E-Sonuç E-Sonuç Telefon 0 (850) 888 54 33
Menü
Randevu E-Randevu

Alerjik Rinit Nedir? | Alerjik Rinit Belirtileri

Alerjik Rinit (Saman Nezlesi) Nedir?

Alerjik Rinit (Saman Nezlesi); bağışıklık sisteminin, solunum yoluyla vücuda giren ve aslında zararlı olmayan yabancı maddelere (alerjenlere) karşı aşırı ve hatalı bir reaksiyon göstermesi sonucu burun iç yüzeyini kaplayan mukozanın iltihaplanması (enflamasyonu) durumudur. İsminin aksine, samanla doğrudan bir ilişkisi olmadığı gibi, enfeksiyon kaynaklı klasik nezleler gibi ateşe de yol açmaz.

Dünya genelinde her 5 bireyden birini etkileyen bu kronik rahatsızlık; ardışık hapşırma krizleri, burun akıntısı, inatçı burun tıkanıklığı, burun ve gözlerde şiddetli kaşıntı, gözlerde sulanma ve kızarıklık ile kendini gösterir. Hayatı tehdit eden bir hastalık olmasa da; uyku kalitesini bozarak kronik yorgunluğa, iş ve okul başarısında düşüşe ve tedavi edilmediğinde sinüzit, orta kulak iltihabı veya astım gibi daha ağır solunum yolu hastalıklarına zemin hazırlayabilir.

Alerjik Rinit (Saman Nezlesi) Neden Olur?

Alerjik rinitin temel nedeni, bağışıklık sisteminin genetik yatkınlıklar veya çevresel faktörler sonucunda kontrolden çıkmasıdır. Süreç hücresel düzeyde şu mekanizmayla işler:

  • Hatalı Savunma Mekanizması: Normal şartlarda polen veya ev tozu gibi maddeler vücut için bir tehdit oluşturmaz. Ancak alerjik rinitli bireylerin bağışıklık sistemi bu maddeleri tehlikeli birer patojen (mikrop) olarak algılar ve bunlara karşı İmmünoglobulin E (IgE) adı verilen özel antikorlar üretir.

  • Histamin Patlaması: Alerjenle her temas edildiğinde, IgE antikorları burun mukozasındaki "mast hücrelerini" tetikler. Bu hücrelerden saniyeler içinde yoğun miktarda histamin başta olmak üzere çeşitli kimyasal maddeler salgılanır.

  • Semptomların Ortaya Çıkışı: Salgılanan histamin; burun kılcal damarlarını genişleterek burun etlerinin şişmesine (burun tıkanıklığı), sinir uçlarını uyararak şiddetli kaşıntı ve hapşırıma, mukus bezlerini aşırı çalıştırarak ise su gibi berrak burun akıntısına yol açar. Genetik yatkınlık (ailede astım, egzama veya alerji öyküsü olması) bu reaksiyonun gelişmesindeki en güçlü risk faktörüdür.

Mevsimsel Alerjik Rinit ile Pereniyal Alerji Arasındaki Farklar?

Alerjik rinit, tetikleyici alerjenlerin doğasına ve semptomların ortaya çıktığı zaman dilimine göre Mevsimsel ve Pereniyal (Yıl Boyu Süren) olmak üzere iki ana klinik gruba ayrılır. Doğru tedavi protokolünün (alerji aşıları, ilaçlar veya bariyer önlemleri) planlanabilmesi için bu iki türün birbirinden ayırt edilmesi şarttır.

Alerjik Rinit (Saman Nezlesi) Belirtileri Nelerdir?

Alerjik Rinit (Saman Nezlesi), solunum yollarını etkileyen ve hastanın günlük yaşam konforunu, uyku düzenini, hatta iş/okul performansını ciddi oranda düşüren zengin bir semptom yelpazesine sahiptir. Belirtiler, bağışıklık sisteminin tetikleyici alerjenle (polen, ev tozu akarı, evcil hayvan kepeği) temas etmesinden saniyeler sonra hücresel düzeyde histamin salgılanmasıyla başlar.

Klinik tablonun şiddeti, maruz kalınan alerjen yoğunluğuna ve kişinin genetik hassasiyet derecesine göre hafif bir burun kaşıntısından, nefes almayı imkansız kılan ağır tıkanıklık ataklarına kadar değişkenlik gösterebilir.

