E-Sonuç E-Sonuç Telefon 0 (850) 888 54 33
Menü
Randevu E-Randevu

Mide Kanseri Nedir? Mide Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Mide Kanseri Nedir?

Mide kanseri (gastrik kanser), midenin iç yüzeyini döşeyen sinsi mukoza tabakasındaki epitel hücrelerin, DNA sarmalında meydana gelen genetik hasarlar ve mutasyonlar nedeniyle kontrolsüzce bölünerek kötü huylu (malign) tümör odaklarına dönüşmesiyle patlak veren agresif bir onkolojik hastalıktır. Sindirim sisteminin bu hayati organında gelişen tümörlerin %90'ından fazlasını süt bezlerinden köken alan adenokarsinomlar oluşturur.

Mide kanserinin hücresel düzeyde gelişimi bir günde aniden gerçekleşmez; patoloji kılavuzlarında "Correa modeli" olarak bilinen, yıllara yayılan son derece sinsi ve kronik bir basamaklı süreç izler:

HÜCRESEL DÖNÜŞÜM FAZI MİDE DUVARI DOKU DEĞİŞİMİ TANI VE RİSK EŞİĞİ
1. Kronik - Atrofik Gastrit H. Pylori ve sigara kaynaklı sürekli inflamasyon ile asit salgı bezlerinin sinsi kaybı Mide koruyucu zırhının yıkılması ve alkali ortam oluşumu
2. İntestinal Metaplazi Mide cildinin asit ve kronik stres yükü nedeniyle bağırsak hücrelerine benzemeye çalışması Hücresel fenotip değişimi, yakın endoskopik izlem eşiği
3. Displazi (Kanser Öncesi) Hücrelerin şekil, çekirdek yapısı ve dizilim mimarisinin tamamen dejenere olması Hayati alarm evresi; klonal genetik mutasyon birikimi
4. Mide Kanseri Kesin Tanı Malign hücrelerin mide katmanlarını aşarak lenf ve kan yollarına sızması Kontrolsüz çoğalma, invazyon ve acil onkolojik cerrahi
A LİFE SAĞLIK GRUBU

Tümör, mide mukozasının en üst katmanından başlayıp midenin kas tabakalarına doğru sinsi bir şekilde derinlemesine ilerler. Mide duvarını bütünüyle aşan sinsi kanser hücreleri; komşu organlara (karaciğer, pankreas), bölgesel lenf bezlerine ve kan otobanı üzerinden uzak dokulara sıçrayarak sistemik yayılım döngüsünü başlatır.

Mide Kanseri Riskini Artıran Faktörler?

Mide kanserinin etiyolojisi (köken nedenleri) çok faktörlüdür. Hastalığın gelişim risk haritasını fırlatan en sinsi ve majör tetikleyiciler üç ana başlık altında toplanır:

Helicobacter Pylori (H. pylori)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından "1. Sınıf Kanserojen" olarak tescillenmiş olan Helicobacter pylori, midenin o yoğun asidik ortamında bile sinsi bir şekilde yaşayabilen spiral şekilli sinsi bir bakteridir. Toplumda çok yaygın görülen bu bakteri, mide mukozasına tutunarak kronik, mikro düzeyde kesintisiz bir iltihaplanma süreci başlatır. Yıllar boyunca tedavi edilmeyen $H. pylori$ enfeksiyonu; mide bezlerini eriterek önce atrofik gastriti, ardından hücresel başkalaşmayı (metaplazi) tetikler ve mide kanseri riskini normal popülasyona kıyasla 3 ila 6 kat artırır.

Beslenme Hataları ve Yaşam Tarzı Tuzakları

Mide, yediğimiz ve içtiğimiz her sinsi kimyasalın doğrudan temas ettiği ilk organ olduğu için beslenme alışkanlıkları gastrik tümör gelişiminde doğrudan belirleyicidir:

  • Tuzlanmış ve Tütsülenmiş Gıdalar: Aşırı tuzlu beslenmek, salamura gıdalar, mangal dumanına maruz kalmış tütsülenmiş etler mide duvarındaki koruyucu bariyeri mekanik olarak parçalar.

  • Nitrosamin Nitrat Tuzağı: İşlenmiş et ürünlerinde (salam, sosis, sucuk) koruyucu olarak kullanılan nitratlar, mide asidiyle birleştiğinde saniyeler içinde nitrosamin adı verilen sinsi kanserojen bileşiklere dönüşür.

  • Sigara ve Alkol Kullanımı: Sigara dumanındaki katran yutularak doğrudan mide mukozasına yapışır ve hücresel DNA mutasyonlarının ana yakıtı olur.

Genetik Miras ve Aile Öyküsü

Mide kanseri vakalarının yaklaşık %10'u kalıtımsal ve ailesel genetik geçiş özelliklerine dayanır.

  • Kalıtımsal Difüz Mide Kanseri (HDGC): Vücutta hücrelerin birbirine tutunmasını sağlayan koruyucu CDH1 geninde sinsi bir mutasyon miras alındığında, çok genç yaşlarda agresif ve dağınık büyüyen mide kanseri türleri gelişebilir.

  • Ailesinde (özellikle birinci derece akrabalarında) mide kanseri öyküsü olan, kan grubu A olan veya sinsi kalın bağırsak kanseri sendromları (Lynch Sendromu) bulunan bireylerde mide mukozasının genetik olarak kanserleşmeye daha yatkın olduğu tescillenmiştir.

Mide Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Mide kanseri, erken evrelerinde son derece sinsi ve sessiz ilerleyen, semptomlarını genellikle sıradan sindirim problemleriyle maskeleyen bir hastalıktır. Tümör, midenin iç yüzeyini döşeyen mukoza tabakasında ilk üremeye başladığında genellikle hiçbir ağrı, sızı veya gözle görülür dış alarm sinyali vermez.

Hastalarımızın büyük bir kısmı, tümör dokusu hacimsel olarak büyüyüp mide duvarının derin kas tabakalarını istila ettiğinde veya gıdaların mide içindeki doğal geçiş yolunu mekanik olarak tıkamaya başladığında doktora başvurur. Bu nedenle, vücudun sindirim döngüsünde verdiği en küçük ve sinsi sapmaları bile doğru okumak, tümör hücrelerini henüz yolun başındayken yakalamanın en büyük anahtarıdır.

Mide Kanseri En Kritik Belirtileri Nelerdir?

Mide kanserinin ilerleyen evrelerinde, tümörün organ fonksiyonlarını ve genel vücut metabolizmasını bozmasıyla birlikte şu kritik ve sinsi klinik alarm sinyalleri patlak verir:

  • İnatçı ve Açıklanamayan Kilo Kaybı: Kişinin herhangi bir diyet veya egzersiz programı uygulamaksızın, son 6 ay içinde vücut ağırlığının %5 ila %10'undan fazlasını sinsi bir şekilde kaybetmesidir. Kanser hücrelerinin salgıladığı sinsi sitokinler metabolizmayı aşırı hızlandırır ve kas/yağ dokusunu eritir.

  • Erken Doyma ve İştahsızlık: Mide kanserinin en tipik sinsi uyarısıdır. Hasta sofraya çok aç oturmasına rağmen, sadece birkaç lokma yedikten sonra midesinde devasa bir dolgunluk, şişkinlik ve sanki koca bir ziyafet çekmiş gibi bir tıkanma hissi yaşar. Tümör, midenin esneme yeteneğini sinsi bir şekilde yok ettiği için organ küçük bir gıda hacmiyle bile tamamen gerilir.

  • İnatçı Bulantı ve Fışkırır Tarzda Kusma: Özellikle mide çıkışına (pilor bölgesine) yerleşen tümörler, gıdaların onikiparmak bağırsağına geçiş otobanını daraltır. Midede biriken ve sindirilemeyen yiyecekler saatler sonra sinsi bir bulantı kriziyle ve fışkırır tarzda kusmayla dışarı atılır.

  • Siyah Renkli Dışkı (Melena) ve Kansızlık (Anemi): Mide tümörünün yüzeyindeki kırılgan damarlar mikro düzeyde, sinsi sinsi kanar. Mide asidiyle karışarak yanan bu kan, bağırsaklardan geçerek dışkıyı katran gibi simsiyah, parlak ve kötü kokulu bir renge büründürür (Melena). Hasta dışarıdan bir kanama fark etmese de rutin kan sayımlarında derin bir sinsi kansızlık (anemi) ve buna bağlı kronik halsizlik, çabuk yorulma baş gösterir.

  • Yutma Güçlüğü (Disfaji): Tümör midenin girişine, yani yemek borusu ile birleştiği kavşağa (kardia bölgesi) yerleştiğinde, katı yiyecekleri yutarken göğüs kemiğinin arkasında sinsi bir takılma ve ağrı hissi yaratır.

Kalp Krizi veya Reflü ile Karıştırılan Göğüs Kafesi Altındaki Yanma ve Ağrılar

Mide kanserinin klinik pratikte en çok teşhis gecikmesine yol açan, sinsi medikal tuzaklarından biri de göğüs kafesinin hemen altında, tıp dilinde epigastrik bölge denilen iman tahtasının alt ucunda yarattığı sızı, ağrı ve yanma hissidir. Bu ağrı karakteri, hastalar ve hekimler tarafından sıklıkla iki farklı hayati tabloyla karıştırılır:

Reflü ve Gastrit Maskesi

Mide koruyucu bariyerinin tümör tarafından zedelenmesi, midenin asit salgı dengesini altüst eder. Göğüs kafesinin arkasında, boğaza doğru tırmanan sinsi bir yanma ve ekşime hissi patlak verir. Hastalar bunu basit bir Gastroözofageal Reflü veya Gastrit atağı sanarak eczaneden gelişigüzel aldıkları asit baskılayıcı şuruplarla, mide haplarıyla geçiştirmeye çalışırlar. Bu ilaçlar ağrıyı geçici olarak hafifletse de arka plandaki sinsi tümörün büyüme hızını durduramaz ve erken teşhis şansını saniyeler içinde eritir.

Kalp Krizi (Miyokard Enfarktüsü) Tuzağı

Midenin sinir ağları ile kalbin alt duvarını besleyen sinir yolları omurilikte aynı anatomik segmentleri paylaşır. Bu nedenle, mide tümörünün midenin derin kas tabakalarına yaptığı sinsi mekanik baskı ve sızlama, doğrudan göğüs kafesinin ortasında sıkışma, sol kola veya sırta yansıyan künt bir ağrı şeklinde hissedilebilir. Birçok hasta kalp krizi geçirdiğini düşünerek acil servise başvurur; kardiyolojik testleri (EKG, Troponin) tamamen temiz çıktığında ise şikayeti basit bir "mide üşütmesi" sayılarak eve gönderilebilir. Oysa bu durum, midenin derinliklerinde üreyen sinsi bir gastrik tümörün anatomik çığlığı olabilir.

Mide Kanseri 1. Evre Belirtileri?

Tümörün sadece midenin en iç yüzeyini kaplayan mukoza veya mukoza altı tabakasında (submukoza) hapis olduğu, tedavi başarısının en yüksek olduğu erken evredir.

  • Tamamen Belirtisiz Seyir: Kanserli hücreler henüz midenin derin kas tabakalarına ulaşmadığı için kesinlikle hiçbir belirgin ağrı, sızı veya kramp oluşturmaz.

  • Sıradan Sindirim Kamuflajı: Eğer bir belirti verirse, bu sadece hafif bir mide gazı, yemeklerden sonra masum bir şişkinlik veya hafif bir ekşime hissidir. Hastalar bunu basit bir "halk arasında mide üşütmesi" veya gastrit sanarak mide haplarıyla geçiştirirler.

  • Ele Gelmeyen Gizli Tümör: Bu evrede tümör dışarıdan fark edilemez, elle muayenede hissedilmesi imkansızdır. Sinsi kitle ancak check-up amacıyla veya başka bir nedenle yapılan Gastroendoskopi incelemelerinde tesadüfen yakalanabilir.

Mide Kanseri 2. Evre Belirtileri

Tümörün mukozayı aşarak midenin derin kas tabakasına (muskularis propria) sızdığı veya mideyi çevreleyen koruyucu lenf bezlerine sinsi hücre göçlerinin başladığı evredir.

  • Geçmeyen Kronik Hazımsızlık: İlk evredeki masum şişkinlikler artık kalıcı ve dirençli bir hal alır. Hasta ne yerse yesin midesinde uzun süre sönmeyen bir dolgunluk ve taş oturmuş hissi yaşar.

  • İlaçlara Dirençli Mide Yanması: Reflü ve gastrit için kullanılan standart mide koruyucu şuruplar ve antiasit haplar artık epigastrik bölgedeki (göğüs kafesinin hemen altındaki) sinsi yanma ve sızlama hissini dindiremez hale gelir.

  • Hafif Bulantı Atakları: Sabahları aç karnına veya yemeklerin hemen ardından sinsi, kronik bir bulantı hissi baş gösterir.

Mide Kanseri 3. Evre Belirtileri

Tıp dilinde "Lokal İleri Evre" olarak adlandırılan bu dönemde, tümör midenin tüm duvar katmanlarını delerek dış koruyucu zarına (seroza) ulaşmış, komşu organların sınırlarına dayanmış ve çok sayıda bölgesel lenf bezini sinsi bir şekilde kuşatmıştır.

  • Erken Doyma Tuzağı: Tümör midenin esneme ve genişleme kabiliyetini tamamen felç ettiği için, hasta sofraya aç otursa bile birkaç lokma yedikten sonra midesinde devasa bir tıkanma ve doluluk yaşayarak yemeği bırakmak zorunda kalır.

  • Fışkırır Tarzda Kusma: Özellikle mide çıkışına (pilor kapısına) yerleşen kitleler gıda geçiş otobanını mekanik olarak tıkar. Midede biriken yiyecekler sindirilemez ve saatler sonra ekşi, sinsi bir kusma kriziyle dışarı atılır.

  • Açıklanamayan Hızlı Kilo Kaybı: Tümörün metabolizmayı bozması ve beslenememe nedeniyle hasta kısa sürede sinsi ve hızlı bir şekilde kilo kaybetmeye, erimeye başlar.

  • Katran Karası Dışkılama (Melena): Tümör yüzeyindeki kırılgan damarların sinsi sinsi kanaması ve bu kanın mide asidiyle yanması sonucu dışkı simsiyah, parlak ve zift renginde çıkmaya başlar. Buna derin bir sinsi kansızlık (anemi) ve kronik halsizlik eşlik eder.

Mide Kanseri 4. Evre Belirtileri

Kanser hücrelerinin mide ve çevresindeki lenf ağlarını tamamen aşarak, kan dolaşımı vasıtasıyla vücudun uzak organlarına sinsi ve agresif göçler yaptığı metastatik evredir. Mide kanserinin en sevdiği uzak istila durakları karaciğer, karın zarı (periton), akciğerler ve kemiklerdir.

  • Karın Zarı Tutulumu ve Asit (Sıvı) Birikimi: Kanser karın zarına sızdığında karnın içinde devasa bir iltihabi sıvı birikimi tetiklenir (Asit). Hastanın karnı sinsi bir şekilde hamile gibi şişer, gerilir ve bu durum nefes almayı bile zorlaştırır.

  • Karaciğer Metastaz Sinyalleri: Karın sağ üst bölgesinde sinsi bir dolgunluk, inatçı ağrı, iştahın tamamen bıçak gibi kesilmesi ve göz aklarında, ciltte belirgin Sarılık tablosu patlak verir.

  • Kemik ve Akciğer Belirtileri: Kemik tutulumuna bağlı geceleri şiddetlenen sinsi ve inatçı bel/sırt ağrıları; akciğer tutulumuna bağlı kronik kuru öksürükler ve nefes darlığı tabloya eklenir.

  • Ele Gelen Uzak Lenf Bezleri: Sol köprücük kemiğinin üzerindeki çukurda sinsi bir yumru (Virchow nodülü) veya göbek deliği çevresinde sert bir kitle (Sister Mary Joseph nodülü) şeklinde sinsi metastaz odakları elinize gelebilir.

Şüpheli Mide Kanseri Belirtisi Durumunda Hangi Testler Yapılır?

Midenizde inatçı hazımsızlık, birkaç lokmada erken doyma, açıklanamayan kilo kaybı veya katran karası dışkılama gibi şüpheli bir mide kanseri belirtisi saptandığında zaman kaybetmeden klinik tanı protokolü başlatılmalıdır. Mide kanseri tanısı; hücrelerin mikroskobik kimliğini deşifre eden laboratuvar tetkikleri ile tümörün vücuttaki haritasını çıkartan radyolojik görüntüleme yöntemlerinin entegre çalışmasını gerektirir.

Tanı sürecinin temel amacı; sadece kanserin varlığını kanıtlamak değil, tümörün mide duvarındaki derinliğini ve çevre lenf bezlerine sızma derecesini milimetrik olarak belirlemektir.

Gastroskopi (Üst Endoskopi) ve Biyopsi

Mide kanserinin sinsi kamuflajını kırabilen, erken evredeki milimetrik tümör odaklarını bile gözle görerek yakalayabilen tek, alternatifsiz ve altın standart tanı yöntemi Gastroskopi (Üst Gastrointestinal Sistem Endoskopisi) işlemidir.

Gastroskopi İşlemi Nasıl Yapılır?

Hasta ameliyathane veya özel endoskopi ünitesinde konforlu bir sedye üzerine sol yan pozisyonda yatırılır. Hastanın işlem esnasında hiçbir ağrı, acı, öğürme veya rahatsızlık hissetmemesi adına damar yolundan hafif uyku verici ilaçlar enjekte edilir (Sedasyon anestezisi). Hasta saniyeler içinde derin ve huzurlu bir uykuya dalar.

Gastroenterolog veya genel cerrah, ucunda yüksek çözünürlüklü (HD) bir mikro kamera ve ışık kaynağı bulunan bükülebilir ince bir boruyla (endoskop) ağız yolundan girerek yemek borusunu, mideyi ve onikiparmak bağırsağını canlı ekranda milimetrik olarak inceler.

Kesin Tanının Yolu (Biyopsi)

Kamera ile mide içi taranırken mukoza üzerinde sinsi bir yara (ülser), olağan dışı bir kabarıklık, sertlik veya polip yapısı saptandığında, endoskopun içindeki özel kanaldan mikroskobik bir forseps (tıbbi cımbız) sarkıtılır. Şüpheli dokudan acısız bir şekilde milimetrik örnekler alınır (Biyopsi).

İŞLEM KADEMESİ MEDİKAL UYGULAMA VE ETKİSİ NİHAİ TANI GÜCÜ
1. Gastroskopi & Optik Sedasyon altında ağrısız inceleme; HD ve NBI kameralarla sinsi odakların tespiti Mide mukozası ve kılcal damar yapısının anlık vizyonu
2. Milimetrik Biyopsi Şüpheli, pürtüklü veya ülseröz alanlardan mikro forseps ile parça alınması Kanamasız ve acısız histopatolojik doku örneklemesi
3. Mikroskobik Tescil Adenokarsinom kimlik onayı ile HER2 ve PD-L1 akıllı ilaç testlerinin çalışılması Tümörün moleküler haritası ve hedefe yönelik tedavi tayini
A LİFE SAĞLIK GRUBU
Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve PET-CT

Gastroskopi ve patoloji biyopsisi ile mide kanseri tanısı tescillendikten sonra, hastaya doğrudan bir cerrahi müdahale planlanmaz. Öncelikle tümörün mide dışındaki anatomik alanlara, lenf otoyollarına veya uzak organlara sızıp sızmadığı incelenmelidir. Bu sürece tıp dilinde Onkolojik Evreleme denir. Evreleme haritasını çıkartan iki majör radyolojik silah mevcuttur:

Kontrastlı Kontrastlı Bilgisayarlı Tomografi (Toraks, Abdomen, Pelvis BT)

Mide tümörleri cerrahisinde yol haritasını çizen ilk basamak radyolojik taramadır. Hastaya damar yolundan ve ağızdan özel kontrast maddeler (ilaçlı sıvılar) içirilerek tüm göğüs, karın ve leğen kemiği bölgesi yüksek hızlı X-ışınları ile taranır.

  • BT'nin Klinik Rolü: Tümörün mide duvarını delip delmediğini, midenin etrafındaki koruyucu lenf bezlerinin ne kadarını sinsi bir şekilde kuşattığını ve karaciğer gibi komşu organlara doğrudan sızma yapıp yapmadığını cerraha milimetrik kesitlerle rapor eder.

Pozitron Emisyon Tomografisi (PET-CT)

Vücudun genelindeki kanserli hücre metabolizmasını nükleer tıp teknolojisiyle deşifre eden ileri düzey bir tarama sistemidir. Kanser hücreleri, sağlıklı hücrelere kıyasla geometrik olarak çok daha hızlı bölünür ve bu agresif büyüme için devasa miktarda şekere (glikoza) ihtiyaç duyar.

  • PET-CT: Hastaya damar yolundan radyoaktif işaretli masum bir şeker molekülü (F-18 FDG) enjekte edilir. Vücutta sinsi sinsi dolaşan tüm mide kanseri hücreleri bu şekeri adeta bir mıknatıs gibi içine çeker. PET-CT cihazı, bu radyoaktif şekerin nerelerde yoğun olarak kümelendiğini (parladığını) saptayarak, uzak kemiklerde, akciğerde veya karın zarı (periton) üzerinde gözden kaçabilecek en küçük mikro-metastaz odaklarını bile saniyeler içinde deşifre eder. Böylece hastaya gereksiz bir ameliyat yapılmasını önler veya tedaviye doğrudan akıllı onkolojik ilaçlarla başlanması gerektiğini belgeler.

Mide Kanseri Tedavi Yöntemleri

Mide kanseri tedavisi; tümörün evresine, hücrelerin genetik karakterine ve hastanın genel sağlık durumuna göre şekillenen multidisipliner (çok branşlı) bir onkoloji protokolüdür. Modern tıp dünyasında gastrik tümörler tek bir silahla değil; cerrahi, hücresel düzeyde etki eden ilaçlar ve akıllı moleküllerin bir arada kullanıldığı kombine bir stratejiyle kuşatılır.

Günümüz onkoloji kılavuzlarında, sinsi hücrelerin tamamen yok edilmesi ve tam kür (iyileşme) sağlanması adına üç majör tedavi sütunu uygulanmaktadır:

Gastrektomi (Midenin Bir Kısmının veya Tamamının Alınması) Ameliyatı

Mide kanserinde sinsi tümör dokusunu vücuttan tamamen uzaklaştırmanın ve kesin şifaya ulaşmanın yegane ve en etkili yolu cerrahi müdahaledir. Mide kanseri ameliyatlarına tıp dilinde Gastrektomi adı verilir. Uygulanacak ameliyatın genişliği, tümörün midenin hangi anatomik bölgesinde yerleştiğine göre milimetrik olarak tasarlanır:

  • Subtotal Gastrektomi (Midenin Bir Kısmının Alınması): Tümör midenin çıkışına yakın alt bölgedeyse (pilor/antrum), midenin üst kısmı korunarak sadece tümörlü alt bölüm çevre sağlıklı doku sınırlarıyla birlikte kesilerek çıkarılır. Kalan mide hacmi bağırsaklara yeniden bağlanır.

  • Total Gastrektomi (Midenin Tamamının Alınması): Tümör midenin girişindeyse (kardia) veya midenin geneline dağınık bir şekilde sinsi sinsi yayıldıysa, midenin tamamı bütünüyle çıkarılır. Bu durumda yemek borusu doğrudan ince bağırsağa dikilerek (Roux-en-Y rekonstrüksiyonu) sindirim sisteminin devamlılığı kesintisiz olarak yeniden inşa edilir.

  • D2 Lenf Bezi Disseksiyonu: Mide kanseri cerrahisinin en hayati aşamasıdır. Mideyle birlikte, sinsi hücrelerin sıçrama potansiyeli olan tüm bölgesel lenf otoyolları ve bezleri (en az 15-20 adet) tek bir blok halinde titizlikle temizlenir. Bu temizlik, hastalığın nüksetmesini (tekrarlamasını) engelleyen en büyük cerrahi kalkandır.

Kemoterapi ve Akıllı İlaçlar

  • Neoadjuvan (Ameliyat Öncesi) Kemoterapi: Günümüzde 2. ve 3. evre mide kanserlerinde doğrudan ameliyata girmek yerine, önce damardan birkaç kür güçlü kemoterapi serumu verilir (FLOT Protokolü). Bu sinsi stratejinin amacı tümörü küçülterek ameliyatı daha kolay ve güvenli hale getirmek, kan dolaşımına sızmış olabilecek mikroskobik sinsi hücreleri daha yolun başındayken imha etmektir. Ameliyat sonrasında da tedavi kemoterapi ile tamamlanır.

  • Hedefe Yönelik Akıllı İlaçlar ve İmmünoterapi: Patoloji biyopsisinde tümör hücrelerinin üzerinde HER2 adı verilen sinsi bir büyüme reseptörü tescillenirse, sağlıklı hücrelere zarar vermeyen, sadece bu reseptörü vurarak tümörü içeriden kilitleyen akıllı ilaçlar (Örn: Trastuzumab) tedaviye eklenir. Ayrıca, tümörün bağışıklık sistemimizden gizlenmesini sağlayan sinsi maskesini düşüren ve vücudun kendi savunma ordusunu kansere karşı savaştıran İmmünoterapi (Örn: Nivolumab, Pembrolizumab) molekülleri, ileri evre mide kanserlerinde yaşam süresini muazzam derecede uzatan modern tıbbın en güçlü biyolojik kalkanlarıdır.

Mide Kanseri Taramaları İçin Hangi Doktora Gidilmelidir?

Midenizde haftalardır geçmeyen sinsi bir yanma, hazımsızlık, kramplar, birkaç lokmada erkenden doyma, açıklanamayan kilo kaybı veya dışkıda katran karası simsiyah renk değişikliği fark ettiğinizde başvurmanız gereken entegre tıp branşları şunlardır:

  • Gastroenteroloji: Sindirim sisteminin sinsi hastalıklarını deşifre eden ilk basamak uzmanlık dalıdır. Mide şikayetlerinizi dinleyerek sizi sedasyon (uyku) altında tamamen ağrısız ve sıfır öğürme konforuyla Gastroskopi (Endoskopi) işlemine alacak, şüpheli odaklardan kesin tanı için milimetrik doku örnekleri (biyopsi) alacak birincil merkezdir.

  • Genel Cerrahi (Cerrahi Onkoloji): Mide kanseri tedavisinin kaptan köşküdür. Endoskopi ve tomografi bulgularını analiz ederek tümörlü midenin ve lenf bezlerinin kapalı (Laparoskopik/Robotik) ya da açık yöntemlerle vücuttan tam güvenlik sınırıyla temizlenmesini sağlayan, ameliyat operasyonunu yöneten cerrahi birimdir.

  • Tıbbi Onkoloji: Cerrahi öncesi ve sonrası kemoterapi şemalarını çizen, tümörün genetik haritasına bakarak akıllı ilaç ve immünoterapi moleküllerini kişiye özel dozlarla planlayan ve hastanın uzun süreli onkolojik takibini yürüten branştır.

Midenizde uzun süredir geçmeyen sinsi bir hazımsızlık, kramplı ağrı şikayetiniz varsa, check-up raporlarınızda endoskopik tarama ihtiyacı belirtildiyse veya tescillenmiş mide tümörü tanınız doğrultusunda en modern cerrahi ve onkolojik tedavi protokollerini başlatmak istiyorsanız; sinsi tümör odaklarını hücresel düzeyde abluka altına almak adına Genel Cerrahi, Gastroenteroloji ve Tıbbi Onkoloji kliniklerine başvurabilir; yüksek çözünürlüklü HD Endoskopi sistemlerimiz, kapalı (Laparoskopik/Robotik) onkolojik cerrahi altyapımız, moleküler akıllı ilaç laboratuvarlarımız ve uzman hekim kadromuz doğrultusunda muayene ve tedavi randevunuzu güvenle oluşturabilirsiniz.

Mide Kanseri Nedir? Mide Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Tedavi Rehberi Bilgilendirme Formu

Araştırdığınız Hastalık Hakkında Uzman Hekimlerimiz Size Dönüş Sağlasın.

İlgili Bölümler

İlgili Hekimler

Bahadır Külah

Prof. Dr. Bahadır Külah

Genel Cerrahi

Abdullah Özdemir

Op. Dr. Abdullah Özdemir

Genel Cerrahi

Murat Ciğerim

Uzm. Dr. Murat Ciğerim

Gastroenteroloji

Salih Bülbül

Op. Dr. Salih Bülbül

Genel Cerrahi

Ali Kağan Gökakın

Prof. Dr. Ali Kağan Gökakın

Genel Cerrahi

İsmail Biri

Op. Dr. İsmail Biri

Genel Cerrahi

Kadir Öztürk

Doç. Dr. Kadir Öztürk

Gastroenteroloji

Yardıma mı ihtiyacınız var ?

7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.