Göbek fıtığı (Umbilikal Herni); karın içi organların (genellikle ince bağırsak parçalarının veya karın içi yağ dokusunun), göbek deliğinin hemen arkasındaki karın duvarında oluşan zayıf bir noktadan, yırtıktan veya tam kapanmamış bir açıklıktan dışarıya doğru sızması durumudur. Bu sızma neticesinde, göbek deliği bölgesinde dışarıdan çıplak gözle rahatça saptanabilen, dokunulduğunda yumuşak, zaman zaman içeri doğru itilebilen bir fıtık kesesi (şişlik) meydana gelir.
Göbek deliği, anne karnındaki bebeğin eşiyle (plasenta) olan kan bağını sağlayan kordonun karın duvarına girdiği yerdir ve burası yapısal olarak zaten karın duvarının en ince, en hassas ve zayıf noktasıdır. Bebek doğup kordon düştükten sonra bu halka zamanla kas dokularıyla kapanır. Ancak yetişkinlik döneminde bu bölgeye binen aşırı mekanik baskılar, kapanan halkanın yeniden yırtılmasına ve göbek fıtığı patolojisinin gelişmesine yol açar.
Göbek deliği ve çevresinde saptanan her şişliğin arkasındaki temel mekanizma karın içi basıncın (KİB) artmasıdır. Karın duvarındaki kaslar ve fasyal yapılar, iç organları adeta koruyucu bir korse gibi içeride tutar.
Ancak kronik baskılar neticesinde göbek halkasındaki bağ dokusu gevşeyip ayrıldığında, içerideki hidrolik basınç bağırsakları bu açıklığa doğru iter.
Dinamik Şişlik Karakteri: Göbek fıtığı şişliği genellikle hasta ayaktayken, öksürürken, hapşırırken, ağır kaldırırken veya ıkınırken belirginleşir; çünkü bu anlarda karın içi basınç maksimuma ulaşır. Hasta sırtüstü yattığında veya parmağıyla hafifçe bastırdığında ise şişlik genellikle karın içine geri kaçar ve kaybolur.
Çocuklarda görülen göbek fıtıkları genellikle doğumsal gelişim geriliğine bağlıdır ve büyük oranda kendiliğinden kapanır. Ancak yetişkinlerde gelişen göbek fıtıkları tamamen edinseldir (sonradan kazanılmış) ve cerrahi müdahale olmaksızın asla kendi kendine kapanmaz.
Yetişkinlerde göbek halkasının yırtılmasına ve fıtıklaşmaya yol açan birincil klinik risk faktörleri şunlardır:
| TETİKLEYİCİ DURUM | KARIN İÇİ BASINÇ KAYNAĞI | ANATOMİK ETKİ / SONUÇ |
|---|---|---|
| Obezite / Fazla Kilo | Karın yağlarının duvarı sürekli germesi | Göbek halkası fasyasında gevşeme ve zayıflama |
| Kronik Öksürük | KOAH ve astım hastalarında şiddetli spazm | Göbek deliğindeki zayıf noktaya ani hidrolik baskı |
| Ağır Aktivite / Spor | Sürekli ağır yük kaldırma, kontrolsüz antrenman | Valsalva manevrasıyla karın içi basınç patlaması |
| Kronik Kabızlık | Bağırsak boşaltımı esnasında sürekli ve sert ıkınma | Karın kasları ve pelvik tabanda uzun süreli yüklenme |
| Sıvı Birikmesi (Asit) | Siroz hastalarında karın boşluğunda sıvı birikimi | Sürekli hidrostatik basınçla fıtığın hızlı büyümesi |
| A LİFE SAĞLIK GRUBU | ||
Obez Bireylerde: Karın bölgesinde biriken aşırı yağ dokusu karın duvarını sürekli dışa doğru gererek göbek halkasını zayıflatır.
Ağır İşçilerde ve Sporcularda: Mesleği gereği sürekli ağır yük kaldırmak zorunda olanlarda veya uygun teknik kullanmadan halter/ağırlık sporu yapanlarda.
Çoklu Doğum Yapmış Kadınlarda: Gebelik süreçleri karın kaslarının anatomisini bozduğu için kadınlarda görülme sıklığı erkeklere oranla belirgin düzeyde daha yüksektir.
Gebelik ve doğum süreçleri, kadın bedeninde karın anatomisinin en radikal biçimde değiştiği ve zorlandığı dönemdir. Bu nedenle göbek fıtığı, anne adaylarında ve lohusalarda oldukça sık karşılaşılan bir cerrahi problemdir.
Gebelik Döneminde Göbek Fıtığı Mekanizması:
Hormonal Gevşeme: Hamilelik esnasında vücutta salgılanan "Relaksin" hormonu, doğum kanalının açılabilmesi için tüm vücuttaki bağ dokularını, eklemleri ve kas liflerini gevşetir. Bu gevşeme göbek deliği etrafındaki fasyal yapıyı da hassaslaştırır.
Mekanik Genişleme: Bebek büyüdükçe rahim (uterus) yukarı doğru genişler ve karın içindeki organları yukarı ve öne doğru sıkıştırır. Karın ön duvarındaki iki büyük dikey kas grubu (rectus abdominis) sağa ve sola doğru ayrılır (diastasis recti). Bu ayrılma göbek deliğinin arkasını tamamen korumasız bırakır ve fıtık kesesi dışarı fırlar.
Doğum Sonrasında Göbek Fıtığı Nedenleri:
Doğum Esnasındaki Ikınma Baskısı: Normal doğum esnasında bebeği itmek amacıyla yapılan uzun süreli ve çok şiddetli ıkınma hareketleri, karın içi basıncı zirveye ulaştırarak gebelikte zaten sınırda duran veya hafif genişlemiş olan göbek halkasını tamamen yırtar.
Doku Toparlanma Gecikmesi: Doğumdan sonra karın kaslarının eski tonusuna ve sıkılığına dönmesi aylar sürer. Bu lohusalık döneminde ağır kaldırmak, inatçı öksürükler veya doğum sonrası kabızlık nedeniyle ıkınmak, zayıf düşmüş göbek bölgesinde kalıcı fıtıklaşmayı tetikler.
Göbek fıtığı (Umbilikal Herni), başlangıç evrelerinde oldukça tipik fiziksel bulgularla kendini gösteren ve hastanın kendi kendini muayene ederken bile rahatlıkla şüphelenebileceği bir hastalıktır. Yetişkin bir bireyde göbek fıtığının varlığını anlamanın en birincil yolu, göbek deliği veya hemen çevresinde normalde olmayan gözle görülür ve elle hissedilir bir yumru (şişlik) saptanmasıdır.
Hastalık, karın kaslarının zayıfladığı bölgeden dışarı sızan organların durumuna göre dönemsel olarak şiddetlenen belirtiler verir. Klinik pratiklerimizde hastaların en çok "göbeğim dışarı fırladı" veya "göbeğimde sızlayan bir et parçası var" şikayetleriyle başvurduğu bu süreç, fıtığın serbest veya sıkışmış olmasına göre değişkenlik gösterir.
Fıtığın en karakteristik belirtisidir. Göbek deliğindeki şişlik gün içinde sabit kalmaz; karın içi basıncın (KİB) arttığı anlarda (öksürürken, hapşırırken, ağır bir eşya kaldırırken, merdiven çıkarken veya tuvalette ıkınırken) belirgin bir şekilde dışarı doğru pörtler ve büyür.
İçeri Kaçma Özelliği: Hasta sırtüstü düz bir yatağa uzandığında veya parmağıyla hafifçe üzerine bastırdığında, bu yumru genellikle bir "tık" sesiyle ya da kayma hissiyle karın içine geri kaçar ve göbek deliği normal görünümüne döner.
Fıtık kesesinin içine giren ince bağırsak segmentleri veya karın içi yağ dokusu (omentum), fıtık halkasının sınırlarına sürtündükçe o bölgede künt, sızlayıcı bir ağrı tetikler.
Ağrı genellikle uzun süre ayakta kalındığında veya ağır işler yapıldığında şiddetlenir; dinlenmekle hafifler.
Hastalar özellikle yemeklerden sonra veya gaz şişkinliği yaşandığında göbek deliklerinin arkasından içeriye doğru çekiliyormuş gibi rahatsız edici bir gerginlik hissettiklerini ifade ederler.
Göbek fıtığında korkulan en tehlikeli klinik aşama, fıtık kesesinin içine sızan bağırsak bölümünün fıtık halkası tarafından boğulmasıdır. Tıp literatüründe buna İnkarserasyon (Sıkışma) ve ilerleyen evresine Strangülasyon (Boğulma/Kan akışının durması) adı verilir.
Bağırsak fıtık deliğinde sıkıştığında, halkanın uyguladığı mekanik baskı nedeniyle önce bağırsağın toplardamar, ardından atardamar akışı tamamen felç olur. Oksijensiz kalan bağırsak dokusunda saatler içinde gangren (çürüme), delinme ve ağır karın içi iltihabı (peritonit) gelişir.
Göbek Fıtığı Boğulmasının Spesifik Belirtileri:
İçeri İtilemeyen Sert Yumru: Göbekteki şişlik artık sırtüstü yatılsa veya elle bastırılsa bile kesinlikle karın içine geri gitmez; adeta bir taş veya mermer gibi sertleşmiştir.
Fıtık Üzerinde Renk Değişimi: Fıtık kesesinin üzerindeki cilt dokusu, içerideki kanlanma bozukluğuna bağlı olarak önce aşırı kızarır, ardından mor ve koyu mavi/siyah bir renk almaya başlar.
Şiddetli, Kıvrandıran Ani Ağrı: Dinlenmekle veya ağrı kesiciyle asla geçmeyen, hastayı iki büklüm eden, göbekten başlayıp tüm karına yayılan çok şiddetli bir ağrı tablosu yerleşir.
Komplikasyon gelişmemiş (yumuşak ve içeri itilebilen) bir göbek fıtığı, hasta ve cerrah için uygun bir gün belirlenerek planlı (elektif) şartlarda ameliyat edilir. Ancak fıtık boğulmuşsa süreç saniyelerle yarışılan acil cerrahi bir operasyona dönüşür.
İlk 4-6 Saat İçinde Acil Ameliyat Gerektiren Durumları:
Göbekteki fıtık yumrusunun hiçbir şekilde karın içine geri itilememesi,
Göbek çevresinde ani başlayan, kıvrandıran şiddetli ağrı ve fıtık derisinin morarması,
Mekanik Bağırsak Tıkanıklığı (İleus) Bulgularının Eklenmesi: Bağırsak yolu tamamen tıkandığı için hastada fışkırır tarzda inatçı yeşil/safra içerikli kusmaların başlaması, karnın bir davul gibi şişmesi, hastanın kesinlikle gaz ve büyük tuvaletini (gaita) çıkaramaması.
Bu üçlü tablo mevcutsa, sıkışan bağırsağın çürüyüp delinmesini ve tüm vücuda iltihap yayılmasını (sepsis/hayati tehlike) önlemek adına hastanın ilk birkaç saat içinde acilen ameliyathaneye alınması ve fıtık halkasının kesilerek bağırsağın kurtarılması şarttır.
Göbek fıtığı (Umbilikal Herni) tanısı, modern tıpta teşhis edilmesi en net ve en hızlı olan cerrahi hastalıklardan biridir. Tanı süreçlerinin temel amacı; sadece fıtığın varlığını saptamak değil, fıtıklaşan halkanın (fıtık kapısının) milimetrik boyutunu ölçmek, kesenin içine giren organın tipini (bağırsak mı yoksa karın içi yağ dokusu mu) belirlemek ve fıtığın boğulma riski taşıyıp taşımadığını objektif olarak ortaya koymaktır.
Yetişkin bir bireyde göbek fıtığı şüphesi söz konusu olduğunda, kesin tanı koyabilmek adına multimodal (çok yönlü) bir klinik protokol izlenir. Bu süreç, uzman bir genel cerrahın yapacağı detaylı fiziksel muayene ile başlar ve karın duvarının mimarisini mikron düzeyinde inceleyen yüksek çözünürlüklü ultrasonografi (USG) gibi radyolojik testlerle desteklenerek kesinleştirilir.
Göbek fıtığı teşhisinde en dinamik ve en güvenilir basamak, uzman bir Genel Cerrahi hekimi tarafından gerçekleştirilen elle muayenedir (palpasyon). Fıtık kesesi karın içi basınç değişikliklerine doğrudan yanıt verdiği için, muayene tek bir pozisyonda değil, iki aşamalı dinamik bir protokolle yürütülür:
| MUAYENE AŞAMASI / DURUM | KLİNİK UYGULAMA VE BULGU | CERRAHİ AKSİYON |
|---|---|---|
| 1. Ayakta Muayene | Hasta öksürtülerek / ıkındırılarak fıtık dışarı çıkartılır | Maksimum boyut ölçümü ve fıtık tespiti yapılır |
| 2. Yatarak Muayene | Sırtüstü pozisyonda fıtık kesesi parmakla yönlendirilir | Redüktibilite (içeri kaçma) yeteneği denetlenir |
| Sonuç: Redükte Fıtık | Yumuşak yapılıdır, fıtık içeriği kolayca içeri kaçar | Halka açık, planlı (elektif) ameliyat listelenir |
| Sonuç: İnkarserasyon | Sert yapılıdır, fıtık kesinlikle içeri itilemez (Ağrılıdır) | Bağırsak boğulma riski yüksek, acil ameliyat eşiği |
| A LİFE SAĞLIK GRUBU | ||
A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi kliniklerimizde, fıtık muayenelerini bu dinamik aşamalarla titizlikle gerçekleştiriyor; inkarserasyon (sıkışma) riski taşıyan hastalarımızı ileri laparoskopik (kapalı) yama cerrahileriyle güvenle sağlığına kavuşturuyoruz.
Muayene odasında hekim, hastayı öncelikle ayakta pozisyona alır. Yer çekiminin ve karın içi organların aşağı doğru yaptığı baskının etkisiyle fıtık kesesi bu pozisyonda daha belirgin hale gelir.
Valsalva Manevrası (Öksürtme Testi): Hekim parmaklarını göbek deliği etrafına yerleştirerek hastadan kuvvetlice öksürmesini, hapşırmasını veya karnını şişirerek ıkınmasını ister. Bu hareketlerle karın içi basınç anlık olarak zirveye çıkar ve karın duvarındaki yırtıktan dışarı fırlayan bağırsak dokusu direkt hekimin eline çarpar. Bu yöntemle fıtığın dışarıdan ne kadar büyüyebildiği gözlemlenir.
Dinamik kontrolün ardından hasta muayene masasına sırtüstü düz bir şekilde yatırılır. Hasta yattığında karın içi basınç minimuma iner ve kaslar gevşer.
Redüktibilite (Geri İtilebilme) Testi: Hekim, göbekteki şişliği parmak uçlarıyla hafifçe karın içine doğru bastırır. Eğer fıtık kesesi bir "tık" sesiyle veya kayma hissiyle içeri kaçıyorsa bu fıtığın serbest (redükte) olduğunu gösterir. Eğer şişlik yatar pozisyonda bile taş gibi sertse ve içeri asla itilemiyorsa, bu durum bağırsakların fıtık deliğine sıkıştığını (inkarserasyon) ve acil cerrahi müdahale gerekebileceğini gösteren kritik bir bulgudur.
Fıtık Halkasının Çapı: Fıtık içeri itildikten sonra hekim, karın duvarındaki yırtık halkanın sınırlarını elle kontrol ederek deliğin yaklaşık kaç santim olduğunu palpe eder.
Fiziksel muayene tanı koymak için çoğu zaman yeterli olsa da, özellikle obez hastalarda (karın duvarı yağ tabakası çok kalın olan bireylerde), fıtığın çok küçük olduğu erken evrelerde veya cerrahi yama (greft) planlaması öncesinde Karın Duvarı ve Yumuşak Doku Ultrasonografisi (USG) istenir.
Ultrason, ses dalgalarıyla çalışan, radyasyon içermeyen, tamamen ağrısız ve hızlı bir görüntüleme yöntemidir. Glokom tanısında göz tomografisi nasıl sinirleri milimetrik ölçüyorsa; fıtık tanısında ultrason da karın duvarı katmanlarını öyle milimetrik olarak haritalandırır:
Fıtık Defektinin (Yırtığın) Kesin Çapı: Karın duvarındaki fasyal yırtığın gerçek genişliği milimetrik olarak ölçülür. Örneğin, defektin 1 cm mi yoksa 4 cm mi olduğu ultrason raporuyla kesinleştirilir. Bu veri, ameliyatta kullanılacak yapay sentetik yamanın boyutunu belirlemek için cerrah adına altın değerindedir.
Kese İçeriğinin Analizi: Fıtık kesesinin içine giren dokunun niteliği netleştirilir. Kesenin içinde sadece karın içi yağ dokusu mu (omentum) var, yoksa ince bağırsak halkaları mı girmiş ultrason ekranında canlı olarak ayırt edilir.
Sıkışma ve Kan Akımı Kontrolü (Doppler USG): Eğer fıtık elle içeri itilemiyorsa, ultrason probları ve Renkli Doppler modu yardımıyla kesenin içindeki bağırsak dokusunun kan akımı incelenir. Eğer bağırsak duvarında kan akımının durduğu veya yavaşladığı saptanırsa, bu durum fıtık boğulmasını (strangülasyon) doğrular ve hastanın dakikalar içinde acil ameliyata alınmasını sağlar.
Göbek fıtığı (Umbilikal Herni), yetişkin bireylerde ilaçla, fıtık bağlarıyla veya korse kullanımıyla asla kendi kendine iyileşmeyen, yapısal bir doku defektidir. Tek kesin, kalıcı ve bilimsel tedavisi cerrahi onarımdır (ameliyat).
Günümüz modern genel cerrahi pratiklerinde göbek fıtığı ameliyatları, fıtığın boyutuna, hastanın kilosuna, ek hastalıklarına ve cerrahın tercihine göre iki ana yöntemle gerçekleştirilir: Açık Göbek Fıtığı Ameliyatı ve Laparoskopik (Kapalı) Göbek Fıtığı Ameliyatı. Her iki yöntemde de temel amaç; fıtık kesesinin içindeki organları (bağırsak veya yağ dokusu) güvenle karın içine geri göndermek ve karın duvarındaki yırtık halkayı (fıtık kapısını) bir daha açılmayacak şekilde sağlamca kapatmaktır.
Göbek Fıtığı Ameliyatı, uzun yıllardır güvenle uygulanan geleneksel bir yöntemdir. Özellikle fıtık boyutunun çok küçük olduğu (1-2 cm altı) veya fıtığın boğulması nedeniyle acil müdahale gerektiren komplikasyonlu vakalarda tercih edilir.
Cerrahi Giriş ve Kesim: Ameliyat genellikle genel anestezi veya lokal/bölgesel anestezi altında yapılır. Göbek deliğinin hemen altından veya üstünden, fıtığın büyüklüğüne göre yarım ay şeklinde (semiluner) küçük bir cilt kesisi açılır.
Fıtık Kesesinin Anatomisi: Cilt altı yağ dokuları geçilerek fıtık kesesine ulaşılır. Kesenin içindeki bağırsak veya yağ dokuları titizlikle serbestleştirilerek ait oldukları yere, yani karın boşluğuna geri itilir (redüksiyon). Boşta kalan fıtık kesesi kesilerek çıkarılır.
Kapatma Aşaması: Karın duvarındaki yırtık halka, fıtık çok küçükse sağlam dikişlerle karşı karşıya getirilerek dikilir (primer dikişli onarım). Eğer fıtık halkası büyükse, dokuların üzerine veya arkasına sentetik bir fıtık yaması yerleştirilerek dikişlerle sabitlenir ve katmanlar kapatılır.
Kapalı Göbek Fıtığı Ameliyatı, modern tıbbın getirdiği en konforlu ve minimal invaziv (en az kesi içeren) yöntemlerden biridir. Genellikle genel anestezi altında uygulanır.
Nasıl Yapılır? Fıtığın olduğu göbek deliğine doğrudan hiçbir kesi yapılmaz. Göbeğin uzağından, genellikle sol yan karın bölgesinden milimetrik (biri 10 mm, ikisi 5 mm çapında) 3 adet küçük delik açılır. Bu deliklerden içeri mikro kameralar ve cerrahi kollar (trokarlar) yerleştirilir. Karın içi karbondioksit gazıyla hafifçe şişirilerek net bir görüş alanı sağlanır.
İçeriden Onarım: Cerrah, monitörden izlediği yüksek çözünürlüklü görüntü eşliğinde fıtıklaşan dokuları karın içinden geri çeker. Ardından karın duvarındaki yırtık deliği, içeriden özel nitelikli çift taraflı (kompozit) bir yama ile tamamen kaplayarak "tack" adı verilen mikroskobik sabitleyicilerle karın duvarına adeta zımbalar.
Fıtık halkasının çapı 1-2 cm'den büyük olan tüm yetişkin göbek fıtıklarında yama kullanımı tıbbi bir zorunluluktur.
Yetişkinlerde fıtık bölgesindeki bağ dokusu genetik ve mekanik olarak kalitesini kaybetmiştir. Yamasız, sadece dikişle kapatılan büyük fıtıklarda, dikiş ipleri zamanla o kalitesiz dokuyu peynir keser gibi keser ve fıtık %30-40 gibi çok yüksek bir oranda nüks eder (tekrarlar). Yama kullanımı, gerginliği sıfıra indirerek nüks oranını %1-2'lerin altına düşürür. Sadece bebeklerde ve yetişkinlerdeki toplu iğne başı kadar çok küçük fıtıklarda yamasız onarım düşünülebilir.
Ameliyatlarda kullanılan modern fıtık yamaları genellikle Polipropilen veya Polyester gibi insan vücuduyla %100 biyo-uyumlu (inert) malzemelerden üretilir.
Vücut Reddi Efsanesi: Halk arasında inanılanın aksine, vücudun yamayı bir organ naklindeki gibi "yabancı doku" olarak algılayıp agresif bir şekilde reddetmesi tıbben söz konusu değildir.
Güvenlik Mekanizması: Yama karın duvarına yerleştirildiğinde, vücut yamanın gözeneklerinin içine doğru kendi doğal bağ dokusunu (kollajen) örmeye başlar. Yaklaşık 3 ay içinde yama ile hastanın kendi kas dokusu tamamen birleşerek o bölgede çelik yelek benzeri, yırtılmaz, hibrit yeni bir duvar oluşturur. Erimeyen yamalar ömür boyu orada güvenle kalacak şekilde tasarlanmıştır.
Kompozit (Çift Taraflı) Yamaların Güvenliği: Özellikle kapalı (laparoskopik) ameliyatlarda yama doğrudan bağırsaklarla temas eder. Bu ameliyatlarda kullanılan özel çift yüzeyli yamaların bağırsaklara bakan tarafı, bağırsakların yamaya yapışmasını engelleyen özel bir koruyucu jel (bariyer) tabakası ile kaplıdır. Bu sayede bağırsak yapışıklığı veya tıkanıklığı riskleri tamamen elimine edilir.
Göbek fıtığı ameliyatının başarısı, cerrahi operasyonun kalitesi kadar hastanın ameliyat sonrasındaki 3 ila 6 haftalık doku iyileşmesi (matürasyon) döneminde sergileyeceği hassasiyete de doğrudan bağlıdır. Ameliyatta yerleştirilen sentetik yamanın, vücudun kendi kas fasyası ile biyolojik olarak tamamen bütünleşmesi ortalama 3 ayı bulur. Bu erken iyileşme evresinde dikişleri ve yamayı zorlamamak kalıcı başarı için kritiktir.
Daha Fazla Bilgi İçin, Göbek Fıtığı Ameliyatı | Nasıl Yapılır ve Sonrası Süreç? Sayfamızı Ziyaret Edebilirsiniz.
Yetişkinlerde gelişen bir göbek fıtığının ameliyatsız, ilaçla, bitkisel kürlerle, masajla veya korseyle kendi kendine geçmesi tıbben imkansızdır.
Fıtık, karın kası kılıfında (fasyada) meydana gelmiş mekanik ve fiziksel bir yırtıktır. Tıpkı yırtılan bir kumaşın kendi kendine dikilemeyeceği gibi, fıtık halkası da dışarıdan bir müdahale olmadan kapanamaz.
Fıtık Bağları ve Korselerin Büyük Tehlikesi: Piyasada satılan "fıtık bağları", fıtık kemerleri veya korseler fıtığı kesinlikle tedavi etmez. Bu aparatlar sadece fıtık kesesini geçici olarak içeri doğru bastırır. Uzun süre fıtık bağı kullanmak, fıtık kesesinin üzerindeki cildi inceltir, oradaki kas dokusunu tembelleştirerek yırtığın daha da büyümesine yol açar. En tehlikelisi ise, fıtık bağının keseyi sürekli sıkıştırması sebebiyle içerideki bağırsağın ani olarak ezilip boğulmasına (strangülasyon / fıtık boğulması) davetiye çıkarmasıdır. Korseler sadece ameliyat sonrasında, doku iyileşmesine destek amaçlı medikal bir araç olarak kullanılmalıdır; ameliyattan kaçış yolu olarak değil.
Göbek deliğinde şişlik, ağrı, batma veya fıtık şüphesi olan hastaların başvurması gereken yegane uzmanlık alanı Genel Cerrahi bölümüdür.
Eğer göbeğinizdeki fıtık yumrusu aniden sertleştiyse, sırtüstü yatsanız bile içeri girmiyorsa, göbek çevresinde kıvrandıran şiddetli bir ağrı, fıtık üzerinde kızarıklık/morarma başladıysa ve buna inatçı kusma ile gaz-büyük tuvalet çıkaramama durumları eklendiyse, bu bir Fıtık Boğulması (Kırmızı Alarm) tablosudur. Bu durumda poliklinik randevusu beklenmemeli, bağırsağın çürümesini önlemek adına ilk 4-6 saat içinde en yakın hastanenin Acil Servis birimine başvurulmalıdır.
Göbek deliğinizde elinize gelen bir kabarıklık fark ettiyseniz, ağır kaldırdıktan sonra göbeğinizde geçmeyen batma ve çekilme hissi yaşıyorsanız ya da fıtık ameliyatı sonrası en konforlu iyileşme protokollerini öğrenmek istiyorsanız; sinsi bağırsak krizleriyle karşılaşmadan karın duvarınızı çelik yelek sağlamlığına ulaştırmak adına A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi kliniklerine başvurabilir, modern laparoskopik yama (greft) altyapımız doğrultusunda uzman hekim kadromuzdan muayene ve tedavi randevunuzu güvenle oluşturabilirsiniz.
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Göbek fıtığı, karın içi organların (genellikle bağırsak veya karın içi yağ dokusunun), göbek deliğinin hemen altındaki karın duvarı kaslarının zayıf bir noktasından dışarıya doğru sızması durumudur. Göbek fıtığı nasıl anlaşılır sorusunun en net cevabı; göbek deliği çevresinde ayağa kalkınca, öksürünce veya ıkınınca belirginleşen, yatınca ise genellikle kaybolan yumuşak bir şişlik, bombelik görülmesidir.
Göbek fıtığı şikayeti olan hastalarımızın başvurması gereken branş hastanın yaşına göre değişir:
18 yaş ve üzeri yetişkinlerde (erkek ve kadınlarda): Doğrudan Genel Cerrahi bölümüne gidilmesi gerekir.
Bebeklerde ve çocuklarda (0-18 yaş arası): Doğrudan Çocuk Cerrahisi veya Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları polikliniklerine başvurulmalıdır.
Bebeklerde ve yenidoğan göbek fıtığı, anne karnındayken bebeği besleyen damarların karın duvarına girdiği halkanın (göbek halkası), doğumdan sonra tam olarak kapanamaması nedeniyle olur. Bebek ağladığında, ıkındığında veya öksürdüğünde karın içi basınç arttığı için göbek deliği dışarıya doğru belirgin bir şekilde pörtler. Bu durum bebeklerde tamamen gelişimsel ve yapısal bir süreçtir.
Yetişkinlerin aksine, bebeklerde göbek fıtığı çok büyük oranda cerrahiye gerek kalmadan kendiliğinden geçer. Bebek büyüdükçe karın kasları gelişir ve o açık olan göbek halkası genellikle 1 ila 2 yıl içinde (en geç 4 yaşına kadar) kendiliğinden kapanır. Çocuk cerrahları fıtık boğulması gibi acil bir durum gelişmedikçe bebekleri 4-5 yaşına kadar ameliyatsız takip ederler.
Halk arasında göbek fıtığına ne iyi gelir düşüncesiyle göbeğe madeni para bağlamak, göbek fıtığı korsesi veya fıtık bağı kullanmak kesinlikle yanlış ve zararlıdır. Özellikle bebeklerde göbeğe sert cisimler bağlamak fıtığı iyileştirmediği gibi, o bölgedeki kan dolaşımını bozarak cilt nekrozuna (doku ölümüne) veya bağırsak zedelenmelerine yol açabilir. Korseler fıtığı yok etmez, sadece geçici olarak içeri bastırır.
Göbek fıtığı başlangıç evrelerinde genellikle ağrısızdır; ancak fıtık büyüdükçe veya hasta ağır kaldırdığında o bölgede künt bir sızı, gerginlik ve göbek fıtığı ağrısı oluşabilir. Göbek fıtığı gaz yaparmı sorusunun yanıtı evet, fıtık içine giren bağırsak lopları nedeniyle hafif sindirim düzensizlikleri ve gaz sıkışmaları yaşanabilir. Ancak göbek fıtığı kilo yaparmı sorusunun cevabı hayır, kesinlikle kilo yapmaz; aksine aşırı kilo ve göbek yağlanması fıtığın oluşmasına neden olur.
Göbek fıtığı teşhisi konmuş hastaların, fıtığın daha fazla büyümesini ve boğulmasını önlemek adına şu kurallara dikkat etmesi gerekir:
Ağır yük kaldırmaktan ve kontrolsüz ağır sporlar yapmaktan kaçınılmalıdır.
Kronik kabızlıktan korunulmalı, tuvalette aşırı ıkınılmamalıdır.
Kronik öksürük yaratan sigara kullanımı veya astım gibi hastalıklar tedavi edilmelidir.
Ani kilo alımlarının önüne geçilmeli, ideal kilo korunmalıdır.
Hamilelikte göbek fıtığı, büyüyen rahmin karın duvarına içeriden yaptığı mekanik baskı ve gebelik hormonlarının kas dokularını gevşetmesi nedeniyle oldukça sık görülür. Gebelik esnasında fıtık boğulması gibi çok nadir ve acil bir tablo gelişmediği sürece kesinlikle cerrahi müdahale yapılmaz. Tedavi doğum sonrasına ertelenir; hamilelik boyunca hastaya fıtığı zorlamayacak pozisyonlar ve takip önerilir.
Halk arasında "göbek fıtığı patlaması" olarak tabir edilen durum aslında fıtık boğulmasıdır (inkarserasyon/strangülasyon). Fıtık kesesinin içine sızan bağırsağın orada sıkışması ve kan akımının kesilmesidir. Eğer fıtık boğulursa; göbekte şiddetli ve geçmeyen acı, şişliğin içeri girmemesi, kızarıklık, morarma, bulantı, kusma ve gaz-gaita çıkaramama belirtileri başlar. Bu durum acil cerrahi gerektiren, bağırsak çürümesine yol açabilecek hayati bir tablodur.
Yetişkinlerde göbek fıtığı ilaçla, korseyle veya kendiliğinden asla geçmez; kesin ve tek tedavisi cerrahidir. Göbek fıtığı ameliyatı olmazsam ne olur sorusunun klinik riski; fıtığın zamanla sürekli büyümesi, yaşam kalitesini düşürmesi ve en önemlisi her an bağırsak tıkanması veya fıtık boğulması gibi acil, hayati tehlike arz eden tablolara zemin hazırlamasıdır. Bu yüzden planlı (elektif) şartlarda ameliyat olmak en güvenli yoldur.
Yetişkinlerde göbek fıtığı ameliyatı, fıtığın büyüklüğüne göre açık cerrahi veya kapalı (laparoskopik) yöntemle yapılır. Her iki yöntemde de fıtıklaşan doku karın içine itilir; ardından fıtık deliği dikilerek kapatılır ve o bölgenin yeniden yırtılmasını (nüksü) önlemek amacıyla biyo-uyumlu özel fıtık yamaları (mesh) ile karın duvarı kalıcı olarak güçlendirilir.
Göbek fıtığı ameliyatı ne kadar sürer sorusunun yanıtı, fıtığın boyutuna ve cerrahi tekniğe göre değişir. Küçük ve tek bir fıtık odağına yapılan açık ameliyatlar, anestezi hariç cerrahi olarak ortalama 30 ila 45 dakika sürer. Laparoskopik (kapalı) yapılan ameliyatlar veya çok büyük, bağırsak yapışıklığı olan fıtıkların operasyon süresi ise ortalama 1 saati bulabilir.
Modern anestezi teknikleri ve gelişmiş cerrahi yamalar sayesinde göbek fıtığı ameliyatı ölüm riski oranları, hayati tehlikesi olmayan son derece düşük seviyededir. Ancak ameliyat planlı değil de, fıtık boğulması nedeniyle bağırsakların çürüdüğü acil gece şartlarında yapılırsa sistemik riskler artabilir. Bu nedenle operasyonun fıtık boğulmadan, konforlu şartlarda yapılması hayati riskleri ihmal edilebilir düzeye indirir.
Deneyimli cerrahlar tarafından yapılan ameliyatlarda, kesi göbek deliğinin doğal kıvrımlarına gizlendiği için göbek fıtığı ameliyatı sonrası göbek deliği anatomik şeklini korur ve estetik açıdan kötü bir görünüm oluşmaz. Ameliyat sonrası erken dönemde karın kaslarına dikiş yükü bindirmemek adına sırtüstü yatış pozisyonu tercih edilmeli, yatakta doğrulurken mutlaka yandan destek alınmalıdır. İlk birkaç hafta yüzüstü yatılması önerilmez.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.