Varikosel, testis çevresindeki toplardamarların normalden fazla genişlemesi ve kanın bu damarlarda birikmesi sonucunda oluşan damar genişlemesidir. Bacaklarda görülen varislere benzer şekilde düşünülebilir. Testisleri çevreleyen toplardamarlardaki kan akımının bozulması sonucunda damarlar genişler ve zamanla dışarıdan fark edilebilen veya elle hissedilebilen bir görünüm oluşabilir.
Varikosel çoğunlukla ergenlik döneminde gelişmeye başlar ve zaman içinde belirginleşebilir. Her varikosel hastalığı aynı özellikte değildir. Bazı kişilerde yalnızca ultrason sırasında fark edilen küçük damar genişlemeleri bulunurken, bazı kişilerde özellikle ayakta dururken veya ıkınma sırasında belirginleşen damarlar görülebilir.
Varikosel çoğunlukla sol tarafta ortaya çıkar. Bunun temel nedeni, sol testisin toplardamar sisteminin vücuttaki büyük damarlara bağlanma şeklinin sağ tarafa göre farklı olmasıdır. Bununla birlikte sağ varikosel, çift taraflı varikosel veya bilateral varikosel de görülebilir.
Tıbbi olarak varikosel, testis çevresindeki toplardamarların genişlemesini ifade eder. Halk arasında testis varikosel, testis damarlarında varis veya damar genişlemesi şeklinde de ifade edilebilir.
Varikosel yalnızca damarların görüntüsüyle değerlendirilen bir durum değildir. Özellikle çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerde varikoselin sperm üretimi ve sperm kalitesi üzerindeki olası etkileri de değerlendirilir.
Bu nedenle varikosel nedir tıp sorusunun yanında, varikoselin kişinin testis sağlığı ve üreme fonksiyonları açısından ne anlama geldiği de önem taşır.
Varikosel neden olur? sorusunun temelinde testis çevresindeki toplardamarlarda kanın geri kaçmasını önleyen mekanizmaların yeterince etkili çalışmaması ve kanın damarlarda birikerek damarların genişlemesi bulunur.
Varikoselin kesin olarak neden bazı erkeklerde geliştiği her zaman belirlenemez. Sol tarafta daha sık görülmesinde damarların anatomik yapısı ve kanın toplardamar sistemine boşalma şekli rol oynar.
Varikoselin ortaya çıkmasında rol oynayabilecek temel mekanizmalar şunlardır:
Varikosel genetik mi? sorusuna ise kesin bir kalıtım ilişkisi olduğu söylenemez. Ailede varikosel bulunması tek başına kişinin mutlaka varikosel geliştireceği anlamına gelmez.
Erkeklerde varikosel, testislerin çevresindeki toplardamarların genişlemesi sonucunda meydana gelir. Özellikle ergenlik döneminden itibaren ortaya çıkabilir ve erişkinlikte yapılan muayenelerde fark edilebilir.
Varikosel her zaman ağrı veya başka bir şikâyet oluşturmadığından bazı erkekler durumun farkında olmayabilir. Özellikle çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan erkeklerde yapılan ürolojik değerlendirme sırasında varikosel tesadüfen saptanabilir.
Varikosel belirtileri kişiden kişiye değişebilir. Bazı erkeklerde hiçbir belirti görülmezken, daha belirgin varikosellerde testis çevresindeki damarlar gözle fark edilebilir veya elle hissedilebilir.
En sık karşılaşılan belirtiler arasında şunlar bulunur:
Varikosel ağrısı çoğunlukla keskin bir ağrıdan ziyade künt, sızlayıcı veya ağırlık hissi şeklinde tarif edilir. Ayakta durmak ve gün boyunca fiziksel aktivite yapmak ağrıyı artırabilirken uzanmak bazı kişilerde rahatlama sağlayabilir.
Varikosel ağrısı genellikle testis çevresinde, skrotumda veya kasık bölgesinde hissedilir. Bazı kişilerde rahatsızlık testis ile kasık arasındaki bölgede daha belirgin olabilir.
Ağrının yalnızca varikosele bağlı olduğunu düşünmek doğru değildir. Testis ve kasık bölgesindeki ağrı; enfeksiyon, fıtık, travma, hidrosel, böbrek taşı veya başka ürolojik sorunlarla da ilişkili olabilir. Bu nedenle yeni başlayan, şiddetli veya sürekli testis ağrısında muayene gerekir.
