Saç dökülmesi şikayeti için hastanelerin Dermatoloji (Cildiye) bölümüne gidilir. Uzman dermatologlar, saç derisi ve köklerini inceleyerek dökülmenin genetik mi yoksa çevresel mi olduğunu belirler. Tıbbi adı Alopesi olan bu durumun doğru teşhisi ve kalıcı saç kaybının önlenmesi için vakit kaybetmeden bir uzmana görünmek hayati bir adımdır.
Saçlarımız, vücudumuzun iç dünyasını yansıtan bir ayna gibidir. Çoğu zaman sadece estetik bir sorun olarak algılansa da, yoğun saç dökülmesi aslında vücudunuzdaki önemli eksikliklerin veya sistemik rahatsızlıkların habercisi olabilir. Örneğin; kronikleşmiş bir stres seviyesi, demir eksikliği anemisi veya tiroid hormonlarındaki düzensizlikler kendisini ilk olarak saç tellerinde zayıflama ve dökülme ile gösterir. Bu rehberde, sadece hangi bölüme gideceğinizi değil, aynı zamanda dökülmenin altında yatan biyolojik nedenleri nasıl anlayacağınızı ve doktor randevunuzda hangi tetkikleri talep etmeniz gerektiğini detaylandıracağız. Doğru teşhis süreci, saç sağlığınızı geri kazanmanın ve altta yatan diğer sağlık sorunlarını çözmenin en güvenli yoludur.
Saç dökülmesi, sadece saç derisini ilgilendiren yüzeysel bir sorun değil, genellikle vücudun iç dengesindeki bir aksamanın dışa vurumudur. Bu nedenle, doğru teşhis ve kalıcı çözüm için multidisipliner bir yaklaşım şarttır. Tek bir bölüme gitmek bazen buzdağının sadece görünen kısmına müdahale etmek anlamına gelir.
| Olası Neden / Belirti | İlgili Tıbbi Bölüm | Uygulanacak Yöntem / Tetkik |
|---|---|---|
| Genetik Dökülme (Erkek Tipi) | Dermatoloji / Plastik Cerrahi | Trikoskopik analiz, PRP, Saç Ekimi |
| Vitamin/Mineral Eksikliği | İç Hastalıkları (Dahiliye) | Kapsamlı Kan Paneli, Ferritin testi |
| Hormonal Bozukluklar | Endokrinoloji | Hormon Testleri (TSH, Testosteron) |
Saç dökülmesiyle karşılaştığınızda başvurmanız gereken ana branş Dermatoloji'dir. Dermatologlar, saçın biyolojik yapısını, büyüme döngüsünü (anagen, katagen ve telogen fazları) ve saç derisi hastalıklarını inceleyen uzmanlardır.
Bir dermatolog muayenesinde; saç derisinde pullanma, kızarıklık veya mantar olup olmadığı kontrol edilir. Ayrıca "Pull Testi" (çekme testi) ve gerekirse "Dermoskopi" adı verilen cihazla saç kökü analizi yapılır. Eğer dökülme; genetik (Androgenetik Alopesi) veya saç kıran (Alopesi Areata) gibi doğrudan deri kaynaklıysa, tedavi burada planlanır. Ancak doktor, fiziksel muayenede dökülmenin sistemik bir sorundan kaynaklandığından şüphelenirse diğer branşlarla iş birliğine gider.
Eğer saçlarınız aniden ve her yerden eşit şekilde dökülmeye başladıysa (Telogen Effluvium), dermatolog genellikle bir Dahiliye konsültasyonu isteyecektir. Dahiliye uzmanı, saç dökülmesinin en yaygın metabolik nedenlerini araştırmak için kapsamlı kan tahlilleri yapar:
Demir Eksikliği ve Ferritin: Türkiye’de kadınlardaki saç dökülmesinin bir numaralı sebebidir.
B12 ve D Vitamini: Saç üretim hızı üzerinde doğrudan etkilidir.
Çinko ve Magnezyum: Saç tellerinin kalınlığı ve dayanıklılığı için kritiktir. Dahiliye uzmanı, bu eksiklikleri takviye programıyla düzelttiğinde, saç dökülmesi genellikle birkaç ay içinde durur.
Hormonlar, saç foliküllerinin en büyük yöneticileridir. Endokrinoloji bölümü, özellikle dökülmeye başka semptomlar (aşırı tüylenme, adet düzensizliği, ani kilo değişimi) eşlik ediyorsa devreye girer.
Tiroid Hormonları: Hem hipotiroidi hem de hipertiroidi saçın yapısını bozarak dökülmeye yol açar.
Androjenler: Testosteron türevi hormonların saç köklerini minyatürize etmesi, kelliğin temel sebebidir.
Saç, vücuttaki en hızlı bölünen hücrelerden oluşur ancak hayati bir organ değildir. Vücut besin kıtlığına girdiğinde, elindeki proteini ve minerali hayati organlara (kalp, beyin) gönderir ve saç üretimini durdurur. Beslenme ve Diyet uzmanları, özellikle yetersiz protein alımı veya şok diyetler sonrası görülen dökülmelerde, saçın ihtiyacı olan keratin sentezi için gerekli beslenme protokolünü oluşturur.
Bu nokta, teşhis sürecinin en kritik virajıdır. Standart bir dermatoloji muayenesinde aşağıdaki bulgular saptandığında "Endokrinoloji Konsültasyonu" zorunlu hale gelir:
Hirsutizm Varlığı: Saç dökülmesine ek olarak çene, göğüs veya sırt bölgesinde erkek tipi sert tüylenme varsa.
Dirençli Akne ve Sebase: Yetişkin yaşta geçmeyen ve tedaviye yanıt vermeyen yoğun yağlanma ve sivilce problemi.
Adet Düzensizliği: Hormonal bir dengesizliğin (özellikle Polikistik Over Sendromu - PKOS) en güçlü belirtisidir.
Hızlı Kilo Artışı: İnsülin direnci veya böbrek üstü bezi sorunlarına işaret eden metabolik değişimler.
Bu durumlarda dermatolog, saç dökülmesini sadece bir "estetik kayıp" olarak değil, bir "endokrin sinyali" olarak değerlendirir. 2026 güncel tıp protokolleri, hormonal kökenli dökülmelerde sadece topikal (dıştan) tedavi uygulanmasını yetersiz bulmakta; mutlaka hormonal düzenleyici tedavinin eş zamanlı başlatılmasını öngörmektedir.
Saç dökülmesi şikayetiyle bir dermatoloji uzmanına başvurduğunuzda, sadece saçlarınıza bakılıp bir şampuan reçete edilmesi beklenen bir durum değildir. Modern dermatolojide tanı süreci, dökülmenin genetik mi, dönemsel mi yoksa kronik bir hastalığın belirtisi mi olduğunu anlamak için çok katmanlı bir protokole dayanır. 2026 tıp standartlarında uygulanan temel teşhis adımları şunlardır:
Anamnez (Detaylı Hasta Hikayesi): Teşhisin en kritik aşamasıdır; çünkü dökülmenin geçmişi, kökeni hakkında %70 oranında ipucu verir. Doktorunuz dökülmenin ne zaman başladığını, günlük kaybedilen tel miktarını ve ailede (anne veya baba tarafında) kellik öyküsü olup olmadığını sorgular. Ayrıca son 3-6 ay içinde geçirdiğiniz ağır hastalıklar, yüksek ateş, kullanılan ilaçlar, şok diyetler veya yaşanan psikolojik travmalar bu aşamada kayıt altına alınır. Bu süreç, dökülmenin "akut" mu yoksa "sinsi ilerleyen" bir tipte mi olduğunu belirlemek için temel oluşturur.
Fiziksel Muayene ve Çekme (Pull) Testi: Klinik ortamda yapılan ilk fiziksel müdahaledir. Doktor, saç derisinin genel sağlığını; yağlanma oranını, kızarıklıkları ve pullanmaları gözlemler. Ardından uygulanan "Pull Testi" ile saçın farklı bölgelerinden yaklaşık 50-60 adet saç teli nazikçe çekilir; eğer elinize 6 ve üzerinde saç teli geliyorsa, dökülmenin aktif fazda (Telogen Effluvium) olduğu kabul edilir. Bu basit ama etkili test, dökülmenin şiddetini ve yayılımını anlamak adına ilk objektif veriyi sağlar.