Grip ve Soğuk Algınlığı ile Nasıl Ayırt Edilir?

Alerjik rinit, burun akıntısı ve hapşırma gibi ortak semptomlar nedeniyle sıklıkla virüslerin yol açtığı Grip (İnfluenza) veya Soğuk Algınlığı (Nezle) ile karıştırılır. Yanlış teşhis, hastaların gereksiz yere antibiyotik veya antiviral ilaçlar kullanmasına ve alerji tedavisinin gecikerek kronikleşmesine neden olur.

İnatçı Hapşırma Nöbetleri ve Su Gibi Berrak Burun Akıntısı

Alerjik rinitin en karakteristik ve hasta için en yıpratıcı iki belirtisi, durdurulamayan hapşırma krizleri ve durmaksızın devam eden burun akıntısıdır:

  • Ardışık Hapşırma Nöbetleri: Burun mukozasına yerleşen alerjenler, burun içindeki duyu sinir uçlarını (trigeminal sinir) doğrudan uyarır. Bu durum beyne sürekli acil boşaltma sinyali göndererek hastanın arka arkaya 10-15 kez hapşırmasına yol açar. Bu nöbetler özellikle sabahları yorgun uyanıldığında veya açık havaya çıkılan ilk dakikalarda pik yapar.

  • Su Gibi Berrak Burun Akıntısı: Histamin reaksiyonu burun içindeki salgı bezlerini (serömüköz bezler) aşırı uyarır. Sonuç olarak burundan adeta bir musluk açılmışçasına, ince, şeffaf ve su kıvamında sıvı akar. Hastalar gün boyu mendille gezmek zorunda kalırlar. Sürekli burun silmeye bağlı olarak burun ucunda ve üst dudak çevresinde kızarıklık, tahriş ve çatlaklar gelişir.

Gözlerde Kaşıntı, Sulantı ve Alerjik Göz Altı Morlukları (Alerjik Shiner)

Alerjenler sadece burun mukozasını değil, gözün en dış tabakası olan konjonktivayı da etkileyerek Alerjik Konjonktivit tablosuna yol açar. Göze kaçan polenler gözlerde şiddetli kaşıntıya, kızarıklığa (kanlanma) ve sürekli göz yaşarmasına neden olur.

Alerjik Shiner (Alerjik Göz Altı Morlukları) Nedir?

Uzun süredir tedavi edilmeyen veya kronikleşen alerjik rinit hastalarının yüz hatlarında "Alerjik Shiner" adı verilen çok tipik bir fiziksel değişim meydana gelir.

Burun etlerinin sürekli şiş olmasına bağlı olarak burun çevresindeki toplardamarlarda mekanik bir tıkanıklık ve basınç artışı gelişir. Göz altındaki kan akımı yavaşlar ve oksijenden fakir kirli kan bu bölgede göllenmeye başlar. Göz altı cildi vücudun en ince deri yapısına sahip olduğu için, altta göllenen bu kirli kan dışarıdan koyu mor, lacivert veya kahverengi halkalar şeklinde görünür.

Bu morluklar yorgunluk veya uykusuzluktan kaynaklanmaz; tamamen kronik burun tıkanıklığının bir çıktısıdır ve alerji tedavisiyle burun tıkanıklığı çözüldüğünde kendiliğinden tamamen kaybolur. Ayrıca çocuklarda burun kaşıntısını gidermek için el ayasıyla burnu sürekli yukarı doğru itme hareketine bağlı olarak burun sırtında yatay bir çizgi çizgisi (Alerjik Selam Çizgisi) oluşması da en önemli klinik bulgular arasındadır.

Alerjik Rinit Tanısı Nasıl Konulur?

Alerjik Rinit (Saman Nezlesi) tanısı, alelade bir soğuk algınlığı muayenesinden çok daha kapsamlı, multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Doğru tanı koymanın ilk ve en önemli adımı, Kulak Burun Boğaz (KBB) veya Alerji uzmanı tarafından alınan detaylı bir klinik ötkü (anamnez) sürecidir. Hekiminiz şikayetlerinizin hangi mevsimlerde arttığını, evde evcil hayvan bulunup bulunmadığını, rüzgarlı havalarda hapşırma krizlerinin tetiklenip tetiklenmediğini ve ailenizde astım/egzama gibi alerjik hastalık öyküsü olup olmadığını sorgular.

