Sedef hastalığı, tıp dilinde psoriasis olarak adlandırılan kronik bir bağışıklık sistemi hastalığıdır. Bağışıklık sistemindeki düzensizlikler cilt hücrelerinin normalden daha hızlı üretilmesine yol açar. Yeni hücrelerin cilt yüzeyinde kısa sürede birikmesi, sedef hastalığında görülen kalınlaşmış ve pullu cilt alanlarının oluşmasına neden olur.
Sedef hastalığı kişiden kişiye değişen bir seyir gösterebilir. Bazı kişilerde yalnızca küçük cilt bölgelerinde hafif plaklar görülürken, bazı kişilerde vücudun daha geniş alanları etkilenebilir. Hastalık dönem dönem alevlenebilir ve ardından belirtilerin azaldığı veya tamamen kaybolduğu dönemler yaşanabilir.
Sedef hastalığı bulaşıcı değildir. Sedef hastalığı olan bir kişiye dokunmak, aynı havuzu kullanmak veya cinsel ilişki yoluyla hastalık başka bir kişiye geçmez.
Sedef hastalığı (psoriasis), bağışıklık sisteminin rol oynadığı, cilt hücrelerinin normalden hızlı yenilenmesine neden olan kronik ve iltihaplı bir cilt hastalığıdır. Özellikle dirsek, diz, saç derisi ve bel bölgesinde kalın, kızarık ve pullu plaklar oluşabilir. Kaşıntı, kuruluk, yanma ve hassasiyet görülebilir. Bazı kişilerde tırnaklar ve eklemler de etkilenebilir.
Sedef hastalığının tıbbi adı psoriasistir. Halk arasında sedef, sedef hastalığı veya sedef cilt hastalığı olarak ifade edilir.
“Sedef” adı, özellikle plak tipi hastalıkta görülebilen beyazımsı veya gümüş renkli pullanmaların sedef görünümünü andırmasından kaynaklanır.
Sedef hastalığının başlangıcı kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişilerde küçük, kızarık ve pullu bir alanla başlayan hastalık zamanla genişleyebilir. Bazı kişilerde ise özellikle enfeksiyon sonrasında vücudun farklı bölgelerinde çok sayıda küçük lezyon ortaya çıkabilir.
Sedef hastalığının ilk belirtileri arasında şunlar bulunabilir:
İlk lezyonların nerede ortaya çıkacağı hastalığın türüne göre değişebilir. Saç derisi, dirsekler, dizler ve bel bölgesi sık tutulan alanlar arasındadır. Ancak sedef hastalığı cildin herhangi bir bölgesinde ortaya çıkabilir.
Sedef hastalığının belirtileri hastalığın türüne, vücuttaki yaygınlığına ve etkilenen bölgeye göre değişir.
En sık görülen belirtiler:
Sedef hastalığının görünümü cilt tonuna ve hastalığın tipine göre farklılaşabilir. Bu nedenle yalnızca internet üzerindeki görsellere bakarak kesin tanı koymak doğru değildir.
Evet, sedef hastalığı kaşıntı yapabilir. Özellikle kalın ve kuru plaklar kaşıntıya neden olabilir. Bazı kişilerde kaşıntı hafif seyrederken bazı kişilerde günlük yaşamı ve uykuyu etkileyebilecek kadar şiddetli olabilir.
Kaşınan bölgeyi sürekli kaşımak ciltte tahrişe ve yaralanmaya neden olabilir. Bu nedenle kaşıntının yalnızca bastırılması yerine sedef hastalığının kontrol altına alınması önemlidir.
Sedef hastalığı vücudun farklı bölgelerinde görülebilir. En sık etkilenen alanlar arasında dirsekler, dizler, saç derisi ve bel bölgesi bulunur. Bununla birlikte eller, ayaklar, tırnaklar, yüz, kulak çevresi, genital bölge ve cilt kıvrımları da etkilenebilir.
Sedef hastalığının tek bir nedeni yoktur. Hastalığın gelişiminde bağışıklık sistemi, genetik yatkınlık ve çevresel tetikleyicilerin birlikte rol oynadığı düşünülmektedir. Bağışıklık sisteminin cilt hücrelerini etkileyen anormal yanıtı, cilt hücrelerinin normalden hızlı çoğalmasına neden olur.
Bazı kişilerde genetik yatkınlık bulunmasına rağmen hastalık hiçbir zaman ortaya çıkmayabilir. Bunun nedeni, genetik yatkınlığın tek başına yeterli olmaması ve bazı çevresel veya yaşam tarzıyla ilişkili faktörlerin hastalığı tetikleyebilmesidir.
Sedef hastalığı bulunan kişilerde bazı faktörler alevlenmeleri tetikleyebilir. Ancak tetikleyiciler kişiden kişiye değişebilir.
Yaygın tetikleyiciler arasında:
Bu nedenle “sedef hastalığının psikolojik nedeni nedir?” sorusunun yanıtı, hastalığın yalnızca psikolojik kaynaklı olmadığıdır. Stres bazı kişilerde hastalığın başlamasını veya alevlenmesini tetikleyebilir ancak sedef hastalığını yalnızca stresle açıklamak doğru değildir.
Sedef hastalığında genetik yatkınlık önemli bir faktördür. Ailesinde sedef hastalığı bulunan kişilerde hastalığın gelişme ihtimali artabilir. Ancak sedef hastalığı yalnızca kalıtsal bir hastalık değildir.
Genetik yatkınlığı bulunan bir kişinin mutlaka sedef hastalığı geliştirmesi gerekmez. Çevresel faktörler ve bağışıklık sistemiyle ilişkili mekanizmalar da hastalığın ortaya çıkmasında rol oynar.
Sedef hastalığının farklı klinik tipleri bulunur. Aynı kişide birden fazla sedef tipi de görülebilir.
Plak tipi sedef hastalığı, sedef hastalığının en yaygın türüdür. Kalın, kabarık ve pullu plaklar oluşturur. En sık dizler, dirsekler, saç derisi ve bel bölgesinde görülse de cildin farklı bölgelerini etkileyebilir.
Guttat sedef hastalığı, özellikle çocuklar ve genç erişkinlerde görülebilen, vücutta çok sayıda küçük ve damla benzeri lezyonla karakterize bir sedef tipidir.
Bazı vakalarda boğaz enfeksiyonu gibi enfeksiyonların ardından ortaya çıkabilir. Guttat sedef hastalığı bazı kişilerde haftalar veya aylar içinde gerileyebilirken, bazı kişilerde daha uzun sürebilir veya ilerleyen dönemlerde plak tipi sedef gelişebilir.
Ters sedef hastalığı, cilt kıvrımlarında ortaya çıkan sedef tipidir. Koltuk altı, kasık, göbek çevresi veya cilt yüzeylerinin birbirine temas ettiği bölgelerde görülebilir.
Bu bölgelerde cilt daha nemli olduğu için klasik sedefte görülen belirgin pullanma daha az olabilir.
Püstüler sedef hastalığında cilt üzerinde irin benzeri sıvı içeren kabarcıklar oluşabilir. Bazı formları özellikle el ve ayaklarda görülürken, genelleşmiş püstüler sedef vücudun geniş alanlarını etkileyebilir.
Yaygın kızarıklık, püstüller, ateş, titreme veya belirgin halsizlik gibi belirtilerle seyreden tablolar acil tıbbi değerlendirme gerektirebilir.
Eritrodermik sedef, vücudun çok geniş bölümünü etkileyebilen nadir fakat ciddi bir sedef formudur. Yaygın kızarıklık, yoğun soyulma, ağrı, ısı değişiklikleri ve sistemik belirtiler görülebilir.
Vücudun büyük bölümünü kaplayan yaygın kızarıklık veya soyulma, ateş ve titreme gibi belirtiler ortaya çıktığında acil tıbbi değerlendirme gerekir.
