Refraktif Cerrahi (Lazer Göz Ameliyatları)

Korneanın Anatomik Rolü ve Işığı Kırma Gücü

Görme eyleminin gerçekleşmesi için dış dünyadan gelen ışık ışınlarının gözün en ön tabakası olan kornea ve arkasındaki mercek (lens) tarafından kırılarak tam olarak görme noktasına (fovea) odaklanması gerekir. Kornea, gözün toplam optik gücünün yaklaşık üçte ikisini (yaklaşık 43 dioptri) sağlayan en güçlü kırıcı tabakadır.

Refraktif cerrahide hedefimiz, bu kırıcı tabakanın eğimini değiştirerek ışığın retina üzerinde doğru noktaya odaklanmasını sağlamaktır.

Lasik_G__z_Lazer_314a02cd.webp

Kırma Kusurları: Işık Neden Odaklanamaz?

Işık retina üzerine tam odaklanamadığında kırma kusurları ortaya çıkar. Lazer cerrahisi bu kusurları korneanın biyomekanik yapısını değiştirerek düzeltir:

  • Miyopi (Uzağı Görememe): Gözün ön-arka çapının normalden uzun olması veya korneanın çok dik olması durumudur. Işık retinanın önüne düşer. Lazerle korneanın merkezi düzleştirilerek kırıcılık azaltılır.

  • Hipermetropi (Yakını Görememe): Gözün normalden kısa olması veya korneanın çok düz olmasıdır. Işık retinanın arkasına düşer. Lazerle korneanın çevresi dikleştirilerek kırıcılık artırılır.

  • Astigmatizma (Bulanık Görme): Korneanın portakal gibi yuvarlak değil, Amerikan futbol topu gibi yumurta şeklinde olmasıdır. Işık birden fazla noktaya odaklanır. Lazerle kornea yüzeyi daha düzenli ve simetrik hale getirilir.

Fotorefraktif_Keratektomi_8b8d8e71.webp

Lazerin Biyomekanik Etkisi: Fotoablasyon Nedir?

Refraktif cerrahide kullanılan temel teknoloji Excimer Lazer’dir. Bu lazer, "soğuk lazer" olarak bilinir ve dokuda ısı hasarı oluşturmaz.

Ablasyon (Doku Buharlaştırma): Lazer ışınları, kornea dokusundaki (stroma) moleküler bağları kopararak dokuyu mikron düzeyinde buharlaştırır. Bu işleme fotoablasyon denir. Cerrah, hastanın numaralarına göre bilgisayar kontrollü lazerle korneanın şeklini milimetrik olarak değiştirir. Adeta kornea üzerine kalıcı ve canlı bir "kontakt lens" kazınmış olur.

Teknik Not: Kornea kalınlığı bu işlem için en kritik kriterdir. Güvenli bir ablasyon için korneanın belirli bir kalınlığın üzerinde olması ve işlem sonrası yeterli dirençli dokunun (rezidüel stromal yatak) kalması şarttır.

LASEK_c7bda009.webp

LASIK ve iLASIK: Flep Cerrahisinin Evrimi

LASIK (Laser-Assisted In Situ Keratomileusis), lazer cerrahisinde en uzun geçmişe sahip ve en yaygın kullanılan yöntemdir. Bu yöntemin temelinde korneanın en üst tabakasından bir "flep" (kapakçık) kaldırılması yatar.

  • Geleneksel LASIK: Flep oluşturma işlemi Mikrokeratom adı verilen mekanik bir bıçakla yapılır. Günümüzde bu yöntem, yerini daha güvenli olan lazerli sistemlere bırakmıştır.

  • Femto-LASIK (Bıçaksız Lazer): Flep, bıçak yerine Femtosaniye Lazer ile oluşturulur. Bilgisayar kontrollü bu lazer, milimetrenin binde biri hassasiyetle çalışarak daha pürüzsüz ve stabil bir kapakçık oluşturur.

  • iLASIK (Kişiye Özel Lazer): iLASIK, Femto-LASIK teknolojisinin üzerine Wavefront (Kişiye Özel Dijital Haritalama) teknolojisinin eklenmiş halidir. Gözdeki en küçük sapmalar bile hesaplanarak "parmak izi" kadar özel bir tedavi planlanır.

SMILE_i__lemi_3a1c8c05.webp

SMILE Lazer: Minimal İnvaziv Devrim

SMILE (Small Incision Lenticule Extraction), lazer cerrahisinde ulaşılan en son noktadır. Bu yöntemi diğerlerinden ayıran en büyük fark, korneada geniş bir kapakçık (flep) oluşturulmamasıdır.

  • Teknik İşleyiş: Femtosaniye lazer, korneanın içinde (stroma tabakasında) lentikül adı verilen ince bir doku parçası oluşturur. Cerrah, bu dokuyu kornea yüzeyinde açılan yaklaşık 2 milimetrelik mikro bir kesiden dışarı çıkarır.

  • SMILE’ın Avantajları: Geniş bir kapakçık kesilmediği için kornea biyomekaniği daha güçlü kalır. Sinir hasarı minimumdur, bu da ameliyat sonrası kuru göz riskini ciddi oranda azaltır.

Lazer Yöntemleri Karşılaştırma Tablosu

Kriter LASIK / iLASIK SMILE Lazer No-Touch (PRK/Lasek)
Flep (Kapakçık) Var (Kesilerek kaldırılır) Yok (Mikro kesi yapılır) Yok (Yüzeyel tıraşlama)
İyileşme Hızı Çok Hızlı (Ertesi gün) Çok Hızlı (Ertesi gün) Yavaş (3 - 5 gün)
Kuru Göz Riski Düşük Çok Düşük Minimum
Korneal Direnç Orta Yüksek Çok Yüksek
Uygun Hasta Tipi Yüksek Miyop/Astigmat Aktif sporcular, polis/asker adayları Çok ince kornealı hastalar
Teknoloji Femtosaniye + Excimer Sadece Femtosaniye Sadece Excimer

Hangi Hasta Hangi Yöntem İçin Uygundur?

Bir cerrah olarak yöntem seçiminde "kişiselleştirilmiş tıp" kurallarını uyguluyorum:

  1. İnce Kornealı Hastalar: Eğer korneanız LASIK için yeterince kalın değilse, yüzeyel bir yöntem olan No-Touch (PRK) tercih edilir. Ancak kornea yapısı elveriyorsa SMILE da güçlü bir alternatiftir.

  2. Yüksek Miyop ve Astigmat: iLASIK yöntemi, yüksek kırma kusurlarını Wavefront desteği ile en keskin şekilde düzeltmede hala liderdir.

  3. Kuru Göz Problemi Olanlar: Gözyaşı kalitesi düşük olan hastalarda, kornea sinirlerini en az etkileyen SMILE yöntemi tartışmasız ilk tercihimizdir.

  4. Travma Riski Olan Meslekler: Boksörler, polisler veya ağır spor yapanlarda flep kayması riski olmaması için SMILE veya No-Touch yöntemleri kapakçıklı yöntemlerin önüne geçer.

No-Touch Laser Nedir? Temassızlığın Mekanizması

Geleneksel lazer yöntemlerinin aksine No-Touch Laser tekniğinde göze mekanik bir müdahale, kesi veya vakum uygulanmaz. Operasyon sırasında göze hiçbir cihaz temas etmez.

  • Epitelin Uzaklaştırılması: LASIK yönteminde bir kapakçık (flep) kaldırılırken, No-Touch yönteminde korneanın en üstündeki kendini yenileyebilen doku olan epitel tabakası, doğrudan lazer ışınları ile buharlaştırılır.

  • Kırılma Kusurunun Düzeltilmesi: Epitel geçildikten sonra aynı lazer sistemi, saniyeler içinde miyop, hipermetrop veya astigmatı düzeltecek ablasyon işlemini gerçekleştirir.

Neden Bazı Hastalarda Bu Yöntem "Şart" Görülür?

Her göz yapısı LASIK veya SMILE gibi yöntemlerin gerektirdiği "kapakçık oluşturma" veya "lentikül çıkarma" işlemlerine uygun değildir. Bazı durumlarda No-Touch yöntemi tıbbi bir zorunluluk haline gelir:

  1. İnce Kornea Yapısı: Yapılan pakimetri ölçümlerinde korneası LASIK için güvenli sınırın altında çıkan hastalarda, kornea dokusundan tasarruf etmek ve biyomekanik direnci korumak için No-Touch en güvenli limandır.

  2. Düz Kornea veya Topografik Düzensizlik: Kornea yüzeyi çok dik veya çok düz olan bireylerde flep oluşturma riskli olabilir. No-Touch, yüzeyden çalıştığı için bu anatomik varyasyonlardan etkilenmez.

  3. Kapakçık (Flep) Riski: Boksörler, polisler veya aktif sporcular gibi gözüne darbe alma ihtimali yüksek meslek gruplarında, hayat boyu flep kayması riskini ortadan kaldırmak için yüzeyel tedaviler tercih edilir.

İyileşme Süreci ve Batma Hissi: Gerçekçi Beklentiler

No-Touch Laser, operasyon anında hastaya büyük bir konfor sunsa da, iyileşme süreci LASIK yöntemine göre daha sabır gerektirir. Bir göz hastalıkları uzmanı olarak hastalarımıza bu sürecin fizyolojik aşamalarını şeffaflıkla açıklıyoruz:

  • Bandaj Kontakt Lens: Operasyon bitiminde, lazerle soyulan epitel tabakasının altında kalan sinir uçlarını korumak ve iyileşmeyi hızlandırmak için göze 3-4 gün kalacak numarasız bir bandaj lens takılır.

  • İlk 48-72 Saat: Epitel tabakası kendini yenileyene kadar geçen bu sürede; batma, yanma, sulanma ve ışığa duyarlılık görülmesi tamamen normaldir. Bu aşamada hastalarımıza Ankara'daki merkezlerimizde özel koruyucu damlalar ve ağrı yönetimi desteği sağlıyoruz.

  • Görüşün Netleşmesi: Epitel kapandıktan sonra (genellikle 4. gün) lens çıkarılır. Net görüşün tam olarak oturması ve dalgalanmaların bitmesi 2 haftadan 1 aya kadar sürebilir.

Ankara A Life: Güven ve Teknoloji

Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ yerleşkelerimizde No-Touch Laser uygulamalarında en güncel algoritmalara sahip lazer sistemlerini kullanıyoruz. A Life Sağlık Grubu’nda cerrahi kararı vermeden önce kornea haritanızı milimetrik olarak çıkarıyor, "temassız" bir gelecek için en sağlıklı tıbbi rotayı sizinle birlikte çiziyoruz. Unutulmamalıdır ki; 3 günlük bir batma hissi, ömür boyu sürecek güçlü bir kornea yapısı için ödenen küçük bir bedeldir.

40 Yaş Dönümü ve Yakın Görme Sorunu (Presbiyopi)

İnsan gözü, 40-45 yaş civarında fizyolojik bir değişim sürecine girer. Gözün içindeki doğal mercek, esnekliğini kaybederek yakındaki nesnelere odaklanma yeteneğini (akomodasyon) yitirir. Tıbbi adı Presbiyopi olan bu durum, lazer tedavilerinin (bazı özel teknikler hariç) tam olarak çözüm üretemediği bir alandır. Çünkü sorun korneada değil, gözün içindeki merceğin yaşlanmasındadır.

Akıllı Mercek (Trifokal Lens): Ömürlük Bir Yatırım

Eğer 40 yaşın üzerindeyseniz ve hem uzak hem de yakın görme sorununuz varsa, en ideal çözüm Refraktif Mercek Değişimi (RLE) ameliyatıdır. Bu işlemde, özelliğini yitirmiş doğal mercek çıkarılarak yerine üç odaklı (uzak, orta ve yakın) Akıllı Mercekler yerleştirilir.

  • Üç Odaklı Görüş: Trifokal lensler, hastanın sadece uzağı ve yakını değil, bilgisayar kullanımı veya araç paneli mesafesi gibi "orta mesafeyi" de net görmesini sağlar.

  • Katarakt Riskine Son: Bu ameliyatı olan bir hastanın hayatının geri kalanında katarakt olma riski tamamen ortadan kalkar. Çünkü katarakt, doğal merceğin matlaşmasıdır; takılan yapay mercek ise ömür boyu şeffaf kalır.

  • Konforlu Süreç: Fakoemülsifikasyon (Fako) yöntemiyle, dikişsiz ve ağrısız olarak yapılan işlem yaklaşık 10-15 dakika sürer ve iyileşme hızı oldukça yüksektir.

ICL (Göz İçi Kontakt Lens): Yüksek Numaralar İçin Kurtarıcı

Lazer ameliyatı için korneası çok ince olan veya göz numarası (miyop/astigmat) lazerin güvenli sınırlarının çok üzerinde olan (Örn: -15 miyop) genç hastalarımızda ICL (Implantable Collamer Lens) teknolojisini kullanıyoruz.

  • Doğal Mercek Korunur: Akıllı mercekten farklı olarak, ICL tedavisinde gözün kendi merceği çıkarılmaz. Özel bir materyalden üretilen biyolojik uyumlu lens, iris (gözün renkli kısmı) ile doğal mercek arasına yerleştirilir.

  • Geri Dönüştürülebilir: ICL'nin en büyük avantajı, gerektiğinde gözden çıkarılabilmesidir. Korneada kalıcı bir doku kaybı yaratmadığı için gözün anatomisi bozulmaz.

  • Üstün Gece Görüşü: Yüksek numaralarda lazerin yaratabileceği ışık saçılmaları ICL ile minimize edilir, kristal netliğinde bir görüş sağlanır.

Ankara A Life: Refraktif Cerrahide Bütüncül Yaklaşım

Ankara’daki Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ hastanelerimizde, refraktif cerrahiyi sadece kornea yüzeyiyle sınırlamıyoruz. A Life Sağlık Grubu göz kliniklerimizde yapılan IOL Master ve Optik Biyometri gibi hassas ölçümlerle, gözünüze en uygun merceği milimetrik olarak hesaplıyoruz.

40 yaş sonrası okuma gözlüklerinden kurtulmak veya lazerin "hayır" dediği yüksek numaralarda netliğe kavuşmak artık bir hayal değil. Ankara yerelinde, dünya standartlarında lens teknolojileri ve uzman cerrah kadromuzla, görüşünüzü geleceğe hazırlıyoruz.

Ameliyat Öncesi "Göz Check-up"

Lazer ameliyatına karar verildiğinde yapılan ilk iş, gözün "operasyona uygunluğunu" milimetrik cihazlarla teyit etmektir. Her göz yapısı lazere uygun olmayabilir; bu ayrımı yapmak için şu üç temel ölçüm hayati önem taşır:

  • Kornea Topografisi (Haritalama): Korneanın ön ve arka yüzeyinin 3 boyutlu haritası çıkarılır. Bu harita, lazerin tam olarak nerelere müdahale edeceğini belirleyen dijital bir kılavuzdur.

  • Pakimetre (Kalınlık Ölçümü): Lazer, korneayı şekillendirirken dokuyu mikron düzeyinde buharlaştırır. Bu nedenle kornea kalınlığınızın güvenli sınırlar içinde olması şarttır.

  • Pupilometri (Göz Bebeği Analizi): Göz bebeğinizin karanlıkta ne kadar büyüdüğü ölçülür. Bu, özellikle ameliyat sonrası gece görüş kalitesini korumak ve "ışık dağılması" (halo) riskini minimize etmek için gereklidir.

İlk 48 Saat ve Kritik İyileşme Haftası

Ameliyat bittikten sonraki ilk saatler, dokuların iyileşme sinyali verdiği en önemli evredir.

  1. İlk 48 Saat: Gözde yanma, batma, sulanma ve ışığa karşı hassasiyet görülmesi tamamen fizyolojiktir. Bu dönemde gözleri asla ovuşturmamak, dikişsiz kapakçığın (flep) yerinden oynamaması için kritiktir.

  2. Koruyucu Gözlük: İlk gün hastaneden verilecek koruyucu şeffaf gözlüklerin takılması, kazara temasları ve uyku sırasındaki sürtünmeleri önler. İlk hafta dışarıda güneş gözlüğü kullanmak ise UV ışınlarından korunmayı ve konforu artırır.

  3. İlaç Kullanımı: Ameliyat sonrası reçete edilen antibiyotikli, kortizonlu ve suni gözyaşı damlaları, cerrahın belirlediği düzende (genellikle saat başı veya günde 4-6 kez) disiplinle kullanılmalıdır.

En Çok Sorulan Soru: Ne Zaman Net Görmeye Başlarım?

Net görüşün hızı, seçilen lazer tekniğine göre değişir:

  • iLASIK ve SMILE: Ameliyattan hemen sonra bir "sisli görme" hali olur ancak 6-12 saat içinde görüş büyük oranda netleşir. Çoğu hastamız ertesi sabah uyandığında dünyayı kristal netliğinde gördüğünü ifade eder.

  • No-Touch (PRK): İyileşme yüzeyel olduğu için net görüşün oturması 3. günden itibaren başlar ve 1. haftanın sonunda stabil hale gelir.

Tam netlik ve görüş kalitesindeki ince ayarların oturması genellikle 1-3 ay sürer; ancak sosyal ve iş hayatına dönüş için genellikle 24-48 saat yeterlidir.

Ankara A Life: Ameliyat Sonrası Takip Standartları

Ankara’daki Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ hastanelerimizde, lazer cerrahisini sadece operasyon günüyle sınırlı görmüyoruz. A Life Sağlık Grubu’nun "Sürekli Takip" standardı gereği, hastalarımızı 1. gün, 1. hafta ve 1. ay kontrollerine davet ediyoruz. Bu kontrollerde kornea iyileşmesi ve görsel keskinlik uzman hekimlerimizce bizzat denetlenir.

Eğer siz de gözlüklerinizle vedalaşmak istiyorsanız, Ankara yerelinde dünya standartlarında teknoloji ve güvenli takip sistemimizle yanınızdayız. Geleceği daha net görmeniz için bir randevu kadar yakınız.

Tıbbi İçerik Onay Bilgisi

Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.

İlgili Branş Hekimlerimiz:

Son Güncelleme: Aralık 2025 Doktor Profillerimizi Ziyaret Edin
A Life Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Son Güncelleme: 7 Ocak 2026 02:11

Yayınlanma Tarihi: 25 Nisan 2024 10:09

Refraktif Cerrahi (Lazer Göz Ameliyatları)

Ameliyat Başvuru Formu

Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Refraktif cerrahi, gözün en ön tabakası olan korneanın Excimer lazer veya Femtosaniye lazer gibi teknolojilerle yeniden şekillendirilerek ışığın retina üzerine doğru odaklanmasını sağlayan işlemlerdir. Bu cerrahi müdahale sonucunda uzağı görememe, yakını görememe veya bulanık görme gibi sorunlar kalıcı olarak giderilerek hastanın net bir görüşe kavuşması hedeflenir.

Günümüzde en sık kullanılan yöntemlerden iLASIK, korneada ince bir kapakçık oluşturularak uygulanan ve çok hızlı iyileşme sağlayan bir tekniktir. No-Touch lazer yöntemi göze hiçbir temas olmadan sadece ışıkla yapılırken, SMILE lazer ise kapalı cerrahi tekniğiyle yüksek numaralı miyop ve astigmat hastalarında en yüksek kornea direncini koruyarak iyileşme sağlar.

Lazer operasyonu olabilmek için kişinin on sekiz yaşını doldurmuş olması ve göz numarasının son bir yıl içerisinde değişmemiş olması temel şarttır. Ayrıca yapılan detaylı kornea topografisi testlerinde kornea kalınlığının ve eğikliğinin lazer işlemine uygun bulunması, hastada glokom veya ileri derece göz kuruluğu gibi engelleyici bir durumun olmaması gerekir.

Operasyon başlamadan önce göz yüzeyi sadece anestezik damlalar kullanılarak tamamen uyuşturulduğu için işlem sırasında herhangi bir acı veya ağrı hissedilmesi mümkün değildir. Hastalar sadece lazer uygulaması esnasında kısa süreli bir ışık takibi yapar ve operasyon her iki göz için toplamda on ile on beş dakika gibi kısa bir sürede tamamlanır.

Göz yapısı uygun olan ve numarası sabitlenmiş hastalarda lazer sonrasında derecelerin geri gelme ihtimali tıbbi literatürde oldukça düşüktür. Başarılı bir operasyon ve doğru yöntem seçimi ile sağlanan görüş kalitesi genellikle ömür boyu kalıcılığını korur; ancak çok nadir vakalarda yaşa veya göz yapısındaki değişimlere bağlı küçük numaralar kalsa bile bu durum nadiren tekrar gözlük gerektirir.

İyileşme hızı seçilen yönteme göre değişmekle birlikte, iLASIK ve SMILE yöntemlerinde hastalar genellikle operasyondan yirmi dört saat sonra normal hayatlarına dönebilir ve net görmeye başlayabilirler. No-Touch lazer yönteminde ise kornea yüzeyinin kendini onarması süreci nedeniyle ilk üç gün batma hissi yaşanabilirken, tam görsel netliğe ulaşılması bir haftalık bir süreci bulabilmektedir.

Günümüzde refraktif cerrahi maliyetleri operasyonda kullanılan teknolojinin türüne, gözdeki kırma kusurunun derecesine ve cerrahın uzmanlık tecrübesine göre belirlenmektedir. Kişiye özel tedavi planı, Ankara şubelerimizdeki teknolojik olanaklar ve güncel paket fiyatlarımız hakkında detaylı bilgi almak için hastanemizle iletişime geçerek ön muayene randevusu oluşturabilirsiniz.

Lazer operasyonu kornea tabakasına yapılan bir işlem olduğu için göz içindeki merceği etkileyen katarakt ameliyatı üzerinde hiçbir olumsuz etkisi bulunmamaktadır. Genç yaşta gözlerini çizdirmiş olan bireyler, ilerleyen yaşlarda ihtiyaç duymaları halinde güvenle katarakt ameliyatı veya diğer göz cerrahilerini geçirebilirler.

Lazer operasyonlarından sonra göz yüzeyindeki sinirlerin iyileşme sürecine bağlı olarak geçici bir göz kuruluğu yaşanması beklenen bir durumdur. Genellikle operasyonu takip eden ilk birkaç ay boyunca uzman hekimin önerdiği suni gözyaşı damlalarının düzenli kullanımı ile bu sorun tamamen kontrol altına alınır ve doku onarımı tamamlandığında gözler eski nem dengesine kavuşur.

Hastalar operasyondan sonraki ilk birkaç saat gözlerini dinlendirdikten sonra, ertesi günden itibaren aşırıya kaçmamak kaydıyla telefon, bilgisayar ve televizyon gibi ekran kullanımına başlayabilirler. Özellikle ilk haftalarda ekran başında geçirilen sürede gözleri sık kırpmaya özen göstermek ve doktorun reçete ettiği nemlendirici damlaları aksatmamak, ekran kullanımına bağlı oluşabilecek yorgunluğu ve kuruluğu önlemek adına önemlidir.

Halk arasında sadece uzağı görme sorunu olan miyopların lazer olabileceği yönünde yanlış bir algı olsa da modern lazer teknolojileri altı dereceye kadar olan astigmat kusurlarını başarıyla tedavi edebilmektedir. iLASIK veya SMILE gibi yöntemlerle kornea yüzeyindeki düzensizlikler milimetrik hassasiyetle giderilerek, astigmatın neden olduğu bulanık ve gölgeli görme sorunu kalıcı olarak ortadan kaldırılmaktadır.

Eğer ilk ameliyattan yıllar sonra göz numarasında küçük bir geri dönüş olursa ve yapılan tetkiklerde kornea kalınlığı hala güvenli sınırlar içerisindeyse, ikinci bir lazer müdahalesi yapılmasında tıbbi bir engel bulunmamaktadır. Ancak güncel teknolojilerle yapılan operasyonların başarısı o kadar yüksektir ki, hastaların çok büyük bir kısmında ömür boyu ikinci bir cerrahi işleme ihtiyaç duyulmaz.

Hamilelik ve emzirme dönemindeki hormonal değişimler göz numarasında geçici dalgalanmalara ve kornea yapısında farklılıklara yol açabileceği için bu süreçlerde lazer ameliyatı yapılması önerilmez. En sağlıklı sonuçlar için emzirme dönemi bittikten en az üç ay sonra, hormonların ve göz numaralarının stabilize olduğu dönemde operasyonun planlanması cerrahi başarıyı garanti altına alır.

Operasyonu takip eden ilk birkaç hafta boyunca gece sürüşü yaparken ışıkların etrafında halkalar veya parlamalar görülmesi iyileşme sürecinin doğal bir parçasıdır. Gözün yeni kornea yapısına uyum sağlaması ve ödemin dağılmasıyla birlikte bu yansımalar genellikle üç ile altı ay içerisinde kendiliğinden kaybolarak gece görüş kalitesi en üst seviyeye ulaşır.

Hafif tempo yürüyüşlere ameliyatın ertesi günü başlanabilirken, terin göze kaçma ve enfeksiyon riski nedeniyle ağır sporlar için en az bir hafta beklenmesi tavsiye edilir. Deniz, havuz ve sauna gibi enfeksiyon riskinin yüksek olduğu ortamlar için ise kornea dokusunun tam iyileşmesini ve dış etkenlere karşı direnç kazanmasını sağlamak adına bir ay boyunca beklemek hayati önem taşır.

İlgili Bölümler
İlgili Hekimler
Benzer İçerikler

Yardıma mı ihtiyacınız var ?

7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.