Oligospermi, ejakülatta bulunan sperm yoğunluğunun normal kabul edilen referans aralığının altında olmasıdır. Tıbbi literatürde “oligozoospermi” olarak da kullanılan bu durum, erkeklerde doğurganlığı değerlendirmek için yapılan semen analizinde ortaya çıkar.
Oligospermi tanısı yalnızca meninin görünümüne bakılarak konulmaz. Spermin rengi, kıvamı veya boşalma sırasında çıkan semen miktarı sperm sayısının normal olup olmadığını göstermez. Bunun için laboratuvar ortamında semen analizi yapılması gerekir.
Dünya Sağlık Örgütü'nün semen incelemesine yönelik güncel laboratuvar kılavuzu, semen analizinin standartlaştırılmış yöntemlerle yapılmasını ve sonuçların bir bütün olarak değerlendirilmesini amaçlamaktadır.
Oligospermi, basitçe sperm sayısının veya sperm yoğunluğunun düşük olması anlamına gelir. Ancak günlük kullanımda “sperm azlığı” ifadesi bazen semen hacminin az olmasıyla da karıştırılabilir.
Burada üç farklı kavramın birbirinden ayrılması önemlidir:
Dolayısıyla az miktarda semen gelmesi her zaman oligospermi anlamına gelmez. Aynı şekilde semen miktarının normal olması da sperm sayısının normal olduğu anlamına gelmez.
Oligospermi değerlendirilirken yalnızca tek bir sayıya bakmak doğru değildir. Semen analizinde sperm konsantrasyonu, toplam sperm sayısı, hareketlilik, morfoloji ve semen hacmi gibi farklı parametreler birlikte değerlendirilir.
WHO'nun 6. baskı semen laboratuvar kılavuzu, semen analizinde güncel referans değerlerin kullanılmasını ve laboratuvar yöntemlerinin standardizasyonunu esas almaktadır.
Bu nedenle internet üzerinde görülen tek bir “oligospermi sınırı” değerinin kişinin kesin doğurganlık durumunu gösterdiği düşünülmemelidir. Bir semen analizinin sonucu, kişinin öyküsü ve diğer semen parametreleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Oligospermi, sperm yoğunluğundaki düşüklüğün derecesine göre farklı şiddetlerde değerlendirilebilir. Ancak klinik değerlendirmede yalnızca “hafif” veya “ağır” şeklindeki sınıflandırmaya bakılmaz.
Özellikle sperm yoğunluğu çok düşük olan erkeklerde altta yatan nedenin araştırılması daha önemli hale gelir. AUA/ASRM kılavuzunda ciddi oligozoospermi durumlarında, özellikle sperm üretim bozukluğu düşündüren bulgular varsa genetik değerlendirmelerin gündeme gelebileceği belirtilmektedir.
Günlük kullanım açısından oligospermi, çoğunlukla sperm azlığı olarak ifade edilir. Ancak “sperm azlığı” halk arasında semen hacminin az olması, sperm sayısının düşük olması veya boşalma miktarının değişmesi gibi farklı durumları anlatmak için kullanılabilir.
Bu nedenle tıbbi olarak sperm azlığından şüphelenildiğinde en doğru yaklaşım semen analizi yaptırmaktır.
Oligospermi nedenleri tek bir faktöre bağlı olmayabilir. Sperm üretimi; testislerin yapısı, hormonlar, genetik özellikler, kan dolaşımı, geçirilen hastalıklar ve yaşam tarzı gibi birçok faktörden etkilenebilir.
Başlıca nedenler şunlardır:
Erkek infertilitesinin değerlendirilmesinde amaç yalnızca sperm sayısını belirlemek değil, düzeltilebilir veya tedavi edilebilir nedenleri ortaya çıkarmaktır. AUA/ASRM kılavuzu bu nedenle öykü, fizik muayene ve semen analizinin yanı sıra gerekli durumlarda hormon ve genetik değerlendirmelerin kullanılmasını önermektedir.
Erkeklerde sperm azlığı, sperm üretiminin azalmasından, sperm hücrelerinin testisten dışarı taşınmasını etkileyen sorunlardan veya hormonlarla ilgili bozukluklardan kaynaklanabilir.
Özellikle sperm üretiminde görev alan testislerin sağlığı önemlidir. Varikosel, hormonal problemler, bazı genetik bozukluklar ve testis dokusunu etkileyen hastalıklar sperm üretimini azaltabilir.
Bazı erkeklerde ise sperm sayısı düşük olmasına rağmen belirgin bir neden bulunamayabilir. Bu durumda değerlendirme, semen analizinin tekrarlanması ve gerekli görülen ek testlerle sürdürülür.