Trikoskopik Analiz (Dijital Saç Derisi Muayenesi): Klasik muayenenin ötesine geçen bu yöntem, saç derisinin ve folikül ağızlarının yüksek çözünürlüklü bir dermoskop cihazıyla incelenmesidir. Trikoskopi sayesinde saç köklerindeki minyatürleşme (incelme), kıl folikülü etrafındaki iltihaplanma belirtileri ve "boş folikül" sayıları mikroskobik düzeyde analiz edilir. Bu analiz, özellikle erkek tipi dökülmenin (Androgenetik Alopesi) erken evrelerinde, gözle fark edilemeyen incelmeleri yakalamak ve tedavinin gidişatını takip etmek için vazgeçilmez bir tanı aracıdır.
Fototrikogram ve Saç Analiz Yazılımları: Daha ileri bir seviye olan fototrikogramda, saç derisinin belirli bir alanı işaretlenir ve dijital fotoğraflar üzerinden bilgisayar destekli ölçümler yapılır. Bu yöntemle anagen (büyüme) ve telogen (dinlenme/dökülme) evresindeki saçların birbirine oranı matematiksel olarak hesaplanır. Saç yoğunluğu (cm² başına düşen tel sayısı) ve saç kalınlığı gibi metrikler dijital ortamda saklanarak, uygulanan tedavinin 6 ay sonra saçlarda ne kadar gürleşme sağladığı bilimsel olarak kanıtlanır.
Bu sistematik yaklaşım, deneme-yanılma yönteminden kaçınarak kişiye özel, sonuç odaklı bir tedavi planının oluşturulmasını sağlar. Unutulmamalıdır ki, saç dökülmesinde erken tanı, mevcut saç foliküllerini kaybetmeden kurtarabilmenin tek yoludur.
Saç dökülmesi şikayetiyle uzman bir hekime başvurduğunuzda, fiziksel muayeneyi destekleyecek en somut veriler laboratuvar ortamında yapılan kan tahlillerinden elde edilir. Saç kökleri, vücuttaki metabolik faaliyetlerin en yoğun olduğu bölgelerden biridir; bu nedenle kandaki bir mineralin eksikliği veya bir hormonun dengesizliği, saçın büyüme döngüsünü doğrudan sekteye uğratabilir.
Laboratuvar analizlerinde sadece "referans aralıkları" içinde olmak her zaman yeterli değildir. Örneğin, genel sağlık için normal kabul edilen bir Ferritin değeri, saç gelişimi için alt sınırda kalarak dökülmeyi tetikleyebilir. Bu noktada dermatologlar, "saç sağlığı için optimize edilmiş" değerleri baz alarak bir değerlendirme yaparlar. Yapılan testler; vitamin depolarınızı, mineral dengenizi, tiroid fonksiyonlarınızı ve androjen hormon seviyelerinizi bir bütün olarak görmemizi sağlar.
Aşağıdaki tablo, klinik ortamda en sık talep edilen ve saç dökülmesiyle doğrudan bağlantısı kanıtlanmış olan temel biyokimyasal ve hormonal parametreleri içermektedir:
| Parametre | Görevi / Fonksiyonu | Saç Dökülmesi İlişkisi (Biyolojik Bağ) |
|---|---|---|
| Ferritin | Vücuttaki demir depolarını gösterir. | Saç kökü hücrelerinin oksijenlenmesi ve bölünmesi için gereklidir. Eksikliğinde saç folikülü "dinlenme" fazına girerek dökülür. |
| Vitamin B12 | Kırmızı kan hücresi üretimi ve DNA sentezi. | Saç köklerine oksijen taşıyan kan hücrelerinin sağlığını korur. Eksikliğinde saç telleri zayıflar, matlaşır ve dökülme başlar. |
| TSH (Tiroid) | Tiroid bezinin çalışma hızını kontrol eder. | Hem hipertiroidi hem hipotiroidi saçın döngüsünü bozar. Saçın incelmesine ve yaygın (difüz) dökülmeye yol açar. |
| Çinko (Zn) | Protein sentezi ve hücre bölünmesinde rol oynar. | Keratin dokusunun inşasında temel taşıdır. Eksikliğinde saç derisinde kuruma ve şiddetli dökülme görülür. |
| D Vitamini | Yeni saç foliküllerinin oluşumunu uyarır. | Saçın anagen (büyüme) fazını destekler. Düşüklüğü, kadınlarda kronik saç dökülmesinin en sık nedenlerinden biridir. |
| Serbest Testosteron | Temel erkeklik hormonudur. | DHT'ye dönüşerek genetik dökülmeye yol açar. Yüksekliği saç köklerinin küçülmesine (minyatürleşme) neden olur. |
| Folat (B9) | Hücre yenilenmesi ve doku gelişimi. | Saç derisindeki doku onarımı için kritiktir. Yetersizliğinde saç büyümesi yavaşlar ve teller kalitesizleşir. |
| Biotin (H Vitamini) | Keratin üretimini hızlandıran koenzimdir. | Keratinin yapısını güçlendirir. Eksikliği saçta koparak dökülmelere ve aşırı kırılganlığa yol açar. |
Saç dökülmesi (Alopesi), hem erkeklerde hem de kadınlarda farklı fizyolojik ve genetik mekanizmalar üzerinden ilerleyen karmaşık bir süreçtir. Erkeklerde dökülme genellikle belirli bir patern izleyen frontal (ön) çizgi çekilmesi ve tepe açılması şeklinde görülürken, kadınlarda dökülme daha yaygın (difüz) bir seyir izler. Bu farklılıkların temelinde yatan biyolojik süreçleri anlamak, doğru tedavi protokolüne giden yolun anahtarıdır.
Tıbbi literatürde "Erkek Tipi Saç Dökülmesi" olarak bilinen bu durum, dökülme vakalarının en yaygın nedenidir. Temel mekanizma, genetik olarak hassas olan saç foliküllerinin, testosteronun bir türevi olan Dihidrotestosteron (DHT) hormonuna aşırı duyarlılık göstermesidir. DHT hormonu, folikülleri "minyatürleşme" sürecine sokarak saç tellerinin her döngüde daha ince, kısa ve renksiz çıkmasına neden olur. Erkeklerde tipik olarak Hamilton-Norwood ölçeği ile evrelendirilen şakak ve tepe açılması görülürken; kadınlarda (Ludwig skalası) saç çizgisi korunur ancak tepe bölgesindeki genel yoğunluk dramatik şekilde azalır.
Telogen Effluvium, saç döngüsünün aniden bozulması sonucunda, büyüme fazındaki (Anagen) saçların erkenden dinlenme fazına (Telogen) geçmesi durumudur. Genellikle vücudun yaşadığı sistemik bir şoktan (yüksek ateşli hastalıklar, ağır cerrahi operasyonlar, duygusal travmalar veya ani kilo kayıpları) 2-4 ay sonra tetiklenir. Günlük dökülen saç miktarı 300-400 teli bulabilir. Bu tablo bir "hastalık" değil, vücudun strese verdiği bir tepkidir. Altta yatan tetikleyici ortadan kaldırıldığında ve biyokimyasal depolar (Ferritin, Çinko, B12) doldurulduğunda, foliküller tekrar aktif üretim fazına dönme eğilimindedir.
Halk arasında "saç kıran" olarak bilinen Alopesi Areata, bağışıklık sisteminin kendi saç foliküllerine saldırması sonucu oluşan otoimmün bir durumdur. Vücudun savunma mekanizması, saç köklerini "yabancı madde" olarak algılayıp lenfositlerle baskı altına alır. Sonuç olarak saç derisinde aniden ortaya çıkan, madeni para büyüklüğünde, pürüzsüz ve dairesel açılmalar meydana gelir. Bu durum sadece saçta değil, kaş, kirpik ve sakal bölgesinde de görülebilir. Tedavi sürecinde kortikosteroidler veya immün sistemi düzenleyici ajanlar kullanılarak, folikül çevresindeki enflamasyonun dağıtılması hedeflenir.
Traksiyonel Alopesi, saç köklerine uzun süreli ve sürekli bir çekme kuvveti (gerilme) uygulanması sonucu oluşan mekanik bir hasardır. Özellikle saçlarını çok sıkı at kuyruğu, mısır örgüsü veya topuz yapan bireylerde, saç çizgisi boyunca kalıcı dökülmeler görülür. Başlangıçta geri dönüşü mümkün olan bu durum, baskı devam ederse folikülün "skatrisyel" yani kalıcı hasar almasına (yara dokusu oluşumu) neden olur. Tıbbi literatürde bu durum "önlenebilir dökülme" sınıfına girer. Saç derisindeki perifoliküler eritem (kızarıklık), folikül üzerindeki stresin en erken klinik belirtisidir.
Saç dökülmesi tedavileri, yalnızca semptomatik bir iyileşme sağlamanın ötesine geçerek tamamen kişiselleştirilmiş rejeneratif tıp protokollerine evrilmiştir. Saç kaybı yaşayan bireyler için çözüm artık standart şampuanlar veya kulaktan dolma bilgiler değil; biyoteknolojik veriler ışığında hazırlanan tedavi haritalarıdır. Alife Sağlık Grubu, modern tıbbın sunduğu en ileri teknolojik altyapıyı kullanarak, dökülmenin her evresinde bilimsel ve kalıcı çözümler sunmaktadır.
Mezoterapi, saç köklerinin hayatiyetini sürdürmek için ihtiyaç duyduğu vitamin, amino asit ve peptit kombinasyonlarının, "mikro enjeksiyon" tekniğiyle doğrudan hedef dokuya ulaştırılmasıdır.
Uygulama Aşamaları: Alife uzmanları, hastanın saç analizine göre özel bir biyolojik kokteyl hazırlar. Bu kokteyl, 0.4 mm ile 2 mm arasındaki derinliğe, dermis tabakasına manuel veya bilgisayar kontrollü cihazlarla enjekte edilir. Bu işlem, saç kökündeki mikrosirkülasyonu (kan akışını) anında tetikler.
Beklenen Sonuçlar: Saç tellerinde gözle görülür kalınlaşma, mat görünümün yerini parlaklığa bırakması ve dökülme hızının %80'e varan oranlarda azalması beklenir. Genellikle 10-14 gün aralıklarla planlanan kürler, saçın "Anagen" yani büyüme fazını optimize eder.
PRP, modern dermatolojide "kendi kanınla iyileşme" ilkesine dayanan en güvenli tedavi yöntemlerinden biridir. Alife Sağlık Grubu'nda bu işlem, yüksek saflıkta trombosit elde edilmesini sağlayan kapalı devre santrifüj sistemleriyle gerçekleştirilir.
Uygulama Aşamaları: Hastadan alınan yaklaşık 10-20 cc kan, özel kitler içerisinde yüksek hızda döndürülerek "Büyüme Faktörleri" (GF) bakımından zengin plazma ayrıştırılır. Elde edilen konsantre sıvı, saç derisinde dökülmenin yoğun olduğu bölgelere "napaj" yöntemiyle uygulanır.
Beklenen Sonuçlar: Trombositlerden salınan büyüme faktörleri, uyku fazındaki (Telogen) saç köklerini uyararak onları üretim aşamasına geri döndürür. İnce tüylerin kuvvetlenmesini sağlar ve saç ekimi sonrası greft tutunma oranını artırır.
Tıp protokollerinin en prestijli alanı olan Kök Hücre (Stromal Vasküler Fraksiyon) tedavisi, kalıcı ve genetik dökülmelere karşı geliştirilen en teknolojik çözümdür.
Uygulama Aşamaları: Alife Sağlık Grubu laboratuvarlarında, hastanın kendi yağ dokusundan (genellikle karın veya bel bölgesi) alınan hücreler, özel bir enzimatik işlemden geçirilerek milyonlarca canlı kök hücreye dönüştürülür. Bu kök hücreler, saç derisindeki hasarlı folikülleri onarmak ve yeni damar oluşumunu desteklemek üzere enjekte edilir.
Beklenen Sonuçlar: Diğer yöntemlerin yetersiz kaldığı "ileri derece incelme" vakalarında dahi foliküler yenilenme sağlar. Etkisi yıllar boyu süren bu yöntem, saç yoğunluğunu doğal yollarla artırmanın en ileri yoludur.
Saç ekimi artık sadece bir operasyon değil, Alife bünyesinde bir "mikro-cerrahi sanat" olarak kabul edilir. Geleneksel yöntemlerin aksine, 2026'da kullanılan Safir FUE ve DHI teknikleri, dikişsiz ve izsiz bir süreç sunar.
Uygulama Aşamaları: FUE tekniğinde greftler mikro-motorlar ile tek tek toplanır ve doğal saç yönüne uygun safir uçlarla açılan kanallara yerleştirilir. DHI (Direct Hair Implantation) tekniğinde ise kanallar önceden açılmaz; greftler "Choi Pen" adı verilen özel medikal kalemlerle doğrudan deri altına yerleştirilir.
Beklenen Sonuçlar: Maksimum greft yoğunluğu ve %99'a varan doğal görünüm başarısı. Operasyon sonrası iyileşme süreci, Alife'ın sunduğu teknolojik bakım kitleri sayesinde sadece 3-5 güne iner ve ekilen saçlar ömür boyu dökülmeme garantisiyle yerini alır.
Bu kaynaklar, saç dökülmesi tedavisinde dünya genelinde kabul görmüş "altın standart" protokolleri belirler:
Klinik Rehberler ve Uzman Konsensüsleri
- Actas Dermo-Sifiliográficas (2024/2025): Recommendations on the Clinical Management of Androgenetic Alopecia. [İncele]
- JAAD (2025): Clinical Guidelines for the Management of Alopecia Areata (JAK Inhibitors focus). [Kılavuz Linki]
- EADV (2024): Consensus on the Diagnosis and Treatment of Female Pattern Hair Loss. [Direkt Link]
Tanı Algoritmaları ve Trikoskopik Analiz
- MDPI Journal of Clinical Medicine (2025): A Three-Step Diagnostic Algorithm for Alopecia: Pattern Analysis. [Makale Linki]
- Rakowska, J. et al. (2025): Trichoscopy Standards and Norms for Scalp Parameters. [Kaynak Linki]
- Int. Journal of Trichology: The Diagnostic Value of the Pull Test and Phototrichogram. [Yayın Linki]
İleri Tedaviler ve Cerrahi Teknolojiler
- Stem Cell Research & Therapy (2025): Autologous Adipose-Derived Mesenchymal Stem Cells in Alopecia. [Faz III Sonuçları]
- Dermatologic Therapy (2025): PRP vs. Mesotherapy: A Meta-Analysis of Clinical Outcomes. [Meta-Analiz]
- Journal of Cosmetic Dermatology (2026): Technological Advancements in FUE and DHI Graft Survival. [Cerrahi Link]
Temel Literatür, Endokrinoloji ve Nutrisyon
- Bolognia, Fitzpatrick & Blume-Peytavi: Dermatoloji ve Saç Hastalıkları Temel Referans Kitapları.
- JCE & Metabolism: Hormonal Markers in Alopecia: When to Suspect Endocrine Disorders? [Endokrin Rehber]
- Nutrients (2025): The Role of Micronutrients (Zinc, Ferritin, Vitamin D) in Hair Follicle Cycling. [Beslenme Analizi]
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 26 Ocak 2026 07:27
Yayınlanma Tarihi: 26 Ocak 2026 06:54
Araştırma Yaptığınız Konu ve Hastalık Hakkında Uzman Hekimlerimize Danışarak Sizlere Geri Dönüş Sağl
Saç dökülmesi problemi yaşayan kişilerin teşhis ve tedavi için başvurması gereken ilk uzman Dermatoloji (Deri ve Zührevi Hastalıklar) doktorudur. Dermatoloji uzmanları, saç derisi ve saç köklerini dermatoskopik cihazlarla inceleyerek dökülmenin genetik mi, strese bağlı mı yoksa otoimmün bir hastalık kaynaklı mı olduğunu tespit ederler. Saç analizi sonrasında doktorunuz, dökülmeyi durdurmak için ilaç tedavisi, mezoterapi veya PRP gibi yöntemleri planlar. İlk muayene için hastanelerin Cildiye polikliniğinden randevu almanız gerekmektedir.
Hastanelerde saç dökülmesi, saç derisi hastalıkları, kepek ve saç kıran gibi şikayetler için randevu alınması gereken tıbbi birim Dermatoloji bölümüdür. Halk arasında bu bölüm Cildiye olarak da bilinmektedir. Saç dökülmesi eğer tiroid bozuklukları veya hormonal dengesizliklerden kaynaklanıyorsa, dermatolog sizi gerekli tetkikleri yaptıktan sonra Endokrinoloji veya Dahiliye bölümüne de yönlendirebilir. Ancak tedavi sürecinin yönetimi ve saç kökü analizi için birincil başvurulacak bölüm her zaman Dermatolojidir.
Saç dökülmesi şikayeti başladığında, vakit kaybetmeden bir Cildiye (Dermatoloji) uzmanına görünmelisiniz. Uzman hekim, öncelikle "çekme testi" ve kan tahlilleri ile dökülmenin şiddetini ölçer. Demir eksikliği, B12 eksikliği veya çinko yetersizliği gibi beslenme kaynaklı sorunlar olup olmadığını kontrol eder. Şikayetin kaynağına göre medikal şampuanlar, vitamin takviyeleri veya topikal losyonlar reçete edilir. Erken teşhis, saç foliküllerinin canlılığını yitirmeden kurtarılması için kritik öneme sahiptir.
Kronikleşen veya aniden başlayan saç dökülmesi sorunu için uzman bir Dermatologdan destek alınmalıdır. Dökülme sorunu erkek tipi (androjenik) dökülme ise genetik faktörler incelenir; kadın tipi dökülme ise hormonal testler ön plana çıkar. Saç dökülmesi sorununun altında yatan neden polikistik over sendromu veya insülin direnci gibi sistemik bir rahatsızlıksa, dermatolog diğer branşlarla (Dahiliye/Kadın Doğum) iş birliği yaparak tedavi sürecini yürütür. Kalıcı kellik oluşmaması için sorunun kaynağına inilmesi şarttır.
Yoğun kepek ve saç dökülmesi şikayetinin bir arada görülmesi, genellikle "Seboreik Dermatit" (yağlı egzama) veya mantar enfeksiyonlarını işaret eder. Bu durumda mutlaka Dermatoloji (Cildiye) doktoruna gidilmelidir. Saç derisindeki flora bozulduğunda saç kökleri nefes alamaz ve dökülme hızlanır. Doktorunuz, saç derisindeki kabuklanmayı ve kepeği gidermek için özel antifungal şampuanlar ve kortizonlu losyonlar önererek dökülmeyi durdurmayı hedefler.
Günde 100-150 telden fazla kayıp yaşıyorsanız, bu aşırı saç dökülmesi (Telogen Effluvium) olarak adlandırılır ve acilen Dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Aşırı dökülme genellikle ağır stres, travma, yanlış diyetler, doğum sonrası süreç veya geçirilen ağır enfeksiyonlar sonrası tetiklenir. Cildiye doktoru, saç döngüsünü normale döndürmek için saç köklerini besleyen destek tedavileri (biyotin, keratin, amino asit takviyeleri) ve enjeksiyon yöntemlerini devreye sokar.
Ailesel yatkınlığa bağlı genetik saç dökülmesi (kellik) tedavisi için Dermatoloji veya Medikal Estetik alanında uzmanlaşmış hekimlere başvurulur. Genetik dökülmelerde saç kökleri erkeklik hormonuna (DHT) karşı duyarlıdır. Dermatologlar bu süreci yavaşlatmak için minoksidil veya finasterid gibi etken maddeler içeren tedaviler uygulayabilir. İleri evrelerde ise doktorunuz sizi saç ekimi operasyonu için değerlendirmeye alarak uygun planlamayı yapar.
Kadınlarda görülen dökülmeler hormonal dalgalanmalarla (gebelik, menopoz vb.) yakından ilgili olduğu için süreç karmaşıktır. İlk olarak Dermatoloji doktoruna gidilmelidir. Eğer dermatolog, adet düzensizliği veya tüylenme artışı gibi belirtiler fark ederse hormon profili analizi için Endokrinoloji veya Jinekoloji konsültasyonu isteyebilir. Kadın tipi dökülmede demir depolarının (ferritin) kontrolü de dermatolog tarafından yapılan ilk işlemlerden biridir.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.