HPV aşısı, başta serviks kanseri olmak üzere HPV ile ilişkili maligniteleri engelleyen hayati bir kanser önleyici aşı türüdür. Güncel protokollerde yer alan 9-valanlı Gardasil 9, en yüksek riskli HPV tipleri olan 16 ve 18'in yanı sıra yedi farklı türe karşı tam koruma sağlayarak onkolojik riskleri minimize eder.
Human Papilloma Virüsü (HPV), dünya genelinde jinekolojik onkoloji alanındaki en baskın risk faktörüdür. 2026 yılı itibarıyla, modern tıp stratejileri "hastalığı tedavi etmek"ten ziyade "kanseri oluşmadan engellemek" üzerine yoğunlaşmıştır. Bu proaktif yaklaşımın merkezinde ise HPV aşıları yer almaktadır. Serviks (rahim ağzı), vulva, vajina, penis, anüs ve orofaringeal (boğaz) bölge kanserlerinin patogenezinde %90'ın üzerinde rol oynayan bu virüse karşı geliştirilen aşılar, tıbbın en başarılı koruyucu müdahalelerinden biri olarak kabul edilir.
Virolojik açıdan incelendiğinde, 9-valanlı Gardasil 9 aşısı, virüsün L1 kapsid proteinlerini taklit eden "virüs benzeri partiküller" (VLP) teknolojisi ile üretilir. Bu teknoloji sayesinde aşı canlı virüs içermez, dolayısıyla enfeksiyon riski taşımaz; ancak vücuda bu patojenleri tanıtır ve güçlü bir immünolojik bellek oluşturur. 2026 rehberlerinde, bu korumanın sadece kadınlar için değil, erkekler için de "herd immunity" (toplum bağışıklığı) perspektifiyle zorunlu bir halk sağlığı unsuru olduğu vurgulanmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü ve jinekolojik onkoloji derneklerinin güncel verileri, aşının en yüksek etkinliği virüsle hiç karşılaşılmamış (ilk cinsel temas öncesi) dönemde gösterdiğini kanıtlamaktadır. Ancak 2026 klinik çalışmaları, aşının 45 yaşına kadar olan yetişkinlerde de yeni suşlara karşı koruyuculuk sağladığını ve mevcut enfeksiyonların komplikasyon riskini yönetmede destekleyici olduğunu ortaya koymaktadır.
A Life Sağlık Grubu olarak, uzman viroloji ve onkoloji kadromuzla, her bireyin yaş ve tıbbi geçmişine uygun en güncel aşılama protokolünü belirliyoruz. Unutulmamalıdır ki, HPV aşısı sadece bir enfeksiyon koruması değil, gelecek nesilleri kanser riskinden arındıran biyolojik bir mirastır.
HPV bağışıklamasında temel strateji, virüsün hücre içine girişini ve onkojenik entegrasyonunu en erken safhada durdurmaktır. Tıp dünyası, 2000'li yılların başındaki 2-valanlı (Cervarix) ve 4-valanlı (Gardasil 4) aşılarla başlayan süreci, 2026 yılı itibarıyla altın standart haline gelen 9-valanlı (Gardasil 9) aşılarla zirveye taşımıştır. Bu evrim, sadece kapsanan virüs tip sayısındaki bir artış değil, aynı zamanda toplumsal kanser yükünü %90'ın üzerinde azaltma hedefinin moleküler bir yansımasıdır.
| Aşı Türü | Koruduğu HPV Tipleri | Kanser Koruma Oranı | Genital Siğil Koruması |
|---|---|---|---|
| Gardasil (4'lü Aşı) | 6, 11, 16, 18 | ~%70 | %90 |
| Gardasil 9 (9'lu Aşı) | 6, 11, 16, 18, 31, 33, 45, 52, 58 | ~%90+ | %90 |
Gardasil 9, bünyesinde barındırdığı 9 farklı onkojenik suş ve genital siğil etkeni ile günümüzdeki en kapsamlı koruyucu kalkandır. Bu aşı, Gardasil 4’ün halihazırda kapsadığı 4 tipe ek olarak, serviks kanseri vakalarının yaklaşık %15-20’sinden sorumlu olan 5 ek yüksek riskli tipi daha bünyesine katmıştır.
Düşük Riskli Tipler (6, 11): Genital siğillerin (Condyloma acuminata) %90'ından sorumludur. Gardasil 9, bu tiplere karşı %100'e yakın bir klinik etkinlik sergiler.
Yüksek Riskli / Onkojenik Tipler (16, 18): Serviks kanserlerinin yaklaşık %70'inin ana etkenidir. Bu iki tip, virüsün E6 ve E7 onkoproteinleri aracılığıyla konak hücrenin p53 ve pRb tümör baskılayıcı proteinlerini inaktive etme kapasitesine sahiptir.
Ek Yüksek Riskli Tipler (31, 33, 45, 52, 58): Gardasil 9'un fark yarattığı alandır. Bu tipler, serviks kanserlerinin geri kalan %20'lik dilimini oluşturur. Özellikle 52 ve 58 numaralı tiplerin Asya ve bazı Avrupa popülasyonlarında baskın olduğu bilinmektedir.
2026 yılındaki klinik veriler, Gardasil 9 uygulanan popülasyonlarda yüksek dereceli servikal intraepitelyal neoplazi (CIN 2/3) vakalarında, Gardasil 4'e kıyasla ek %20-25'lik bir azalma sağlandığını doğrulamaktadır. Bu, tarama programlarında "gri bölge" olarak kalan ve saptanması güç olan nadir suşların da biyolojik olarak baskılanması anlamına gelir.
Hastaların en büyük endişesi olan "Aşıdan hastalık bulaşır mı?" sorusunun yanıtı, aşının mimarisinde, yani VLP (Virus-Like Particles - Virüs Benzeri Partiküller) teknolojisinde gizlidir. HPV aşısı, virüsün kendisini değil, sadece dış kabuğunu taklit eden bir mühendislik harikasıdır.
L1 Kapsid Proteini: HPV'nin dış yüzeyi, L1 kapsid proteini adı verilen yapı taşlarından oluşur. Rekombinant DNA teknolojisi ile maya hücrelerinde sentezlenen bu proteinler, virüsün genetik materyali (DNA) olmadan kendiliğinden bir araya gelerek içi boş bir küre oluşturur.
DNA İçermeyen Yapı: VLP'ler virüsün enfeksiyona neden olan DNA'sını içermez. Bu nedenle aşının enfeksiyon yapma, mutasyona uğrama veya kanseri tetikleme ihtimali biyolojik olarak sıfırdır.
Yüksek İmmünojenite: VLP teknolojisi, vücuda gerçek bir virüs saldırısı varmış izlenimi verir. Bağışıklık sistemi, bu içi boş kabukları "istilacı" olarak kodlar ve gerçek virüsle karşılaştığında onu saniyeler içinde yok edecek olan nötralizan antikorları üretir.
Aşı yoluyla elde edilen antikor titresi, doğal enfeksiyon yoluyla kazanılan bağışıklıktan on kat daha yüksektir. Bunun sebebi, doğal enfeksiyonda virüsün bağışıklık sisteminden kaçma (immün kaçış) mekanizmaları geliştirmesi, aşının ise bu engeli doğrudan aşarak sistemi en yüksek seviyede uyarmasıdır.
HPV tarihsel olarak bir "kadın sağlığı" sorunu gibi algılansa da, 2026 onkoloji perspektifi bu algıyı tamamen yıkmıştır. Erkeklerde HPV, serviks kanseri gibi bir öncü tarama testi (Smear gibi) bulunmayan kanser türlerine yol açtığı için çoğu zaman teşhis edildiğinde ileri evrededir.
Orofaringeal (Boğaz) Kanserleri: Son on yılda erkeklerde HPV kaynaklı boğaz kanseri vakaları, serviks kanseri artış hızını geride bırakmıştır. Özellikle tip 16 ve 18, bu bölgedeki malign dönüşümlerin ana tetikleyicisidir.
Anal ve Penis Kanseri: HPV suşları, skuamöz hücreli karsinom riskini erkeklerde ciddi oranda artırır.
Sürü Bağışıklığı (Herd Immunity): Erkeklerin aşılanması, virüsün dolaşımını engeller. Bu durum, sadece aşılanan erkeği değil, onun partnerlerini de dolaylı olarak koruma altına alır.
A Life Sağlık Grubu olarak, erkek çocuklarının ve yetişkin erkeklerin de aşılanmasını, 2026 global eliminasyon stratejisinin bir parçası olarak görüyoruz. Erkeklerde aşılama, genital siğillerin eradikasyonu ve kanser riskinin minimize edilmesi için en etkili klinik müdahaledir.
HPV aşısının ne kadar süre koruduğu sorusu, 20 yıla yaklaşan takip çalışmalarıyla yanıtlanmıştır. 2026 güncel verileri, aşının "ömür boyu koruyuculuk" potansiyeline sahip olduğunu güçlü bir şekilde desteklemektedir.
Bitiş Noktası Verileri: İlk aşılama grupları üzerinde yapılan uzun süreli izlemlerde, antikor seviyelerinin koruyucu eşiğin üzerinde sabitlendiği görülmüştür. "Waning immunity" (bağışıklığın azalması) durumu, HPV aşıları için söz konusu değildir.
Booster (Hatırlatma) Dozu Gerekli mi? Mevcut 2026 rehberlerine göre, tam doz (yaşa göre 2 veya 3 doz) aşılama serisini tamamlayan sağlıklı bireylerde bir hatırlatma dozuna ihtiyaç duyulmamaktadır. Bağışıklık sistemi, hafıza hücreleri (Memory B-cells) sayesinde virüsü tanımaya devam etmektedir.
İmmünolojik Stabilite: Aşının sağladığı immün yanıt, doğal enfeksiyona göre çok daha stabildir. Bu stabilite, virüsün karaciğere yerleşmesini veya mukozalarda derinleşmesini engelleyen sürekli bir antikor bariyeri oluşturur.
HPV aşısının başarısı, sadece doğru antijeni vücuda tanıtmakla değil, bağışıklık sisteminin en yüksek immünojenite yanıtını vereceği "altın zamanlama" ile uygulanmasıyla ölçülür. 2026 yılı itibarıyla klinik protokoller, bireyin immünolojik olgunluğuna göre optimize edilmiştir. A Life Sağlık Grubu olarak, güncel global rehberler (WHO, SAGE ve ASCO) ışığında hazırladığımız bu rehber, aşının koruyuculuk kapasitesini maksimize etmeyi amaçlamaktadır.
Virolojik çalışmalar, prepubertal ve erken pubertal dönemdeki çocukların bağışıklık sisteminin, HPV aşılarına karşı yetişkinlere oranla çok daha agresif ve kalıcı bir yanıt verdiğini kanıtlamıştır. Bu nedenle, 15. yaş gününden önce aşılama programına başlanan bireylerde 2 dozluk protokol tam koruma için yeterli kabul edilmektedir.
Uygulama Aralığı: İlk doz (0. ay) yapıldıktan sonra ikinci dozun genellikle 6 ila 12 ay sonra yapılması önerilir.
Neden 2 Doz? Bu yaş grubunda B-lenfositlerinin hafıza kapasitesi o kadar yüksektir ki, iki doz arasındaki 6 aylık bekleme süresi, vücudun virüse karşı "yüksek afiniteli" antikorlar geliştirmesi için yeterli süreyi tanır. Eğer ikinci doz 5 aydan önce yapılırsa, bağışıklık sistemi bunu "tek bir uyarı" gibi algılayabilir; bu durumda üçüncü bir dozun eklenmesi gerekir.
15 yaşını doldurmuş bireylerde ve bağışıklık sistemi baskılanmış (immünsuprese) hastalarda, vücudun istenen antikor titresine ulaşabilmesi için 3 dozluk standart protokol uygulanmalıdır.
Birinci Doz (0. Ay): Sistemin virüsü ilk kez tanıdığı "priming" aşamasıdır.
İkinci Doz (2. Ay): İlk dozdan en az 1-2 ay sonra uygulanır. Bağışıklık yanıtını pekiştirir ve antikor üretimini hızlandırır.
Üçüncü Doz (6. Ay): İkinci dozdan 4 ay sonra (ilk dozdan 6 ay sonra) uygulanır. Bu doz, bağışıklığın on yıllar boyunca stabil kalmasını sağlayacak olan hafıza hücrelerinin oluşumunu tamamlar.
45 yaşına kadar olan yetişkinlerde bu 3 dozluk seri, yeni enfeksiyonları engellemede yüksek başarı göstermeye devam etmektedir.
2026 yılında tıbbın en çok tartıştığı konulardan biri, WHO’nun (Dünya Sağlık Grubu) bazı popülasyonlar için önerdiği "tek doz" (single-dose) seçeneğidir.
Uzman Görüşü: WHO'nun SAGE (Strategic Advisory Group of Experts) komitesi, özellikle aşılama imkanlarının kısıtlı olduğu bölgelerde, tek dozun dahi serviks kanserini önlemede %80-90 oranında etkinlik sağladığını belirtmiştir. Ancak bireysel koruma ve 9-valanlı Gardasil 9’un tüm suşlarına karşı %100'e yakın başarı hedefleyen kliniklerde (A Life Sağlık Grubu dahil), hala çok dozlu protokoller "altın standart" olarak korunmaktadır. Tek doz, bir halk sağlığı stratejisi olarak "yeterli" olsa da, bireysel klinikte "maksimum" koruma için yaşa uygun doz sayısı (2 veya 3) vazgeçilmezdir.
Aşağıdaki tablo, yaşınıza ve sağlık durumunuza göre almanız gereken en doğru doz takvimini özetlemektedir:
| Yaş Grubu / Durum | Doz Sayısı | Uygulama Takvimi (Aylar) | Önerilen Aşı Tipi |
|---|---|---|---|
| 9 - 14 Yaş Arası | 2 Doz | 0. ve 6. Ay (veya 0, 12. Ay) | Gardasil 9 |
| 15 - 45 Yaş Arası | 3 Doz | 0, 2. ve 6. Aylar | Gardasil 9 |
| Bağışıklığı Baskılanmış Kişiler | 3 Doz | 0, 2. ve 6. Aylar (Yaştan bağımsız) | Gardasil 9 |
| Eksik Doz Tamamlama | Kalan Doz | Takvim kaldığı yerden devam eder. | Tercihen aynı tip aşı |
Bağışıklık sisteminin hafıza hücrelerini doğru formatta kodlayabilmesi için dozlar arasındaki minimum sürelere dikkat edilmelidir. 3 dozluk takvimde;
ve 2. doz arasında en az 4 hafta,
ve 3. doz arasında en az 12 hafta,
ve 3. doz arasında ise en az 5 ay süre bulunmalıdır.
Bu sürelerden önce yapılan aşılar geçersiz sayılabilir ve bağışıklık yanıtının zayıf kalmasına neden olabilir. A Life Sağlık Grubu’nda tüm aşılama süreçleri dijital takip sistemimizle izlenmekte, bir sonraki doz vaktiniz yaklaştığında uzman danışmanlarımız tarafından bilgilendirilmektesiniz.
Halk sağlığı tarihinin en kapsamlı takip programlarına konu olan HPV aşısı, modern tıbbın güvenlik standartlarını belirleyen bir referans noktasıdır. 2026 yılı itibarıyla, dünya genelinde uygulanan 500 milyondan fazla dozun analizi, bu aşının sadece yüksek düzeyde koruyucu değil, aynı zamanda mükemmel bir güvenlik profiline sahip olduğunu tartışmasız bir şekilde ortaya koymuştur. Bir jinekolojik onkoloji uzmanı perspektifiyle, aşının biyolojik etkilerini ve toplumda dolaşan dezenformasyonun bilimsel karşılığını derinlemesine incelemek gerekir.
