Telefon 0 (850) 888 54 33
Menü
Randevu E-Randevu

Enfeksiyon Hastalıkları | Klinik Mikrobiyoloji

Enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji, virüs, bakteri, mantar ve parazit gibi mikroorganizmaların vücutta yol açtığı tüm mikrobik ve bulaşıcı rahatsızlıkların teşhis, tedavi ve takibini yürüten uzmanlık dalıdır. Halk arasında intaniye olarak da bilinen bu birim, üst solunum yolu enfeksiyonlarından kronik hepatitlere, idrar yolu iltihaplarından dirençli hastane enfeksiyonlarına kadar geniş bir hastalık yelpazesine bakar.

Enfeksiyon Hastalıkları (İntaniye) Bölümü

A Life Sağlık Grubu İntaniye Bölümü, gelişmiş laboratuvar altyapısıyla enfeksiyona neden olan tam etkeni saptayarak kişiye özel tedavi protokolleri uygular.

Hastanelerimizde enfeksiyon süreçleri, yalnızca poliklinik muayenesiyle sınırlı kalmayan, Klinik Mikrobiyoloji Laboratuvarı ile tam entegre yürütülen çok yönlü bir disiplindir. Tıbbi otorite ve güvenilirlik ilkeleri doğrultusunda, hastaya yaklaşımımız şu temel ayaklar üzerine kuruludur:

  • Doğru ve Hedefli İlaç Kullanımı: Ateş veya enfeksiyon belirtisi gösteren hastalarda körlemesine antibiyotik reçete etmek yerine, mikrobun türünü laboratuvarda kanıtlayarak tedaviye başlıyoruz. Bu yaklaşım, tüm dünyayı tehdit eden antibiyotik direncinin önüne geçmedeki en büyük güvencemizdir.

  • Multidisipliner Tedavi Desteği: Diyabetik ayak yaraları, büyük ortopedik ameliyatlar sonrası gelişebilen protez enfeksiyonları veya yoğun bakım süreçleri gibi karmaşık tablolarda; cerrahi birimler ve dahiliye ile ortak konseyler düzenleyerek iyileşme sürecini hızlandırıyoruz.

  • Hastane Enfeksiyon Kontrolü: Hastanelerimizde tedavi gören tüm hastalarımızın güvenliği için enfeksiyon kontrol komitemiz, sterilizasyon ve dezenfeksiyon standartlarını kesintisiz olarak denetlemektedir.

Enfeksiyon Hastalıkları Neye Bakar?

İntaniye (Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji), virüs, bakteri, mantar ve parazit gibi mikroorganizmaların vücudun farklı anatomik bölgelerinde yol açtığı patolojileri inceleyen, tanılayan ve hedefe yönelik antimikrobiyal stratejiler geliştiren çok disiplinli bir tıp alanıdır. Uluslararası enfeksiyon yönetimi rehberlerinde tedavi yaklaşımları; ampirik ilaç kullanımından ziyade, hızlı PCR panelleri ve kültür-duyarlılık matrisleri ile saptanan patojene özgü "nokta atışı" tedavi algoritmalarına dayanmaktadır.

İntaniye polikliniklerine başvuran hastaların tedavisinde, mikroorganizmanın türüne ve tuttuğu organa göre bir yol haritası çizilir. Sayfamızı inceleyen hastalarımız için bölümün baktığı rahatsızlıklar şu şekilde gruplandırılmaktadır:

İNTANİYE (ENFEKSİYON BÖLÜMÜ) BAKTIĞI HASTALIKLAR
Grip, Nezle, Zatürre, Bronşit, Farenjit, Sinüzit, Bademcik İltihabı (Tonsillit)
Sistit (Mesane İltihabı), Üretrit, Böbrek Enfeksiyonları (Pyelonefrit)
Gıda Zehirlenmesi, İshal, Dizanteri, Tifo, Kolera, Sarılık (Hepatit A, B, C, D, E)
Selülit, Yılancık (Erizipel), Çıban, Apse, Tırnak ve Cilt Mantarı, Diyabetik Ayak, Kronik Yara Enfeksiyonları
Bel Soğukluğu, Frengi (Sifiliz), Klamidya, HIV (AIDS)
Menenjit, Bruselloz (Peynir Hastalığı), Tüberküloz (Verem), Sıtma, Kene Isırığı (Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi)
A LİFE SAĞLIK GRUBU

A Life Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji kliniklerimizde; solunum yollarından pelvik tabana, yumuşak doku hasarlarından sistemik kronik enfeksiyonlara kadar uzanan tüm tabloları, modern laboratuvar altyapımız ve uzman hekim kadromuzla dünya standartlarında yönetiyoruz.