Klinik öykünün ardından Endoskopik Nazal Muayene aşamasına geçilir. Kameralı inceleme cihazları yardımıyla burun içi boşluğu (nazal pasaj) milimetrik olarak taranır. Alerjik rinitli bir hastada burun mukozası klasik enfeksiyonlardaki gibi kırmızı değil; soluk, morumsu veya beyazımsı bir renktedir ve burun etleri (konka) aşırı şişmiş durumdadır. Ayrıca burun içinde su gibi berrak, yoğun bir alerjik sıvı birikimi saptanır. Öykü ve fiziki muayene bulguları alerjiyi işaret ediyorsa, bağışıklık sistemini reaksiyona sokan spesifik ajanı bulmak adına Alerji Testleri aşamasına geçilir.

Alerji Testleri Nelerdir?

Modern tıpta alerjik rinite yol açan polen, ev tozu akarı, küf mantarı veya evcil hayvan kepeği gibi maddeleri hücre ve antikor düzeyinde saptayabilen güvenilir iki ana test metodu uygulanmaktadır.

  • Deri Prick Testi (Cilt Alerji Testi): Alerjenlerin doğrudan cilt hücrelerine temas ettirilerek vücudun verdiği lokal histamin reaksiyonunun (kızarıklık ve kabarıklık) ölçüldüğü, canlı ve dinamik bir testtir.

  • Spesifik IgE Kan Testi: Hastanın cildine hiçbir müdahalede bulunulmadan, damardan alınan kan örneğinde, şüphelenilen alerjenlere karşı bağışıklık sisteminin ürettiği İmmünoglobulin E (IgE) antikor miktarlarının laboratuvarda ölçüldüğü testtir.

Deri Prick Testi (Alerji Cilt Testi) Nasıl Yapılır ve Kaç Dakika Sürer?

Deri Prick Testi, günümüz alerji ve KBB kliniklerinde en sık tercih edilen, duyarlılığı en yüksek, en hızlı ve en ekonomik alerji saptama yöntemidir.

Deri Prick Testi Uygulama Aşamaları:

  • Bölge Seçimi ve Temizlik: Test genellikle hastanın ön kolunun iç kısmına veya çocuklarda sırt bölgesine uygulanır. Cilt öncelikle alkollü pamukla dezenfekte edilir.

  • Alerjen Damlatma: Cildin üzerine aralarında en az 2 cm mesafe olacak şekilde, en sık karşılaşılan 20-30 farklı alerjen özütü (çimen poleni, ağaç poleni, ev tozu akarı, mantar sporu vb.) damlatılır. Ayrıca testin doğruluğunu kontrol etmek adına bir noktaya saf su (negatif kontrol), bir noktaya da histamin sıvısı (pozitif kontrol) damlatılır.

  • Prick (Delme) İşlemi: "Lancet" adı verilen milimetrik, ucu sivri plastik veya metal aparatlar yardımıyla, damlatılan sıvıların cildin en üst tabakasına (epidermis) sızması sağlanır. Bu işlem kesinlikle kanamaya yol açmaz, iğne acısı hissettirmez ve tamamen ağrısızdır.

  • Bekleme ve Değerlendirme: İşlem bittikten sonra hasta klinik odasında beklemeye alınır. Alerjenlerin ciltteki mast hücrelerini tetiklemesi için 15 ila 20 dakika yeterlidir. Süre sonunda hekim, damlatılan alanlardaki kabarıklıkların çapını cetvelle milimetrik olarak ölçer. 3 mm ve üzeri kabaran, etrafı kızaran bölgeler hastanın o maddeye karşı alerjisi olduğunu kesin olarak kanıtlar.

Deri Prick Testi yaptıracak hastaların, test gününden en az 7-10 gün önce Antihistaminik (alerji hapları), öksürük şurupları ve kortizon içeren ilaçları tamamen kesmiş olması gerekir. Bu ilaçlar vücudun histamin reaksiyonunu baskıladığı için, alerjiniz olsa dahi test sonuçlarının tamamen negatif (hatalı temiz) çıkmasına yol açar.

Spesifik IgE Kan Testi Ne Zaman İstenir?

Deri Prick Testi altın standart olsa da, bazı klinik durumlarda hastanın cildine bu işlem uygulanamaz. Bu durumlarda devreye laboratuvar tabanlı Spesifik IgE Kan Testi girer.

Spesifik IgE Kan Testinin Tercih Edildiği Durumlar:

  • İlaçların Kesilemediği Durumlar: Hastanın ağır alerjik ataklar, astım krizleri veya başka sistemik hastalıklar nedeniyle antihistaminik alerji ilaçlarını 7 gün boyunca bırakmasının tıbbi olarak riskli olduğu durumlarda ilaçlar kesilmeden kan testi yapılabilir. Kan testleri ilaç kullanımından kesinlikle etkilenmez.

  • Yaygın Cilt Hastalıkları: Hastanın kolunda veya sırtında test yapılmasına engel olacak düzeyde yaygın sedef hastalığı (psoriyasis), şiddetli egzama (atopik dermatit) veya ürtiker (kurdeşen) varlığında cilt bütünlüğü bozuk olduğu için deri testi yapılamaz.

  • Dermografizm (Cilt Hassasiyeti): Bazı hastaların cildi, ucu sivri bir cisimle çizildiğinde dahi (alerjiden bağımsız olarak) hemen kızarıp kabarır. Bu tarz aşırı reaktif cilt yapısına sahip bireylerde Prick testi yanıltıcı sonuçlar vereceği için kan analizi şarttır.

  • Ağır Alerji Öyküsü (Anafilaksi Riski): Geçmişinde arı sokması veya belirli gıdalara karşı solunum durması (anafilaktik şok) gibi çok ağır, ölümcül reaksiyon geçmişi olan hastalarda cilde alerjen damlatmak riskli olabileceği için güvenli liman olan kan testi tercih edilir.

Kan testinde, kanda dolaşan antikor seviyeleri ölçülür. Sonuçlar birkaç gün içinde laboratuvar analiz raporu olarak çıkar ve hekime hastanın hassasiyet haritasını rakamsal değerlerle sunar.

Alerjik Rinit Tedavi Yöntemleri

Alerjik Rinit (Saman Nezlesi) tedavisinde temel amaç; bağışıklık sisteminin alerjenlere karşı verdiği aşırı ve hatalı reaksiyonu baskılamak, burun mukozasındaki kronik iltihabı (enflamasyonu) kurutmak ve hastanın yaşam kalitesini maksimum seviyeye çıkarmaktır. Günümüz modern tıp kılavuzlarında (ARIA) alerjik rinit tedavisi; semptomları hızla kontrol altına alan medikal tedaviler ile hastalığı kökten çözmeyi amaçlayan biyolojik yaklaşımların (immünoterapi) kombine edilmesiyle yürütülür.

Antihistaminikler ve Kortizonlu Burun Spreyleri Güvenli midir?

Alerjik rinit şikayetleri başladığında ilk basamakta başvurulan yöntem ilaç tedavileridir. Toplumda bu ilaçların "sürekli uyku yaptığı" veya "kortizon nedeniyle vücuda zarar verdiği" yönünde bazı klinik endişeler mevcuttur. Ancak yeni nesil farmakolojik ajanlar yüksek güvenlik profiline sahiptir:

Yeni Nesil Antihistaminikler

Histamin, alerjenle temas edildiğinde burun kaşıntısı, hapşırma ve akıntıya yol açan ana kimyasaldır. Antihistaminik ilaçlar bu kimyasalın hücresel reseptörlere bağlanmasını bloke eder.

  • Güvenlik Profili: Eski nesil (1. kuşak) antihistaminikler beyin bariyerini geçerek ağır uyku, sersemlik ve konsantrasyon kaybı yapardı. Günümüzde kliniklerimizde reçete ettiğimiz yeni nesil (2. ve 3. kuşak) antihistaminikler beyin dokusuna sızmaz; bu sayede gün içinde uyku veya sersemlik yaratmadan hapşırma ve kaşıntıyı güvenle ortadan kaldırır.

Kortizonlu (Steroidli) Burun Spreyleri

Kortizonlu spreyler, burun tıkanıklığını ve burun etlerindeki şişliği çözen en güçlü anti-enflamatuar (iltihap giderici) ajanlardır.

  • Güvenlik Profili: Ağızdan alınan veya iğneyle yapılan kortizonlar tüm vücudu etkileyerek kilo alımı, kemik erimesi veya tansiyon gibi yan etkiler yapabilir. Ancak nazal kortizonlu spreyler sadece burun mukozası düzeyinde etkilidir. Kana karışma oranları (sistemik biyoyararlanımları) %1'in bile altındadır. Bu nedenle uzman hekim gözetiminde aylarca güvenle kullanılabilirler; vücutta bağımlılık yapmaz ya da burun kemiğini eritmezler.

  • Doğru Uygulama Açısı: İlacın burun orta kemiğine (septuma) sıkılarak tahriş ve kanama yapmasını önlemek için, sprey daima sağ el ile sol burun deliğine, sol el ile sağ burun deliğine (yani burnun dış duvarına, gözün dış köşesine doğru) bakacak açıyla sıkılmalıdır.

Alerji Aşıları (İmmünoterapi) Nasıl Uygulanır?

İlaçlar kullanıldığı sürece semptomları baskılar, ancak ilacı bıraktığınızda alerji geri döner. Alerjik rinitte hastalığın seyrini değiştiren ve kalıcı iyileşme (kür) sağlayan tek bilimsel yöntem Alerji Aşı Tedavisidir (İmmünoterapi).

  • Çalışma Prensibi: Deri Prick testi veya kan analizleriyle hastanın tam olarak hangi maddeye (örneğin çimen polenine) alerjisi olduğu saptanır. Bu maddeden üretilen özel tıbbi solüsyonlar, vücuda milimetrik dozlardan başlanarak artan oranlarda verilir. Amaç, bağışıklık sistemine o maddeyi yavaş yavaş tanıtarak "tehdit olmadığını" öğretmek ve vücudu o maddeye karşı tamamen duyarsızlaştırmaktır.

İmmünoterapi Uygulama Biçimleri

  • Subkutan (Enjeksiyon) İmmünoterapi: Kolun arka üst kısmından cilt altına yapılan mikro-iğnelerdir. İlk aylarda haftada bir, daha sonra ayda bir kez klinik ortamında uygulanır.

  • Sublingual (Dil Altı Damla/Tablet) İmmünoterapi: Hastanın her gün evde kendi kendine dil altına damlattığı veya koyduğu özel tablet formlarıdır. Çocuk hastalarda konforlu bir alternatiftir.

  • Tedavi Süresi: İmmünoterapi sabır gerektiren uzun soluklu bir süreçtir; bağışıklık hafızasının kalıcı olarak değişmesi için tedavinin 3 ila 5 yıl kesintisiz sürdürülmesi şarttır. Tedavi bittiğinde hastalar ömür boyu ilaçsız, spreysiz ve tamamen hapşırıksız bir hayata kavuşurlar.

Alerjiden Korunma Yolları

Alerjik rinit yönetiminin en az ilaçlar kadar değerli olan altın kuralı, tetikleyici alerjenlerle olan teması çevresel modifikasyonlarla minimuma indirmektir. Alerjenlerin doğasına göre ev içinde ve dışarıda alınması gereken klinik bariyer önlemleri şunlardır:

Pereniyal (Yıl Boyu Süren) Ev Tozu Akarları İçin Önlemler

Ev tozu akarları (mitelar), gözle görülemeyen, insan deri döküntüleriyle beslenen ve sıcak, nemli, tüylü ortamlarda (yatak, halı, yorgan) milyarlarca çoğalan mikroorganizmalardır. Akarlardan korunmak için:

  • Yatak takımları, çarşaflar ve nevresimler haftada en az bir kez 60 C sıcaklıkta yıkanmalıdır. Akarlar 60 C altındaki ısılarda ölmezler.

  • Yatak odasında halı, kalın kumaş perdeler, pelüş oyuncaklar ve yünlü/kuş tüyü yastıklar kesinlikle bulundurulmamalıdır. Halı yerine silinebilir laminat parke veya stor perdeler tercih edilmelidir.

  • Ev temizliği, havada uçuşan akarları yakalayabilen yüksek filtrasyon gücüne sahip HEPA filtreli elektrik süpürgeleriyle yapılmalı; temizlik esnasında alerjik birey odada bulunmamalıdır.

Mevsimsel Polenlerden Korunmak İçin Önlemler

Polenler rüzgarın etkisiyle kilometrelerce uzağa yayılan bitkisel parçacıklardır. Polen mevsiminde (özellikle ilkbahar ve yaz aylarında):

  • Günün polen yoğunluğunun en yüksek olduğu saatlerde (sabah 05:00 ile 10:00 arası) ve rüzgarlı havalarda zorunlu olmadıkça açık havaya çıkılmamalı, ev pencereleri havalandırma amacıyla açılmamalıdır. Ev ve araçlarda polen filtreli klimalar tercih edilmelidir.

