Telefon 0 (850) 888 54 33
Menü
Randevu E-Randevu

İç Hastalıkları (Dahiliye)

Dahiliye (İç Hastalıkları); ergenlik döneminden yaşlılığa kadar olan geniş bir yaş grubundaki bireylerin iç organ sistemlerinde meydana gelen, cerrahi müdahale dışındaki tüm hastalıkların teşhis, tedavi ve takibini üstlenen ana tıp dalıdır. Solunum, sindirim, kalp-damar, böbrek, kan ve hormonal sistemlerdeki bozuklukları bir bütün olarak ele alan bu branş, modern tıbbın "merkez üssü" ve koruyucu sağlık taramalarının (Check-Up) başlangıç noktasıdır.

A Life Sağlık Grubu Dahiliye kliniklerimizde; diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon (yüksek tansiyon), tiroid (guatr) bozuklukları, kolesterol yüksekliği, kansızlık (anemi), gastrit/reflü gibi sindirim sistemi problemleri ve enfeksiyon hastalıkları, alanında uzman hekim kadromuz tarafından ileri laboratuvar ve radyolojik altyapımız kullanılarak multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilmektedir.

Dahiliye (İç Hastalıkları) Nedir?

Dahiliye (İç Hastalıkları); diyabet, hipertansiyon, tiroid hastalıkları, kolesterol, kansızlık (anemi), böbrek ve sindirim sistemi sorunları gibi geniş bir yelpazedeki hastalıkların cerrahi dışı tedavisine odaklanır. 18 yaş üzerindeki yetişkinlerin iç organ sağlığını bütünsel olarak yöneten bu branş, hastalıkların erken teşhisi ve kronik süreçlerin takibinde kilit rol oynar.

Dahiliye (İç Hastalıkları) Neye Bakar?

Dahiliye (iç hastalıkları) bölümü; yetişkinlerde cerrahi müdahale gerektirmeyen tüm iç organ sistemlerinin hastalıklarına bakan, bu sistemlerin akut ve kronik rahatsızlıklarının teşhis, tedavi ve takibini üstlenen tıp bilimidir. Diyabet (şeker hastalığı), yüksek tansiyon, kolesterol, tiroid bozuklukları, kansızlık, mide-bağırsak problemleri ve böbrek rahatsızlıkları bu birimin ana uzmanlık alanıdır. Dahiliye, geniş klinik kapsamı nedeniyle hastanelerin "merkez üssü" ve check-up taramalarının başlangıç noktasıdır.

  • Metabolik ve Endokrin Hastalıklar: Diyabet (Tip 1 ve Tip 2 şeker hastalığı), insülin direnci, hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) ve obezite yönetimi.
  • Kalp-Damar Sistemi ve Hipertansiyon: Yüksek tansiyon (hipertansiyon), düşük tansiyon (hipotansiyon) ve kolesterol/trigliserid gibi kan yağlarının yüksekliği.
  • Tiroid Bezi Rahatsızlıkları: Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi/Haşimato), çok çalışması (hipertiroidi/zehirli guatr) ve tiroid nodüllerinin takibi.
  • Kan Hastalıkları (Hematolojik Bulgular): Demir eksikliği anemisi, Vitamin B12 ve folik asit eksikliğine bağlı gelişen kansızlıklar (anemiler) ve hafif düzeyli kan hücresi dalgalanmaları.
  • Gastrointestinal (Sindirim Sistemi) Sorunlar: Gastrit, mide ülseri, gastroözofageal reflü, huzursuz bağırsak sendromu (IBS), kronik kabızlık, ishal ve safra kesesi tembelliği.
  • Böbrek ve İdrar Yolu Hastalıkları: Akut ve kronik böbrek yetmezliklerinin erken evre takipleri, taş/kum dökme şikayetleri ve idrar yolu enfeksiyonları.
  • Solunum Sistemi ve Enfeksiyonlar: Grip, nezle, farenjit, akut bronşit gibi üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları ile mevsimsel alerjiler.
  • Romatizmal ve Kas-İskelet Sistemi Şikayetleri: Osteoporoz (kemik erimesi), gut hastalığı, fibromiyalji ve yaygın eklem ağrılarının ilk ayrıcı tanı muayeneleri.

Diyabet (Şeker Hastalığı) ve Metabolizma Yönetimi

Diyabet (şeker hastalığı); pankreasın yeterli insülin üretememesi veya vücudun ürettiği insülin hormonunu etkili bir şekilde kullanamaması sonucu gelişen, kronik ve sistemik bir metabolizma hastalığıdır. Hücre içine girerek enerjiye dönüşmesi gereken glukoz (kan şekeri), insülin mekanizmasındaki bu bozukluk nedeniyle kanda birikmeye başlar. Zamanla yükselen kan şekeri; damar yapısını ve sinir uçlarını tahrip ederek kalpten böbreklere, gözlerden ayak sinirlerine kadar tüm vücutta kalıcı metabolik hasarlara yol açar.

A Life Sağlık Grubu Dahiliye ve Metabolizma polikliniklerimizde takibi yürütülen diyabet vakaları, hastalığın gelişme mekanizmasına göre temel olarak üç ana gruba ayrılır:

  • Tip 1 Diyabet: Bağışıklık sisteminin, pankreasta insülin üreten beta hücrelerine saldırması sonucu gelişen otoimmün bir tablodur. Vücutta hiç insülin üretilmez. Genellikle çocukluk ve gençlik çağında başlar; hastaların ömür boyu dışarıdan insülin enjeksiyonu kullanması zorunludur.