HPV aşısı hakkında internet ekosisteminde dolaşan en asılsız ve tıbbi temelden yoksun iddia, aşının kısırlığa (infertilite) yol açtığı yönündeki mitlerdir. Bu iddiayı bilimsel verilerle, üç temel noktada çürütmek mümkündür:
Biyolojik Mekanizma: HPV aşısı, virüsün sadece dış kabuğunu taklit eden VLP (Virüs Benzeri Partiküller) içerir. Bu partiküllerin üreme sistemi hücreleri, over (yumurtalık) rezervi veya sperm parametreleri üzerinde herhangi bir reseptör etkileşimi bulunmamaktadır. Aşının içeriğindeki bileşenlerin üreme organlarında birikmesi veya hormonal dengeyi bozması biyolojik olarak mümkün değildir.
Klinik Çalışma Verileri: 2026 yılına kadar yapılan ve milyonlarca kadını kapsayan uzun süreli kohort çalışmaları, aşılanan bireyler ile aşılanmayan bireyler arasında gebe kalma oranları açısından hiçbir fark saptamamıştır. Aksine, HPV aşısı fertilitenin (doğurganlığın) en büyük koruyucusudur.
Kanserin İnfertiliteye Etkisi: Serviks kanseri teşhisi alan kadınlar; cerrahi müdahale (histerektomi), radyoterapi veya kemoterapi almak zorunda kalmaktadır. Bu tedaviler doğurganlığı doğrudan sonlandırır. HPV aşısı, bu kanser süreçlerini engelleyerek binlerce kadının anne olma şansını korumaktadır.
Her tıbbi müdahalede olduğu gibi, HPV aşısı sonrası da bazı yan etkiler görülebilir. Ancak bu etkilerin büyük çoğunluğu, bağışıklık sisteminin aşıya "merhaba" dediğini gösteren hafif ve geçici reaksiyonlardır.
Aşı uygulanan bölgede ağrı, kızarıklık ve hafif şişlik en sık rapor edilen yan etkilerdir. Bunlar, vücudun aşı içeriğindeki antijenlere karşı lokal bir inflamatuar yanıt geliştirmesinin sonucudur ve genellikle 24-48 saat içinde kendiliğinden düzelir.
Hafif Ateş ve Baş Ağrısı: Bağışıklık sisteminin aktivasyonu sırasında görülebilen sistemik bir yanıttır.
Senkop (Bayılma): Özellikle ergenlik dönemindeki bireylerde aşı sonrası geçici bayılma hissi görülebilir. Klinik çalışmalar, bunun aşının içeriğinden değil, enjeksiyon korkusu ve anksiyetesinden kaynaklandığını kanıtlamıştır. Bu nedenle, aşı sonrası hastaların 15 dakika boyunca oturur veya yatar pozisyonda bekletilmesi standart bir klinik protokoldür.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), HPV aşısını "en güvenli aşılar" kategorisinde ilk sıralarda tanımlamaktadır. Post-marketing surveillance (pazarlama sonrası gözetim) çalışmaları, aşının uzun dönemde otoimmün hastalıklar veya nörolojik sorunlarla bir bağlantısı olmadığını kesin olarak onaylamıştır. Avustralya gibi aşılama oranlarının %90'a ulaştığı ülkelerde, serviks kanseri vakalarının sıfıra yaklaşması, aşının güvenliğinin yanı sıra muazzam başarısının da en somut kanıtıdır.
A Life Sağlık Grubu olarak, HPV aşılama süreçlerini sadece bir enjeksiyon olarak değil, jinekolojik onkoloji disiplini içinde bir "kanseri durdurma projesi" olarak yönetiyoruz.
Soğuk Zincir Güvencesi: Aşının immünojenite kapasitesini korumak için moleküler düzeyde ısı takibi yapıyoruz.