Her varikosel ağrı yapmaz. Özellikle küçük veya düşük dereceli varikoseller herhangi bir şikâyet oluşturmadan uzun süre fark edilmeden kalabilir.
Ağrı olduğunda ise genellikle:
Bu özellikler varikosel açısından ipucu sağlayabilse de tek başına tanı koydurmaz.
Sol varikosel, varikoselin yalnızca sol testis çevresindeki toplardamarlarda bulunmasıdır. Varikoselin sol tarafta daha sık görülmesi, sol testisin venöz drenajının anatomik özellikleriyle ilişkilidir.
Sol tarafta olması tek başına hastalığın daha ciddi olduğu anlamına gelmez. Tedavi gerekip gerekmediği; varikoselin klinik derecesi, ağrı, testis gelişimi, sperm analizi ve kişinin çocuk sahibi olma planına göre değerlendirilir.
Sağ varikosel mümkündür ancak sol tarafa göre daha az görülür. Sağ testiste varikosel saptandığında ürolog, hastanın muayene bulgularını ve ultrason sonuçlarını birlikte değerlendirir.
Özellikle yeni ortaya çıkan veya belirgin olan sağ taraflı varikosellerde, altta yatan başka bir neden bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi önem taşıyabilir.
Bilateral varikosel, her iki testisin çevresindeki toplardamarlarda varikosel bulunmasıdır. Halk arasında çift taraflı varikosel olarak da adlandırılır.
Bilateral varikoselde her iki tarafın derecesi aynı olmak zorunda değildir. Örneğin bir tarafta grade 1, diğer tarafta grade 2 varikosel bulunabilir.
Tedavi kararı yalnızca varikoselin iki taraflı olmasına göre verilmez. Muayene bulguları, sperm analizi, ağrı, testis hacmi ve kişinin üreme hedefleri birlikte değerlendirilir.
Varikosel nasıl anlaşılır? sorusunun ilk aşamadaki yanıtı fizik muayenedir. Ürolog, testisleri hem ayakta hem de yatar pozisyonda değerlendirebilir. Gerekli durumlarda hastadan ıkınması veya Valsalva manevrası yapması istenerek damarların daha belirgin hale gelip gelmediğine bakılabilir.
Muayenede genişlemiş damarlar elle hissedilebiliyorsa klinik varikoselden söz edilebilir.
Muayenenin yeterli olmadığı veya bulguların net olmadığı durumlarda renkli Doppler ultrason kullanılabilir. Ultrason, testis ve çevresindeki damarların değerlendirilmesine ve kan akımının incelenmesine yardımcı olur.
Varikosel tanısı genellikle şu değerlendirmelerin birlikte yapılmasıyla konur:
Her hastaya bütün testlerin yapılması gerekmez. Hangi incelemelerin gerekli olduğu kişinin şikâyetlerine ve muayene bulgularına göre belirlenir.
Varikosel ultrasonu, testis ve skrotum bölgesinin ultrason cihazıyla değerlendirilmesi şeklinde yapılır. Gerekli durumlarda Doppler özelliği kullanılarak damarlardaki kan akımı da incelenir.
Muayene ile birlikte değerlendirildiğinde ultrason, varikoselin özelliklerinin belirlenmesine ve başka testis problemlerinin dışlanmasına yardımcı olabilir.
Ancak ultrasonla görülen her damar genişlemesi ameliyat gerektiren bir varikosel anlamına gelmez. Özellikle yalnızca görüntüleme ile saptanan, elle hissedilmeyen subklinik varikosel ile klinik olarak belirgin varikosel birbirinden ayrılmalıdır.
Varikoselin klinik derecelendirilmesinde temel olarak damarların muayenede ne kadar belirgin olduğu değerlendirilir.
Grade 1 varikosel, grade 2 varikosel veya grade 3 varikosel görülmesi otomatik olarak ameliyat gerekeceği anlamına gelmez. Tedavi kararı; varikoselin derecesinden daha geniş bir değerlendirmeye dayanır. Özellikle çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerde semen analizi, fizik muayene ve klinik bulgular birlikte ele alınır. EAU ve AUA/ASRM kılavuzları, yalnızca görüntüleme ile saptanan subklinik varikosellerin rutin olarak tedavi edilmesini önermemektedir.
Varikosel kaç mm olursa ameliyat gerekir? sorusunun tek bir milimetre sınırı yoktur.
Doppler ultrasonunda damar çapının belirli bir değerin üzerinde olması varikoselin değerlendirilmesinde yardımcı olabilir; ancak yalnızca damar çapına bakılarak ameliyat kararı verilmez.
Örneğin varikosel 2.5 mm, 2.7 mm veya daha farklı bir ölçümde olabilir. Bu değerlerin tek başına ameliyat gerekliliğini göstermesi doğru değildir.
Ameliyat kararı verilirken özellikle şu faktörler dikkate alınabilir:
Bu nedenle her varikosel ameliyat edilir mi? sorusunun yanıtı kişiye göre değişir.
Varikosel kısırlık yapar mı? sorusunun yanıtı, her varikoselin kısırlığa yol açmadığıdır.
Varikosel, bazı erkeklerde sperm üretimi ve sperm kalitesini olumsuz etkileyebilir. EAU kılavuzunda varikoselin genel erkek popülasyonunda yaklaşık %15 oranında görüldüğü, anormal semen analizi bulunan erkeklerde ve infertilite nedeniyle başvuran erkeklerde daha sık saptandığı belirtilmektedir.
Varikoselin doğurganlığı nasıl etkilediği tam olarak tek bir mekanizmayla açıklanmasa da testis çevresindeki sıcaklık artışı, oksidatif stres ve testis fonksiyonundaki değişiklikler olası mekanizmalar arasında değerlendirilmektedir.
Bu nedenle varikosel kısırlık mı? sorusuna doğrudan “varikosel olan herkes kısırdır” şeklinde yanıt vermek doğru değildir.
Birçok varikoseli olan erkek doğal yolla çocuk sahibi olabilir.
Varikosel olan birinin çocuğu olabilir. Varikosel tanısı almak tek başına kısırlık anlamına gelmez.
Çocuk sahibi olma ihtimali değerlendirilirken sperm sayısı, hareketliliği, morfolojisi, kadının yaşı ve doğurganlık durumu gibi çiftin diğer özellikleri de dikkate alınır.
Özellikle herhangi bir gebelik sorunu olmayan ve semen analizi normal olan erkeklerde sırf varikosel bulunduğu için tedavi uygulanması gerekmeyebilir. EAU ve AUA/ASRM kılavuzları da normal semen analizi bulunan infertil erkeklerde veya yalnızca görüntüleme ile saptanan subklinik varikoselde rutin varikosel onarımını önermemektedir.
Varikosel bazı erkeklerde sperm üretimini ve semen parametrelerini olumsuz etkileyebilir. Etkilenen kişilerde sperm sayısı, hareketliliği veya diğer sperm özelliklerinde bozulmalar görülebilir.
Ancak varikoseli bulunan her erkekte sperm testi bozuk çıkmaz. Bu nedenle varikosel sperm testi değerlendirmesi özellikle çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan erkeklerde önem taşır.
Sperm testi sonucundaki bozuklukların yalnızca varikosele bağlanabilmesi için diğer olası erkek kısırlığı nedenlerinin de değerlendirilmesi gerekir.
Erkeklerde kısırlık nedenleri ve tanı süreci hakkında daha ayrıntılı bilgi için Erkeklerde Kısırlık Neden Olur? Belirtileri ve Tedavisi içeriği incelenebilir.
Varikosel sertleşmeyi etkiler mi? sorusunun yanıtı, varikoselin doğrudan her erkekte sertleşme problemi oluşturmadığıdır.
Varikosel daha çok testis fonksiyonu ve sperm üretimi açısından değerlendirilir. Sertleşme sorunu yaşayan bir erkekte yalnızca varikoseli neden olarak kabul etmek yerine damar hastalıkları, hormonlar, psikolojik faktörler, ilaçlar ve diğer ürolojik nedenler de değerlendirilmelidir.
Benzer şekilde varikosel cinsel isteksizlik yapar mı? sorusunun da tek bir yanıtı yoktur. Cinsel istekte azalma yaşayan bir kişide altta yatan neden ayrıca araştırılmalıdır.
Varikosel ile testosteron düzeyleri arasında ilişki olabileceğine dair çalışmalar bulunmakla birlikte, varikoseli olan her erkekte testosteron düşüklüğü geliştiği söylenemez.
Özellikle hormonla ilgili şikâyetleri bulunan veya testis fonksiyonunda sorun düşünülen kişilerde testosteron ve diğer hormonlar doktor tarafından gerekli görülürse değerlendirilebilir.