Ürogenital Enfeksiyonlar

İdrar yolları ve üreme sistemi enfeksiyonları, anatomi olarak birbirine komşu olan ürogenital sistem organlarının bakteri, virüs veya mantarlar nedeniyle iltihaplanmasıdır. Başta mesane iltihabı (sistit) olmak üzere böbrekleri, idrar kanalını (üretrit) ve üreme organlarını etkileyen bu rahatsızlıklar; idrarda yanma, sık tuvalete çıkma, kasık ağrısı ve anormal akıntı gibi belirtilerle kendini gösterir.

Anatomik yerleşim yerine göre idrar yolu ve üreme sistemi enfeksiyonları farklı isimler alır. Klinik başvurularda en sık karşılaşılan ürogenital enfeksiyon çeşitleri şunlardır:

  • Sistit (Mesane Enfeksiyonu): Bakterilerin idrar yolundan girerek mesaneye ulaşmasıyla oluşan, özellikle kadınlarda kısa ürethra (idrar kanalı) boyu nedeniyle çok sık tekrarlayan alt idrar yolu enfeksiyonudur.

  • Pyelonefrit (Böbrek Enfeksiyonu): Alt idrar yollarındaki enfeksiyonun tedavi edilmeyerek yukarıya, yani böbreklere kadar tırmanması durumudur. Hastanede yatış gerektirebilecek ciddi bir tablodur.

  • Üretrit (İdrar Kanalı İltihabı): İdrarı vücut dışına taşıyan kanalın iltihaplanmasıdır. Genellikle cinsel yolla bulaşan mikroorganizmalar bu duruma kaynaklık eder.

  • Vajinit ve Pelvik İnflamatuar Hastalık (PID): Kadın üreme sistemini ilgilendiren, tedavi edilmediğinde tüplerde yapışıklığa ve kısırlığa yol açabilen rahim, yumurtalık ve vajina enfeksiyonlarıdır.

  • Prostatit ve Epididimit: Erkek üreme sisteminde prostat bezinin veya sperm taşıyan kanalların iltihaplanmasıyla seyreden, şiddetli ağrı yaratan enfeksiyon türleridir.

Kendi kendine ilaç kullanmak, ürogenital enfeksiyonlarda semptomların maskelenmesine ve hastalığın böbreklere ya da üreme kanallarına sıçramasına yol açar. A Life Sağlık Grubu laboratuvarlarımızda tanı süreci hızlı ve kesin parametrelerle yürütülür.

İlk adım olarak Tam İdrar Tetkiki (TİT) ile idrarda nitrit, lökosit ve mikroskopik kanama varlığı taranır. Enfeksiyona yol açan bakterinin adını koymak ve hangi ilaca duyarlı olduğunu bulmak için İdrar Kültürü ve Antibiyogram testi istenir. Üreme sistemi enfeksiyonlarından şüphelenildiğinde ise vajinal veya üretral sürüntü örnekleri alınarak PCR yöntemiyle genetik mikrop taraması gerçekleştirilir.

Cilt ve Yumuşak Doku Enfeksiyonları

Cilt, yumuşak doku ve kemik enfeksiyonları; bakteri, mantar veya parazitlerin deri tabakalarına, yağ dokusuna, kas liflerine ya da kemik yapılarına yerleşerek iltihaplanma oluşturmasıdır. Hafif bir kıl kökü apsesinden kemik iliğini tutan osteomiyelite kadar geniş bir klinik yelpazede görülen bu hastalıklar; lokal kızarıklık, şişlik, şiddetli ağrı, yara akıntısı ve yüksek ateşle kendini gösterir.

Deri bütünlüğünün bir kesik, böcek ısırığı, cerrahi işlem veya kronik yara nedeniyle bozulması, mikroorganizmaların derin dokulara sızması için açık kapı bırakır. İntaniye (enfeksiyon hastalıkları) polikliniklerimizde en sık tanı ve tedavisi yapılan cilt ve yumuşak doku enfeksiyonları şunlardır:

  • Selülit: Cildin derin katmanlarını ve hemen altındaki yağ dokusunu hedef alan, sınırları net olarak ayırt edilemeyen, hızla yayılma eğilimindeki kızarıklık ve ödem tablosudur. En sık bacaklarda ve ayaklarda ortaya çıkar.

  • Yılancık (Erizipel): Selülite kıyasla daha yüzeysel deri katmanlarını tutar. Deride parlak, kırmızı, kenarları belirgin şekilde kabarık bir alan oluşturur. Dokunulduğunda şiddetli yanma hissi ve ağrı yaratır.

  • Apse ve Çıbanlar (Furunku / Karbunkul): Kıl köklerinin veya ter bezlerinin bakteriyel istilaya uğraması sonucu içi irinle dolan, dokunulduğunda zonklayan ağrılı sert kitlelerdir.

  • Nekrotizan Fasiit: Çok nadir saptanan ancak derin kas zarlarını saatler içinde eriterek ilerleyen, acil cerrahi müdahale gerektiren ölümcül yumuşak doku enfeksiyonudur (et yiyen bakteri hastalığı).

Kemik İltihabı (Osteomiyelit)

Kemik dokusunun ve kemik iliğinin mikroorganizmalar tarafından istila edilmesine osteomiyelit denir. Genellikle vücudun başka bir yerindeki enfeksiyon odağının kan yoluyla kemiğe sıçraması, açık kırıklar, trafik kazaları veya ortopedik protez ameliyatları sırasında kemik dokusunun dış ortamla temas etmesi sonucu başlar.

Kemik, kan dolaşımının yumuşak dokulara kıyasla daha sınırlı olduğu bir yapıya sahiptir. Bu nedenle kemik iliğine yerleşen enfeksiyonların vücudun kendi savunma mekanizmalarıyla temizlenmesi oldukça zordur. Kronikleşen vakalarda kemik dokusunda beslenme bozulur ve "sekestr" adı verilen ölü kemik parçaları oluşabilir.

Diyabetik Ayak Enfeksiyonları

Şeker hastalarında kan şekerinin uzun süre yüksek seyretmesi, bacak damarlarında tıkanmaya ve ayak sinirlerinde hasara (nöropati) yol açar. Sinir hasarı nedeniyle ağrı hissi ortadan kalktığı için hastalar ayaklarındaki küçük bir sıyrığı, ayakkabı vurmasını veya batmayı fark edemezler.

Fark edilmeyen bu küçük yaralar, yetersiz kan dolaşımının da etkisiyle hızla derinleşir. Günler içinde yumuşak dokuyu aşıp kemik dokusuna ulaşarak diyabetik ayak osteomiyelitine dönüşebilir. Diyabetik ayak enfeksiyonları, erişkin yaş grubunda uzuv kayıplarının (amputasyon) en büyük nedenidir. Sürecin erken evrede bir intaniye uzmanı tarafından antibiyotogram testleriyle yönetilmesi uzuv kaybı riskini doğrudan minimize eder.

Üst ve Alt Solunum Yolu Enfeksiyonları

Üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları, solunum sistemini oluşturan organların bakteri, virüs veya parazit gibi mikroorganizmalar nedeniyle iltihaplanması durumudur. Ses tellerinin yukarısında kalan burun, sinüs, yutak ve bademcik bölgelerini etkileyenlere üst; ses tellerinin altındaki soluk borusu, bronşlar ve akciğerleri tutanlara ise alt solunum yolu enfeksiyonu adı verilir.

Üst solunum yollarını doğrudan etkileyen mikrobik hastalıklar şunlardır:

  • Soğuk Algınlığı (Nezle): Yüzden fazla farklı virüsün yol açtığı, hafif seyirli burun akıntısı, tıkanıklık ve hapşırma ile karakterize enfeksiyon.

  • Grip (İnfluenza): İnfluenza virüsünün neden olduğu, nezleden farklı olarak aniden başlayan yüksek ateş, şiddetli eklem ağrıları ve bitkinlik yaratan klinik tablo.

  • Farenjit (Boğaz İltihabı): Yutak bölgesinin iltihaplanması sonucu ortaya çıkan, boğazda kuruluk, batma hissi ve şiddetli yutkunma zorluğu.

  • Tonsillit (Bademcik İltihabı): Genellikle bakteriyel kaynaklı olan, bademciklerin kızarıp şişmesi ve üzerinde beyaz iltihap odaklarının (kript) oluşması durumu.

  • Sinüzit: Yüz kemiklerinin içindeki sinüs boşluklarının iltihapla dolmasıyla oluşan, öne eğilmekle artan zonklayıcı baş ve yüz ağrısı.

  • Larenjit: Ses tellerinin bulunduğu bölgenin ödemlenmesiyle kendini gösteren, belirgin ses kısıklığı ve havlar tarzda kuru öksürük enfeksiyonu.

Solunum yolu şikayetleriyle A Life Sağlık Grubu polikliniklerimize başvuran hastalarda, enfeksiyonun üst solunum yolunda mı kaldığı yoksa akciğerlere mi indiği uzman hekimlerimizin stetoskop ile yaptığı detaylı fiziki muayenede büyük oranda netleşir. Ancak kesin tanı ve doğru ilaç seçimi için modern laboratuvar altyapımız devreye girer.

Hastalığın tedavisinde en büyük hata, virüs kaynaklı bir enfeksiyona karşı hemen antibiyotik kullanmaya başlamaktır. Laboratuvarlarımızda yapılan Tam Kan Sayımı (Hemogram), CRP (C-Reaktif Protein) seviyesi ve gerekli durumlarda Boğaz / Balgam Kültürü testleri sayesinde enfeksiyonun virüslerden mi yoksa bakterilerden mi kaynaklandığı kesin olarak ayrıştırılır. Eğer akciğer tutulumundan (Zatürre veya Bronşit) şüpheleniliyorsa, dijital röntgen ünitelerimizde çekilen Akciğer Grafisi ile enfeksiyonun boyutu net bir şekilde görüntülenir.

Sindirim Sistemi ve Mide-Bağırsak Enfeksiyonları

Sindirim sistemi ve mide-bağırsak enfeksiyonları (gastroenterit); bakteri, virüs veya parazitlerin sindirim kanalına yerleşerek mide ve bağırsak mukozasında iltihaplanmaya yol açmasıdır. Halk arasında mide üşütmesi, bağırsak üşütmesi veya gıda zehirlenmesi olarak da adlandırılan bu durum; dışkı sıklığının artması, sulu ishal, bulantı, kusma ve kıvrandıran karın ağrıları ile karakterizedir.

Sindirim sistemini istila eden mikroorganizmalar genellikle kirli içme suları, iyi yıkanmamış besinler veya hijyen kurallarına uyulmayan ortak kullanım alanları aracılığıyla vücuda alınır. İntaniye (enfeksiyon hastalıkları) polikliniklerimizde teşhis edilen vakalar temel olarak üç grupta incelenir:

  • Viral Enfeksiyonlar: Özellikle kış ve bahar aylarında salgınlara yol açan Norovirüs ve çocuklarda ağır ishallere neden olan Rotavirüs bu grubun en yaygın üyeleridir. Antibiyotik tedavisine yanıt vermezler ve hızla bulaşırlar.

  • Bakteriyel Enfeksiyonlar: Yaz aylarında açıkta kalan, iyi pişmemiş veya hijyenik olmayan gıdalarda çoğalan Salmonella, E. coli ve Campylobacter gibi bakteriler bağırsak duvarına zarar verir. Halk arasında bu tabloya genellikle gıda zehirlenmesi denir.

  • Paraziter Enfeksiyonlar: Ameba histolytica (amipli dizanteri) veya Giardia gibi parazitlerin neden olduğu, genellikle daha uzun süren, kanlı ya da mukuslu dışkılama ile seyreden enfeksiyon türleridir.

Mide-bağırsak şikayetleriyle A Life Sağlık Grubu acil servis veya enfeksiyon hastalıkları polikliniklerimize başvuran hastalarda ilk hedef, kaybedilen sıvının yerine konmasıdır. Kesin teşhis için hastadan alınan dışkı örneği üzerinde Gaita Mikroskopisi, Gaita Kültürü ve Rota/Adenovirüs Antijen Testleri uygulanır. Bu analizler sayesinde ishalin mikrobik mi, paraziter mi yoksa zehirlenmeye mi bağlı olduğu net bir şekilde saptanır.

İshal ve kusma, aslında vücudun içindeki zararlı mikropları ve toksinleri dışarı atmak için geliştirdiği doğal bir savunma mekanizmasıdır. Doktor kontrolü dışında rastgele ishal kesici (antidiyareik) ilaçlar kullanmak, zehirli maddelerin bağırsak içinde hapsolmasına ve enfeksiyonun daha da derinleşerek kana karışmasına (sepsis) neden olabilir.

Karaciğer Hastalıkları ve Viral Hepatitler (A, B, C, D, E)

Hepatit, en yalın tanımıyla karaciğer dokusunun virüsler, toksik maddeler, alkol veya bazı ilaçlar nedeniyle iltihaplanması durumudur. Halk arasında genellikle "sarılık" olarak bilinen viral hepatitler (A, B, C, D, E), erken dönemde teşhis edilip kontrol altına alınmadığında karaciğer sirozuna ve karaciğer kanserine zemin hazırlayabilen enfeksiyon hastalıklarıdır.

Karaciğer, kendi dokusunu yenileme yeteneği yüksek ve oldukça sabırlı bir organdır. Bu nedenle özellikle Hepatit B ve Hepatit C enfeksiyonları, yıllarca hiçbir bariz belirti göstermeden sinsi bir şekilde ilerleyebilir. Hücre hasarı arttıkça veya hastalık akut (ani) faza geçtiğinde şu semptomlar belirginleşir:

  • Göz Aklarında ve Ciltte Sararma: Kandaki bilurubin maddesinin karaciğer tarafından süzülemeyip birikmesi sonucu oluşan klasik sarılık tablosu.

  • Koyu Renkli İdrar: İdrar renginin çay veya kola rengine benzer şekilde belirgin derecede koyulaşması.

  • Açık Renkli Dışkılama: Safra akışının bozulması nedeniyle dışkı renginin kil veya macun gibi soluk bir renk alması.

  • Aşırı Halsizlik ve Sürekli Yorgunluk: Karaciğerin metabolik işlevlerini yerine getirememesine bağlı gelişen, dinlenmekle geçmeyen bitkinlik hali.

  • Sağ Üst Kadran Ağrısı: Karaciğerin büyüyerek kendi kapsülünü germesi sonucu sağ kaburga yayının hemen altında hissedilen künt ağrı ve dolgunluk hissi.

Rutin kan kontrollerinde saptanan ALT ve AST enzimlerinin yüksekliği, karaciğer hücrelerinin parçalandığını ve içeriğinin kana sızdığını gösteren ilk alarmdır. Ancak enzim yüksekliği tek başına "hepatit" teşhisi koydurmaz. Kesin tanı için virüslerin genetik materyalini arayan ileri laboratuvar testlerine ihtiyaç vardır.

A Life Sağlık Grubu laboratuvar altyapımızda, hepatit şüphesi olan hastalarda öncelikle Elisa Testleri ile kanda virüse karşı oluşmuş antikorlar (Anti-HBs, Anti-HCV vb.) veya virüsün parçaları (HBsAg) taranır. Tarama testi pozitif çıkan hastalarda ise Hepatit PCR (Viral Yük) testi devreye sokulur. PCR teknolojisi, kanın içinde kaç adet virüs kopyası bulunduğunu milimetrik olarak hesaplar. Gerekli durumlarda karaciğerdeki hasarın derecesini, yağlanmayı ve sertleşmeyi (fibrozis) anlamak için cerrahi olmayan Görüntüleme Yöntemleri veya karaciğer biyopsisi uygulanır.

Enfeksiyon Hastalıkları Bölümüne Hangi Belirtilerle Gidilmelidir?

Enfeksiyon hastalıkları bölümüne; nedeni açıklanamayan dirençli yüksek ateş, titreme, gün boyu süren şiddetli ishal ve kusma, idrar yaparken keskin yanma, ciltte aniden yayılan kızarıklık ve ısı artışı gibi belirtilerle gidilmelidir. Ayrıca kene yapışması, hayvan ısırmaları veya sarılık şüphesi yaratan göz aklarında sararma gibi durumlarda da doğrudan intaniye uzmanına başvurulmalıdır.

Vücuda giren mikrobik etkenler, bağışıklık sistemini harekete geçirerek belirli alarmlar verir. Belirtileri kontrol eden hastalarımızın vakit kaybetmeden bir enfeksiyon hastalıkları (intaniye) uzmanına başvurmasını gerektiren temel şikayetler şunlardır:

Düşmeyen Dirençli Yüksek Ateş ve Titreme

Ateş tek başına bir hastalık değildir. Vücudun içerideki zararlı bir bakteri veya virüsle savaştığını gösteren en net savunma mekanizmasıdır. Koltuk altından yapılan ölçümlerde 38°C ve üzeri çıkan, standart ateş düşürücü ilaçlara rağmen düşmeyen veya düşüp birkaç saat sonra tekrar yükselen ateş tablolarında mutlaka bir enfeksiyon odağı aranmalıdır. Ateşe eşlik eden şiddetli titreme, üşüme nöbetleri ve gece terlemeleri genellikle mikrobun kana karıştığının ya da derin bir dokuda apseleştiğinin habercisidir.

Şiddetli, Sulu ve Geçmeyen Akut İshal

Günde 3 defadan fazla, sulu veya cıvık dışkılama ishal olarak kabul edilir. İshalin yanında mide bulantısı, durdurulamayan kusma ve kıvrandıran karın krampları varsa bu durum bir gıda zehirlenmesine veya bağırsak enfeksiyonuna (gastroenterit) işaret eder. Özellikle dışkıda kan, mukus (sümüklü yapı) görülmesi veya dışkı renginin siyaha dönmesi, bakteriyel veya paraziter hasarın derinleştiğini gösterir.

İdrar Yaparken Keskin Yanma ve Sızı

Küçük tuvalete çıkarken idrar kanalında hissedilen batma, keskin yanma hissi, sık sık tuvalete gitme ihtiyacına rağmen çok az idrar yapabilme alt idrar yolu enfeksiyonunun (sistit) klasik belirtileridir. Şikayetlere sağ veya sol böbrek hizasında (yan bölgede) şiddetli bir ağrı ve yüksek ateş ekleniyorsa, enfeksiyon böbreklere sıçramış demektir.

Ciltte Aniden Yayılan Kızarıklık, Ödem ve Isı Artışı

Vücudun herhangi bir yerinde, özellikle bacaklarda veya kollarda oluşan küçük bir sıyrık ya da böcek ısırığı sonrasında gelişen durumlar tehlikeli olabilir. Ciltte aniden başlayan, sınırları saatler içinde genişleyen, dokunulduğunda normal deriye göre çok daha sıcak ve ağrılı olan parlak kızarıklıklar selülit veya yılancık gibi ciddi derin doku enfeksiyonlarının işaretidir.

Göz Aklarında Sararma ve İdrar Renginde Değişim

Aynaya bakıldığında gözün beyaz kısımlarında veya cilt renginde belirgin bir sararma fark edilmesi, karaciğer işlevlerinin bozulduğunu gösterir. Buna ek olarak idrar renginin koyulaşarak çay veya kola rengini alması, dışkının ise beyaz/kil rengi gibi soluk bir hal alması viral hepatit (bulaşıcı sarılık) enfeksiyonlarının en tipik belirtileridir.

Ne Zaman Acil Olarak İntaniye Uzmanına Başvurulmalı?

Bazı enfeksiyon belirtileri poliklinik randevusu bekletilmeyecek kadar aciliyet arz eder. Özellikle kene yapışması, kuduz riski taşıyan sahipsiz hayvan ısırmaları veya tırmalamaları, paslı çivi veya metal kesikleri gibi durumlarda ilk 24 saat içinde aşı ve profilaksi (koruyucu tedavi) süreçlerinin başlatılması gerekir.

Aynı şekilde, bağışıklık sistemi zaten zayıf olan kanser hastalarının, kemoterapi görenlerin veya diyabet (şeker) hastalarının yaşadığı en ufak bir ateş yükselmesi veya ayak yarası, normal bireylere kıyasla çok daha hızlı ilerleme eğilimindedir. Bu gruptaki hastaların belirtileri fark ettiği an acil olarak enfeksiyon hastalıkları birimine başvurması hayati önem taşır.

Vücudunuzda düşmeyen bir ateş, geçmeyen bir ishal, idrar yaparken sızı veya cildinizde ağrılı kızarıklıklar varsa; enfeksiyon etkeninin kan yoluyla tüm vücudunuza yayılmasını önlemek adına vakit kaybetmeden A Life Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji bölümümüzle iletişime geçebilir, uzman hekim kadromuzdan randevu alabilirsiniz.

Klinik Referanslar ve Akademik Kanıtlar

  • Infectious Diseases Society of America (IDSA): Sepsis, pnömoni, dirençli bakteriyel enfeksiyonlar ve HIV/AIDS yönetimi üzerine kanıta dayalı tıp (Evidence-Based Medicine) prensipleriyle hazırlanan küresel klinik kılavuzlar. IDSA Klinik Rehberleri → →
  • Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği: Türkiye'de görülen viral hepatitler, zoonotik enfeksiyonlar (Kırım-Kongo vb.) ve ulusal antibiyotik kullanım stratejileri üzerine güncel yerel rehberler. KLİMİK Ulusal Kılavuzları → →
  • PubMed / The Lancet Infectious Diseases: Antimikrobiyal direnç mekanizmaları, yeni nesil antiviral tedaviler ve küresel salgınların epidemiyolojik analizi üzerine hakemli bilimsel makale veri tabanı. Bilimsel Araştırma Arşivi (PMID: 31622312) → →
  • Centers for Disease Control and Prevention (CDC) - Infection Control: Hastane enfeksiyonlarının önlenmesi, bağışıklama (aşılama) protokolleri ve bulaşıcı hastalıkların kontrolü üzerine resmi uluslararası standartlar. CDC Enfeksiyon Protokolleri → →

Sıkça Sorulan Sorular

Enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji bölümü; bakteri, virüs, mantar ve parazit gibi mikroorganizmaların vücutta yol açtığı tüm bulaşıcı ve ateşli hastalıkların teşhisi, takibi ve tedavisiyle ilgilenir. Doğrudan mikroorganizmayı hedef alan antimikrobiyal tedavilerin planlanması ve hastane enfeksiyonlarının kontrolü de bu bölümün uzmanlık alanıdır.

Halk arasında sıkça kullanılan "İntaniye", günümüz tıp literatüründeki Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji bölümünün eski adıdır. Arapça kökenli "intan" (bulaşma/enfeksiyon) kelimesinden türetilmiştir. Dolayısıyla hastanelerde intaniye polikliniği veya intaniye doktoru arayan hastaların, Enfeksiyon Hastalıkları bölümünden randevu alması gerekir.

Enfeksiyon hastalıkları uzmanı; grip, hepatit, tüberküloz, menenjit, HIV, Covid-19, ishaller, parazit hastalıkları ve kaynağı bilinmeyen ateşli tabloları tedavi eden tıp doktorudur. Uzman hekim, hastayı klinik olarak muayene etmenin yanı sıra mikrobiyoloji laboratuvarında kültür ve antibiyotik duyarlılık testlerini bizzat analiz ederek en doğru antibiyotik veya antiviral tedaviyi belirler.

Yetişkinlerde akut veya kronik idrar yolu enfeksiyonu (sistit, piyelonefrit) şikayetleri için öncelikli olarak Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji veya Üroloji (Bevliye) bölümlerine gidilir. Kadınlarda tekrarlayan dirençli idrar yolu enfeksiyonlarında Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı, çocuklarda ise Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (veya Çocuk Enfeksiyon) uzmanı tercih edilmelidir.

Bulantı, kusma, şiddetli karın ağrısı, ateş ve sulu/kanlı ishal ile seyreden bağırsak enfeksiyonları (gastroenterit) için Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji bölümüne gidilmesi gerekir. Enfeksiyon uzmanı, dışkı analizi ve kültür sonuçlarına göre hastalığın bakteriyel, viral veya paraziter olup olmadığını ayırt ederek sıvı desteği ve gerekirse hedefe yönelik ilaç tedavisi uygular.

Vajinal akıntı, kaşıntı, yanma ve koku gibi vajinal enfeksiyon (vajinit) şikayetleri için doğrudan Kadın Hastalıkları ve Doğum (Jinekoloji) bölümüne gidilmesi gerekir. Enfeksiyon hastalıkları uzmanları tüm sistemik enfeksiyonlara baksa da, vajinal bölgenin anatomik yapısı, sürüntü testleri ve lokal tedavileri (fitil, krem) jinekoloji uzmanlığının doğrudan alanıdır.

Çocuk enfeksiyon hastalıkları bölümü; 0-18 yaş grubundaki çocuklarda görülen dirençli ve uzun süren ateş, çocukluk çağı döküntülü hastalıkları (kızamık, suçiçeği vb.), tekrarlayan orta kulak ve bademcik iltihapları, kemik-eklem enfeksiyonları, tüberküloz, hepatit ve doğumsal (konjenital) enfeksiyonların tanı ve tedavisine bakan yandal uzmanlık dalıdır.

Kulak önü tükürük bezi olan parotis bezinde oluşan enfeksiyon hastalıklarına tıpta parotit denir. En bilinen viral örneği kabakulaktır; ayrıca bakteriyel tıkanıklıklar da buna yol açabilir. Bu hastalığın teşhis ve tedavisi için öncelikle Enfeksiyon Hastalıkları veya Kulak Burun Boğaz (KBB) polikliniğinden randevu alınmalıdır.

Tıp tarihinde ve günümüzde ölüm oranı en yüksek, en tehlikeli enfeksiyon hastalıkları arasında; kuduz (belirti gösterdikten sonra %100'e yakın ölümcül), Ebola ve Marburg gibi hemorajik ateş virüsleri, HIV/AIDS, bakteriyel menenjit, pnömonik veba, tüberküloz ve dirençli hastane enfeksiyonları (sepsis) yer almaktadır.

Enfeksiyon hastalıkları bölümü tanı koymak için kan sayımı (HEMOGRAM), CRP, Sedimantasyon, idrar analizi, tam dışkı incelemesi, kan/idrar/yara kültürleri, boğaz sürüntüsü, hepatit ve HIV için serolojik/ELISA testleri ile etken virüsü doğrudan saptayan PCR (moleküler) testlerini kullanır. Gerektiğinde röntgen ve tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinden de yararlanılır.

Kemik enfeksiyonu (osteomiyelit), tedavisi uzun süren ve multidisipliner yaklaşım gerektiren ciddi bir tablodur. Bu hastalar için hem cerrahi temizlik (debridman) yapacak deneyimli bir Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı hem de damardan uzun süreli (4-6 hafta) antibiyotik tedavisini yönetecek bir Enfeksiyon Hastalıkları uzmanının birlikte takibi hayati önem taşır.

Dirençli, tekrarlayan veya kaynağı bulunmayan ateşli hastalıklarda en iyi enfeksiyon doktorunu seçerken; hekimin özellikle "kronik enfeksiyonlar", "bağışıklık sistemi baskılanmış hasta takibi" veya "akademik çalışma yoğunluğu" gibi alanlardaki klinik tecrübesine bakılmalıdır. Üniversite ve eğitim araştırma hastanelerinde görev yapan profesör ve doçent kadroları, zor vakaların yönetiminde geniş laboratuvar imkanları nedeniyle avantaj sağlar.

Ankara, Türkiye’nin en köklü tıp fakültelerine ve en büyük sağlık üslerine ev sahipliği yapması nedeniyle Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji alanında dünya standartlarında bir profesör ve uzman kadrosuna sahiptir. Kronik hepatitler, seyahat hastalıkları, HIV, nedeni bilinmeyen dirençli ateş veya bağışıklık sistemi baskılanmış hasta enfeksiyonları gibi karmaşık tablolarda uzman bir görüş almak hayati önem taşır.

A Life Sağlık Grubu olarak Ankara'daki şubelerimizde (Pursaklar, Etimesgut, Altındağ), enfeksiyon hastalıkları tanı ve tedavi süreçlerini en yüksek tıbbi standartlarda yürütüyoruz.

Enfeksiyon hastalıkları polikliniğine gitmeden önce, eğer varsa daha önce yapılmış kan-idrar tahlilleri, kültür sonuçları, çekilen akciğer filmleri ve o ana kadar kullanılmış olan antibiyotiklerin isimleri mutlaka yanınızda bulundurulmalıdır. Doğru tanı için özellikle ateş seyri ve şikayetlerin başlangıç günü hekime eksiksiz aktarılmalıdır.

Enfeksiyon Hastalıkları | Klinik Mikrobiyoloji Doktorları

Etimesgut Enfeksiyon Hastalıkları | Klinik Mikrobiyoloji Doktorları

Enfeksiyon Hastalıkları | Klinik Mikrobiyoloji

Enfeksiyon Hastalıkları | Klinik Mikrobiyoloji

Pursaklar Enfeksiyon Hastalıkları | Klinik Mikrobiyoloji Doktorları

Enfeksiyon Hastalıkları | Klinik Mikrobiyoloji

İlgili Makaleler

Uyuz Nedir: Belirtiler & Tedavi

İnsan derisinde parazit olarak yaşayan mikroskobik bir akar türü olan Sarcoptes scabiei var. hominis’in neden olduğu, yoğun …

Detaylı Bilgi

Sepsis Nedir?

Sepsis, vücudun bir enfeksiyona karşı verdiği aşırı ve kontrolsüz tepki sonucu oluşan hayati tehlike yaratan bir durumdur. Enfeksi…

Detaylı Bilgi

Covid Aşısı

Covid aşısı olan kişiler, Covid-19’a yeniden yakalanma riski azalmış olsa da tamamen sıfıra indirgenemez. Aşının etkisi, kişinin bağışıklık …

Detaylı Bilgi

Uyuz Belirtileri Nelerdir?

Eğer vücudunuzda aşağıdaki belirtileri gözlemliyorsanız, uyuz ihtimali oldukça yüksektir: Şiddetli Gece Kaşıntısı…

Detaylı Bilgi

Viral Enfeksiyon Nedir? | Neden Olur?

Viral enfeksiyonlar, mikroskobik canlılar olan virüslerin vücuda girmesi ve çoğalması sonucu oluşan hastalıklardır. Soğuk a…

Detaylı Bilgi

Sıtma Nedir?

Sıtma, sivrisinekler tarafından bulaşan, dünyada milyonlarca insanı etkileyen ciddi ve bazen ölümcül bir hastalıktır. Pa…

Detaylı Bilgi

Tifo Nedir?

Tifo, Salmonella Typhi bakterisinin neden olduğu, yüksek ateş, baş ağrısı, karın ağrısı ve ishal gibi belirtilerle kendini göstere…

Detaylı Bilgi

HSP Hastalığı (Henoch-Schönlein Purpurası) Nedir?

HSP hastalığı, tam adıyla Henoch-Schönlein purpurası, küçük kan damarlarının iltihaplanmasıyla karakterize bir hastalı…

Detaylı Bilgi

Mide Gribi

Mide gribi, "viral gastroenterit" olarak da bilinen, mide ve bağırsakları etkileyen bulaşıcı bir hastalıktır. Genellikle virüslerin ned…

Detaylı Bilgi

Yardıma mı ihtiyacınız var ?

7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.

Hızlı Başvuru Formu

Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz