E-Sonuç E-Sonuç Telefon 0 (850) 888 54 33
Menü
Randevu E-Randevu

İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları (İBH) Nedir?

İnflamatuar Bağırsak Hastalığı Nedir?

İnflamatuar bağırsak hastalıkları (İBH); bağışıklık sisteminin sindirim sistemine saldırmasıyla oluşan, kronik ve tekrarlayan ataklarla seyreden iltihabi hastalıklardır. En yaygın iki türü olan Ülseratif Kolit ve Crohn Hastalığı; aylarca sürebilen kanlı/kansız kronik ishal, şiddetli karın ağrısı, iştahsızlık, istemsiz kilo kaybı ve halsizlik gibi semptomlarla kendini gösterir.

Gastroenteroloji polikliniklerimizde hastalarımızın yaşam kalitesini en çok sarsan, takibi en fazla disiplin gerektiren ve tıp dünyasında "fonksiyonel" sindirim sorunlarından tamamen ayrılan en ciddi grup İnflamatuar Bağırsak Hastalıklarıdır. Kısa adıyla İBH olarak andığımız bu tablo, bağırsağın basit bir gıda zehirlenmesi ya da üşütme nedeniyle geçici olarak iltihaplanması demek değildir.

İBH, vücudun kendi savunma mekanizmasının (bağışıklık sisteminin), henüz tıbben tam olarak çözülemeyen nedenlerle kendi bağırsak duvarını "yabancı bir düşman" gibi algılayıp ona saldırması durumudur. Bu kronik saldırı sonucunda bağırsak çeperinde geçmeyen yaralar, derin ülserler, kanamalı alanlar ve zamanla bağırsak tıkanıklıklarına yol açabilecek kronik hasarlar meydana gelir.

Hastalık temelde iki farklı karakterle karşımıza çıkar: Ülseratif Kolit ve Crohn Hastalığı. Suçlu aynı bağışıklık sistemi olsa da, içeride verdikleri hasarın haritası ve derinliği tamamen farklıdır.

Ülseratif Kolit ve Crohn Hastalığı

Onkolojik ve gastroenterolojik tedavinin rotasını çizebilmek için, poliklinikte ilk işimiz bu iki kardeş hastalığın sınırlarını net olarak çizmektedir.

Ülseratif Kolit (Sınırları Belli, Düzenli Tahribat)

Ülseratif kolit, bağırsağın anatomik yapısında son derece net ve kuralcı hareket eder.

  • Tutulum Yeri: Sadece ve sadece kalın bağırsağı (kolon) ve dışa açılan son halka olan rektumu tutar. İnce bağırsağa asla sıçramaz.

  • Derinlik: İltihap bağırsağın derin kas tabakalarına inmez; yalnızca en iç yüzeydeki nemli tabakayı (mukoza) tahrip eder ve orada yaygın, yüzeysel yaralar (ülserler) açar.

  • İlerleme Şekli: Bağırsakta hiç boşluk bırakmadan, rektumdan yukarıya doğru sürekli ve kesintisiz bir hat halinde ilerler. En baskın klinik belirtisi, günde 10-15 kez tekrarlayabilen kanamalı ve sümüksü (mukuslu) ishal ataklarıdır.

Crohn Hastalığı (Kural Tanımayan, Derin ve Yama Tarzı İstila)

Crohn hastalığı, ülseratif kolite göre çok daha agresif ve öngörülemez bir karakter sergiler.

  • Tutulum Yeri: Ağızdan başlayıp anüse kadar uzanan sindirim otobanının herhangi bir yerini tutabilir. Kalın bağırsakta da görülebilir ancak en çok ince bağırsağın son kısmını (terminal ileum) mesken tutmayı sever.

  • Derinlik: İltihap sadece yüzeyde kalmaz; bağırsak duvarının tüm katmanlarına (transmural) derinlemesine sızar. Bu derin sızı, zamanla bağırsağın delinmesine, kalınlaşarak tıkanmasına veya komşu organlar arasında fistül adı verilen yapay iltihap tünellerinin açılmasına neden olur.

  • İlerleme Şekli: Ülseratif kolit gibi kesintisiz ilerlemez. Bağırsakta bir bölgeyi hasta edip, birkaç metre sonraki bölgeyi tamamen sağlıklı bırakabilir. Tıpta buna "yama tarzı" (skip lesions) tutulum diyoruz.

İnflamatuar Bağırsak Hastalığı Neden Olur?

Gastroenteroloji polikliniklerimizde Ülseratif Kolit veya Crohn teşhisi koyduğumuz hastaların, hastalığın şokunu atlattıktan sonra sorduğu ilk ve en can alıcı soru hep aynıdır: "Hocam, hayatımda kötü hiçbir alışkanlığım yok, beslenmeme dikkat ederim, ailemde de kimsede bu hastalık yok. Durup dururken bağırsaklarım neden bu hale geldi?"

Bu soruya tek bir suçlu (bir bakteri, bir virüs veya tek bir hatalı gen) göstererek yanıt vermek tıbben imkansızdır. İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları (İBH), tıp dünyasında "multifaktöriyel ve idiyopatik" yani pek çok değişkenin eş zamanlı olarak bir araya gelmesiyle tetiklenen, kesin kök nedeni tam olarak formüle edilemeyen karmaşık bir kronik tablodur.

İçeride yaşanan durum basitçe şudur: Normalde dışarıdan gelen düşmanlara karşı bizi korumakla görevli olan bağışıklık sistemimiz, bağırsak duvarında bir "yazılım ve tanıma hatası" yaşar. Savunma ordumuz, bağırsağın kendi sağlıklı hücrelerini ve orada olması gereken dost bakterileri birer tehdit olarak algılar ve kör bir savaşa girişir. İşte o hücresel dost ateşini körükleyen gizli ittifakın arkasındaki kök nedenler:

Genetik Kusurlar ve Hücresel Miras

İBH doğrudan anne veya babadan çocuğa geçen klasik bir kalıtsal hastalık değildir; ancak genetik yatkınlık, içeride patlamaya hazır bekleyen bir silah gibidir.

  • Biyolojik Kanıtlar: Tıbbi araştırmalarda, İBH hastalarının DNA yapısında bağışıklık sistemini ve bağırsak mukoza bariyerini yöneten 200’den fazla farklı gen bölgesinde (NOD2, ATG16L1 vb.) varyasyon saptanmıştır.

  • Eğer birinci derece bir akrabanızda Crohn veya Ülseratif Kolit varsa, bu hücresel savaşa yakalanma riskiniz normal topluma göre çok daha yüksektir. Ancak genlerinizin bu hataya eğilimli olması tek başına hastalığı başlatmaz; tetiği çekecek dış etkenlere ihtiyaç vardır.

Bağışıklık Sisteminin "Dost Ateşi" (Disregülasyon)

Sağlıklı bir bağırsakta bağışıklık hücreleri, gıdalarla birlikte gelen yabancı maddelere karşı son derece toleranslıdır. Kimin dost, kimin düşman olduğunu çok iyi ayırt ederler.

İBH mekanizmasında ise bu tolerans mekanizması çöker. Bağırsak duvarında yer alan savunma hücreleri (T lenfositleri, makrofajlar), bağırsağın nemli koruyucu tabakasına (mukoza) karşı durdurulamaz bir kimyasal saldırı başlatır. Bölgeye kontrolsüzce salgılanan sitokinler (özellikle TNF-alfa, interlökinler) bağırsak çeperinde kronik bir yangı (enflamasyon) başlatır. Vücut yangıyı söndüremedikçe, bağırsak duvarı ülserleşir, kanar ve doku bütünlüğünü kaybeder.

Mikrobiyota Kaosu ve Çöken Savunma Bariyeri (Disbiyozis)

Bağırsağımızda yaklaşık 100 trilyon canlı mikroorganizma yaşar ve bu flora sindirim otobanımızın güvenlik duvarıdır. İBH hastalarında bu ekosistemin dengesi radikal bir şekilde bozulmuştur; tıpta biz bu duruma Disbiyozis diyoruz.

  • Bağırsaktaki koruyucu ve iltihap önleyici dost bakterilerin (örneğin Faecalibacterium prausnitzii) sayısı hızla azalırken, bağırsak duvarını tahriş eden zararlı bakterilerin popülasyonu tavan yapar.

  • Zararlıların artmasıyla birlikte bağırsağın üzerini kaplayan o kalın, koruyucu mukus jel tabakası incelir ve delinir (Geçirgen Bağırsak). Duvar geçirgen hale geldiğinde, normalde kana karışmaması gereken gıda artıkları ve bakteri toksinleri doğrudan bağırsak dokusunun altına sızarak bağışıklık sistemini kalıcı olarak çıldırtır.

Tetiği Çeken Çevresel Faktörler ve Modern Yaşam Tarzı

Genetik olarak yatkın olan bireyde, modern dünyanın getirdiği şu çevresel faktörler bir araya geldiğinde bağırsaktaki o sinsi bomba patlar:

  • Endüstriyel Beslenme Modeli: Batı tarzı (Western diet) olarak adlandırılan; rafine şekerden zengin, liften fakir, raf ömrünü uzatmak için emülgatör ve kimyasal koruyucular eklenmiş paketli gıdalar bağırsak mukozasını doğrudan erode eder (aşındırır).

  • Aşırı ve Kontrolsüz Antibiyotik Kullanımı: Özellikle çocukluk ve gençlik döneminde gereksiz yere tüketilen geniş spektrumlu antibiyotikler, bağırsaktaki dost bakteri kolonilerini adeta halı bombardımanına tutarak yok eder ve florayı bir daha toparlanamayacak şekilde sakatlar.

  • Kronik Stres Kıskacı: Stres doğrudan İBH yaratmaz ancak beyin-bağırsak aksı (vagus siniri) üzerinden kortizol dengesini bozarak bağırsak kan akışını azaltır ve bağışıklık hücrelerini alarm durumuna geçirerek uyuyan hastalığı çılgınca uyandırır.

İnflamatuar Bağırsak Hastalığı Belirtileri?

Gastroenteroloji polikliniklerimizde hastalarımızın düştüğü en büyük tuzak, haftalarca ya da aylarca süren karın ağrılarını, aniden bastıran ishal nöbetlerini "üzerime afiyet üşütmüşüm" veya "bu aralar çok stresliyim, kesin ondandır" diyerek geçiştirmektir. Oysa İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları (Ülseratif Kolit ve Crohn); basit bir hassasiyetten veya huzursuz bağırsak sendromundan (IBS) tamamen farklı, bağışıklık sisteminin bağırsak duvarını yakıp yıktığı organik ve ciddi bir klinik tablodur.

İçerideki bu kronik bağışıklık savaşı, bağırsak bütünlüğünü bozdukça vücut dışarıya son derece net, sarsıcı ve hırpalayıcı mekanik sinyaller göndermeye başlar. Hastalığın erken evrede yakalanması ve bağırsağın kalıcı olarak daralmasının önüne geçilmesi, vücudun tuvalet alışkanlıkları üzerinden verdiği şu alarmları doğru okumaya bağlıdır.

Kanlı ve İnatçı İshal Atakları

İBH'nin, özellikle de Ülseratif Kolit'in en karakteristik belirtisidir. Basit bir gıda zehirlenmesi ishali birkaç günde sönerken, İBH ishalleri 3-4 haftadan uzun sürer ve durdurulamaz.

  • Bağırsak iç duvarındaki yaralardan (ülserlerden) sızan kan ve iltihap, dışkıya doğrudan karışır.

  • Hasta günde bazen 10 ila 15 kez, sadece kan ve sümüksü bir sıvıdan (mukus) ibaret deşarjlar yaşayabilir.

Tuvalete Çıksa da Geçmeyen Kramp Tarzı Sancılar

Karnın alt kadranlarında yoğunlaşan, bıçak saplanır gibi gelen sarsıcı ağrılardır.

  • Ayrıcı Özellik: Huzursuz bağırsak sendromunda (IBS) hasta tuvalete çıkıp gaz çıkardığında ağrısı belirgin şekilde rahatlar. Ancak İnflamatuar Bağırsak Hastalığında bağırsak çeperi derinlemesine iltihaplandığı için, kişi tuvalet ihtiyacını giderse bile o sızılı kramp ve karındaki doluluk hissi kalıcı olarak devam eder.

Acil Yalancı Sıkışma Hissi (Tenezm)

Özellikle rektum bölgesini tutan Ülseratif Kolit hastalarında hayatı kabusa çeviren bir belirtidir. Bağırsak duvarındaki yoğun ödem ve yangı, sinir uçlarını sürekli uyararak beyne "içeride dışkı var" sinyali gönderir. Hasta büyük bir aciliyetle tuvalete koşar ancak altüst edici bir sızıyla çok az miktarda kanlı mukus dışında bir şey çıkaramaz.

İstemsiz, Hızlı Kilo Kaybı ve Beslenme Yetersizliği

Özellikle ince bağırsağı tutmayı seven Crohn hastalığında ön plandadır. İnce bağırsak duvarı iltihaplanıp kalınlaştığında, yediğiniz gıdaların içindeki vitaminler, proteinler ve mineraller kana karışamaz (malabsorbsiyon). Sonuç olarak hasta rejim yapmadığı halde, vücut kendi kas ve yağ dokusunu tüketmeye başlar; kısa sürede doğrusal ve dramatik kilo kayıpları yaşanır.

Ülseratif Kolit mi, Crohn mu?

Her iki hastalık da inflamatuar grupta yer alsa da, bağırsağın anatomik tutulum yerine göre hastaya yaşattığı şikayetlerin frekansı değişir.

  • Ülseratif Kolit Baskın Belirtileri: Sürekli tekrarlayan, parlak kırmızı kanamalı ishal atakları, sol alt karın ağrısı ve sosyal hayatı bitiren anal sıkışma (tenezm) hissi.

  • Crohn Hastalığı Baskın Belirtileri: Sağ alt karın bölgesinde (tam apandisit noktasında) ele gelen sert kitle ve dinmeyen ağrı, ağız içinde çıkan inatçı aftlar (yaralar) ve makat çevresinde durup dururken gelişen ağrılı akıntılar, çıbanlar veya yapay tüneller (perianal fistül).

Vücudun Diğer Alanlarındaki Bağırsak Dışı Belirtiler

İBH sadece sindirim borusunu vurmaz; bağışıklık sistemi çıldırdığı için vücudun diğer kalelerine de dost ateşi açabilir:

  • Eklem İsyanı (Artrit): Hastaların büyük kısmında bağırsak ataklarına paralel olarak dizlerde, ayak bileklerinde veya omurgada geçmeyen, sabahları sertlikle kendini gösteren eklem ağrıları gelişir.

  • Cilt Alarmları: Bacakların ön yüzeyinde dokunmakla ağrılı, sıcak, kırmızı yumrular (Eritema Nodosum) veya ciltte aniden açılan derin yaralar belirebilir.

  • Gözde Kızarıklık (Uveit): Gözün renkli tabakasının iltihaplanması sonucu bulanık görme, ışığa bakamama ve şiddetli göz ağrısı yaşanabilir.

İnflamatuar Bağırsak Hastalığı Tedavisi?

Gastroenteroloji ve cerrahi kliniklerimizde Ülseratif Kolit veya Crohn tanısı alan hastalarımızın aklındaki ilk soru, bu yıpratıcı sürecin nasıl durdurulacağıdır. İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları (İBH) tedavisi, bugünkü tıbbi imkanlarla bir antibiyotik kürü gibi hastalığı vücuttan tamamen söküp atamaz. Ancak modern tıp, bağışıklık sisteminin o çıldırmış "dost ateşini" kontrol altına alarak bağırsak duvarındaki yaraları tamamen iyileştirme gücüne sahiptir.

Tedavide nihai hedefimiz; hastayı kanamalı ve ağrılı "atak döneminden" süratle çıkarıp, hastalığın tamamen uykuya daldığı, hücrelerin kendini yenilediği "remisyon (iyilik) dönemine" sokmak ve hastayı ömür boyu bu güvenli alanda tutmaktır. Bu hedefe ulaşmak; her hastanın genetiğine, hastalığın bağırsağın hangi santimetresinde yerleştiğine ve tutulum derinliğine göre planlanan çok boyutlu bir tedavi mimarisiyle mümkündür.

Medikal Tedavi Protokolleri

İBH medikal tedavisinde dünyaca kabul görmüş iki temel strateji vardır: Hafiften güçlü ilaca doğru giden "Step-Up" (Basamak) yaklaşımı veya agresif vakalarda doğrudan en güçlü silahla başlanan "Top-Down" yaklaşımı.

Gastroenterologlarımızın klinik seyre göre seçtiği ana ilaç grupları şunlardır:

Aminosalisilatlar (5-ASA)

Özellikle hafif ve orta şiddetteki Ülseratif Kolit vakalarında tedavinin temel omurgasını oluşturur. Mesalazin veya Sülfasalazin içerikli bu ajanlar, bağırsağın iç yüzeyinde adeta bir yanık kremi gibi çalışarak mukoza tabakasındaki yangıyı ve ödemi lokal olarak baskılar. Atak döneminde yüksek dozda başlanan bu ilaçlar, remisyona girildiğinde bağırsakların tekrar alevlenmesini önlemek için ömür boyu "idame dozu" olarak kullanılmaya devam edilir.

Kortikosteroidler

Günde 10-15 kez kanamalı tuvalete çıkan, ateşi yükselmiş ve vücudu alarm veren akut atak hastalarında devreye soktuğumuz en agresif silahlardan biridir. Prednizolon veya Budesonid gibi steroidler, bağışıklık sisteminin saldırısını saatler içinde bloke ederek bağırsağı koruma altına alır.

Kritik Tıbbi Uyarı: Kortikosteroidler asla bir idame (kalıcı) tedavi ilacı değildir. Sistemik yan etkilerinden (kemik erimesi, tansiyon, göz tansiyonu, şeker) korunmak için maksimum 4 ila 8 hafta içinde dozu kademeli olarak azaltılarak hastanın hayatından tamamen çıkarılmalıdır.

İmmünomodülatörler

Steroid tedavisi kesildiğinde hastalığı hemen nükseden (steroide bağımlı) veya 5-ASA grubuyla kontrol altına alınamayan vakalarda kullanılır. Azathioprine veya 6-Merkaptopurin gibi ajanlar, bağırsak duvarına saldıran kontrolden çıkmış savunma hücrelerinin (T lenfositleri) üretim hızını yavaşlatır. İlaçların tam etki göstermesi 2 ila 3 ayı bulabileceği için sabırlı bir klinik takip gerektirir.

Biyolojik Ajanlar ve Küçük Moleküller

Yukarıdaki standart tedavilerin hiçbirine yanıt vermeyen orta ve ağır şiddetteki inatçı Crohn ve Ülseratif Kolit hastalarında, biyoteknoloji ürünü "Biyolojik Ajanlar" (Anti-TNF tedavileri) devreye girer.

  • Bu ilaçlar (İnfliximab, Adalimumab, Vedolizumab vb.), bağışıklık sisteminin bağırsak hücrelerini yakıp yıkmak için ürettiği TNF-alfa gibi özel iltihap proteinlerini kanda ve dokuda doğrudan yakalayarak nötralize eder. Healthy (sağlıklı) hücrelere zarar vermeden sadece arızalı sinyal ağını kilitlerler.

Cerrahi Müdahale Ne Zaman Kaçınılmaz Olur?

İBH'de cerrahi operasyon bir başarısızlık değil; hastanın hayatını kurtaran veya yaşam kalitesini baştan aşağı düzelten stratejik bir tedavi aşamasıdır. İki hastalıkta cerrahinin mantığı tamamen farklıdır:

  • Ülseratif Kolitte Cerrahi (Küratif Şans): Ülseratif kolit sadece kalın bağırsakta sınırlı olduğu için, hastalığın medikal ilaçlarla kontrol edilemediği, kanser öncüsü hücrelerin (displazi) saptandığı veya durdurulamayan ağır kanamalarda kalın bağırsağın tamamı ameliyatla çıkarılır (Total Kolektomi). Kalın bağırsak tamamen alındığı için hastalık teorik ve pratik olarak vücuttan temizlenmiş olur. İnce bağırsaktan yapay bir poş (J-Poş) yapılarak anüse bağlanır ve hasta normal tuvalet konforuna kavuşturulur.

  • Crohn Hastalığında Cerrahi (Koruyucu Yaklaşım): Crohn tüm sindirim kanalına yayılabildiği için bağırsağı tamamen çıkarmak hastalığı bitirmez. Bu nedenle Crohn cerrahisinde altın kural "olabildiğince tutumlu olmak ve bağırsağı korumaktır." Ameliyat; bağırsağın tamamen daralıp tıkandığı (striktür), delindiği veya ilaçlara yanıt vermeyen derin fistüllerin oluştuğu durumlarda, sadece o sorunlu segmentin çıkarılması (segmenter rezeksiyon) şeklinde uygulanır.

Beslenme ve Mikrobiyota Destek Entegrasyonu

Bağırsak duvarındaki o kronik yangıyı tamamen söndürebilmek için ilaç tedavilerinin yanına mutlak suretle akıllı bir beslenme disiplini eklenmelidir.

  • Atak Dönemi Diyeti: Lifli, posalı, çiğ sebze ve meyveler, kuruyemişler tahriş olmuş bağırsak duvarına mekanik olarak zarar vereceği için tamamen yasaklanır. Hasta düşük kalıntılı, haşlama ağırlıklı, mukoza dostu beslenmeye alınır.

  • Kişiselleştirilmiş Eliminasyon: Remisyon döneminde bağırsak florasını (mikrobiyota) optimize etmek için hastanın atağını tetikleyen gıdalar (çoğunlukla gluten, endüstriyel süt ürünleri, paketli kimyasallar) diyetisyen gözetiminde hayatından kademeli olarak elenir.

Gastroenteroloji ve Onkolojik Cerrahi Konseyi

İnflamatuar bağırsak hastalıklarının tedavisi, "Bir kortizon hapı içtim, şikayetlerim geçti, o halde ilacı bırakayım" denilecek bir süreç kesinlikle değildir. Ağrıların veya ishalin sönmesi bağırsağın altındaki o sinsi bağışıklık savaşının bittiği anlamına gelmez. Takipsiz bırakılan her İBH, ilerleyen yıllarda bağırsak kanserlerine, fistüllere ve geri dönüşü olmayan organ kayıplarına zemin hazırlar. Tedavideki nihai başarı; gastroenteroloğun ilaç vizyonu, cerrahın koruyucu doku hassasiyeti ve beslenme uzmanının flora yönetiminin tek bir çatı altında birleşmesiyle elde edilir.

Ankara genelinde tıp teknolojisinin en son imkanlarını kurumsal hasta şefkatiyle harmanlayan tüm yerleşkelerimizde (Etimesgut, Pursaklar, Altındağ, Eryaman, Sincan, Batıkent ve Aydınlıkevler) hizmet sunan A Life Sağlık Grubu hastanelerimizde; İBH hastalarımızın ömür boyu en güvenilir yol arkadaşıyız.

Kliniklerimizde, yüksek çözünürlüklü dijital HD endoskopi ve kolonoskopi ünitelerimizle bağırsağınızdaki mukoza iyileşmesini mikroskobik düzeyde takip ediyor; dışkıda kalprotektin ve hassas immünolojik kan panellerinizle ilaç dozlarınızın güvenliğini milimetrik olarak yönetiyoruz. Gastroenteroloji, Genel Cerrahi (Kolorektal Cerrahi) ve Fonksiyonel Tıp Diyetisyenlerimizin katılımıyla kurulan konseylerimizde, en modern akıllı ilaç (Anti-TNF) ve biyolojik ajan protokollerini size özel planlıyoruz. Cerrahi aşamada ise büyük ameliyat izlerini ve uzun iyileşme sürelerini ortadan kaldıran kapalı (Laparoskopik ve Robotik Cerrahi) sistemleri güvenle hayata geçiriyoruz. "Hayatınıza Sağlık Katıyoruz" mottomuzla, hastalığı hayatınızdan bir engel olmaktan çıkarmak için 7/24 yanınızdayız.

Mevcut Crohn veya Ülseratif Kolit tedavinizin gidişatını uzman hekim kadromuzla değerlendirmek, yeni nesil akıllı ilaç veya kapalı ameliyat seçeneklerimiz hakkında bilgi edinmek ve muayene randevunuzu saniyeler içinde planlamak için A Life Sağlık Grubu çağrı merkezimizi arayabilir veya web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları (İBH) Nedir?

Tedavi Rehberi Bilgilendirme Formu

Araştırdığınız Hastalık Hakkında Uzman Hekimlerimiz Size Dönüş Sağlasın.

Sıkça Sorulan Sorular

İnflamatuar bağırsak hastalığı (İBH), sindirim sisteminin iç duvarını kaplayan dokuların kronik, mikropsuz ve ilerleyici iltihaplanması durumudur. Vücudun kendi bağışıklık sisteminin bağırsak hücrelerine saldırması (otoimmün/otoreaktif süreç) sonucu gelişir. En belirgin özelliği yaşam boyu sürmesi ve ataklar halinde seyretmesidir.

Crohn hastalığı, sindirim sisteminin herhangi bir bölümünde (en sık ince bağırsağın son kısmı ile kalın bağırsakta) yamalı alanlar halinde görülen kronik iltihaptır. Crohn hastalığı belirtileri arasında; sağ alt karın bölgesinde şiddetli kramplar, kronik ishal, açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik, anüs çevresinde akıntılı fistül ve apselerin oluşması yer alır.

Ülseratif kolit, kalın bağırsağın (kolon) iç yüzeyini sürekli ve kesintisiz bir hat halinde etkileyen iltihabi bir hastalıktır. En tipik ülseratif kolit belirtileri; makattan taze kan gelmesi, mukuslu (sümüksü) ve kanlı ishal, sürekli büyük abdest yapma hissi (tenezm), sol alt karın ağrısı ve kansızlıktır.

Crohn ve ülseratif kolit arasındaki farklar: Ülseratif kolit sadece kalın bağırsakta sınırlı kalırken ve dokunun sadece yüzeyini etkilerken; Crohn hastalığı tüm sindirim kanalını tutabilir ve bağırsağın derin katmanlarına kadar ilerler. Crohn hastalığında bağırsakta daralmalar (striktür) ve fistüller sık görülürken, ülseratif kolitte yaygın kanama riski daha yüksektir.

İnflamatuar bağırsak hastalıkları neden olur: Kesin nedeni bilinmemekle birlikte; genetik yatkınlık, bağışıklık sistemindeki bozukluklar, çevre kirliliği, Batı tipi beslenme (işlenmiş gıdalar) ve bağırsak mikrobiyotasının (flora) bozulması tetikleyici unsurlardır. Evet, İBH genetik mi sorusunun cevabı pozitiftir; birinci derece akrabalarında İBH öyküsü olan kişilerin bu hastalığa yakalanma riski çok daha yüksektir.

İBH tanısı nasıl konur: Kesin tanı koyduran altın standart yöntem kolonoskopi ve endoskopi eşliğinde alınan doku biyopsisidir. Bağırsak kanseri kan tahlilinde belli olur mu şüphesinde olduğu gibi, İBH da direkt kan tahliliyle saptanamaz; ancak kanda CRP ve Sedimantasyon yüksekliği, dışkıda ise "Fekal Kalprotektin" değerinin artması bağırsaktaki iltihabı güçlü şekilde işaret eder.

İnflamatuar bağırsak hastalıkları için hangi bölüme gidilir: Uzun süren karın ağrısı ve kanlı ishal şikayetlerinde doğrudan hastanelerin Gastroenteroloji bölümüne başvurulmalıdır. Gastroenteroloji uzmanının bulunmadığı merkezlerde ise ilk değerlendirme İç Hastalıkları (Dahiliye) veya bağırsak tıkanması/fistül gibi durumlarda Genel Cerrahi tarafından yapılır.

İBH diyeti: Hastalığın alevlenme ve sessiz dönemine göre değişir. Atak döneminde lifli gıdalar (çiğ sebze-meyve), süt ürünleri, baharatlı ve yağlı yemekler kısıtlanmalıdır; az lifli, haşlanmış, yağsız protein ağırlıklı beslenilmelidir. Sessiz dönemde ise mikrobiyotayı zenginleştirmek için kontrollü olarak Akdeniz tipi beslenmeye geçilir.

İnflamatuar bağırsak hastalığı öldürür mu: Doğrudan ve aniden ölümcül değildir; ancak tedavi edilmeyen ağır ataklar, bağırsak delinmesi veya şiddetli enfeksiyonlar hayati risk yaratabilir. Ayrıca özellikle 10 yılı aşan ülseratif kolit ve yaygın Crohn vakalarında kalın bağırsak (kolon) kanseri riski arttığı için düzenli kolonoskopi takipleri hayati önem taşır.

İnflamatuar bağırsak hastalıkları kronik ve genetik tabanlı süreçlerdir; dolayısıyla bitkisel kürler, diyetler veya evde yapılan uygulamalarla hastalığın tamamen ortadan kalkması (kür edilmesi) tıbben mümkün değildir. Bazı bitkisel takviyeler şikayetleri geçici hafifletse de doktor kontrolü dışındaki uygulamalar bağırsaktaki iltihabı daha da azdırabilir.

Ankara'nın Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ (Aydınlıkevler) şubelerimizde; konforlu anestezi altında kolonoskopi ve endoskopi taramaları yapıyor, histopatolojik (biyopsi) incelemelerle Crohn ve Ülseratif Kolit teşhisini kesinleştiriyoruz. Deneyimli Gastroenteroloji ve Onkolojik Cerrahi kadromuzla modern biyolojik ilaç tedavilerini ve cerrahi operasyonları başarıyla yürütüyoruz.

İlgili Bölümler

İlgili Hekimler

Murat Ciğerim

Uzm. Dr. Murat Ciğerim

Gastroenteroloji

Yardıma mı ihtiyacınız var ?

7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.