Üreme sağlığı ve tüp bebek tedavisi, bilimsel mükemmeliyetin yanı sıra büyük bir tecrübe ve hassasiyet gerektiren bir alandır. "Ankara Tüp Bebek Uzmanı" denildiğinde 30 yılı aşkın birikimiyle öne çıkan Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, binlerce çiftin çocuk sahibi olma hayaline rehberlik etmiş saygın bir hekimdir.
Hekimlik temellerini 1989 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde atan hocamız; uzmanlığını kadın sağlığının referans merkezi olan Ankara Doğumevi'nde tamamlamıştır. Kariyeri boyunca Türkiye’nin önemli tüp bebek merkezlerinin kuruluşuna önderlik etmiş ve yardımcı üreme tekniklerinde dünya standartlarını ülkemize taşımıştır.
Bugün A Life Sağlık Grubu Tüp Bebek Merkezi bünyesinde; mikroenjeksiyondan genetik taramaya (PGT), ileri laparoskopik cerrahiden kişiselleştirilmiş protokollerle kısırlık tedavisine kadar en güncel yöntemlerle hastalarına yüksek başarı oranları sunmaktadır.
Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, kısırlık nedenlerinin araştırılmasından ileri laboratuvar tekniklerine kadar her aşamada en güncel yaklaşımları uygulamaktadır:
Üreme tıbbındaki en büyük başarı, doğru tanıyı doğru teknolojiyle birleştirmektir. Op. Dr. Osman Denizhan Özgün rehberliğinde uygulanan bazı özellikli yöntemler şunlardır:
Spermin doğrudan yumurtaya enjekte edilmesiyle döllenme şansını maksimize eder. Özellikle erkek faktörlü kısırlıkta altın standarttır.
Embriyoların anne rahmine transfer edilmeden önce genetik olarak taranmasıdır. Sağlıklı gebelik ve doğum oranlarını anlamlı ölçüde artırır.
Rahim ve tüplerin durumunu değerlendiren bu yöntem, tedaviye başlamadan önce yol haritasının doğru çizilmesini sağlar.
Her çiftin hikayesi benzersizdir. Op. Dr. Özgün’ün tedavi anlayışında "her hastaya standart protokol" yerine, tıbbi verilere ve duygusal ihtiyaçlara uygun bir yol haritası esastır. Başarı, sadece teknik mükemmeliyetle değil; hastanın güven duyduğu ve kendini huzurlu hissettiği bir ortamda mümkündür. Hayallerinize giden yolda, 30 yıllık tecrübenin güvencesiyle yanınızdayız.
Son Güncelleme: 20 Nisan 2026 22:34
Tüp bebek, kadın oosit hücreleri ile erkek sperm hücrelerinin laboratuvarda döllenerek rahim içine yerleştirilmesi işlemidir. Tüp tıkanıklığı, ileri derece endometriozis, açıklanamayan infertilite ve düşük sperm parametrelerine sahip çiftlerde öncelikli tercih edilir. A Life Sağlık Grubu, gelişmiş embriyoloji laboratuvarı ve uzman kadrosuyla bu üreme süreçlerini güncel tıp standartlarında başarıyla yönetmektedir.
Mikroenjeksiyon, mikromanipülatör yardımıyla seçilen tek bir kaliteli spermin, olgunlaşmış oosit sitoplazması içine doğrudan enjekte edilmesi işlemidir. Klasik IVF yönteminde spermler oositin çevresine bırakılarak doğal döllenme beklenirken, ICSI yönteminde döllenme şansı laboratuvar ortamında mekanik olarak zirveye taşınır; özellikle şiddetli erkek infertilitesi vakalarında başarıyla uygulanmaktadır.
Ovaryen rezerv, kadının yumurtalıklarındaki mevcut folikül miktarını ve kalitesini ifade eder. Teşhisinde, adetin ikinci veya üçüncü gününde yapılan transvajinal ultrasonografi ile antral folikül sayımı gerçekleştirilir. Süreç, serolojik Anti-Müllerian Hormon (AMH) ve FSH test panelleriyle desteklenerek kadının üreme potansiyeli ve tüp bebek başarı haritası güncel tıp standartlarında başarıyla saptanır.
Blastokist transferi, döllenen yumurtanın laboratuvarda beşinci veya altıncı güne kadar takip edilerek en ileri gelişim evresine ulaşmış embriyonun seçilmesi işlemidir. Bu evredeki embriyoların rahim duvarına tutunma ve endometriyum receptivitesi uyumu çok daha yüksektir. Yöntem, çoğul gebelik riskini azaltırken tekil canlı doğum oranlarını klinik olarak başarıyla artırır.
Embriyo havuzlama, özellikle azalmış ovaryen rezervi olan veya ileri yaş infertil hastalarında uygulanan stratejik bir yöntemdir. Tek bir tedavi döngüsü yerine, birden fazla oosit toplama (OPU) işlemi yapılarak elde edilen embriyolar dondurulur. Yeterli sayıda kaliteli blastokist biriktirildiğinde transfer aşamasına geçilerek hastanın mali yükü azaltılır och gebelik şansı başarıyla optimize edilir.
Endometrial ko-kültür, kadının kendi rahim iç duvarından alınan milimetrik bir doku örneğinin laboratuvarda üretilerek embriyoların bu hücreler üzerinde büyütülmesi işlemidir. Embriyo ile rahim dokusu arasındaki hücresel haberleşmeyi taklit eden bu yöntem, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı yaşayan çiftlerde endometriyum uyumunu artırarak embriyonun tutunma kalitesini ve klinik gebelik başarısını bilimsel standartlarda başarıyla yükseltir.
PGT, embriyoların rahim içine transfer edilmeden önce kromozomal veya tek gen hastalıkları yönünden biyopsi ile incelenmesi işlemidir. İleri anne yaşı, tekrarlayan düşük öyküsü, kalıtsal hastalık taşıyıcılığı veya başarısız tüp bebek denemeleri olan çiftlere profesyonelce önerilir. Sağlıklı embriyonun seçilmesini sağlayan bu moleküler tarama, genetik geçişli anomalileri tamamen önleyerek gebelik başarısını zirveye taşır.
Embriyo yapıştırma, transfer esnasında embriyonun içinde bulunduğu özel solüsyona yüksek oranda hyaluronan maddesinin eklenmesi işlemidir. Bu makromolekül, embriyo ile rahim iç duvarı epitel hücreleri arasındaki mekanik ve kimyasal bağı güçlendirir. Özellikle implantasyon başarısızlığı öyküsü olan hastalarda, embriyonun endometriyuma tutunma şansını artırarak canlı doğum oranlarını güncel klinik standartlarda başarıyla destekler.
Trombositten zengin plazma (PRP) tedavisi; hastanın kendi kanından elde edilen büyüme faktörlerinin yumurtalıklara veya endometriyum dokusuna enjekte edilmesidir. Azalmış ovaryen rezervi olan kadınlarda oosit kalitesini artırmayı, kronik ince rahim duvarı olan hastalarda ise endometrial kalınlaşmayı tetiklemeyi amaçlar. Bu hücresel rejenerasyon yöntemi, implantasyon öncesi doku konforunu artırarak üreme başarısını bilimsel yöntemlerle başarıyla optimize eder.
Embriyonun tutunabilmesi için endometriyum kalınlığının en az 7 milimetre olması istenir. İnce rahim duvarı sorununda yüksek doz östrojen protokolleri, kan akımını artıran vazodilatör ajanlar, rahim içi PRP enjeksiyonları veya histeroskopik sineşi gevşetme operasyonları profesyonelce uygulanır. Bu kombine tedaviler, rahim iç zarını embriyo transferi için en ideal konfora ve endometriyum receptivitesi sürecine başarıyla ulaştırır.
Micro-TESE, menisinde hiç canlı sperm bulunmayan (azospermi) erkeklerde, mikroskop altında testis dokusunun incelenerek sperm üreten milimetrik kanallardan doğrudan hücre aranması işlemidir. Tıkayıcı olmayan (non-obstrüktif) azospermi vakalarında altın standarttır. Gelişmiş optik büyütme sayesinde testis dokusuna ve testosteron üretimine minimum zarar verilerek en kaliteli spermler saptanır ve mikroenjeksiyon için profesyonel bir başarıyla ayrıştırılır.
Evet, günümüzde vitrifikasyon teknolojisiyle uygulanan embriyo kriyoprezervasyon işlemi son derece güvenlidir. Embriyolar hücre bütünlüğü korunarak eksi 196 derecede sıvı azotta saklanır. Çözme sonrası canlılık oranı yüzde 95'in üzerindedir. Dondurulmuş embriyolarla yapılan transferler, rahim dinlendirme protokollerine olanak tanıyarak gebelik başarı oranlarını doğal döngü uyumu sayesinde klinik olarak başarıyla artırır.
Vajina, doğası gereği oldukça esnek ve kaslı bir yapıya sahiptir. Bu esnekliği sağlayan ana unsur, vajina duvarlarını çevreley…
Detaylı BilgiBarbie Vajina Ameliyatı, genital bölgenin, özellikle labium minusların (iç dudakların) neredeyse tamamen görünmez…
Detaylı BilgiNormal doğum; gebeliğin otuz yedinci ve kırk ikinci haftaları arasında bebeğin kendiliğinden doğum kanalına girmesiyle başlayan fizyolojik b…
Detaylı BilgiLabioplasti, jinekolojik estetik cerrahinin en sık uygulanan ve hasta memnuniyet oranı en yüksek prosedürlerinden biridir. Tıbbi l…
Detaylı Bilgi7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Başlangıç Tarihi:
Bitiş Tarihi: