Erkek kısırlığı, erkeğin sperm üretimi, sperm kalitesi, sperm taşınması veya boşalma işlevindeki sorunlar nedeniyle gebeliğin oluşmasına katkıda bulunamaması durumudur. Kısırlık yalnızca sperm sayısının düşük olması anlamına gelmez. Sperm hareketliliğinin azalması, sperm şeklinin bozulması, sperm üretiminin tamamen olmaması veya spermin dışarı atılmasını etkileyen sorunlar da erkek infertilitesine yol açabilir.
Gebelik oluşmadığında nedenin yalnızca kadında aranması doğru değildir. Çiftlerde gebelik güçlüğü erkek faktörüne, kadın faktörüne, her iki taraftaki faktörlere veya neden belirlenemeyen durumlara bağlı olabilir. Bu nedenle değerlendirme sürecinde kadın ve erkeğin birlikte ele alınması önerilir.
Daha genel bilgi için Kısırlık (İnfertilite) Nedir? Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir? başlıklı ana makalemize de göz atabilirsiniz.
Erkeklerde kısırlık nedenleri oldukça çeşitlidir. Sperm üretimini doğrudan etkileyen testis sorunları, sperm kanallarındaki tıkanıklıklar, hormon düzensizlikleri, bazı genetik durumlar, geçirilmiş enfeksiyonlar, cerrahi işlemler ve yaşam tarzıyla ilişkili faktörler erkek doğurganlığını etkileyebilir.
WHO'ya göre erkek infertilitesinin önemli nedenleri arasında semen boşalmasını etkileyen kanal tıkanıklıkları, hormonal bozukluklar, testislerin yeterli sperm üretememesi ve sperm hareketi veya yapısındaki bozukluklar bulunur. Sigara, aşırı alkol kullanımı, obezite ve bazı çevresel toksinlere maruz kalma da doğurganlığı olumsuz etkileyebilen faktörler arasında değerlendirilir.
Bu nedenlerin bazıları tedavi edilebilirken bazı durumlarda yardımcı üreme tekniklerinden yararlanılması gerekebilir.
Bazı hastalıklar doğrudan testisleri veya sperm üretimini etkilerken, bazıları hormonları, üreme kanallarını ya da cinsel işlevleri etkileyerek doğurganlığı azaltabilir.
Erkek kısırlığı ile ilişkili olabilecek durumlar arasında varikosel, testis yetmezliği, bazı hormonal hastalıklar, sperm kanallarındaki tıkanıklıklar, bazı enfeksiyonlar, genetik bozukluklar ve testis gelişimini etkileyen doğuştan problemler bulunabilir.
Geçirilmiş bazı cerrahi işlemler ve kanser tedavileri de üreme fonksiyonlarını etkileyebilir. Özellikle kemoterapi gibi sperm üreten hücreleri etkileyebilen tedaviler sonrasında doğurganlığın değerlendirilmesi gerekebilir.
Erkeklerde kısırlık belirtileri çoğu zaman doğrudan fark edilmeyebilir. Birçok erkekte belirgin bir şikâyet bulunmaz ve sorun yalnızca gebelik elde edilememesi sonrasında yapılan değerlendirmelerde ortaya çıkar.
Bununla birlikte kısırlığa neden olan hastalığa bağlı bazı belirtiler görülebilir. Bunlar arasında cinsel istekte azalma, sertleşme veya boşalma sorunları, testislerde ağrı veya şişlik, testislerde küçülme, skrotumda damarların belirginleşmesi ve hormonal bozukluklara bağlı bazı fiziksel değişiklikler yer alabilir.
Bu belirtilerin bulunması tek başına kısırlık tanısı anlamına gelmez. Aynı şekilde herhangi bir belirti bulunmaması da sperm üretiminin ve doğurganlığın normal olduğunu kesin olarak göstermez.
Kısırlığın anlaşılması için yalnızca kişinin kendi gözlemleri yeterli değildir. Özellikle erkeklerde kısırlık nasıl anlaşılır sorusunun yanıtı, tıbbi değerlendirme ve gerekli testlerle belirlenir.
Semen analizi, erkek infertilitesi değerlendirmesinin temel aşamalarından biridir. Bunun yanında kişinin tıbbi ve üreme öyküsü alınır, fizik muayene yapılır ve gerekli görüldüğünde hormon veya genetik testler gibi ek incelemeler planlanır.
Erkeklerde kısırlık, tek bir belirti veya tek bir test sonucuna bakılarak kesin şekilde belirlenmez. Değerlendirme kişinin öyküsü, fizik muayenesi ve semen analizinin birlikte ele alınmasıyla başlar.
Semen analizinde sperm sayısı, hareketliliği ve morfolojisi gibi temel özellikler değerlendirilir. Ancak tek bir semen parametresinin normalin altında veya üzerinde olması tek başına kesin kısırlık tanısı koydurmaz. Sperm değerleri örnekten örneğe değişebildiği için özellikle anormal sonuçlarda tekrar test yapılması gerekebilir.
Erkek kısırlık testi denildiğinde en temel inceleme semen analizidir. Test için meni örneği alınır ve laboratuvarda sperm yoğunluğu, hareketliliği ve morfolojisi gibi özellikler incelenir.
Değerlendirme yalnızca semen analiziyle sınırlı değildir. Doktor, kişinin geçirdiği hastalıkları, ameliyatları, kullandığı ilaçları, cinsel işlevlerini, yaşam tarzını ve daha önceki doğurganlık durumunu değerlendirir.
İlk değerlendirmede anormal semen sonucu saptanırsa sonuçların doğrulanması amacıyla tekrar semen analizi yapılabilir. AUA/ASRM kılavuzunda erkek infertilitesi değerlendirmesinin üreme öyküsü ve bir veya daha fazla semen analiziyle başlaması önerilmektedir.
Erkek infertilitesi değerlendirmesinde kullanılacak testler kişiye göre değişir. Her erkeğin tüm testlerden geçmesi gerekmez.
Hormon değerlendirmesinde özellikle FSH ve testosteron gibi hormonlar, belirli klinik bulguların varlığında kullanılabilir. Genetik testler ise özellikle ciddi sperm üretim bozukluğu veya azospermi gibi durumlarda gündeme gelebilir.
Semen analizinde başlıca şu özellikler değerlendirilir:
Sperm sayısının düşük olması oligospermi, menide sperm bulunmaması ise azospermi olarak adlandırılır. Ancak test sonucunun değerlendirilmesi yalnızca tek bir değere bakılarak yapılmaz; diğer semen özellikleri ve kişinin klinik durumu da dikkate alınır.
Kan tahlili tek başına erkeklerde kısırlık tanısı koydurmaz. Ancak bazı erkeklerde sperm üretimini etkileyebilecek hormonal bozuklukların araştırılması için kan testlerinden yararlanılır.
Özellikle sperm sayısının belirgin şekilde düşük olması, cinsel istekte azalma, sertleşme sorunu, testislerde küçülme veya hormonal bozukluk şüphesi gibi durumlarda hormon testleri istenebilir. Hangi testlerin yapılacağı kişinin muayene ve semen analizi sonuçlarına göre belirlenir.
Erkeklerde kısırlık sonradan ortaya çıkabilir. Doğurganlığın yaşam boyunca aynı kalacağı düşüncesi doğru değildir. Daha önce çocuk sahibi olmuş bir erkekte ilerleyen yıllarda gelişen bir hastalık, enfeksiyon, cerrahi işlem, hormonal bozukluk, testis hasarı veya bazı tedaviler nedeniyle doğurganlık azalabilir.
Bu durum ikincil infertilite olarak değerlendirilebilir. Önceden gebelik elde edilmiş olması, ilerleyen dönemde sperm üretimi veya üreme fonksiyonlarıyla ilgili bir sorun gelişmeyeceği anlamına gelmez.
Bazı erkeklerde kısırlığın altında genetik faktörler bulunabilir. Özellikle sperm üretiminin ciddi derecede azaldığı veya tamamen olmadığı bazı durumlarda genetik incelemeler gündeme gelebilir.
Kromozomal bozukluklar ve Y kromozomu üzerindeki bazı değişiklikler sperm üretimini etkileyebilir. Bu nedenle ciddi oligospermi veya azospermi bulunan bazı erkeklerde doktor tarafından genetik testler önerilebilir.
