Uyuz, Sarcoptes scabiei var. hominis adı verilen mikroskobik bir akarın insan derisinin üst tabakasına yerleşip tüneller açarak ilerlemesi sonucu ortaya çıkan, şiddetli kaşıntıyla karakterize paraziter ve bulaşıcı bir cilt hastalığıdır. Gözle görülmesi imkansız olan bu sekiz bacaklı parazit, insan vücudunu kalıcı mesken olarak seçer ve tedavi edilmediği sürece deri altında çoğalmaya devam eder.
Toplumsal inanışların aksine insanda uyuz hastalığı, kişisel hijyen eksikliğinden ya da kirli olmaktan kaynaklanmaz; temizlik seviyesi ne olursa olsun her bireye parazit taşıyan birinden kolayca geçebilir.
Uyuz nasıl bir hastalıktır? Bağışıklık sisteminin bu parazitin salgılarına karşı geliştirdiği aşırı hassasiyet reaksiyonudur. Dünyanın her yerinde, her sosyoekonomik düzeyde görülebilen bu durum, modern dermatoloji kliniklerinde doğru uygulanan parazit karşıtı protokollerle tamamen kurutulabilen, geçici bir enfestasyondur.
Uyuz hastalığı, dişi uyuz akarının insan derisinin en üst tabakası olan stratum corneum içinde tüneller kazarak ilerlemesi, bu tünellere her gün yumurtalarını ve dışkısını bırakması nedeniyle olur. Neden uyuz olunur? Bu parazitin yumurtlama faaliyetleri esnasında salgıladığı sindirim enzimleri ve bıraktığı dışkısal atıkların, insan sinir uçlarını ve bağışıklık hücrelerini aşırı derecede uyarmasıdır.
İnsan vücudu, akarın proteinlerine karşı ortalama birkaç hafta içinde yoğun bir alerjik tepki geliştirmeye başlar. Uyuz böceği dişi olduğunda, yaklaşık bir ay süren ömrü boyunca deri altında sürekli yeni kanallar açar. Bu kanallardan çıkan larvalar derinin yüzeyine ulaşıp olgunlaşır, çiftleşir ve yeni tüneller açarak döngüyü büyütür. Akarın fiziksel hareketleri ve deride bıraktığı organik atıklar, histamin salgısını zirveye çıkararak deride tahribata, egzamaya ve şiddetli kaşıntı odaklarına neden olur.
Uyuz, parazit taşıyan bir bireyle girilen en az 15-20 dakikalık sürekli ve doğrudan ten teması, ya da parazitin henüz döküldüğü ortak yatak takımları, havlular ve kıyafetlerin kullanılması yoluyla bulaşır. Toplumda yaygın olan panik havasının aksine, uyuz bulaşıcı mı endişesi taşıyanların bilmesi gerekir ki, sokakta birinin elini anlık olarak sıkmak, yanından geçmek veya aynı parayı tutmakla bu parazit kolay kolay bulaşmaz.
Akar, insan vücudu dışında, oda sıcaklığında giysilerde veya çarşaflarda ortalama 48 ila 72 saat boyunca canlı kalabilir. Bu süre zarfında parazitli eşyaya temas edilmesi enfestasyonu başlatır. Okullar, kışlalar, hastaneler ve huzurevleri gibi kalabalık, toplu yaşam alanlarında uyuz nasıl bulaşır sorusunun yanıtı çoğunlukla aynı ev içinde yaşayan bireylerin birbirine sürekli temas etmesidir. Parazit zıplayamaz veya uçamaz, sadece yavaşça sürünerek tenler arasında dikey geçiş yapar.
Uyuz belirtileri; özellikle gece yatağa girip vücut ısındığında ya da sıcak bir duş alındığında katlanılamaz düzeyde şiddetlenen yaygın vücut kaşıntısı, parazitin açtığı tünelleri simgeleyen gri-beyaz renkli çizgisel hatlar ve deri yüzeyinde beliren sivilce benzeri döküntülerdir. Kaşıntının şiddeti o kadar yüksektir ki, hastalar genellikle uykudan uyanmak zorunda kalır ve cildi kanatacak derecede kaşınma ihtiyacı hissederler.
Dermatoloji polikliniklerinde uyuz hastalığı belirtileri ve uyuz döküntüsü nasıl olur bulguları incelendiğinde, lezyonların vücutta belirli bölgelere (uyuz üçgeni) yoğunlaştığı görülür:
Parmak Araları ve El Bilekleri: Akarın en çok yerleştiği, derinin ince ve kıvrımlı olduğu primer alanlardır.
Koltuk Altları ve Göbek Çevresi: Sıcak ve nemli olan bu bölgelerde yoğun kabarcıklar ve kaşıntı izleri oluşur.
Genital Bölge ve Kalçalar: Erkeklerde özellikle penis ve skrotum üzerinde sert, kaşıntılı nodüller (uyuz nodülü) gelişir.
Meme Uçları ve Çevresi: Kadın hastalarda memenin kahverengi halkası etrafında belirgin döküntüler gözlenir.
Çocuklarda Avuç İçi ve Ayak Tabanı: Yetişkinlerin aksine bebeklerde ve küçük çocuklarda uyuz belirtileri nasıl olur sorusunun yanıtı, saçlı deri, yüz, avuç içleri ve ayak tabanlarının da yoğun şekilde tutulmasıdır.
Uyuzun ilk belirtileri, parazit vücuda ilk kez giriyorsa genellikle 2 ila 6 haftalık sessiz bir kuluçka döneminin ardından, öncelikle el parmak aralarında ve el bileğinin iç kısmında aniden başlayan minik, su dolu kabarcıklar ve sivilce benzeri döküntülerle kendini gösterir. Daha önce uyuz geçirmiş ve vücudu akarı tanıyan bireylerde ise uyuz başlangıcı belirtileri çok daha hızlı, yani parazit kapıldıktan sonraki ilk 1 ila 4 gün içinde alarm verir.
Uyuz başlangıcı evresinde, parazit sayısı henüz çok azdır; ancak deri altında açılan ve "silon" adı verilen mikro tüneller dikkatli bir gözle ayırt edilebilir. Uyuzun ilk evresi olarak adlandırılan bu dönemde kaşıntı henüz tüm vücuda yayılmamıştır, sadece parazitin fiziki olarak bulunduğu parmak aralarında lokalize kalır. Uyuz belirtileri ne zaman başlar sorusu, bağışıklık sisteminin akarın salgılarına karşı ne kadar sürede antikor üreteceği ile doğrudan ilişkilidir. Kuluçka süresi boyunca kişi tamamen belirtisiz olsa bile, paraziti çevresindeki insanlara bulaştırma potansiyeline sahiptir; sinsi yayılımın en büyük nedeni de budur.
Uyuz, vücutta genellikle derinin ince, kıvrımlı, sıcak ve nemli olduğu el parmak araları, el bileklerinin iç kısımları, koltuk altları, göbek çevresi, kalçalar ve meme uçlarında görülür. Akarın sert keratin dokusunu delmekte zorlanması nedeniyle, kalın deri yüzeylerinden ziyade hassas katlanma bölgeleri parazitin birincil yerleşim alanlarını oluşturur.
Klinik muayenelerde parazitin vücut üzerindeki anatomik dağılımı ve yarattığı lokal tablolar şunlardır:
Elde Uyuz: Parmak aralarında minik su kabarcıkları, el bileğinde çizgisel tüneller ve avuç içi çizgilerinde yoğunlaşan pullanmalarla kendini gösterir.
Bacakta Uyuz ve Bacakta Uyuz Belirtileri: Uylukların iç kısımları ile diz arkasındaki katlanma çizgilerinde yoğunlaşan, gece yatağa girince çıldırtıcı seviyeye ulaşan kırmızı sivilceğimsi döküntüler ve kaşıntı izleridir.
Boyunda Uyuz: Erişkinlerde çok nadir görülen, genellikle bağışıklığı çok düşük bireylerde veya kabuklu (Norveç) uyuz vakalarında ense ve boyun çizgilerine kadar uzanan yoğun kepeklenme ve kabuklanma tablosudur.
Ciltte Uyuz ve Ciltte Uyuz Belirtileri: Gövdeden ayak bileklerine kadar geniş bir alana yayılan, akarın dışkısına karşı gelişen alerjik uyuz kızarıklığı, yaygın kaşıntı hatları ve tırnak izleriyle karakterize sistemik reaksiyonlardır.
Erişkin bireylerde uyuz akarının yerleşimi boyun çizgisinde son bulur ve yüzde uyuz hastalığı ile yüzde uyuz olur mu endişesi taşıyan hastaların yüz, saçlı deri ve boyun bölgeleri normal şartlarda tamamen korunur. Ancak bu klinik kuralın iki büyük istisnası vardır: Henüz bağışıklık sistemi ve deri kalınlığı tam gelişmemiş bebekler/küçük çocuklar ile yatalak, ileri yaştaki hastalar ve bağışıklığı aşırı baskılanmış kişilerde akar yüzü ve saçlı deriyi de istila edebilir.
Genital bölge ise erişkinlerde, özellikle cinsel temasla bulaşan vakalarda parazitin en tipik ve en sinsi yerleşim merkezlerinden biridir. Kadınlarda vajinada uyuz belirtileri dış dudaklarda yoğun kaşıntı, sivilce benzeri kabarcıklar ve kaşımaya bağlı tahriş şeklinde belirir. Erkeklerde ise cinsel organda uyuz belirtileri, penis gövdesi ve skrotum (testis torbası) üzerinde "uyuz nodülü" adı verilen, sert, kırmızı-kahverengi renkli, haftalarca geçmeyen ve çok şiddetli kaşınan bezelye tanesi büyüklüğündeki düğümcüklerle kendini gösterir.
Uyuz; deride milimetrik boyutlarda, silik gri-beyaz veya ten renginde, dalgalı çizgisel hatlar şeklinde uzanan tünellerin (silion) görülmesi, parmak aralarında su dolu minik uyuz kabarcıkları belirmesi ve gece şiddetlenen yaygın bir uyuz kızarıklığı tablosunun oluşmasıyla anlaşılır. Akarın deri altında kazdığı bu tüneller, uyuz görüntüsü ve uyuz görüntüsü nasıl olur araştırmalarında hastalığın en birincil, taklit edilemez morfolojik imzasıdır.
Parazitin derideki mikro faaliyetleri ve uyuz deride nasıl görünür sorusunun klinik anatomisi şu şekildedir: Dişi akar epidermisin içinde günde 0.5 ila 5 milimetre hızla ilerleyerek tünel kazar. Uyuz nasıl gözükür sorusuna yanıt olan bu tünellerin ucunda, akarın kendisini barındıran minik, siyah bir nokta (eminens) yer alır. Süreç ilerledikçe, hastanın deriyi tırnaklarıyla aşırı yolması sonucu uyuz yaraları ve uyuz izleri oluşur. Bu açık kapılardan giren Stafilokok gibi bakteriler deride iltihaplı, irinli akıntılara (sekonder enfeksiyonlar) yol açar. Ataklar söndükten sonra bile deride parazit atıklarına bağlı koyu renkli uyuz lekeleri kalabilir ancak bunlar zamanla tamamen kaybolur.
Uyuz, bir dermatoloji uzmanının hastanın şikayetçi olduğu tünel bölgelerini yüksek çözünürlüklü bir el büyüteci (dermatoskop) ile mikroskobik olarak incelemesi ve tünelin sonundaki "jet uçağı kanadı" benzeri üçgen akar gölgesini fiziki olarak görmesiyle teşhis edilir. Kliniklerde uyuz testi nasıl yapılır sorusunun tam karşılığı, şüpheli tünellerin veya kabarcıkların üzerine bir damla tıbbi yağ damlatılarak bisturi yardımıyla derinin en üst tabakasının hafifçe kazınması esasına dayanan deri kazıntı testidir.
Kazınan bu doku örneği laboratuvar ortamında lam üzerine alınarak mikroskop altında incelenir. Mikroskopta canlı uyuz akarının kendisi, akara ait yumurta kabukları veya parmazit dışkılarının (skibala) görülmesi teşhisi %100 kesinleştirir. Eğer parazit çok erken evredeyse ve kazıntıda bulunamadıysa, hastanın gece kaşıntısı öyküsü ve aynı evde yaşayan diğer aile bireylerindeki benzer semptomların varlığı klinik tanı koyulması için tamamen yeterlidir.
Uyuz parazitinin vücut üzerinde en çok sevdiği anatomik lokalizasyonlar ve bu bölgelerde meydana getirdiği spesifik deri lezyonları aşağıdaki klinik tabloda detaylandırılmıştır:
Uyuz tedavisi, parazit karşıtı (skabisid) topikal krem, losyon veya oral tabletlerin dermatolog kontrolünde uygulanmasıyla yapılır; ancak bu tedavinin başarıya ulaşmasındaki en birincil ve tavizsiz klinik şart, aynı evde yaşayan veya hasta ile yakın temasta bulunmuş olan herkesin, o an hiçbir kaşıntı şikayeti ya da derisinde tek bir döküntü olmasa dahi kesinlikle aynı gün ve aynı saatte eş zamanlı olarak tedaviye başlaması zorunluluğudur. Uyuzun tedavisi ve uyuz hastalığı tedavisi süreçlerinde bu altın kuralın tek bir aile bireyi tarafından bile ihlal edilmesi, tedavinin tamamen başarısız olmasına ve parazitin ev içinde sinsi bir döngü halinde sürekli birbirine bulaşmasına (re-enfeksiyon) yol açar.
Klinik dermatolojide uyuz nasıl tedavi edilir sorusunun pratik adımları, parazitlerin deri üzerindeki canlı ve yumurta formlarını tamamen kurutmaya odaklanır. Hekim tarafından reçete edilen uyuz tedavisi losyonu veya kremi, kulak arkasından başlayarak ayak tabanına kadar vücudun tüm kıvrımları dahil (tırnak yatakları, göbek deliği, cinsel organlar ve parmak araları) hiçbir nokta boş bırakılmayacak şekilde tüm vücuda sürülür. İlacın prospektüsünde belirtilen süre boyunca (genellikle 8 ila 14 saat) vücutta kalması sağlanır ve bu sürenin sonunda ılık bir duş alınarak vücut arındırılır. Akarın yumurtadan çıkma döngüsünü tamamen kırmak adına, ilk uygulamadan tam 7 gün sonra bu tüm vücut ilaçlama seansı harfiyen tekrarlanır.
Uyuz için kullanılan ilaçlar, kremler ve losyonlar; parazitin hücre zarlarındaki sodyum kanallarını bloke ederek veya nörotransmitter dengesini bozarak uyuz böceğinin merkezi sinir sistemini tamamen felç etmek ve akarın solunum yapmasını engelleyerek onu deri altında öldürmek esasına dayanır. Modern tıp dünyasında en etkili uyuz ilacı tek bir molekülden ibaret olmayıp, hastanın yaşına, gebelik durumuna ve parazitin direnç seviyesine göre hekim tarafından seçilen spesifik uyuz ilacı kombinasyonlarından oluşur.
Klinik eczacılık ve dermatoloji pratiklerinde uyuz böceği nasıl ölür sürecini yöneten temel tıbbi ajanlar şunlardır:
Permetrin %5 Krem ve Losyonlar: Günümüzde en sık reçete edilen nörotoksik topikal uyuz kremi seçeneğidir. Akarın sinir hücrelerindeki sodyum kanal iletimini bozarak saniyeler içinde genel bir felç tablosu yaratır ve paraziti öldürür.
Oral İvermektin Tabletler: Geleneksel kremlerle sonuç alınamayan veya dirençli vakalarda kullanılan modern bir ksenobiyotik (vücuda yabancı farmasötik) tedavi yöntemidir. Parazitlerin sinir ve kas hücrelerinde bulunan gama-aminobütirik asit (GABA) kapılı klorür kanallarına bağlanarak motor felce ve ardından akarın ölümüne yol açar. Kilonuza göre hesaplanan dozda içilen bu hap, paraziti içeriden kurutur.
Kükürtlü Majistral Karışımlar (Wilkinson Pomadı vb.): Eczanelerde özel olarak hazırlanan, kükürt ve katran içeren geleneksel formüllerdir. Özellikle bebeklerde, gebelerde ve ivermektin kullanamayan dirençli hastalarda 3 gün boyunca üst üste yıkanmadan vücuda sürülür. Kükürt, akarın solunum kanallarını tıkayarak onu mekanik olarak boğar.
Dermatoloji polikliniklerine "ne yaptıysam uyuz geçmiyor" feryadıyla başvuran hastaların çok büyük bir kısmında, durum aslında tıbbi bir "ilaç direnci" değil, %90 oranında eksik veya hatalı uygulanan ev hijyeni prosedürleri ile tedaviyi ciddiye almayan tek bir aile bireyinin vücudunda yaşayan sessiz akarların kişiyi yeniden enfekte etmesi (re-enfeksiyon) durumudur. Siz kendinizi mükemmel şekilde ilaçlasanız bile, tedaviyi eksik yapan eşinizden, çocuğunuzdan veya 72 saat içinde temas ettiğiniz yıkanmamış bir hırkadan vücudunuza tek bir dişi akarın geri atlaması, tüm süreci en başa sarar.
Gerçek bir direnç tablosunu aşmanın ve bu kabusu bitirmenin yolu, evdeki tüm kıyafetlerin, çarşafların ve havluların en az 60 santigrat derece sıcaklıkta yıkanması, yıkanamayan mont, ayakkabı veya koltuk minderlerinin ise hava sızdırmaz büyük çöp torbalarına konularak en az 7 gün boyunca parazitin açlıktan ölmesi için tamamen izole edilmesidir. Ayrıca unutulmamalıdır ki, uyuz böceği başarıyla ölse bile, deri altında kalan ölü akar leşleri ve dışkı atıkları vücutta ortalama 2 ila 4 hafta boyunca "post-skabiyel kaşıntı" adı verilen alerjik bir kaşıntı yaratmaya devam eder. Bu geçici alerjik süreç, hastalığın geçmediği anlamına gelmez; dermatoloğunuzun bu evre için vereceği nemlendiriciler ve antihistaminik ilaçlar ile cildin sakinleşmesi beklenmelidir.
Uyuz tedavisi, hekim tarafından reçete edilen parazit karşıtı losyon veya oral tabletlerin doğru şekilde kullanılması durumunda genellikle 1 ila 2 hafta içinde parazitlerin tamamen öldürülmesiyle başarıya ulaşır; ancak bu durum klinik olarak kaşıntının anında bıçak gibi kesileceği anlamına gelmez. Uyuz ne kadar sürede geçer veya uyuz kaç haftada geçer sorularının yanıtını arayan hastaların en çok yanıldığı nokta, parazitler başarıyla imha edilse dahi deri altında kalan ölü parazit gövdelerinin, yumurta kabuklarının ve dışkı atıklarının vücutta alerjik reaksiyon yaratmaya devam etmesidir.
Vücut, deri altındaki bu mikroskobik yabancı maddeleri tamamen dışarı atana kadar histamin salgılamayı sürdürür. Bu nedenle uyuz hastalığı ne kadar sürer kaygısıyla panik yapan bireylerin, doğru tedavinin ardından kaşıntıların 2 ila 4 hafta daha hafifleyerek devam etmesini tamamen normal (post-skabiyel kaşıntı) kabul etmesi gerekir. En net uyuz iyileşme belirtileri ise geceleri uykudan uyandıran o çıldırtıcı batma hissinin yerini daha katlanılabilir ve yüzeyel bir kaşıntıya bırakması, yeni su kabarcıklarının oluşumunun tamamen durması ve derideki döküntülerin sönerek kurumaya başlamasıdır. Uyuz ne zaman geçer?, cildin kendini yenileme süresi olan ortalama bir aylık dönemin tamamlanmasıdır.
Evde uyuz teşhisi konulduğunda uyuz olan kişi ne yapmalı sorusunun klinik dermatolojideki ilk karşılığı, tedavi gecesinde tüm ev halkıyla birlikte ilaçlanırken, eş zamanlı olarak yaşam alanındaki parazit odaklarını kurutacak çok sıkı bir çevre hijyeni protokolünü başlatmaktır. Uyuz için ne yapılmalı adımlarında, parazitlerin insan vücudu dışında en fazla 3 gün canlı kalabildiği biyolojik gerçeği göz önünde bulundurularak hareket edilmelidir.
Evin her köşesinde parazit döngüsünü kalıcı olarak kırmak için şu tavizsiz temizlik adımları uygulanmalıdır:
Yüksek Derecede Yıkama: Hastanın ve ev halkının son 1 hafta içinde temas ettiği tüm kıyafetler, iç çamaşırları, çarşaflar, nevresimler ve havlular çamaşır makinesinde en az 60 santigrat derece sıcaklıkta ve uzun programda yıkanmalıdır.
Hava Sızdırmaz Poşetleme Kuralı: Ayakkabılar, montlar, pelüş oyuncaklar, yorganlar veya yüksek sıcaklıkta yıkandığında hasar görecek hassas kumaşlar büyük boy çöp torbalarına doldurulmalı, torbaların ağzı hava sızdırmayacak şekilde çok sıkıca bağlanarak en az 7 gün boyunca evden izole bir odada veya balkonda bekletilmelidir. Bu sürede torba içindeki parazitler insan kanıyla beslenemedikleri için açlıktan ve susuzluktan tamamen ölecektir.
Yüzey Dezenfeksiyonu: Koltuklar, yatak yatakları, halılar ve araç koltukları yüksek buç gücüne sahip buharlı temizleyicilerle derinlemesine ütülenmeli veya parazit öldürücü özel spreylerle dezenfekte edildikten sonra titizlikle süpürülmelidir. Süpürge torbası hemen çöpe atılmalıdır.
Ev ortamındaki gizli akar odaklarını temizlemek ve re-enfeksiyon (yeniden bulaşma) riskini tamamen sıfırlamak adına dermatologlar tarafından önerilen çevre temizliği ve poşetleme yönetim planı aşağıdaki tabloda detaylandırılmıştır:
Uyuz hastalığı, günümüzde toplumsal bir tabu veya utanılması gereken bir hijyen kusuru kesinlikle değildir. Bu durum, toplu taşıma araçlarından, okul sıralarından veya bir mağazada denediğiniz giysiden bile kapabileceğiniz, tamamen biyolojik bir parazit yerleşimidir. Doğru medikal kremler, yeni nesil oral tablet kombinasyonları ve aile boyu uygulayacağınız disiplinli bir ev hijyeni sayesinde bu kaşıntı sarmalından birkaç hafta içinde tamamen kurtulmanız mümkündür. Çaresizlik hissine kapılıp internetteki kulaktan dolma, cildi yakan bitkisel karışımlarla vakit kaybetmek yerine, hastanelerimizin uzman dermatoloji kadrosuna başvurarak sağlığınıza güvenle yeniden kavuşabilirsiniz.
Araştırdığınız Hastalık Hakkında Uzman Hekimlerimiz Size Dönüş Sağlasın.
Uyuz, Sarcoptes scabiei var. hominis adlı mikroskobik akarların derinin altına girerek tüneller açması sonucu oluşan parazitik bir enfeksiyondur. Uyuz, genellikle 15-20 dakikalık yakın temas (el ele tutuşma, aynı yatakta yatma) veya enfekte kişinin kullandığı havlu, çarşaf, giysi gibi ortak eşyaların kullanımı yoluyla bulaşır.
En belirgin belirti, özellikle geceleri artan şiddetli kaşıntıdır. Deri üzerinde küçük, sivilce benzeri kabarcıklar ve akarın deri altında ilerlediği gümüşi beyaz renkli, ince, kısa çizgiler (tüneller) görülür. Kaşıntı genellikle parmak araları, el bilekleri, koltuk altları ve bel bölgesinde yoğunlaşır.
Uyuz akarları karanlıkta ve vücut ısısı arttığında daha aktif hale gelirler. Gece yatağa girdiğinizde vücut ısısının artmasıyla birlikte parazitler deri altındaki tünellerde hareket etmeye ve yumurtalarını bırakmaya başlar; bu da bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesine ve dayanılmaz bir kaşıntıya neden olur.
Hayır, uyuz tıbbi tedavi olmadan kendi kendine asla geçmez. Parazitler deri altında çoğalmaya devam eder ve tedavi edilmedikçe hem hastanın şikayetleri artar hem de çevresindeki kişilere bulaştırmaya devam eder.
Hayvanlarda (kedi, köpek) görülen uyuz türü ile insanlarda hastalık yapan akar türü farklıdır. Hayvanlardaki uyuz akarları insan derisinde uzun süre hayatta kalamaz ve tünel açamazlar. Ancak temas durumunda geçici bir kaşıntıya neden olabilirler; "gerçek" uyuz hastalığı için insandan insana bulaşma gereklidir.
Doğru uygulanan bir tedaviyle parazitler genellikle 24 saat içinde ölür. Ancak derinin parazit dışkılarına ve yumurtalarına verdiği alerjik reaksiyon nedeniyle kaşıntı, tedavi başarılı olsa bile 2-4 hafta kadar devam edebilir.
Sadece vücudu tedavi etmek yetmez, ev temizliği hayati önem taşır:
Son 3 gün içinde kullanılan tüm giysi, havlu ve çarşaflar en az 60 derecede yıkanmalı ve ütülenmelidir.
Yıkanamayacak eşyalar (ayakkabı, mont, oyuncak vb.) ağzı sıkıca kapalı bir plastik torbada en az 7 gün bekletilmelidir (akarlar insan vücudu dışında 3 günden fazla yaşayamaz).
Ortak kullanım alanları ve mobilyalar güçlü bir vakumla temizlenmelidir.
Genellikle permetrin içerikli kremler veya sülfürlü karışımlar kullanılır. İlaç, boyundan aşağı tüm vücuda (parmak araları, tırnak altları ve genital bölge dahil) sürülmeli ve doktorun belirttiği süre boyunca (genellikle 8-14 saat) vücutta bekletilmelidir. İşlem sonrası duş alınmalıdır. Bazı dirençli vakalarda doktor kontrolünde oral (ağızdan) ilaçlar da kullanılabilir.
Evet, bu en kritik kuraldır. Uyuz belirtileri bulaşmadan sonraki 2 ila 6 hafta içinde ortaya çıkabilir. Bu yüzden aynı evde yaşayan herkesin, kaşıntısı olmasa bile, aynı anda tedaviye başlaması şarttır. Aksi takdirde "ping-pong etkisi" ile hastalık aile içinde sürekli döner.
Evet. Yetişkinlerde nadiren görülen avuç içi, ayak tabanı, yüz ve saçlı deri bebeklerde en sık etkilenen bölgelerdir. Bebeklerde kaşıntı yerine aşırı huzursuzluk, iştahsızlık ve sulu kabarcıklar daha ön planda olabilir.
Başarılı bir tedaviden sonra bile ölü parazit parçaları ve atıkları deri altında kalabilir. Vücut bunları tamamen temizleyene kadar alerjik kaşıntı devam eder. Eğer tedavi üzerinden 4 hafta geçmesine rağmen yeni kabarcıklar ve tüneller oluşuyorsa, bu durum tedavinin başarısız olduğu veya yeniden bulaşma gerçekleştiği anlamına gelebilir.
Kaşıntılı bölgelerde iltihaplı akıntılar, aşırı kızarıklık ve ateş eşlik ediyorsa (ikincil enfeksiyon belirtisi), kaşıntı nedeniyle uyku düzeniniz tamamen bozulduysa veya evde birden fazla kişide benzer şikayetler başladıysa vakit kaybetmeden bir uzmana görünmelisiniz.
Uyuz akarı biyolojik yapısı gereği sıcağı ve nemli ortamları çok sever; bu yüzden parazitin insan vücudundaki hareketliliği ve üreme faaliyetleri sıcaklıkla doğru orantılı olarak artış gösterir. Uyuz sıcak mı sever soğuk mu sorusunun klinik yansıması, hastaların gün içinde serin ortamlarda nispeten daha rahat hissetmesi, ancak geceleri yatağa girip vücut ısısı yükseldiğinde ya da sıcak bir banyo yapıldığında kaşıntı hissiyatının adeta tavan yaparak katlanılamaz bir boyuta ulaşmasıdır. Sıcaklık, akarın deri altındaki tünellerde daha hızlı sürünmesini ve sinir uçlarını uyaran enzimlerini daha agresif salgılamasını tetikler.
Uyuz, kesinlikle mikrobik bir enfeksiyon, bir uyuz virüsü veya sistemik bir uyuz bakterisi değildir; tıp literatüründe eklem bacaklılar (Arthropoda) sınıfına dahil olan mikroskobik bir parazit türüdür. Hastalığın kendisi doğrudan sistemik bir enfeksiyona yol açmadığı için uyuz ateş yapar mı sorusunun yanıtı normal şartlarda "hayır" olarak verilir. Ancak hastanın cildini tırnaklarıyla aşırı derecede kanatarak yırtması sonucu, dış ortamdaki bakteriler açık uyuz yaralarına sızarak sekonder (ikincil) bir deri iltihaplanması başlatırsa, bu bakteriyel enfeksiyona bağlı olarak hastada yüksek ateş ve lenf bezlerinde şişme gözlemlenebilir; bu durum acil antibiyotik desteği gerektiren cerrahi bir komplikasyondur.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.