Varikosel tedavi yöntemleri temel olarak cerrahi varikosel onarımı ve damar içinden uygulanan embolizasyon gibi girişimsel yöntemleri kapsar.
Tedavi seçenekleri genel olarak:
şeklinde sıralanabilir.
Hangi yöntemin kullanılacağı varikoselin özelliklerine, hastanın şikâyetlerine, semen sonuçlarına, daha önce tedavi görüp görmediğine ve merkezin deneyimine göre değişebilir.
Varikosele ne iyi gelir? sorusunun yanıtı, kişinin şikâyetlerine göre değişir.
Hafif ağrı veya rahatsızlık yaşayan bazı kişilerde:
rahatlama sağlayabilir.
Ancak varikosele iyi gelen besinler, varikosele iyi gelen bitkiler veya varikosel bitkisel tedavi ile genişlemiş damarların ortadan kaldırıldığını gösteren yeterli bir tedavi yaklaşımı bulunmamaktadır.
Varikosel ilacı, genişlemiş toplardamarları kalıcı olarak ortadan kaldıran standart bir ilaç tedavisi şeklinde değildir.
Ağrı varsa doktor uygun gördüğü takdirde ağrı kontrolüne yönelik ilaçlar kullanılabilir. Ancak bu ilaçlar varikoselin kendisini tedavi etmez.
Bu nedenle internet üzerinden varikosel ilaç isimleri, krem veya bitkisel ürün arayarak kendi kendine tedavi uygulanması yerine üroloji değerlendirmesi yapılması daha doğru olur.
Varikosel embolizasyonu, genişlemiş toplardamarların damar içinden kapatılması amacıyla uygulanan minimal invaziv bir tedavi yöntemidir.
İşlem sırasında girişimsel radyoloji uzmanı tarafından bir kateter damar yoluyla ilerletilir ve varikosele neden olan damarlardaki kan akımı özel materyaller kullanılarak engellenir. Böylece kanın başka sağlıklı damarlar üzerinden geri dönmesi amaçlanır.
Embolizasyon cerrahi kesi gerektirmemesi nedeniyle bazı hastalarda alternatif bir tedavi seçeneği olabilir.
Bununla birlikte embolizasyon ve cerrahi yöntemlerin başarı, tekrar ve komplikasyon oranları farklı olabilir. EAU kılavuzu, mikrocerrahi yöntemlerin bazı diğer tekniklere göre daha düşük komplikasyon ve tekrarlama oranlarıyla ilişkili olabileceğini; radyolojik yöntemlerin ise geçerli alternatifler olduğunu belirtmektedir.
Varikosel ameliyatı, genişlemiş ve sorun oluşturan testis toplardamarlarının bağlanması veya kapatılması ve kan akımının sağlıklı damarlar üzerinden devam etmesinin sağlanması amacıyla yapılan varikosel onarımıdır.
Ameliyatın temel amacı:
olabilir.
Varikosel ameliyatının herkese yapılmadığı özellikle vurgulanmalıdır. Tedavi kararı kişisel değerlendirme sonucunda verilir.
Mikrocerrahi varikosel ameliyatı, cerrahi mikroskop kullanılarak genişlemiş damarların daha hassas şekilde ayırt edilmesini sağlayan bir varikosel onarım tekniğidir.
Mikrocerrahi yaklaşımda amaç, varikosel damarlarını tedavi ederken testisi besleyen atardamarlar ve lenf damarları gibi önemli yapıların korunmasıdır.
EAU kılavuzunda mikrocerrahi yaklaşımın diğer bazı tekniklere kıyasla daha düşük komplikasyon ve tekrarlama oranlarıyla ilişkili olabileceği belirtilmektedir. Ancak hangi yöntemin uygulanacağı hastanın özellikleri ve cerrahın deneyimiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Varikosel ameliyatının tek bir uygulama şekli yoktur. Cerrahi yaklaşım seçilen tekniğe göre değişebilir.
Mikrocerrahi subinguinal veya inguinal yaklaşımda kasık bölgesinden yapılan küçük bir kesi üzerinden varikosel damarlarına ulaşılır. Cerrah, büyütme altında sorunlu damarları ayırt ederek bağlar veya kapatır ve testisin normal kan dolaşımını korumaya çalışır.
Varikosel ameliyatı nereden yapılır? sorusunun yanıtı kullanılan tekniğe göre değiştiğinden ameliyat öncesinde uygulanacak yöntem hakkında cerrahtan ayrıntılı bilgi alınmalıdır.