Varikosel, testis çevresindeki toplardamarların genişlemesiyle ortaya çıkan bir durumdur ve bazı erkeklerde sperm üretimi ve semen parametreleri üzerinde olumsuz etki oluşturabilir.
Ancak varikosel bulunan her erkekte sperm sayısının düşük olması veya kısırlık görülmesi beklenmez. Tedavi kararı; varikoselin klinik olarak değerlendirilmesi, semen sonuçları ve çocuk sahibi olma durumu gibi faktörlere göre verilir.
AUA/ASRM, çocuk sahibi olmaya çalışan, ele gelen klinik varikoseli ve anormal semen parametreleri bulunan infertil erkeklerde varikosel onarımının değerlendirilebileceğini; yalnızca görüntüleme ile saptanan, ele gelmeyen varikoseller için rutin cerrahi önerilmediğini belirtmektedir.
Oligospermi belirtileri çoğu erkekte belirgin olmayabilir. Sperm sayısının düşük olması genellikle ağrı, ateş veya günlük yaşamda fark edilebilecek özel bir belirti oluşturmaz.
Bu nedenle bazı erkekler sperm sayılarının düşük olduğunu ancak çocuk sahibi olmakta güçlük yaşadıktan sonra öğrenebilir.
Altta yatan nedene bağlı olarak ise bazı erkeklerde:
görülebilir.
Bu belirtilerin bulunması tek başına oligospermi tanısı koydurmaz.
Sperm azlığı nasıl belli olur? sorusunun en güvenilir cevabı semen analizidir.
Sperm sayısı dış görünüşe veya meninin kıvamına bakılarak belirlenemez. Laboratuvar ortamında yapılan semen analizinde sperm yoğunluğu ve diğer semen parametreleri değerlendirilir.
AUA/ASRM erkek infertilitesi değerlendirmesinde başlangıç incelemeleri arasında üreme öyküsü ve bir veya daha fazla semen analizinin bulunmasını önermektedir.
Oligospermi tanısında temel inceleme sperm testi (semen analizi) dir.
Semen örneği laboratuvarın belirlediği koşullarda alınır ve örnekte bulunan sperm hücreleri çeşitli yönlerden değerlendirilir.
Tek bir semen analizindeki anormallik her zaman kalıcı bir sperm üretim bozukluğu anlamına gelmeyebilir. Sonuçların klinik durumla birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Semen analizinde sperm sayısının düşük bulunması durumunda, altta yatan nedeni belirlemek için ek incelemeler yapılabilir.
Bunlar arasında:
yer alabilir.
Özellikle belirgin oligozoospermi veya sperm üretim bozukluğu düşündüren bulgular bulunan erkeklerde genetik değerlendirme gerekebilir. AUA/ASRM, ağır oligozoospermide bazı genetik incelemelerin değerlendirilmesini önermektedir.
Oligospermi ve azospermi aynı durum değildir.
Oligospermide ejakülatta sperm bulunur ancak sperm yoğunluğu düşüktür.
Azospermide ise semen örneğinde sperm hücresi saptanmaz.
Azospermi saptandığında bunun sperm üretimindeki bozukluktan mı yoksa sperm kanallarındaki tıkanıklıktan mı kaynaklandığının ayrıca araştırılması gerekir.
Hipospermi, boşalma sırasında çıkan semen hacminin düşük olmasıdır. Oligospermi ise semen içerisindeki sperm yoğunluğunun düşük olmasıdır.
Örneğin semen hacmi düşük olan bir erkekte sperm konsantrasyonu normal olabilir. Bunun tersine, semen hacmi normal olduğu halde sperm yoğunluğu düşük olabilir.
Bu nedenle “sperm sıvısı azlığı” ile “sperm sayısı azlığı” birbirinden ayrılmalıdır.
Sperm sayısının düşük olması ile sperm hareketliliğinin düşük olması aynı anda görülebilir.
Bu durumda yalnızca sperm sayısına bakmak yerine semen analizindeki bütün parametrelerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Çünkü birden fazla semen parametresinin aynı anda bozulması erkek infertilitesi açısından daha anlamlı olabilir.
Sperm sayısının yanı sıra hareketliliğin de düşük olması, doğal gebelik veya yardımcı üreme tedavisi planlanırken dikkate alınır.
Oligospermi tedavisi, sperm sayısını doğrudan artırmaya yönelik tek bir standart tedaviden oluşmaz. Öncelikle sperm azlığına neden olan durum belirlenir.
Tedavi seçenekleri nedenine göre değişebilir:
AUA/ASRM, erkek infertilitesinde tedavinin düzeltilebilir nedenlere yönelik planlanmasını; uygun hastalarda cerrahi, medikal tedavi veya yardımcı üreme tekniklerinden yararlanılmasını önermektedir.
Bazı erkeklerde oligospermi ilaç tedavisi gerekebilir. Ancak hangi ilacın kullanılacağı sperm azlığının nedenine bağlıdır.
Özellikle hormonal bozukluğu bulunan hastalarda hormon temelli tedaviler değerlendirilebilir. Nedeni belirlenmemiş her sperm düşüklüğünde rastgele hormon veya sperm artırıcı ilaç kullanılması doğru değildir.
AUA/ASRM, seçilmiş erkeklerde hormonal değerlendirme ve uygun klinik durumlarda medikal tedavilerin kullanılabileceğini belirtmektedir.
Bu nedenle “sperm azlığı için hangi ilaç kullanılır?” sorusunun yanıtı semen analizi ve gerekli tıbbi değerlendirme yapılmadan belirlenemez.
Sperm sağlığını desteklemek için yaşam tarzına dikkat etmek önemlidir. Ancak herhangi bir yiyeceğin veya bitkinin tek başına oligospermiyi tedavi ettiği söylenemez.
Genel olarak:
gibi alışkanlıklar genel üreme sağlığının korunmasına katkı sağlayabilir.
Sperm azlığına iyi gelen yiyecekler araması yapan kişilerin özellikle “tek bir besin sperm sayısını kesin olarak artırır” şeklindeki iddialara karşı dikkatli olması gerekir.
Bazı oligospermi nedenleri cerrahi olarak tedavi edilebilir. Bunun en bilinen örneklerinden biri klinik olarak belirgin ve uygun hastalarda tedavi edilen varikoseldir.
Bununla birlikte her sperm azlığında ameliyat gerekmez. Cerrahi karar; semen sonuçları, fizik muayene, altta yatan neden ve çiftin çocuk sahibi olma planı dikkate alınarak verilir.
Oligospermi ile hamile kalmak mümkündür.
Sperm sayısının düşük olması doğal gebeliği imkânsız hale getirmez. Gebelik ihtimali; sperm sayısının yanı sıra sperm hareketliliği, morfoloji, toplam hareketli sperm sayısı, kadın partnerin yaşı ve üreme sağlığı gibi birçok faktöre bağlıdır.
Bu nedenle oligospermi ile normal gebelik yaşayan çiftlerin bulunması mümkündür. Ancak başka bir çiftte aynı sperm değerleriyle gebelik süreci farklı ilerleyebilir.
Dolayısıyla “oligospermi olup hamile olanlar” şeklindeki kişisel deneyimler, başka bir çiftin gebelik ihtimalini doğrudan göstermez.
Oligospermi tanısı alan bir erkeğin çocuk sahibi olamayacağı anlamına gelmez.
Bazı erkeklerde sperm sayısındaki düşüklüğün nedeni tedavi edilebilir. Örneğin uygun hastalarda varikosel tedavisi veya hormonal bozukluğun düzeltilmesi semen parametrelerini iyileştirebilir.
Bazı çiftlerde ise doğal gebelik yerine aşılama veya tüp bebek gibi yardımcı üreme yöntemlerinden yararlanılması gerekebilir.
Sperm azlığında aşılama (IUI) bazı çiftler için tedavi seçeneklerinden biri olabilir.
Aşılama öncesinde semen örneği laboratuvarda hazırlanır ve uygun sperm hücreleri seçilerek rahim içine verilir. Ancak her oligospermi vakasında aşılama uygun değildir.
Sperm sayısı ve hareketliliğinin yanı sıra kadının yaşı, yumurtlama durumu, tüplerin açıklığı ve diğer infertilite nedenleri de değerlendirilir.
Her oligospermi vakasında tüp bebek gerekmez.
Sperm değerleri, çiftin ne kadar süredir gebelik elde edemediği, kadının yaşı ve diğer doğurganlık faktörleri birlikte değerlendirilerek tedavi yöntemi belirlenir.
Sperm parametrelerinin belirgin şekilde bozulduğu bazı durumlarda tüp bebek ve mikroenjeksiyon (ICSI) seçenekleri gündeme gelebilir. ICSI, yeterli sayıda canlı sperm hücresinin bulunması halinde sperm sayısı veya kalitesiyle ilişkili bazı fertilizasyon sorunlarının aşılmasına yardımcı olabilir.
“Tüp bebekte sperm sayısı düşükse kesinlikle başarılı olunamaz” şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.
Tedavi planında:
gibi birçok faktör değerlendirilir.
Bu nedenle yalnızca sperm sayısına bakılarak kişisel gebelik veya canlı doğum ihtimali hakkında kesin bir oran vermek doğru değildir.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Randevu ve sağlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için size en uygun iletişim kanalını seçebilirsiniz.