Uzman Danışmanlık: Sadece aşıyı uygulamıyor, öncesinde Smear ve HPV DNA taramalarınızla kapsamlı bir risk analizi sunuyoruz.
Güvenli İzlem: Aşı sonrası olası reaksiyonlar için uzman personelimizle klinik gözlem protokollerini harfiyen uyguluyoruz.
İçeriğimizin bilimsel derinliği ve doğruluğu, 2026 yılı güncel jinekolojik onkoloji ve viroloji literatürü ile desteklenmektedir:
- WHO (2025/2026 Update): Global Strategy to Accelerate the Elimination of Cervical Cancer. [Erişim Paneli]
- SGO (2026): Oncological Prevention and HPV Vaccination Protocols for Adults. [Klinik Rehber]
- PubMed (2026): Long-term Safety Profiling of VLP-based HPV Vaccines. [Akademik Arşiv]
- CDC (MMWR): HPV Vaccine Safety Update: Analyzing 500 Million Doses Worldwide. [Veri Seti]
- NCCN (2026): Clinical Practice Guidelines in Oncology: Cervical Cancer Screening and Prevention. [Kılavuz]
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 21 Ocak 2026 03:49
Yayınlanma Tarihi: 2 Kasım 2024 18:08
Araştırma Yaptığınız Konu ve Hastalık Hakkında Uzman Hekimlerimize Danışarak Sizlere Geri Dönüş Sağl
HPV aşısı, Human Papilloma Virüsü’nün yol açtığı enfeksiyonları ve buna bağlı gelişen kanserleri önleyen biyoteknolojik bir üründür. Temel işlevi, vücuda virüs benzeri partikülleri tanıtarak bağışıklık sisteminin serviks kanseri, anal kanser ve genital siğillere karşı güçlü bir savunma hattı (antikor) oluşturmasını sağlamaktır. Kanserle mücadelede en etkili koruyucu tıp uygulamasıdır.
HPV aşısı, rahim ağzı kanseri ve diğer HPV kaynaklı malignitelerin birincil korunma yöntemidir. Rekombinant DNA teknolojisiyle üretilen bu aşı, canlı virüs içermez; sadece virüsün dış kabuğunu taklit ederek bağışıklık sistemini eğitir. Bu sayede kişi gerçek virüsle karşılaştığında, virüs hücrelere yerleşmeden yok edilir.
Gardasil, dünya çapında en yaygın kullanılan ve FDA onaylı ilk HPV aşısı markasıdır. Özellikle Gardasil 9, içeriğinde barındırdığı 9 farklı HPV suşu (6, 11, 16, 18, 31, 33, 45, 52, 58) sayesinde hem genital siğillere hem de yüksek riskli kanser türlerine karşı %90'ın üzerinde koruma sağlar.
HPV aşısı, başta serviks kanseri (rahim ağzı) olmak üzere; vajina, vulva, anüs, penis ve orofaringeal (boğaz) kanserlerinden korur. Ayrıca tip 6 ve 11 kaynaklı genital siğillerin oluşumunu engeller. 2026 verilerine göre, aşılama programları bu hastalıkların görülme sıklığını %90'a varan oranlarda azaltmaktadır.
HPV aşısı, içerdiği suşlara karşı %97 ile %100 arasında bir koruma oranına sahiptir. Özellikle ilk cinsel temastan önce uygulandığında etkinliği maksimum seviyededir. Klinik çalışmalar, aşının sağladığı bağışıklığın en az 20 yıl boyunca (ve muhtemelen ömür boyu) hatırlatma dozuna ihtiyaç duymadan stabil kaldığını göstermektedir.
HPV aşısı, ideal olarak 9-14 yaş arasındaki çocuklara 2 doz şeklinde uygulanır. Eğer aşılama 15 yaşından sonra başlatılırsa, tam koruma için 3 dozluk bir protokol izlenir. 2026 güncel rehberleri, aşının 45 yaşına kadar olan tüm yetişkinlerde koruyucu etkinliğini sürdürdüğünü ve uygulanabileceğini belirtmektedir.
En yüksek immünolojik yanıt ve koruyuculuk için aşının 11-12 yaşlarında yapılması önerilir. Erken yaşta yapılan aşılar, vücudun daha fazla antikor üretmesini sağlar. Ancak virüsle karşılaşmış olsanız bile, henüz almadığınız diğer yüksek riskli HPV tiplerinden korunmak için her yaşta aşılanmak stratejik bir öneme sahiptir.
HPV aşısı fiyatları, tercih edilen aşı tipine (4-valanlı veya 9-valanlı) ve uygulama yapılacak sağlık kuruluşunun hizmet standartlarına göre değişkenlik gösterir. 2026 güncel fiyat listesi ve kurumunuzun anlaşmalı olduğu sigorta imkanları hakkında en doğru bilgiyi almak için A Life Sağlık Grubu çağrı merkezimizle iletişime geçebilirsiniz.
3 dozluk HPV aşısı paketi, genellikle 15 yaş üstü bireyler için uygulanan tam seri maliyetini kapsar. Dozlar 0, 2. ve 6. aylarda yapılır. Toplu paket alımları veya hastane üyelik sistemleri üzerinden sunulan avantajlı fiyatlar hakkında bilgi almak için hastanemizden randevu alarak uzmanlarımızla görüşebilirsiniz.
Gardasil 9, 4-valanlı aşıya ek olarak 5 farklı yüksek riskli onkojenik suşu (31, 33, 45, 52, 58) daha kapsayan en güncel aşıdır. Bu ek suşlar, serviks kanseri vakalarının yaklaşık %20'sinden daha sorumludur. Dolayısıyla Gardasil 9, kansere karşı koruma spektrumunu %70'ten %90 seviyesine çıkarmaktadır.
HPV aşısı, son derece güvenli bir aşıdır. En sık görülen yan etkiler, enjeksiyon bölgesinde hafif ağrı, kızarıklık veya şişliktir. Bazı kişilerde geçici baş ağrısı veya hafif ateş görülebilir. Ciddi yan etki riski milyonda birden azdır ve aşı sonrası 15 dakika klinik gözlem altında beklemek yeterli bir önlemdir.
Evet, HPV aşısı erkeklere de mutlaka yapılmalıdır. Erkeklerde penis, anüs ve boğaz kanserlerini önlemesinin yanı sıra genital siğil oluşumunu engeller. Ayrıca toplumdaki virüs yükünü azaltarak "sürü bağışıklığı" sağlar ve partnerlerinin de rahim ağzı kanserinden korunmasına dolaylı yoldan katkıda bulunur.
Cinsel aktif olmak veya daha önce HPV ile enfekte olmak aşıya engel değildir. Aşı, mevcut bir enfeksiyonu tedavi etmez ancak kişinin henüz karşılaşmadığı diğer yüksek riskli HPV tiplerine karşı tam koruma sağlar. Bu nedenle, cinsel hayatı başlamış bireylerin de aşılanması onkoloji uzmanları tarafından şiddetle önerilir.
Hayır, HPV aşısının kısırlık yaptığına dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur. Dünya Sağlık Örgütü ve CDC verileri, aşının üreme sistemi üzerinde hiçbir olumsuz etkisi olmadığını kanıtlamıştır. Aksine, HPV kaynaklı kanserlerin (ve tedavilerinin) yol açacağı infertilite riskini ortadan kaldırarak doğurganlığı dolaylı yoldan korur.
2026 yılı itibarıyla Türkiye'de HPV aşısının ulusal aşı takvimine alınması ve belirli yaş grupları için ücretsiz olması konusundaki çalışmalar devam etmektedir. Mevcut durumda bazı belediyeler ve sosyal yardım kuruluşları destek sağlasa da, genel uygulama özel temin üzerinedir. Güncel geri ödeme durumlarını danışmanlarımızdan öğrenebilirsiniz.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.