöntem, modern kadın cerrahisinin vazgeçilmezidir.
Son Güncelleme: 20 Nisan 2026 22:36
Hematokolpos, kızlık zarının kapalı olması (imperfore hymen) gibi anatomik engeller nedeniyle adet kanının vajina içinde birikip dışarı akamaması durumudur. Ergenlik döneminde adet görememe, her ay tekrarlayan şiddetli pelvik ağrılar ve karında dolgunluk hissiyle karakterizedir. Tedavisi, poliklinik cerrahi ünitelerinde kızlık zarına yapılan milimetrik bir insizyon ve drenaj işlemiyle başarıyla sağlanır.
Rh izoimmünizasyonu, anne kanının Rh negatif, fetusun ise Rh pozitif olduğu durumlarda annenin bağışıklık sisteminin bebeğin alyuvarlarına karşı antikor üretmesidir. Bu antikorlar plasentadan geçerek fetal anemiye ve hidrops fetalise yol açabilir. Yönetiminde, gebeliğin 28. haftasında ve doğum sonrasında uygulanan anti-D immünglobulin protokolleriyle bu immünolojik reaksiyon tamamen ve başarıyla engellenir.
Endometrial ablasyon, menoraji adı verilen aşırı ve uzun süreli adet kanamalarını kontrol altına almak amacıyla rahim iç duvarının (endometriyum) cerrahi olarak tahrip edilmesi işlemidir. Çocuk sahibi olmayı tamamlamış, medikal tedavilere yanıt vermeyen ve histerektomi ameliyatı istemeyen hastalara uygulanır. Bu minimal invaziv termal prosedür, hastaların adet kanama miktarını başarıyla azaltır.
Epizyotomi, vajinal doğum esnasında bebeğin başının daha rahat çıkmasını sağlamak ve kontrolsüz perine yırtıklarını önlemek amacıyla rahim çıkışına yapılan cerrahi bir kesidir. Özellikle iri bebek varlığında, müdahaleli doğumlarda veya perine esnekliğinin yetersiz olduğu durumlarda tercih edilir. Doğum sonrasında estetik dikişlerle kapatılan bu kesi, pelvik taban hasarı riskini başarıyla minimize eder.
Pelvik yapışıklık, geçirilmiş jinekolojik ameliyatlar, çikolata kisti veya pelvik inflamatuar hastalık (PID) sonrasında karın içi organların birbirine anormal bağlarla tutunmasıdır. Kronik kasık ağrısı, bağırsak tıkanıklıkları ve tüp hasarına bağlı kısırlığa yol açabilir. Tedavisinde, altın standart olan laparoskopik adezyolizis (kapalı cerrahi) yöntemi kullanılarak organların anatomik mobilitesi uzman hekimlerce başarıyla restore edilir.
Vulvar distrofi, genital bölge cildinde hücresel düzeyde gelişen ve kanser dışı olan kronik doku değişiklikleridir. En yaygın türleri liken skleroz ve skuamöz hücre hiperplzisidir. Klinik olarak geçmeyen şiddetli vulvar kaşıntı, yanma, ciltte beyaz renk değişiklikleri ve doku hassasiyeti ile karakterizedir. Tedavi protokollerinde topikal kortikosteroidler ve lazer teknolojileri klinik başarıyla kurgulanır.
Uterin inversiyon, doğumun üçüncü evresinde plasentanın ayrılması esnasında rahim tepe kısmının kendi içine çökerek vajinadan dışarı çıkmasıdır. Çok nadir görülen fakat masif iç kanama ve nörojenik şoka yol açan hayati bir acil durumdur. Tedavisinde, hastanın genel anestezi altında uterusunun cerrahi veya manuel yöntemlerle milimetrik hızla anatomik konumuna döndürülmesi başarıyla sağlanır.
Amniyon sıvısı embolisi, doğum sırasında bebeği çevreleyen sıvının veya hücrelerin maternal sistemik kan dolaşımına sızmasıyla oluşan katastrofik bir obstetrik sendromdur. Annenin akciğerlerinde ve kalbinde ani kardiyovasküler kollaps, ağır hipoksi ve pıhtılaşma reaksiyonlarını tetikler. Müdahalesinde, gelişmiş yoğun bakım ünitelerinde reanimasyon ve hemodinamik yaşam destek protokolleri milimetrik hızla titizlikle başarıyla uygulanmalıdır.
Servikal displazi, rahim ağzını döşeyen epitel hücrelerinde yüksek riskli HPV nedeniyle gelişen anormal yapısal değişikliklerdir. Doğrudan kanser değildir ancak tedavi edilmediğinde invaziv karsinoma ilerleyebilen pre-kanseröz bir tablodur. Smear ve HPV taramalarıyla erken saptanan bu displaziler, LEEP veya konizasyon gibi koruyucu cerrahi yöntemlerle güncel klinik standartlarda titizlikle başarıyla temizlenir.
Subkoryonik kanama, gebeliğin erken evrelerinde koryon zarı ile rahim duvarı arasında kan birikmesiyle karakterize bir hematom tablosudur. Klinik olarak vajinal lekelenme veya kanamalarla kendini gösterir. Çoğu hematom istirahat ve progesteron desteğiyle kendiliğinden emilerek kaybolur. Büyük hematomlar düşük riskini tetikleyebileceği için yakın ultrasonografik izlem protokolleriyle bilimsel yöntemlerle başarıyla izlenmelidir.
Vulvar intraepitelyal neoplazi (VIN), vulva mukozasını kaplayan hücrelerde gelişen ve vulva kanserine ilerleme riski taşıyan pre-kanseröz değişikliklerdir. Genellikle kronik HPV veya liken skleroz zemininde tetiklenir. Tanısı lokal biyopsi ile konur. Tedavi süreçlerinde lezyonların cerrahi olarak çıkarılması veya lazer ablasyonu yöntemleri tercih edilerek doku bütünlüğü güncel standartlarda başarıyla korunur.
Histerektomi sonrası iyileşme süreci, ameliyatın kapalı (laparoskopik) veya açık yöntemle yapılmasına göre değişir. Kapalı cerrahi operasyonlarda hastalar 24-48 saat içinde taburcu edilerek 2-3 haftada normal hayatlarına dönerken, açık ameliyatlarda bu süre 6 haftayı bulabilir. Postoperatif dönemde ağır kaldırmaktan kaçınılmalı, yara bakımı titizlikle yapılmalı ve iyileşme süreci başarıyla izlenmelidir.
Vajina, doğası gereği oldukça esnek ve kaslı bir yapıya sahiptir. Bu esnekliği sağlayan ana unsur, vajina duvarlarını çevreley…
Detaylı BilgiBarbie Vajina Ameliyatı, genital bölgenin, özellikle labium minusların (iç dudakların) neredeyse tamamen görünmez…
Detaylı BilgiNormal doğum; gebeliğin otuz yedinci ve kırk ikinci haftaları arasında bebeğin kendiliğinden doğum kanalına girmesiyle başlayan fizyolojik b…
Detaylı BilgiLabioplasti, jinekolojik estetik cerrahinin en sık uygulanan ve hasta memnuniyet oranı en yüksek prosedürlerinden biridir. Tıbbi l…
Detaylı Bilgi7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Başlangıç Tarihi:
Bitiş Tarihi: