Kireçlenme, tıp dilinde osteoartrit olarak bilinen, eklemlerdeki kıkırdağın aşınması ve yıpranması sonucu oluşan yaygın bir eklem hastalığıdır. Bu durum, eklemlerde ağrı, sertlik, şişlik ve hareket kısıtlılığına yol açar. Kireçlenme, herhangi bir eklemi etkileyebilir, ancak en sık dizlerde, kalçalarda, ellerde ve omurgada görülür.
Kireçlenme ameliyatı, ilaç tedavisi, fizik tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleri gibi konservatif tedavi yöntemlerine yanıt vermeyen ileri evre kireçlenme vakalarında eklem ağrılarını azaltmak, eklem fonksiyonlarını iyileştirmek ve yaşam kalitesini artırmak için uygulanan cerrahi bir işlemdir.
A Life Sağlık Grubu, kireçlenme ameliyatları konusunda uzmanlaşmış deneyimli ortopedi ve travmatoloji uzmanlarından oluşan bir ekibe sahiptir. İleri teknoloji ve modern cerrahi yöntemlerle kireçlenme ameliyatlarında size en iyi ve güvenilir hizmeti sunmak için buradayız.
Kireçlenme ameliyatı, hasarlı eklem yüzeylerinin onarılması veya değiştirilmesi için yapılan cerrahi bir işlemdir. Bu ameliyatlar, eklem ağrılarını azaltmak, eklem fonksiyonlarını iyileştirmek ve hastaların daha aktif bir yaşam sürmelerini sağlamak için yapılır.
Kireçlenme ameliyatları, genellikle aşağıdaki durumlarda önerilir:
Kireçlenme ameliyatı, hastalığın evresine, hastanın yaşına, aktivite düzeyine ve etkilenen eklemin biyomekaniğine göre kişiye özel olarak planlanır. Her cerrahi yöntemin amacı farklıdır; kimi yöntemde amaç eklemi korumakken, kimisinde tamamen yenilemektir.
1. Artroskopi: Kapalı Kireçlenme Ameliyatı
Kapalı kireçlenme ameliyatı olarak da bilinen artroskopi, eklem içine 0.5 cm’lik küçük kesilerden girilerek uygulanan minimal invaziv bir yöntemdir.
Teknik Detay: Fiberoptik kameralar (artroskop) kullanılarak eklem içi yüksek çözünürlükle görüntülenir.
Uygulama: Eklem içindeki serbest kıkırdak parçaları, menisküs yırtıkları veya sinovyal doku iltihapları temizlenir.
Avantajı: Doku hasarı minimumdur, iyileşme süreci çok hızlıdır ve hastalar genellikle aynı gün taburcu edilir. Ancak bu yöntem, eklem aralığının tamamen kapandığı Evre 4 vakalarda kalıcı çözüm sunmaz; daha çok erken evre (Evre 1-2) "eklem temizliği" için uygundur.
2. Osteotomi: Kemik Yeniden Hizalama Cerrahisi
Özellikle genç ve aktif hastalarda, diz kireçlenmesi ameliyatı seçenekleri arasında protezden önce değerlendirilen önemli bir koruyucu cerrahidir.
Mekanizma: Diz veya kalça ekleminde yükün bindiği aksı değiştirme prensibine dayanır. Örneğin; dizin iç kısmı aşınmışsa, kaval kemiğine (tibia) küçük bir kesi yapılarak yükün sağlam olan dış kısma aktarılması sağlanır (Yüksek Tibial Osteotomi).
Amacı: Hastanın kendi biyolojik eklemini korumak ve protez ihtiyacını 10-15 yıl kadar ertelemektir.
Önemi: Osteotomi sayesinde hastalar ağır sporlara ve fiziksel aktivitelere daha rahat dönebilirler.
3. Eklem Protez Ameliyatı (Artroplasti)
Kireçlenmenin son evresinde, kıkırdak dokunun tamamen yok olduğu durumlarda uygulanan kesin çözüm yöntemidir.
Diz Protezi Ameliyatı: Uyluk ve kaval kemiğinin aşınmış uçları traşlanarak metal ve polietilen yüzeylerle kaplanır.
Kalça Protezi Ameliyatı: Kalça eklemindeki topuz ve yuva mekanizması tamamen yapay bileşenlerle (titanyum, seramik veya özel alaşımlar) değiştirilir.
Robotik Kireçlenme Cerrahisi: Günümüzde protez ameliyatları, Ankara A Life Sağlık Grubu'nun sunduğu robotik navigasyon sistemleri ile yapılmaktadır. Robotik teknoloji, kesilerin kusursuz açıyla yapılmasını sağlayarak protezin ömrünü uzatır ve kireçlenme ameliyatı iyileşme sürecini daha konforlu hale getirir.
| Kriter | Artroskopi (Kapalı) | Osteotomi | Protez (Artroplasti) |
|---|---|---|---|
| Hastalık Evresi | Evre 1 - 2 | Evre 2 - 3 | Evre 4 (Son Evre) |
| Hasta Yaşı | Her yaş | Genç ve Orta Yaş | Genellikle 60+ (Robotik ile 45+) |
| Temel Amaç | Temizlik ve Tanı | Yük Aktarımı ve Koruma | Eklemi Yenileme |
| Hastanede Yatış | Günübirlik | 1 - 2 Gün | 2 - 4 Gün |
Kireçlenme, tıp literatüründe osteoartrit olarak tanımlanan, eklem yüzeyindeki kıkırdak dokusunun zamanla aşınarak alttaki kemik dokusunun açığa çıkmasıyla karakterize dejeneratif bir hastalıktır. Bu süreç genellikle yaşlanma, obezite, travma veya genetik yatkınlık ile tetiklenir. Cerrahi müdahale aşamasına gelmiş bir hastada, eklem aralığı daralmış ve osteofit adı verilen kemik çıkıntıları oluşmuştur.
Vücudun en büyük yük taşıyan eklemi olması nedeniyle diz kireçlenmesi ameliyatı en sık başvurulan prosedürdür. Diz eklemi; femur (uyluk), tibia (kaval) ve patella (diz kapağı) kemiklerinden oluşur. Kıkırdak kaybının yanı sıra bacak eğriliklerinin (O bacak - X bacak deformiteleri) düzeltilmesini de kapsayan bu ameliyatlarda, eklemin biyomekanik aksı yeniden tesis edilir. Özellikle iç yan (medial) kompartman aşınmalarında ağrı dayanılmaz hale geldiğinde operasyon tek seçenektir.
Yürüme döngüsünün merkezinde yer alan kalça ekleminde, kireçlenme nedeniyle oluşan kısalık ve hareket kaybı kalça kireçlenmesi ameliyatı ile ortadan kaldırılır. Asetabulum (yuva) ve femur başı (topuz) arasındaki uyum bozulduğunda hasta çorabını giyemez, merdiven çıkamaz hale gelir. Cerrahi müdahale ile bu küresel eklem yapısı, metal veya seramik bileşenlerle modernize edilir.
Omuz eklemi, vücudun en geniş hareket açıklığına sahip bölgesidir. Kireçlenme geliştiğinde kolun rotasyon yeteneği kaybolur. Özellikle kolunu baş seviyesinin üzerine kaldırmakta zorlanan hastalarda, omuzun biyomekanik merkezini değiştiren ters (reverse) omuz protezi teknikleri uygulanır.
İnce motor becerilerin korunması için küçük eklem protezleri veya şiddetli vakalarda eklem dondurma (artrodez) operasyonları tercih edilir. Özellikle başparmak kökü kireçlenmeleri (rizartroz), günlük hayatı en çok kısıtlayan el cerrahisi vakaları arasındadır.
Genellikle geçirilmiş kırıklar veya ağır burkulmalar (travma sonrası) sonucu gelişir. Yürüme dengesini sağlamak için total ayak bileği protezleri veya kapalı kireçlenme ameliyatı teknikleriyle eklem içi serbest parçaların temizlenmesi gerçekleştirilir.
Omurlar arasındaki faset eklemlerin kireçlenmesi, sinir kanallarında daralmaya (spinal stenoz) neden olur. Cerrahide amaç, sinir üzerindeki baskıyı azaltmak (dekompresyon) ve gerekli durumlarda omurgayı stabilize etmektir.
Kireçlenme ameliyatı sonrası iyileşme süreci, ameliyatın türüne, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna bağlı olarak değişir. Genellikle aşağıdaki aşamalardan oluşur:
Başarılı bir cerrahi kadar, kireçlenme ameliyatı iyileşme süreci de sonucun kalıcılığını belirler. İyileşme, multidisipliner bir yaklaşım gerektirir.
Ameliyat Günü ve İlk Saatler
Kireçlenme ameliyatı kaç saat sürer sorusu hastaların en çok merak ettiği konulardan biridir; genellikle bu süre 1.5 ile 2.5 saat arasındadır. Ameliyat sonrası hasta odaya alındığında ağrı yönetimi için epidural kateter veya damar yoluyla analjezikler uygulanır. Modern protokollerde, hastanın kan dolaşımını hızlandırmak ve emboli riskini azaltmak için ameliyattan yaklaşık 4-6 saat sonra ilk ayağa kalkış (mobilizasyon) gerçekleştirilir.
İlk Hafta: Hastaneden Eve Geçiş
Hastanede kalış süresi genellikle 2-3 gündür. Bu süreçte fizyoterapistler eşliğinde yürüteç (walker) yardımıyla yürüme egzersizlerine başlanır. Yara bakımı ve pansuman takibi titizlikle yapılır. Hastanın dizini veya kalçasını belirli bir açıda bükmesi hedeflenir.
1. Ay: Güçlenme Fazı
Ameliyatın üzerinden bir ay geçtiğinde, hastanın kas gücü artmaya başlar. Fizik tedavi seansları yoğunlaşır. Bu dönemde ödemin büyük ölçüde inmesi beklenir. Hastalar genellikle ev içinde desteksiz yürümeye başlar. A Life Sağlık Grubu bünyesindeki fizik tedavi üniteleri, cerrahi sonrası rehabilitasyonun cerrahi ekiple koordineli yürütülmesini sağlayarak bu süreci hızlandırır.
Tam İyileşme: 3. Aydan 1. Yıla
Tam iyileşme süreci hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna göre değişmekle birlikte, 3. aydan itibaren hastalar sosyal yaşamlarına tamamen dönebilirler. Protezin kemikle tam entegrasyonu (osseointegrasyon) ise genellikle 6. ay ile 1. yıl arasında tamamlanır.
Literatürde total diz ve kalça protezi ameliyatlarının başarı oranı %95'in üzerindedir. Ancak her cerrahi işlemde olduğu gibi belirli riskler mevcuttur.
Enfeksiyon: Protez cerrahisinde en ciddi risklerden biridir. Steril ameliyathane koşulları ve profilaktik antibiyotik kullanımıyla bu risk %1'in altına indirilmiştir.
Emboli (Pıhtı Atması): Ameliyat sonrası kullanılan kan sulandırıcılar ve erken mobilizasyon sayesinde bu risk minimize edilir.
Gevşeme: Yıllar içinde protez ile kemik arasındaki tutunmanın azalmasıdır. Robotik cerrahi, protezin mekanik aksa tam yerleşimini sağlayarak bu süreyi 20-25 yıla kadar çıkarabilmektedir.
Kireçlenme ameliyatı olanların yorumları, genellikle ilk 1 aylık zorlu sürecin ardından "keşke daha önce olsaydım" şeklinde yoğunlaşmaktadır. Bilimsel veriler, hastaların ameliyat sonrası ağrılarında %90'ın üzerinde azalma ve hareket kabiliyetinde %80'in üzerinde artış olduğunu kanıtlamaktadır.
A Life Sağlık Grubu, kireçlenme ameliyatları konusunda uzmanlaşmış deneyimli ortopedi ve travmatoloji uzmanlarından oluşan bir ekibe sahiptir. İleri teknoloji ve modern cerrahi yöntemlerle kireçlenme ameliyatlarında size en iyi ve güvenilir hizmeti sunmak için buradayız.
A Life'ta Kireçlenme Ameliyatı İçin Sunduğumuz Avantajlar:
Kireçlenme ameliyatı, ileri evre kireçlenme vakalarında ağrıyı azaltmak, eklem fonksiyonlarını iyileştirmek ve yaşam kalitesini artırmak için kullanılan etkili bir tedavi seçeneğidir. A Life Sağlık Grubu, deneyimli uzman kadrosu ve ileri teknoloji ile kireçlenme ameliyatlarında size en iyi ve güvenilir hizmeti sunmaktadır. Sağlığınız için ilk adımı atın ve A Life'a başvurun.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 15 Ocak 2026 10:21
Yayınlanma Tarihi: 20 Aralık 2024 22:27
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Operasyonun süresi cerrahi yönteme ve eklemin durumuna göre değişmekle birlikte ortalama 1.5 ile 2.5 saat arasında tamamlanır. Robotik cerrahi planlama süreci biraz uzatsa da uygulama aşamasında hata payını minimize eder. Ameliyathane hazırlığı ve anestezi işlemleriyle birlikte hastanın toplam süreci 3-4 saati bulabilir.
Modern ortopedik yaklaşımlarda hastanın ameliyatın yapıldığı gün veya en geç ertesi sabah ayağa kaldırılması hedeflenir. Erken mobilizasyon, pıhtı oluşumunu engellemek ve kasların tembelleşmesini önlemek adına hayati önem taşır. İlk yürüyüşler mutlaka bir fizyoterapist eşliğinde ve walker yardımıyla gerçekleştirilir.
Genellikle ameliyattan sonraki 15. ile 21. günler arasında dikişler cerrah tarafından kontrol edilerek alınır. Ancak günümüzde birçok vakada cilt altı emilebilir dikişler kullanılmaktadır; bu durumda dikiş aldırma işlemine gerek kalmaz. Yara yerinin suyla teması için genellikle dikişlerin alınması veya özel su geçirmez pansumanların çıkarılması beklenir.
Ameliyat sonrası ilk 2 hafta cerrahi travmaya bağlı olarak ağrılı geçebilir; ancak bu ağrılar hastanede ve evde kullanılan ilaçlarla kontrol altına alınır. Hastaların "kireçlenme ağrısı" dediği o kronik ve keskin ağrı ise genellikle ameliyattan hemen sonra kaybolur. 6. haftadan itibaren ağrılar büyük oranda yerini rahatlamaya bırakır.
Özellikle ilk 2-4 hafta boyunca eklemdeki ödemi ve iç kanamayı azaltmak için soğuk uygulama (buz terapisi) yapılması önerilir. Soğuk uygulama günde 5-6 kez, 15-20 dakikalık periyotlarla cilde doğrudan temas etmeyecek şekilde uygulanmalıdır. Sıcak uygulama ise iyileşmenin ilerleyen aşamalarında, kas sertliklerini gidermek için fizyoterapist onayıyla kullanılabilir.
Robotik cerrahi, protezin yerleştirileceği kemik yuvasının hatasız bir şekilde hazırlanmasını ve protezin hastanın anatomik aksına milimetrik doğrulukla oturtulmasını sağlar. Bu hassasiyet, bağ dengesinin daha iyi korunmasına ve dolayısıyla hastanın daha doğal bir eklem hissi yaşamasına imkan tanır. Ayrıca hatalı yerleşimden kaynaklanan erken aşınma riskini ortadan kaldırır.
Fiyatlar, operasyonda kullanılan protezin dünya standartlarındaki markasına, cerrahi ekipman (robotik teknoloji vb.) kullanımına ve seçilen hastanenin donanımına göre belirlenir. Ankara gibi sağlık merkezlerinde rekabetçi ancak kalite odaklı bir fiyatlandırma mevcuttur. Kesin maliyet, uzman bir hekimin muayenesi ve radyolojik değerlendirmesi sonrası netleşir.
Eğer hastanın genel sağlık durumu, kalp ve akciğer kapasitesi uygunsa "bilateral" yani çift taraflı ameliyat aynı seansta gerçekleştirilebilir. Bu, tek bir anestezi ve tek bir iyileşme süreci avantajı sunar. Ancak yaşlı ve ek hastalığı olan bireylerde genellikle 3-6 ay arayla yapılması daha güvenli kabul edilir.
Modern teknoloji ve ileri materyal bilimi sayesinde günümüzde uygulanan protezlerin ömrü 20 ile 25 yıla kadar uzamıştır. Protezin ömrünü; cerrahın yerleşim başarısı, hastanın kilosu, aktivite düzeyi ve kemik kalitesi doğrudan etkiler. Robotik sistemlerle yapılan uygulamalarda bu sürenin maksimuma çıkarılması hedeflenir.
Diz ve kalça protezi olan hastaların yüksek açılı bükme hareketlerinden (tam çömelme, bağdaş kurma) protezin ömrünü korumak adına kaçınmaları önerilir. Namazın sandalyede kılınması tavsiye edilir. Ancak yüksek bükülme kapasiteli (high-flex) özel protez tasarımlarıyla daha geniş hareket açıklığı sağlanabilmektedir.
Kesinlikle evet. Cerrahi başarı, doğru bir rehabilitasyon programıyla tamamlanmalıdır. Fizik tedavi, eklem çevresindeki kasların güçlendirilmesini ve eklem sertliğinin önlenmesini sağlar. Ankara A Life Sağlık Grubu gibi kurumlar, cerrahi sonrası hastayı hemen fizik tedavi programına alarak başarı oranını artırmaktadır.
Hastaların büyük çoğunluğu, ameliyat sonrası en büyük kazanımlarının "hareket özgürlüğü" ve "ağrısız uyku" olduğunu belirtmektedir. İlk haftalardaki rehabilitasyon zorluklarına rağmen, 3. aydan itibaren yaşam kalitesindeki artış nedeniyle hastaların memnuniyet oranı bilimsel anketlerde %90'ın üzerinde seyretmektedir.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.