  • Tip 2 Diyabet: Vücutta insülin üretimi vardır ancak hücreler bu hormona karşı dirençlidir (insülin direnci). Genellikle 35-40 yaş sonrasında, genetik yatkınlık, hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenmeye bağlı obezite sonucunda gelişir. Tüm diyabet vakalarının yaklaşık %90'ını oluşturur.

  • Gestasyonel Diyabet (Gebelik Şekeri): İlk kez hamilelik döneminde ortaya çıkan, plasenta hormonlarının insülin etkisini bloke etmesiyle seyreden geçici diyabet türüdür. Hem anne adayının hem de bebeğin sağlığı için yakın takip gerektirir.

Hipertansiyon (Yüksek Kan Basıncı)

Hipertansiyon (yüksek tansiyon); kalbin kanı damarlara pompalarken uyguladığı gücün, yani damar içi kan basıncının kronik ve anormal bir şekilde yüksek seyretmesi durumudur. Kanın damar duvarlarına yaptığı bu aşırı basınç, zamanla damar elastikiyetini bozarak sertleşmeye (ateroskleroz) yol açar. Hipertansiyon; kalp büyümesi, inme (felç), kalp krizi ve böbrek yetmezliğinin en birincil ve en sinsi nedenidir.

A Life Sağlık Grubu Dahiliye ve Kardiyoloji polikliniklerimizde takibi yürütülen yüksek tansiyon vakaları, ortaya çıkış nedenlerine göre iki ana grupta incelenir:

  • Primer (Esansiyel) Hipertansiyon: Tüm tansiyon hastalarının yaklaşık %90-95'ini oluşturur. Doğrudan tek bir organik nedene bağlı değildir; genetik yatkınlık, aşırı tuz tüketimi, obezite, hareketsiz yaşam ve yoğun stres gibi faktörlerin birleşimiyle yıllar içinde sinsi bir şekilde gelişir.

  • Sekonder Hipertansiyon: Tansiyon yüksekliğinin altında başka bir hastalığın yattığı durumlardır. Kronik böbrek hastalıkları, böbrek damar darlıkları, böbrek üstü bezi tümörleri (Feokromositoma vb.) veya tiroid hormonu bozuklukları sekonder tansiyonu tetikler. Alt gruptaki hastalık tedavi edildiğinde tansiyon genellikle normale döner.

Tiroid Bezi Hastalıkları

Tiroid bezi hastalıkları; boynun ön kısmında, soluk borusunun her iki yanında yer alan ve kelebek şekline benzeyen tiroid bezinin hormon üretim mekanizmasındaki veya dokusal yapısındaki bozulmalarla ortaya çıkan endokrinolojik rahatsızlıklardır. Tiroid bezi; vücudun kalori yakma hızından kalp ritmine, hücrelerin yenilenmesinden vücut ısısının dengelenmesine kadar tüm metabolik süreçleri yöneten T3 (Triiyodotironin) ve T4 (Tiroksin) hormonlarını salgılar. Bu hormonların az veya çok üretilmesi ya da bez içinde yumruların (nodüllerin) oluşması, tepeden tırnağa tüm sistemleri doğrudan etkiler.

A Life Sağlık Grubu Dahiliye (İç Hastalıkları) ve Endokrinoloji kliniklerimizde takibi yapılan tiroid hastalıkları, fonksiyonel ve yapısal bozukluklarına göre 4 ana klinik grupta incelenir:

  • Hipotiroidi (Tiroid Bezinin Az Çalışması): Tiroid bezinin vücudun ihtiyacından daha az hormon üretmesi durumudur. Metabolizmanın yavaşlamasına yol açar. En sık görülen nedeni, bağışıklık sisteminin tiroid dokusuna saldırmasıyla seyreden otoimmün Haşimato (Hashimoto) Tiroiditi tablosudur.

  • Hipertiroidi (Tiroid Bezinin Çok Çalışması): Tiroid bezinin aşırı miktarda T3 ve T4 hormonu salgılamasıdır. Metabolizmanın aşırı hızlanmasına neden olur. En yaygın klinik formu, halk arasında "zehirli guatr" olarak bilinen ve gözlerin öne doğru fırlamasına (ekzoftalmi) yol açabilen otoimmün Graves Hastalığıdır.

  • Guatr (Tiroid Bezinin Büyümesi): Tiroid bezinin normal boyutlarının üzerine çıkması, yani hacimsel olarak büyümesidir. Genellikle iyot eksikliğine bağlı gelişir. İçinde nodül barındırmıyorsa "Düz (Diffüz) Guatr", içinde birden fazla yumru varsa "Multinodüler Guatr" olarak adlandırılır.

  • Tiroid Nodülleri ve Kanseri: Tiroid bezi dokusu içinde gelişen, içi sıvı veya katı hücre dolu küçük yumrulardır. Çoğunluğu iyi huyludur; ancak belirli bir büyüklüğe ulaşan, kenarları düzensiz veya kireçlenme (kalsifikasyon) içeren nodüllerin tiroid kanseri riski açısından biyopsi ile incelenmesi gerekir.

Kolesterol ve Yağ Metabolizması

Kolesterol ve yağ metabolizması; vücudumuzun hücre zarı yapımı, hormon sentezi (östrojen, testosteron vb.) ve D vitamini üretimi için ihtiyaç duyduğu yağ benzeri maddelerin (lipidlerin) dolaşım sisteminde taşınma, kullanılma ve depolanma sürecidir. Kolesterol ve trigliserid adı verilen bu yağlar suda çözünmedikleri için kan klavuzunda lipoprotein denilen özel taşıyıcı proteinler aracılığıyla taşınırlar. Bu metabolik süreçte yaşanan aksaklıklar, yağların damar duvarlarında birikerek damar sertliğine (ateroskleroz) ve tıkanıklıklara yol açmasına neden olur.

A Life Sağlık Grubu Dahiliye (İç Hastalıkları) laboratuvarlarımızda yapılan lipit profil analizlerinde, kardiyovasküler (kalp-damar) risk durumunu belirleyen 4 temel parametre incelenir:

  • LDL Kolesterol (Düşük Yoğunluklu Lipoprotein): Halk arasında "Kötü Huylu Kolesterol" olarak bilinir. Karaciğerde üretilen kolesterolü dokulara ve damarlara taşır. Kandaki seviyesi çok yüksek olduğunda damar duvarlarına sızarak birikir, plaklar oluşturur ve damarları daraltır. Kalp krizi ve inme riskinin en birincil sorumlusudur.

  • HDL Kolesterol (Yüksek Yoğunluklu Lipoprotein): Halk arasında "İyi Huylu Kolesterol" olarak bilinir. Damar çeperlerindeki ve dokulardaki fazla kolesterolü toplayarak temizlenmesi için yeniden karaciğere taşır. Damarları tıkanmaya karşı koruyan bir "çöpçü" gibidir; seviyesinin yüksek olması istenir.

  • Trigliserid: Vücudun besinlerle aldığı ve enerji olarak kullanmadığı fazla kalorilerin dönüştürüldüğü depolanmış yağ formudur. Yüksek trigliserid seviyeleri damar sertliğini hızlandırabileceği gibi, çok uç değerlerde (500 mg/dL üzeri) akut pankreas iltihabına (pankreatit) yol açabilir.

  • Total Kolesterol: Kandaki tüm kolesterol türlerinin (LDL, HDL ve diğer lipid bileşenleri) toplam miktarıdır. Genel bir tarama göstergesidir.

Enfeksiyonlar ve Solunum Yolu Hastalıkları

Enfeksiyonlar ve solunum yolu hastalıkları; dış ortamda bulunan bakteri, virüs, mantar veya parazit gibi mikroorganizmaların soluk borusu, bronşlar ve akciğer dokusuna ulaşarak bu bölgelerde iltihabi bir süreç başlatmasıyla oluşan rahatsızlıklardır. Solunum sistemi, dış dünya ile doğrudan ve kesintisiz bir temas halinde olduğu için patojenlerin (hastalık yapıcı mikropların) vücuda en kolay giriş yaptığı kapıdır.

Dahiliye (İç Hastalıkları) polikliniklerimizde, basit bir üst solunum yolu enfeksiyonundan hastanede yatış gerektiren ağır akciğer enfeksiyonlarına kadar tüm akut ve kronik solunumsal tablolar, bağışıklık sisteminin direnci ve mikrobiyolojik etkenin türü göz önünde bulundurularak multidisipliner bir yaklaşımla yönetilir.

  • Akut Nazofarenjit (Nezle / Soğuk Algınlığı): 200'den fazla virüsün (rhinovirüs vb.) yol açtığı; burun akıntısı, hapşırma ve hafif boğaz ağrısı ile seyreden bulaşıcı tablodur.

  • İnfluenza (Grip): İnfluenza virüslerinin neden olduğu; aniden başlayan yüksek ateş, şiddetli kas-eklem ağrıları, kuru öksürük ve derin halsizlik ile karakterize, nezleye göre çok daha ağır seyreden bir enfeksiyondur.

  • Akut Tonsillofarenjit (Bademcik ve Yutak İltihabı): Boğazda yanma, yutkunma güçlüğü ve boyundaki lenf bezlerinde şişlikle kendini gösterir. Viral olabileceği gibi "Beta mikrobu" (A grubu beta-hemolitik streptokok) gibi bakteriyel de olabilir.

  • Akut Sinüzit: Yüz kemiklerinin içindeki hava boşluklarının (sinüslerin) iltihaplanmasıdır. Zonklayıcı baş ağrısı ve geniz akıntısına yol açar.

  • Akut Bronşit: Akciğerlere hava taşıyan bronşların iç yüzeyindeki mukoza tabakasının iltihaplanmasıdır. Genellikle bir üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben gelişir ve haftalarca süren inatçı, balgamlı öksürüklere yol açar.

  • Zatürre (Pnömoni): Bakteri veya virüslerin akciğerlerdeki hava keseciklerini (alveolleri) iltihaplı bir sıvıyla doldurmasıdır. Yüksek ateş, üşüme-titreme, yan ağrısı ve koyu renkli balgam ile seyreder. Bağışıklığı zayıf bireylerde ve yaşlılarda hayati risk taşır.

Dahiliye Bölümünde En Sık Yapılan Testler Nelerdir?

Dahiliye muayenesinde en sık istenen testler; Tam Kan Sayımı (Hemogram), açlık kan şekeri, HbA1c, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, kolesterol paneli, tiroid (TSH) testleri ve tam idrar tahlilidir. Bu analizlere ek olarak, iç organların yapısal durumunu incelemek amacıyla Tüm Batın Ultrasonu, Akciğer Grafisi ve kalbin elektriksel haritasını çıkaran EKG rutin tetkikler arasında yer alır.

