Klinik nütrisyon; akut veya kronik bir hastalık, cerrahi operasyon, yaşlılık ya da yoğun bakım süreçleri nedeniyle normal beslenme yollarını (ağız yoluyla gıdaları çiğneme ve yutma) tam olarak kullanamayan veya besin ögelerini bağırsaklarından yeterince ememeyen hastaların tıbbi olarak beslenmesidir. Klinik nütrisyon, basit bir diyet programı değildir; yetersiz beslenmeye bağlı olarak gelişen ve vücudun kas, protein ve enerji depolarının tükenmesiyle seyreden malnütrisyon (beslenme bozukluğu) tablosunu engellemek amacıyla uygulanan farmakolojik (tıbbi) bir tedavidir.
Dahiliye (İç Hastalıkları) ve Nütrisyon Destek Ekiplerimiz, hastaların metabolik ihtiyaçlarını protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve eser element düzeyinde hesaplayarak kişiye özel tıbbi beslenme protokolleri planlar.
Hastanın klinik durumuna, bilincinin açık olup olmamasına ve mide-bağırsak (gastrointestinal) sisteminin işlevselliğine göre tıbbi beslenme tedavisi üç ana yöntemle uygulanır:
-
Oral Nütrisyon Destekleri (ONS): Hastanın ağızdan gıda alımı yetersiz olduğunda, normal yemeklerine ek olarak verilen, yüksek kalori ve protein içeren, sıvı veya puding formundaki tıbbi beslenme ürünleridir.
-
Enteral Nütrisyon (Tüp Bebek / Sindirim Yoluyla Beslenme): Hastanın sindirim sistemi çalıştığı halde ağızdan yutma yapamadığı durumlarda (felç, nörolojik hastalıklar, kafa travmaları vb.) tercih edilen yöntemdir. Besinler özel tıbbi solüsyonlar halinde, burundan mideye uzanan tüplerle (NGS - Nazogastrik Sonda) veya karın duvarından doğrudan mideye açılan bir delikle (PEG - Perkütan Endoskopik Gastrostomi) sindirim sistemine ulaştırılır.
-
Parenteral Nütrisyon (Damardan Beslenme): Hastanın mide-bağırsak sisteminin tamamen devre dışı kaldığı, besin emiliminin imkansız olduğu durumlarda (ağır bağırsak tıkanıklıkları, şiddetli Crohn/Ülseratif Kolit atakları, geniş ince bağırsak rezeksiyonları) uygulanır. Tüm besin ögeleri steril bir sıvı halinde, doğrudan damar yoluyla (periferik veya santral venöz kateterler aracılığıyla) kan dolaşımına verilir.