E-Sonuç E-Sonuç Telefon 0 (850) 888 54 33
Menü
Randevu E-Randevu

Glisemik İndeks Nedir? Besinlerin Glisemik İndeks Tablosu

Glisemik İndeks Nedir? Karbonhidratların Kan Şekerine Etkisi

Glisemik indeks, karbonhidrat içeren gıdaların tüketildikten sonra kan şekerini (glukoz) ne kadar hızlı ve ne boyutta yükselttiğini gösteren sayısal bir ölçüm sistemidir. Referans besin kabul edilen saf glukozun skoru 100 baz alınarak hesaplanır; besinler 0 ile 100 arasında puanlanır. Kısaca glisemik indeks nedir ya da glisemik indeks ne demek sorularının karşılığı; yenen bir yiyeceğin sindirilip kana karışma hızının bağıl tablosudur. Değeri düşük olan yiyecekler sindirim kanalında yavaş parçalanıp kana kademeli glukoz salarken, yüksek değerli besinler kan şekerinde ani ve dik sıçramalara yol açar.

glisemik-indeks-nedir-kan-sekeri-beslenme-a-life-ankara_dc1fcec1.webp

Karbonhidratların Sınıflandırılması ve Puanlama Kriteri

Besinlerin kan glukozunu uyarma potansiyeli glisemik indeks ölçeğinde üç temel grupta toplanır:

  • Düşük Glisemik İndeks (0 - 55): Bağırsaklarda yavaş emilen, kan şekerini dalgalandırmayan, uzun süreli tokluk sağlayan yiyeceklerdir (bakliyatlar, yeşil sebzeler, çiğ kuruyemişler).

  • Orta Glisemik İndeks (56 - 69): Kan şekerini dengeli bir hızda yükselten besin grubudur (tam buğday ürünleri, bulgur, basmati pirinç, bazı taze meyveler).

  • Yüksek Glisemik İndeks (70 - 100): Tüketildiği anda hızla glukoza dönüşüp kana hücum eden, pankreası aşırı insülin salgılamaya zorlayan gıdalardır (beyaz ekmek, fırınlanmış patates, sofra şekeri, pirinç patlağı).

Ani İnsülin Salınımı ve Reaktif Hipoglisemi Kısır Döngüsü

Yüksek glisemik indeksli bir karbonhidrat tüketildiğinde ince bağırsaklar hızla glukozu emer. Kandaki glukoz seviyesi aniden zirve yapar. Bu tehlikeli sıçramayı bertaraf etmek için pankreas kontrolsüz şekilde yüksek dozda insülin hormonu salgılar. İnsülin, kandaki fazla şekeri süratle hücre içine ve karaciğere çekerek depolamaya çalışır.

Bu hızlı boşaltım neticesinde kan şekeri yükseldiği hızla, hatta bazen başlangıç seviyesinin dahi altına çakılır. Tıpta "reaktif hipoglisemi" denen bu düşüş; yemekten 1-2 saat sonra yeniden şiddetli açlık, tatlı krizleri, titreme, halsizlik, odaklanma kaybı ve uyku hali doğurur. Hücreler sürekli yüksek insüline maruz kaldıkça duyarlılıklarını yitirir; tablo zamanla insülin direncine, göbek çevresinde viseral yağlanmaya ve nihayetinde Tip 2 diyabete evrilir.

Glisemik kontrolün bilinmesi, yalnızca diyabetik bireyler için değil; enerjisini gün boyu dengeli tutmak ve karaciğer yağlanmasından korunmak isteyen herkes için metabolik sağlığın temel anahtarıdır.

Besinlerin Glisemik İndeks Değerini Değiştiren Faktörler ve Pişirme Yöntemleri

Bir besinin etiketindeki ya da standart tablolardaki glisemik indeksi sabit bir kural değildir. Aynı gıda maddesi mutfakta gördüğü işlem, pişirilme süresi, sıcaklığı ve yanında tüketilen diğer besinlerle girdiği etkileşim neticesinde bambaşka bir metabolik tepki verebilir. Karbonhidratın moleküler mimarisi değiştiğinde sindirim enzimlerinin bu zincirleri kırma hızı da doğrudan farklılaşır.

Lif Oranı ve Fiziksel İşlenme Derecesi

Gıdanın doğal yapısındaki lif (posa) oranı glisemik hızı frenleyen en temel bariyerdir. Suda çözünen lifler mide ve bağırsakta jel kıvamında bir tabaka kurarak glukozun kana emilimini yavaşlatır. Besin ne kadar çok mekanik işlemden geçerse lif kalkanı o denli parçalanır:

  • Bir elmayı kabuğuyla çiğneyerek yemek sindirimi uzatır ve kan şekerini dengeli yükseltir.

  • Aynı elmanın katı meyve sıkacağında suyunu çıkarmak lifleri bütünüyle yok eder; içecek doğrudan yüksek indeksli bir şeker solüsyonuna dönüşür.

  • Benzer şekilde tam buğday tanesi lif zengini yapısıyla düşük-orta aralıkta kalırken, öğütülüp inceltilmiş beyaz un bağırsaklarda saf şeker gibi süratle emilir.

Pişirme Süresi, Sıcaklık ve Dirençli Nişasta Dönüşümü

Isıl işlemler nişastanın su alıp şişmesine, yani jelatinleşmesine yol açar:

  • Aşırı Pişirme: Makarnayı İtalyan usulü diri (al dente) bırakmak yerine hamurlaşana kadar kaynatmak, nişastayı tamamen açığa çıkararak glisemik değerini fırlatır.

  • Soğutma ve Dirençli Nişasta: Patates veya pirinç haşlandıktan sonra buzdolabında soğutulduğunda içindeki nişasta molekülleri yeniden kristalleşerek "dirençli nişasta" formuna geçer. İnce bağırsakta sindirilemeyen bu yapı kalın bağırsağa geçer, probiyotik bakterilere besin olur ve yiyeceğin kan şekerini yükseltme potansiyelini yarı yarıya düşürür.

Olgunlaşma Düzeyi ve Tabaktaki Besin Eşleştirmeleri

Bitkiler olgunlaştıkça içerdikleri kompleks nişasta basit şekerlere (fruktoz ve glukoza) parçalanır. Hafif yeşil, sert bir muz yüksek dirençli nişasta içeriğiyle düşük glisemik indeksliyken; kabuğu kahverengi beneklerle kaplanmış olgun bir muz hızlı bir şeker kaynağına dönüşür.

Öte yandan karbonhidratı tek başına tüketmek yerine yanına protein, sağlıklı yağlar veya asit eklemek sindirim hızını belirgin şekilde keser:

  • Bir dilim ekmeğin yanına yumurta, peynir veya avokado eklemek mide boşalmasını geciktirir.

  • Salataya sirke veya limon sıkmak asidik ortam yaratarak amilaz enziminin nişastayı parçalama sürecini yavaşlatır.

Besinlerin Glisemik İndeks Tablosu: Tahıllar, Bakliyatlar, Sebze ve Meyveler

Günlük beslenme rutininde tabağa giren karbonhidratların metabolik hızını bilmek, kan şekeri dengesini korumanın en pratik yoludur. Hazırlanan kapsamlı bir glisemik indeks tablosu veya güvenilir bir besinlerin glisemik indeks tablosu, gıdaların sindirim hızlarını somut verilerle karşılaştırma imkanı verir. Mutfaklarımızda sıkça tüketilen tahıllar, baklagiller, sebzeler ve taze meyveler bu cetvelde çok farklı basamaklara dağılır.

Tahıl ve Bakliyatlarda Glisemik Hız Farkı

Sofraların ana karbonhidrat kaynağı olan tahıllarda işlenme biçimi skoru belirler:

  • Pirinç Çeşitleri: Nişasta yapısı gereği baldo pirinç glisemik indeks (85-90) değeriyle kan şekerini en hızlı fırlatan tahıllardandır. Buna karşılık uzun taneli ve amiloz oranı yüksek basmati pirinç glisemik indeks (50-58) skoruyla daha ılımlı bir seyir sunar; genel olarak klasik beyaz pirinç glisemik indeks ortalaması 70'in üzerindedir.

  • Bulgur ve Karabuğday: Lif içeriği korunan bulgur glisemik indeks (46-48) bakımından oldukça güvenlidir. Sebzelerle pişirilen geleneksel bir bulgur pilavı glisemik indeks (45-50) dengesini muhafaza eder. Benzer şekilde glütensiz karabuğday glisemik indeks (45-50) ve lif zengini yulaf glisemik indeks (55) değerleriyle uzun süreli tokluk sağlar. Sert durum buğdayından üretilen ve diri pişirilen sade makarna glisemik indeks (45-50) skalasında orta-düşük grupta yer alır.

  • Bakliyat Üstünlüğü: Yüksek protein ve çözünür lif barındıran baklagiller listenin en altındadır. Haşlanmış nohut glisemik indeks (28-32), kuru fasulye glisemik indeks (30-35) ve kuru kavrulmuş leblebi glisemik indeks (35-40) skorlarıyla kan şekerini dalgalandırmaz. Sağlıklı yağ deposu tahin glisemik indeks (30-35) değeriyle bu dengeyi güçlendirir.

Meyve, Sebze ve Şekerli Besinlerde Dağılım

Taze meyvelerde su ve fruktoz dengesi indeks puanını belirler. Su oranı çok yüksek lifi az karpuz glisemik indeks (72-76) değeriyle yüksek gruptadır. Olgunlaşmış sarı muz glisemik indeks (55-60) seviyesindeyken, taze elma glisemik indeks (36-38), antioksidan zengini nar glisemik indeks (35), taze çilek glisemik indeks (32-35) ve kış aylarının vazgeçilmezi mandalina glisemik indeks (40-45) ile düşük aralıkta kalır. Şifalı meyvelerden hünnap glisemik indeks (30-35) değeriyle güvenle tüketilir. Kurutuldukça şekeri konsantre olan hurma glisemik indeks (42-55) ve kuru incir glisemik indeks (55-60) orta seviyelerdedir.

Sebzelerde taze domates glisemik indeks (15-20) ile ihmal edilebilir bir etkiye sahipken; pişmiş havuç glisemik indeks (40-50) orta düzeydedir. Pişirme yöntemi fırınlama veya püreye döndüğünde patates glisemik indeks (80-85) rekor seviyelere fırlar. Rafine tatlılarda ise doğal olsa dahi bal glisemik indeks (60-65) ve yağ içeriği sindirimi bir miktar frenlese de dondurma glisemik indeks (60-65) orta-yüksek sınırdadır. Lifli yapısına rağmen ısıl patlama geçiren patlamış mısır glisemik indeks (65-70) ile haşlanmış taze mısır glisemik indeks (55-60) ve rafine mısır unu glisemik indeks (70) değerleri dikkatli porsiyonlanmalıdır.

Besin grubu Besin adı Glisemik indeks değeri Sınıflandırma ve hız
Bakliyat / kuruyemiş Nohut, kuru fasulye, leblebi, tahin. 28 - 40 Düşük (çok yavaş emilim).
Meyve Çilek, elma, nar, mandalina, hünnap. 30 - 45 Düşük (dengeli kan şekeri).
Tahıl Bulgur, basmati pirinç, yulaf, karabuğday. 45 - 55 Düşük - orta (uzun tokluk).
Tahıl / makarna Al dente makarna, haşlanmış mısır. 45 - 60 Orta (kontrollü porsiyon).
Kuru meyve / tatlı Hurma, kuru incir, dondurma, bal. 55 - 65 Orta (hızlı enerji).
Rafine tahıl / sebze Patlamış mısır, mısır unu, karpuz. 65 - 75 Yüksek (dikkatli tüketim).
Nişastalı besinler Baldo pirinç, fırın / püre patates. 80 - 90 Çok yüksek (ani şeker sıçraması).
A Life Sağlık Grubu

Ekmeklerin Glisemik İndeks Tablosu ve Un Çeşitleri

Sofraların temel karbonhidrat kaynağı olan ekmek, üretiminde kullanılan unun tipine, öğütülme derecesine ve mayalanma tekniğine göre kan şekerine taban tabana zıt tepkiler verir. Günlük kalori alımında büyük yer tutan ekmek glisemik indeks değerleri, beyaz undan tam tahıllara doğru gidildikçe ciddi farklılıklar gösterir. Tüketicilerin doğru seçim yapabilmesi adına hazırlanan ekmeklerin glisemik indeks tablosu, ekmeğin sadece kalorisini değil, metabolizmadaki insülin yükünü de net şekilde ortaya koyar.

Unun Saflığı, Lif Varlığı ve Nişasta Yapısı

Buğday tanesi kabuk (kepek), rüşşeym (öz) ve endosperm (nişasta deposu) olmak üzere üç temel katmandan oluşur:

  • Rafine Beyaz Un: Endüstriyel işlemlerde buğdayın lif zengini kepeği ve vitamin deposu rüşşeymi tamamen ayrıştırılır. Geriye yalnızca saf nişasta kalır. Bu unla yapılan klasik beyaz somun veya francala ekmekler, sindirim enzimlerinin hızla parçalayabileceği pürüzsüz bir yapıya bürünür. Tüketildiği anda adeta sofra şekeri gibi kana karışır.

  • Tam Tahıl Unları: Buğday, çavdar veya siyez gibi tahıllar bütün olarak öğütüldüğünde kepek tabakası nişastanın etrafında fiziksel bir kalkan oluşturur. Tükürük ve pankreas amilazı bu lifli zırhı aşmakta zorlanır. Sindirim süresi uzar, glukoz kana damla damla salınır.

Fermantasyonun Gücü: Geleneksel Ekşi Maya

Ekmeğin kabarmasını sağlayan maya türü glisemik yanıtı doğrudan belirler. Hızlı kabaran endüstriyel fırın mayaları (pakmaya) nişasta yapısını hızla parçalanabilir hale getirirken, geleneksel ekşi maya yöntemi ekmeğin kimyasını değiştirir. Ekşi mayanın içerdiği laktik asit bakterileri hamurda asidik bir ortam (düşük pH) yaratır. Bu asidite, nişastayı sindiren enzimlerin çalışmasını yavaşlatır; hamurdaki fitik asidi parçalayarak minerallerin emilimini artırır ve ekmeğin glisemik indeksini 10 ila 15 puan aşağı çeker.

Siyez, karabuğday ve tam çavdar gibi kadim tahıllarla hazırlanan ekşi mayalı ekmekler; hem yüksek lif oranları hem de dirençli nişasta yapılarıyla tokluk süresini maksimum seviyeye çıkarır.

Ekmek / un türü Glisemik indeks puanı Lif ve besin yoğunluğu Metabolik etki ve öneri
Beyaz somun ekmek 75 - 85 Çok düşük (rafine un). Hızlı kan şekeri sıçraması, çabuk acıkma.
Mısır ekmeği 70 - 75 Düşük - orta. Nişasta oranı yüksek, porsiyon kısıtlanmalı.
Kepekli ekmek 65 - 69 Orta (kepek ilaveli). Beyaza kıyasla daha dengeli, orta seviye.
Tam buğday ekmeği 55 - 60 Yüksek. Günlük tüketim için dengeli tokluk sağlar.
Ekşi mayalı çavdar ekmeği 48 - 52 Çok yüksek (beta-glukan). İnsülin yanıtını baskılar, uzun süreli enerji.
Karabuğday / siyez ekmeği 40 - 45 Zengin lif ve protein. Düşük glisemik indeks, diyabet dostu seçenek.
A Life Sağlık Grubu

Glisemik İndeksi Düşük Yiyecekler ile Beslenme Stratejisi ve Sağlık Kazanımları

Beslenme alışkanlıklarını düzenlerken kalori sayımına odaklanmak çoğu zaman yetersiz kalır; kalorinin metabolik olarak vücutta nasıl işlendiği çok daha belirleyicidir. Günlük öğünlerde glisemik indeks dusuk yiyecekler tercih etmek, hormon dengesini ve hücresel enerji dağılımını baştan yapılandırır. Sağlıklı bir glisemik indeks listesi rehberliğinde oluşturulan tabaklar, kanda glukoz ve insülin dalgalanmalarını durdurarak kronik hastalıklara karşı güçlü bir metabolik kalkan oluşturur.

İnsülin Duyarlılığı ve Kilo Yönetiminde Temel Avantajlar

Düşük indeksli gıdaların metabolizma üzerinde yarattığı fizyolojik dönüşümler şunlardır:

  • İnsülin Direncini Kırma: Pankreas sürekli aşırı insülin üretmek zorunda kalmadığında hücre yüzeyindeki insülin reseptörleri yeniden hassaslaşır. Bu durum prediyabet (gizli şeker) tablosunu geriletir ve Tip 2 diyabet riskini minimize eder. Üç aylık kan şekeri ortalaması olan HbA1c değerlerinde belirgin düşüşler gözlenir.

  • Leptin Hormonunun Korunması ve Tokluk: Hızlı kan şekeri düşüşleri yaşanmadığı için beyindeki açlık merkezi uyarılmaz; tokluk hormonu leptin etkinliğini korur. Yemek sonrası yaşanan ağırlık hissi, uyuklama ve kontrolsüz tatlı krizleri tamamen sona erer.

  • Viseral Yağlanmanın Engellenmesi: Kanda yüksek insülin dolaşmadığında vücut yağ depolama (lipogenez) modundan çıkarak yağ yakım (lipoliz) fazına geçer. Özellikle bel çevresi, göbek ve karaciğer yağlanması gerilemeye başlar.

Kardiyovasküler Koruma ve Hücresel Sağlık

Rafine karbonhidratların yol açtığı ani şeker pikleri damar iç yüzeyini döşeyen endotel dokusunda mikro hasarlar ve kronik inflamasyon (yangı) yaratır. Glisemik kontrol sağlandığında kan trigliserit düzeyleri düşer, iyi huylu kolesterol (HDL) dengelenir ve damar sertliği (ateroskleroz) riski önemli ölçüde hafifler.

Akıllı ikamelerle sofrayı yüksek glisemik yükten arındırmak son derece pratiktir. Beyaz un ve nişasta ağırlıklı seçenekler yerine lifli alternatifleri koymak yaşam kalitesini doğrudan artırır.

Yüksek glisemik indeksli besin Sağlıklı düşük indeksli alternatif Metabolik kazanım ve fark
Baldo pirinç pilavı (Gİ: 85) Siyez bulguru veya karabuğday (Gİ: 45). Yavaş sindirim, yüksek posa ve B grubu vitamin desteği.
Fırınlanmış patates püresi (Gİ: 85) Haşlanmış karnabahar püresi (Gİ: 15). Düşük karbonhidrat yükü, minimum insülin uyarımı.
Beyaz ekmek (Gİ: 75-80) Ekşi mayalı çavdar / siyez ekmeği (Gİ: 45-50). Laktik asit fermentasyonu ile uzun süreli tokluk.
Mısır gevreği / cornflakes (Gİ: 80) Yoğurtlu çiğ yulaf ezmesi (Gİ: 50). Beta-glukan lifi sayesinde dengeli glukoz salımı.
Karpuz / kavun (Gİ: 72) Elma veya çilek + çiğ badem (Gİ: 32-36). Meyve şekerinin yağ ve lifle dengelenerek yavaş emilimi.
A Life Sağlık Grubu

A Life Sağlık Grubu Endokrinoloji ve Beslenme Danışmanlığı

Bireysel metabolizma hızı, genetik yatkınlıklar ve hormonal dengeler besinlerin vücutta işlenme biçimini doğrudan etkiler. Aynı porsiyon karbonhidrat bir bireyde hafif bir kan şekeri yanıtı oluştururken, bir diğerinde şiddetli insülin dalgalanmalarına ve yağ depolanmasına neden olabilir. Bu nedenle glisemik kontrolü sağlamak yalnızca genel besin listelerine bakarak değil, klinik analizlerle desteklenen kişiye özel programlarla mümkündür. A Life Sağlık Grubu; Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları klinikleri ile Beslenme ve Diyet birimlerinin koordineli çalışmasıyla, kan şekeri regülasyonunu ve kalıcı metabolik sağlığı hedefleyen bilimsel protokoller yürütür.

Ankara Şubelerimizde Bütüncül Metabolik Takip ve Diyet Yönetimi

Başkentin ulaşılabilir noktalarında hizmet veren hastanelerimizde, karbonhidrat metabolizmasına bağlı sorunlar ileri tanı ve kişiselleştirilmiş beslenme yöntemleriyle çözülür:

  • A Life Hospital Etimesgut: İnsülin direnci, metabolik sendrom ve reaktif hipoglisemi şikayeti bulunan danışanlarda ayrıntılı biyokimyasal taramalar gerçekleştirilir. Açlık-tokluk glukozu, insülin seviyeleri ve HOMA-IR skorları değerlendirildikten sonra, bireyin günlük yaşam temposuna uygun düşük glisemik indeksli tıbbi beslenme programları hazırlanır.

  • A Life Hospital Pursaklar: Tip 2 diyabet ve prediyabet (gizli şeker) tanısı alan bireylerde sürdürülebilir glisemik yük yönetimine odaklanır. Kan şekerini dalgalandırmayan besin eşleştirmeleri, lif optimizasyonu ve porsiyon kontrolü eğitimleriyle hastaların ilaç veya insülin ihtiyaçlarının dengelenmesi hedeflenir.

  • A Life Hospital Altındağ: Karaciğer yağlanması, obezite ve hormonal düzensizliklere (örneğin Polikistik Over Sendromu - PKOS) bağlı gelişen kilo direncinin kırılmasında uzmanlaşmıştır. Gelişmiş vücut kompozisyonu analizörleri ve gerektiğinde sürekli glukoz izlem (CGM) sensörleri kullanılarak, tüketilen gıdaların anlık glukoz yanıtları takip edilir ve metabolik esneklik yeniden kazandırılır.

Bilimsel Analizlerle Desteklenen Kişisel Beslenme Planı

Kulaktan dolma katı kısıtlamalar yerine, kan tahlilleriyle desteklenen dengeli bir glisemik model oluşturulur. HbA1c ve lipid profili parametrelerindeki iyileşmeler periyodik olarak kontrol edilir; böylece uygulanan beslenme düzeni sürdürülebilir bir yaşam tarzına dönüştürülür.

Sürekli tekrarlayan açlık krizleri, yemek sonrası ağırlık hissi veya kilo vermede güçlük yaşıyorsanız; metabolizmanızı güvenceye almak ve kan şekerinizi kontrol altına almak için A Life Sağlık Grubu Endokrinoloji ve Beslenme ve Diyet uzmanlarıyla iletişime geçebilirsiniz.

Glisemik İndeks Nedir? Besinlerin Glisemik İndeks Tablosu

Hızlı Başvuru Formu

Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz

Sıkça Sorulan Sorular

Glisemik indeks nedir veya glisemik indeks ne demek dendiğinde; karbonhidrat içeren gıdaların tüketildikten sonra kan şekerini ne kadar sürede ve ne ölçüde yükselttiğini gösteren sayısal bir ölçüttür. 0 ile 100 arasında değerlendirilen bu değerde saf glukoz 100 kabul edilir; besinler düşük, orta ve yüksek olmak üzere üç grupta sınıflandırılır.

Glisemik indeks tablosu ve besinlerin glisemik indeks tablosu gıdaları üç temel aralıkta sıralar: 55 ve altı düşük, 56-69 arası orta, 70 ve üzeri ise yüksek glisemik indeksli kabul edilir. Glisemik indeks listesi incelendiğinde düşük değerli besinler kan şekerini yavaş ve dengeli yükseltirken, yüksek değerliler ani insülin dalgalanmalarına ve hızlı acıkmaya yol açar.

Glisemik indeks dusuk yiyecekler arasında yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, tam tahıllar ve yağlı tohumlar yer alır. Bu besinler zengin lif yapıları sayesinde midenin boşalmasını geciktirir, uzun süre tokluk sağlar ve insülin direncini kırar. Diyabet hastaları, kilo kontrolü hedefleyenler ve kalp sağlığını korumak isteyenler için ideal temel besin kaynaklarıdır.

Pirinç glisemik indeks açısından incelendiğinde; beyaz pirinç ve baldo pirinç glisemik indeks değeri yaklaşık 70-80 olup yüksektir. Buna karşın basmati pirinç glisemik indeks seviyesi 50-55 ile orta-düşük gruptadır. Bulgur glisemik indeks ve bulgur pilavı glisemik indeks puanı ise ortalama 45-48 olup lif zenginliğiyle pirince kıyasla çok daha dengeli bir alternatiftir.

Ekmeklerin glisemik indeks tablosu unun işlenme oranına göre büyük farklılık gösterir. Beyaz ekmek glisemik indeks değeri yaklaşık 75-80 olup kan şekerini hızla fırlatır. Çavdar, siyez ve tam buğday ekmekleri 50-55; gerçek ekşi mayalı tam tahıl ekmekleri ise fermantasyon süreci sayesinde 40-48 bandında kalarak tok tutan sağlıklı seçenekler sunar.

Yulaf glisemik indeks (ortalama 55) ve karabuğday glisemik indeks (ortalama 50) beta-glukan ve dirençli lif içerikleriyle düşük-orta sınıfta yer alır. Makarna glisemik indeks değeri ise pişirme süresine bağlıdır; hafif diri pişirilen (al dente) tam buğday veya durum buğdayı makarnası 45-50 civarındayken, çok haşlanmış beyaz unlu makarna 65-70 bandına fırlar.

Baklagiller ailesinden kuru fasulye glisemik indeks (ortalama 30) ve nohut glisemik indeks (ortalama 33) değerleriyle kan şekerini en yavaş yükselten gıdalar arasındadır. Nohuttan üretilen leblebi glisemik indeks puanı da oldukça düşüktür (yaklaşık 35-40); yüksek protein ve çözünür lif profiliyle kan şekerinde ani iniş çıkışları engelleyen kusursuz bir ara öğündür.

Patates glisemik indeks değeri haşlama ve püre halinde 80-85 bandına çıkarak tavan yapar; ancak pişirilip soğutulduğunda dirençli nişasta oluşarak bu değer düşer. Havuç glisemik indeks çiğken 35 civarındayken piştiğinde yükselir. Mısır glisemik indeks, patlamış mısır glisemik indeks ve mısır unu glisemik indeks değerleri ise işlenme nedeniyle 65-75 aralığındadır.

Meyvelerde lif ve su oranı belirleyicidir. Elma glisemik indeks (36), çilek glisemik indeks (40) ve nar glisemik indeks (35) düşük gruptadır. Mandalina glisemik indeks ve taze hünnap glisemik indeks orta seviyededir. Buna karşılık muz glisemik indeks olgunlaştıkça 60'a çıkar; su oranı yüksek karpuz glisemik indeks ise 72 ile yüksek gruptadır.

Kurutulmuş meyvelerde su buharlaştığı için şeker yoğunlaşır. Kuru incir glisemik indeks (ortalama 60) ve hurma glisemik indeks (türüne göre 55-65) orta-yüksek aralıktadır. Bal glisemik indeks değeri ise früktoz oranına bağlı olarak 60 civarındadır. Bu gıdalar saf şekere kıyasla daha zengin mineral içerse de porsiyon kontrolü şarttır.

Susamdan üretilen tahin glisemik indeks değeri sıfıra yakındır (yaklaşık 10-15); zengin sağlıklı yağ içeriğiyle kan şekerini dengeler. Çiğ domates glisemik indeks puanı 15-20 ile oldukça düşüktür. Sütlü dondurma glisemik indeks değeri ise yüksek yağ ve protein içeriğinin şekerin emilimini bir miktar yavaşlatması sebebiyle şaşırtıcı şekilde orta gruptadır (55-60).

Evet, besinlerin glisemik indeksi sabit kalmaz; işleme ve pişirme süresine göre değişir. Yiyecekler püre haline getirildiğinde, aşırı haşlandığında veya sıcak tüketildiğinde nişasta hızla şekere dönüşür ve indeksi yükselir. Yemeklere sirke, limon, zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar ve protein eklemek veya besinleri soğutup tüketmek emilimi yavaşlatarak indeksi düşürür.

İlgili Bölümler

İlgili Hekimler

Yardıma mı ihtiyacınız var ?

7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.