Ortopedi doktoru (Ortopedist); kas, kemik, eklem, bağ ve sinir sisteminden oluşan hareket sistemindeki sorunların teşhis ve tedavisiyle (cerrahi ve cerrahi dışı) ilgilenen uzmandır. Bu uzmanlar, vücudun mekanik yapısını korumak, onarmak ve fonksiyonlarını geri kazandırmak amacıyla modern tıbbın tüm imkanlarını kullanarak yaşam kalitenizi artırmayı hedefleyen tıp doktorlarıdır.
Ortopedi ve travmatoloji branşı, sadece klasik cerrahi yöntemlerle değil; robotik cerrahi, biyolojik tedaviler ve kişiselleştirilmiş rehabilitasyon protokolleriyle çok daha geniş bir perspektife yayılmıştır. Hareket sistemimiz, vücudumuzun temel çatısını oluşturduğu için bu sistemde meydana gelen en ufak bir aksama, günlük yaşam aktivitelerimizi ciddi şekilde kısıtlayabilir. Bir ortopedist, doğuştan gelen anomalilerden yaşamın ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkan dejeneratif (yıpranmaya bağlı) hastalıklara kadar her yaş grubundan hastaya hitap eder. Özellikle modern yaşamın getirdiği sedanter (hareketsiz) yaşam tarzı veya tam aksine profesyonel sporcularda görülen aşırı zorlanmalar, ortopedik muayeneye olan ihtiyacı artırmaktadır.
Tanı sürecinde modern görüntüleme tekniklerinden (MR, Tomografi, Dijital Röntgen) ve bazen de minimal invaziv bir yöntem olan artroskopiden faydalanan doktorlar, hastanın durumuna göre fizik tedaviyle desteklenen konservatif bir yaklaşım veya doğrudan cerrahi müdahale planlayabilirler. Ortopedi, sürekli gelişen teknolojiyi en yakından takip eden branşlardan biri olduğu için, bugün "tedavi edilemez" denilen pek çok iskelet sistemi problemi, uzman ellerde başarıyla çözüme kavuşturulmaktadır.
Ortopedi ve Travmatoloji branşı, vücudu bölgelere ayırarak veya hastalık tipine göre alt dallara ayrılır. İşte bir ortopedi doktorunun baktığı temel alanlar:
Osteoartrit (Kireçlenme): Özellikle diz, kalça ve omuz eklemlerindeki kıkırdak aşınmaları.
Eklem Sıvısı Kayıpları: Hareket kısıtlılığına yol açan sıvı azalmaları.
Romatizmal Eklem Sorunları: İltihaplı romatizmaların cerrahi gerektiren iskeletsel sonuçları.
Ön Çapraz Bağ (ÖÇB) Yırtıkları: Özellikle futbol ve basketbol gibi ani dönüş gerektiren sporlarda sık görülür.
Menisküs Yırtıkları: Dizdeki destek dokuların hasar alması.
Kas ve Tendon Yaralanmaları: Aşil tendonu kopmaları veya rotator manşet (omuz) yırtıkları.
Kırıklar ve Çıkıklar: Her türlü travma sonrası oluşan kemik bütünlüğünün bozulması.
Skolyoz ve Kifoz: Omurga eğrilikleri ve duruş bozuklukları.
Bel ve Boyun Fıtıkları: Sinir sıkışmasına yol açan mekanik sorunlar (genellikle beyin cerrahisi ile multidisipliner çalışılır).
Halluks Valgus: Ayak başparmağındaki kemik çıkıntısı.
Karpal Tünel Sendromu: El bileğinde sinir sıkışması.
Düz Tabanlık (Pes Planus): Ayak tabanı deformiteleri.
Eğer aşağıdaki belirtilerden birini yaşıyorsanız, bir ortopedistten randevu almanızın zamanı gelmiş olabilir:
Eklemlerde geçmeyen şişlik, kızarıklık ve ısı artışı.
Hareket ederken kemiklerden gelen "çıtırtı" sesleri ve buna eşlik eden ağrı.
Sabahları uyandığınızda yaşanan eklem tutukluğu.
Düşme veya çarpma sonrası bölgede oluşan şekil bozukluğu ve şiddetli hassasiyet.
Kol veya bacaklarda uyuşma, güç kaybı ve karıncalanma hissi.
Unutmayın: Ortopedik problemlerde erken teşhis, cerrahiye gerek kalmadan fizik tedavi veya basit enjeksiyon yöntemleriyle (PRP, Kök Hücre vb.) iyileşme şansınızı artırır.
Ortopedi bilimi, sadece "kırık-çıkık" branşı olmaktan tamamen sıyrılmış; biyoteknoloji, robotik ve ileri görüntüleme teknikleriyle entegre bir mühendislik harikasına dönüşmüştür. İnsan hareket sisteminin karmaşıklığı, bu alanın kendi içinde derinlemesine uzmanlaşmış alt dallara ayrılmasını zorunlu kılmıştır. Artık bir "omuz uzmanı" ile bir "ayak bileği cerrahı" tamamen farklı teknik donanımlar ve yaklaşımlar sergilemektedir. Bu uzmanlaşma, hastaların sadece iyileşmesini değil, en kısa sürede aktif yaşamlarına —hatta profesyonel spor kariyerlerine— geri dönmelerini sağlar. İşte modern ortopedinin temel taşlarını oluşturan ve her biri kendine özgü tedavi protokollerine sahip olan o kritik alt dallar:
Artroskopi, eklemlerin içini küçük kesiler yardımıyla ve ışıklı bir kamera (artroskop) kullanarak inceleme ve tedavi etme yöntemidir. 2026 standartlarında "kapalı cerrahi" olarak bilinen bu yöntem, hastanın doku hasarını minimuma indirerek iyileşme sürecini dramatik şekilde hızlandırır. Bu alt dal, özellikle dizdeki ön çapraz bağ yaralanmaları, menisküs yırtıkları, omuzda kas sıkışmaları ve tekrarlayan çıkıklar gibi aktif yaşamı tehdit eden sorunlarla ilgilenir.
Günümüzde sadece dokuyu onarmakla kalmıyor, aynı zamanda operasyon sırasında uygulanan rejeneratif biyolojik ajanlar (PRP ve zenginleştirilmiş kök hücre enjeksiyonları) ile onarılan dokunun orijinal yapısına en yakın şekilde kaynaması hedefleniyor. Spor yaralanmaları cerrahisi, sadece profesyonel sporcular için değil, hafta sonu spor yapan veya günlük hayatta ani bir hareketle eklemini zorlayan her yaştan birey için kritik bir öneme sahiptir.
İnsan eli, evrendeki en karmaşık mekanik yapılardan biridir; onlarca küçük kemik, hassas tendonlar ve milimetrik sinir ağlarıyla örülüdür. El cerrahisi, omuzdan parmak ucuna kadar olan tüm üst ekstremite sorunlarını kapsar. Bu alanın en zorlayıcı kısmı olan mikrocerrahi, çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük damar ve sinirlerin mikroskop altında onarılmasını içerir. Kopan uzuvların yerine dikilmesi (replantasyon), sinir sıkışmaları (karpal tünel gibi), tetik parmak tedavisi ve doğuştan gelen el anomalileri bu birimin uzmanlık alanıdır.
Kullanılan yeni nesil sütür materyalleri ve mikro-robotik asistanlar sayesinde, eskiden "işlevini geri kazanamaz" denilen ağır el yaralanmalarında bile artık tam kavrama ve ince motor becerilerin korunması mümkün hale gelmiştir. Elin işlevselliği, bir insanın bağımsız yaşamının anahtarıdır.
Eklemlerin ileri derecede aşındığı ve hareketin imkansızlaştığı durumlarda devreye giren protez cerrahisi, modern tıbbın en başarılı operasyonlarından biridir. Ancak günümüzde bu alan, rakiplerin yüzeysel geçtiği Robotik Diz ve Kalça Protezi teknolojisiyle bambaşka bir boyuta taşınmıştır. Geleneksel yöntemde cerrah, protezi yerleştirirken kendi göz kararına ve el alışkanlığına güvenirken; robotik cerrahide hastanın ekleminin 3D modellemesi üzerinden milimetrik hesaplamalar yapılır.
Robotik kol, cerrahın elini yönlendirerek sadece hasarlı dokunun çıkarılmasını ve protezin hatasız açıyla yerleştirilmesini sağlar. Bu sayede "protez gevşemesi" gibi riskler minimize edilir, hasta ameliyatın ertesi günü üzerine basabilir ve protezin ömrü 20-25 yıla kadar uzatılabilir. Artroplasti artık sadece ağrıyı kesmek değil, hastaya hiç ameliyat olmamış hissi veren bir konfor sunmak demektir.
Çocuklar "küçük yetişkinler" değildir; onların kemikleri sürekli büyüyen, canlı ve dinamik bir yapıya sahiptir. Pediatrik ortopedi, doğumdan ergenlik bitimine kadar olan süreçteki tüm iskelet sorunlarını tedavi eder. Gelişimsel kalça çıkığı, çarpık ayak (PEV - Ponseti yöntemi), büyüme plakası yaralanmaları ve yürüme bozuklukları bu alanın temel konularıdır. 2026'da çocuk ortopedisinde en büyük öncelik, büyüme potansiyelini durdurmadan tedavi yapabilmektir.
Örneğin, bacak boyu eşitsizliklerinde kullanılan "uzaktan kumandalı uzayan kemik içi çiviler", çocukları defalarca ameliyat olmaktan kurtarmaktadır. Erken teşhisin hayati olduğu bu branşta, çocukların gelecekteki duruşu ve hareket kabiliyeti henüz bebeklik döneminde yapılan basit bir ultrason kontrolüyle bile garanti altına alınabilmektedir.
Omurga, vücudun hem ana taşıyıcı sütunu hem de sinir sisteminin ana otoyoludur. Omurga cerrahisi; skolyoz (omurga eğriliği), kifoz (kamburluk), bel fıtığı, omurga kırıkları ve tümörleri gibi son derece riskli ve hassas bölgelerle ilgilenir. Günümüzde bu alandaki en büyük devrim, nöromonitorizasyon teknolojisidir.
Ameliyat sırasında sinirlerin fonksiyonu anlık olarak izlenir, bu da felç riskini neredeyse sıfıra indirir. Ayrıca, "kapalı bel fıtığı ameliyatı" olarak bilinen tam endoskopik yöntemler sayesinde, hastalar sadece birkaç saatlik bir prosedürle, dokularına hiç zarar verilmeden ağrılarından kurtulabilmektedir. 2026 vizyonunda omurga cerrahisi, navigasyon destekli sistemlerle (GPS benzeri yönlendirme) vidaların kemiğe en güvenli açıyla yerleştirildiği yüksek teknolojili bir disipline dönüşmüştür.
Ortopedi ve Travmatoloji dünyası bu kadar geniş bir yelpazeye sahipken, şikayetlerinizin hangi alt dalla ilgili olduğunu belirlemek doğru tedavi için en önemli adımdır. Örneğin; bir sporcu yaralanması ile bir yaşlılık kireçlenmesi tamamen farklı uzmanlık ve teknoloji gerektirir.
Vücudumuz, binlerce parçanın kusursuz bir uyum içinde çalıştığı biyomekanik bir mucizedir. Ancak bazen bu karmaşık sistemde, yanlış hareketler, yaşlanma veya genetik faktörler nedeniyle aksaklıklar meydana gelebilir. 2026 yılında ortopedi bilimi, sadece ağrıyı dindirmeye değil, ağrının kaynağını henüz kronikleşmeden yok etmeye odaklanmaktadır. Birçok kişi "geçer" diyerek ertelediği ağrıların ileride hareket özgürlüğünü kısıtlamasına neden olur. Google'da en çok aranan ve kliniklere en sık başvuru yapılan şikayetleri aşağıda sizin için detaylandırdık.
İşte bir ortopedi uzmanına başvurmanızı gerektiren en yaygın 5 durum ve süreç rehberi:
Şiddetli Bel ve Bacak Ağrısı (Bel Fıtığı): Bel fıtığı, omurlar arasındaki disklerin yerinden kayarak sinirlere baskı yapmasıdır. Sadece bel ağrısı değil; kalçadan ayağa vuran keskin ağrı, uyuşma ve bazen güç kaybı en belirgin belirtilerdir. Uzun süre oturmak veya ağır kaldırmak bu durumu tetikler.
Doktor bu durumda ne yapar? Ortopedist, öncelikle nörolojik bir muayene ile güç kaybını test eder ve MR sonuçlarına göre sinir baskısını değerlendirir. Tedavide fizik tedavi ve ilaç kombinasyonu yetersiz kalırsa, 2026'da standart hale gelen mikrocerrahi veya endoskopik yöntemlerle fıtıklaşan dokuyu temizler.
Dizde Takılma, Kilitlenme ve Boşluk Hissi (Menisküs Yırtığı): Diz ekleminde darbe emici görev gören kıkırdak yapılar olan menisküsler, ani bir dönme veya zorlanma ile yırtılabilir. Merdiven çıkarken dizde "takılma" hissi veya dizin aniden "boşluğa düşmesi" tipik menisküs belirtileridir. Şişlik ve eklem hattında hassasiyet buna eşlik eder.
Doktor bu durumda ne yapar? Uzman, dizinizi belirli açılarda hareket ettirerek yırtığın tipini (kova sapı, kompleks vb.) klinik testlerle belirler. Eğer yırtık kendi kendine iyileşemeyecek bölgedeyse, artroskopik (kapalı) yöntemle menisküsü diker veya yırtık kısmı tıraşlayarak eklem sağlığını korur.
Eklemlerde Sertlik ve Hareket Kısıtlılığı (Kireçlenme - Artroz): Yaşla birlikte eklem kıkırdağının aşınması ve eklem sıvısının azalmasıdır. Özellikle sabahları uyandığınızda eklemlerinizi açmakta zorlanıyorsanız veya uzun yürüyüşler sonrası eklemlerinizde yanma ve ağrı hissediyorsanız, bu artrozun habercisidir.
Doktor bu durumda ne yapar? Röntgen çekerek eklem aralığının ne kadar daraldığını analiz eder. Başlangıç aşamasında eklem içi sıvı takviyeleri veya biyolojik tedaviler (PRP) önerirken; ileri vakalarda hastanın yaşam kalitesini artırmak için robotik yardımlı protez ameliyatlarını planlar.
Sabah Yataktan Kalkınca Topukta Batan Ağrı (Topuk Dikeni): Tıbbi adıyla Plantar Fasciitis, ayak tabanındaki zarın topuk kemiğine birleştiği yerde oluşan kireçlenme ve iltihaptır. Sabah ilk birkaç adımda sanki bir çiviye basıyormuşsunuz gibi hissettirir, ancak yürüdükçe ağrı hafifler.
Doktor bu durumda ne yapar? Ayak tabanınızın basınç dağılımını analiz eder ve gerekirse röntgen ile kemik çıkıntısını (dikeni) görüntüler. Tedavide şok dalga terapisi (ESWT), özel ortopedik tabanlıklar veya zarın gerginliğini azaltan lokal enjeksiyonlar uygulayarak ağrıyı ortadan kaldırır.
Bebeklerde Bacak Boyu Eşitsizliği (Doğumsal Kalça Çıkığı): Günümüzde "Gelişimsel Kalça Displazisi" olarak adlandırılan bu durum, bebeğin kalça ekleminin yuvasına tam oturmamasıdır. Bebeklerin bacak büklümlerindeki (boğum) asimetri veya bacaklardan birinin diğerinden kısa görünmesi en büyük alarm işaretidir.
Doktor bu durumda ne yapar? İlk 6 ayda radyasyon içermeyen Kalça Ultrasonu ile teşhisi netleştirir. Erken teşhis edilirse ameliyatsız "Pavlik Bandajı" gibi aparatlarla tam iyileşme sağlanırken; geç kalınan vakalarda kemiği yerine oturtmak için cerrahi müdahale gerçekleştirir.
Ortopedi muayenesinden maksimum verim almak için şu noktaları göz önünde bulundurabilirsiniz:
Ağrının Günlüğünü Tutun: Ağrı günün hangi saatinde artıyor? Dinlenirken mi yoksa hareket halindeyken mi daha şiddetli?
Eski Kayıtlarınızı Getirin: Daha önce çekilmiş röntgen veya MR sonuçlarınız varsa mutlaka yanınızda bulundurun; 2026 teknolojisi bu verileri geçmişle kıyaslayarak daha hızlı sonuç almanızı sağlar.
Rahat Kıyafetler Seçin: Doktorun eklemlerinizi rahatça muayene edebilmesi için şort veya bol pantolon giymeniz süreci kolaylaştıracaktır.
Küçük Bir Tavsiye: Hareket sistemindeki sorunlar genellikle "bekleyerek" geçmez, aksine vücudun diğer bölgelerinin de yanlış yüklenmesine neden olur. Örneğin; sağ dizinizdeki bir ağrı, zamanla sol kalçanızda veya belinizde de sorunlara yol açabilir.
Halk arasında en çok karıştırılan iki branş şüphesiz Ortopedi ve Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon (FTR) birimleridir. 2026 yılı tıp perspektifinde bu iki branş, bir madalyonun iki yüzü gibi çalışsa da, izledikleri yollar ve müdahale yöntemleri temelden ayrılır. Basit bir tabirle; Ortopedi vücudun "donanımı" (hardware) ile ilgilenirken, Fizik Tedavi "yazılımın" (software) iyileştirilmesi ve sistemin optimize edilmesiyle ilgilenir.
Eğer iskelet sisteminizde mekanik bir kırılma, kopma veya anatomik bir bozukluk varsa, bu bir mühendislik müdahalesi gerektirir; yani çözüm Ortopedi doktorundadır. Ortopedistler cerrahtır; keser, diker, vida takar veya protez yerleştirirler. Öte yandan, eklemlerin fonksiyonel olarak çalışmaması, kas güçsüzlüğü veya cerrahi müdahale gerektirmeyen kronik ağrılarda devreye Fizik Tedavi uzmanları girer. FTR hekimleri cerrahi işlem yapmazlar; bunun yerine egzersiz protokolleri, robotik rehabilitasyon cihazları ve çeşitli fiziksel ajanlar (elektroterapi, ısı, ışık vb.) kullanarak vücudu kendi kendine iyileşmeye ve eski gücüne dönmeye teşvik ederler.
Günümüzde bu iki branş genellikle "multidisipliner" dediğimiz ortak bir çalışma yürütür. Örneğin, bir sporcunun ön çapraz bağı koptuğunda, bağı dikmek veya yenilemek Ortopedi'nin işidir; ancak o sporcunun sahalara tekrar dönebilmesi için dizini nasıl kullanması gerektiğini öğrenmesi ve kaslarını eski formuna getirmesi FTR'nin alanıdır. Karar verme sürecinde en büyük kriter şudur: "Bu sorun mekanik bir onarım mı gerektiriyor yoksa fonksiyonel bir iyileştirme mi?"
Aşağıdaki karşılaştırma tablosu, sağlık standartlarına göre hangi şikayetle hangi kapıyı çalmanız gerektiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır.
| Hastalık Tipi | Hangi Bölüme Gidilmeli? | Tedavi Yöntemi |
|---|---|---|
| Taze Kırık ve Çıkıklar | Ortopedi ve Travmatoloji | Alçı, Atel veya Cerrahi Sabitleme. |
| İleri Derece Kireçlenme | Ortopedi ve Travmatoloji | Robotik Protez Cerrahisi veya Artroplasti. |
| Bel Fıtığı (Sinirsiz) | Fizik Tedavi (FTR) | Manuel Terapi ve Klinik Egzersiz. |
| Kas ve Tendon Kopmaları | Ortopedi ve Travmatoloji | Mikrocerrahi veya Artroskopik Onarım. |
| Skolyoz (İleri Derece) | Ortopedi ve Travmatoloji | Omurga Füzyon Ameliyatı. |
Bu tablo, doğru uzmana ulaşma sürenizi kısaltarak gereksiz vakit kayıplarının önüne geçmek için tasarlanmıştır. Unutmayın ki, 2026'da tıp artık "hastalık yoktur, hasta vardır" prensibiyle ilerliyor; dolayısıyla bu tablo genel bir rehberdir ve en kesin tanı ancak uzman bir hekim muayenesiyle konulabilir.
Ortopedik bir sorunun çözümü, her zaman doğru teşhisle başlar. 2026 yılı tıp teknolojileri, bir doktorun hastanın içini neredeyse bir cam gibi görmesine olanak tanısa da, sürecin altın standardı halen fiziksel muayene ve hastanın hikayesidir. Bir ortopedist, sadece ağrının olduğu yere değil, o ağrıyı tetikleyen tüm kinetik zincire odaklanır.
Muayene odasına girdiğiniz andan itibaren teşhis süreci başlar. Doktorunuz önce yürüyüşünüzü, duruşunuzu ve etkilenen bölgedeki şişlik, kızarıklık veya şekil bozukluklarını gözlemler.
Palpasyon (Dokunma): Hassasiyetin tam noktasını bulmak için bölgeye elle baskı uygulanır.
Eklem Hareket Açıklığı (ROM): Ekleminizin ne kadar dönebildiği veya bükülebildiği ölçülür.
Özel Testler: Örneğin, dizinizde bir bağ yırtığından şüpheleniliyorsa "Lachman Testi" gibi spesifik manevralar yapılarak dokuların sağlamlığı manuel olarak kontrol edilir.
Röntgen, ortopedinin en eski ama en vazgeçilmez aracıdır. Kemiklerin dizilimini, kırıkları, çıkıkları ve ileri derece kireçlenmeleri saniyeler içinde gösterir. 2026'da kullanılan Dijital Röntgen teknolojisi sayesinde radyasyon oranları minimuma inerken, görüntü netliği en üst seviyeye taşınmıştır. Yumuşak dokuları (kas, bağ) göstermekte yetersiz kalsa da, kemiksel bir sorunu dışlamak için ilk istenen testtir.
Eğer sorun kemikte değil de menisküs, bağ, tendon veya fıtık gibi yumuşak dokulardaysa, devreye MR girer. Radyasyon içermez; güçlü mıknatıslar ve radyo dalgalarıyla çalışır.
Neden istenir? Kas yırtıkları, kıkırdak hasarları, tümörler ve enfeksiyonların teşhisinde rakipsizdir.
Pratik Bilgi: MR Çekilirken Nelere Dikkat Edilmeli?
Metal Detektörü: Vücudunuzda kalp pili, platin veya metal protez varsa mutlaka belirtin (Modern protezlerin çoğu MR uyumludur ancak teyit şarttır).
Hareketsizlik: Görüntünün net çıkması için ortalama 15-30 dakika tamamen hareketsiz kalmalısınız.
Klostrofobi: Kapalı alan korkunuz varsa, doktorunuza danışarak "Açık MR" seçeneklerini veya hafif sedasyonu değerlendirebilirsiniz.
Röntgenin çok daha gelişmiş ve kesitler halinde çekilen versiyonudur. Özellikle karmaşık kırıklarda, kemik tümörlerinde veya ameliyat öncesi kemik yapısının 3 boyutlu haritasını çıkarmak için kullanılır. 2026 vizyonunda, BT verileri kullanılarak kişiye özel 3D yazıcıdan kemik modelleri üretilmekte ve cerrahi planlama bu modeller üzerinden yapılmaktadır.
Özellikle 50 yaş üstü kadınlarda ve risk grubundaki erkeklerde "Osteoporoz" (kemik erimesi) riskini ölçmek için kullanılır. Kalça ve bel omurlarındaki kemik mineral yoğunluğunu ölçerek, gelecekte oluşabilecek kırık risklerini önceden belirlememizi sağlar.
Unutmayın; modern cihazlar ne kadar gelişmiş olursa olsun, test sonuçlarını yorumlayacak olan "uzman gözü" en kritik faktördür. MR raporunuzda yazan her "dejenerasyon" ifadesi cerrahi bir sorun olduğunuz anlamına gelmez; klinik bulgularla birleşmesi gerekir.
- PubMed / MEDLINE (NIH): Biyomedikal literatürün ana merkezi ve küresel araştırma veritabanı. [Erişim]
- Cochrane Library: Sistematik incelemeler ve meta-analizler konusunda dünyanın en güvenilir kanıta dayalı tıp kaynağı. [Analizler]
- The Lancet & NEJM: Yüksek etki faktörlü (Impact Factor) tıp dünyasının en prestijli hakemli dergileri. [Akademik Kaynak]
- WHO (Dünya Sağlık Örgütü): Küresel sağlık istatistikleri ve uluslararası hastalık yönetim rehberleri. [Resmi Veriler]
- TR Dizin (TÜBİTAK ULAKBİM): Türkiye merkezli hakemli dergilerin dizinlendiği en prestijli ulusal kaynak. [Yerel Kaynak]
- YÖK Tez Merkezi: Türkiye'deki üniversitelerde hazırlanmış lisansüstü tezler ve spesifik hastalık prevalans çalışmaları. [Tez Arşivi]
- Sağlık Bakanlığı Yayınları & DergiPark: Ulusal sağlık politikaları, klinik rehberler ve dijital akademik makale barındırma servisleri. [Resmi Kaynak]
- DOAJ & ResearchGate: Kaliteli açık erişim dergileri ve bilim insanlarının paylaştığı güncel çalışmalar. [Akademik Ağ]
- arXiv / medRxiv: Henüz hakem onayından geçmemiş en yeni (pre-print) tıbbi araştırmalar. [Pre-print Kaynak]
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 26 Ocak 2026 17:39
Yayınlanma Tarihi: 26 Ocak 2026 17:15
Araştırma Yaptığınız Konu ve Hastalık Hakkında Uzman Hekimlerimize Danışarak Sizlere Geri Dönüş Sağl
Evet, ortopedi ve travmatoloji doktoru iskelet sistemindeki tüm kırık, çıkık ve çatlakların teşhis ve tedavisiyle ilgilenen ana uzmandır. A Life Sağlık Grubu bünyesindeki travmatoloji birimlerimizde, basit kırıklardan karmaşık parçalı kırıklara kadar tüm vakalar; alçı, atel veya modern cerrahi sabitleme teknikleri (platin, vida) kullanılarak uzman hekimlerimizce başarıyla yönetilmektedir.
Platin ameliyatı sonrası iyileşme süreci, operasyonun yapıldığı bölgeye ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak genellikle 6 ile 12 hafta arasında değişir. İlk 2-4 hafta doku iyileşmesi ve dikişlerin alınmasıyla geçerken, sonraki süreçte fizik tedavi desteğiyle tam hareket kabiliyeti ve kemik kaynaması hedeflenerek hastanın aktif yaşama dönmesi sağlanır.
Ankara ortopedi doktorları arasından seçim yaparken cerrahi tecrübe, teknolojik donanım (robotik cerrahi gibi) ve hastane otoritesi en kritik kriterlerdir. A Life Sağlık Grubu Ankara merkezlerimizde, multidisipliner yaklaşımla çalışan deneyimli hekim kadromuz ve ileri tanı cihazlarımızla, hastalarımıza uluslararası standartlarda güvenilir ve sonuç odaklı ortopedik tedavi çözümleri sunuyoruz.
Sinir sıkışması şikayetlerine, sıkışmanın lokasyonuna ve nedenine bağlı olarak Ortopedi ve Travmatoloji veya Beyin Cerrahisi bölümleri bakar. Karpal tünel veya dirsekte sinir sıkışması gibi ekstremite odaklı vakalarda ortopedik cerrahi ve mikrocerrahi yöntemleri kesin çözüm sunarken, tanı aşamasında EMG testiyle sinir hasarının boyutu uzmanlarımızca titizlikle analiz edilir.
Boyun ağrısına öncelikle Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon (FTR) veya Beyin Cerrahisi doktoru bakar; ancak ağrı omuz ve kollara yayılıyorsa Ortopedi uzmanı da sürece dahil olabilir. Mekanik nedenli boyun ağrılarında Ankara’daki merkezlerimizde uygulanan manuel terapi ve klinik egzersiz programları, cerrahiye gerek kalmadan hastalarımızın yaşam kalitesini hızla artırmayı hedeflemektedir.
Bel fıtığı teşhis ve tedavisi için Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirürji) veya Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümlerine gidilmelidir. Eğer fıtık kaynaklı sinir baskısı yürüme bozukluğu veya ayaklarda güç kaybı gibi ortopedik komplikasyonlara yol açıyorsa, uzmanlarımız cerrahi veya konservatif tedavi seçeneklerini hastanın klinik tablosuna göre kişiselleştirerek planlamaktadır.
Diz ağrısı şikayetiyle gidilmesi gereken asıl birim Ortopedi ve Travmatoloji bölümüdür. Dizde meydana gelen menisküs yırtıkları, bağ yaralanmaları veya kireçlenme gibi sorunlar; uzman hekimlerimiz tarafından artroskopik (kapalı) yöntemlerle veya robotik diz protezi teknolojileri kullanılarak, hastanın eklem sağlığını koruyacak en modern tekniklerle tedavi edilmektedir.
Topuk dikeni tedavisi için Ortopedi ve Travmatoloji bölümüne başvurulması gerekir. Ayak tabanındaki fasyanın iltihaplanması sonucu oluşan bu ağrılı durumda, A Life Sağlık Grubu kliniklerinde ESWT (şok dalga tedavisi), kişiye özel ortopedik tabanlıklar ve lokal enjeksiyon yöntemleri kullanılarak, cerrahi müdahaleye gerek kalmadan kalıcı iyileşme sağlanabilmektedir.
Kalça protezinin ömrü, kullanılan materyalin kalitesine ve cerrahi tekniğe bağlı olarak günümüzde ortalama 20-25 yıla kadar uzanmıştır. Modern seramik ve polietilen yüzeyler sayesinde sürtünme minimize edilirken, uzman cerrahlarımızın hassas yerleştirme teknikleri protezin aşınma hızını düşürerek hastalarımızın uzun yıllar ağrısız ve aktif bir hayat sürmesine olanak tanır.
Robotik diz protezi, cerraha milimetrik hassasiyet sunarak protezin hastanın anatomisine hatasız yerleştirilmesini sağlar. Geleneksel yönteme göre daha küçük kesi, daha az kanama ve daha hızlı iyileşme avantajı sunan bu teknoloji; protezin ömrünü uzatırken, hastanın ameliyat sonrası dizini çok daha doğal ve esnek hissetmesine yardımcı olur.
Eklemlerdeki ağrı dinlenmekle geçmiyorsa, bölgede şişlik, kızarıklık, ısı artışı veya hareket kısıtlılığı eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden bir ortopediste gidilmelidir. Erken teşhis, kıkırdak hasarının ilerlemesini durdurmak ve eklem içi enjeksiyonlar veya fizik tedavi gibi cerrahi dışı yöntemlerle iyileşme şansını yakalamak adına hayati önem taşır.
Menisküs yırtıkları, yırtığın tipine, konumuna ve hastanın yaşına bağlı olarak cerrahi dışı yöntemlerle de tedavi edilebilir. Kanlanmanın iyi olduğu "kırmızı bölge" yırtıklarında PRP, kök hücre tedavisi ve fizik tedavi ile iyileşme mümkünken; eklemde kilitlenme yapan büyük yırtıklarda kapalı artroskopik cerrahi, eklem bütünlüğünü korumak için en kesin çözümdür.
Skolyoz tedavisi her yaşta yapılabilir, ancak tedavi yöntemi hastanın yaşına ve eğriliğin derecesine göre farklılık gösterir. Çocuklarda büyüme odaklı korse tedavileri ve özel egzersizler (Schroth yöntemi) ön plandayken; erişkinlerde ağrıyı kontrol altına alan rehabilitasyon protokolleri veya ilerlemiş vakalarda omurga dondurma (füzyon) cerrahileri başarıyla uygulanmaktadır.
PRP ve kök hücre tedavileri, vücudun kendi onarım hücrelerini kullanarak hasarlı dokuları iyileştiren rejeneratif tıp yöntemleridir. Özellikle erken evre kireçlenmelerde, tenisçi dirseğinde ve spor yaralanmalarında kullanılan bu biyolojik tedaviler; A Life Sağlık Grubu’nun modern laboratuvar altyapısında hazırlanarak doğrudan hasarlı bölgeye uygulanmakta ve doku yenilenmesini hızlandırmaktadır.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.