Saç derisi sedef hastalığı, saçlı deride kızarıklık, kalınlaşma, pullanma ve kaşıntıya neden olabilir. Lezyonlar yalnızca saçlı deriyle sınırlı kalmayıp alın, ense veya kulak çevresine doğru uzanabilir. Çok kalın plakların bulunduğu bazı durumlarda geçici saç dökülmesi görülebilir.
Saç derisindeki sedef hastalığının tedavisi, vücudun diğer bölgelerindeki sedef hastalığından farklı ürün veya uygulamalar gerektirebilir. Bu nedenle sedef hastalığı şampuanı veya başka bir ürün seçmeden önce dermatoloji değerlendirmesi yapılması önemlidir.
Sedef hastalığı tırnakları da etkileyebilir. Tırnak tutulumu;
şeklinde görülebilir.
Tırnak değişiklikleri mantar enfeksiyonu gibi başka hastalıklarla da benzer görünebildiğinden kesin değerlendirme dermatoloji uzmanı tarafından yapılmalıdır.
Evet, sedef hastalığı bazı kişilerde psöriatik artrit adı verilen eklem hastalığıyla ilişkili olabilir. Eklem ağrısı, şişlik, hassasiyet ve özellikle sabahları belirgin olan eklem sertliği görülebilir. Parmak veya ayak parmaklarının tamamında şişme ve topuk çevresinde ağrı da ortaya çıkabilir.
Sedef hastalığı olan kişilerde yeni başlayan ve devam eden eklem ağrısı veya şişliği varsa dermatoloji ve gerektiğinde romatoloji değerlendirmesi önemlidir. Erken değerlendirme eklem hasarının önlenmesi açısından önem taşıyabilir.
Sedef hastalığı ve egzama birbirine benzeyebilir ancak aynı hastalık değildir.
Sedef hastalığında genellikle daha belirgin sınırlı, kalın ve pullu plaklar görülürken egzamada kızarıklık, kuruluk, kaşıntı ve bazen sıvı sızdıran lezyonlar görülebilir. Bununla birlikte yalnızca görünüm üzerinden kesin ayrım yapmak her zaman mümkün değildir.
Özellikle tedaviye yanıt vermeyen veya tekrarlayan cilt lezyonlarında dermatoloji uzmanının değerlendirmesi gerekir.
Sedef hastalığı çoğunlukla dermatoloji uzmanının cildi, saç derisini ve tırnakları muayene etmesiyle değerlendirilir. Doktor ayrıca kaşıntı, eklem yakınmaları, aile öyküsü ve hastalığın ne zaman başladığı gibi bilgileri sorgular.
Tipik görünüme sahip vakalarda ek test gerekmeyebilir. Ancak sedef hastalığı ile başka cilt hastalıkları arasında ayrım yapmak gerektiğinde cilt biyopsisi yapılabilir. Biyopsi sırasında küçük bir cilt örneği alınarak mikroskop altında incelenir.
Sedef hastalığının tedavisi; hastalığın türüne, yaygınlığına, etkilenen bölgelere, belirtilerin şiddetine ve kişinin genel sağlık durumuna göre belirlenir.
Sedef hastalığı tedavisinde kullanılabilecek yöntemler arasında:
bulunabilir. Tek bir tedavi bütün hastalar için en iyi seçenek değildir. Tedavi dermatoloji uzmanı tarafından kişiye özel olarak planlanır.
Hafif veya sınırlı sedef hastalığında cilde uygulanan tedaviler önemli bir yere sahiptir. Kullanılabilecek ürünler arasında bazı kortikosteroidler, D vitamini analogları, salisilik asit içeren ürünler ve belirli bölgelerde kullanılan topikal kalsinörin inhibitörleri bulunabilir.
Ancak “sedef hastalığı için en etkili krem” bütün hastalar için aynı değildir. Özellikle kortizon içeren kremlerin yanlış bölgede, uygun olmayan güçte veya uzun süre kontrolsüz kullanılması istenmeyen etkilere yol açabilir.