Varikosel ameliyatsız geçer mi? sorusunun yanıtı, varikoselin damar genişlemesi niteliği nedeniyle ilaç veya bitkisel tedaviyle ortadan kaldırılmasının beklenmemesi gerektiğidir.
Bununla birlikte her varikoselin tedavi edilmesi gerekmez. Ağrı veya başka bir sorun oluşturmayan küçük varikosellerde doktor tarafından takip önerilebilir.
Ağrı şikâyeti bulunan bazı kişilerde destekleyici iç çamaşırı, fiziksel aktivitenin düzenlenmesi veya uygun ağrı kesiciler geçici rahatlama sağlayabilir. Bunlar varikoseli ortadan kaldıran tedaviler değildir.
Varikosel ameliyatı kaç saat sürer? sorusunun kesin bir süresi yoktur. İşlemin süresi uygulanan cerrahi tekniğe, tek veya çift taraflı varikosel bulunmasına ve hastanın özelliklerine göre değişebilir.
Bu nedenle ameliyat süresi için tek bir standart saat vermek yerine, planlanan yönteme göre cerrahın bilgilendirmesi esas alınmalıdır.
Varikosel tedavisi her hastaya zorunlu olarak uygulanmaz.
Şikâyet oluşturmayan, semen analizi normal olan ve testis gelişimi açısından sorun bulunmayan bazı kişilerde takip yeterli olabilir.
Tedavi özellikle klinik olarak belirgin varikoseli bulunan, çocuk sahibi olmak isteyen ve semen analizinde bozukluk saptanan erkeklerde gündeme gelebilir. EAU ve AUA/ASRM kılavuzları bu hasta grubunda varikosel onarımının değerlendirilmesini önermektedir.
Her cerrahi işlem gibi varikosel ameliyatının riskleri bulunur. Ancak komplikasyonların görülme sıklığı kullanılan tekniğe ve hastanın özelliklerine göre değişir.
Olası komplikasyonlar arasında:
bulunabilir.
Mikrocerrahi tekniklerde komplikasyon ve tekrarlama oranlarının bazı diğer cerrahi yöntemlere göre daha düşük olabileceği bildirilmektedir.
Varikosel ameliyatından sonra iyileşme süreci, kullanılan tekniğe ve kişinin genel durumuna göre değişir.
Ameliyat sonrasında ilk günlerde kasık veya testis bölgesinde hafif ağrı, hassasiyet veya şişlik görülebilir. Fiziksel aktivitelerin ne zaman başlanacağı, yara bakımının nasıl yapılacağı ve spor veya cinsel ilişkinin ne zaman güvenli olduğu hastaya özel olarak belirlenir.
Varikosel ameliyatı sonrasında ortaya çıkan şikâyetlerin giderek azalması beklenirken, şiddetli veya giderek artan ağrı, belirgin testis şişliği, ateş, kızarıklık veya yara yerinde akıntı gibi durumlarda doktorla iletişime geçilmelidir.
Varikosel onarımı uygun hastalarda sperm parametrelerinde iyileşme sağlayabilir. Ancak ameliyat sonrası sperm sayısının her erkekte aynı oranda artacağı veya mutlaka normal seviyeye geleceği söylenemez.
EAU kılavuzunda, özellikle klinik varikoseli ve anormal semen parametreleri bulunan infertil erkeklerde varikosel onarımının semen parametrelerini iyileştirebildiği ve gebelik oranlarını artırabildiğine dair kanıtlar bulunduğu belirtilmektedir.
Sperm üretim döngüsü nedeniyle değişikliklerin değerlendirilmesi için ameliyattan hemen sonra yapılan tek bir sperm testi yeterli olmayabilir. Takip testlerinin zamanlaması doktor tarafından belirlenir.
Varikosel ameliyatından sonra ne zaman cinsel ilişkiye girilir? sorusunun yanıtı ameliyat tekniğine, yara iyileşmesine ve kişinin durumuna göre değişir.
Ameliyat sonrasında kesi bölgesinde hassasiyet ve ağrı bulunabileceğinden cinsel aktiviteye dönüş için cerrahın önerisine uyulmalıdır.
Aynı şekilde varikosel ameliyatı sonrası mastürbasyon, boşalma veya cinsel performans konusunda da kişiye özel verilen taburculuk ve kontrol önerileri dikkate alınmalıdır.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Randevu ve sağlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için size en uygun iletişim kanalını seçebilirsiniz.