Telefon 0 (850) 888 54 33
Menü
Randevu E-Randevu

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Endokrinoloji ve metabolizma, vücuttaki hormon üreten iç salgı bezlerini (tiroit, pankreas, hipofiz, böbrek üstü bezleri vb.) ve bu sistemlerin dengesizliği sonucu oluşan metabolik süreçleri inceleyen uzman tıp dalıdır. Diyabet (şeker hastalığı), obezite, guatr, polikistik over sendromu ve kemik erimesi (osteoporoz) bu birimin ana uzmanlık alanlarıdır.

Endokrinoloji Nedir?

Endokrinoloji; vücudumuzdaki iç salgı bezlerini (endokrin organlar), bu bezlerin kana salgıladığı kimyasal haberleşme moleküllerini (hormonları) ve bunlara bağlı gelişen metabolizma, büyüme, üreme ve hormonal denge bozukluklarını hücresel düzeyde inceleyen üst tıp disiplinidir.

Vücudun gizli yazılımı olan hormonlar; hücrelerin ne kadar hızlı çalışacağından kan şekerinin seviyesine, kalsiyum dengesinden kilo kontrolüne ve üreme yeteneğine kadar tüm hayati döngüleri miligramın milyonda biri hassasiyetinde yönetir. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları birimi, bu hassas dengedeki sinsi sapmaları laboratuvar ve moleküler parametrelerle saptayarak tedavi eder.

Ana Endokrin Organlar ve Görevleri

İç salgı bezleri, ürettikleri hormonları bir kanal vasıtasıyla değil, doğrudan kan dolaşımına bırakarak tüm vücuda sinyal gönderirler. Endokrinolojinin temel çalışma sahasını oluşturan ana bezler şunlardır:

  • Hipofiz Bezi: Beyin tabanında yer alır. Büyüme hormonu (GH), prolaktin ve diğer tüm iç salgı bezlerini (tiroid, böbrek üstü, yumurtalıklar) ne kadar hormon üretecekleri konusunda uyaran lider hormondur.

  • Tiroid Bezi (Metabolizma Motoru): Boynun ön kısmında, kelebek şeklinde yerleşmiştir. Salgıladığı T3 ve T4 hormonları ile vücudun bazal metabolizma hızını, ısı dengesini ve enerji tüketimini kalibre eder.

  • Pankreas (Enerji Regülatörü): Salgıladığı İnsülin ve Glukagon hormonları ile hücrelerin kandaki glukozu (şekeri) enerji olarak kullanmasını sağlar, kan şekerini hayati sınırlarda tutar.

  • Böbrek Üstü Bezleri (Adrenal Bezler - Stres Yönetimi): Böbreklerin üzerinde konumlanmıştır. Kortizol (stres hormonu), Aldosteron (tuz/tansiyon dengesi) ve Adrenalin salgılayarak vücudun acil kriz reaksiyonlarını koordine eder.

  • Paratiroid Bezleri (Kemik ve Kalsiyum Koruyucu): Tiroid bezinin arkasında yer alan 4 küçük bezdir. Parathormon (PTH) salgılayarak kanda ve kemiklerde kalsiyum, fosfor dengesini milimetrik yönetir.

  • Gonadlar (Yumurtalıklar ve Testisler): Östrojen, Progesteron ve Testosteron hormonları ile ikincil cinsiyet karakterlerini, üreme sağlığını ve kemik yoğunluğunu dengeler.

Metabolizma Nedir?

Metabolizma; canlı bir organizmanın hayatta kalabilmesi, hücrelerini yenileyebilmesi, büyüyebilmesi ve enerji üretebilmesi için vücudunda meydana gelen biyokimyasal reaksiyonların tamamıdır.

En basit anlatımla; dışarıdan besinler yoluyla aldığımız karbonhidrat, yağ ve proteinlerin hücre içi fabrikalarda (mitokondrilerde) parçalanarak vücudun kullanabileceği hücresel enerji molekülü olan ATP’ye (AIP) dönüştürülme sürecidir. Metabolizma hızı ise; vücudun bu enerjiyi ne kadar sürede ve ne kadar verimli yakabildiğini gösteren temel biyolojik saattir.

Anabolizma ve Katabolizma

İnsan vücudunda metabolik süreçler, birbirine tamamen zıt ama eşzamanlı çalışan iki büyük kimyasal döngü üzerinden yürür. Bu döngüler arasındaki sirkadiyen denge, kişinin kilosunu, kas kütlesini ve genel sağlık formunu belirler:

Katabolizma (Yıkım Süreci / Enerji Üretimi)

Büyük ve karmaşık moleküllerin, daha küçük parçalara bölünerek enerji açığa çıkarılması sürecidir. Sindirim ve hücresel solunum katabolizmanın en net örnekleridir.

  • İşleyiş Mekanizması: Besinlerle alınan karmaşık karbonhidratların glukoza, proteinlerin aminoasitlere, yağların ise yağ asitlerine parçalanması.

  • Klinik Sonuç: Hücrelerin çalışması için gerekli olan ısının ve kinetik gücün ($ATP$) serbest kalması sağlanır.

Anabolizma (Yapım Süreci / Hücresel Restorasyon)

Katabolizma sonucu açığa çıkan enerjiyi (ATP) kullanarak, vücudun ihtiyaç duyduğu yeni hücrelerin, kas liflerinin, hormonların ve dokuların inşa edilme evresidir.

  • İşleyiş Mekanizması: Aminoasitlerin birleştirilerek kas dokusu sentezlenmesi, kırılan bir kemiğin onarılması veya DNA zincirinin kopyalanması.

  • Klinik Sonuç: Büyüme, gelişme, doku tamiri ve enerji depolama (glikojen ve yağ sentezi) gerçekleşir.

Metabolizma Hızını Belirleyen Parametreler

Bir insanın gün içinde harcadığı toplam kalori miktarını ve kilo alma/verme eğilimini belirleyen biyolojik faktörler üç ana grupta incelenir:

  • Bazal Metabolizma Hızı (BMH): Vücudun hiçbir fiziksel aktivite yapmadan, sadece hayatta kalabilmek (kalbin atması, nefes almak, beyin fonksiyonları, organların çalışması) için tamamen dinlenme halindeyken harcadığı zorunlu minimum enerji miktarıdır. Günlük enerji tüketimimizin yaklaşık %60-75'ini oluşturur.

  • Besinlerin Termik Etkisi (TEF): Alınan gıdaların sindirilmesi, emilmesi, taşınması ve depolanması esnasında vücudun harcadığı enerjidir. Örneğin, proteinlerin sindirilmesi karbonhidratlara göre çok daha fazla enerji (termik etki) gerektirir.

  • Aktif Aktivite Termojenezi (EAT/NEAT): Gün içindeki spor faaliyetleri (EAT) ile ev işleri, yürümek, ayakta durmak hatta konuşurken el kol hareketleri yapmak gibi spor dışı fiziksel aktivitelerin (NEAT) harcattığı toplam kalori bileşenidir.

Endokrinoloji Neye Bakar?

Endokrinoloji, şeker hastalığından (diyabet) tiroid nodüllerine, insülin direncinden obeziteye, hormonal kaynaklı tüylenmeden (hirsutizm) osteoporoza ve hipofiz bezi tümörlerine kadar çok geniş bir hastalık yelpazesine bakar. Hormonların miligramın milyonda biri hassasiyetindeki sinsi dengesizliklerini laboratuvar, genetik ve radyolojik parametrelerle saptayarak tıbbi olarak yönetir.

Vücudun gizli yazılımı olan hormonların az salgılanması (hipofonksiyon) ya da aşırı üretilmesi (hiperfonksiyon), tüm organ sistemlerinde zincirleme reaksiyonlara yol açar. Endokrinoloji uzmanlarının (endokrinologlar) baktığı klinik tablolar şu şekildedir:

Diyabet, İnsülin Direnci ve Karbonhidrat Metabolizması Bozuklukları

Vücudun enerji regülatörü olan pankreasın ve hücrelerin glukoz (şeker) dengesindeki arızalarıdır.

Tiroid Bezi Hastalıkları (Metabolizma Motoru Arızaları)

Boynun ön kısmında yer alan kelebek şeklindeki tiroid bezinin yapısal ve hormonal patolojileridir.

  • Hipotiroidi (Yavaşlayan Metabolizma): Tiroid hormonlarının az çalışması (En sık nedeni: Haşimato Tiroiditi). Hastada kilo verememe, inatçı halsizlik, ödem, kabızlık, kuru cilt ve saç dökülmesi yapar.

  • Hipertiroidi (Zehirli Guatr / Graves Hastalığı): Hormonların aşırı salgılanmasıyla baş gösteren el titremesi, durduk yere çarpıntı, gözlerin öne fırlaması (ekzoftalmi), aşırı terleme ve ani kilo kaybı tablosu.

