Göz Altı Torbası Ameliyatı Nedir?

Göz Altının Anatomik Yapısı: Üç Ana Yağ Paketçisi

Göz küresi, kafatası içindeki orbital boşlukta darbelere karşı korunmak için özel bir yağ dokusu yastığıyla çevrilidir. Alt göz kapağı bölgesinde bu yağ dokusu, üç ayrı kompartman veya "paketçik" halinde bulunur:

  • Medial (İç) Yağ Paketçiği: Gözün buruna yakın olan iç kısmında yer alır. Genellikle torbalanmanın başladığı ilk noktadır.

  • Merkezi (Central) Yağ Paketçiği: Alt kapağın tam orta kısmında bulunur ve torbalanmanın en geniş alanını oluşturur.

  • Lateral (Dış) Yağ Paketçiği: Gözün dış kenarına yakın konumdadır.

Normal şartlarda bu yağ paketçikleri, Orbital Septum adı verilen ince ama güçlü bir bağ dokusu perdesi tarafından içeride tutulur. Septum, bir nevi "istinat duvarı" görevi görerek yağ dokusunun dışarı taşmasını engeller.

g__z_alt___torbas___b39cb5fe.webp

Torbalanma Mekanizması: Orbital Septum Gevşemesi

Göz altı torbalarının oluşumu, orbital septumun direncini kaybetmesiyle başlar. Yaşlanma süreciyle birlikte kolajen ve elastin liflerinin azalması, bu duvarın gevşemesine yol açar. İçerideki yağ paketçikleri, yerçekimi ve septumdaki bu zayıflık nedeniyle öne ve aşağıya doğru fıtıklaşır. Bu durum, ciltte belirgin bir kabarık ve şişkin görüntü yaratır.

Genetik Faktörler ve Genç Yaşta Görülme Sebepleri

Halk arasında göz altı torbalarının sadece "yaşlılık belirtisi" olduğu düşünülse de, 20'li yaşlardaki hastalarımızda da bu duruma sıkça rastlıyoruz. Bunun temel nedeni genetik yatkınlıktır.

  • Yapısal Kemik Desteği: Bazı bireylerde elmacık kemiği ve göz çukuru yapısı genetik olarak daha geridedir. Bu durum, yağ dokusunun çok genç yaşta bile belirginleşmesine neden olur.

  • Ailevi Geçiş: Eğer ebeveynlerde erken yaşta göz altı torbalanması varsa, septumun zayıflığı veya yağ paketçiklerinin hacmi genetik olarak miras kalabilir.

  • Yaşam Tarzı: Tuzlu beslenme, uykusuzluk ve ödem artırıcı faktörler torbaları daha görünür kılsa da, asıl sebep her zaman anatomik fıtıklaşmadır.

Transkonjonktival Blefaroplasti: İzsiz ve Doğal

"İzsiz göz kapağı ameliyatı" olarak bilinen bu teknik, alt göz kapağının iç kısmından, yani pembe dokunun (konjonktiva) içinden yapılır. Dışarıdan bakıldığında hiçbir kesi veya dikiş hattı görülmez.

Teknik Detaylar ve Uygulama

Bu yöntemde, göz kapağını nazikçe dışa çevirerek iç kısımdan yaklaşık 1 cm’lik bir kesi ile yağ paketçiklerine ulaşırız. Bu tekniğin en büyük avantajı, alt göz kapağını destekleyen en önemli yapı olan Orbicularis Oculi kasına hiç dokunulmamasıdır. Kas bütünlüğü korunduğu için göz kapağının formunda bozulma riski (ektropion) yok denecek kadar azdır.

  • Kime Uygundur? Genç veya orta yaşlı, göz altında deri fazlalığı (kırışıklık/sarkma) olmayan ancak belirgin torbalanması (yağ fıtıklaşması) olan hastalar için altın standarttır.

  • Avantajı: Dışarıda iz yoktur, iyileşme süreci çok hızlıdır ve "bakışların doğal ifadesi" maksimum düzeyde korunur.

Subsilier (Kirpik Altı) Blefaroplasti: Kapsamlı Restorasyon

Eğer hastada yağ torbalanmasına ek olarak ciddi bir deri sarkması, kas gevşekliği ve derin kırışıklıklar varsa, sadece içeriden müdahale yeterli olmaz. Bu durumda "Subsilier" yani kirpik altı tekniği tercih edilir.

Teknik Detaylar ve Uygulama

Kesi, kirpiklerin hemen 1-2 mm altından, doğal deri katlantısına paralel olarak yapılır. Cerrah bu yolla hem fıtıklaşan yağ paketçiklerini düzenler hem de sarkan fazla deri ve kas dokusunu çıkarır. Gerekli durumlarda göz kapağının dış köşesini yukarı asan Kantopeksi işlemi de bu kesi üzerinden eklenerek "çekik göz" (cat eyes) etkisi yaratılabilir.

  • Kime Uygundur? İleri yaşta, deri elastikiyetini kaybetmiş, "torba ile birlikte deri sarkması" şikayeti olan hastalar için uygundur.

  • İz Durumu: Kesi hattı kirpik diplerine o kadar yakın ve titizlikle kapatılır ki, iyileşme tamamlandığında (yaklaşık 3-6 ay) sadece çok yakından bakıldığında fark edilebilen ince, beyaz bir çizgi halini alır.

Operasyonel Aşamalar ve Dikiş Teknolojisi

Ameliyatın başarısı, sadece deriyi kesmekte değil, içerideki mimariyi yeniden kurgulamakta yatar.

  1. Yağ Repozisyonu (Yağ Dağıtımı): Modern cerrahide artık yağ paketçiklerini tamamen çıkarıp atmıyoruz. Bunun yerine, fıtıklaşan yağı "gözyaşı oluğu" dediğimiz çökük bölgelere yayarak (fat repositioning), göz altındaki boşlukları dolduruyor ve daha düz bir geçiş sağlıyoruz.

  2. Suture (Dikiş) Teknolojisi: Subsilier teknikte kullandığımız dikişler hayati önem taşır. Genellikle 6-0 veya 7-0 kalınlığında, saç telinden bile ince olan Prolene veya PDS gibi dokuyla barışık materyaller kullanıyoruz. Bu dikişler, gerginliği en aza indirecek özel düğüm teknikleriyle atılır; böylece yara izinin genişlemesi engellenir.

  3. Anestezi: İşlem genellikle sedasyon destekli lokal anestezi altında yapılır, bu da hastanın aynı gün taburcu olmasını sağlar.

Göz Altı Torbası Ameliyatı Teknik Karşılaştırma Tablosu

Kriter Transkonjonktival (İçeriden) Subsilier (Kirpik Altı)
Kesi Yeri Göz kapağı içi (İzsiz) Kirpiklerin 1-2 mm altı
Hedef Kitle Genç/Orta yaş (Deri sarkması yok) İleri yaş (Deri fazlalığı var)
Deri Çıkarma Yapılmaz Yapılır
Kas Müdahalesi Yok (Kas yapısı korunur) Var (Kas sıkılaştırılır)
Dikiş Alınması Gerekmez (Kendiliğinden erir) 5. günde alınır
İyileşme Süresi 3 - 5 Gün 7 - 10 Gün

İlk 48 Saat: Kritik Soğuk Uygulama (Buz) Protokolü

Ameliyattan sonraki ilk iki gün, iyileşme sürecinin temelini oluşturur. Bu dönemde en büyük yardımcımız "soğuk"tur.

  • Buz Uygulaması: İlk 48 saat boyunca, uyku saatleri hariç, saat başı 10-15 dakika süreyle göz çevresine soğuk kompres yapılmalıdır. Bu uygulama, kılcal damarları büzerek ekimoz (morluk) ve şiddetli ödem oluşumunu büyük ölçüde sınırlar.

  • Baş Pozisyonu: Yatarken başın gövdeden yukarıda tutulması (çift yastık kullanımı), yerçekimi etkisiyle ödemin aşağıya inmesini sağlar ve iyileşmeyi hızlandırır.

Gün Gün İyileşme Takvimi

İyileşme süreci her hastada farklılık gösterse de genel seyir şu şekildedir:

Zaman Dilimi Beklenen Durum ve Bakım
1 - 2. Gün Ödem ve morluğun en belirgin olduğu günlerdir. Gözlerde hafif sulanma ve sızlama olabilir. Baş yüksekte yatılmalı ve soğuk kompres uygulanmalıdır.
3 - 4. Gün Şişlikler inmeye başlar. Morluklar renk değiştirerek mor/mavi tonlardan sarı/yeşil tonlara döner.
5 - 7. Gün Dikişlerin Alınması: Eğer kirpik altı (subsilier) teknik uygulandıysa, dikişler bu dönemde alınır. Morluklar büyük oranda geçer.
10. Gün Makyajla kapatılabilecek düzeyde minimal belirtiler kalır. Hastaların çoğu bu dönemde iş hayatına tamamen döner.
1. Ay Ödemlerin %80'i kaybolur, bakışlardaki "tazelik" belirginleşir. Güneş koruyucu kullanımı ihmal edilmemelidir.
6. Ay Dokular tamamen oturur ve nihai, kalıcı sonuç ortaya çıkar.

Dikiş Teknolojisi ve İz Yönetimi

Kirpik altından yapılan ameliyatlarda, dikişlerin alınması hastalarımızda bir miktar gerginlik yaratsa da, kullanılan mikro-dikişler sayesinde bu işlem genellikle ağrısız ve saniyeler içinde tamamlanır. Eğer transkonjonktival (içeriden) yöntem uygulandıysa, dikişler kendiliğinden eriyen türdendir ve alınmasına gerek kalmaz.

Göz Şeklim Değişir mi?

Bu, hastalarımızın estetik açıdan en çok çekindiği konudur. Ameliyatın amacı gözün temel karakterini değiştirmek değil, onu çevreleyen "yaşlanma bariyerlerini" kaldırmaktır.

  • Doğal Anatominin Korunması: Uzman ellerde yapılan bir blefaroplasti sonrası göz şekliniz değişmez; sadece daha belirgin, aydınlık ve genç görünür.

  • Ektropion Riski: Yanlış planlanan cerrahilerde göz kapağının dışa dönmesi gibi riskler olsa da, A Life Sağlık Grubu’nun deneyimli cerrah kadrosu, doku miktarını milimetrik ölçümlerle belirleyerek bu tür komplikasyonların önüne geçer. Eğer "badem göz" gibi bir şekil değişikliği istenmiyorsa, anatomik formunuz tamamen korunur.

İşe Dönüş ve Sosyal Hayat

"Ne zaman işe dönerim?" sorusunun yanıtı, yaptığınız işin niteliğine göre değişir:

  • Masa Başı İşler: Ameliyattan sonraki 5. veya 7. günde (dikişler alındıktan sonra) işe dönmek mümkündür.

  • Fiziksel Güç Gerektiren İşler: Ağır kaldırma ve yoğun spor aktiviteleri için en az 2 hafta beklenmelidir. Bu, tansiyonun yükselip göz içinde mikro kanamalar yapmasını önlemek için şarttır.

Ankara A Life: Yarınlara Zinde Bir Bakış

Ankara’daki Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ yerleşkelerimizde, göz altı torbası ameliyatı sonrası sürecinizi adım adım takip ediyoruz. A Life Sağlık Grubu olarak, sadece ameliyatı gerçekleştirmekle kalmıyor; özel ödem giderici önerilerimiz ve düzenli kontrollerimizle iyileşme yolculuğunuzda size rehberlik ediyoruz.

Tıbbi İçerik Onay Bilgisi

Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.

İlgili Branş Hekimlerimiz:

Son Güncelleme: Aralık 2025 Doktor Profillerimizi Ziyaret Edin
A Life Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Son Güncelleme: 9 Ocak 2026 14:18

Yayınlanma Tarihi: 1 Mart 2025 14:51

Göz Altı Torbası Ameliyatı Nedir?

Ameliyat Başvuru Formu

Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Göz altı torbası ameliyatı, alt göz kapağındaki fazla yağ dokusunun çıkarılması veya çökük alanlara yayılarak yeniden şekillendirilmesi işlemidir. Bu operasyon sadece torbaları yok etmekle kalmaz, aynı zamanda göz altı ile yanak arasındaki geçişi pürüzsüzleştirerek yorgun ve yaşlı ifadeyi ortadan kaldıran kalıcı bir estetik çözümdür.

Alt göz kapağı estetiğinde iz kalıp kalmayacağı uygulanan tekniğe bağlıdır; eğer sadece torbalanma varsa "transkonjonktival" (göz kapağı içinden) yöntemle dikişsiz ve izsiz bir işlem yapılır. Eğer deri sarkması da varsa kesi kirpiklerin hemen altından yapılır ve bu bölge vücudun en iyi iyileşen dokularından biri olduğu için iyileşme tamamlandığında dışarıdan fark edilebilecek bir iz kalmaz.

Göz altı ışık dolgusu, sadece hafif çöküklüğü olan ve torbalanması yeni başlamış genç hastalar için geçici ama pratik bir çözümdür. Ancak belirgin yağ fıtıklaşması ve deri sarkması olan vakalarda dolgu uygulaması torbaları daha belirgin hale getirebileceği için, bu durumda cerrahi müdahale tek kalıcı ve kesin sonuç veren yöntemdir.

Göz altı torbası ameliyatının temel amacı gözün doğal yapısını koruyarak yorgunluk ifadesini silmektir; deneyimli bir cerrah tarafından yapıldığında göz şeklinde bir bozulma yaşanmaz. Aksine, operasyon sırasında yapılan "kantopeksi" veya "kantoplasti" gibi ek işlemlerle göz kenarları bir miktar yukarı kaldırılarak daha çekici ve estetik bir göz formu (badem göz etkisi) elde edilebilir.

Operasyondan sonraki ilk iki ile üç gün boyunca göz çevresinde ödem ve hafif morluklar görülmesi normaldir ve bu süreç soğuk kompres uygulamasıyla hızla atlatılır. Genellikle beşinci veya yedinci günde dikişler alınır ve hastalar bir haftalık bir sürenin ardından kapatıcı makyajla sosyal hayatlarına dönebilirler; nihai sonucun oturması ve bakışların netleşmesi ise bir ayı bulmaktadır.

Alt göz kapağı estetiğinin sonuçları oldukça uzun ömürlüdür ve genellikle on beş ile yirmi yıl boyunca kalıcılığını korur. Yaşlanma süreci doğal olarak devam etse de, ameliyatla alınan veya yer değiştirilen yağ paketçikleri tekrar eski hacminde torbalanma yapmadığı için hastalar çok uzun yıllar boyunca daha genç bir göz çevresine sahip olmaya devam ederler.

Göz çevresinde tam bir gençleşme sağlamak amacıyla alt ve üst göz kapağı ameliyatlarının aynı seansta kombine edilmesi oldukça sık tercih edilen ve yüksek başarı oranına sahip bir yaklaşımdır. Bu sayede hastalar tek bir anestezi ve tek bir iyileşme süreci ile hem üst kapaktaki düşüklüklerden hem de alt kapaktaki torbalanmalardan kurtularak, yüz genelinde bütünsel ve çok daha taze bir görünüme kavuşabilmektedir.

Operasyondan sonra göz yüzeyinin hassasiyeti ve dikiş hatlarının korunması adına kontakt lens kullanımına genellikle birinci haftanın sonunda, doku ödemi azaldığında izin verilmektedir. Göz makyajı ve kapatıcı kullanımı için ise dikişlerin alındığı beşinci veya yedinci günden sonra, bölgede herhangi bir enfeksiyon riski kalmadığından emin olunduğunda başlanması estetik sonucun sağlığı açısından önemlidir.

Ameliyatı takip eden ilk birkaç gün boyunca göz kapaklarının tam kapanamamasına veya ödeme bağlı olarak hafif bir göz kuruluğu ya da refleks olarak gelişen sulanma görülmesi normal bir durumdur. Uzman hekimin reçete edeceği nemlendirici damlalar ve koruyucu jeller ile bu süreç konforlu bir şekilde atlatılır; dokular iyileşip ödemler dağıldıkça gözün nem dengesi ve gözyaşı kanallarının fonksiyonu tamamen normale döner.

Alt blefaroplasti operasyonu sırasında torbalanmaya neden olan yağ paketçikleri ya çıkarılır ya da yerleri değiştirilerek sabitlenir; bu nedenle alınan yağların aynı bölgede tekrar birikmesi ve fıtıklaşması söz konusu değildir. Yaşlanma süreci ve yer çekimi etkisiyle deri kalitesinde yıllar içinde değişimler olsa da, ameliyatla elde edilen düzleşme ve torbaların yok edilmesi etkisi ömür boyu kalıcılığını büyük oranda korur.

Göz altı torbaları sadece yaşlanmaya bağlı değil, genetik faktörler nedeniyle yirmili yaşların başından itibaren de görülebilmektedir; bu durumda operasyon için belirli bir yaşın beklenmesine gerek yoktur. Eğer kişinin sosyal hayatını etkileyen ve yorgun görünmesine neden olan belirgin bir torbalanma varsa, transkonjonktival (izsiz) yöntemle genç yaşlarda da bu operasyon başarıyla gerçekleştirilebilir ve sonuçlar çok daha uzun süre korunur.

Ektropiyon adı verilen göz kapağının dışa dönme riski, alt göz kapağı estetiğinde deneyimli ve uzman bir cerrahın titiz çalışması ile neredeyse yok denecek kadar azdır. Operasyon sırasında deri alım miktarının milimetrik hesaplanması ve göz kapağı askı tekniklerinin (kantopeksi) kullanılması, kapağın göz küresine tam uyum sağlamasını garantileyerek hem fonksiyonel hem de estetik açıdan güvenli bir sonuç ortaya çıkarır.

İlgili Bölümler
İlgili Hekimler
Benzer İçerikler

Yardıma mı ihtiyacınız var ?

7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.