Laboratuvar Testleri

Kan ve idrar örnekleri, hücre seviyesindeki aksaklıkları tespit etmenin en hızlı yoludur.

  • Hemogram (Tam Kan Sayımı): Anemi (kansızlık), enfeksiyon odağı ve pıhtılaşma bozukluklarının tespiti için temel testtir.

  • Diyabet ve İnsülin Paneli: Sadece açlık şekeri değil, son 3 aylık şeker ortalamasını gösteren HbA1c ve insülin direnci (HOMA-IR) bu gruptadır.

  • Karaciğer Fonksiyon Testleri (LFT): ALT, AST, GGT ve Bilirubin seviyeleri ile karaciğerin detoks kapasitesi ve yağlanma durumu ölçülür.

  • Böbrek Paneli: Üre ve Kreatinin değerleri, böbreklerin süzme yeteneğini kontrol eder.

  • Lipid Profili: Kalp ve damar sağlığı için LDL (kötü), HDL (iyi) kolesterol ve Trigliserit ölçümü yapılır.

  • Hormon ve Vitamin Dengesi: Tiroid fonksiyonlarını yöneten TSH ile B12, D Vitamini, Demir (Ferritin) ve Folik Asit seviyeleri incelenir.

  • Tam İdrar Tahlili (TİT): Gizli böbrek hastalıkları, idrar yolu enfeksiyonları ve protein kaçağının ilk belirtilerini verir.

  • Gaitada Gizli Kan (GGK): Sindirim sistemindeki sinsi kanamaları (kolon kanseri vb. erken teşhis için) saptayan kritik bir taramadır.

Görüntüleme Yöntemleri

Laboratuvar sonuçlarını görsel veriyle desteklemek, teşhisin doğruluğunu kesinleştirir.

  • Tüm Batın Ultrasonu (Abdominal USG): Karaciğer yağlanması, safra kesesi taşları, dalak büyümesi ve böbrek kistleri gibi anomalileri anlık olarak görüntüler.

  • Akciğer Grafisi: Göğüs kafesi içindeki enfeksiyonlar, kalp gölgesindeki büyümeler ve solunum sistemi sorunları için istenir.

  • Tiroid Ultrasonu: Nodüllerin yapısını (kistik veya solid) ve büyüklüğünü değerlendirmek için kullanılır.

Fonksiyonel Ölçümler ve İleri Tetkikler

Vücudun çalışma performansını (elektriksel ve yapısal güç) ölçen testlerdir.

  • EKG (Elektrokardiyografi): Kalbin ritmini ve beslenme bozukluğunu saniyeler içinde analiz eder.

  • Tansiyon Holter: "Beyaz önlük hipertansiyonu" etkisini dışlamak için hastanın 24 saatlik tansiyon dalgalanmalarını kaydeder.

  • Kemik Dansitometrisi (DEXA): Osteoporoz (kemik erimesi) riskini ölçerek, özellikle menopoz sonrası ve ileri yaş takibinde kullanılır.

Tanısı Konulamayan Hastalıklar

Tanısı konulamayan hastalıklar; hastanın haftalar, aylar hatta yıllar boyunca çok sayıda klinik şikayet yaşamasına rağmen, yapılan standart laboratuvar tahlillerinde ve görüntüleme tetkiklerinde arkasında yatan organik nedenin net bir şekilde saptanamadığı karmaşık klinik tablolardır. Tıp literatüründe "Tanısı Konulamayan Tıbbi Semptomlar" veya "Nadir Hastalıklar" şemsiyesi altında incelenen bu durumlar, hastada derin bir belirsizlik, çaresizlik ve yaşam kalitesinde ciddi düşüş yaratır.

Dahiliye (İç Hastalıkları) poliklinikleri, bu tür karmaşık ve gizemli vakaların çözülmeye başlandığı, hastanın tepeden tırnağa tüm organ sistemlerinin semantik ve multidisipliner bir süzgeçten geçirildiği ilk ve en önemli araştırma merkezidir.

Modern tıbbın ve ileri görüntüleme teknolojilerinin ulaştığı düzeye rağmen, bazı hastalıkların teşhis edilmesi aylar süren bir "dedektiflik" çalışması gerektirir. Bir tablonun tanı alamamasının arkasında yatan temel tıbbi gerekçeler şunlardır:

  • Semptomların Çok Çeşitli ve Atipik Olması: Hastalığın, tıp kitaplarında yer alan klasik belirtiler yerine, tamamen başka organları taklit eden yanıltıcı sinyallerle (atipik klinik prezentasyon) seyretmesi.

  • Nadir Hastalıklar Kategorisinde Yer Alması: Dünya genelinde çok az insanda görülen, genetik veya metabolik kökenli, standart tarama panellerinde yer almayan mikro düzeydeki anomaliler.

  • Erken Evre (Sinsi) Seyir: Romatizmal veya nörolojik bazı hastalıkların başlangıç aşamasında laboratuvar değerlerine yansımayacak kadar sinsi ilerlemesi, klinik bulguların zamanla oturması.

  • Sistemler Arası Etkileşim (Multisistemik Tutulum): Hastalığın tek bir organı değil; bağışıklık, sinir ve sindirim sistemini aynı anda etkileyerek klinisyenlerin odak noktasını dağıtması.

Otoimmün ve Romatizmal Hastalıklar

Vücudun kendi dokularını yabancı algılayıp saldırdığı bu hastalıklar, klinikte tam bir "bukalemun" gibidir.

  • Sistemik Lupus Eritematozus (SLE): Ciltte döküntü, eklem ağrısı, geçmeyen hafif ateş ve böbrek tutulumu yapabilen, onlarca hastalığı taklit edebilen sinsi bir tablodur.

  • Fibromiyalji Sendromu: Tepeden tırnağa kronik ağrı, uyku bozukluğu ve geçmeyen yorgunlukla seyreder. Kan tahlilleri ve röntgenler tamamen normal çıktığı için hastalar sıklıkla "psikolojik" denilerek eve gönderilir.

Endokrin ve Nadir Metabolizma Bozuklukları

Hormonların mikro düzeydeki dengesizlikleri veya nadir görülen enzim eksiklikleri vücutta açıklanamayan yıkımlara yol açar.

  • Böbrek Üstü Bezi Yetmezliği (Addison Hastalığı): İnatçı tansiyon düşüklüğü, açıklanamayan kilo kaybı ve cilt renginde koyulaşma ile seyreder, rutin check-up taramalarında gözden kaçabilir.

  • Nadir Depo Hastalıkları: Vücudun bazı maddeleri yıkamamasına bağlı olarak gelişen ve organlarda biriken genetik metabolizma kusurları.

Kronik Enfeksiyonlar ve Gizli Odaklar

Vücudun derinliklerine saklanan ve klasik antibiyotiklerle temizlenmeyen mikroorganizmalar kronik bir halsizlik ve ateş odağı yaratır.

  • Kronik Lyme Hastalığı: Kenelerin ısırmasıyla bulaşan Borrelia bakterisinin, sinir sistemine ve eklemlere yerleşerek yıllarca teşhis edilemeyen yaygın nörolojik ağrılara ve yorgunluğa yol açması.

  • Nedeni Bilinmeyen Ateş (NBA): Hastanın ateşinin haftalarca yüksek seyretmesine rağmen odağının standart kültürlerde bulunamaması (derin doku abseleri, tüberküloz odakları vb.).

Geriatri (Yaşlı Sağlığı ve Hastalıkları)

Geriatri (yaşlı sağlığı ve hastalıkları); 65 yaş ve üzerindeki bireylerin sağlık sorunları, kronik hastalıkları, sosyal yaşam kaliteleri ve fonksiyonel bağımsızlıkları ile ilgilenen İç Hastalıklarının (Dahiliye) bir üst uzmanlık (yandal) dalıdır. Yaşlanma ile birlikte vücudun organ rezervlerinde yaşanan doğal azalmalar, hastalıkların klinik seyrini ve ilaçlara verilen yanıtları tamamen değiştirir.

Geriatri birimi; yaşlı bireyleri sadece tek bir hastalık bazında değil; fiziksel, zihinsel ve sosyal çevreleriyle bir bütün olarak ele alarak "sağlıklı ve aktif yaşlanma" modelini hayata geçirmeyi hedefler.

  • Demans (Bunama) ve Alzheimer Hastalığı: Yaşlılıkta en sık görülen ilerleyici bellek kaybı, yön bulma bozukluğu ve davranışsal değişimlerin yönetimi.

  • Geriatrik Sendromlar: Yaşlılığa bağlı gelişen çoklu ilaç kullanımı (Polifarmasi), tekrarlayan düşmeler, idrar kaçırma (inkontinans), beslenme bozuklukları (malnütrisyon) ve kas kütlesi kaybı (Sarkopeni).

  • Deliryum: Enfeksiyon, ameliyat veya ilaç değişimleri sonrasında yaşlı hastada aniden gelişen geçici kafa karışıklığı ve şuur bulanıklığı tabloları.

  • Kronik Çoklu Hastalık Yönetimi: Yüksek tansiyon, Tip 2 diyabet, KOAH, kalp yetmezliği ve böbrek tembelliğinin birbirini bozmayacak şekilde tek elden koordine edilmesi.

  • Osteoporoz ve Eklem Hastalıkları: Yaşlılıkta kemik erimesine bağlı kırıkların önlenmesi, kireçlenme (osteoartrit) ve kronik ağrı yönetimi.

  • Yaşlılık Depresyonu ve Uyku Bozuklukları: Sosyal izolasyon veya kronik hastalıklara bağlı gelişen ruhsal çökkünlükler ve uykusuzluk problemleri.

Klinik Nütrisyon (Tıbbi Beslenme Tedavisi)

Klinik nütrisyon; akut veya kronik bir hastalık, cerrahi operasyon, yaşlılık ya da yoğun bakım süreçleri nedeniyle normal beslenme yollarını (ağız yoluyla gıdaları çiğneme ve yutma) tam olarak kullanamayan veya besin ögelerini bağırsaklarından yeterince ememeyen hastaların tıbbi olarak beslenmesidir. Klinik nütrisyon, basit bir diyet programı değildir; yetersiz beslenmeye bağlı olarak gelişen ve vücudun kas, protein ve enerji depolarının tükenmesiyle seyreden malnütrisyon (beslenme bozukluğu) tablosunu engellemek amacıyla uygulanan farmakolojik (tıbbi) bir tedavidir.

Dahiliye (İç Hastalıkları) ve Nütrisyon Destek Ekiplerimiz, hastaların metabolik ihtiyaçlarını protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve eser element düzeyinde hesaplayarak kişiye özel tıbbi beslenme protokolleri planlar.

Hastanın klinik durumuna, bilincinin açık olup olmamasına ve mide-bağırsak (gastrointestinal) sisteminin işlevselliğine göre tıbbi beslenme tedavisi üç ana yöntemle uygulanır:

  • Oral Nütrisyon Destekleri (ONS): Hastanın ağızdan gıda alımı yetersiz olduğunda, normal yemeklerine ek olarak verilen, yüksek kalori ve protein içeren, sıvı veya puding formundaki tıbbi beslenme ürünleridir.

  • Enteral Nütrisyon (Tüp Bebek / Sindirim Yoluyla Beslenme): Hastanın sindirim sistemi çalıştığı halde ağızdan yutma yapamadığı durumlarda (felç, nörolojik hastalıklar, kafa travmaları vb.) tercih edilen yöntemdir. Besinler özel tıbbi solüsyonlar halinde, burundan mideye uzanan tüplerle (NGS - Nazogastrik Sonda) veya karın duvarından doğrudan mideye açılan bir delikle (PEG - Perkütan Endoskopik Gastrostomi) sindirim sistemine ulaştırılır.

  • Parenteral Nütrisyon (Damardan Beslenme): Hastanın mide-bağırsak sisteminin tamamen devre dışı kaldığı, besin emiliminin imkansız olduğu durumlarda (ağır bağırsak tıkanıklıkları, şiddetli Crohn/Ülseratif Kolit atakları, geniş ince bağırsak rezeksiyonları) uygulanır. Tüm besin ögeleri steril bir sıvı halinde, doğrudan damar yoluyla (periferik veya santral venöz kateterler aracılığıyla) kan dolaşımına verilir.

A Life Sağlık Grubu Dahiliye (İç Hastalıkları) Bölümü

A Life Sağlık Grubu Dahiliye (İç Hastalıkları) Bölümü; Ankara genelindeki modern hastanelerimizde, yetişkin yaş grubundaki hastalarımızın tüm iç organ sistemlerine ait rahatsızlıkların tanı, tedavi ve uzun dönemli takiplerini üstlenen merkez üssümüzdür. Alanında uzman hekim kadromuz, sinsi ilerleyen metabolik süreçlerden çoklu organ tutulumu gösteren karmaşık hastalıklara kadar her vakayı bütünsel bir tıp perspektifiyle değerlendirmektedir.

İleri teknolojik laboratuvar ve radyoloji altyapımızı tam kapasiteyle kullanarak; check-up taramalarından kişiye özel kronik hastalık yönetimine kadar tüm süreçleri uluslararası klinik protokoller doğrultusunda titizlikle yürütüyoruz.

Ankara Şubelerimizde Sunulan Dahiliye Hizmetleri

Ankara’nın stratejik lokasyonlarında (Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ / Aydınlıkevler) yer alan tam donanımlı hastanelerimizde, iç hastalıkları alanında kesintisiz ve multidisipliner bir sağlık hizmeti sunulmaktadır:

  • Metabolizma ve Endokrin Takibi: Tip 1 / Tip 2 diyabet (şeker hastalığı), insülin direnci yönetimi, obezite tedavisi ve Haşimato başta olmak üzere tüm tiroid bezi hastalıkları.

  • Kardiyovasküler Risk Yönetimi: Hipertansiyon (yüksek tansiyon) tanısı, 24 saatlik Tansiyon Holter takipleri, kolesterol ve trigliserid (yağ metabolizması) bozukluklarının tedavisi.

  • Gastrointestinal Sistem Çözümleri: Gastrit, ülser, reflü, irritabl bağırsak sendromu (IBS) ve karaciğer yağlanması takipleri.

  • İleri Geriatrik ve Nütrisyonel Destek: 65 yaş üzeri hastalarımız için sağlıklı yaşlanma programları, çoklu ilaç yönetimi (polifarmasi) ve malnütrisyon (beslenme bozukluğu) durumlarında klinik nütrisyon çözümleri.

  • Bütünsel Check-Up Taramaları: Yaş, cinsiyet, genetik risk faktörleri ve mesleki maruziyetlere göre kişiselleştirilmiş tepeden tırnağa koruyucu sağlık taramaları.

A Life Sağlık Grubu olarak, tıbbın temel taşı olan "Önce zarar verme" prensibini benimsiyoruz. Özellikle çoklu ilaç kullanan yaşlı hastalarımızda ilaç etkileşimlerini titizlikle inceliyor, solunum yolu enfeksiyonlarında bilinçsiz antibiyotik kullanımının önüne geçiyor ve her hastamıza bir tıp fakültesi sanatoryumu ciddiyetinde, doktor hassasiyetiyle yaklaşıyoruz.

Vücudunuzda geçmeyen bir halsizlik hissediyor, kan şekeri veya tansiyon değerlerinizde dalgalanmalar yaşıyor ya da kronik rahatsızlıklarınızın takibini güvenilir bir merkezde tek elden yürütmek istiyorsanız; erken teşhisin hayat kurtarıcı gücünden yararlanmak adına size en yakın A Life Sağlık Grubu Dahiliye (İç Hastalıkları) polikliniklerimizle iletişime geçebilir, uzman hekim kadromuzdan randevunuzu hemen oluşturabilirsiniz.