Ancak erkeklerde görülen her kısırlık vakasının genetik olduğu düşünülmemelidir. Genetik nedenlerin araştırılması, kişinin klinik özelliklerine ve semen analizindeki bulgulara göre planlanır.
Varikosel, testis çevresindeki toplardamarların genişlemesiyle ortaya çıkan bir durumdur ve bazı erkeklerde sperm üretimi ile sperm kalitesini etkileyebilir.
Varikosel bulunan her erkekte kısırlık gelişmez. Bu nedenle yalnızca varikosel saptanması tedavi gerektirdiği anlamına gelmez. Tedavi kararı; fizik muayene, semen analizi, kişinin çocuk sahibi olma isteği ve diğer klinik bulgular birlikte değerlendirilerek verilir.
Günlük yaşamda bazı faktörler sperm üretimini veya sperm kalitesini olumsuz etkileyebilir. Ancak tek bir alışkanlığın veya yiyeceğin kesin olarak kısırlığa neden olduğunu söylemek çoğu durumda doğru değildir.
Sigara, aşırı alkol kullanımı, obezite, bazı ilaçlar, anabolik steroidler ve bazı çevresel toksinlere maruz kalma erkek doğurganlığı açısından dikkate alınması gereken faktörlerdir. Ayrıca sperm üretimini doğrudan etkileyen hastalıkların ve tıbbi te davilerin de değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle kas geliştirme amacıyla kullanılan anabolik steroidler, sperm üretimini baskılayarak semen parametrelerinde bozulmaya neden olabilir. Bu nedenle doğurganlık sorunu yaşayan erkeklerde kullanılan ilaçlar ve hormon ürünleri mutlaka doktora bildirilmelidir.
Sigara ve aşırı alkol tüketimi erkek doğurganlığı açısından olumsuz yaşam tarzı faktörleri arasında kabul edilmektedir. Ancak kısırlığın yalnızca bu faktörlerden kaynaklandığını söylemek doğru değildir.
WHO, sigara, aşırı alkol tüketimi ve obezitenin infertiliteyle ilişkili olabileceğini belirtmektedir. Bu nedenle gebelik planlayan erkeklerde genel sağlığın korunması ve risk faktörlerinin azaltılması önemlidir.
Erkeklerde kısırlığın tedavisi, altta yatan nedene göre değişir. Bazı erkeklerde doğurganlığı azaltan neden doğrudan tedavi edilebilirken, bazı durumlarda yardımcı üreme tekniklerinden yararlanılması gerekebilir.
Tedavi planı hazırlanırken sperm üretiminin durumu, sperm kanallarının açıklığı, hormon seviyeleri, varsa varikosel veya diğer yapısal sorunlar ve çiftin genel üreme planı birlikte değerlendirilir.
Tedavi seçenekleri genel olarak şu başlıklarda değerlendirilebilir:
Hangi yöntemin kullanılacağı, sperm üretiminin durumuna ve çiftin diğer doğurganlık özelliklerine göre belirlenir. AUA/ASRM kılavuzunda varikosel onarımı, belirli hormonal bozuklukların tedavisi, tıkalı kanalların cerrahi olarak düzeltilmesi ve gerekli durumlarda IUI, IVF veya ICSI gibi yardımcı üreme yöntemleri erkek faktörlü infertilitenin yönetiminde yer almaktadır.
Bazı erkeklerde kısırlığa yol açan hormonal veya diğer tıbbi nedenlere yönelik ilaç tedavisi uygulanabilir. Ancak her erkek kısırlığında kullanılabilecek tek bir kısırlık ilacı bulunmaz.
Tedavi öncesinde kısırlığın nedeninin belirlenmesi önemlidir. Özellikle hormon eksikliği veya belirli hormonal bozukluklar bulunan hastalarda nedene yönelik tedavi planlanabilir. Kendi kendine hormon veya doğurganlık ilacı kullanmak doğru değildir.
Bazı erkek infertilitesi nedenlerinde cerrahi tedavi uygulanabilir. Varikosel, sperm kanallarındaki bazı tıkanıklıklar veya ejakülasyon kanallarındaki belirli yapısal problemler cerrahi seçeneklerin değerlendirilebileceği durumlardan bazılarıdır.
Cerrahi karar verilmeden önce problemin doğurganlık üzerindeki etkisi, semen analizi ve diğer muayene bulguları birlikte değerlendirilir. Her varikosel veya her kanal problemi ameliyat gerektirmez.
Erkek faktörlü infertilitede, doğal yollarla gebelik şansının düşük olduğu durumlarda yardımcı üreme tekniklerinden yararlanılabilir.
Aşılama (IUI) yönteminde hazırlanmış sperm örneği rahim içine yerleştirilir. Tüp bebek (IVF) tedavisinde ise yumurta ve sperm laboratuvar ortamında bir araya getirilerek embriyo oluşturulur. Sperm sayısının veya hareketliliğinin ciddi şekilde düşük olduğu bazı durumlarda mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemi kullanılabilir.
Azoospermi gibi durumlarda, uygun hastalarda testis veya epididimisten sperm elde edilmesi ve elde edilen spermin yardımcı üreme tekniklerinde kullanılması da değerlendirilebilir.
Erkeklerde kısırlık değerlendirmesinde üroloji, özellikle erkek üreme sağlığı ve infertilitesi konusunda deneyimli uzmanlar tarafından değerlendirme yapılabilir. Çiftin gebelik planı doğrultusunda kadın hastalıkları ve doğum veya üreme tıbbı uzmanlarıyla birlikte değerlendirme de gerekebilir.
Hangi bölüme başvurulacağı sağlık kuruluşunun organizasyonuna ve hastanın şikâyetlerine göre değişebilir. Özellikle semen analizinde belirgin bozukluk saptanması veya erkek infertilitesi düşünülmesi halinde erkek üreme sağlığı konusunda deneyimli bir uzmanın değerlendirmesi önemlidir.
Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebelik oluşmuyorsa erkek partnerin de değerlendirilmesi gerekir. Genel olarak 12 ay boyunca gebelik elde edilememesi infertilite değerlendirmesi için önemli bir eşiktir. Bununla birlikte daha önce bilinen testis hastalığı, geçirilmiş bazı ameliyatlar, ciddi sperm problemi şüphesi, cinsel işlev bozukluğu veya doğurganlığı etkileyebilecek tıbbi öykü varsa değerlendirme daha erken yapılabilir.
Gebelik planlayan çiftlerde yalnızca kadının değerlendirilmesi yerine kadın ve erkeğin eş zamanlı değerlendirilmesi önerilir.
Erkek infertilitesinin tüm nedenlerini önlemek mümkün değildir. Genetik faktörler veya doğuştan gelen bazı problemler tamamen önlenemeyebilir. Bununla birlikte bazı yaşam tarzı ve çevresel risklerin azaltılması genel üreme sağlığı açısından faydalı olabilir.
Sigara kullanımının bırakılması, aşırı alkol tüketiminden kaçınılması, sağlıklı vücut ağırlığının korunması ve doğurganlığı etkileyebilecek ilaçların veya hormon ürünlerinin doktor kontrolünde kullanılması önemlidir. Ayrıca testislerde ağrı, şişlik, belirgin damarlaşma veya cinsel işlev sorunları gibi belirtiler varsa değerlendirme geciktirilmemelidir.
Erkeklerde kısırlık şüphesinde doğru tanıya ulaşabilmek için kişinin tıbbi ve üreme öyküsünün değerlendirilmesi, gerekli muayenelerin yapılması ve uygun testlerin planlanması önemlidir. Erkek infertilitesinin nedeninin belirlenmesi, tedavi seçeneklerinin kişiye ve çifte göre şekillendirilmesine yardımcı olur.
A Life Sağlık Grubu'nda erkek kısırlığı şüphesi bulunan kişilerin değerlendirilmesi ve gerekli durumlarda ilgili uzmanlık alanlarına yönlendirilmesi planlanabilir. Başvuru öncesinde mevcut semen analizleri, daha önce yapılan hormon testleri, ameliyat veya hastalık öyküsü ve kullanılan ilaçlarla ilgili bilgilerin paylaşılması değerlendirme sürecine katkı sağlayabilir.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Erkeklerde kısırlığın belirli bir yaşta mutlaka ortaya çıkması gerekmez. Doğuştan gelen problemler erken dönemde bulunabileceği gibi bazı hastalıklar veya yaşam boyunca gelişen sorunlar nedeniyle ilerleyen yaşlarda da doğurganlık azalabilir. Kısırlığın belirlenmesinde yaş yerine kişinin üreme öyküsü, muayenesi ve gerekli testleri dikkate alınır.
Evet, daha önce çocuk sahibi olmuş bir erkekte daha sonra doğurganlık problemi gelişebilir. Enfeksiyonlar, testis hastalıkları, hormonal bozukluklar, bazı cerrahi işlemler, kanser tedavileri ve yaşam tarzıyla ilişkili faktörler sonradan ortaya çıkan infertiliteye katkıda bulunabilir.
Spermin rengi tek başına kısırlık tanısı koydurmaz. Sperm kalitesinin değerlendirilmesi için semen analizi gerekir. Renk değişiklikleri farklı nedenlerle ortaya çıkabileceğinden kalıcı veya tekrarlayan değişikliklerde doktor değerlendirmesi uygun olabilir.
Semenin kıvamı tek başına erkek kısırlığını göstermez. Semen analizinde sperm sayısı, hareketliliği ve morfolojisi gibi farklı özellikler birlikte değerlendirilir. Belirgin ve sürekli değişiklikler varsa değerlendirme yapılabilir.
Testislerin normalden küçük olması bazı erkeklerde sperm üretim bozukluklarıyla ilişkili olabilir ancak tek başına kısırlık anlamına gelmez. Muayene, semen analizi ve gerekli durumlarda hormon veya genetik testlerle değerlendirme yapılabilir.
Varikosel bazı erkeklerde sperm üretimini veya sperm kalitesini etkileyebilir. Ancak varikosel bulunan herkesin kısır olduğu söylenemez. Tedavi gerekip gerekmediği semen analizi ve diğer klinik bulgulara göre belirlenir.
Kabakulak enfeksiyonunun testisleri etkileyen komplikasyonları bazı erkeklerde sperm üretimini bozabilir. Özellikle ergenlik veya erişkinlik döneminde geçirilen ve testis tutulumu gelişen vakalarda bu açıdan tıbbi değerlendirme gerekebilir.
Kasık fıtığı ameliyatının doğrudan her erkekte kısırlığa neden olduğu söylenemez. Bununla birlikte ameliyatın türü, cerrahi teknik, mevcut hastalıklar ve nadir komplikasyonlar değerlendirilmelidir. Kısırlık şüphesi varsa semen analizi ile doğurganlık durumu araştırılabilir.
Bazı kemoterapi ilaçları sperm üreten hücreleri etkileyerek geçici veya kalıcı doğurganlık sorunlarına yol açabilir. Kanser tedavisi öncesinde çocuk sahibi olma planı bulunan erkeklerde sperm dondurma gibi doğurganlığın korunmasına yönelik seçenekler doktorla görüşülebilir.
Doğum kontrol hapları kadınlar tarafından kullanılan gebelikten korunma yöntemleridir ve erkek kısırlığının tipik bir nedeni değildir. Erkekte doğurganlığı etkileyebilecek ilaçlar değerlendirilirken kullanılan tüm ilaçların doktora bildirilmesi gerekir.
Erkek infertilitesinin bazı nedenleri tedavi edilebilir. Nedene göre ilaç tedavisi, cerrahi yöntemler veya yardımcı üreme teknikleri kullanılabilir. Tedavi seçeneği semen analizi, muayene ve altta yatan nedene göre belirlenir.
Her erkek infertilitesinde tüp bebek gerekli değildir. Nedene yönelik tedavilerle doğal gebelik mümkün olabilir. Sperm sayısı veya kalitesindeki ciddi bozukluklarda ya da diğer tedavilerin yeterli olmadığı durumlarda IUI, IVF veya ICSI gibi yardımcı üreme yöntemleri değerlendirilebilir.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Randevu ve sağlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için size en uygun iletişim kanalını seçebilirsiniz.