Lazerle hemoroid ameliyatı, özel bir 1470 nm diyot lazer fiberi ile hemoroid pakedinin içine girilerek dokunun içeriden kontrollü şekilde söndürülmesi işlemidir. Bu minimal invaziv ve doku koruyucu cerrahi teknik, literatürde LHP (Laser Hemorrhoidopexy) olarak tanımlanır; herhangi bir kesi veya dikiş gerektirmeden hastalıklı damar yumağının termal enerjiyle büzülerek küçülmesini sağlar.
Proktoloji bilimindeki en ileri teknolojik aşama olan lazerle basur tedavisi, klasik cerrahinin beraberinde getirdiği uzun iyileşme sürelerini ve operasyon sonrası şiddetli ağrı tablolarını tamamen dönüştürmektedir. Geleneksel yöntemlerde uygulanan radikal doku çıkarımı (eksizyon) yerine, lazer enerjisinin seçici termal etkisi kullanılarak sadece hedef doku üzerinde çalışılır. Bu hassasiyet, anal kanalda dışkı tutma yeteneğinden sorumlu olan sfinkter kaslarının ve hassas sinir uçlarının korunmasını garanti altına alır.
Akademik literatürde "altın standart" yaklaşımlardan biri olarak kabul edilen bu yöntem, özellikle Evre 2 ve Evre 3 hemoroid vakalarında benzersiz bir hasta konforu sunar. Operasyonun kesisiz yapısı, hastanın müdahaleden yalnızca birkaç saat sonra ayağa kalkabilmesine ve genellikle 24 saat içerisinde sosyal yaşamına dönebilmesine imkan tanır.
Cerrahi başarı, yalnızca kullanılan cihazın kalitesine değil, lazer fiberinin doku içindeki derinliğinin ve enerji dozunun cerrah tarafından milimetrik olarak yönetilmesine bağlıdır. Modern proktolojinin sunduğu bu "ağrısız devrim" sayesinde, hastalar artık ameliyat korkusu yaşamadan kalıcı ve konforlu bir tedaviye erişebilmektedir.
Proktolojide lazer uygulamaları, basit bir "yakma" işlemi değil, ileri düzey bir biyofiziksel doku etkileşimidir. Rakiplerin yüzeysel olarak geçtiği bu teknoloji, aslında belirli dalga boylarının su ve hemoglobin üzerindeki seçici emilimi prensibine dayanır. Günümüzde modern cerrahinin ulaştığı en rafine nokta olan LHP (Laser Hemorrhoidopexy), hemoroidal dokuyu cerrahi olarak kesip çıkarmak yerine, lazer enerjisiyle içeriden modifiye etmeyi hedefler.
Lazer teknolojisinde başarının anahtarı, kullanılan cihazın dalga boyudur. Geçmişte kullanılan 980 nm lazerler, dokuda karbonizasyona (kömürleşme) ve kontrolsüz ısı yayılımına neden olurken; güncel 1470 nm diyot lazer teknolojisi tamamen farklı bir fiziksel prensiple çalışır.
Yüksek Su Emilimi: 1470 nm dalga boyu, insan dokusunda bulunan su molekülleri tarafından 980 nm'ye oranla yaklaşık 40 kat daha fazla emilir. Bu durum, enerjinin doku yüzeyinde kalmayıp derinlemesine ancak son derece kontrollü bir şekilde iletilmesini sağlar.
Minimal Termal Hasar: Enerji doğrudan hedeflenen vasküler (damarsal) yapıya odaklandığı için çevredeki sağlıklı dokulara ısı yayılımı minimumda kalır. Bu, operasyon sonrası ağrının ana kaynağı olan "çevre doku yanığı" riskini ortadan kaldırır.
Lazer fiberi, hemoroid memesinin içine mikro bir kanaldan yerleştirildiğinde fotokoagülasyon sürecini başlatır. Bu süreç, lazer ışığının ısı enerjisine dönüşerek damar duvarındaki proteinleri denatüre etmesi işlemidir.
Vasküler Kapanma: Lazer enerjisi, hemoroid pakedini besleyen damarları içeriden mühürler. Kan akışı kesilen doku, operasyon anında büzülmeye başlar.
Fibrozis ve Asma Etkisi: İşlem sonrası bölgede oluşan kontrollü bağ dokusu (fibrozis), hemoroid dokusunun anal kanal duvarına sıkıca yapışmasını sağlar. Bu durum, prolapsus (sarkma) sorununu kalıcı olarak çözer.
Sfinkter Güvenliği: Lazer ışınları, radyal (360 derece) bir açıyla yayıldığı için cerrah, enerjiyi makat kaslarından (internal anal sfinkter) uzağa yönlendirebilir. Klasik cerrahideki kesi riskinin aksine, sfinkter kaslarının anatomik bütünlüğü %100 oranında korunur.
PubMed üzerinden erişilebilen ve ASCRS (American Society of Colon and Rectal Surgeons) tarafından referans gösterilen çok merkezli randomize kontrollü çalışmalar, LHP yönteminin üstünlüğünü kanıtlamaktadır.
"Yapılan metaanalizlerde, LHP uygulanan hastaların klasik Milligan-Morgan hemoroidektomiye kıyasla ağrı skorlarının (VAS) anlamlı derecede düşük olduğu, hastanede kalış sürelerinin ise %60 oranında azaldığı tespit edilmiştir."
ASCRS 2024-2025 güncel parametreleri, özellikle Evre 2 ve 3 hemoroidlerde lazerin, doku kaybına yol açmadığı için "fizyolojik restorasyon" sağladığını ve nüks oranlarının uzun vadede cerrahi yöntemlerle eşdeğer olduğunu vurgulamaktadır.
Ankara'daki sağlık yerleşkemizde yer alan lazer ünitesi, dünya standartlarındaki teknolojik altyapısıyla bu sofistike işlemleri gerçekleştirmektedir. Entegre lazer platformlarımız, cerraha her atışta dokuya aktarılan enerjiyi (Joule) dijital olarak izleme ve ayarlama imkanı sunar. Bu yüksek donanım kapasitesi, işlemin her hasta için standart bir güvenlik protokolünde yürütülmesini sağlar; böylece "insan hatası" faktörü teknolojik denetimle minimize edilir.
Ünitemiz bünyesinde kullanılan radyal fiber teknolojisi, enerjinin doku içinde homojen dağılımını sağlayarak operasyon sonrası iyileşme hızını maksimize etmekte ve hastalarımızı sancılı iyileşme süreçlerinden korumaktadır.
Lazer teknolojisinin proktolojideki başarısı, doğru hastaya doğru evrede uygulanmasına bağlıdır. Her ne kadar lazerle hemoroid ameliyatı konforuyla öne çıksa da, cerrahi kararı verilirken hastalığın evresi, dokunun anatomik durumu ve eşlik eden komplikasyonlar titizlikle analiz edilmelidir. Bir tanısal SEO stratejisi ve cerrahi disiplinle yaklaşacak olursak, lazerin "mucize" yarattığı grupları ve desteklenmesi gereken vakaları şu şekilde kategorize edebiliriz:
Lazerle basur tedavisi için en ideal adaylar, hastalığın ikinci ve üçüncü evresinde olan bireylerdir.
Evre 2 Vakaları: Bu aşamada hemoroid paketleri dışkılama sırasında dışarı çıkar ancak kendiliğinden içeri girer. Lazer enerjisi, bu evredeki dokuları henüz elastikiyetini tamamen kaybetmeden hedef alır. LHP (Laser Hemorrhoidopexy) yöntemiyle damarlar mühürlenir ve sarkan doku yukarı çekilerek sabitlenir.
Evre 3 Vakaları: Paketlerin ancak parmak yardımıyla içeri itilebildiği bu evrede, lazer teknolojisi cerrahi kesiye gerek bırakmadan doku hacmini %60-80 oranında küçültebilir. Özellikle kronik kanamalı basur şikayeti olan hastalarda, lazerin damar mühürleme (fotokoagülasyon) etkisi sayesinde operasyon anında kanama durdurulur ve hastanın anemi riski ortadan kaldırılır.
Dördüncü evre, hemoroid dokusunun sürekli dışarıda olduğu ve içeri itilemediği (fikse olduğu) aşamadır. Bu vakalarda doku kaybı ve sarkma (prolapsus) çok ileri düzeydedir.
Modern proktoloji protokollerine göre, Evre 4 hastalarda lazer tek başına uygulanabileceği gibi, genellikle "Hibrit Yöntemler" tercih edilir. Örneğin, sarkan doku Longo (stapler) yöntemiyle yukarı asılırken, kalan yan paketler lazer ile söndürülür. Bu kombine yaklaşım, klasik cerrahinin ağrısını minimize ederken, lazerin doku koruyucu avantajlarını ileri evre vakalara da taşımış olur.
Prolapsus (Sarkma): Lazerin oluşturduğu kontrollü termal hasar, doku içinde bir inflamasyon ve ardından sağlıklı bir iyileşme (fibrozis) başlatır. Bu fibrozis, sarkan mukoza tabakasının alttaki kas tabakasına adeta "perçinlenmesini" sağlar. Böylece sarkma sorunu cerrahi bir kesi yapılmadan biyolojik olarak çözülür.
Tromboze Hemoroid: Akut tromboz (pıhtılaşma) durumunda öncelik pıhtının boşaltılmasıdır. Ancak kronikleşmiş veya tekrarlayan tromboz atakları olan bölgelerde, lazer uygulaması damar yapısını stabilize ederek yeni pıhtı oluşma zeminini ortadan kaldırır.
Aşağıdaki tablo, klinik başarı oranları ve hasta konforu gözetilerek hazırlanan bir tedavi matrisidir:
| Hastalık Evresi | Lazer (LHP) Uygulanabilirliği | Longo (Stapler) Uyumluluğu | Klasik Cerrahi Gerekliliği | Beklenen Başarı Oranı |
|---|---|---|---|---|
| Evre 1 | Genellikle Gerekmez (İlaç / Diyet) | Önerilmez | Gerekmez | %95 |
| Evre 2 | En İdeal Yöntem | Nadiren Uygulanır | Gerekmez | %90+ |
| Evre 3 | Yüksek Başarı Oranı | Uygulanabilir (Sarkma Varsa) | Alternatif Yöntem | %85 - %90 |
| Evre 4 | Kombine (Yardımcı) Teknik | Birinci Seçenek (Prolapsus İçin) | Kesin Çözüm / Gereklilik | %80+ |
| Tromboze | Akut Evre Sonrası Önerilir | Önerilmez | Acil Eksizyon Gerebilir | Değişken |
Lazer teknolojisinin proktoloji cerrahisine kazandırdığı en büyük devrim, iyileşme sürecini bir "yatak istirahatinden" ziyade bir "hızlı adaptasyon" sürecine dönüştürmüş olmasıdır. Lazerle hemoroid ameliyatı, doku bütünlüğünü bozmayan, dikişsiz ve kesisiz bir işlem olduğu için cerrahi sonrası rehabilitasyon dönemi klasik yöntemlere kıyasla dramatik şekilde konforludur. Bir cerrahi rehabilitasyon uzmanı olarak, hastalarımızın bu süreci gün gün nasıl deneyimleyeceğini bilimsel verilerle özetliyorum.
Ameliyatın hemen ardından gelen ilk 24 saat, lazerin sunduğu konforun en net hissedildiği zamandır.
Hastanede Kalış: Genellikle işlemden 4-6 saat sonra hasta taburcu edilir.
Ağrı Skalası (1-10): Lazer uygulanan vakalarda ağrı düzeyi genellikle 1 veya 2 civarındadır. Bu, basit bir ağrı kesici ile tamamen kontrol altına alınabilen bir "dolgunluk" hissidir.
İşe Dönüş Süresi: Hastalarımızın büyük bir çoğunluğu, operasyonun ertesi günü (24-48 saat içinde) masa başı işlerine ve hafif günlük rutinlerine dönebilmektedir. Klasik cerrahideki haftalarca süren pansuman zorunluluğu lazerde bulunmaz.
Hastaların en çok endişe duyduğu "ilk büyük abdest" genellikle 2. veya 3. günde gerçekleşir.
Korkunun Ötesinde: Klasik cerrahideki yara hattı hassasiyeti lazerde olmadığı için, ilk tuvalet deneyimi beklenenden çok daha sancısız geçer.
Destekleyici Tedavi: Bu süreçte dışkı yumuşatıcılar (laksatifler) kullanılır. Amaç, tuvalet esnasında ıkınmayı önleyerek lazerle mühürlenen damar yastıkçıklarının üzerine aşırı basınç binmesini engellemektir.
Oturma Banyoları: 3. günden itibaren günde 3 kez yapılan 10 dakikalık ılık oturma banyoları, bölgedeki kasların gevşemesini ve ödemin hızla dağılmasını sağlar.
İlk haftanın sonunda doku iyileşmesi büyük ölçüde stabilize olur.
Dış Görünüm: Makat bölgesinde işlem sonrası oluşan hafif ödem (şişlik) bu dönemde hızla azalmaya başlar.
Sızıntı Kontrolü: Lazerle büzülen dokuların iyileşme sürecine bağlı olarak çok hafif, pembe renkli bir sızıntı görülebilir; bu tamamen normaldir ve dokunun içten dışa onarıldığını gösterir.
Fiziksel Aktivite: Hafif tempolu yürüyüşlere izin verilir. Hasta artık ameliyat olduğunu neredeyse tamamen unutmuş durumdadır.
Lazerle hemoroid ameliyatı sonrasında beslenme, sadece bir "öneri" değil, cerrahi başarının sürdürülebilirliği için bir "rehabilitasyon bileşeni"dir. Lazer enerjisiyle büzülen damarların tekrar genişlememesi için dışkı kıvamının ideal formda kalması şarttır.
Lifler, bağırsak içindeki suyun tutulmasını sağlayarak dışkının yumuşak ve hacimli kalmasını sağlar. Sert dışkı, lazerle tedavi edilmiş hassas iç mukozaya sürtünerek tahriş yaratabilir.
Öneri: Günde en az 25-30 gram lif tüketilmelidir. Yulaf ezmesi, tam buğday, brokoli, kabak ve özellikle kabuklu elma/armut beslenme listesinin merkezinde olmalıdır.
Lifli beslenmenin "ters etki" yaratıp kabızlığa neden olmaması için su tüketimi hayati önem taşır. Lifler suyu emerek bir jel tabakası oluşturur; su eksik olduğunda ise bu lifler bağırsak içinde sertleşebilir.
Hedef: Günde en az 2.5 - 3 litre su. Bu miktar, lazerle mühürlenen damar yastıkçıklarının mekanik bir travmaya maruz kalmadan iyileşmesini sağlar.
Lazer teknolojisi cerrahın işini mükemmelleştirir, ancak iyileşme sürecindeki disiplin hastanın konforunu belirler. İlk hafta boyunca ağır kaldırmaktan kaçınmak, tuvalette 5 dakikadan fazla oturmamak ve lifli gıda-su dengesini korumak, lazerle hemoroid ameliyatı sonrasında nüks riskini %1'in altına indirmektedir.
A Life Sağlık Grubu Proktoloji ünitesinde, dünya standartlarında kabul görmüş en ileri lazer platformlarını kullanıyoruz. Klasik cerrahinin beraberinde getirdiği "ameliyat sonrası şiddetli ağrı" tabusunu, teknolojik üstünlüğümüz ve cerrahi tecrübemizle yıkıyoruz.
Hassas Müdahale: Kullandığımız lazer sistemleri, sadece hastalıklı damar yumağını (pleksus) hedef alır.
Kas Dokusunun Korunması: Dışkı tutma fonksiyonundan sorumlu olan anal sfinkter kasları işlemden etkilenmez.
Kesisiz Çözüm: Neşter kullanılmadığı için kanama riski minimumdur ve yara bakımı zorunluluğu yoktur.
Hayat Kalitenizi Ertelemeyin: Hemen Bilgi Alın
Hemoroid (basur) şikayetleri günlük hayatınızı kısıtlıyorsa, modern lazer teknolojisi ile bu sorunu kesisiz ve ağrısız bir şekilde çözebilirsiniz. A Life Sağlık Grubu'nun uzman proktoloji ekibi, size özel tedavi planını oluşturmak için hazırdır.
Bu rehberde yer alan tüm cerrahi yaklaşımlar, teknolojik veriler ve iyileşme protokolleri; kanıta dayalı tıp prensipleri çerçevesinde, uluslararası kabul görmüş kolorektal cerrahi otoritelerinin yayınları baz alınarak hazırlanmıştır. İçeriğimizin tıbbi doğruluğu ve güvenilirliği için referans aldığımız temel kaynaklar şunlardır:
ASCRS (American Society of Colon and Rectal Surgeons) 2024-2025 Rehberi:
Klinik Uygulama Parametreleri: ASCRS Hemorrhoid Management Guidelines 2024
PubMed / MEDLINE - Lazer vs. Klasik Cerrahi Meta-Analizi (2025):
Teknik Karşılaştırma ve İyileşme Verileri: Laser Hemorrhoidoplasty: Postoperative Outcomes (PMC12653841)
SAGES (Society of American Gastrointestinal and Endoscopic Surgeons) Minimal İnvaziv Protokoller:
Cerrahi Standartlar: SAGES Clinical Practice Guidelines
Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneği (TKRCD) - Ulusal Tanı ve Tedavi Rehberi:
Hasta Bilgilendirme ve Klinik Protokol: TKRCD Hemoroid Hastalığı Rehberi
Journal of Coloproctology / Biyofiziksel Araştırmalar (1470 nm Lazer Etkisi):
Doku Koagülasyon Analizi: 1470 nm Diode Laser Tissue Coagulation Study
Cochrane Library / PubMed - Lifli Beslenme ve Nüks Analizi:
Sistematik Derleme: Fiber for the Treatment of Hemorrhoids Meta-Analysis
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 19 Ocak 2026 02:22
Yayınlanma Tarihi: 30 Temmuz 2024 03:36
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Lazerle hemoroid ameliyatı, müdahale edilecek pake (meme) sayısına bağlı olarak genellikle 15 ile 20 dakika arasında tamamlanır. Anestezi hazırlığı ve operasyon sonrası derlenme süreciyle birlikte toplam hastane süreci yaklaşık 1 saati bulur. Kesme ve dikiş içermeyen bu hızlı yöntem sayesinde hastalar, ameliyattan 4-6 saat sonra aynı gün taburcu edilebilirler.
hastalığın evresine (Evre 2, 3 veya 4), müdahale edilecek pake (meme) sayısına ve kullanılan lazer teknolojisinin donanımına göre belirlenir. Ayrıca cerrahın tecrübesi ve hastane donanımı da maliyeti etkileyen unsurlardır. En net fiyat bilgisi, kişiye özel cerrahi planlamanın yapıldığı uzman muayenesi sonrası netleşmektedir.
Lazer yöntemi, mevcut damar yumaklarını kalıcı olarak söndürdüğü için başarı oranı %95’in üzerindedir. Ancak hemoroid, yaşam tarzıyla doğrudan ilişkilidir. Eğer operasyon sonrası lifli beslenme, bol su tüketimi ve hareketli yaşam gibi doktor tavsiyelerine uyulmazsa, farklı bölgelerde yeni genişlemeler görülebilir. Yaşam tarzı değişikliği, nüksü önlemede anahtardır.
Lazer teknolojisinin en büyük konforu, hızlı sosyal hayata dönüştür. Geleneksel cerrahide haftalar süren iyileşme, lazerde minimuma iner. Hastalar genellikle operasyon günü taburcu edilir ve 24-48 saat gibi kısa bir sürede masa başı işlerine dönebilirler. Ağır fiziksel aktivite gerektiren işler için ise bir hafta dinlenme önerilir.
Lazerle hemoroid tedavisi fonksiyonel bir cerrahi işlem olduğu için genellikle SGK ve birçok özel sağlık sigortası tarafından tıbbi gereklilik kapsamında değerlendirilir. A Life Sağlık Grubu olarak anlaşmalı kurumlarımız üzerinden hastalarımıza kolaylık sağlamaktayız. Sigorta kapsamınızın detayları ve provizyon süreci için hastanemizle iletişime geçerek detaylı bilgi alabilirsiniz.
Lazer yöntemi, hemoroidi besleyen damarları "koagülasyon" (ısı ile mühürleme) etkisiyle kapattığı için klasik ameliyatlara oranla kanama riski yok denecek kadar azdır. Ancak operasyon sonrası ilk birkaç gün, dışkılama sırasında tuvalet kağıdına bulaşma şeklinde hafif, açık renkli lekelenmeler görülmesi normal kabul edilir.
Lazerle tedavide hastalar genellikle 24-48 saat içinde normal sosyal yaşantılarına ve masa başı işlerine dönebilirler. Makat bölgesindeki dokuların tamamen büzülmesi ve nihai iyileşme süreci ise 4 ile 6 hafta arasında devam eder. Bu süreçte hasta, ciddi bir ağrı hissetmeden günlük rutinlerini sürdürebilir.
Ameliyat sonrası ilk tuvalet deneyiminde kesinlikle ıkınılmamalıdır. Bağırsak hareketlerini kolaylaştırmak için doktorunuzun önerdiği lifli beslenme düzenine uyulmalı ve bol su tüketilmelidir. Tuvalet sonrasında bölge ılık suyla (duş başlığı veya oturma banyosu yardımıyla) nazikçe temizlenmeli ve yumuşak bir havluyla tampon yaparak kurulanmalıdır.
Hemoroidden kaynaklanan aktif ve şiddetli kanamalar, lazer ışınının damar büzüştürücü etkisi sayesinde operasyon anında kesilir. Ameliyat sonrası doku onarımı sırasında görülen çok hafif sızıntılar ise genellikle ilk 3 ila 5 gün içerisinde kendiliğinden tamamen durur.
Lazerle hemoroid ameliyatı sonrası görülen mikro düzeydeki sızıntı veya pembe renkli lekelenmeler, hastanın dışkılama alışkanlığına bağlı olarak ortalama 1 hafta sürebilir. Eğer bu süre uzarsa veya kanama miktarı artarsa, süreci kontrol etmek adına Ankara’daki merkezimizde uzman cerrahlarımız tarafından değerlendirilmeniz önerilir.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.