Klinik Referanslar ve Akademik Kanıtlar

  • American College of Physicians (ACP): Erişkin sağlığı yönetimi, kronik hastalık protokolleri ve kanıta dayalı tıp (Evidence-Based Medicine) üzerine dünya çapında kabul görmüş klinik uygulama kılavuzları. ACP Klinik Rehberleri → →
  • American Diabetes Association (ADA) - Standards of Care 2026: Diyabet tanısı, insülin direnci yönetimi, mikrovasküler komplikasyonların önlenmesi ve metabolik sendrom takibi üzerine en güncel küresel rehber. Diyabet Standartlarını İncele → →
  • PubMed / National Library of Medicine (NIH): Hipertansiyon, dislipidemi (kolesterol) ve metabolik esneklik üzerine yapılan randomize kontrollü çalışmaların yer aldığı hakemli bilimsel makale veri tabanı. Bilimsel Makaleyi Oku (PMID: 29107336) → →
  • Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği (TİHUD): Türkiye'deki iç hastalıkları pratiği, geriatrik hasta yönetimi ve erişkin aşılaması üzerine ulusal klinik standartlar ve uzmanlık eğitim rehberleri. Ulusal Standartları İncele → →

Sıkça Sorulan Sorular

Dahiliye, tıp literatüründe iç hastalıkları olarak bilinen, yetişkinlerde organ sistemleriyle ilgili sağlık sorunlarının teşhis ve cerrahi dışı tedavisiyle ilgilenen temel uzmanlık dalıdır. "Dahiliye" terimi, vücudun içsel süreçlerini ifade eder. Bu bölüm; diyabet, tansiyon, kalp, böbrek ve sindirim sistemi gibi tüm iç organ rahatsızlıklarının tanı merkezidir.

Dahiliye doktoru (iç hastalıkları uzmanı), hastanın genel sağlık durumunu bir bütün olarak değerlendirir. Şikayetlerin kaynağını belirlemek için fiziksel muayene yapar, laboratuvar testleri ister ve cerrahi gerektirmeyen durumlarda tedavi planını yönetir. Kronik hastalıkların takibi ve hastanın gerekirse Gastroenteroloji veya Kardiyoloji gibi yan dallara yönlendirilmesi dahiliye doktorunun görevidir.

Dahiliye bölümü, yetişkinlerde görülen hipertansiyon, şeker hastalığı (diyabet), tiroit bozuklukları, kolesterol, anemi (kansızlık), akciğer enfeksiyonları ve mide-bağırsak hastalıklarına bakar. Ayrıca romatizmal ağrılar, böbrek yetmezliği başlangıcı ve metabolik sendromlar gibi geniş bir yelpazedeki sistemik rahatsızlıklar, iç hastalıkları uzmanlarının uzmanlık alanına girmektedir.

Dahiliye bölümü testleri arasında; tam kan sayımı (hemogram), kan şekeri (AKŞ), karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri (ALT, AST, Üre, Kreatinin), tam idrar tahlili ve sedimentasyon yer alır. Tanı sürecini netleştirmek için ayrıca EKG, akciğer grafisi, ultrasonografi ve gerekli durumlarda endoskopi/kolonoskopı gibi ileri görüntüleme yöntemlerine de başvurulmaktadır.

Evet, dahiliye (iç hastalıkları) tiroide bakar. Tiroit bezinin az çalışması (hipotiroidi) veya aşırı çalışması (hipertiroidi) gibi metabolik dengesizliklerin ilk teşhisi ve ilaçla tedavisi dahiliye uzmanları tarafından gerçekleştirilir. Eğer tiroit nodüllerinde cerrahi müdahale veya ileri düzey bir hormon bozukluğu şüphesi varsa, hasta Endokrinoloji birimine sevk edilir.

Dahiliye hormon testi yapar. Özellikle tiroit hormonları (TSH, T3, T4), insülin, kortizol seviyeleri ve diyabetle ilişkili metabolik hormon testleri rutin olarak dahiliye kliniklerinde istenmektedir. Hormon bozukluklarının genel taraması burada başlar. Ancak kısırlık veya ileri büyüme bozuklukları gibi özel durumlar için yan dal olan Endokrinoloji uzmanlığına başvurulması gerekebilir.

İç hastalıkları ve dahiliye arasında hiçbir fark yoktur; her iki terim de aynı tıbbi branşı ifade eder. Halk arasında "dahiliye" terimi daha yaygın kullanılırken, akademik ve resmi kayıtlarda "iç hastalıkları" tabiri tercih edilir. Her iki isim de vücudun iç organ sistemlerini cerrahi dışı yöntemlerle tedavi eden ana bilim dalını tanımlar.

Dahiliye uzmanlığı sonrası ek eğitimle uzmanlaşılan dahiliye yan dalları şunlardır: Gastroenteroloji (sindirim sistemi), Endokrinoloji (hormonlar), Nefroloji (böbrek), Romatoloji (eklem hastalıkları), Hematoloji (kan hastalıkları), Onkoloji (kanser), İmmünoloji (alerji) ve Geriatri (yaşlı sağlığı). Bu birimler, dahiliye temelinin üzerine inşa edilen daha spesifik uzmanlık alanlarıdır.

Dahiliye bölümü, vücuttaki kalp, akciğer, mide, karaciğer, safra kesesi, bağırsaklar, böbrekler ve kan dokusu gibi tüm hayati organlara bakar. Cerrahi işlem gerektirmeyen, sistemik ve metabolik kaynaklı tüm organ rahatsızlıkları bu branşın kapsamındadır. Vücudun iç dengesini (homeostazis) korumak için organların birbiriyle olan ilişkisini koordine eder.