  • Tiroid Nodülleri ve Guatr: Tiroid dokusunda büyüyen tekli veya çoklu (multinodüler guatr), ultrasonografik ve biyopsi takibiyle kanser yönünden incelenen kitleler.

  • Subakut Tiroidit (Ağrılı Tiroid İltihabı): Genellikle viral enfeksiyonlar sonrası gelişen, boyunda şiddetli ağrı, yutkunma güçlüğü ve ateşle seyreden tiroid bezi yangısı.

Kadın ve Erkek Üreme Endokrinolojisi (Gonadal Aks)

Hipofiz Bezi Hastalıkları (Orkestra Şefi Arızaları)

Beyin tabanında yer alan ve diğer tüm bezleri yöneten hipofiz bezinin patolojileridir.

Adrenal (Böbrek Üstü) Bez Hastalıkları

  • Cushing Sendromu: Adrenal bezlerin aşırı kortizol (stres hormonu) üretmesi sonucu yüzde aşırı yuvarlaklaşma (ay dede yüzü), sırtta kambur tarzı yağlanma, karında mor çatlaklar (stria) ve kontrolsüz kilo artışı.

  • Feokromositoma: Adrenal medulladan salgılanan aşırı adrenalin/noradrenalin nedeniyle hastanın durup dururken ölümcül tansiyon fırlamaları, terleme ve çarpıntı krizlerine girmesi.

  • Addison Hastalığı (Adrenal Yetersizlik): Böbrek üstü bezlerinin çalışmaması sonucu gelişen kronik tansiyon düşüklüğü, şiddetli halsizlik ve ciltte kararma (bronzlaşma).

  • Primer Hiperaldosteronizm (Conn Sendromu): Aşırı aldosteron salgısına bağlı olarak dirençli yüksek tansiyon ve kanda potasyum düşüklüğü (kas güçsüzlüğü) tablosu.

Kalsiyum, Kemik ve Mineral Metabolizması

  • Osteoporoz (Kemik Erimesi): Kemik mineral yoğunluğunun ve kalitesinin azalmasıyla özellikle kalça, omurga ve el bileğinde kırılganlığın artması durumu.

  • Hiperparatiroidi: Paratiroid bezlerinin parathormon (PTH) aşırı salgılamasına bağlı olarak kemiklerin boşalması, kanda kalsiyum fırlaması ve tekrarlayan inatçı böbrek taşları.

  • Hipoparatiroidi ve Hipovitaminoz D: Kalsiyum emilim azlığına bağlı kaslarda kasılma, kramplar (tetani) ve dirençli D vitamini eksiklikleri.

Endokrinolojik Belirti ve Klinik Teşhis

Vücudunuzda aniden gelişen metabolik değişimlerin hangi iç salgı bezindeki yazılım hatasından kaynaklandığını ve en yüksek hacimli laboratuvar tanı kriterlerini şu taranabilir şablondan izleyebilirsiniz:

BİRİNCİL BELİRTİ ŞÜPHELENİLEN DURUM TEST
Ağız Kuruluğu ve Sık İdrar Tip 2 Diyabet / İnsülin Direnci Açlık Şekeri / HbA1c / OGTT
Halsizlik ve Kilo Alma Hipotiroidi (Haşimato Hastalığı) Serum TSH / sT3 - sT4 / Anti-TPO
Boyunda Şişlik ve Takılma Tiroid Nodülü / Kanser Şüphesi Tiroid USG / İnce İğne Biyopsisi
Sert Kıllanma ve Adet Düzenliği Polikistik Over Sendromu (PKOS) Androjen Paneli / Pelvik USG
Dirençli Kilo ve Mor Çatlaklar Cushing Sendromu (Kortizol) Deksametazon Baskılama / İdrar Kortizolü
A LIFE SAĞLIK GRUBU

Endokrinoloji, Diyabet ve Metabolizma

Vücudunuzda yaşanan inatçı kilo artışlarını, geçmeyen halsizlikleri, adet düzensizliklerini veya kan şekeri oynamalarını "strestendir, beslenmedendir" diyerek jenerik diyet listeleriyle, kulaktan dolma bitkisel kürlerle ya da ezbere takviyelerle geçiştirmeye çalışmak; arka planda sinsi sinsi büyüyen bir tiroid kanserini, hipofiz tümörünü veya damarları çürüten kontrolsüz bir diyabeti gözden kaçırmanıza neden olabilir. Hormon sistemi, birbirine bağlı dişlilerden oluşan devasa bir domino zinciridir; bir halkadaki arıza tüm metabolizmayı kilitler. Endokrinolojide kesin başarının tek sırrı; hormon dalgalanmalarını miligram düzeyinde yakalayan ileri biyokimya laboratuvarları ve dinamik hormonal uyarı/baskılama testleridir.