Bu nedenle internetten veya çevreden önerilen bir kremi dermatoloji değerlendirmesi olmadan kullanmak yerine hastalığın türüne ve bulunduğu bölgeye göre tedavi seçilmelidir.
Daha yaygın, şiddetli veya topikal tedavilere yeterince yanıt vermeyen sedef hastalığında sistemik tedaviler gündeme gelebilir. Bu tedaviler ağızdan alınan ilaçları, enjeksiyonları ve biyolojik tedavileri içerebilir.
Biyolojik ilaçlar bağışıklık sistemindeki sedef hastalığıyla ilişkili belirli mekanizmaları hedefleyen tedavilerdir. Hangi ilacın kullanılacağı; hastalığın şiddeti, eklem tutulumu, diğer sağlık sorunları ve önceki tedavilere verilen yanıt gibi faktörlere göre belirlenir.
Bu nedenle “sedef hastalığı iğne isimleri” veya “en etkili sedef ilacı” şeklinde tek bir ilaç üzerinden değerlendirme yapmak doğru değildir.
Fototerapi, belirli hastalarda sedef tedavisinde kullanılabilen yöntemlerden biridir. Kontrollü şekilde uygulanan ultraviyole ışık tedavisi, ciltteki sedef lezyonlarının kontrol edilmesine yardımcı olabilir.
Fototerapi güneşlenmekle aynı şey değildir. Tedavi amacıyla kullanılan ışık uygulamalarının süresi ve dozu kontrollü şekilde belirlenir.
Sedef hastalığı çoğu kişide kronik bir hastalıktır. Günümüzde hastalığı herkes için kalıcı olarak ortadan kaldıran tek bir tedavi bulunmamaktadır. Bununla birlikte uygun tedaviyle belirtiler önemli ölçüde kontrol altına alınabilir ve bazı kişilerde cilt uzun süre tamamen veya büyük ölçüde temizlenebilir.
Bu nedenle “sedef hastalığı geçer mi?” sorusunun yanıtı, hastalığın tamamen ve kalıcı olarak ortadan kalkmasından ziyade kontrol altına alınmasının mümkün olduğudur.
Bazı sedef türlerinde, özellikle guttat sedefte, belirtiler tamamen gerileyebilir. Ancak ileride tekrar ortaya çıkıp çıkmayacağını önceden kesin olarak söylemek mümkün değildir.
Bazı hafif vakalarda belirtiler dönemsel olarak azalabilir veya tamamen kaybolabilir. Ancak sedef hastalığı kronik bir hastalık olduğundan belirtilerin kaybolması hastalığın kesin olarak ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Tedavi ihtiyacı; hastalığın türüne, yaygınlığına ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisine göre değerlendirilmelidir.
Sedef hastalığının kontrolünde kişiye uygun tedavinin yanı sıra cilt bakımına dikkat edilmesi, tetikleyicilerin belirlenmesi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının sürdürülmesi önemlidir.
Özellikle:
Sedef hastalığı için herkes için geçerli tek bir sedef diyeti bulunmamaktadır. Beslenmenin hastalığı tek başına tedavi ettiği veya belirli bir yiyeceğin sedefi kesin olarak geçirdiği gösterilmiş değildir.
Bununla birlikte genel olarak sebze, meyve, tam tahıl, baklagiller, uygun protein kaynakları ve sağlıklı yağları içeren dengeli bir beslenme düzeni tercih edilebilir.
Fazla kilo ve metabolik sağlık sorunları sedef hastalığıyla birlikte görülebileceğinden, kişiye uygun sağlıklı beslenme ve kilo yönetimi genel sağlık açısından önemlidir.
Sedef hastalığı bulunan herkes için kesin olarak yasaklanmış tek bir yiyecek listesi yoktur. Bazı kişiler belirli yiyecek veya içeceklerin ardından belirtilerinde artış fark edebilir.
Bu nedenle “sedef hastalığında yasak yiyecekler” şeklinde herkese uygulanabilecek katı bir liste oluşturmak doğru değildir. Kişisel olarak belirtileri tetiklediği düşünülen gıdalar bir uzman eşliğinde değerlendirilebilir.
Glutensiz beslenme veya belirli gıda takviyeleri de herkese rutin olarak önerilmez. Özellikle vitamin ve mineral takviyeleri eksiklik gösterilmeden gelişigüzel kullanılmamalıdır.
Sedef hastalığında günlük cilt bakımı tedaviyi destekleyebilir. Düzenli nemlendirme, cildi tahriş etmekten kaçınma ve kişisel tetikleyicilerin fark edilmesi bazı kişilerde alevlenmelerin kontrolüne yardımcı olabilir.
Cildi sert şekilde ovalamak, kabukları zorla kaldırmak veya doktor önerisi olmadan güçlü ilaç ve kremler kullanmak ise tahrişe neden olabilir.
Sedef hastalığına evde kesin çözüm sağlayan kanıtlanmış tek bir yöntem bulunmamaktadır. Evde yapılan uygulamalar tıbbi tedavinin yerine geçmemelidir.
Aloe vera, çeşitli bitkisel yağlar, sabunlar veya farklı doğal ürünler sedef hastalığı için internette sıkça önerilebilir. Ancak bitkisel veya doğal olması bir ürünün etkili ve güvenli olduğu anlamına gelmez.
Bazı ürünler ciltte tahrişe veya alerjik reaksiyona yol açabilir. Ayrıca bitkisel ürünlerin doktor tarafından verilen tedavilerin yerine kullanılması hastalığın kontrolünü geciktirebilir.
Bu nedenle aloe vera, bıttım sabunu, çeşitli otlar veya diğer doğal ürünler kullanılmadan önce dermatoloji uzmanına danışılması daha güvenlidir.
Sedef hastalığı çoğu zaman doğrudan yaşamı tehdit eden bir hastalık değildir. Ancak hastalığın yaygın ve şiddetli olması yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir.
Ayrıca sedef hastalığı yalnızca ciltle sınırlı bir hastalık olarak değerlendirilmemelidir. Bazı kişilerde psöriatik artrit ve başka sağlık sorunlarıyla ilişkili olabilir. Bu nedenle hastalığın düzenli takip edilmesi önemlidir.
Özellikle vücudun geniş bölümünü etkileyen yaygın kızarıklık, ateş, titreme, ciddi ağrı veya püstüller gibi belirtiler acil değerlendirme gerektirebilir.
Yaygın plak tipi sedef hastalığı genellikle doğrudan ölümcül değildir. Ancak nadir görülen eritrodermik ve bazı yaygın püstüler sedef tabloları ciddi ve acil tıbbi değerlendirme gerektiren durumlara dönüşebilir.
Bu nedenle “sedef hastalığı zararsızdır” şeklinde genelleme yapmak da doğru değildir. Hastalığın türü ve yaygınlığı önemlidir.
Sedef hastalığı doğrudan bir cilt kanseri değildir ve sedef plaklarının kansere dönüşmesi şeklinde bir süreçten söz edilmez.
Bununla birlikte sedef hastalığı olan kişilerde bazı başka sağlık sorunlarının görülme riski genel topluma göre farklı olabilir. Bu nedenle düzenli sağlık kontrolleri ve dermatoloji takibi önemlidir.
Çocuklarda sedef hastalığı görülebilir ve çocuklarda hastalığın farklı tipleri ortaya çıkabilir. Guttat sedef çocuklar ve genç erişkinlerde özellikle görülebilen tiplerden biridir.
Bebeklerde ise sedef hastalığı daha nadir görülür ve bazı cilt hastalıkları benzer görünebildiğinden tanının dermatoloji uzmanı tarafından konulması önemlidir.
Sedef hastalığı hem kadınlarda hem erkeklerde görülebilir. Hastalığın belirtileri ve tedavi yaklaşımı yalnızca cinsiyete göre belirlenmez.
Bununla birlikte gebelik, emzirme dönemi, kullanılan ilaçlar ve eşlik eden hastalıklar tedavi seçiminde önem taşıyabilir.
Sedef hastalığı hamilelik sırasında devam edebilir, azalabilir veya alevlenebilir. Gebelik döneminde kullanılabilecek tedaviler konusunda özel değerlendirme gerekir.
Hamilelik planlayan veya hamile olan kişilerin kullandıkları sedef ilaçlarını kendi kendilerine bırakmaları ya da değiştirmeleri yerine dermatoloji ve gerektiğinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla görüşmeleri gerekir.
Sedef hastalığı bazı kişilerde cinsel yaşamı dolaylı olarak etkileyebilir. Özellikle genital bölgede lezyon bulunması ağrı, tahriş veya utanma gibi sorunlara neden olabilir. Bunun yanında cilt görünümüne ilişkin kaygılar ve psikolojik etkiler de cinsel yaşamı etkileyebilir.
Sedef hastalığının cinsel yolla bulaşmadığı unutulmamalıdır.
Sedef hastalığı olan kişilerin lazer epilasyon yaptırıp yaptıramayacağı; hastalığın aktif olup olmamasına, uygulanacak bölgeye ve cildin durumuna göre değerlendirilmelidir.
Ciltte oluşan travma veya tahriş bazı kişilerde sedef lezyonlarını tetikleyebileceğinden aktif lezyonların bulunduğu bölgelere işlem uygulanması konusunda dermatoloji uzmanının görüşü alınmalıdır.
Sedef hastalığının tanı ve tedavisi için Dermatoloji (Cildiye) bölümüne başvurulmalıdır.
Eklem ağrısı, eklem şişliği veya sabah tutukluğu gibi psöriatik artrit düşündürebilecek belirtiler varsa dermatoloji uzmanı gerekli gördüğünde Romatoloji değerlendirmesi de isteyebilir.
Ciltte geçmeyen, tekrarlayan, pullanan veya kaşıntılı plaklar oluştuğunda dermatoloji değerlendirmesi yapılması önerilir. Özellikle belirtiler giderek yayılıyorsa, tırnaklarda değişiklikler ortaya çıkıyorsa veya eklem ağrısı eşlik ediyorsa değerlendirme önemlidir.
Vücudun büyük bölümünde ani ve yaygın kızarıklık, yoğun soyulma, ateş, titreme, ciddi halsizlik veya yaygın püstüller varsa acil tıbbi değerlendirme gerekir.
Sedef hastalığında hastalığın türü, vücudun hangi bölgelerini etkilediği, cilt tutulumunun yaygınlığı, tırnak veya eklem tutulumu ve kişinin yaşam kalitesi tedavi planını etkiler.
Bu nedenle aynı krem veya ilacın her hastada aynı sonucu vermesi beklenmez. Dermatoloji uzmanı hastalığın durumuna göre topikal tedavi, fototerapi, sistemik ilaç veya biyolojik tedavi seçeneklerinden uygun olanları değerlendirebilir.
Sedef hastalığı belirtileri bulunan kişiler, dermatoloji uzmanları tarafından değerlendirilerek hastalığın türü, yaygınlığı ve eşlik eden bulgular açısından incelenebilir. Muayene sonucuna göre gerekli durumlarda biyopsi veya farklı değerlendirmeler planlanabilir.
Tedavi yaklaşımı; hastalığın klinik özellikleri, etkilenen bölgeler ve kişinin genel sağlık durumu dikkate alınarak kişiye özel şekilde belirlenir.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Hayır, sedef hastalığı bulaşıcı değildir. Cilt teması, aynı havuzu veya havluyu kullanmak, sarılmak ya da cinsel ilişki yoluyla başka bir kişiye geçmez. Hastalık, enfeksiyondan ziyade bağışıklık sistemi ve genetik yatkınlıkla ilişkili kronik bir hastalıktır.
Sedef hastalığının tek başına belirli bir vitamin eksikliğinden kaynaklandığı söylenemez. D vitamini eksikliği ile sedef hastalığı arasında ilişki araştırılmış olsa da D vitamini eksikliğinin hastalığın doğrudan nedeni olduğu gösterilmiş değildir. Eksiklik saptanmadıkça doktor önerisi olmadan yüksek doz vitamin takviyesi kullanılmamalıdır.
Stres, sedef hastalığının tek nedeni değildir ancak bazı kişilerde hastalığı tetikleyebilir veya mevcut belirtilerin alevlenmesine neden olabilir. Bu nedenle stres yönetimi tedaviyi destekleyen unsurlardan biri olabilir.
Sedef hastalığı kronik bir hastalıktır ve günümüzde herkes için hastalığı kalıcı olarak ortadan kaldıran kesin bir tedavi bulunmamaktadır. Bununla birlikte uygun tedaviyle belirtiler önemli ölçüde kontrol altına alınabilir ve uzun süreli düzelme sağlanabilir.
Bazı sedef türlerinde belirtiler zamanla azalabilir veya tamamen kaybolabilir. Ancak belirtilerin ortadan kalkması hastalığın kalıcı olarak iyileştiği anlamına gelmez. Hastalık ilerleyen dönemlerde yeniden ortaya çıkabilir.
Tek bir en etkili sedef kremi yoktur. Tedavi; hastalığın türüne, lezyonların bulunduğu bölgeye ve şiddetine göre belirlenir. Kortikosteroidler, D vitamini analogları ve diğer topikal ilaçlar uygun hastalarda kullanılabilir. Özellikle kortizonlu kremler doktor önerisi olmadan uzun süre kullanılmamalıdır.
Saç derisindeki sedef hastalığı doğrudan kalıcı saç dökülmesine neden olmak zorunda değildir. Ancak yoğun pullanma, kaşıma ve ciltte oluşan tahriş geçici saç dökülmesine yol açabilir. Saç dökülmesi belirgin veya kalıcıysa farklı nedenlerin de araştırılması gerekir.
Tırnak sedefinde tırnak yüzeyinde küçük çukurlar, renk değişiklikleri, kalınlaşma, parçalanma veya tırnağın tırnak yatağından ayrılması görülebilir. Tırnak mantarı da benzer değişikliklere yol açabileceğinden kesin tanı için dermatoloji değerlendirmesi gerekebilir.
Evet, sedef hastalığı bazı kişilerde psöriatik artrit olarak adlandırılan eklem hastalığıyla birlikte görülebilir. Eklem ağrısı, şişlik, hareket kısıtlılığı ve sabah tutukluğu ortaya çıkabilir. Sedef hastalığı olan kişilerde yeni başlayan veya devam eden eklem şikâyetleri dermatoloji ve gerektiğinde romatoloji tarafından değerlendirilmelidir.
Sedef hastalığını tek başına iyileştirdiği kanıtlanmış belirli bir yiyecek bulunmamaktadır. Sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller ve dengeli protein kaynaklarını içeren sağlıklı bir beslenme düzeni genel sağlık açısından faydalıdır. Kişinin sedef hastalığını kesin olarak artırdığı gösterilmemiş gıdaları gereksiz yere tamamen hayatından çıkarması önerilmez.
Sedef hastalığı kanser değildir ve sedef plaklarının doğrudan kansere dönüştüğü düşünülmez. Bununla birlikte sedef hastalığı olan kişilerde bazı eşlik eden sağlık sorunlarının görülme sıklığı farklı olabilir. Düzenli doktor kontrolü ve uygun tedavi bu nedenle önemlidir.
Sedef hastalığının tanı ve tedavisi için Dermatoloji (Cildiye) bölümüne başvurulmalıdır. Eklem ağrısı, şişlik veya sabah tutukluğu gibi psöriatik artrit belirtileri varsa dermatoloji uzmanı tarafından Romatoloji değerlendirmesi de planlanabilir.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Randevu ve sağlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için size en uygun iletişim kanalını seçebilirsiniz.