Dahiliye randevusuna gitmeden önce, istenecek kan testlerinin doğruluğu için en az 8-12 saatlik bir açlık gereklidir. Ayrıca varsa önceki tahlil sonuçlarınızın, kullandığınız ilaçların listesinin ve kronik hastalık geçmişinizin yanınızda olması tanıyı hızlandıracaktır. Şikayetlerinizi (baş dönmesi, halsizlik, ağrı vb.) önceden not etmeniz doktorunuza yardımcı olur.

Evet, karın ağrısı şikayetlerinde ilk başvurulacak bölüm dahiliyedir. Uzman hekim ağrının mide, bağırsak, karaciğer veya böbrek kaynaklı olup olmadığını analiz eder. Eğer ağrı akut bir cerrahi müdahale (apandisit vb.) gerektiriyorsa Genel Cerrahi'ye, sindirim sistemi odaklı kronik bir durumsa Gastroenteroloji yan dalına yönlendirme yapar.

Açıklanamayan halsizlik, ani kilo kaybı, geçmeyen öksürük, mide yanması, sık idrara çıkma veya kronik ağrı gibi durumlarda dahiliye randevusu alınmalıdır. Ayrıca, hiçbir şikayetiniz olmasa dahi yılda bir kez yapılan rutin dahiliye kontrolleri (check-up), gizli seyreden tansiyon veya diyabet gibi hastalıkların erken teşhisi için hayati önem taşır.

Evet, dahiliye anemi ve kan hastalıklarına bakar. Demir eksikliği, B12 eksikliği veya genetik kaynaklı kansızlık durumlarında ilk teşhis dahiliye kliniğinde konulur. Eğer kan değerlerindeki bozukluk kemik iliği veya lösemi gibi daha kompleks bir tabloya işaret ediyorsa, hasta dahiliye yan dalı olan Hematoloji uzmanına yönlendirilir.

İç hastalıkları uzmanı, 6 yıllık tıp fakültesi eğitiminin ardından 4 yıl boyunca iç hastalıkları alanında uzmanlık eğitimi almış hekimdir. Bu uzmanlar, vücudun tüm sistemlerini bütüncül bir bakış açısıyla analiz etme yetkinliğine sahiptir. Hastalığı sadece organ bazlı değil, metabolik, hormonal ve sistemik etkileriyle değerlendiren birincil tıp otoritesidir.

Dahiliye yüksek kolesterol ve trigliserid değerlerine bakar. Kan yağlarındaki dengesizlik, kalp ve damar sağlığı için risk oluşturduğundan, dahiliye uzmanı diyet ve ilaç tedavisi ile bu değerleri dengelemeyi hedefler. Kolesterol takibi, kardiyovasküler hastalıkların önlenmesinde dahiliye muayenesinin en kritik parçalarından biridir.

İç Hastalıkları (Dahiliye) Doktorları

Etimesgut İç Hastalıkları (Dahiliye) Doktorları

Altındağ İç Hastalıkları (Dahiliye) Doktorları

Pursaklar İç Hastalıkları (Dahiliye) Doktorları

İlgili Makaleler

İmmünoglobulin (IG) Nedir? Ne İşe Yarar?

İmmünoglobulinler (IG), bağışıklık sistemimizin ürettiği önemli proteinlerdir. Bu proteinler, vücudumuzdaki yabancı madd…

Detaylı Bilgi

HCT (Hematokrit) Nedir?

HCT (Hematokrit), kandaki kırmızı kan hücrelerinin (eritrosit) hacminin toplam kan hacmine oranını gösteren önemli bir kan te…

Detaylı Bilgi

D Vitamini Eksikliği Nedir? | Belirtileri Nelerdir?

D vitamini, kalsiyumun emilmesini sağlayarak kemik sağlığını koruyan, bağışıklık sistemini güçlendiren ve hücre büy&uu…

Detaylı Bilgi

Doğal Probiyotikler

Yoğurt, probiyotiklerin en yaygın ve en iyi bilinen kaynaklarından biridir. Yoğurt, sütün mayalanmasıyla elde edilir ve içe…

Detaylı Bilgi

Kanda PLT Yüksekliği

PLT, trombosit kelimesinin kısaltmasıdır ve kan pulcukları olarak da bilinir. Trombositler, kemik iliğinde üretilen ve kanın pıhtılaşma…

Detaylı Bilgi

D Vitamini Eksikliğinin Belirtileri

D vitamini, vücudumuzun kalsiyum ve fosfor gibi mineralleri emmesine yardımcı olan bir vitamindir. Ayrıca, bağışıklık sistemimizin g&uu…

Detaylı Bilgi

Laktat Yüksekliği

Laktat, vücudunuzun enerji üretmek için kullandığı bir yakıttır. Kaslarınızda bulunan glikojen adı verilen bir karbonhidrat…

Detaylı Bilgi

Crush (Ezilme) Sendromu Nedir? | Nedenleri ve Tedavisi

Ülkemizde yaşanan büyük depremler sonrasında, enkaz altından çıkarılan yaralılar arasında Crush Sendromu (Ezilme Sendr…

Detaylı Bilgi

Geçmeyen İshal Nedir? Geçmeyen İshal Neden Olur?

İshal, sindirim sistemi ile ilgili sık görülen bir sağlık sorunudur ve genellikle birkaç gün içinde geçe…

Detaylı Bilgi

Yardıma mı ihtiyacınız var ?

7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.

Hızlı Başvuru Formu

Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz