EMG (Elektromiyografi), kas ve sinirlerin elektriksel aktivitesi ölçülerek nöromüsküler sistem fonksiyonlarının değerlendirildiği tıbbi bir testtir. Genellikle sinir ileti çalışmaları ve iğne elektrot testi aşamalarından oluşan bu yöntem, periferik sinir hasarları ile kas hastalıklarının teşhisinde kritik rol oynar; hastanın sinir ve kas sağlığı hakkında detaylı veri sunar.
Modern tıpta, özellikle nörolojik şikayetlerin kaynağını belirlemede EMG (Elektromiyografi) testi, klinik nörofizyolojinin en güçlü tanı aracıdır. Vücudumuzdaki hareketlerin ve duyuların koordinasyonunu sağlayan sinir ağları ile bu emirleri yerine getiren kas grupları arasındaki iletişimi dijital verilere döker. A Life Sağlık Grubu bünyesinde uygulanan bu testin detaylarına ve hastaya sağladığı tanısal avantaja odaklanmak gerekir.
EMG çekimi genellikle iki ana bölümden oluşur ve hastanın şikayetine göre 30 ila 60 dakika sürebilir:
Sinir İleti Çalışmaları: Bu aşamada, cildin üzerine yerleştirilen yüzeysel elektrotlar aracılığıyla belirli sinirlere düşük şiddetli elektrik akımı verilir. Bu akım, sinirin ileti hızını ve gücünü ölçer. "Elim uyuşuyor" veya "Ayağımda güç kaybı var" diyen bir hastada, problemin hangi sinir hattında olduğunu bu aşama belirler.
İğne Elektrot Testi: Uzman hekim tarafından gerçekleştirilen bu bölümde, kasların içine çok ince, tek kullanımlık steril iğneler yerleştirilir. Bu iğneler herhangi bir ilaç vermez; sadece kasın istirahat halindeki ve kasılma sırasındaki kas ve sinirlerin elektriksel aktivitesini kaydeder. Nöromüsküler sistemdeki bozulmalar, bu aşamada saptanan spesifik dalga formları sayesinde teşhis edilir.
EMG, sinir sıkışmalarından kas hastalıklarına, bel fıtığından motor nöron hastalıklarına kadar geniş bir yelpazeye ışık tutar.
| Hastalık Grubu | Sık Görülen Örnekler | EMG'nin Klinik Rolü |
|---|---|---|
| Sinir Sıkışmaları (Tuzak Nöropatiler) | Karpal Tünel Sendromu (El bileği), Ulnar Oluk Sendromu (Dirsek). | Sinirdeki iletim hızını ölçerek sıkışmanın yerini ve şiddetini belirler. |
| Bel ve Boyun Fıtıkları (Radikülopati) | Lomber ve Servikal fıtıklara bağlı sinir kökü baskıları. | Fıtığın sinir kökünde hasar yapıp yapmadığını ve ameliyat gerekliliğini saptar. |
| Yaygın Sinir Hasarları (Polinöropati) | Diyabetik Nöropati (Şeker hastalığına bağlı), Guillain-Barré Sendromu. | Tüm vücudu etkileyen sinir hasarlarının tipini ve yaygınlığını analiz eder. |
| Kas Hastalıkları (Miyopati) | Müsküler Distrofi, Polimiyozit, Dermatomiyozit. | Sorunun sinirde mi yoksa doğrudan kas liflerinde mi olduğunu ayırt eder. |
| Motor Nöron Hastalıkları | ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz), SMA (Spinal Müsküler Atrofi). | Omurilikteki motor hücrelerin sağlığını kontrol eder (Hayati tanı). |
| Sinir-Kas İletim Bozuklukları | Miyastenia Gravis (Ağır kas güçsüzlüğü). | Sinirden kasa komut geçişindeki aksamaları "ardışık uyarı" testiyle saptar. |
A Life Sağlık Grubu’nda EMG süreci, sadece bir ölçüm değil, uzman nörologlar tarafından yürütülen kapsamlı bir klinik değerlendirmedir. Doğru tanı, doğru tedavinin ilk adımıdır.
Klinik nörofizyoloji pratiğinde EMG, sadece "sinirlere elektrik verilmesi" işleminden ibaret değildir. Bu prosedür, periferik sinir sisteminin ve kas dokusunun biyoelektrik fonksiyonlarını atomik düzeyde inceleyen, karmaşık bir elektrotanik analiz sürecidir. A Life Sağlık Grubu olarak bu makalede, bir aksiyon potansiyelinin oluşumundan denervasyon bulgularının klinik yorumuna kadar tüm süreci teknik derinliğiyle ele alıyoruz.
Sinir ileti çalışmaları (Nerve Conduction Studies - NCS), periferik sinirlerin uyaranlara verdiği elektriksel yanıtların kantitatif olarak değerlendirilmesidir. Bu süreçte temel amaç, bir sinir lifi boyunca ilerleyen aksiyon potansiyeli parametrelerini (latans, amplitüd ve hız) ölçerek sinirin anatomik bütünlüğünü ve fizyolojik performansını saptamaktır.
Bir sinir uyarısı, hücre zarındaki sodyum ve potasyum kanallarının açılıp kapanmasıyla oluşan bir voltaj değişikliğidir. Test sırasında uygulanan elektriksel stimülasyon, dinlenim halindeki membranı depolarize ederek bir aksiyon potansiyeli tetikler. Bu potansiyel, miyelinli liflerde "saltatuar ileti" (boğumdan boğuma atlama) yoluyla Ranvier boğumları üzerinden hızla ilerler.
Bileşik Kas Aksiyon Potansiyeli (CMAP): Motor sinir uyarımı sonrası kasta oluşan toplam elektriksel yanıttır. CMAP amplitüdü, doğrudan uyarılabilir durumdaki motor akson sayısını yansıtır. Eğer bir hastada aksonal hasar mevcutsa, CMAP amplitüdünde belirgin bir düşüş gözlemlenir.
Duyusal Sinir Aksiyon Potansiyeli (SNAP): Doğrudan duyusal sinir üzerinden kaydedilir. Duyusal lifler miyelin kılıfı hasarına karşı çok hassastır. Demiyelinasyon durumunda, sinir ileti hızlarında (NCV) ciddi yavaşlamalar ve distal latanslarda uzamalar görülür.
Klinik nörofizyolojide en kritik ayrım budur. Eğer bir sinirde ileti hızı normalken amplitüd düşükse, bu durum aksonal hasar (Wallerian dejenerasyonu) lehinedir. Ancak amplitüd korunuyor fakat hız %70'in altına düşüyorsa, bu primer bir demiyelinasyon (örneğin Guillain-Barré Sendromu veya kronik inflamatuar demiyelinizan polinöropati - CIDP) göstergesidir.
İğne EMG, sinir ileti çalışmalarının ötesine geçerek doğrudan kas liflerinin içsel dinamiklerini inceler. Bu aşamada, motor ünite potansiyellerini (MUP) yakalamak için kas içine ince bir iğne elektrot yerleştirilir.
Sağlıklı bir kas, istirahat halindeyken tamamen "elektriksel sessizlik" içindedir. İğne kasın içindeyken ve hasta kasını kasmıyorken herhangi bir elektriksel aktivite kaydedilmemelidir. Ancak, kası besleyen sinir lifi koptuğunda veya hasar gördüğünde kas "öksüz" kalır ve kontrolsüzce deşarj olmaya başlar.
Bir kas lifi sinirsel desteğini kaybettiğinde (denervasyon), aşırı duyarlı hale gelir. Bu durum EMG ekranında fibrilasyon potansiyelleri ve pozitif şarp dalgalar olarak izlenir. Bu bulguların varlığı, aktif ve devam eden bir aksonal hasar veya kök basısının (radikülopati) kesin kanıtıdır. Denervasyonun süresi ve şiddeti, prognozun belirlenmesinde hayati önem taşır.
İstirahat sırasında görülen bir diğer aktivite ise fasikülasyonlardır. Bunlar, tek bir motor ünitenin spontan deşarjlarıdır. Benign olabileceği gibi, motor nöron hastalıklarında (ALS) yaygın denervasyon bulgularıyla birlikte görüldüğünde tanısal değeri yüksektir.
Hasta kasını hafifçe kastığında, aktive olan motor ünitelerin oluşturduğu elektriksel dalgalar incelenir. Bu analiz, patolojinin sinirde mi (nörojenik) yoksa doğrudan kas dokusunda mı (miyojenik) olduğunu anlamamızı sağlar.
Bir sinir hasar gördüğünde, sağlam kalan komşu sinir lifleri "filizlenme" (sprouting) yaparak sahipsiz kalan kas liflerini kendi bünyesine katar. Bu durum, motor ünitenin genişlemesine yol açar. Sonuç olarak EMG'de:
Yüksek Amplitüdlü,
Uzun Süreli,
Polifazik MUP'lar görülür. Bu "dev MUP'lar", kronik bir nörojenik sürecin ve vücudun tamir mekanizmasının (reinnervasyon) göstergesidir.
Miyopatilerde veya musküler distrofide, sinir sağlamdır ancak kas liflerinin kendisi hastadır. Motor ünite içindeki lif sayısı azaldığı için:
Düşük Amplitüdlü,
Kısa Süreli,
Dar MUP'lar izlenir. Ayrıca, kasın istenen gücü üretebilmek için normalden çok daha fazla motor üniteyi erkenden devreye soktuğu "erken rekrütman" fenomeni gözlenir.
Standart EMG yöntemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda, sinir ve kas arasındaki "iletişim köprüsünü" (nöromüsküler kavşak) inceleyen ileri tekniklere başvurulur.
Bu testte, bir sinir ardışık olarak (genellikle saniyede 3 veya 10 kez) uyarılır. Normal bir insanda CMAP amplitüdü değişmez. Ancak Myasthenia Gravis gibi hastalıklarda, her uyarda sinaptik aralıktaki asetilkolin reseptörleri yorulduğu için yanıtlar küçülür. Buna dekrement (düşüş) yanıtı denir. Lambert-Eaton sendromunda ise tam tersi, hızlı uyarımda yanıtların büyüdüğü (inkrement) gözlenir.
EMG'nin en hassas tekniğidir. Tek bir motor üniteye ait iki kas lifi arasındaki ateşleme zamanlamasındaki milisaniyelik sapmalar (Jitter) ölçülür. Jitter artışı, nöromüsküler iletinin ileri derecede bozulduğunu gösterir ve Myasthenia Gravis teşhisinde altın standarttır.
EMG, sadece teknik bir ölçüm değil, hekimin klinik bilgisiyle cihazın verilerini harmanladığı bir "nörofizyolojik muayene"dir. A Life Sağlık Grubu’nda yapılan analizlerde, demiyelinasyon hızı milimetrik olarak hesaplanır, aksonal hasar derecesi kantitatif verilerle raporlanır ve denervasyon takibiyle tedavi süreci yönlendirilir.
Nöroloji kliniğinde fiziksel muayene, bize bir sorunun varlığını işaret eder; ancak bu sorunun tam olarak nerede olduğunu, şiddetini ve kalıcı bir hasar bırakıp bırakmadığını belirleyen yegane yöntem EMG (Elektromiyografi) testidir. Bir nörofizyoloğun gözünde EMG, periferik sinir sisteminin "fonksiyonel haritasını" çıkarmaktır. A Life Sağlık Grubu olarak biz, bu testi sadece bir tanı aracı değil, aynı zamanda tedavi planını şekillendiren bir navigasyon sistemi olarak görüyoruz.
Tuzak nöropatiler, periferik sinirlerin anatomik olarak dar olan kanallardan geçerken mekanik baskıya maruz kalması sonucu oluşur. Bu baskı, sinirin dışındaki koruyucu miyelin kılıfında lokal demiyelinasyon başlatır.
Üst ekstremitenin en sık görülen tuzak nöropatisidir. Median sinirin el bileğindeki transvers karpal ligaman altında basıya uğramasıdır. EMG'de ilk bulgu, duyusal liflerdeki iletim yavaşlamasıdır. İlerleyen vakalarda motor lifler de etkilenir ve "Tenar" bölgedeki kaslarda erime (atrofi) başlar. İğne EMG ile bu kaslarda denervasyon (aktif hasar) bulguları saptanması, cerrahi dekompresyonun aciliyetini belirler.
Ulnar sinirin dirsekte (kubital tünel) sıkışmasıdır. Genellikle serçe parmağında uyuşma ve el kaslarında güçsüzlükle seyreder. EMG incelemesinde sinirin dirsek segmentinden geçerken iletim hızının %30'dan fazla düşmesi veya ileti bloğu oluşması tanı koydurucudur. "Ulnar pençe el" gelişmeden önce yapılacak elektrofizyolojik teşhis, kalıcı sakatlığı önler.
Ayak bileğinde (tarsal tünel) posterior tibial sinir veya diz arkasında (fibula başı) peroneal sinir sıkışmaları, yürüme bozukluklarına ve "düşük ayak" tablosuna yol açar. Ayırıcı tanıda, sorunun bir fıtıktan mı (L5 radikülopati) yoksa dizdeki yerel bir basıdan mı kaynaklandığını sadece iğne EMG belirleyebilir.
Bel ve boyun ağrılarında MR görüntüsü her zaman klinik tabloyla örtüşmez. MR, "anatomik" bir baskıyı gösterirken; EMG, o baskının sinir liflerinde "fizyolojik" bir yıkım yapıp yapmadığını söyler.
Bir fıtık (disk hernisi), sinir köküne baskı yaptığında o kökün beslediği kas grubunda (miyotom) elektriksel değişiklikler başlar. Örneğin L5 sinir kökü basısında, ayak başparmağını yukarı kaldıran kaslarda ve aynı zamanda beldeki paraspinal kaslarda fibrilasyon ve pozitif şarp dalga gibi denervasyon bulguları aranır.
EMG'nin en kritik görevi ayırıcı tanıdır. Bir kol ağrısı; boyun fıtığından mı (C6-C7), omuz pleksusundan mı (brakial pleksopati) yoksa sadece bir sinir sıkışmasından mı kaynaklanıyor? Eğer paraspinal kaslarda denervasyon varsa sorun fıtıktır; yoksa sorun daha distaldeki (sinir ağı veya dalı) bir hasardır.
Polinöropati, vücuttaki birçok sinirin aynı anda etkilenmesi durumudur. Genellikle "eldiven-çorap" tarzında uyuşma ve güçsüzlükle başlar.
En yaygın neden diyabettir. Yüksek kan şekeri, sinirleri besleyen kılcal damarları (vasa nervorum) bozar ve sinir liflerinde aksonal dejenerasyon yapar. EMG'de alt ekstremitelerden başlayarak yukarı doğru ilerleyen duyusal ve motor amplitüd düşüşleri izlenir.
Polinöropatinin tipi, altta yatan nedeni bulmamızı sağlar:
Aksonal Tip: Diyabet, B12 eksikliği, toksik nedenler, böbrek yetmezliği.
Demiyelinizan Tip (Miyelin Hasarı): Guillain-Barré Sendromu (GBS) veya CIDP gibi bağışıklık sistemi kaynaklı hastalıklar. GBS'de sinir ileti hızlarında ani düşüş ve "F yanıtı" kayıpları hayati önem taşır; acil tedavi gerektirir.
Bu grup, nörolojinin en zorlayıcı hastalıklarını kapsar. EMG, burada "elektriksel otopsi" kadar kesin sonuçlar sunabilir.
ALS teşhisinde EMG altın standarttır. Vücudun en az üç farklı bölgesinde (baş-boyun, kollar, gövde, bacaklar) yaygın aktif denervasyon (fibrilasyon) ve kronik reinnervasyon (dev MUP'lar) bulgularının saptanması, "Alt Motor Nöron" tutulumunu kesinleştirir. Ayırıcı tanıda yer alan çok odaklı motor nöropati (MMN) gibi tedavi edilebilir hastalıklar, EMG sayesinde ayırt edilir.
Sorun sinirde değil, doğrudan kas lifindedir. Polimiyozit, dermatomiyozit veya musküler distrofide iğne EMG'de kısa süreli, düşük amplitüdlü ve dar (küçük) MUP'lar izlenir. Ayrıca kasın en hafif kasılmada bile aşırı aktivite göstermesi (erken rekrütman) tipiktir.
| Hastalık / Durum | Etkilenen Yapı | Temel EMG Bulgusu | Elektrofizyolojik Parametre |
|---|---|---|---|
| Karpal Tünel Sendromu | Median Sinir | Distal Latans Uzaması | Lokal Demiyelinasyon |
| Ulnar Oluk Sendromu | Ulnar Sinir | İleti Hızı Yavaşlaması | Segmental İleti Bloğu |
| Bel Fıtığı (L5) | Sinir Kökü | İğne EMG: Denervasyon | Aktif Aksonal Hasar |
| Boyun Fıtığı (C6) | Sinir Kökü | MUP Değişiklikleri | Nörojenik Patern |
| Diyabetik Nöropati | Tüm Lifler | Amplitüd Düşüklüğü | Aksonal Dejenerasyon |
| GBS (Akut) | Miyelin Kılıfı | F Yanıtı Kaybı / Uzaması | Erken Proksimal Hasar |
| ALS | Motor Nöron | Yaygın Fibrilasyonlar | Geniş ve Polifazik MUP |
| Myasthenia Gravis | Nöromüsküler Kavşak | Repetitif Uyarıda Dekrement | İleti Yorgunluğu |
| Polimiyozit | Kas Lifleri | Küçük ve Dar MUP'lar | Miyojenik Patern |
| Lambert-Eaton | Kalsiyum Kanalları | Repetitif Uyarıda İnkrement | Presinaptik Bozukluk |
| SMA (Tip 1-4) | Ön Boynuz Hücresi | Motor Ünite Kaybı | Şiddetli Nörojenik Tutulum |
Bir tanı yöntemi olarak EMG (Elektromiyografi) başarısı, sadece kullanılan cihazın teknolojik kapasitesine veya hekimin uzmanlığına bağlı değildir; aynı zamanda hastanın test öncesindeki fiziksel hazırlığına ve klinik veri paylaşımına da doğrudan bağlıdır. A Life Sağlık Grubu olarak, sinir ileti çalışmalarında elde edilen verilerin doğruluğunu (sinyal-gürültü oranı) maksimize etmek ve iğne EMG aşamasında hasta güvenliğini en üst düzeyde tutmak amacıyla hazırladığımız bu rehber, akademik protokollerin klinik pratiğe dökülmüş halidir.
EMG çekiminin ilk aşaması olan sinir ileti çalışmaları (NCS), cildin üzerine yerleştirilen yüzeysel elektrotlar aracılığıyla milivolt (mV) ve mikrovolt ($\mu$V) düzeyindeki çok düşük elektriksel sinyalleri kaydeder.
Krem ve Losyon Yasağı: Test günü vücudunuza (özellikle kol ve bacaklara) herhangi bir nemlendirici krem, vücut yağı veya losyon sürmemeniz hayati önem taşır. Bu maddeler cilt üzerinde yalıtkan bir tabaka oluşturarak "elektrot-deri empedansını" (direncini) artırır. Yüksek empedans, kaydedilen aksiyon potansiyellerinin genliğinin (amplitüd) yapay olarak düşük görünmesine yol açarak hatalı bir aksonal hasar tanısına neden olabilir.
Isı Faktörü: Soğuk ciltte sinir ileti hızları (NCV) yapay olarak yavaşlar. Test öncesinde ekstremitelerin oda sıcaklığında olması gerekir. Eğer elleriniz veya ayaklarınız çok soğuksa, teknisyenimiz çekim öncesi lokal ısıtma uygulayabilir; ancak hastaneye gelene kadar uzuvlarınızı sıcak tutmanız test süresini kısaltacaktır.
Kardiyak pacemaker (kalp pili) veya ICD (implante edilebilir kardiyoverter defibrilatör) taşıyan hastalar için EMG testi, belirli güvenlik protokolleri çerçevesinde uygulanmalıdır.
Güvenlik Protokolü: Modern kalp pilleri genellikle dış elektriksel uyaranlara karşı korumalıdır. Ancak, sinir iletimi sırasında verilen elektriksel stimülasyonun kalp pilinin algılama mekanizmasını (sensing) geçici olarak yanıltma riski mevcuttur. Bu nedenle, kalp pili olan hastaların bu durumu mutlaka hekime bildirmesi gerekir.
Uygulama Alanı: Genellikle stimülasyon noktası ile kayıt elektrotu arasındaki mesafe kalp pilinden uzak tutulduğunda risk minimaldir. Yine de, proksimal sinir uyarımı (örneğin omuz veya boyun bölgesi) yapılacağı durumlarda ekstra dikkat gösterilir.
İğne EMG aşamasında kas içine yerleştirilen ince elektrotlar, mikroskobik düzeyde de olsa doku içine girişi temsil eder.
Hematom Riski: Kan sulandırıcı (Coumadin, Heparin, yeni nesil oral antikoagülanlar vb.) kullanan hastalarda, iğne giriş yerlerinde kas içi kanama (hematom) riski artabilir. Özellikle derin yerleşimli kasların (örneğin iliopsoas veya paraspinal kaslar) incelenmesi gerektiğinde bu durum kritikleşir.
İlaç Kesilmeli mi? Çoğu durumda EMG için kan sulandırıcıların kesilmesi gerekmez; ancak hekimimiz, hastanın kan sulandırıcı düzeyine göre (INR değeri gibi) bazı kas gruplarını test kapsamından çıkarabilir veya çekim sonrası bölgeye daha uzun süreli kompresyon uygulayabilir. Eğer bilinen bir pıhtılaşma bozukluğunuz (Hemofili vb.) varsa, bunu mutlaka belirtmelisiniz.
Çocuklarda sinir ve kas hastalıklarının (SMA, müsküler distrofiler vb.) teşhisinde EMG vazgeçilmezdir. Ancak pediatrik yaş grubunda yaklaşım farklılık gösterir.
Psikolojik Hazırlık: Çocuklara "elektrik verilmesi" fikri korkutucu gelebilir. Bu süreçte çocuğa dürüst davranılmalı, hissedeceği şeyin "küçük bir tıkırtı" veya "statik elektrik çarpması" gibi olduğu anlatılmalıdır.
Teknik Uyarlama: Çocuklarda sinir yolları daha kısa ve miyelin gelişimi devam etmekte olduğu için, erişkin normatif verileri yerine yaşa özgü pediatrik normlar kullanılır. A Life Sağlık Grubu’nda pediatrik EMG, çocuğun konforunu ve güvenini sarsmadan, en az uyaranla en yüksek veriyi alacak şekilde uzmanlaşmış bir ekip tarafından yapılır.
Bu soru, EMG randevusu alan her hastanın en büyük endişesidir. Bir nörofizyolog olarak bu duyumu şu şekilde tanımlayabiliriz:
Hissedilen Duyum: Sinir ileti çalışmaları sırasında verilen elektrik akımı, can yakıcı bir "ağrı"dan ziyade, ani ve beklenmedik bir kas sıçraması hissidir. İğne EMG kısmında kullanılan iğneler ise, kan almak için kullanılan iğnelerden çok daha ince (akupunktur iğnesine yakın kalınlıkta) ve içinden ilaç geçmeyen iğnelerdir.
Nosiseptif Uyaran vs. Konfor: Kas içine giriş anında bir anlık sivri bir duyum hissedilir; ancak iğne kas içindeyken sabit durduğu sürece ağrı minimaldir. Hastalarımızın %95'inden fazlası testi "tahmin ettiğimden çok daha kolaydı" şeklinde tanımlamaktadır. Hekimimiz, hastanın hassasiyetini sürekli gözlemleyerek işlem hızını ve tekniğini hastanın toleransına göre ayarlar.
Giyim: Kolayca çıkarılabilecek veya yukarı çekilebilecek geniş, rahat giysiler tercih edilmelidir. Çekim yapılacak bölgedeki takılar (yüzük, saat, bileklik) çıkarılmalıdır.
Beslenme: EMG için aç kalmanıza gerek yoktur; aksine kan şekerinizin normal seviyelerde olması test sırasındaki kooperasyonunuzu artırır.
İlaçlar: Myasthenia Gravis şüphesiyle geliyorsanız, bazı ilaçların (Mestinon gibi) testten birkaç saat önce kesilmesi gerekebilir. Bu konuyu randevu alırken mutlaka danışınız.
- AANEM (American Association of Neuromuscular & Electrodiagnostic Medicine): Position Statement: Pre-study Preparation and Safety in Electrodiagnostic Medicine (Updated 2023). [Kılavuza Git]
- NCBI / PubMed (PMID: 32451208): Techniques of Nerve Conduction Studies and Needle EMG: A Clinical Practitioner's Guide. [Makale Linki]
- The Lancet Neurology: Electrophysiological Assessment of Peripheral Nerve Disorders: Current Standards and Future Perspectives. [Direkt Link]
- Journal of Clinical Neurophysiology: Safety of Needle Electromyography in Patients with Anticoagulant Therapy and Pacemakers: A Systematic Review. [Yayın Linki]
- Oxford Academic (Brain): Clinical Neurophysiology of Neuromuscular Diseases: Diagnostic Accuracy and Protocol Optimization. [Kaynak Linki]
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 21 Ocak 2026 23:16
Yayınlanma Tarihi: 3 Ağustos 2024 23:15
Araştırma Yaptığınız Konu ve Hastalık Hakkında Uzman Hekimlerimize Danışarak Sizlere Geri Dönüş Sağl
EMG (Elektromiyografi), vücuttaki kasların ve bu kasları kontrol eden sinir hücrelerinin (motor nöronlar) sağlığını değerlendiren nörofizyolojik bir testtir. Test, sinirlerin kaslara gönderdiği elektriksel sinyalleri ölçerek; uyuşma, güçsüzlük veya ağrı gibi semptomların kaynağının sinir sıkışması mı yoksa kas hastalığı mı olduğunu kesin olarak belirler.
EMG çekimi, genellikle iki aşamadan oluşur: İlk aşamada cilde yapıştırılan elektrotlar aracılığıyla sinir iletim hızları (NCS) ölçülür. İkinci aşamada ise uzman hekim, çok ince bir iğne elektrotu doğrudan kas içine yerleştirerek kasın istirahat ve kasılma anındaki elektriksel aktivitesini analiz eder. İşlem yaklaşık 30-60 dakika sürer.
İğneli EMG, sinir hasarının şiddetini ve kas dokusundaki etkisini ölçmek için kullanılan ileri bir teşhis yöntemidir. Kas içine yerleştirilen steril iğneler, herhangi bir ilaç vermeden sadece elektriksel sinyalleri kaydeder. Bu yöntem; bel fıtığı, ALS ve kas hastalıklarının (miyopati) ayırıcı tanısında "altın standart" kabul edilen en güvenilir tekniktir.
EMG; karpal tünel sendromu gibi sinir sıkışmaları, bel ve boyun fıtıklarına bağlı sinir kökü hasarları (radikülopati), şeker hastalığı kaynaklı polinöropatiler, kas hastalıkları (miyopati), Myasthenia Gravis ve ALS gibi motor nöron hastalıklarının kesin teşhisinde kullanılır. Test, hasarın tam konumunu ve derecesini raporlar.
EMG polinöropati protokolü, vücuttaki yaygın sinir hasarını incelemek için alt ve üst ekstremitelerde birden fazla sinirin (peroneal, tibial, sural, median, ulnar) hem motor hem de duyusal iletilerinin kapsamlı olarak ölçülmesidir. Özellikle diyabet hastalarında sinir uçlarındaki aksonal hasar ve demiyelinasyonun yaygınlığını saptamak amacıyla uygulanır.
Standart bir EMG çekimi, incelenecek sinir ve kas sayısına bağlı olarak ortalama 30 ile 60 dakika arasında sürer. Sadece tek bir bölgeye (örneğin sadece el bileği) odaklanan çekimler 20 dakikada tamamlanabilirken, kapsamlı polinöropati veya ALS protokolleri 1 saatten uzun sürebilmektedir.
EMG testi sırasında veriler dijital ekranda anlık olarak izlenir. A Life Sağlık Grubu’nda, çekim biter bitmez uzman nörolog tarafından veriler analiz edilir ve EMG sonucu genellikle işlemden hemen sonra veya aynı gün içerisinde detaylı bir rapor olarak hastaya teslim edilir.
EMG normal değerleri, sinir ileti hızlarının saniyede 40-60 metre (m/s) üzerinde olması, distal latans sürelerinin belirli milisaniye sınırlarında kalması ve iğne EMG’de istirahat halinde "elektriksel sessizlik" gözlenmesidir. Bu değerler hastanın yaşına, boyuna ve ekstremite sıcaklığına göre nörofizyolog tarafından yorumlanır.
EMG; el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, kaslarda güç kaybı, erime veya kontrolsüz seyirme şikayetlerinin kaynağını bulmak için çekilir. Bu belirtilerin bir sinir sıkışmasından mı, fıtıktan mı yoksa sistemik bir hastalıktan mı kaynaklandığını tıbbi kanıtlarla ortaya koymak amacıyla uygulanır.
EMG yaptıran hastalar, genellikle elektrik uyarımı sırasında kısa süreli bir "çarpılma" hissi ve iğne aşamasında hafif bir batma hissettiklerini belirtmektedir. Hastaların büyük çoğunluğu, işlemin "korkulduğu kadar ağrılı olmadığını" ve kesin tanı konulması sayesinde doğru tedaviye hızlıca ulaştıklarını ifade etmektedir.
EMG çekim fiyatları, yapılacak testin kapsamına (tek ekstremite, çift ekstremite veya tam protokol), iğne EMG gerekip gerekmediğine ve SGK/Özel Sigorta anlaşmalarına göre değişiklik göstermektedir. Güncel ve net fiyat bilgisi almak için A Life Sağlık Grubu çağrı merkezimizle iletişime geçerek randevu oluşturabilirsiniz.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.