Ankara'nın her iki yakasında ve en kritik yaşam hatlarında (Etimesgut, Pursaklar, Altındağ, Eryaman, Sincan, Keçiören ve Batıkent) üst düzey tıp teknolojisi ve kurumsal şefkat vizyonuyla hizmet veren A Life Sağlık Grubu hastanelerimiz bünyesinde; iç salgı sisteminizi tam bir güvence çemberine alıyoruz.

Endokrinoloji ve Metabolizma birimlerimizde; diyabet süreçlerinizi sadece anlık şeker ölçümleriyle değil, gelişmiş HbA1c ve Sürekli Glikoz İzlem Sistemleri (Şeker Sensörleri) ile haritalandırıyoruz. Tiroid nodüllerinizi yüksek çözünürlüklü ultrasonografi altında inceleyerek, gerekli durumlarda ameliyathane sterilizasyonunda İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB) ile kanser risklerini hücre evresindeyken eliyoruz. Polikistik Over Sendromu (PKOS) ve dirençli obezite olgularında tedavi haritalarını tek bir branşa sıkıştırmıyor; Endokrinoloji, Kadın Doğum Hastalıkları (Jinekoloji), Diyetisyen ve Bariatrik Cerrahi uzmanlarımızın ortak katılımıyla kurulan kurumsal metabolizma konseylerimizde yönetiyoruz. "Hayatınıza Sağlık Katıyoruz" vizyonumuzla, hormon sağlığınızı tahminlerin zayıflığına değil, modern tıp biliminin kurumsal kesin kanıtlarına teslim ediyoruz.

Geçmeyen kilo problemleriniz, şeker dalgalanmalarınız, insülin direnci şüpheleriniz, tiroid nodülleriniz veya hormonal tüylenme şikayetleriniz için uzman endokrinoloji kadromuzdan kapsamlı bir klinik görüş almak, hormonal tarama/biyopsi randevularınızı planlamak üzere A Life Sağlık Grubu çağrı merkezimizi arayabilir veya sitemiz üzerinden online randevunuzu saniyeler içinde kurgulayabilirsiniz. Yarınlarınız için tam zamanlı tıbbi gücümüzle yanınızdayız.

Klinik Referanslar ve Akademik Kanıtlar

  • Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD): Diyabet, Tiroid, Obezite, Hipofiz ve Adrenal bez hastalıkları üzerine Türkiye'deki güncel ulusal klinik tanı ve tedavi kılavuzları. TEMD Ulusal Kılavuzları → →
  • Endocrine Society - Clinical Practice Guidelines: Hormon bozuklukları, metabolik kemik hastalıkları ve endokrin neoplaziler üzerine kanıta dayalı tıp (Evidence-Based Medicine) prensipleriyle hazırlanan küresel rehberler. Global Klinik Rehberler → →
  • PubMed / Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism (JCEM): Polikistik Over Sendromu (PKOS), insülin direnci ve nadir endokrin bozuklukların moleküler temelleri üzerine en güncel randomize kontrollü klinik çalışmalar. Bilimsel Makaleyi Oku (PMID: 31504543) → →
  • American Association of Clinical Endocrinology (AACE): Obezite yönetimi, diyabet teknolojileri (CGM, insülin pompası) ve tiroid nodülleri için kapsamlı klinik uygulama protokolleri. AACE Uygulama Parametreleri → →

Sıkça Sorulan Sorular

Endokrin ne demek veya endokrin nedir: Hormon adı verilen kimyasal uyarıcıları doğrudan kana salgılayan iç salgı bezleridir. Endokrin sistem nedir: Tiroid, hipofiz, pankreas, böbrek üstü bezleri ve yumurtalıklar gibi tüm iç salgı bezlerinin oluşturduğu, vücudun büyüme, gelişme, üreme ve enerji dengesini yöneten hormonal haberleşme ağıdır.

Endokrinoloji ne demek: İç salgı bezlerini, hormon mekanizmalarını ve bunlara bağlı gelişen metabolizma süreçlerini inceleyen bilim dalıdır. Endokrinoloji bölümü nedir veya endokrin hangi bölüm: İç hastalıkları (dahiliye) uzmanlığı üzerine 3 yıl daha üst ihtisas yapmış yan dal uzmanlarının (endokrinolog) görev yaptığı tıbbi birimdir.

Endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları neye bakar, endokrinoloji hangi hastalıklara bakar veya endokrin neye bakar:

  • Diyabet (Şeker hastalığı - Tip 1, Tip 2 ve gebelik diyabeti),

  • Tiroid bezi hastalıkları (Guatr, nodüller, Hashimoto, tiroid kanseri),

  • Obezite ve metabolik sendrom,

  • Hipofiz bezi hastalıkları (Prolaktin yüksekliği, Akromegali, Cushing),

  • Polikistik Over Sendromu (PKOS), hirsutizm (aşırı tüylenme) ve böbrek üstü bezi bozuklukları,

  • Osteoporoz (kemik erimesi) ve kalsiyum metabolizması bozuklukları.

Endokrinoloji şeker hastalığına bakar mi: Evet, şeker hastalığının (diyabet) tanı, tedavi ve takibinde en yetkili ana bilim dalıdır. Özellikle insülin direnci yüksek, Tip 1 diyabetli, gebelik şekeri olan veya standart dahiliye tedavileriyle kan şekeri regüle edilemeyen tüm hastaların endokrinoloji uzmanı tarafından takip edilmesi hayati önem taşır.

Sık idrara çıkma: Endokrin sistemin en önemli alarm işaretlerinden biridir. Özellikle aşırı susama ve çok su içme ile birlikte görülen sık idrara çıkma, kandaki yüksek glukozu atmaya çalışan şeker hastalığının veya hipofiz hormon yetersizliğine bağlı gelişen "şekersiz şeker hastalığının" (Diabetes Insipidus) en tipik belirtisidir.

Endokrin bozukluğu nedir: Herhangi bir iç salgı bezinin hormonları normalden az (hipofonksiyon) veya çok (hiperfonksiyon) üretmesi durumudur. Belirtileri; nedensiz ve hızlı kilo alıp verme, aşırı halsizlik, sürekli üşüme veya terleme, kalp çarpıntısı, ciltte kuruluk, saç dökülmesi, adet düzensizliği ve aşırı sinirlilik hali olarak kendini gösterir.

Endokrinoloji testleri aç karnına mı yapılır: Evet, endokrinolojik kan ve hormon testlerinin çok büyük bir kısmı en az 8-12 saatlik açlık sonrasında, sabah erken saatlerde (08:00 - 10:00 arası) yapılmalıdır. Kortizol, ACTH, büyüme hormonu ve açlık kan şekeri gibi parametreler vücudun sirkadiyen ritmine (biyolojik saatine) bağlı dalgalandığı için tok karnına yapılan ölçümler yanıltıcı sonuçlar verir.

Endokrinoloji muayenesi nasıl yapılır veya endokrin muayenesi nasıl yapılır: Hekim öncelikle hastanın şikayetlerini dinler, kilo/boy takibini yapar ve tansiyonunu ölçer. Ardından fiziksel olarak boyun bölgesindeki tiroid bezini (guatr kontrolü için) elle muayene eder; ciltteki tüylenme, çatlak (stria) veya ödem durumlarını inceler. Klinik muayeneyi takiben hormon tahlilleri ve tiroid ultrasonu gibi görüntüleme yöntemlerini ister.

Endokrin zayıflama iğnesi ve endokrin zayıflama hapı: Hormonal veya metabolik bozukluklara (ileri derece insülin direnci, morbid obezite vb.) bağlı kilo veremeyen hastalarda kullanılan tıbbi tedavilerdir. Günümüzde GLP-1 analogları gibi modern enjeksiyonlar (iğneler) ve metabolizma düzenleyici haplar, sadece endokrinolog kontrolünde ve tetkikler sonucu uygun görülen hastalara reçete edilir; estetik amaçlı rastgele kullanılmamalıdır.

Endokrin cerrahisi nedir: Hormon üreten iç salgı bezlerindeki kitlelerin, tümörlerin veya aşırı büyüyen dokuların cerrahi olarak çıkarılması işlemidir. Tiroid kanseri ameliyatları (tiroidiyle), paratiroid adenomlarının çıkarılması, böbrek üstü bezi tümörlerinin (sürrenalektomi) ve hipofiz tümörlerinin ameliyatları endokrin cerrahisinin temel uğraş alanlarıdır ve genel cerrahi uzmanlarınca yürütülür.

Endokrinoloji hangi bölüme bakar veya endokrinoloji hangi bölüm: Üçüncü basamak veya tam teşekküllü hastanelerde bağımsız bir yan dal polikliniği olarak yer alır. Hastalar doğrudan bu bölüme randevu alabileceği gibi, genellikle İç Hastalıkları (Dahiliye) veya Kadın Doğum bölümlerinin hormon düzensizliği saptayıp hastayı sevk etmesiyle de başvuru yapmaktadırlar.

Endokrinoloji hangi hastanelerde var: Endokrinoloji bir yan dal uzmanlığı olduğu için her semt polikliniğinde veya tıp merkezinde bulunmaz. İleri laboratuvar hormon analiz altyapısına, nükleer tıp ve gelişmiş görüntüleme imkanlarına sahip tam teşekküllü özel hastanelerde, eğitim araştırma ve üniversite hastanelerinde yer almaktadır.

Ankara endokrin doktorları arasından seçim yaparken; hekimin akademik birikimi, diyabet ve tiroid nodülleri gibi alanlardaki uzun vadeli hasta takip tecrübesi ve hastanenin laboratuvar tahlillerindeki hassasiyet düzeyi (güvenilirlik) dikkate alınmalıdır. Endokrin hastalıkları ömür boyu yakın takip gerektirdiğinden, hekimle kurulacak iletişim konforu da çok önemlidir.

Endokrin doktoru ankara ve genel olarak endokrinolojik tarama arayışlarınızda; Ankara'nın Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ (Aydınlıkevler) bölgelerindeki tam teşekküllü hastanelerimizle hizmet veriyoruz. Uzman endokrinolog kadromuz, ileri teknoloji tiroid ultrasonografi cihazlarımız ve tam güvenilir hormon laboratuvarlarımızla diyabet, tiroid ve tüm metabolizma hastalıklarınızın takibini başarıyla yönetiyoruz.

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Doktorları

Etimesgut Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Doktorları

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

İlgili Makaleler

Alerji İçin Hangi Doktora Gidilir? Alerji İçin Hangi Bölüme Gidilir?

Vücudumuzun dış dünyaya karşı ördüğü en güçlü savunma hattı olan bağışıklık sistemi, bazen aslında…

Detaylı Bilgi

D Vitamini Eksikliği Nedir? | Belirtileri Nelerdir?

D vitamini, kalsiyumun emilmesini sağlayarak kemik sağlığını koruyan, bağışıklık sistemini güçlendiren ve hücre büy&uu…

Detaylı Bilgi

Lupus (Kelebek Hastalığı)

Lupus, bağışıklık sisteminin vücudun kendi dokularına saldırdığı otoimmün bir hastalıktır. Bu durum vücudun birçok b&o…

Detaylı Bilgi

Albers-Schönberg Hastalığı Nedir ?

Albers-Schönberg hastalığı, kemikleri yoğunlaştırarak kalınlaştıran bir genetik kemik hastalığıdır. Bu hastalığın semptomları şunları içereb…

Detaylı Bilgi

Aşırı Tüylenme (Hirsutizm)

Kadın vücudundaki kıllanma derecesi ve dağılımı, genetik, etnik ve hormonal faktörlere bağlı olarak büyük değişkenlik g&…

Detaylı Bilgi

Addison Hastalığı Nedir?

Addison hastalığı, böbreküstü bezlerinin (adrenal bezler) yeterli miktarda hormon üretememesi sonucu ortaya çıkan…

Detaylı Bilgi

Gizli Şeker Belirtileri

A Life olarak, sağlığınızla ilgili farkındalığınızı artırmak ve olası sorunları erken dönemde fark etmenize yardımcı olmak için …

Detaylı Bilgi

Beriberi Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

İnsan vücudu, karmaşık metabolik süreçleri sürdürebilmek için vitaminler olarak bilinen hayati mikro besin…

Detaylı Bilgi

Tiroid Nedir? Tiroid Belirtileri Nelerdir?

Eğer sorun hormon dengesizliğinden ziyade yapısal bir büyüme (nodül veya guatr) ise şu belirtiler fiziksel olarak hissedilir:…

Detaylı Bilgi

Yardıma mı ihtiyacınız var ?

7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.

Hızlı Başvuru Formu

Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz