Amniyon sıvısı, gebelik boyunca anne karnındaki bebeği çevreleyen amniyotik kese içinde bulunan; bebeğin büyümesini, organ gelişimini ve dış darbelere karşı güvenliğini sağlayan berrak, steril bir sıvıdır. Bebek bu koruyucu alanın içinde serbestçe hareket ederek gelişimini sürdürür. Anne adaylarının merak ettiği amniyon sıvısı nedir veya amniyon sıvısı nasıl olur sorularının en net klinik karşılığı; bebeğin hem darbe emici hava yastığı hem de akciğer ve kas-iskelet gelişimini destekleyen biyolojik bir yaşam alanıdır.
Gebeliğin ilerlemesiyle birlikte sıvının kaynağı ve bileşimi değişir. Anne karnındaki bu sürecin temeli, amniyon sıvısı nasıl oluşur sorusunun yanıtıyla netleşir:
İlk 16 Hafta: Sıvı temel olarak anne kan dolaşımındaki plazmanın plasenta ve amniyon zarları üzerinden süzülmesiyle meydana gelir. Su, temel mineraller, karbonhidratlar, lipitler ve proteinlerden oluşan hafif sarımsı, berrak bir yapıdır.
16. Haftadan İtibaren: Bebeğin böbrekleri geliştikçe sıvının ana kaynağı değişir. Bu aşamadan itibaren sıvının en büyük üreticisi bebeğin kendi idrarıdır. Bebek sıvıyı yutar, sindirim kanalından emer ve böbrekleri aracılığıyla filtreleyerek amniyon kesesine geri verir.
Akciğer Sıvılarının Katkısı: Bebeğin gelişen akciğerlerinden salgılanan sıvılar da bu sürece eklenir ve bebeğin göğüs kafesini genişleterek solunum hareketleri yapmasına zemin hazırlar.
Amniyon kesesindeki sıvı durağan değildir; gün içinde sürekli yenilenir. