Sarkoidoz, vücudun bağışıklık sisteminin düzenlenmesindeki bozulma sonucunda granülom oluşumu ile karakterize inflamatuvar bir hastalıktır. Granülomlar, bağışıklık hücrelerinin belirli bir bölgede kümelenmesiyle oluşur.
Hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Genetik yatkınlık, bağışıklık sistemi özellikleri ve bazı çevresel faktörlerin birlikte rol oynayabileceği düşünülmektedir. Sarkoidozun tek bir mikrop, virüs veya bakteriden kaynaklandığı gösterilmiş değildir.
Sarkoidozun en önemli özelliklerinden biri, tek bir organa sınırlı kalmak zorunda olmamasıdır. Bu nedenle hastalığın belirtileri, tanı yöntemleri ve tedavisi kişiden kişiye değişebilir.
Sarkoidoz, bağışıklık sisteminin anormal inflamatuvar yanıtı sonucu farklı organlarda granülom adı verilen iltihabi hücre kümelerinin oluşmasıyla ortaya çıkan sistemik bir hastalıktır. En sık akciğerleri ve lenf bezlerini etkiler; cilt, göz, kalp, sinir sistemi, karaciğer ve böbreklerde de görülebilir. Sarkoidoz belirtileri tutulan organa göre değişir ve öksürük, nefes darlığı, yorgunluk, cilt bulguları veya eklem ağrısı görülebilir. Tanı ve tedavi uzman hekim tarafından değerlendirilmelidir.
“Sarkoidoz” terimi, vücudun farklı bölgelerinde oluşabilen inflamatuvar granülomları tanımlayan bir hastalığı ifade eder.
Hastalığın temel patolojik özelliği, özellikle akciğer ve lenf bezlerinde nonkazeifiye granülomların görülmesidir. Ancak yalnızca biyopside granülom görülmesi sarkoidoz tanısı koymak için yeterli değildir. Tüberküloz ve bazı mantar enfeksiyonları gibi başka hastalıklar da granülomatöz inflamasyona neden olabilir. Bu nedenle tanı sürecinde benzer hastalıkların dışlanması önemlidir.
Sarkoidozun kesin nedeni bilinmemektedir. Günümüzde hastalığın, genetik yatkınlığı bulunan kişilerde bağışıklık sisteminin bazı çevresel veya enfeksiyöz uyaranlara verdiği anormal yanıt sonucunda gelişebileceği düşünülmektedir.
Sarkoidozun ortaya çıkmasında rol oynayabileceği düşünülen faktörler arasında:
Ancak bu faktörlerden herhangi birinin tek başına sarkoidoza neden olduğu söylenemez.
Sarkoidoz bulaşıcı bir hastalık olarak kabul edilmez. Hastalık kişiden kişiye temas, öksürük, hapşırma veya aynı ortamda bulunma yoluyla bulaşmaz.
Sarkoidozun ortaya çıkışında bağışıklık sistemi, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir.
Bu nedenle sarkoidoz tanısı bulunan bir kişinin ailesinden veya çevresindeki kişilerden uzak durması gerektiği düşünülmemelidir.
Sarkoidozun belirtileri, hastalığın hangi organları etkilediğine ve inflamasyonun derecesine göre değişir. Bazı kişilerde hiçbir belirti olmayabilir ve hastalık başka bir nedenle çekilen akciğer grafisi veya bilgisayarlı tomografi sırasında tesadüfen fark edilebilir.
En sık görülebilen sarkoidoz belirtileri şunlardır:
Belirti bulunmaması hastalığın kesinlikle hafif olduğu anlamına gelmez. Özellikle kalp, göz veya sinir sistemi tutulumu bazen daha özel değerlendirmeler gerektirebilir.
Akciğer sarkoidozu, sarkoidoz hastalığının akciğerleri ve göğüs içindeki lenf bezlerini etkilemesi durumudur. Sarkoidozun en sık etkilediği organ akciğerlerdir ve yetişkin hastaların büyük bölümünde akciğer tutulumu bulunur.
Akciğer tutulumu olan bazı kişilerde herhangi bir şikâyet görülmez. Bazı hastalarda ise:
Uzun süre devam eden veya ilerleyen akciğer tutulumu, bazı hastalarda akciğer dokusunda kalıcı fibrozise ve solunum fonksiyonlarında bozulmaya neden olabilir.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Randevu ve sağlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için size en uygun iletişim kanalını seçebilirsiniz.