Nükleoplasti, bel fıtığı tedavisinde kullanılan minimal invaziv bir yöntemdir. Bu yöntemde, özel bir iğne ciltten geçirilerek fıtıklaşmış diske ulaşılır ve radyofrekans enerjisi veya lazer kullanılarak disk dokusunun bir kısmı buharlaştırılır. Bu sayede diskin hacmi küçültülür ve sinir üzerindeki baskı azaltılarak ağrı ve diğer semptomların giderilmesi hedeflenir.
A Life Sağlık Grubu olarak, nükleoplasti konusunda uzmanlaşmış deneyimli algoloji uzmanlarından oluşan bir ekibe sahibiz. İleri teknoloji ve görüntüleme yöntemleri ile nükleoplasti işlemi güvenli ve etkili bir şekilde uygulanmaktadır.
Nükleoplasti, bel fıtığı ve boyun fıtığı tedavisinde kullanılan minimal invaziv yöntemlerden biridir. Cerrahi kesi gerektirmez, bu nedenle hastalar için daha az riskli ve daha konforlu bir seçenektir. İşlem sırasında özel bir iğne, ciltten geçirilerek fıtıklaşmış diske ulaştırılır. Daha sonra radyofrekans enerjisi veya lazer kullanılarak disk dokusunun bir bölümü buharlaştırılır. Bu sayede diskin hacmi küçülür, sinir üzerindeki baskı azalır ve ağrı ile diğer nörolojik semptomlar hafifler.
Nükleoplasti, özellikle cerrahiye uygun olmayan ya da cerrahiden çekinen hastalar için önemli bir alternatif sunar. Ayrıca, iyileşme süresinin kısa olması nedeniyle günlük yaşam aktivitelerine hızlı dönüş imkânı sağlar.
Nükleoplasti, her fıtık hastası için standart bir çözüm değildir; aksine kişiselleştirilmiş bir tedavi yaklaşımı gerektirir. Tedavinin başarısı, fıtığın evresine ve hastanın anatomik yapısına doğrudan bağlıdır.
1. Konservatif Tedaviye Yanıt Vermeyenler
Bel veya boyun fıtığı teşhisi konulmuş, en az 4-6 hafta boyunca istirahat, ilaç tedavisi (anti-enflamatuar) ve fizik tedavi görmüş ancak ağrıları kontrol altına alınamamış hastalar nükleoplasti için en güçlü adaylardır. Bu süreç, vücuda kendi kendini onarması için zaman tanımak ancak kronikleşen ağrılarda "nokta atışı" müdahale yapmak adına kritik bir eşiktir.
2. Belirli Fıtık Evreleri (Bulging ve Protrüzyon)
Nükleoplasti, fıtığın "patlamamış" yani dış zarının (annulus fibrosus) bütünlüğünü koruduğu aşamalarda en yüksek verimi sağlar.
Bulging (Bombelişme): Diskin sadece hafifçe taştığı durumlar.
Protrüzyon: Diskin belirgin bir şekilde sinir kanalına doğru yer değiştirdiği ancak henüz yırtılmadığı durumlar. MRI görüntülerinde diskin içindeki nükleus pulpozus materyali kanal içine sızmamışsa, nükleoplasti ile bu materyal buharlaştırılarak disk başarıyla küçültülebilir.
3. Radikülopati (Yansıyan Ağrı) Şikayeti Olanlar
Sadece belde veya boyunda kalan ağrılardan ziyade; bacağa vuran (siyatik), kalçadan topuğa kadar uzanan veya boyundan kola/parmak uçlarına yayılan ağrısı olan hastalar bu tedaviden büyük fayda görür. Sinir kökü üzerindeki baskının nükleoplasti ile kaldırılması, uyuşma, karıncalanma ve yanma hissinin hızla geçmesini sağlar.
4. Anatomik Uygunluk: %50 Disk Yüksekliği Kriteri
İşlemin yapılabilmesi için fıtıklaşan diskin yüksekliğinin en az %50 oranında korunmuş olması gerekir. Eğer disk mesafesi tamamen çökmüşse veya aşırı kireçlenme (osteofit) mevcutsa, iğne ucuyla (kanül) disk içine girmek mümkün olmayabilir. Bu nedenle, radyolojik değerlendirme nükleoplasti kararında belirleyicidir.
5. Cerrahi Risk ve Ameliyat Korkusu Olanlar
Genel Anestezi Riski: Kalp, akciğer veya kronik hastalıkları nedeniyle narkoz alması riskli olan ileri yaşlı hastalar için lokal anesteziyle yapılan nükleoplasti güvenli bir limandır.
Psikolojik Faktörler: Ameliyat masasına yatma korkusu olan veya "başarısız bel cerrahisi sendromu" riskinden kaçınan genç ve aktif çalışan bireyler için minimal invaziv (girişimsel) bir alternatif sunar.
Hızlı Dönüş İhtiyacı: Profesyonel sporcular veya yoğun iş temposuna sahip kişiler, cerrahi sonrası haftalarca süren iyileşme dönemini beklemek istemedikleri için bu yöntemi tercih etmektedir.
Nükleoplasti, günümüzde "nokta atışı tedavisi" olarak da bilinen, disk içi basıncı kontrollü bir şekilde düşürmeyi hedefleyen ileri teknolojik bir prosedürdür. Geleneksel lazer yöntemlerinden farklı olarak Koblasyon (Cold Ablation - Soğuk Buharlaştırma) teknolojisinin kullanıldığı bu işlem, doku harabiyetini minimize ederken iyileşme hızını maksimize eder.
İşte adım adım nükleoplasti uygulama süreci:
1. Hazırlık ve Floroskopi (Görüntüleme) Rehberliği
İşlem, tam donanımlı bir ameliyathane veya girişimsel radyoloji odasında gerçekleştirilir. Hasta, bel veya boyun bölgesinin rahatça taranabilmesi için prone (yüz üstü) pozisyonda yatırılır. C-kollu skopi (Floroskopi) adı verilen canlı röntgen cihazı kullanılarak, fıtıklaşmış olan nükleus pulpozus (diskin iç çekirdeği) bölgesi milimetrik hassasiyetle görüntülenir. Bu aşama, iğnenin sinirlere zarar vermeden doğru noktaya ulaşması için kritiktir.
2. Lokal Anestezi ve Minimal Giriş
Nükleoplasti bir genel anestezi (narkoz) işlemi değildir. Giriş yapılacak bölge, uzman doktor tarafından lokal anestezik maddelerle tamamen uyuşturulur. Hasta işlem boyunca uyanıktır ve doktoruyla konuşabilir. Bu durum, sinir köklerinin güvenliğini teyit etmek açısından büyük avantaj sağlar; zira hasta sinirlerine yaklaşılması durumunda geri bildirim verebilir.
3. İğne Girişi ve PERC-D Kanülü Yerleşimi
Cerrahi bir kesi yapılmaksızın, yaklaşık 1 mm çapında özel bir kılavuz iğne (kanül) ile diskin içine girilir. Bu aşamada kullanılan PERC-D iğne çubuğu, disk dokusuna en az dirençle ulaşacak şekilde tasarlanmıştır. Dikiş gerektirmeyen bu yöntem sayesinde hastada ameliyat izi kalmaz ve enfeksiyon riski teorik olarak sıfıra yakındır.
4. Radyofrekans ve Koblasyon (Plazma Enerjisi) Aşaması
Kanülün içinden gönderilen özel bir radyofrekans elektrotu, disk içine ulaştığında plazma enerjisi yaymaya başlar.
Ablasyon (Buharlaştırma): İğne ucu disk içinde hareket ettirilerek moleküler bağlar parçalanır ve fazla doku buharlaştırılarak kanal açılır.
Isı Kontrolü: İşlem 40-70 derece gibi düşük ısılarda gerçekleşir. Bu, diski yakan lazerlerin aksine, çevre sinir dokusunda ve disk çeperinde (annulus fibrosus) ısıya bağlı hasar oluşmasını engeller.
