Dahiliye (İç Hastalıkları), yetişkin sağlığının temel direği olup, karmaşık semptomların altındaki sistemik nedenleri çözümleyen bir uzmanlık dalıdır. "Ankara Dahiliye Uzmanı" denildiğinde askeri tıp disiplini, Tabip Albay rütbesiyle pekişmiş sorumluluk bilinci ve 35 yılı aşan köklü tecrübesiyle öne çıkan Uzm. Dr. Güven Tunç, hastalarına sarsılmaz bir güven ve bilimsel derinlikle hizmet vermektedir.
Tıp eğitimini ve uzmanlık ihtisasını Türkiye'nin en disiplinli tıp ekolü olan Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde (GATA) tamamlayan hocamız, kariyeri boyunca askeri hastanelerden diyaliz merkezlerine kadar çok geniş bir sahada görev yapmıştır. Bu süreçte edindiği yoğun vaka pratiği, hastalarına en karmaşık tablolarda dahi hızlı ve isabetli teşhis koyma yetisi kazandırmıştır.
Bugün A Life Sağlık Grubu bünyesinde; diyabet yönetiminden böbrek hastalıklarına, tansiyon kontrolünden metabolik sendroma kadar yetişkin sağlığını ilgilendiren tüm alanlarda, modern tıp uygulamalarını kişiye özel yaklaşımlarla harmanlamaktadır.
Uzm. Dr. Güven Tunç, yetişkinlerde görülen sistemik rahatsızlıkları GATA ekolünün titizliği ve bütüncül bir bakış açısıyla yönetmektedir:
Dahiliye poliklinikleri, çoğu zaman teşhis konulamayan şikayetlerin ana çözüm merkezidir. Uzm. Dr. Güven Tunç, GATA ekolünden aldığı milimetrik çalışma prensibiyle, hastanın sadece şikayetini değil, tüm vücut fonksiyonlarını bir orkestra gibi değerlendirir.
Belirsiz ağrılar, yorgunluk ve iştah değişimleri gibi sessiz belirtilerin altındaki gerçek nedeni GATA disipliniyle tespit eden klinik yaklaşım.
Hastaya tahlillerini, risklerini ve tedavi seçeneklerini en yalın dille açıklayan, güvene dayalı Tabip Albay vizyonu.
İlaç tedavisinin ötesinde, hastanın yaşam tarzı, beslenme ve stres yönetimini de kapsayan sürdürülebilir iyileşme modelleri.
Sağlığınızı; ömrünü tıp bilimine adamış, on binlerce hastaya şifa dağıtmış ve en zorlu saha koşullarında pişmiş bir Tabip Albay'a emanet etmek büyük bir ayrıcalıktır. Hocamız liderliğinde;
Son Güncelleme: 21 Nisan 2026 22:19
Pernisiyöz anemi, midenin parietal hücrelerinden salgılanan intrinsik faktör eksikliğine bağlı gelişen otoimmün bir makrositer anemi (büyük hücreli kansizlik) tablosudur. İntrinsik faktör olmadan B12 vitamini emilemez. Teşhisinde tam kan sayımı indeksleri, serum B12 düzeyleri ve anti-intrinsik faktör antikorları tahlil edilir. Tedavisinde ömür boyu intramüsküler enjeksiyon protokolleri başarıyla uygulanır.
Osteoporoz, kemik mineral yoğunluğunun azalarak kemiklerin kırılgan hale gemesiyle seyreden sinsi bir metabolik kemik hastalığıdır. Genellikle kırık oluşana kadar belirti vermez. Menopoz sonrasındaki tüm kadınlarda ve 65 yaş üzerindeki erkeklerde dual-enerji X-ışını absorpsiyometrisi (DEXA) ile tarama yapılmalıdır; T-skoru değerlerine göre kemik koruyucu tedaviler başarıyla kurgulanır.
İTP, bağışıklık sisteminin kanın pıhtılaşmasını sağlayan trombosit hücrelerini yabancı olarak algılayıp yok etmesiyle karakterize otoimmün bir hematolojik hastalıktır. Trombosit sayısının kritik derecede düşmesiyle ciltte iğne başı büyüklüğünde kırmızı lekeler (peteşi), morluklar (ekimoz), burun ve diş eti kanamalarıyla seyreder. Tedavisi kortikosteroidler ve immünoglobulin protokolleriyle başarıyla yönetilir.
Romatoid Artrit, özellikle el ve ayak küçük eklemlerini simetrik olarak tutan, kronik, ilerleyici otoimmün bir sistemik inflamatuar hastalıktır; sabah tutukluğu karakteristiktir. Yaşa bağlı mekanik aşınmayla gelişen non-inflamatuar osteoartritten (kireçlenme) farkı, eklemde kalıcı erozyon ve deformite riski taşımasıdır. Tedavisi immünmodülatör farmakoterapi protokolleriyle başarıyla koordine edilir.
Primer hiperparatiroidi, paratiroid bezindeki bir adenomun kontrolsüz şekilde parathormon (PTH) salgılamasıyla oluşan endokrin patolojisidir. Kemiklerden kana kalsiyum çekilmesine yol açarak osteoporoza ve serumda hiperkalsemi tablosuna neden olur. Fazla kalsiyum böbreklerde birikerek tekrarlayan taş oluşumunu tetikler. Kesin tedavisi, adenomun minimal invaziv cerrahi eksizyonuyla başarıyla sağlanır.
Adrenal insidentaloma, başka bir klinik nedenle (örneğin safra kesesi ultrasonu) çekilen abdominal tomografi veya MR esnasında tesadüfen saptanan böbrek üstü bezi kitleleridir. Dahiliye polikliniğinde bu kitlelerin hormonal olarak aktif olup olmadığı (Cushing, Feokromositoma veya Conn sendromu) 24 saatlik idrar ve serolojik sürveyans panelleriyle tahlil edilir; malignite risk haritası başarıyla kurgulanır.
Kronik yorgunluk sendromu, en az altı aydır devam eden, istirahatle geçmeyen ve organik bir hastalıkla açıklanamayan ilerleyici bitkinlik tablosudur. Teşhisinde öncelikle sinsi anemiler, hipotiroidizm, vitamin eksiklikleri ve gizli enfeksiyonlar laboratuvar panelleriyle ekarte edilmelidir. Yönetiminde semptomatik farmakoterapi, bilişsel davranışçı terapiler ve derecelendirilmiş egzersiz protokolleri başarıyla entegre edilir.
Fibromiyalji; vücutta yaygın kas-iskelet ağrısı, uyku bozukluğu, yorgunluk ve spesifik hassas noktalarla karakterize kronik bir non-inflamatuar ağrı sendromudur. Dahiliye muayenesinde inflamatuar romatizmal hastalıkları (Lupus, RA) dışlamak adına eritrosit sedimentasyon hızı (ESH), CRP ve ANA antikor panelleri tahlil edilir. Laboratuvar sonuçları normal sınırlarda saptanan vakalar çok yönlü protokollerle başarıyla yönetilir.
Esansiyel trombositemi, kemik iliğinde aşırı miktarda trombosit (pıhtılaşma hücresi) üretimiyle seyreden kronik miyeloproliferatif bir hematolojik tümör formudur. Kandaki bu aşırı hücre yükü, damar içi spontan pıhtılaşma (tromboz) riskini kritik derecede artırır. İnme ve miyokard enfarktüsü komplikasyonlarını önlemek adına düşük doz asetilsalisilik asit (kan sulandırıcı) ve sitoredüktif medikal tedaviler başarıyla planlanır.
Raynaud fenomeni, soğuk veya emosyonel stres karşısında el ve ayak parmaklarındaki mikroskobik arterlerin spazm geçirerek kan akışının kesilmesi, parmakların sırasıyla beyaz, mor ve kırmızı renk alması tablosudur. Primer olabileceği gibi; Sistemik Skleroz (Skleroderma), Lupus veya Mikst Bağ Dokusu Hastalığı gibi agresif otoimmün romatizmal süreçlerin yıllar önceki ilk sinsi belirtisi olabilir.
Splenomegali; portal hipertansiyon, kronik lösemiler, lenfomalar, immünolojik yıkım süreçleri veya enfeksiyöz mononükleoz (Öpücük hastalığı) gibi patolojiler nedeniyle dalağın normal anatomik boyutlarının üzerine çıkması durumudur. Fizik muayene ve ultrasonografiyle saptanır. Dahiliye yönetiminde büyümenin kök nedeni kemik iliği aspirasyonu veya vasküler tahlillerle bulunarak tedavi protokolleri başarıyla koordine edilir.
A Life Sağlık Grubu, iç hastalıkları süreçlerinde otoimmün anemi panelleri, DEXA kemik dansitometri üniteleri, adrenal kitlelerin ayırıcı hormonal tarama testleri ve biyolojik romatoloji tedavilerini en son teknolojik laboratuvar altyapısıyla sunar. Klinik başarımızı, kronik ve karmaşık sistemik patolojilerde kurguladığımız kişiye özel sürveyans algoritmalarımıza ve multidisipliner tümör konseylerimize borçluyuz. Sağlığınızda profesyonel çözüm ortağınızız.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Başlangıç Tarihi:
Bitiş Tarihi: