Sedef hastalığı tek bir görünümden ibaret değildir. En sık görülen form plak tipi sedef hastalığıdır. Bunun yanında özellikle çocuklar ve genç erişkinlerde görülebilen guttat sedef, cilt kıvrımlarını etkileyen ters sedef ve irin içeren kabarcıklarla seyreden püstüler sedef gibi farklı tipler bulunur.
Yaygın olarak değerlendirilen sedef hastalığı türleri şunlardır:
Bunların dışında saç derisi sedef hastalığı, tırnak sedefi ve avuç içi-ayak tabanı sedefi gibi bölgesel tutulumlar da klinik değerlendirmede ayrıca ele alınabilir. Bu bölgelerdeki sedef, hastalığın ayrı bir türünden çok, sedef hastalığının belirli anatomik alanlardaki görünümü olarak değerlendirilebilir.
Sedef hastalığı, ciltte farklı görünümlere ve belirtilere yol açabilen kronik, bağışıklık sistemi aracılı bir hastalıktır. Plak tipi, guttat, ters, püstüler ve eritrodermik sedef gibi farklı türleri bulunur. Bu türler; lezyonların görünümü, etkilenen bölgeler, başlangıç şekli ve hastalığın şiddetine göre birbirinden ayrılır. Bazı kişilerde birden fazla sedef tipi aynı dönemde görülebilir.
Bu türlerin görünümü birbirinden farklı olsa da aynı kişide birden fazla form görülebilir.
Plak tipi sedef hastalığı, sedef hastalığının en yaygın türüdür. Sedef hastalığı bulunan kişilerin yaklaşık %80-90'ında bu tip görülür. Cilt üzerinde belirgin sınırlı, kalınlaşmış ve kabarık plaklar oluşur. Bu plakların üzeri çoğunlukla beyazımsı veya gümüş renkli pullarla kaplıdır.
Plaklar tek bir bölgede bulunabileceği gibi vücudun farklı alanlarına da yayılabilir. Özellikle:
görülmesi yaygındır.
Plakların büyüklüğü kişiden kişiye değişebilir. Küçük lezyonlar zaman içerisinde birleşerek daha geniş alanları kaplayabilir.
Plak tipi sedefte en dikkat çekici bulgu kalın, kızarık ve pullu cilt plaklarıdır. Kaşıntı da sık görülen belirtilerden biridir.
Bazı kişilerde plaklar hafif olabilirken bazı kişilerde kalınlaşarak belirgin hale gelebilir. Kaşımak, ciltte tahrişe neden olabileceği gibi sedef plaklarının kalınlaşmasına da katkıda bulunabilir.
Plak tipi sedef saç derisinde bulunduğunda saçların arasında kalın pullanma görülebilir. Saç çizgisini aşarak alın, ense veya kulak çevresine uzanması da mümkündür.
Guttat sedef hastalığı, ciltte çok sayıda küçük, damla şeklinde ve pullu lezyonların ortaya çıkmasıyla karakterize bir sedef türüdür. “Guttat” kelimesi damla görünümünü ifade eder.
Bu tip özellikle çocuklarda ve genç erişkinlerde görülebilir. Bazı kişilerde sedef hastalığının ilk ortaya çıkış şekli olabilir.
Guttat sedefte lezyonlar çoğunlukla gövde, kollar ve bacaklarda görülür. Bununla birlikte yüz, saç derisi ve kulaklarda da ortaya çıkabilir.
Guttat sedef hastalığının ortaya çıkmasında bazı enfeksiyonların rol oynadığı düşünülmektedir. Özellikle streptokok bakterilerinin neden olduğu boğaz enfeksiyonları sonrasında guttat sedef gelişebilir. Lezyonlar enfeksiyondan yaklaşık birkaç hafta sonra ortaya çıkabilir.
Ancak her boğaz enfeksiyonu geçiren kişide guttat sedef gelişmez. Genetik yatkınlık ve bağışıklık sistemiyle ilişkili faktörler de hastalığın ortaya çıkmasında rol oynayabilir.
Guttat sedef hastalığı bazı kişilerde haftalar veya aylar içerisinde belirgin şekilde gerileyebilir. Ancak hastalığın seyri önceden kesin olarak öngörülemez.
Bazı kişilerde guttat sedef tamamen temizlendikten sonra tekrar ortaya çıkmayabilir. Bazı kişilerde ise ilerleyen yıllarda plak tipi sedef hastalığı gelişebilir. Bu nedenle belirtiler gerilese bile dermatoloji takibi gerekebilir.
Ters sedef hastalığı, cildin birbirine temas ettiği veya kıvrım oluşturduğu bölgelerde ortaya çıkan sedef türüdür. Tıbbi kaynaklarda intertriginöz veya fleksural sedef olarak da adlandırılabilir.
En sık görülebileceği bölgeler:
Ters sedef, klasik plak tipi sedeften görünüm açısından farklı olabilir.
Ters sedefte cilt genellikle parlak, düz, kızarık ve hassas görünür. Klasik plak sedefte görülen gümüş-beyaz pullanma, cilt kıvrımlarındaki nem nedeniyle çok daha az belirgin olabilir veya hiç görülmeyebilir.
Cilt kıvrımlarında sürtünme ve terleme belirtileri artırabilir. Bu nedenle ters sedef bazen mantar enfeksiyonları veya diğer kıvrım bölgesi hastalıklarıyla karıştırılabilir.
Özellikle koltuk altı, kasık veya meme altında uzun süre devam eden kızarıklık ve hassasiyet varsa dermatoloji değerlendirmesi önemlidir.
Püstüler sedef hastalığı, cilt üzerinde irinle dolu gibi görünen küçük kabarcıkların yani püstüllerin oluşmasıyla karakterizedir. Bu kabarcıkların görünümü enfeksiyona benzeyebilir ancak sedef hastalığındaki püstüller bakteriyel enfeksiyon anlamına gelmez.
Püstüler sedef hastalığı farklı şekillerde görülebilir. Bazı formlarda el ve ayaklarla sınırlı kalırken, jeneralize püstüler sedef hastalığında vücudun geniş bir bölümünde püstüller ortaya çıkabilir.
Püstüler sedefte:
görülebilir.
Jeneralize püstüler sedefte ise cilt belirtilerine ateş, titreme, halsizlik, kas güçsüzlüğü ve hızlı nabız gibi sistemik belirtiler eşlik edebilir. Bu tablo ciddi olabileceğinden acil tıbbi değerlendirme gerekir.
Hay üstüler sedef hastalığında görülen püstüller enfeksiyon nedeniyle oluşmadığı için hastalık kişiden kişiye bulaşmaz.
Ancak püstüllerin görünümü enfeksiyonla karıştırılabileceğinden, özellikle yaygın kabarcıklar veya ateş eşlik ediyorsa doktor değerlendirmesi gerekir.
Eritrodermik sedef hastalığı, sedef hastalığının nadir fakat ciddi formlarından biridir. Vücudun çok büyük bir bölümünde yoğun kızarıklık, soyulma ve cilt hassasiyeti ortaya çıkabilir.
Cilt yüzeyinin geniş bir bölümünün etkilenmesi, vücudun ısı ve sıvı dengesinin bozulmasına neden olabileceğinden bu durum tıbbi açıdan acil kabul edilir.
Eritrodermik sedef bazı kişilerde daha önceden bulunan plak tipi sedefin ağırlaşmasıyla gelişebilir. Kontrolsüz veya şiddetli sedef, bazı ilaç değişiklikleri ve çeşitli tetikleyiciler bu tabloyla ilişkilendirilebilir.
Eritrodermik sedefte cildin büyük bölümünde:
gibi belirtiler görülebilir.
Vücudun geniş bir bölümünü etkileyen ani kızarıklık ve soyulma, özellikle ateş veya genel durum bozukluğuyla birlikteyse acil tıbbi değerlendirme gerektirir.
Sedef hastalığı türleri arasındaki temel farklılıklar lezyonların görünümü, yerleşimi ve hastalığın başlangıç şekli üzerinden değerlendirilir.
Plak tipi sedef, kalın ve pullu plaklarla karakterizedir ve en sık görülen formdur. Guttat sedef daha küçük, damla şeklindeki lezyonlarla ortaya çıkar. Ters sedef cilt kıvrımlarında düz ve parlak kızarıklık oluştururken, püstüler sedef irinli görünümlü kabarcıklarla seyreder. Eritrodermik sedef ise vücudun çok geniş bölümünü etkileyen ciddi bir tablodur.
En sık görülen sedef hastalığı türü plak tipi sedef hastalığıdır. Amerikan Dermatoloji Akademisi'ne göre sedef hastalığı olan kişilerin yaklaşık %80-90'ında plak tipi sedef görülür.
Plak tipi sedef özellikle diz, dirsek, bel ve saç derisinde görülebilir. Bununla birlikte vücudun herhangi bir bölgesinde ortaya çıkabilir.
Sedef hastalığının hangi bölgede ortaya çıktığı, hastalığın görünümünü de etkileyebilir. Örneğin dirsek ve dizlerde kalın plaklar belirgin olabilirken cilt kıvrımlarında ters sedef daha düz ve parlak bir görünüm oluşturabilir.
Sedef hastalığı vücudun yalnızca tek bir bölgesinde bulunmak zorunda değildir. Aynı kişide saç derisi, tırnaklar, eklemler ve cildin farklı bölgeleri birlikte etkilenebilir.
Sedef hastalığının hangi bölgede ortaya çıktığı, hastalığın görünümünü de etkileyebilir. Örneğin dirsek ve dizlerde kalın plaklar belirgin olabilirken cilt kıvrımlarında ters sedef daha düz ve parlak bir görünüm oluşturabilir.
Sedef hastalığı vücudun yalnızca tek bir bölgesinde bulunmak zorunda değildir. Aynı kişide saç derisi, tırnaklar, eklemler ve cildin farklı bölgeleri birlikte etkilenebilir.
Evet, bir kişide birden fazla sedef görünümü aynı dönemde ortaya çıkabilir. Örneğin plak tipi sedef bulunan bir kişide daha sonra guttat, ters veya başka bir sedef tipi gelişebilir.
Ayrıca aynı kişinin vücudunun farklı bölgelerinde sedef farklı görünebilir. Cilt kıvrımlarındaki lezyonlar klasik plak sedefinden farklı görünürken, dirseklerde veya dizlerde daha kalın plaklar bulunabilir.
Bu nedenle sedef hastalığının yalnızca tek bir görüntü üzerinden değerlendirilmesi yerine hastanın tüm cilt bulguları ve varsa tırnak ve eklem belirtileri birlikte ele alınmalıdır.
Sedef hastalığı türlerinin tanısında temel olarak dermatolojik muayene kullanılır. Doktor lezyonların görünümünü, dağılımını, pullanmanın özelliklerini ve vücudun diğer bölgelerindeki bulguları değerlendirir.
Tanı sırasında şu noktalar dikkate alınabilir:
Sedef hastalığı bazı durumlarda egzama, seboreik dermatit, mantar enfeksiyonları ve diğer cilt hastalıklarıyla karışabilir. Tanının belirsiz olduğu durumlarda deri biyopsisi gibi ek incelemeler gerekebilir.
Sedef hastalığında tek bir tedavi yöntemi bütün hastalar için uygun değildir. Tedavi seçilirken sedef hastalığının türü, yaygınlığı, şiddeti, bulunduğu bölge, kişinin yaşam kalitesine etkisi ve eşlik eden hastalıklar dikkate alınır.
Hafif ve sınırlı hastalıkta çoğunlukla cilde uygulanan tedaviler kullanılabilir. Bunlar arasında kortikosteroidler, D vitamini türevleri ve bazı durumlarda pullanmayı azaltan tedaviler bulunabilir.
Daha yaygın veya orta-şiddetli hastalıkta fototerapi, sistemik ilaçlar veya biyolojik tedaviler değerlendirilebilir. Hangi tedavinin seçileceği hastalığın tipine göre de değişebilir.
Özellikle püstüler ve eritrodermik sedefte tedavi geciktirilmemelidir. Yaygın püstüllerle birlikte ateş veya titreme ya da vücudun büyük bölümünü kaplayan kızarıklık ve soyulma ortaya çıkması durumunda acil tıbbi yardım alınmalıdır.
Tedavinin süresi sedef hastalığının türüne ve şiddetine göre değişir. Hafif plak tipi sedefte yalnızca bölgesel tedavi yeterli olabilirken, yaygın veya tekrarlayan hastalıkta uzun süreli takip gerekebilir.
Guttat sedef bazı kişilerde birkaç ay içerisinde gerileyebilir. Buna karşılık kronik plak sedefinde hastalık uzun süreli seyredebilir ve dönem dönem alevlenebilir. Bu nedenle tedavinin amacı yalnızca mevcut lezyonları azaltmak değil, hastalığı uzun vadede kontrol altında tutmak ve yeni alevlenmelerin etkisini azaltmaktır.
Sedef hastalığının görünümü zaman içerisinde değişebilir. Örneğin plak tipi sedefi bulunan bir kişide enfeksiyon gibi tetikleyiciler sonrasında guttat sedef benzeri yaygın küçük lezyonlar ortaya çıkabilir. Bazı kişilerde farklı sedef tipleri aynı anda görülebilir.
Bu değişiklikler her zaman hastalığın daha ağır hale geldiği anlamına gelmez. Ancak yeni ve alışılmadık bir döküntü ortaya çıktığında bunun sedefin farklı bir formu mu yoksa başka bir cilt hastalığı mı olduğunun belirlenmesi gerekir.
Sedef hastalığı yalnızca cildi etkileyen bir hastalık değildir. Bazı kişilerde psöriatik artrit olarak adlandırılan eklem hastalığı gelişebilir.
Eklem ağrısı, eklemde şişlik, hareket kısıtlılığı veya özellikle sabahları belirgin olan eklem sertliği gibi belirtiler ortaya çıkarsa dermatoloji veya romatoloji değerlendirmesi gerekebilir.
Özellikle tırnak sedefi bulunan kişilerde eklem belirtilerinin fark edilmesi önemlidir. Sedef hastalığı ile eklem tutulumu arasındaki ilişki nedeniyle cilt belirtileriyle birlikte eklem yakınmalarının da doktora bildirilmesi gerekir.
Sedef hastalığının çoğu formu acil yaşam tehdidi oluşturan hastalıklar değildir, ancak hastalığın bazı nadir ve ağır formları ciddi olabilir.
Özellikle:
gibi belirtiler varsa acil değerlendirme gerekir. Jeneralize püstüler sedef ve eritrodermik sedef ciddi komplikasyonlara yol açabileceğinden gecikmeden tıbbi yardım alınmalıdır.
Ciltte yeni başlayan ve geçmeyen kızarıklık, pullanma veya kabarıklıkların sedef hastalığı olup olmadığı kesin olarak görünüm üzerinden anlaşılmayabilir. Bu nedenle özellikle belirtiler tekrarlıyor veya yayılıyorsa dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır.
Aşağıdaki durumlarda değerlendirme önemlidir:
Vücudun büyük bölümünde ani kızarıklık ve soyulma, yaygın püstüller, ateş veya titreme ortaya çıkması ise beklenmeden acil tıbbi değerlendirme gerektirir.
Sedef hastalığı türlerinin değerlendirilmesi için öncelikle Dermatoloji (Cildiye) bölümüne başvurulmalıdır.
Dermatoloji uzmanı cilt lezyonlarını değerlendirerek sedef hastalığının türü ve yaygınlığı hakkında değerlendirme yapabilir. Gerekli durumlarda tırnak ve eklem bulguları da incelenir.
Eklem ağrısı veya şişliği gibi belirtiler bulunması halinde tedavi sürecine Romatoloji uzmanının dahil edilmesi gerekebilir.
Sedef hastalığının farklı türleri birbirinden farklı görünüm ve belirtilerle ortaya çıkabildiği için doğru tanı, tedavi planının oluşturulmasında önemli bir yere sahiptir. Plak, guttat, ters, püstüler veya eritrodermik sedef gibi farklı tabloların değerlendirilmesi dermatoloji uzmanı tarafından yapılabilir.
Muayene sırasında ciltteki lezyonların yanı sıra saç derisi, tırnaklar ve gerekli durumlarda eklem şikâyetleri de değerlendirilir. Hastalığın türü, yaygınlığı ve şiddetine göre kişiye uygun tedavi yaklaşımı planlanır.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Randevu ve sağlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için size en uygun iletişim kanalını seçebilirsiniz.