5. Disk Dekompresyonu ve Vakum Etkisi
İşlemin son aşamasında, buharlaşan dokunun yarattığı boşluk disk içi basıncı anında düşürür. Bu durum bir vakum etkisi yaratarak, dışarı taşmış ve sinire baskı yapan fıtığın (protrüzyon) merkeze doğru geri çekilmesini sağlar. Sinir kökü üzerindeki fiziksel baskının kalkmasıyla birlikte bacak veya kol ağrıları işlem masasında dahi azalmaya başlar.
| Kriter | Nükleoplasti (Ameliyatsız) | Mikrocerrahi (Ameliyat) |
|---|---|---|
| İşlem Süresi | 20 - 30 Dakika | 1.5 - 2 Saat |
| Anestezi Türü | Lokal Anestezi (Uyanık) | Genel Anestezi (Narkoz) |
| Hastanede Kalış | Günübirlik (2-4 Saat) | 1 - 2 Gün |
| Kesi / Dikiş | Yok (Sadece İğne Girişi) | Var (Dikiş ve Pansuman Gerekir) |
| Hayata Dönüş | 24 - 48 Saat | 2 - 4 Hafta |
| Komplikasyon Riski | Minimal (Enfeksiyon riski yok denecek kadar az) | Kanama, anestezi yan etkisi ve yapışıklık riski |
Nükleoplasti risklerini sıfıra yaklaştıran en önemli faktör "Deneyim" ve "Teknoloji" ikilisidir. Alife Sağlık Grubu bünyesinde:
Deneyimli Uzman Kadro: Binlerce başarılı vakası olan Beyin ve Sinir Cerrahlarımız süreci yönetir.
Sterilite Protokolü: Uluslararası JCI standartlarına uygun sterilizasyon uygulanır.
Doğru Hasta Seçimi: Sadece bu işlemden fayda görecek hastalar operasyona alınır (Gereksiz işlemlerden kaçınılır).
Sonuç: Nükleoplasti; felç riski, genel anestezi komplikasyonları ve dikiş izi gibi açık ameliyat risklerini taşımadığı için günümüzdeki en güvenli fıtık tedavi yöntemlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Nükleoplasti her ne kadar güvenli ve etkili bir yöntem olsa da, omurganın mekanik yapısındaki bazı ileri dereceli bozulmalarda beklenen faydayı sağlamayabilir. Alife Sağlık Grubu olarak, hastalarımızın güvenliğini ön planda tutarak aşağıdaki durumlarda farklı cerrahi veya medikal çözümlere yönlendirme yapmaktayız:
1. Sekestre (Patlamış) Fıtıklar
Halk arasında "patlamış fıtık" olarak bilinen bu durumda, diskin içindeki jelatinöz madde (nükleus pulpozus), dış zarı yırtarak omurilik kanalına tamamen sızmıştır. Nükleoplasti, disk içindeki basıncı düşürmeye yönelik bir işlemdir. Ancak parça ana diskten kopup kanal içine düştüyse, disk içindeki dekompresyon bu kopan parçayı geri çekemez. Bu vakalarda genellikle mikrocerrahi yöntemleri tercih edilir.
2. İleri Derece Omurilik Kanal Daralması (Spinal Stenoz)
Kanal daralması genellikle fıtıktan ziyade, yaşa bağlı olarak kemiklerin ve bağların (ligamentum flavum) kalınlaşması sonucu oluşur. Nükleoplasti yumuşak doku (disk) üzerine yapılan bir işlemdir; kemik yapıdaki daralmayı veya kireçlenmeyi ortadan kaldırmaz. Bu nedenle, stenoz şikayeti olan hastalarda nükleoplasti ağrıyı dindirmede yetersiz kalabilir.
3. Omurga Kayması (Spondilolistezis) ve Mekanik İnstabilite
Eğer omur kemikleri birbirinin üzerinde öne veya arkaya doğru kaymışsa, sorun fıtıktan ziyade omurganın stabilitesindedir. Bu tip mekanik bozukluklarda nükleoplasti yapmak, asıl sorunu çözmeyeceği gibi hastanın şikayetlerinin devam etmesine neden olur. Bu durumda genellikle enstrümantasyon (vida/platin) ameliyatları gündeme gelir.
4. Ciddi Nörolojik Kayıplar ve Acil Durumlar
Aşağıdaki belirtiler "kırmızı bayrak" (red flag) olarak kabul edilir ve nükleoplasti gibi girişimsel işlemler yerine acil cerrahi müdahale gerektirebilir:
Düşük Ayak: Ayak bileğini yukarı kaldıramama veya yürüme kaybı.
Kauda Equina Sendromu: İdrar veya gaita kaçırma, cinsel fonksiyon bozukluğu.
Ani Kas Güçsüzlüğü: Bacaklarda veya kollarda hızla ilerleyen güç kaybı.
5. Diğer Fizyolojik Engelleyiciler
Disk Yüksekliğinin Kaybı: Diskin %50’den fazlasının çökmüş olması durumunda iğne ile giriş yapılacak alan kalmadığı için işlem yapılamaz.
Aktif Enfeksiyon: Omurga bölgesinde veya sistemik bir enfeksiyon varlığında işlem ertelenmelidir.
Hamilelik: İşlem sırasında floroskopi (röntgen ışını) kullanıldığı için hamilelere uygulanması önerilmez.
Kanama Bozuklukları: Kontrol altına alınamayan kan pıhtılaşma sorunları olan hastalar için riskli olabilir.
Önemli Not: Nükleoplasti için uygun olup olmadığınızın kesin kararı, uzman hekimlerimiz tarafından klinik muayene ve MR (Emar) görüntülerinizin detaylı incelenmesi sonucunda verilmektedir.
Nükleoplasti, sadece bir tedavi yöntemi değil, aynı zamanda hastanın yaşam kalitesini hızla geri kazandıran tıbbi bir konfordur. Alife Sağlık Grubu'nda uyguladığımız bu yöntemin öne çıkan avantajları şunlardır:
1. Tam Anatomik Koruma (Doku Dostu Yaklaşım)
Geleneksel açık fıtık ameliyatlarında sinire ulaşmak için kas dokusu sıyrılır, ligamentler (bağlar) kesilir ve bazen kemik dokusundan parça çıkarılır (laminektomi). Nükleoplasti yönteminde ise kas, bağ ve kemik dokusuna asla dokunulmaz. Sadece bir iğne ucuyla doğrudan diskin içine girildiği için omurganın doğal biyomekaniği tamamen korunur.
2. Anında ve Etkili Ağrı Kontrolü
Fıtık ağrısının temel nedeni, diskin sinir köküne yaptığı fiziksel baskı ve yarattığı enflamasyondur. Nükleoplasti sırasında disk içi basınç saniyeler içinde düşürüldüğü için hastaların büyük çoğunluğu daha işlem masasındayken ağrılarının %50-70 oranında azaldığını ifade eder. Bu "hızlı dekompresyon" etkisi, aylarca süren ağrıların dakikalar içinde dinmesini sağlar.
3. Epidural Fibrozis (Ameliyat İzi Yapışıklığı) Riski Yoktur
Açık cerrahilerin en büyük komplikasyonlarından biri, iyileşme döneminde sinir çevresinde gelişen nedbe dokusu (yapışıklık) yani epidural fibrozis durumudur. Bu yapışıklıklar bazen fıtığın kendisinden daha şiddetli ağrılara yol açabilir. Nükleoplasti işleminde cerrahi bir kesi ve doku tahribatı olmadığı için bu risk tamamen ortadan kalkar.
4. Estetik Kaygıya Son: İz Kalmaz
Modern tıp uygulamalarında hastanın psikolojik konforu da çok önemlidir. Nükleoplasti bir "iğne deliği" operasyonudur. İşlem sonrasında dikiş atılmasına gerek duyulmaz; sadece küçük bir bandaj ile hasta taburcu edilir. Birkaç hafta içinde giriş bölgesi tamamen iyileşerek herhangi bir iz bırakmaz.
5. Genel Anestezi Almadan Tedavi İmkanı
Narkozun (genel anestezi) yan etkilerinden çekinen veya kalp-akciğer hastalıkları nedeniyle anestezi alması riskli olan hastalar için nükleoplasti hayat kurtarıcıdır. Lokal anestezi altında, hasta tamamen uyanıkken ve doktoruyla sohbet ederken gerçekleştirilen bu işlem, anesteziye bağlı komplikasyon riskini sıfıra indirir.
6. Günübirlik İşlem ve Hızlı Sosyal Dönüş
Hastanede yatış stresi ve iş gücü kaybı nükleoplasti ile tarihe karışıyor. İşlem sonrası sadece 2-4 saatlik bir gözlem süresi yeterlidir. Hastalar aynı gün evlerine dönebilir, 48 saat içinde hafif günlük rutinlerine ve birkaç gün içinde masa başı işlerine başlayabilirler.
Nükleoplasti minimal invaziv bir yöntem olduğu için hastanede yatış gerektirmez. Ancak diskin kendi formunu tam olarak kazanması ve "vakum etkisinin" kalıcı hale gelmesi için belirli bir süreye ihtiyaç vardır.
İlk 24-48 Saat: Kritik İstirahat Dönemi
İşlemden sonraki ilk iki gün, vücudun giriş bölgesini onardığı ve diskin yeni basınç dengesine uyum sağladığı dönemdir.
Mobilizasyon: İşlemden 2 saat sonra yürümeye başlayabilirsiniz, ancak ilk 48 saat evde istirahat etmeniz önerilir.
Araba Kullanımı: İlk 48 saat boyunca kesinlikle araç kullanmamalısınız. Oturma pozisyonu disk içi basıncı artırabileceği için uzun süreli seyahatlerden kaçınılmalıdır.
Yara Bakımı: İğne giriş yerindeki küçük bandaj 24 saat sonra çıkarılabilir. Genellikle dikiş olmadığı için özel bir pansuman gerektirmez; ancak bölgenin kuru tutulması önemlidir.
İlk 1-2 Hafta: Günlük Hayata Dönüş
Ağrılarınızın büyük oranda geçtiğini hissettiğiniz bu dönemde, aşırı güven duygusuyla ani hareketler yapmaktan kaçınmalısınız.
İş Hayatı: Masa başı işlerde çalışanlar 3. günden itibaren iş başı yapabilir. Fiziksel güç gerektiren iş kollarında çalışan hastalarımız için 10-14 günlük bir dinlenme süresi idealdir.
Ağır Kaldırma: Bu süreçte 5 kilogramdan daha ağır nesneler kaldırmak, diskin tekrar zorlanmasına neden olabilir. Yerden bir şey alırken dizlerinizi bükerek çömelmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.
Egzersiz: Sadece kısa ve düz zeminli yürüyüşler yapın. Koşu, yüzme veya ağır sporlara başlamak için henüz erkendir.
İlk 12 Hafta: Uzun Vadeli Koruma Prensipleri
Diskin dış zarının (annulus fibrosus) tamamen stabilize olması yaklaşık 3 ayı bulabilir.
Masaj ve Manuel Terapi Yasağı: İşlem yapılan bölgeye ilk 12 hafta boyunca kesinlikle sert masaj, bel çekme veya kontrolsüz manuel terapi yaptırılmamalıdır. Bu tür müdahaleler nükleoplastinin sağladığı stabiliteyi bozabilir.
Seyahat: Uzun yolculuklarda (2 saatten fazla) her saat başı mola verip 5 dakikalık yürüyüşler yapmak, bel ve boyun sağlığınızı koruyacaktır.
Ağrısız bir yaşamın anahtarı, omurgayı destekleyen kas gruplarının güçlü olmasıdır. İşlemden yaklaşık 2 hafta sonra doktorunuzun onayıyla aşağıdaki egzersiz düzenine geçebilirsiniz:
Yürüyüş (Altın Standart): Haftada 5 gün, 30 dakikalık tempolu yürüyüşler kan dolaşımını artırarak diskin beslenmesini sağlar.
Core Bölgesi Güçlendirme: Karın ve sırt kaslarını güçlendiren hafif statik egzersizler (plank vb.), omurganın üzerine binen yükü azaltır.
Yüzme: İşlemden 4 hafta sonra, suyun kaldırma kuvvetinden yararlanarak yapılan sırt üstü yüzme, bel fıtığı hastaları için en güvenli ve etkili rehabilitasyon yöntemidir.
Pilates ve Yoga: Sadece uzman bir eğitmen eşliğinde ve "bel/boyun fıtığı dostu" hareketlerle yapılmalıdır. Aşırı esneme (fıtığı zorlayacak) hareketlerinden kaçınılmalıdır.
Ne Zaman Doktora Başvurmalı? İşlem sonrası beklenen hafif sızılar dışında; ani gelişen bacak/kol güçsüzlüğü, idrar kaçırma veya 38 derece üzeri ateş gibi durumlarda vakit kaybetmeden hekiminizle iletişime geçiniz.
1. Radyofrekans Probu ve Koblasyon Teknolojisi
Nükleoplastinin kalbi sayılan bu cihaz, Koblasyon (Cold Ablation) adı verilen bir yöntemle çalışır. Geleneksel yöntemlerin aksine, disk dokusunu yakarak değil, plazma enerjisi kullanarak moleküler düzeyde ayrıştırır.
Kontrollü Buharlaştırma: Radyofrekans probu, nükleus pulpozus (disk çekirdeği) içinde 40-70 derece gibi düşük ısılarda çalışarak kanallar açar.
Doku Güvenliği: Düşük ısı teknolojisi sayesinde, fıtığın çevresindeki hassas sinir köklerine ve sağlıklı disk çeperine (annulus fibrosus) termal zarar verilme riski ortadan kalkar.
2. Floroskopi ve C-Kollu Görüntüleme Sistemleri
Nükleoplasti bir "kapalı" işlem olduğu için cerrahın disk içindeki iğneyi canlı olarak takip etmesi gerekir. Bu aşamada devreye giren Floroskopi (C-kollu röntgen), işlemin GPS'i görevini görür.
Milimetrik Hassasiyet: Cihaz, iğnenin veya PERC-D kanülünün diskin hangi bölgesinde olduğunu anlık olarak cerraha gösterir.
Hata Payının Sıfırlanması: Canlı görüntüleme sayesinde, iğnenin sinirlere temas etme riski önlenir ve enerji doğrudan fıtıklaşmış bölgeye odaklanır.
3. Bilgisayarlı Tomografi (BT) Destekli Navigasyon
Bazı karmaşık vakalarda veya anatomik varyasyonları olan hastalarda, iğne giriş yolunu daha net belirlemek adına BT rehberliği kullanılabilir. Bu yöntem, omurga yapısının 3 boyutlu haritasını çıkararak işlemin güvenliğini en üst seviyeye taşır.
4. Lazer Sistemleri (Alternatif Enerji Kaynağı)
Bazı kliniklerde nükleoplasti yerine PLDD (Perkütan Lazer Disk Dekompresyonu) yöntemi uygulanabilir. Lazer sistemleri de disk içi basıncı düşürmeyi hedefler; ancak lazerin yaydığı yüksek ısı (termal enerji) nedeniyle, günümüzde daha kontrollü olan radyofrekans ve koblasyon teknolojileri daha çok tercih edilmektedir.
Teknoloji Neden Önemli?
Doğru teknoloji kullanımı, hastanın işlem sonrası yaşayacağı konforu belirler. Alife Sağlık Grubu'nda kullanılan orijinal elektrotlar ve yüksek çözünürlüklü görüntüleme sistemleri;
İşlem süresini kısaltır,
Başarı oranını %80'in üzerine çıkarır,
İyileşme sürecindeki ağrı riskini minimize eder.
Nükleoplasti, dünya genelinde milyonlarca hastaya güvenle uygulanan bir yöntemdir. Komplikasyon oranları oldukça düşüktür; ancak hastanın bilgilendirilmiş onamı SEO ve etik açıdan kritiktir.
1. Enfeksiyon Riski (Diskitis)
İşlem sırasında disk içine bir iğne ile girildiği için, nadir de olsa disk dokusunun iltihaplanması (diskitis) riski vardır.
Nasıl Önlenir? Alife Sağlık Grubu’nda işlem, tam steril ameliyathane koşullarında gerçekleştirilir. Tek kullanımlık steril kitler ve işlem öncesi/sonrası proflaktik (önleyici) antibiyotik uygulamaları ile bu risk %1’in altına indirilmektedir.
2. İşlem Bölgesinde Kanama ve Hematom
İğnenin giriş yaptığı yumuşak dokularda veya damar yapılarının yakınında küçük kanamalar meydana gelebilir.
Nasıl Önlenir? İşlem öncesinde hastanın kan sulandırıcı ilaç kullanımı (aspirin vb.) kontrol edilir ve gerekirse ara verilir. Girişim noktasına işlem sonrası uygulanan kısa süreli bası, hematom oluşumunu engeller.
3. Sinir Hasarı Riski
Omurga kanalı sinir köklerine çok yakın bir bölgedir. İğnenin yanlış konumlandırılması sinir dokusuna zarar verebilir.
Nasıl Önlenir? Bu risk, işlemin Floroskopi (canlı röntgen) eşliğinde yapılmasıyla minimize edilir. Ayrıca hastanın lokal anestezi ile uyanık tutulması, iğne sinire yaklaştığında hastanın geri bildirim vermesini sağlayarak en üst düzey koruma sağlar.
4. Disk Fıtığının Tekrarlaması (Nüks)
Nükleoplasti, mevcut fıtığı küçültür ancak diskin yapısını tamamen yeni bir diskle değiştirmez.
Neden Olur? Hasta işlemden sonra ağır kaldırmaya devam ederse, hareketsiz bir yaşam sürerse veya aşırı kilolu ise aynı diskte veya komşu disklerde fıtık tekrarlayabilir.
Nasıl Önlenir? Ameliyat sonrası sunduğumuz "Yaşam Rehberi" ve güçlendirme egzersizlerine sadık kalmak, nüks riskini cerrahiden bile daha düşük seviyelere çeker.
5. Alerjik Reaksiyonlar
İşlem sırasında kullanılan lokal anestezik maddelere veya görüntüleme için kullanılan kontrast maddeye karşı vücut nadiren alerjik tepki verebilir.
Nasıl Önlenir? Hastanın alerji geçmişi detaylıca sorgulanır ve işlem anestezi teknisyenlerinin gözetiminde, her türlü müdahalenin yapılabileceği donanımlı merkezlerimizde gerçekleştirilir.
Bel ve boyun fıtığı şikayetlerinizde cerrahi müdahaleden önce en modern çözümlere ulaşmak artık çok daha kolay. Ankara’nın sağlık üssü Alife Sağlık Grubu, nükleoplasti ve diğer minimal invaziv tedavi yöntemlerinde bölgenin lider merkezi olarak hizmet vermektedir.
Nükleoplasti Tedavisinde Neden Alife Sağlık Grubu’nu Tercih Etmelisiniz?
Uzman Cerrah Kadrosu: Operasyonlarımız, alanında uzman, nükleoplasti ve koblasyon teknolojilerinde ileri derecede klinik tecrübeye sahip Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanlarımız tarafından gerçekleştirilmektedir.
İleri Teknoloji ve Hijyen Standartları: Ameliyathanelerimizde 2026 güncel tıbbi protokollerine uygun, en yüksek görüntüleme kalitesine sahip floroskopi cihazları ve orijinal PERC-D nükleoplasti kitleri kullanılmaktadır.
Kişiye Özel Tedavi Planı: Her fıtık aynı değildir. Alife’da hastalarımız sadece MR sonuçlarına göre değil; yaşam tarzı, mesleki zorunluluklar ve detaylı nörolojik muayene bulgularına göre kişiselleştirilmiş tedavi programlarına alınır.
Hasta Odaklı Süreç Yönetimi: Randevu anından taburcu sonrasındaki fizik tedavi sürecine kadar tüm adımlar, hasta koordinatörlerimiz tarafından titizlikle takip edilmektedir.
Ankara’da Ameliyatsız Çözümlere Kolay Erişim
Ankara'nın merkezi noktalarındaki hastanelerimizle (Etimesgut, Sincan ve çevresi), fıtık ağrılarınızdan kurtulmanız için modern altyapımızla yanınızdayız. Şehir dışından gelen hastalarımız için "Aynı Gün Tanı ve Tedavi" protokolümüz sayesinde, muayene ve nükleoplasti işlemini kısa sürede tamamlayarak hastalarımızı konforla uğurluyoruz.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 15 Ocak 2026 11:23
Yayınlanma Tarihi: 18 Aralık 2024 21:47
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Nükleoplasti işlemi, uygulama bölgesine yapılan gelişmiş lokal anestezi teknikleri sayesinde hastalar için son derece konforludur ve işlem sırasında herhangi bir cerrahi acı hissedilmez. Sadece iğne girişi esnasında hafif bir basınç hissedilebilir; ancak bu durum narkozsuz bir işlem olmasının sağladığı avantajla hastanın doktoruyla iletişimde kalmasına imkan tanır.
Nükleoplasti, kesi ve dikiş gerektirmeyen günübirlik bir tedavi yöntemi olduğu için hastalar operasyondan yaklaşık 2-3 saatlik bir klinik gözlem süresinin ardından kendi başlarına yürüyerek taburcu olabilirler. Bu hızlı mobilizasyon süreci, bel ve boyun fıtığı şikayeti olan hastaların hastanede yatış zorunluluğunu ortadan kaldırarak günlük yaşam kalitesini anında artırır.
2026 nükleoplasti fiyatları, tedavi edilecek fıtık sayısı (tek veya çoklu disk), operasyonda kullanılan elektrotların teknolojik donanımı ve hastanenin sağladığı modern imkanlara göre farklılık gösterebilir. En doğru maliyet analizi ve size özel tedavi planlaması için Alife Sağlık Grubu uzmanlarımızdan ücretsiz ön görüşme randevusu alarak detaylı bilgi talep edebilirsiniz.
Halk arasında "patlamış fıtık" olarak bilinen, disk içeriğinin omurilik kanalına aktığı (sekestre) durumlarda veya ileri derece kanal daralması (spinal stenoz) vakalarında nükleoplasti yöntemi tercih edilmez. Ayrıca disk mesafesinin %50’den fazla daraldığı ve kemik yapıda ileri derecede dejenerasyonun olduğu hastalarda cerrahi seçenekler daha etkili sonuçlar verebilmektedir.
SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) ve özel sağlık sigortalarının nükleoplasti kapsamı, kurumların güncel poliçe şartlarına ve anlaşmalı hastane protokollerine göre değişkenlik göstermektedir. Hastanemizin anlaşmalı olduğu sigorta birimleriyle iletişime geçerek, ameliyatsız bel fıtığı tedavisi kapsamındaki güncel ödeme ve geri ödeme koşullarını sorgulatabilirsiniz.
Nükleoplasti ile müdahale edilen disk bölgesinde nüksetme oranı, disk içi basıncın kalıcı olarak dengelenmesi sayesinde geleneksel cerrahi yöntemlerden çok daha düşüktür. Ancak işlem sonrası hastanın yaşam tarzını değiştirmesi, bel-boyun koruma prensiplerine uyması ve düzenli egzersiz yapması, uzun vadeli başarı ve farklı bölgelerde yeni fıtık oluşumunu engellemek için kritiktir.
Boyun bölgesi hassas sinir ağlarına ev sahipliği yaptığı için floroskopi (canlı görüntüleme) eşliğinde yapılan nükleoplasti, hata payını minimize eden son derece güvenli bir ameliyatsız çözüm seçeneğidir. Radyofrekans enerjisinin kontrollü dağılımı sayesinde sinir dokularına zarar verilmeden, boyun fıtığı kaynaklı kol ağrısı ve uyuşmalar başarıyla tedavi edilebilir.
Masa başı veya hafif işlerde çalışan hastalar, nükleoplasti işleminin üzerinden 2-3 gün geçtikten sonra iş hayatına güvenle dönebilirler. Fiziksel güç gerektiren iş kollarında çalışanların ise doku iyileşmesinin tam sağlanması adına 10 ila 14 gün arasında istirahat etmeleri ve ağır kaldırmaktan kaçınmaları önerilmektedir.
Lazer tedavisi yüksek ısı kullanarak diski yakarken çevre dokulara termal hasar verme riski taşıyabilir; nükleoplasti ise koblasyon (plazma enerjisi) teknolojisiyle dokuyu 40-70 derece gibi düşük ısılarda buharlaştırır. Bu düşük ısı teknolojisi, sağlıklı disk dokusunu ve komşu sinir köklerini koruma açısından nükleoplastiyi çok daha üstün ve güvenli bir alternatif kılar.
Nükleoplasti yöntemi için kesin bir yaş sınırı bulunmamakla birlikte, genel cerrahi operasyonların riskli olduğu ileri yaştaki hastalar veya anestezi alamayan bireyler için ideal bir seçenektir. Genç hastalarda ise disk yapısının esnekliği sayesinde başarısı oranları zirve yapmakta ve erken dönemde kalıcı iyileşme sağlanmaktadır.
Her ne kadar nükleoplasti ağrıları anında kesse de, işlemin uzun vadeli başarısını desteklemek ve omurga kaslarını güçlendirmek amacıyla kısa süreli bir fizik tedavi programı sıklıkla tavsiye edilir. Alife Sağlık Grubu rehabilitasyon birimlerimiz, operasyon sonrası kişiye özel egzersiz planları oluşturarak tam iyileşme sürecinizi yönetmektedir.
Modern tıp literatüründe ve klinik deneyimlerimizde, doğru hasta seçimi yapıldığında nükleoplasti ile elde edilen başarı oranı %75 ile %85 arasındadır. Özellikle cerrahi aşamaya gelmemiş ancak ilaç tedavisine yanıt vermeyen hastalarda, bu yöntem en etkili "nokta atışı" tedavisi olarak kabul edilmektedir.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.