KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı), akciğerlerdeki hava yollarının daralmasına bağlı olarak soluk alıp vermeyi zorlaştıran, ilerleyici ve tam olarak iyileşmeyen kronik bir akciğer hastalığıdır. "Kronik" olması uzun sürdüğü, "obstrüktif" olması ise hava akışının kısıtlandığı (tıkandığı) anlamına gelir.
KOAH, genellikle iki farklı akciğer probleminin birleşimiyle karakterize edilir:
Kronik Bronşit: Hava yollarının (bronşların) iltihaplanması ve aşırı balgam üretimiyle daralması.
Amfizem: Akciğerlerdeki hava keseciklerinin (alveollerin) hasar görerek esnekliğini kaybetmesi ve parçalanması.
KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) evreleri, hastalığın ilerleme düzeyini ve akciğer kapasitesindeki kaybı belirlemek için kullanılır. Dünyada en yaygın kabul gören sınıflandırma sistemi GOLD (Global Initiative for Chronic Obstructive Lung Disease) kriterleridir.
Bu evreleme, Spirometri (Nefes Testi) ile ölçülen FEV1 (1. saniyedeki zorlu ekspiratuar hacim) değerine dayanır. FEV1, bir kişinin derin bir nefesten sonra birinci saniyede dışarı verebildiği hava miktarını gösterir.
Bu evrede hasta genellikle hasta olduğunun farkında değildir. Belirtiler o kadar hafiftir ki "yaşlılık" veya "sigara öksürüğü" sanılabilir.
FEV1 Değeri: Beklenen değerin %80’i veya üzerindedir.
Belirtiler: Hafif öksürük, az miktarda balgam. Genellikle günlük aktiviteler etkilenmez.
Hastaların çoğunlukla doktora başvurduğu evredir. Nefes darlığı artık hissedilir hale gelmiştir.
FEV1 Değeri: Beklenen değerin %50 ile %80’i arasındadır.
Belirtiler: Hızlı yürürken veya fiziksel bir iş yaparken nefes darlığı. Öksürük ve balgam çıkarma şikayetleri artar.
Hastalık artık yaşam kalitesini ciddi şekilde kısıtlamaya başlar.
FEV1 Değeri: Beklenen değerin %30 ile %50’si arasındadır.
Belirtiler: Günlük ev işlerini yaparken bile nefes darlığı, halsizlik, sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonları (alevlenmeler).
Akciğer kapasitesinin büyük ölçüde kaybedildiği evredir. Kalp sağlığı da bu durumdan etkilenmeye başlar.
FEV1 Değeri: Beklenen değerin %30’unun altındadır (veya %50’den düşük olup kronik solunum yetmezliği eşlik eder).
Belirtiler: Dinlenirken bile nefes darlığı, kanda oksijen düşüklüğü, sağ kalp yetmezliği riski. Hayatı idame ettirmek için oksijen cihazı desteği gerekebilir.
KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) belirtileri genellikle sinsi başlar ve yıllar içinde yavaş yavaş şiddetlenir. Pek çok kişi, özellikle sigara içenler, sabah öksürüğünü veya çabuk yorulmayı "yaşlılığa" veya "sigaraya" bağlayarak asıl sorunu gözden kaçırır. Ancak akciğer kapasitesi ciddi oranda azalana kadar belirtiler tam olarak "hastalık" gibi hissedilmeyebilir.
İşte KOAH'ın evrelerine göre kendini gösterme şekilleri:
Bu belirtiler genellikle hastalığın ilk işaretleridir ve genellikle hafife alınır:
Kronik Öksürük: Genellikle sabahları daha şiddetli olan, haftalarca geçmeyen ve halk arasında "sigara öksürüğü" olarak bilinen inatçı öksürük.
Balgam Çıkarma: Öksürükle birlikte beyaz, sarı veya bazen yeşilimsi renkli, yoğun kıvamlı balgamın gelmesi.
Nefes Darlığı (Dispne): Başlangıçta sadece yokuş çıkarken, merdiven tırmanırken veya ağır bir yük taşırken hissedilen "nefesin yetmemesi" durumu.
Akciğerlerdeki hasar arttıkça (amfizem ve kronik bronşit ilerledikçe) belirtiler günlük hayatı kısıtlamaya başlar:
Hırıltılı Solunum: Nefes alıp verirken göğüsten gelen ıslık benzeri sesler.
Göğüste Sıkışma Hissi: Göğüs kafesinin daraldığı veya üzerinde bir ağırlık olduğu hissi.
Sık Enfeksiyon Geçirme: Kış aylarında grip veya nezlenin doğrudan göğse inmesi ve iyileşme süresinin çok uzaması.
Halsizlik ve Çabuk Yorulma: En basit ev işlerini yaparken bile enerji kaybı yaşanması.
Vücut artık yeterli oksijeni alamamaya ve karbondioksiti atamamaya başladığında tablo ağırlaşır:
Siyanoz: Kandaki oksijenin çok düşmesi nedeniyle dudaklarda, parmak uçlarında veya tırnak yataklarında oluşan morarma.
Ödem: Kalp üzerindeki baskının artması sonucu ayak bileklerinde, bacaklarda veya karında şişlik oluşması.
İstemsiz Kilo Kaybı: Nefes almak için harcanan aşırı enerji nedeniyle vücudun zayıflaması.
Zihinsel Bulanıklık: Beyne giden oksijenin azalmasıyla odaklanma güçlüğü veya sabahları şiddetli baş ağrısı.
KOAH hastaları bazen "alevlenme" adı verilen krizler yaşarlar. Aşağıdaki belirtiler bir atağın işaretidir:
Nefes darlığının aniden çok şiddetlenmesi ve konuşmayı engellemesi.
Balgam miktarının aşırı artması ve renginin koyu yeşil/kahverengiye dönmesi.
Ateş yükselmesi.
Kullanılan fısfısların (inhalerler) artık etki etmemesi.
KOAH 1. Evre (Hafif KOAH), genellikle "sinsi" bir başlangıç evresidir. Bu aşamada akciğer fonksiyonlarındaki kayıp henüz çok belirgin olmadığı için birçok kişi yaşadığı belirtileri yaşlanmaya, kondisyonsuzluğa veya sigara kullanımına bağlayarak göz ardı eder.
Tıbbi olarak bu evre, GOLD 1 kriterlerine göre tanımlanır ve Solunum Fonksiyon Testi'nde (Spirometri) FEV1 (birinci saniyedeki zorlu nefes verme hacmi) değerinin beklenen değerin %80'i veya üzerinde olmasıyla karakterize edilir.
İşte KOAH 1. evre belirtileri:
En yaygın ve genellikle ilk ortaya çıkan belirtidir.
Zamanlama: Öksürük genellikle sabahları uyandığınızda daha yoğundur.
Karakter: "Sigara içen kişi öksürüğü" olarak geçiştirilen, haftalarca süren ve tam olarak geçmeyen bir öksürüktür.
Hava yollarındaki kronik tahriş nedeniyle akciğerler kendini korumak için daha fazla mukus (balgam) üretmeye başlar.
Sabahları boğazı temizleme ihtiyacı hissedilir.
Balgam genellikle şeffaf veya beyaz renklidir. (Sarı veya yeşile dönmesi bir enfeksiyon işaretidir).
Dinlenme halindeyken bir sorun yoktur ancak efor sarf edildiğinde fark edilir.
Merdiven çıkarken veya yokuş yürürken yaşıtlarınıza göre biraz daha çabuk "nefes nefese" kalma.
Uzun süreli fiziksel aktivitelerde eski performansın olmaması.
Çok belirgin olmasa da, derin nefes alıp verirken veya yoğun efor sırasında göğüsten gelen hafif bir ıslık sesi fark edilebilir.
KOAH 2. Evre (Orta KOAH), hastalığın artık "gizlenemez" hale geldiği ve bireyin günlük yaşam kalitesini doğrudan etkilemeye başladığı aşamadır. Tıbbi literatürde GOLD 2 olarak adlandırılan bu evrede, akciğer fonksiyonlarındaki kayıp belirginleşir ve hastalar genellikle "bir sorun olduğunu" kabul ederek doktora başvururlar.
Spirometri (nefes testi) ölçümlerinde FEV1 değeri, beklenen değerin %50 ile %80'i arasındadır.
İşte KOAH 2. evrenin karakteristik belirtileri:
Bu evrenin en ayırt edici özelliğidir. 1. evredeki hafif nefes nefese kalma durumu yerini daha kısıtlayıcı bir tabloya bırakır.
Yürüyüş ve Merdiven: Düz yolda hızlı yürürken veya bir kat merdiven çıkarken durup dinlenme ihtiyacı hissedilir.
Günlük İşler: Ev süpürmek, hafif bir poşet taşımak veya hızlı hareket etmek nefes darlığını tetikleyebilir.
1. evredeki "sabah öksürüğü" artık gün içine de yayılabilir.
Balgam Miktarı: Üretilen balgam miktarı artar. Balgam genellikle yapışkan ve yoğundur.
Öksürük Nöbetleri: Özellikle hava değişimlerinde, tozlu ortamlarda veya sabah uyandığında daha uzun süreli öksürük nöbetleri görülür.
Akciğerler vücuda yeterli oksijeni sağlamakta zorlandığı için enerji seviyeleri düşer.
Hasta, gün sonunda kendini normalden çok daha bitkin hisseder.
Fiziksel aktivite sonrası toparlanma süresi uzar.
Nefes alıp verirken, özellikle efor sarf ederken veya öksürük nöbetleri sırasında göğüsten gelen hırıltı (wheezing) dışarıdan duyulabilir hale gelir.
KOAH 3. Evre (Ağır KOAH), hastalığın artık bireyin bağımsızlığını ve günlük yaşamını ciddi şekilde kısıtladığı aşamadır. Tıbbi literatürde GOLD 3 olarak tanımlanan bu evrede, akciğer fonksiyonlarındaki kayıp hayati önem taşır ve Solunum Fonksiyon Testi'nde FEV1 değeri beklenen değerin %30 ile %49'u arasındadır.
Bu aşamada akciğerlerdeki hava yolları kalıcı olarak daralmış, hava kesecikleri (alveoller) büyük oranda hasar görmüştür.
Bu evrede nefes darlığı artık sadece spor yaparken veya yokuş çıkarken değil, çok daha basit hareketlerde bile ortaya çıkar.
Giyinme ve Banyo: Üstünü değiştirmek, saç taramak veya banyo yapmak gibi temel öz bakım aktiviteleri sırasında nefes nefese kalma.
Konuşma Güçlüğü: Uzun cümleler kurarken nefesin yetmemesi ve duraksama ihtiyacı.
Dinlenme Halinde Baskı: Bazen sadece otururken bile göğüste bir ağırlık ve hava açlığı hissi.
Hava yollarındaki kronik iltihaplanma (bronşit) bu evrede zirve yapar.
Sabah Krizleri: Sabah uyandığında dakikalarca süren, hastayı bitkin düşüren öksürük nöbetleri.
Balgamın Yapısı: Balgam çok daha koyu kıvamlıdır ve çıkarılması zordur. Rengindeki değişimler (sarı/yeşil) genellikle bir enfeksiyon habercisidir.
3. evredeki hastalar, dış faktörlere (hava kirliliği, soğuk, enfeksiyon) karşı çok daha savunmasızdır.
Yılda 2 veya daha fazla kez hastaneye yatış gerektirebilecek şiddetli nefes darlığı atakları yaşanabilir.
Bu ataklar sırasında öksürük ve balgam miktarında ani artış görülür.
Sorun artık sadece akciğerlerle sınırlı kalmaz, tüm vücudu etkiler:
Aşırı Halsizlik ve Yorgunluk: Vücudun nefes almak için harcadığı enerji artar, bu da sürekli bir bitkinlik yaratır.
Kas Kaybı: Hareketsizliğe ve vücuttaki oksijen azlığına bağlı olarak kol ve bacak kaslarında zayıflama.
Uyku Bozuklukları: Gece gelen nefes darlığı veya öksürük nedeniyle uyku kalitesinin bozulması.
KOAH 4. Evre (Çok Ağır KOAH), hastalığın en ileri aşamasıdır ve tıbbi literatürde GOLD 4 olarak sınıflandırılır. Bu evrede akciğer kapasitesi o kadar azalmıştır ki, vücudun temel oksijen ihtiyacı artık normal solunumla karşılanamaz hale gelir.
Solunum Fonksiyon Testi'nde FEV1 değeri, beklenen değerin %30'unun altına düşmüştür. Yaşam kalitesinin ciddi şekilde kısıtlandığı bu dönemde, hastalar genellikle sürekli tıbbi desteğe ihtiyaç duyarlar.
İşte KOAH 4. evrenin kritik belirtileri:
Bu evrenin en belirgin özelliği, kişinin hiçbir hareket yapmadığı, sadece oturduğu veya uzandığı anlarda bile nefes almakta zorlanmasıdır (İstirahat dispnesi).
Konuşma Güçlüğü: Tek seferde birkaç kelimeden fazlasını söyleyememe, her kelime arasında nefes alma ihtiyacı.
Hava Açlığı: Sürekli bir boğulma hissi ve derin nefes alma çabası.
Akciğerler havayı hapsedip dışarı veremediği için (hava hapsi), kana yeterli oksijen geçemez ve karbondioksit atılamaz.
Siyanoz: Kandaki oksijen düşüklüğüne bağlı olarak dudaklarda, tırnak yataklarında ve dilde morarma/mavileşme.
Zihinsel Bulanıklık: Beyne giden oksijenin azalmasıyla ortaya çıkan konsantrasyon kaybı, unutkanlık, aşırı sinirlilik veya uykuya meyil.
Akciğerlerdeki yüksek basınç, kalbin sağ tarafının daha fazla çalışmasına neden olur. Bu durum "sağ kalp yetmezliğine" yol açabilir.
Ödem: Ayak bileklerinde, bacaklarda ve bazen karın bölgesinde belirgin şişlikler.
Boyun Venlerinde Dolgunluk: Boyundaki damarların belirginleşmesi.
Vücut, sadece nefes alabilmek için o kadar çok enerji harcar ki, hasta hızla kilo kaybetmeye başlar.
Kas Kaybı: Hareketsizliğe ve oksijensizliğe bağlı olarak kol ve bacak kaslarının erimesi.
İştah Kaybı: Yemek yeme sırasında nefes nefese kalındığı için beslenmenin zorlaşması.
Göğüs Kafesi Değişimi: Akciğerlerde hapsolan hava nedeniyle göğüs kafesinin genişleyerek "fıçı göğüs" şeklini alması.
KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı), akciğerlerin uzun süreli bir "kuşatma" altında kalması sonucu gelişir. Akciğerlerdeki hava yollarının ve hava keseciklerinin (alveollerin) kronik olarak tahriş edilmesi, dokuların esnekliğini kaybetmesine ve kalıcı olarak daralmasına yol açar.
Bu kuşatmanın arkasındaki temel nedenleri şu şekilde sıralayabiliriz:
KOAH vakalarının yaklaşık %80-90'ının doğrudan sorumlusu sigaradır. Sadece aktif içicilik değil, uzun süreli pasif içicilik (başkalarının dumanına maruz kalmak) de akciğerlerdeki savunma mekanizmasını yıpratır. Sigara dumanındaki binlerce toksik madde, akciğerlerdeki küçük tüycükleri (silia) felç ederek temizlik işlemini durdurur.
Sigara içmeyen bireylerde de KOAH görülebilir. Özellikle bazı iş kollarında havadaki partiküllere maruz kalmak akciğerleri iflas ettirebilir:
Maden ve inşaat işçiliği (toz ve silika).
Tekstil sektörü (pamuk tozları).
Mobilya ve ağaç işçiliği.
Tahıl ve tarım ilaçları ile temas.
Gelişmekte olan ülkelerde sigaradan sonraki en yaygın neden budur. "Biokütle" adı verilen yakıtların (odun, tezek, kömür, bitki artıkları) ısınma veya yemek pişirme amacıyla kapalı alanlarda yakılması sonucu oluşan duman, akciğerleri kronik olarak iltihaplandırır.
Nadir görülen bir durumdur ancak sigara içmeyen genç bireylerde KOAH görülürse akla ilk bu gelir. Karaciğer tarafından üretilen ve akciğerleri koruyan Alfa-1 antitiripsin proteini eksik olduğunda, akciğerler en küçük bir tahrişe karşı bile savunmasız kalır ve hızla hasar görür.
KOAH tedavisi, akciğerlerdeki hasarı tamamen geri döndüremese de hastalığın ilerlemesini durdurmayı, belirtileri hafifletmeyi ve hastanın yaşam kalitesini artırmayı hedefler. Tedavi yaklaşımı "kişiye özel"dir ve hastanın KOAH evresine (hafif, orta, ağır, çok ağır) göre basamaklı bir şekilde planlanır.
İşte modern tıpta KOAH yönetiminin temel bileşenleri:
Tedavinin en önemli ve etkili adımı, akciğerlere zarar vermeye devam eden etkenleri ortadan kaldırmaktır.
Sigarayı Bırakmak: Hangi evrede olursa olsun, sigarayı bırakmak akciğer kapasitesindeki hızlı düşüşü yavaşlatan tek yöntemdir.
Çevresel Kontrol: Tozlu, dumanlı ortamlardan uzak durmak ve ev içi hava kirliliğini (soba dumanı, yemek buharı vb.) minimize etmek.
KOAH ilaçları genellikle ağız yoluyla değil, doğrudan akciğerlere ulaşması için inhaler (fısfıs) cihazları aracılığıyla verilir.
Bronkodilatörler (Nefes Açıcılar): Daralmış hava yollarını çevreleyen kasları gevşeterek nefes almayı kolaylaştırır.
Kısa Etkililer: Acil durumlarda, nefes darlığı aniden arttığında kullanılır.
Uzun Etkililer: Gün boyu hava yollarını açık tutmak için düzenli kullanılır.
Kortikosteroidler: Hava yollarındaki iltihabı (enflamasyonu) azaltır. Genellikle sık atak geçiren hastalarda bronkodilatörlerle kombine edilir.
İlaçlar kadar etkili olan bir diğer yöntem de vücudu bu duruma adapte etmektir:
Pulmoner Rehabilitasyon: Uzmanlar eşliğinde yapılan nefes egzersizleri, fiziksel aktivite programları ve beslenme danışmanlığıdır. Hastanın kondisyonunu artırarak nefes darlığı hissini azaltır.
Aşılanma: Grip ve zatürre aşıları, KOAH ataklarını (alevlenmeleri) tetikleyen enfeksiyonlara karşı hayati bir koruma sağlar.
Hastalık çok ağırlaştığında ve kan oksijen seviyesi düştüğünde ek destekler devreye girer:
Oksijen Tedavisi: Günde en az 15-18 saat kullanılan oksijen cihazları, kalp üzerindeki yükü azaltır ve yaşam süresini uzatır.
Non-İnvaziv Mekanik Ventilasyon (BIPAP/CPAP): Uyku sırasında solunumu destekleyen cihazlar.
Cerrahi ve Girişimsel Yöntemler: Hacim Azaltıcı Ameliyatlar: Akciğerin en çok hasar görmüş kısmının çıkarılması.
Bronkoskopik Valf Uygulaması: Ameliyatsız, kamera ile girilerek akciğerin sönmüş kısımlarına valf yerleştirilmesi.
Akciğer Nakli: Çok seçilmiş, son evre vakalarda.
Araştırma Yaptığınız Konu ve Hastalık Hakkında Uzman Hekimlerimize Danışarak Sizlere Geri Dönüş Sağl
KOAH ne demek: Akciğerlerdeki hava keseciklerinin hasar görmesi ve bronşların tıkanması sonucu gelişen kronik bir iltihaplanmadır. KOAH açılımı ise "Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı" şeklindedir. Koah hastalığı ne demek sorusunun özü; nefes alıp vermenin her geçen gün zorlaşmasıdır.
KOAH hastalığı belirtileri ve koah hastalığı belirtisi genellikle sinsi başlar. KOAH başlangıcı evresinde; sabahları yoğunlaşan kronik öksürük, merdiven çıkarken hissedilen hafif nefes darlığı ve hırıltılı solunum görülür. Hastalık ilerledikçe bu belirtiler istirahat halindeyken de devam eder.
KOAH balgam rengi, hastalığın seyrini anlamada kritiktir. Normalde beyaz veya şeffaf olan balgam; sarı, yeşil veya pas rengine dönerse bu bir enfeksiyon veya koah atak tedavisi gerektiren bir durumun habercisidir. Balgamın koyulaşması hava yollarındaki tıkanıklığın arttığını gösterir.
KOAH hastası ömrü ne kadar veya koah hastası kaç yıl yaşar: Bu soruya tek bir yanıt vermek zordur çünkü yaşam süresi; hastanın sigarayı bırakmasına, tedavi uyumuna ve hastalığın evresine bağlıdır. Erken teşhis edilen ve disiplinli tedavi gören bir koah hastası, normal bir yaşam süresine oldukça yakın yıllar yaşayabilir.
KOAH öldürür mü: Maalesef KOAH, tedavi edilmediğinde ve sigara içmeye devam edildiğinde ölümcül olabilen ilerleyici bir hastalıktır. KOAH hastalığı ölümcülmüdür derseniz; dünyada ölüm nedenleri arasında 3. sırada yer alır. Ancak modern tıp ve koah balon tedavisi gibi yöntemlerle bu risk minimize edilebilir.
KOAH hastaları ne yemeli veya koah hastası ne yemeli: Nefes almak için fazla enerji harcayan bu hastalar, kas kütlesini korumak için yüksek proteinli, az karbonhidratlı beslenmelidir. Sağlıklı yağlar (zeytinyağı), taze sebze ve meyveler listenin başındadır. Az ve sık yemek yemek, diyafram üzerindeki baskıyı azaltarak nefes almayı kolaylaştırır.
KOAH hastalarının yememesi gerekenler: Gaz yapan gıdalar (kuru fasulye, lahana), aşırı tuz (vücutta su tutarak nefes darlığını artırır) ve çok şekerli yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Gaz ve şişkinlik diyaframa baskı yaparak koah hastası için nefes almayı bir işkence haline getirebilir.
KOAH hastalığı ne iyi gelir veya koah hastalığına ne iyi gelir: En önemli adım sigarayı bırakmaktır. Ayrıca düzenli yürüyüşler, nefes egzersizleri ve tozlu ortamlardan uzak durmak koah ne iyi gelir sorusunun anahtarıdır. KOAH geçer mi veya koah nasıl geçer: Hasar görmüş akciğer dokusu geri gelmez ancak tedaviyle hastalık kontrol altına alınır.
KOAH balon tedavisi, daralmış olan bronşların özel bir balon yardımıyla temizlenmesi ve genişletilmesi işlemidir. KOAH balon tedavisi yaptıranların yorumları, bu işlem sonrası balgam çıkarma ve nefes alma kalitesinin arttığı yönündedir. KOAH balon tedavisi ücreti ne kadar derseniz; kullanılan malzemenin niteliğine göre değişmekle birlikte, Ankara şubelerimizde uzman hekim muayenesi sonrası maliyet belirlenmektedir.
KOAH atak tedavisi, nefes darlığının aniden şiddetlendiği dönemlerde uygulanır. Hastane ortamında yüksek doz nefes açıcılar (nebülizör), oksijen desteği ve bazen antibiyotik/kortizon tedavisi ile atak yatıştırılır. Atakları azaltmak, akciğer kapasitesini korumak için en önemli kuraldır.
KOAH bitkisel tedavi yöntemleri tıbbi tedavinin yerine geçemez. Ancak koah ve limon gibi C vitamini kaynakları bağışıklığı güçlendirdiği için destekleyici olabilir. Bitkisel yöntemler ancak doktor onaylı yardımcılar olarak kullanılmalıdır.
KOAH hastalığı son evre belirtileri: Hastanın en küçük bir hareketle, hatta konuşurken bile şiddetli nefes darlığı çekmesi, oksijen cihazına bağımlı hale gelmesi, dudak ve tırnaklarda morarma (siyanoz) ve sağ kalp yetmezliğine bağlı ayak şişmeleridir.
KOAH hastaları nasıl ölür veya koah ölüm belirtileri nelerdir: Genellikle solunum yetmezliği veya atak sırasında gelişen kalp durması sonucu ölüm gerçekleşir. KOAH son evre ölüm belirtileri arasında; bilincin bulanıklaşması (kanda karbondioksit birikmesi sonucu), aşırı uyku hali ve nefes alışverişinin düzensizleşmesi yer alır.
KOAH hastalığını yendim diyen hastalar genellikle sigarayı bırakan, kilosunu dengeleyen ve tedavisini aksatmayan kişilerdir. Tıbbi olarak hastalık "sıfırlanmaz" ancak "yokmuş gibi" sessiz ve stabil bir hale getirilebilir.
KOAH tedavisi var mı: Evet, tedavi mevcuttur. KOAH hastalığı tedavisi; fısfıs (inhaler) ilaçlar, aşılar (grip/zatürre), pulmoner rehabilitasyon ve ileri vakalarda oksijen tedavisi veya cerrahi müdahaleleri kapsar. KOAH hastalığının tedavisi yaşam boyu süren bir disiplindir.
Ankara'nın Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ bölgelerindeki A Life Sağlık Grubu hastanelerimizde; modern solunum fonksiyon testleri, SFT laboratuvarlarımız ve uzman kadromuzla koah hastalıgı sürecinizi en sağlıklı şekilde yönetiyoruz.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.