Boyun fıtığı ameliyatı, genellikle mikrocerrahi yöntemiyle gerçekleştirilen, omurilik ve sinir kökü rahatlatılması amacını taşıyan cerrahi bir işlemdir. Anterior servikal disketomi tekniğiyle, fıtıklaşarak sinirlere bası yapan disk dokusunun dekompresyonu sağlanır. Bu modern müdahale, hastanın ağrılarının giderilmesini ve nörolojik fonksiyonlarının korunmasını hedefleyen kesin bir tedavi yöntemidir.
Günümüzde boyun fıtığı tedavisinde cerrahi müdahale, yalnızca "son çare" olmaktan çıkıp, yaşam kalitesini hızla geri kazandıran ileri teknolojik bir çözüm haline gelmiştir. A Life Sağlık Grubu olarak uyguladığımız modern yaklaşımlarda, doku hasarını minimize eden ve hastanede yatış süresini kısaltan minimal invaziv teknikler ön plandadır.
Boyun fıtığı ameliyatlarında altın standart olarak kabul edilen mikrocerrahi, operasyon mikroskobu altında milimetrik hassasiyetle çalışılmasına olanak tanır. Bu yöntem sayesinde, sağlıklı dokular korunurken sadece fıtıklaşan ve sinir sistemine baskı uygulayan parçalar temizlenir. 2026 yılı itibarıyla entegre ettiğimiz yapay zeka destekli görüntüleme sistemleri, cerrahın operasyon sahasındaki navigasyonunu mükemmelleştirerek hata payını neredeyse sıfıra indirmektedir.
Her boyun fıtığı vakası ameliyat gerektirmez. Ancak aşağıdaki durumlarda cerrahi seçenek güçlü bir şekilde değerlendirilir:
| Durum / Gösterge | Semptom ve Bulgular | Müdahale Aciliyeti |
|---|---|---|
| Motor Güç Kaybı | Elde eşya düşürme, kolu kaldırmada zorluk, parmaklarda beceri kaybı. | ACİL |
| Omurilik Baskısı (Miyelopati) | Yürüme bozukluğu, dengesizlik, ellerde uyuşma, idrar/gaita kaçırma. | ACİL / ÖNCELİKLİ |
| Dirençli Radiküler Ağrı | 6-8 haftalık fizik tedavi ve ilaç tedavisine yanıt vermeyen şiddetli kol ağrısı. | PLANLI CERRAHİ |
| İlerleyici Duyu Kaybı | Kolda ve elde giderek artan hissizlik, sıcak-soğuk algısında bozulma. | ERKEN DÖNEM |
| Sekestre (Kopmuş) Fıtık | Disk parçasının koparak omurilik kanalına düşmesi ve siniri sıkıştırması. | KLİNİĞE GÖRE ŞART |
Anterior servikal disketomi ve füzyon (ACDF) operasyonları, boynun ön kısmındaki doğal bir katlantı çizgisinden girilerek yapılır. Bu sayede estetik açıdan iz kalma riski minimaldir. Ameliyat sırasında çıkarılan disk dokusunun yerine, omurga yüksekliğini korumak amacıyla özel kafesler (cage) veya protezler yerleştirilir.
İyileşme süreci 2026 teknolojileriyle oldukça hızlanmıştır. Hastalarımızın büyük çoğunluğu operasyonun ardından aynı gün ayağa kalkabilmekte ve genellikle 24 saat içinde taburcu edilmektedir. İlk birkaç hafta ağır kaldırmaktan kaçınılması ve masa başı işlere dönüş için genellikle 10-14 günlük bir istirahat süreci yeterli olmaktadır.
A Life Sağlık Grubu'nun uzman beyin ve sinir cerrahisi kadrosuyla, boyun sağlığınızı bilimsel kanıtlara dayalı ve hasta odaklı bir yaklaşımla yeniden inşa ediyoruz. Ağrısız bir yaşam için modern cerrahinin sunduğu tüm imkanları kullanarak, hareket özgürlüğünüzü size geri veriyoruz.
Boyun fıtığı cerrahisi, son yirmi yılda anatomik bilgi birikiminin teknolojik inovasyonla birleşmesi sayesinde büyük bir transformasyon geçirmiştir. Günümüzde cerrahi müdahale, yalnızca fıtıklaşmış dokunun çıkarılması değil; omurga diziliminin korunması, sinir kökü dekompresyonunun maksimize edilmesi ve komşu segment sağlığının gözetilmesi sürecidir.
Anterior Servikal Disketomi ve Füzyon (ACDF), bugün dünya genelinde boyun fıtığı cerrahisinde "altın standart" kabul edilen tekniktir. Bu yaklaşımın temel başarısı, boynun ön bölgesindeki doğal doku planlarını kullanarak omurgaya en az travmatik yolla ulaşabilmesidir.
Anatomik ve Teknik Detaylar: Operasyon, boynun sağ veya sol tarafındaki cilt katlantısından yapılan yaklaşık 2 santimetrelik transvers bir insizyonla başlar. Platisma kası geçildikten sonra, trakea ve özofagus mediale, karotis kılıfı ise laterale ekarte edilerek prevertebral mesafeye ulaşılır. Bu anatomik koridor, kas dokusuna zarar vermeden doğrudan hastalıklı disk mesafesine erişim sağlar.
Yüksek çözünürlüklü cerrahi mikroskop altında, fıtıklaşan disk dokusu tamamen boşaltılır. Bu aşamada cerrahın ustalığı, unsinat proses bölgesindeki osteofitlerin (kemik çıkıntılarının) ve posterior longitudinal ligaman (PLL) dokusunun titizlikle temizlenmesinde yatar. PLL'nin altından geçen sinir köklerinin ve dura materin (omurilik zarı) tam dekompresyonu, hastanın ameliyat sonrası ağrısının kalıcı olarak giderilmesini sağlar.
Kafes (Cage) Teknolojisi ve Biyomekanik: Diskin boşaltıldığı mesafeye, omurganın fizyolojik lordozunu (doğal eğriliğini) korumak ve disk yüksekliğini eski haline getirmek için interbody cage (kafes) yerleştirilir. 2026 teknolojisiyle üretilen 3D yazıcı destekli titanyum kafesler, kemik ile osteoentegrasyonu (kaynamayı) hızlandırırken, üzerlerindeki gözenekli yapı sayesinde füzyon başarısını %99'un üzerine taşır. Bu biyomekanik restorasyon, yükün faset eklemlerine dengeli dağılmasını sağlar ve nöral foramenin genişliğini koruyarak sinirlerin çıkış kanalını ferahlatır.
Endoskopik cerrahi, minimal invaziv cerrahinin ulaştığı en son noktadır. A Life Sağlık Grubu bünyesinde uygulanan tam kapalı teknikler, hastanın anatomisini bozmadan doğrudan hedefe yönelik (target-oriented) çalışma imkanı sunar.
Posterior Endoskopik Yaklaşım: Özellikle lateral (yanda) yerleşimli fıtıklarda tercih edilir. Ensenin arka kısmından 7 mm'lik tek bir girişten girilerek, laminanın kenarından "keyhole" (anahtar deliği) tekniğiyle sinir köküne ulaşılır. Bu yöntemin en büyük avantajı, disk mesafesinin içini boşaltmadan, sadece sinire bası yapan parçanın çıkarılmasına izin vermesidir. Bu sayede omurganın stabilizasyonu korunur ve füzyon (dondurma) işlemine gerek kalmaz.
Anterior Endoskopik Yaklaşım: Önden yaklaşımda ise endoskop, fıtık dokusuna ulaşırken yumuşak dokuları diseke etmek yerine onları sadece aralar. HD kamera sistemleri sayesinde, nöral foramen içindeki en küçük fragmanlar bile mikroskobun ulaşamayacağı açılardan görüntülenebilir. Endoskopik cerrahi sonrası doku ödemi çok az olduğu için hastalar ameliyattan 3 saat sonra ayağa kalkabilir ve boyunluk kullanma zorunluluğu ortadan kalkar.
Füzyon cerrahisine (ACDF) en güçlü alternatif, Boyun Diski Protezi veya tıbbi adıyla Servikal Artroplasti işlemidir. Bu teknik, omurganın hareket kabiliyetini yok etmek yerine onu taklit etmeyi amaçlar.
Neden Protez? Füzyon yapılan seviyede hareket durduğu için, yük bir üst ve bir alt seviyeye biner. Bu durum "komşu segment hastalığı" riskini artırabilir. Disk protezi ise, doğal bir disk gibi fleksiyon, ekstansiyon ve rotasyon hareketlerine izin verir. Biyomekanik olarak protez, şok emici özelliği sayesinde omurga dinamiğini korur.
Endikasyonlar ve Üstünlükler:
Hareketin Korunması: Boyun hareket kısıtlılığı yaşanmaz.
Hızlı Rehabilitasyon: Kemik kaynaması beklenmediği için iyileşme süreci çok daha hızlıdır.
Segmental Stabilite: 2026 model protezler, anatomik yapıya tam uyumlu olup yerinden kayma riskini minimize eden "press-fit" teknolojisine sahiptir.
Bu yöntem genellikle ileri derecede kireçlenmesi olmayan, kemik kalitesi iyi olan genç ve orta yaşlı hastalarda mükemmel sonuçlar vermektedir.
Her ne kadar anterior yaklaşım yaygın olsa da, bazı spesifik vakalarda arkadan yapılan posterior mikroforaminotomi hayat kurtarıcıdır. Bu teknik, özellikle "foraminal darlık" denilen, sinirin çıktığı kemik kanalın daraldığı durumlarda tercih edilir.
Teknik Analiz: Hasta yüzüstü pozisyonda operasyona alınır. Mikroskop altında, ilgili seviyedeki faset ekleminin medial (iç) kısmından küçük bir pencere açılır. Unsinat proses ve faset eklemi arasındaki bası noktaları yüksek devirli turlarla (drilling) tıraşlanarak sinir köküne tam serbestlik kazandırılır.
Bu tekniğin en büyük avantajı, omurganın ön tarafındaki hayati organlara (yemek borusu, ses telleri siniri) dokunulmamasıdır. Eğer fıtık çok sertleşmiş (kalsifiye) ve sinire arkadan baskı yapıyorsa, posterior yaklaşım cerraha doğrudan görüş ve müdahale alanı sağlar. Nöral foramen genişletildiğinde, hastanın koluna vuran o şiddetli elektrik çarpması hissi ve güç kaybı anında ortadan kalkar.
A Life Sağlık Grubu olarak cerrahi felsefemiz; "hastaya değil, hastalığa özel cerrahi" prensibine dayanır. Yukarıdaki tekniklerden hangisinin sizin anatomik yapınıza ve fıtık tipinize uygun olduğunu belirlemek için ileri radyolojik tetkikler ve klinik muayene verileri titizlikle analiz edilmektedir.
Boyun fıtığı (servikal disk hernisi) tedavisinde temel ayrım, sinir kökü baskısı (radikülopati) ile omurilik baskısı (myelopati) arasındadır. Radikülopati genellikle ağrı ve uyuşma ile seyrederken; myelopati, merkezi sinir sisteminin doğrudan hasar görmesi anlamına gelir ve cerrahi yaklaşım bu noktada hayati bir önem kazanır.
Myelopati, boyun fıtığının en ciddi klinik tablosudur. Omurilik, beyinden gelen emirleri vücuda ileten ana otobandır ve bu yapının basıya uğraması, hücrelerin iskemi (kansızlık) nedeniyle ölmesine yol açabilir. Bu durum, "servikal spondilotik myelopati" olarak adlandırılır.
Klinik Bulgular ve Tehlike Sinyalleri: Myelopati sinsice ilerler. Hastalar genellikle ilk aşamada ellerinde bir beceriksizlik hissederler. Düğme ilikleyememe, yazı yazarken zorlanma, elinden sürekli eşya düşürme gibi "ince motor beceri kayıpları" en tipik belirtilerdir. Alt ekstremitede ise yürüyüş bozukluğu başlar; hasta kendini "pamuk üzerinde yürüyormuş" gibi hisseder veya dengesini sağlamakta zorlanır (ataksi).
Nörolojik muayenede tespit edilen Hoffman bulgusu (orta parmak tırnağına vurulduğunda diğer parmakların istemsiz bükülmesi) veya Babinski belirtisi, omurilik üzerindeki baskının klinik kanıtıdır. 2026 yılı cerrahi yaklaşımlarında, myelopati bulguları başladığında cerrahi "mutlak endikasyon" kabul edilir. Çünkü kaybedilen omurilik hücrelerinin geri dönüşü yoktur; ameliyatın burardaki birincil amacı hastayı iyileştirmekten ziyade, mevcut durumun daha kötüye gitmesini (felç riskini) durdurmaktır.
Radikülopati, fıtığın omurilikten çıkan sinir köklerine (root) baskı yapmasıdır. Burada cerrahi kararını belirleyen temel faktör, ağrının şiddetinden ziyade kas gücündeki azalmadır. Nöroşirürjide kas gücü 0 ile 5 arasında derecelendirilir.
5/5: Tam güç.
4/5: Dirence karşı koyabilen ancak tam olmayan güç.
3/5 ve Altı: Yerçekimine karşı koyabilen ancak dirençle yenilen güç (Cerrahi Alarm!).
Seviyelere Göre Risk Analizi:
C5 Sinir Kökü: Omuz (deltoid) kasını kontrol eder. Kolun yana açılmasında güçsüzlük varsa, hasta kolunu kaldıramıyorsa acil müdahale gerekir.
C6 Sinir Kökü: Biceps kası ve el bileği yukarı kaldırma. Bardak tutarken veya yazı yazarken yaşanan belirgin kayıplar kritiktir.
C7 Sinir Kökü: Kolu arkaya itme (triceps) ve parmakları kapatma. En sık etkilenen seviyedir; triseps kaybı günlük yaşamı felç eder.
Eğer hastada "progresif" (ilerleyici) bir güç kaybı varsa, yani sabah muayenesinde 4/5 olan güç akşam 3/5'e geriliyorsa, bu durum sinirin ölmek üzere olduğunu gösterir. Bu tablo, 2026 protokollerine göre 24-48 saat içinde cerrahi dekompresyon (rahatlatma) gerektiren acil bir durumdur.
Her boyun fıtığı hastası ameliyat edilmez. Aslında, fıtıkların %85-90'ı konservatif (cerrahi dışı) yöntemlerle yönetilebilir. Peki, fizik tedavinin bittiği ve cerrahinin başladığı o "kırmızı çizgi" nerededir?
Kritik Çizgi Kriterleri:
Süre Kriteri: Şiddetli radiküler ağrının, her türlü ilaç ve fizik tedaviye rağmen 6-8 hafta boyunca geçmemesi.
Yaşam Kalitesi: Hastanın ağrı nedeniyle uyuyamaması, sosyal hayattan kopması ve işini yapamaz hale gelmesi (Göreceli endikasyon).
Fonksiyonel Eşik: Ağrının geçmesi ancak kolun veya elin işlevini kaybetmeye başlaması. Bazen ağrının aniden kesilmesi, sinirin "iyileştiği" değil, "tamamen öldüğü" anlamına gelebilir (Drop Arm/Düşük Kol).
A Life Sağlık Grubu'nda biz, hastanın MR görüntüsüne değil, klinik muayenesine göre karar veririz. MR'da çok büyük görünen bir fıtık, eğer sinir kanalında (foramen) yeterli alan varsa cerrahi gerektirmeyebilir. Ancak küçük bir fıtık, tam sinir çıkışında yer alıyorsa ve hastanın hayatını kabusa çeviriyorsa cerrahi kaçınılmazdır.
Aşağıdaki tablo, kliniğimizde uygulanan cerrahi tekniklerin hastalar üzerindeki etkilerini 7 farklı kriterde karşılaştırmaktadır.
| Klinik Kriter | Mikrocerrahi (ACDF) | Endoskopik Cerrahi | Disk Protezi (Artroplasti) |
|---|---|---|---|
| 1. İyileşme Hızı | Orta (3-4 hafta) | Çok Hızlı (1-2 hafta) | Hızlı (2 hafta) |
| 2. Hareket Koruma | Düşük (Füzyon yapılır) | Tam Koruma | Tam Koruma (Fizyolojik) |
| 3. Kesi Boyutu | 2 - 3 cm | 0.7 cm | 3 cm |
| 4. Başarı Oranı | %98 (Altın Standart) | %95 | %97 |
| 5. İş Dönüş Süresi | 15 - 20 Gün | 3 - 7 Gün | 10 - 14 Gün |
| 6. Komşu Segment Riski | Var (Uzun vadede) | Çok Düşük | Yok / Minimum |
| 7. Tekrar Fıtıklaşma | %0 (Disk tamamen alınır) | %2 - 4 | %0 |
Boyun fıtığı cerrahisi sonrası başarı, sadece cerrahın el becerisine değil, hastanın post-operatif (ameliyat sonrası) dönemdeki disiplinine de bağlıdır. İyileşme süreci doğrusal bir çizgi değil; belirli fazlardan oluşan dinamik bir rehabilitasyon dönemidir.
Ameliyattan sonraki ilk 24 saat, vücudun anesteziye ve cerrahi travmaya verdiği tepkinin en yoğun olduğu dönemdir.
Anterior (boynun önünden) yapılan müdahalelerde yemek borusu ve ses telleri sinirleri geçici olarak ekarte edilir. Bu durum şu iki semptomu doğurabilir:
Disfaji (Yutkunma Güçlüğü): Boğazda bir yumru hissi veya ağrılı yutkunma normaldir. İlk günlerde yumuşak gıdalar (püre, yoğurt, ılık çorba) tercih edilmelidir. Çok sıcak veya çok soğuk içeceklerden kaçınılmalıdır.
Disfoni (Ses Kısıklığı): Ses tellerini kontrol eden Rekürren Laringeal Sinir operasyon sırasında gerilebilir. Bu durum genellikle geçicidir. Hastanın bu dönemde sesini zorlamaması ve fısıldayarak konuşmaması (ses tellerine daha fazla yük bindirir) önerilir.
Modern cerrahide hedef, hastayı ameliyattan yaklaşık 4-6 saat sonra ayağa kaldırmaktır. Erken yürüme, akciğerlerin açılmasını sağlar ve derin ven trombozu (pıhtı) riskini ortadan kaldırır.
Ameliyatın ardından 1. veya 2. günde taburculuk gerçekleşir. Bu aşamada odak noktası yara bakımı ve ağrı yönetimidir.
Kesi Bölgesi: Genellikle estetik dikiş veya medikal yapıştırıcılar kullanılır. Kesi yerinin kuru tutulması hayati önem taşır. Cerrahın onayına göre genellikle 3. veya 5. günden sonra su geçirmez bantlarla duş alınabilir.
Ağrı Kontrolü: Boyun ve omuz bölgesindeki kas ağrıları için doktorun reçete ettiği anti-inflamatuar ilaçlar ve kas gevşeticiler düzenli kullanılmalıdır.
Boyunluk kullanımı cerrahın tercihine ve yapılan işlemin (füzyon yapılıp yapılmadığı) türüne göre değişir:
Yumuşak Boyunluk: Genellikle hastanın kendini güvende hissetmesi ve ani hareketleri kısıtlaması için 1-2 hafta önerilir.
Sert (Philadelphia) Boyunluk: Kemik kaynamasının (füzyon) beklendiği vakalarda 4-6 haftaya kadar uzayabilir.
Kural: Boyunluk yatarken genellikle çıkarılır ancak dışarı çıkarken veya araç yolculuklarında mutlaka takılmalıdır.
Bu dönem, doku iyileşmesinin tamamlandığı ve hastanın kademeli olarak günlük hayata döndüğü evredir.
İşe dönüş süresi, işin fiziksel taleplerine göre optimize edilmelidir:
Masa Başı İşler: 2. haftadan itibaren, ergonomik düzenlemeler (monitör yüksekliği, dik oturuş) şartıyla dönülebilir. Her 30 dakikada bir kısa yürüyüşler yapılmalıdır.
Saha ve Hafif Fiziksel İşler: 4-6. haftalar beklenmelidir.
Ağır Kaldırma Gerektiren İşler: 3. aydan önce önerilmez.
Boyun cerrahisi sonrası hastalar şu üç hareketten kaçınmalıdır:
Bending (Eğilme): Belden veya boyundan sert öne eğilmeler.
Lifting (Kaldırma): 2-3 kilogramdan ağır yüklerin kaldırılması.
Twisting (Bükülme): Boynu aniden sağa veya sola çevirme (omuzlarla birlikte dönülmelidir).
Altıncı haftada çekilen kontrol grafileri sonrası, doktorun onayıyla profesyonel fizik tedavi süreci başlar.
İzometrik Egzersizler: Boyun hareket etmeden, kasların direnç göstererek güçlendirilmesi.
Postür Eğitimi: Bilgisayar ve telefon kullanımında "text neck" (mesaj boynu) pozisyonundan kaçınma teknikleri.
Aerobik Aktivite: Tempolu yürüyüşler ve kondisyon bisikleti, bölgeye kan akışını artırarak iyileşmeyi hızlandırır.
Tam iyileşme (kemik füzyonunun tamamlanması) 6 ay ile 1 yıl sürebilir. Bu süreçte kalıcı başarı için:
Sigarayı Bırakmak: Sigara, kemik iyileşmesini (füzyonu) %50 oranında yavaşlatır ve nüks riskini artırır.
Yastık Seçimi: Boyun kavisini destekleyen ortopedik yastıklar kullanılmalıdır.
D Vitamini ve Kalsiyum: Kemik sağlığı için desteklenmelidir.
| Zaman Dilimi | Temel Odak Noktası | Aktivite Düzeyi ve Öneriler |
|---|---|---|
| 0 - 24 Saat | Solunum kontrolü ve yutkunma takibi. | Yatak içi hafif hareketler ve refakatçi eşliğinde kısa yürüyüş. |
| 1 - 2 Hafta | Cilt kesisi ve yara iyileşmesinin tamamlanması. | Ev içi hafif aktiviteler, uzun süre aynı pozisyonda kalmamaya özen gösterme. |
| 2 - 6 Hafta | Masa başı işe ve sosyal hayata dönüş. | Kısa mesafeli dış ortam yürüyüşleri (20-30 dk) ve boyun koruma prensipleri. |
| 6 - 12 Hafta | Rehabilitasyon ve kas güçlendirme. | Kontrollü fizik tedavi programı ve spesifik boyun egzersizleri. |
| 3 - 6 Ay | Tam mobilizasyon ve doku direncinin artması. | Hafif sporlar (Yüzme, Pilates), ağır yük kaldırmaktan kaçınma. |
Bu rehber, spinal cerrahi alanındaki güncel literatür ve uluslararası cemiyetlerin protokolleri ışığında hazırlanmıştır:
- EUROSPINE: Cervical Disc Herniation Surgery and Post-Operative Protocols. [İncele]
- NCBI/PubMed (2023): Postoperative dysphagia following anterior cervical discectomy and fusion. [Kaynak]
- Journal of Neurosurgery: Return to work and activity after cervical spine surgery. [Bilimsel Yayın]
- PMC: Physical therapy and isometric exercise in cervical recovery phase. [Doküman]
- AANS: Cervical Spine Surgery Recovery Timeline and Outcomes. [Rehber]
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 21 Ocak 2026 06:33
Yayınlanma Tarihi: 19 Ekim 2024 07:51
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Boyun fıtığı ameliyatı günümüzde genellikle mikrocerrahi yöntemiyle, boynun ön kısmındaki doğal bir cilt katlantısından girilerek (Anterior yaklaşım) yapılır. Mikroskop altında fıtıklaşan disk dokusu temizlenir ve sinir üzerindeki baskı kaldırılır. Boşaltılan disk alanına genellikle "cage" adı verilen kafesler veya protezler yerleştirilerek omurga dizilimi korunur.
Standart bir tek seviyeli boyun fıtığı ameliyatı genellikle 1 ile 1,5 saat arasında sürer. Ancak fıtığın seviye sayısı (örneğin hem C5-C6 hem C6-C7), fıtığın sertleşmiş (kireçlenmiş) olması veya daha önce aynı bölgeden operasyon geçirilmiş olması gibi faktörlere bağlı olarak bu süre 2-3 saate kadar uzayabilir.
Her cerrahi işlemde olduğu gibi; anestezi riskleri, enfeksiyon ve kanama olasılığı mevcuttur. Boyun bölgesine özel olarak geçici ses kısıklığı, yutkunma güçlüğü veya sinir kökü zedelenmesi gibi riskler bulunur. Ancak modern nöromonitörizasyon ve mikrocerrahi teknikleri sayesinde bu riskler %1-2 seviyelerine kadar düşmüştür.
Halk arasında en büyük endişe olan felç riski, gelişmiş mikrocerrahi ve intraoperatif nöromonitörizasyon (ameliyat sırasında sinir iletimini ölçen teknoloji) sayesinde son derece düşüktür. Deneyimli bir beyin cerrahı tarafından gerçekleştirilen planlı operasyonlarda kalıcı felç riski %1’in altındadır. Cerrahi, aslında felç riskini ortadan kaldırmak için yapılır.
Modern tıpta boyun fıtığı ameliyatına bağlı ölüm riski, istatistiksel olarak yok denecek kadar azdır. Risk genellikle hastanın sahip olduğu ek kronik hastalıklara (ileri derece kalp yetmezliği, ağır koah vb.) ve anestezi komplikasyonlarına bağlıdır. Rutin bir boyun fıtığı operasyonu "hayati tehlike" kategorisinde bir işlem değildir.
Eğer hastada ilerleyici kas gücü kaybı, el becerisinde azalma (düğme ilikleyememe vb.), yürüme bozukluğu veya 6-8 haftalık fizik tedaviye rağmen geçmeyen şiddetli ağrı varsa ameliyat gereklidir. İdrar/gaita kaçırma veya ani gelişen tam güç kaybı durumlarında ise acil cerrahi endikasyonu vardır.
Ameliyat olan hastaların büyük çoğunluğu, özellikle kol ağrısının ameliyattan hemen sonra (uyandıklarında) geçtiğini belirtmektedir. Hastalar genellikle "dünyaya yeniden gelmiş gibiyim" ifadesini kullanırlar. Uzun dönemli memnuniyet oranları, cerrahi sonrası postürüne dikkat eden ve sigara içmeyen hastalarda %95’in üzerindedir.
İlk günlerde boğazda takılma hissi, hafif yutkunma güçlüğü ve ameliyat bölgesinde kas ağrısı en sık görülen şikayetlerdir. Bu semptomlar genellikle 1-2 hafta içinde kendiliğinden geçer. Nadiren koldaki uyuşuklukların geçmesi, sinir iyileşme hızına bağlı olarak birkaç ayı bulabilir.
C6-C7 seviyesi, boyun fıtığının en sık görüldüğü bölgedir. Bu mesafedeki fıtık genellikle triceps kasında güçsüzlük ve orta parmakta uyuşmaya neden olur. C6-C7 ameliyatı mikrocerrahi ile yapılır ve başarı oranı oldukça yüksektir; hastanın kol gücü ve fonksiyonları genellikle hızla normale döner.
Ameliyat sonrası ağrının devam etmesi; sinirin uzun süre baskı altında kalması nedeniyle oluşan "nöropatik hasar", yetersiz dekompresyon (fıtığın tam temizlenmemesi) veya komşu segment hastalığından kaynaklanabilir. Ayrıca kas spazmları ve yanlış postür de ağrıyı tetikleyebilir. Bu durumda ileri görüntüleme ve EMG tetkiki gereklidir.
Fiyatlar; ameliyatın yapılacağı hastane donanımına, cerrahın tecrübesine, fıtığın kaç seviyeli olduğuna ve kullanılacak implantların (cage, protez, vida) kalitesine göre değişir. Özellikle ithal protez kullanımı maliyeti doğrudan etkiler. Güncel ve net bilgi için hastanede ön muayene ve radyolojik değerlendirme şarttır.
Özel hastanelerde fiyatlandırma; SGK anlaşması olup olmamasına ve hastanenin segmentine göre farklılık gösterir. Tek seviyeli mikrocerrahi ile çok seviyeli enstrümantasyonlu (vidalı) ameliyatlar arasında ciddi fiyat farkı bulunur. Kurumumuzda uygulanan paket fiyatlar hakkında bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.
Ameliyat öncesinde mevcut olan bir güç kaybının hemen düzelmesi beklenmez; sinir iyileşmesi zaman alır. Ancak ameliyattan sonra yeni ve ani gelişen bir güç kaybı varsa, bu durum bir komplikasyon (kanama veya ödem) belirtisi olabilir ve acil müdahale gerektirebilir.
Mikrocerrahi ile yapılan ameliyatlarda hastalar genellikle ameliyat günü ayağa kalkar, ertesi gün taburcu edilir. 1 hafta içinde ev içinde aktif hale gelir, 2. haftada ise dikiş pansumanı sonrası masa başı işlerine dönebilirler. Tam iyileşme ve spor aktivitelerine dönüş ise 6-12 hafta arasındadır.
Doğru teşhis ve uygun cerrahi teknikle boyun fıtığı ameliyatının başarı oranı %90-98 arasındadır. Başarıyı etkileyen en önemli faktörler; sinir baskısının süresi, hastanın sigara kullanımı ve ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecine uyumudur.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.