  • Açık havaya çıkıldığında gözlerin polenle temasını kesmek adına yanları kapalı güneş gözlükleri ve burun/ağız koruyucu maskeler kullanılmalıdır.

  • Dışarıdan eve gelindiğinde polenler saçlara ve giysilere yapışmış olacağı için, giysiler hemen yatak odasının dışında değiştirilmeli ve polenleri yatağa taşımamak adına mutlaka duş alınarak saçlar yıkanmalıdır. Çamaşırlar polen mevsiminde açık havada/balkonda kurutulmamalıdır.

Bahar aylarında polenler nedeniyle hayatı kaçırıyor, ev tozları yüzünden geceleri nefes alamayıp sabahları yorgun uyanıyorsanız; alerjiyi kaderiniz olarak görmeyi bırakıp profesyonel bir çözüm bulmak adına A Life Sağlık Grubu Kulak, Burun, Boğaz (KBB) ve Alerji birimlerimizle iletişime geçebilir, modern aşı (immünoterapi) altyapımız ve kişiye özel ilaç protokollerimiz doğrultusunda uzman hekim kadromuzdan muayene randevunuzu güvenle oluşturabilirsiniz.

Alerjik Rinit Nedir? | Alerjik Rinit Belirtileri

Tedavi Rehberi Bilgilendirme Formu

Araştırdığınız Hastalık Hakkında Uzman Hekimlerimiz Size Dönüş Sağlasın.

Sıkça Sorulan Sorular

Alerjik rinit; halk arasında bilinen diğer adıyla saman nezlesi, bağışıklık sisteminin havada bulunan zararsız maddelere (polen, toz, küf) karşı aşırı tepki vermesiyle oluşan burun içi astarının iltihaplanmasıdır. Bu hastalık genetik yatkınlığa bağlı yapısal bir reaksiyondur; virüs veya bakteri kaynaklı olmadığı için kesinlikle bulaşıcı değildir.

Alerjik rinit şikayetleri yaşayan hastalarımızın öncelikli olarak başvurması gereken branş Kulak Burun Boğaz (KBB) veya yetişkin/çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları bölümleridir. A Life Sağlık Grubu kliniklerinde, burun içi yapısal bozukluklar KBB uzmanlarımızca değerlendirilirken, alerjinin kökenine yönelik spesifik testler ve aşı tedavileri koordineli olarak yürütülür.

Alerjik riniti en çok polenler, ev tozu akarları, küf mantarları ve evcil hayvan kepekleri tetikler. Kesin etkeni saptamak için kliniğimizde Prick Testi (Deri Priz Testi) uygulanır; hastanın ön koluna damlatılan alerjen solüsyonları mikroskobik olarak cilde sızdırılır ve 15 dakika içinde oluşan kızarıklık/şişlik ölçülerek hastanın neye alerjisi olduğu kesin olarak saptanır. Ayrıca kandan bakılan spesifik IgE testleri de tanıda kullanılır.

Alerjik rinit kronik bir yapısal durumdur; tamamen ortadan kaldıran tek bir ilaç anlamında sihirli bir "kesin çözüm" olmasa da, doğru tedavi protokolleriyle tamamen kontrol altına alınabilir. Alerjik rinit nasıl geçer sorusunun temel formülü: Kanıtlanmış alerjenden maksimum düzeyde kaçınmak, hekimin reçete ettiği ilaçları düzenli kullanmak ve uygun hastalarda bağışıklık sistemini alerjene alıştıran aşı tedavisidir.

Alerjik rinit tedavisinde kullanılan temel ajanlar; antistaminik haplar, lökotrien reseptör antagonistleri ve doğrudan burun içine uygulanan alerjik rinit burun spreyi (kortizonlu veya antihistaminik) seçenekleridir. En iyi alerjik rinit ilacı hangisi sorusunun yanıtı tamamen kişiseldir; hastanın şikayetlerinin yoğunluğuna, yaşına ve muayene bulgularına göre uzman hekimimiz tarafından kişiye özel seçilen ilaç en iyi ilaçtır.

İlaç tedavilerine rağmen geçmeyen alerjik rinit vakalarında en etkili uzun vadeli çözüm alerjik rinit aşısıdır (immünoterapi). Bu tedavide, yapılan testlerle saptanan alerjen maddeler hastaya dil altı damla veya cilt altı enjeksiyon yoluyla, düşük dozdan başlanarak yıllar içinde artan dozlarda verilir. Amaç, vücudun o maddeye karşı duyarsızlaşmasını sağlamaktır ve başarı oranı oldukça yüksektir.

Alerjik rinit hastalığının kendisini tamamen yok eden bir "alerji ameliyatı" yoktur. Ancak kronik alerjiye bağlı olarak gelişen konka hipertrofisi (burun eti büyümesi), burun kemik eğriliği (deviasyon) veya sinüzit polipleri varlığında ameliyat şart olur. KBB uzmanlarımız tarafından yapılan burun eti küçültme ameliyatları, alerjik rinit burun tıkanıklığı şikayetini kalıcı olarak rahatlatır.

Alerjik rinit, burun mukozasını şişirip sinüs kanallarını tıkadığı için vakum etkisiyle şiddetli baş ağrısı yapabilir. Aynı şekilde östaki borusunu tıkayarak kulakta dolgunluk hissi ve kulak çınlaması yaparmı sorusunun yanıtı da evet, yapabilir. Ancak alerjik rinit ateş yaparmı sorusunun cevabı hayır, kesinlikle ateş yapmaz. Eğer tabloya yüksek ateş eşlik ediyorsa durum alerji değil, viral veya bakteriyel bir enfeksiyondur.

Evet, alerjik rinit kronik geniz akıntısına yol açarak özellikle geceleri artan kuru bir öksürük nedeni olabilir. Alerjik rinit nefes darlığı yaparmı sorusu ise hayati önem taşır; tedavi edilmeyen rinit hastalarında hava yolları aşırı duyarlı hale gelerek zamanla Alerjik Astım gelişimine yol açabilir, bu da göğüste sıkışma ve nefes darlığı yaratır. Bu yüzden erken tedavi akciğerleri korur.

Alerjik rinit burun kanaması şikayetlerine sıkça zemin hazırlar. Sürekli kaşınan ve hapşırılan burun mukozası tahriş olur; ayrıca alerji spreylerinin uzun süreli veya yanlış açıyla (burun ortasındaki kıkırdağa doğru) sıkılması burun içindeki kılcal damarları kurutarak çatlamalara ve kanamalara yol açar. Spreyler burun dış duvarına doğru sıkılmalı ve mukoza nemlendiricilerle desteklenmelidir.

Çocuklarda alerjik rinit sıklıkla; burunlarını sürekli yukarı doğru sürtme (alerjik selam), göz altlarında morluklar (alerjik gölgeler) ve ağızdan nefes alma ile fark edilir. Gece burun tıkanıklığı nedeniyle kaliteli uyuyamayan çocuklarda gün içinde dikkat dağınıklığı, hiperaktivite ve okul başarısında düşüş görülür. Çocuk alerji ve KBB uzmanlarımızın takibiyle çocuğun yaşam konforu hızla düzeltilmelidir.

Gebelikte ve hamilelikte alerjik rinit, hormonal değişimlerin de etkisiyle daha şiddetli seyredebilir. Bu dönemde bebeğe zarar vermemek adına rastgele ilaç kullanılmamalıdır. Birincil tedavi olarak burun içini yıkayan steril deniz suları (salin solüsyonları) tercih edilir. Şikayetlerin çok dirençli olduğu durumlarda, KBB ve Kadın Doğum uzmanlarımızın ortak onayıyla gebelik kategorisi güvenli olan spesifik spreyler planlanabilir.

İnternette aratılan yıl boyu süren alerjik rinit bitkisel tedavi veya doğal tedavi yöntemleri (bitki kürleri, uçucu yağlar vb.) alerjiyi kökten çözmez, hatta bazı bitkisel özler hastanın alerjisini daha çok tetikleyebilir. En güvenli doğal tedavi, burun içini düzenli olarak evde hazırlanan tuzlu-karbonatlı sularla veya eczaneden alınan okyanus sularıyla yıkayarak alerjenleri burun mukozasından mekanik olarak uzaklaştırmaktır.

İlgili Bölümler

İlgili Hekimler

Yardıma mı ihtiyacınız var ?

7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.