E-Sonuç E-Sonuç Telefon 0 (850) 888 54 33
Menü
Randevu E-Randevu

Yağ Enjeksiyonu (Yağ Transferi) Nedir? Nasıl Yapılır? Kalıcı mı?

Yağ Enjeksiyonu (Otolog Yağ Transferi) Nedir?

Yağ enjeksiyonu, kişinin kendi vücudundan (karın, bel veya uyluk gibi donör alanlardan) liposuction yöntemiyle alınan canlı yağ hücrelerinin özel saflaştırma işlemlerinden geçirildikten sonra hacim kaybı bulunan ya da şekillendirilmek istenen bölgelere enjekte edilmesi işlemidir. Tıp literatüründeki resmi adı otolog yağ transferi olan bu estetik cerrahi prosedürü, vücuda tamamen kişinin kendi canlı dokusu aktarıldığı için alerjik reaksiyon ve doku reddi riskini sıfıra indirir.

Sentetik hyalüronik asit dolguların aksine otolog yağ dokusu, bünyesinde barındırdığı yüksek orandaki adipoz kaynaklı kök hücreler (ADSC) sayesinde sadece hacim kazandırmakla kalmaz; uygulandığı alandaki cilt kalitesini, mikrosirkülasyonu ve doku esnekliğini belirgin şekilde artırır. Hem rejeneratif (doku yenileyici) hem de rekonstrüktif (yeniden yapılandırıcı) etkiye sahip bu biyolojik dolgu materyali, estetik ve plastik cerrahinin en güvenli hacimlendirme araçlarından biridir.

Yağ Enjeksiyonu Kimlere Yapılır ve Kimler İçin Uygun Değildir?

Yağ enjeksiyonu; yaşlanmaya veya kilo kaybına bağlı olarak yüzünde, göğüslerinde, kalçasında, bacaklarında veya el sırtında hacim kaybı ve çöküklük yaşayan, vücudunda kök hücreden zengin yağ alınabilecek yeterli donör sahası bulunan ve yapay sentetik dolgular yerine doğal dokularıyla estetik görünüm elde etmek isteyen bireylere uygulanır. Aynı zamanda derin yara izleri (skarlar), çökük çene yapısı, çukurlaşmış göz altları ve asimetrik doku kayıpları bulunan kişiler bu operasyon için ideal adaylardır.

Buna karşın otolog yağ transferinin kesinlikle uygulanamayacağı ve klinik olarak elverişsiz kabul edilen hasta grupları şunlardır:

  • Vücut kitle indeksi aşırı düşük olan, donör sahalarında (karın, bel, uyluk) emilecek düzeyde yeterli yağ dokusu rezervi bulunmayan çok zayıf bireyler.

  • Aktif kemoterapi veya radyoterapi süreci devam eden, metastatik ya da lokalize kanser tedavisi gören hastalar.

  • Ağır kanama-pıhtılaşma bozukluğu (hemofili vb.) olan veya yüksek doz kan sulandırıcı kullanımını tıbbi nedenlerle sonlandıramayan kronik hastalar.

  • Enjeksiyon yapılacak hedef alanda aktif enfeksiyonu, açık yarası veya ileri derece lezyonu bulunan kişiler.

  • Operasyonun biyolojik sınırlarını kavramayan, erime ve kalıcılık oranlarını göz ardı ederek tek seansta imkansız sonuçlar bekleyen bireyler.

Yağ Enjeksiyonu Nasıl Yapılır?

Yağ enjeksiyonu, operasyonun yapılacağı anatomik bölgenin genişliğine ve çekilecek yağ hacmine bağlı olarak lokal anestezi, sedasyon veya genel anestezi altında steril ameliyathane koşullarında gerçekleştirilir. Yağ enjeksiyonu ne kadar sürer sorusunun teknik yanıtı, donör alandan yağın çekilmesi, saflaştırılması ve hedef alana işlenmesi süreçleri dahil olmak üzere ortalama 1 ila 3 saat arasındadır.

Prosedürün başarı faktörünü oluşturan temel uygulama basamakları iki ana cerrahi aşamada yürütülür:

Donör Bölgeden Yağın Alınması (Liposuction) ve Saflaştırma (Santrifüj)

Cerrahi süreç, yağ hücrelerinin canlılığını korumak amacıyla özel olarak tasarlanmış düşük negatif basınçlı vakum sistemleri ve ince, künt uçlu kanüller yardımıyla donör alana (genellikle alt karın veya uyluk içi) girilmesiyle başlar. Dokulara zarar vermeyen travmasız Atraumatik Liposuction yöntemiyle çekilen yağ-sıvı karışımı (aspirat), adiposit hücrelerinin zarlarını patlatmayacak hassasiyette toplanır.

Toplanan ham yağ dokusu, bünyesindeki serum, kan elemanları, serbest yağ asitleri ve tümesent solüsyondan arındırılmak üzere kapalı devre santrifüj cihazlarında veya özel yıkama-süzme filtre sistemlerinde (yıkanmış yağ grefti) işlenir. Bu saflaştırma aşaması sonucunda geriye, transplantasyona hazır, yüksek canlılık oranına ve yoğun kök hücre içeriğine sahip pürüzsüz konsantre yağ grefti kalır.

Yağ Dokusunun Hedef Bölgeye Kanüllerle Enjekte Edilmesi

Saflaştırılan canlı yağ hücreleri, mikroskobik boyutlardaki (1-2 mm) enjeksiyon kanüllerine aktarılarak hedef dokuya transfer edilmeye hazır hale getirilir. Plastik cerrah, uygulama yapılacak alanda milimetrik giriş noktaları belirleyerek yağ greftini tek bir noktaya küme halinde değil; katman katman ve "tünelleme tekniği" (micro-droplet) kullanarak enjekte eder.

Yağ hücrelerinin transplantasyon sonrası yaşamını sürdürebilmesi (vaskülarizasyon), enjekte edilen her bir yağ damlacığının etrafındaki canlı doku kılcal damarlarıyla temas etmesine bağlıdır. Kas içi, kas altı ve cilt altı fasyal planlara mikro damlalar halinde dağıtılan yağ hücreleri, yeni kan damarlarının oluşumuyla (anjiyojenez) hedef dokuya beslenerek kalıcı şekilde entegre olur.

Yağ Enjeksiyonu Kalıcı mıdır? Yağ Hücrelerinin Tutunma Oranı

Yağ enjeksiyonu ile transfer edilen yağ dokusunun ortalama %40 ila %60'ı ilk 3 ila 6 ay içinde vücut tarafından doğal olarak emilirken; çevresindeki kılcal damarlarla birleşip canlılığını koruyan (vaskülarize olan) %40 ila %50'lik kısım ömür boyu kalıcı hale gelir. Dolayısıyla işlem tek seferlik geçici bir sentetik uygulama değil, dokunun kendi yaşam döngüsüne entegre olduğu kalıcı bir canlı doku naklidir.

İlk 6 aylık kritik adaptasyon evresinden sonra hayatta kalan adiposit (yağ) hücreleri, artık uygulandıkları anatomik bölgenin kendi doğal dokusu gibi davranır. Kilo alıp verdiğinizde bu transfer edilen yağ hücreleri de vücudun diğer alanlarındaki yağlar gibi genişler veya küçülür. Plastik cerrahide ilk uygulamada hedeflenen hacmin bir miktar üzerinde (over-correction) enjeksiyon yapılmasının temel sebebi, ilk aylarda yaşanacak olan bu fizyolojik emilim miktarını tolere etmek ve nihai formda tam simetriyi yakalamaktır.

Yağ Enjeksiyonunun Avantajları ve Dezavantajları Nelerdir?

Otolog yağ transferi, sentetik hacimlendirme ajanlarına kıyasla hem estetik hem de rekonstrüktif açıdan benzersiz klinik üstünlüklere sahiptir. Ancak her cerrahi prosedürde olduğu gibi biyolojik doğasından kaynaklanan belirli kısıtlılıkları ve dikkat edilmesi gereken noktaları da mevcuttur.

İşlemin avantajları ve dezavantajları şu klinik başlıklar altında kıyaslanabilir:

  • Avantajları:

    • Tam Biyouyumluluk: Kişinin kendi canlı dokusu kullanıldığı için yabancı cisim reaksiyonu, enfeksiyon reddi, granülom oluşumu ve alerji riski kesinlikle yoktur.

    • Kök Hücre Desteği ve Cilt Yenileme: Yağ dokusundaki kök hücreler (ADSC), enjekte edildiği alanda kolajen sentezini tetikleyerek cilt kalitesini, elastikiyetini ve rengini belirgin biçimde gençleştirir.

    • Kalıcı ve Doğal Sonuçlar: Sentetik dolgular gibi 6-12 ayda tamamen eriyip kaybolmaz; damarlanan yağ hücreleri ömür boyu varlığını sürdürür.

    • Çift Yönlü Estetik Etki: Donör bölgedeki (karın, bel vb.) fazla yağlar liposuction ile temizlenirken, hacim kaybolan bölgeye transfer edilerek tek seansta vücut konturu şekillendirilir.

  • Dezavantajları:

    • Emilim Kriteri ve Rötuş İhtiyacı: Transfer edilen yağın ilk aylardaki emilim oranı kişiden kişiye (sigara kullanımı, doku kanlanması vb.) değiştiğinden, istenilen hacim için bazen 6 ay sonra ikincil bir rötuş seansı gerekebilir.

    • Cerrahi Süreç Gereksinimi: Enjeksiyon için donör alandan liposuction ile yağ alınması gerektiğinden işlem basit bir enjeksiyon değil, ameliyathane koşullarında yapılan cerrahi bir prosedürdür.

Otolog yağ transferi ile sentetik hyalüronik asit dolgu uygulamalarının biyolojik, operasyonel ve klinik performans kriterleri aşağıdaki karşılaştırma tablosunda detaylandırılmıştır:

Otolog Yağ Enjeksİyonu ve Hyalüronİk Asİt Dolgu Karşılaştırma

Karşılaştırma Kriteri Otolog Yağ Enjeksiyonu Sentetik Hyalüronik Asit Dolgular
Materyal Kaynağı Hastanın kendi vücudundan (karın, bel, basen) alınan canlı yağ dokusu. Laboratuvar ortamında biyo-teknolojik olarak üretilen hyalüronik asit.
Alerji ve Doku Reddi Sıfırdır; %100 biyouyumlu, hastanın kendi canlı dokusudur. Çok nadir de olsa dışarıdan verilen maddeye bağlı reaksiyon riski taşır.
Etki Süresi & Kalıcılık İlk aylardaki tutunma aşamasından sonra kalan canlı yağ kalıcıdır. Geçicidir; moleküler çapraz bağ yapısına göre 6 - 18 ay içinde erir.
Cilt Rejenerasyonu (Yenilenme) Çok Yüksektir; kök hücre (ADSC) içeriğiyle cilt kalitesini hücresel düzeyde artırır. Sadece su moleküllerini tutarak hacim verir; hücresel kök hücre etkisi yoktur.
Uygulama Koşulları Sedasyon veya genel anestezi altında ameliyathane şartlarında liposuction ile yapılır. Klinik/muayenehane ortamında lokal anestezik kremlerle 15-20 dakikada uygulanır.
Geniş Alan Hacimlendirme Mükemmeldir; yüz, meme, kalça (BBL) gibi alanlara yüksek hacimde güvenle enjekte edilir. Sınırlıdır; geniş vücut alanlarında maliyeti çok yüksek ve tıbben pratik değildir.
A LIFE SAĞLIK GRUBU | PLASTİK CERRAHİ

Yağ Enjeksiyonu Hangi Bölgelere Uygulanabilir?

Otolog yağ transferi, vücudun doku çöküklüğü, hacim kaybı veya asimetri gösteren hemen her anatomik bölgesinde güvenle uygulanabilen son derece esnek bir estetik cerrahi prosedürdür. Enjeksiyonun uygulanacağı bölgeye göre özel kanül çapları ve saflaştırma teknikleri (mikro-yağ, nano-yağ) tercih edilir.

İşlemin en sık uygulandığı birincil anatomik alanlar şunlardır:

  • Yüz Bölgesi Yağ Enjeksiyonu: Şakaklar, elmacık kemikleri, nasolabial oluklar ve çene ucundaki çöküklükleri doldurarak yüze gençlik hacmini geri kazandırır.

  • Göz Altı ve Morluk Tedavisi (Nano-Fat): Sıvılaştırılmış nano-yağ grefti sayesinde göz altı torbalanmalarını, morlukları ve koyu halkaları kök hücre gücüyle onarır.

  • Meme (Göğüs) Yağ Enjeksiyonu: Protez kullanmak istemeyen hastalarda memeye doğal dolgunluk ve simetri kazandırır.

  • Popo Şekillendirme (BBL - Brazilian Butt Lift): Belden alınan yağların kalçaya enjekte edilmesiyle kıvrımlı ve dik bir kalça formu oluşturur.

  • El Sırtı, Dudak ve Bacak Eğrilikleri: Yaşlanmayla damarları belirginleşen el sırtını gençleştirir, dudaklara doğal hacim verir ve parantez bacak görünümünü düzeltir.

Yağ Enjeksiyonu Sonrası İyileşme Süreci ve Ödem Dağılımı

Yağ enjeksiyonu sonrası iyileşme dönemi, transfer edilen canlı adiposit hücrelerinin hedef dokuda yeni kılcal damarlarla birleştiği (vaskülarizasyon) ve donor sahadaki liposuction alanlarının toparlandığı son derece konforlu bir süreçtir. Operasyondan hemen sonra hem yağın çekildiği donor bölgede hem de enjeksiyon yapılan alanda ödem, hafif morarma ve dolgunluk hissinin oluşması, dokunun iyileşme yanıtının ve fizyolojik adaptasyonunun doğal bir parçasıdır.

Postoperatif dönemde hastayı bekleyen kronik iyileşme ve bakım adımları şu şekildedir:

  • İlk 24-48 Saat (Erken Bakım ve İstirahat): Enjeksiyon yapılan alanlara basınç, masaj veya sert temas uygulanmamalıdır; aşırı baskı yeni transfer edilen yağ hücrelerinin kanlanmasını bozarak erimesine yol açar. Donor bölgeye sızıntıları önlemek için pansuman yapılır ve hafif kompresyon korse giydirilir.

  • 1. Hafta (Ödem ve Morluk Zirvesi): Şişlik ve morarmalar ilk 3-4 günde pik yapar; ardından hızla sararmaya başlar. Yüz bölgesine yapılan uygulamalarda 5-7 gün içinde, vücut bölgesindeki uygulamalarda ise 7-10 gün içinde sosyal ve mesleki hayata rahatlıkla dönülür.

  • 1. Ay (Geçici Emilim Evresi): Transfer edilen yağ dokusunun damarlanamayan %30-40'lık kısmı bu dönemde vücut tarafından kademeli olarak emilir. Şişliklerin %80'i sönerek doku doğal yumuşaklığına kavuşmaya başlar.

  • 3. ila 6. Ay (Nihai Form ve Kalıcı Tutunma): Yağ hücrelerinin vaskülarizasyon süreci tamamen tamamlanır. Hayatta kalan %50-60'lık canlı yağ kütlesi hedef dokuya tam entegre olarak ömür boyu kalıcı nihai hacimsel formunu kazanır.

Yağ Enjeksiyonu Riskleri ve Komplikasyonları Nelerdir?

Yağ enjeksiyonu riskleri veya komplikasyonları, sentetik kimyasal dolgulara kıyasla son derece düşük olan, ancak her cerrahi prosedürde olduğu gibi belirli oranlarda mevcut bulunabilen klinik olasılıklardır. Kendi dokunuz kullanıldığı için alerjik reaksiyon riski bulunmaz; ancak enjeksiyon tekniğine, sterilizasyona ve yağın saflaştırılma kalitesine bağlı olarak bazı tıbbi durumlar gelişebilir.

Cerrahi süreçte dürüstçe bilinmesi ve yönetilmesi gereken potansiyel riskler şunlardır:

  • Asimetri ve Düzensiz Emilim: Transfer edilen yağ hücrelerinin her iki tarafta eşit oranlı kanlanamaması sonucu hafif hacim asimetrileri oluşabilir; bu durum 6. aydan sonra küçük bir lokalize rötuş enjeksiyonu ile kolayca düzeltilir.

  • Yağ Kisti ve Kalsifikasyon (Yağ Nekrozu): Tek bir noktaya aşırı miktarda ve küme halinde yağ verilmesi durumunda, kütlenin merkezindeki yağ hücreleri beslenemeyerek ölür. Bu durum doku altında küçük sertliklere (yağ nekrozu), yağ kistlerine veya kireçlenmelere (kalsifikasyon) yol açabilir; mikro-tünelleme tekniği ile bu risk engellenir.

  • Lokal Enfeksiyon: Steril koşulların aksatılması veya kesi yerlerinin bakımsızlığı sonucu gelişebilecek dermatolojik enfeksiyonlardır; antibiyotik tedavisiyle kontrol altına alınır.

  • Aşırı Emilim (Undercorrection) veya Aşırı Tutunma (Overcorrection): Sigara kullanımı veya yetersiz kanlanma nedeniyle yağın beklenenden fazla erimesi ya da kilo alımına bağlı olarak transfer edilen alanın aşırı büyümesidir.

  • Yağ Embolisi (Çok Nadir Risk): Yağ greftinin yanlışlıkla derin venöz kanalların içine yüksek basınçla enjekte edilmesi sonucu damar tıkanıklığı gelişmesidir. İnce, künt (sivri olmayan) kanüllerin kullanılması ve doğru fasyal planlara enjeksiyon yapılmasıyla bu risk sıfıra indirilen son derece nadir bir Komplikasyondur.

Uygulama yapılan anatomik bölgelere göre iyileşme hızı, ödem dağılım periyotları ve nihai kalıcılık oranları aşağıdaki tabloda detaylandırılmıştır:

Uygulama Yapılan Anatomik Bölge Morluk & Ödem Dağılma Süresi Sosyal Hayata Dönüş Zamanı Nihai Yağ Tutunma ve Kalıcılık Oranı
Yüz Bölgesi
(Yanak, Şakak, Çene)
7 - 10 gün içinde travmatik ödemin %80'i hızla çekilir. 5. ila 7. gün hafif kapatıcı makyajla işe dönülür. Yüzde 50 - Yüzde 60 Kalıcı
(Kanlanması çok yüksektir)
Göz Altı Bölgesi
(Nano-Fat Aşısı)
3 - 5 gün hafif pembeleşme ve minimal ödem kalır. 3. günde rutin günlük yaşama rahatça dönülür. Yüzde 60 - Yüzde 70 Kalıcı
(Kök hücre rejenere etkisi yüksektir)
Meme (Göğüs) Bölgesi
(Meme Dokusu)
10 - 14 gün derin doku gerginliği ve ödem sürer. 7. günde masa başı iş ve hafif yürüyüşler serbesttir. Yüzde 40 - Yüzde 50 Kalıcı
(Meme doku yapısına bağlıdır)
Popo Bölgesi
(BBL - Kalça)
2 - 3 hafta yoğun ödem ve basınç hissi izlenir. 10 - 14 gün sonra özel BBL yastığı ile dönülür. Yüzde 50 - Yüzde 60 Kalıcı
(Geniş damar ağı avantajdır)
El Sırtı & Bacak
(Konturlama)
7 - 12 gün hafif şişlik ve hassasiyet kalır. 5. günde sosyal ve mesleki hayata dönülür. Yüzde 45 - Yüzde 55 Kalıcı
(Hareketli anatomik alanlardır)
A LIFE SAĞLIK GRUBU

Yağ Enjeksiyonu Fiyatları Nasıl Belirlenir?

Yağ enjeksiyonu fiyatları veya otolog yağ transferi maliyetleri hakkında dijital platformlarda veya internet sitelerinde sabit bir ücret bilgisi paylaşılması yasal, tıbbi ve etik ilkeler gereği mümkün değildir. T.C. Sağlık Bakanlığı mevzuatları uyarınca net fiyat bilgisi verilmesi yasak olduğu gibi; operasyonun bütçesi tamamen hastanın anatomik ihtiyaçlarına, yağ alınacak alanın genişliğine ve enjeksiyon yapılacak bölgelerin çeşitliliğine göre kişiye özel belirlenir.

Klinik muayene sonrasında yağ enjeksiyonu fiyatlandırmasını doğrudan etkileyen temel medikal faktörler şunlardır:

  • Enjeksiyon Yapılacak Bölge Sayısı ve Hacmi: İşlemin sadece küçük bir alana mı (örneğin göz altı veya dudak) yoksa geniş alanlara mı (yüzün tamamı, meme, popo/BBL) uygulanacağı.

  • Donör Sahanın Genişliği: Yağın çekileceği liposuction bölgesinin tek bir odak mı (sadece alt karın) yoksa çoklu alanlar mı (karın, bel, uyluk kombini) olduğu.

  • Anestezi Tipi ve Hastane Şartları: Operasyonun lokal sedasyon altında mı yoksa genel anestezi altında mı gerçekleştirileceği, hastanede kalış süresi ve hastanenin donanım segmenti.

  • Kullanılan Saflaştırma Teknolojisi: Yağ dokusunun hazırlanmasında klasik santrifüj dışında nano-fat veya mikro-fat gibi özel kök hücre ayrıştırma kitlerinin tercih edilip edilmediği.

  • Cerrahın Tecrübesi ve Şehir Faktörü: Ameliyatı gerçekleştirecek Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanının alanındaki kıdemi ve sağlık merkezinin bulunduğu coğrafi konum.

Yağ Enjeksiyonu İçin Hangi Doktora Gidilir? Hangi Bölüm Bakar?

Yağ enjeksiyonu yaptırmak isteyen hastaların hastanelerde müracaat etmesi gereken tek resmi ve yetkili tıbbi birim Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi polikliniğidir. İşlem, basit bir estetik enjeksiyon olmayıp donor bölgeden liposuction yöntemiyle canlı doku çekilmesini ve hedef alana cerrahi kanüllerle aktarılmasını kapsayan tam teşekküllü bir cerrahi ameliyattır.

Operasyon doğrudan bu alanda uzmanlığını tamamlamış plastik cerrahlar tarafından steril ameliyathane koşullarında gerçekleştirilmelidir. Cerrahi yetkisi ve diploması bulunmayan kişilerin, merdiven altı merkezlerde veya muayenehane şartlarında kanüllerle yağ transferi yapmaya çalışması ağır enfeksiyonlara, yağ nekrozuna ve telafisi imkansız doku bozulmalarına zemin hazırlar. Hastaların işlem öncesinde hekimin uzmanlık diplomasını ve ameliyatın yapılacağı hastane ruhsatını doğrulaması hayati önem taşır.

Ne Zaman Plastik Cerrahi Uzmanına Başvurulmalıdır?

Yaşlanmanın, çevresel faktörlerin veya hızlı kilo değişimlerinin etkisiyle yüzünüzde, göz altlarınızda, ellerinizde veya vücudunuzda doku boşalmaları başladıysa; sentetik hyalüronik asit dolguların sürekli erimesinden ve tekrarlayan maliyetlerinden yorulduysanız ya da vücudunuza dışarıdan hiçbir yapay kimyasal madde sokmadan tamamen kendi canlı dokunuzla doğal bir estetik form kazanmak istiyorsanız çözüm zamanı gelmiş demektir.

Aynaya her baktığınızda hacim kaybına bağlı çöküklüklerden, asimetrilerden ve yorgun ifadeden rahatsızlık duyuyorsanız; vakit kaybetmeden bir Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanına başvurmalı ve vücudunuzun kendi kök hücre gücüyle yenilenme sürecini başlatmalısınız.

Yılların ve çevresel etkenlerin bedeninizde bıraktığı hacim kayıpları, doku çöküklükleri ve çizgi derinleşmeleri; yapay kimyasallara veya sentetik dolgulara mahkum olduğunuz anlamına gelmez. Kendi vücudunuzun sunduğu en değerli, en biyolojik ve kök hücreden en zengin gençleşme kaynağı yine kendi yağ dokunuzdur. Kendinizi sürekli eriyen sentetik dolgularla yıpratmak veya merdiven altı uygulamalarda sağlığınızı riske atmak zorunda değilsiniz. Unutmayın, A Life Sağlık Grubu bünyesindeki tam teşekküllü hastanelerimizde; yağ dokusu rezervinizi ve hacim gereksiniminizi milimetrik olarak değerlendiren uzman Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi kadrolarımız, adiposit canlılığını koruyan özel Vaser ve saflaştırma teknolojilerimiz, 7/24 hizmet veren anestezi ve yoğun bakım altyapımız mevcuttur. Hacim kayıplarının ve yapay görünüm kaygılarının gölgesinde yaşamak yerine, tıbbi etiğe ve hasta güvenliğine en üst düzeyde sadık olan hastanelerimizin Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi kliniklerine güvenle başvurabilir, bedeninizi ve sağlığınızı modern cerrahinin güvenli ellerine emanet edebilirsiniz.

Yağ Enjeksiyonu (Yağ Transferi) Nedir? Nasıl Yapılır? Kalıcı mı?

Hızlı Başvuru Formu

Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz

Sıkça Sorulan Sorular

Yağ enjeksiyonu (autologous yağ transferi); hastanın kendi karın, bel veya uyluk bölgesinden alınan canlı adipoz (yağ) dokularının özel santrifüj işlemlerinden geçirilerek hacim kaybı olan yüz, meme, kalça veya kutanöz çöküntü alanlarına transfer edilmesidir. Biyouyumlu, doğal ve kök hücreden zengin bir doku rekonstrüksiyonu kurgular.

Operasyon üç temel aşamadan oluşur. İlk olarak donor alandaki yağ dokuları ince mikro kanül hatlarıyla travmatize edilmeden vakumlanır. İkinci aşamada toplanan adipoz doku santrifüj edilerek yıkanır ve kan/serumdan saflaştırılır. Son aşamada ise mikro enjektörlerle kutanöz altı doku yataklarına milimetrik tabakalar halinde homojen transfer edilir.

Yağ transferi vücutta hacim kaybı ve deformasyon olan pek çok anatomik sahaya uygulanır. Yüz bölgesinde şakaklar, göz altı çukurları, yanaklar ve nazolabiyal oluklara kurgulanır. Ayrıca meme büyütme, kalça şekillendirme (BBL), el sırtı gençleştirme, kutanöz iz düzeltmeleri ve asimetrik doku defektlerinin onarımında güvenle tercih edilir.

Yağ enjeksiyonu sonrasında transfer edilen adipoz hücrelerin ortalama yüzde 40 ila 60'ı ilk 3 ay içinde vücut tarafından emilerek elenir. Ancak doku kanlanması (revaskülarizasyon) sağlayan ve canlılığını koruyan kalan yağ kütlesi ömür boyu kalıcıdır. Tutunan canlı yağ hücreleri hastanın kilo alıp vermesiyle doğal olarak hacimsel reaktivite gösterir.

Yağ transferinin ameliyat süresi; yağın alınacağı donor sahanın genişliğine ve enjekte edilecek anatomik bölgelerin sayısına göre değişir. Yüz bölgesine kurgulanan mikro yağ transferleri ortalama 1 ila 1.5 saat sürerken; meme büyütme veya kalça şekillendirme (BBL) gibi masif hacimli operasyonlar 2 ila 3 saat içinde tescil edilir.

Operasyon genel veya lokal anestezi altında kurgulandığı için işlem esnasında hiçbir ağrı hissedilmez. Post-operatif ilk günlerde donor ve enjeksiyon sahalarında selim müsküler hassasiyet ve hafif morluklar tahlil edilir. İlk 1 haftada oluşan ödemler hızla söner; hastalar genellikle 3 ila 5 gün içinde sosyal sirkadiyen yaşamlarına dönebilirler.

Enjeksiyon yapılan kutanöz dokularda gelişen ödem ve lokal morluklar ilk 3-5 günde pik noktaya ulaşır ve bu durum dokunun cerrahiye gösterdiği tamamen normal bir reaktivite sürecidir. Morluklar 10-14 gün içinde tamamen sönerken, masif ödemin yüzde 80'i 1 ayda çözülür. Dokunun oturması ve nihai formun yakalanması 3 ayı bulur.

Yağ enjeksiyonunda masif cerrahi kesiler açılmadığı için dikiş izi kalmaz. Yağ alma ve transfer işlemleri 1-2 milimetrelik mikro kanül giriş deliklerinden kurgulanır. Bu tiny giriş delikleri iyileşme evresinde ten rengine yaklaşarak tamamen belirsizleşir; dışarıdan bakıldığında cerrahi bir iz olarak tahlil edilmesi imkansızdır.

Tam teşekküllü hastane ortamında uzman plastik cerrahlarca kurgulandığında son derece güvenli bir operasyondur. Materyal hastanın kendi dokusu (autologous) olduğu için alerjik reaksiyon riski sıfırdır. Ancak nadiren simetri kaybı, enfeksiyon, seroma veya enjekte edilen yağın kistleşmesi (yağ nekrozu) riskleri barındırabilir; bu durumlar mikro tekniklerle engellenir.

Nano-fat enjeksiyonu; toplanan adipoz dokunun özel mekanik filtrelerden geçirilerek yağ hücrelerinden arındırılması ve sadece kök hücre ile büyüme faktörlerinin izole edilmesidir. Hacim vermekten ziyade cildin İnce kırışıklıklarını, göz altı morluklarını ve kutanöz lekerini hücresel düzeyde onaran akıllı bir cild gençleştirme kalkanıdır.

Evet, ilk seans sonrasında yağın erime oranına bağlı olarak istenen hacim tam yakalanamamışsa 6 ay sonra ikinci bir destek seansı kurgulanabilir. İkinci seansta yapılan yağ transferlerinin dokudaki kalıcılık oranı, zeminde önceden oluşmuş damar ağı sayesinde ilk seansa kıyasla çok daha masif yüksek ve kararlıdır.

A Life Sağlık Grubu, yağ transferi süreçlerinde adipoz hücre canlılığını maksimize eden kapalı devre santrifüj sistemlerini, kök hücre izolasyon laboratuvarlarını, mikro-kanül tekniklerini ve post-operatif konforu uzman plastik cerrahi kadrosuyla yönetir. Klinik başarımızı, kanıta dayalı tıp vizyonumuza ve titiz takip sürveyans doğruluğumuza borçluyuz. Sağlığınızda güvenilir çözüm ortağınızız.

İlgili Bölümler

İlgili Hekimler

Yardıma mı ihtiyacınız var ?

7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.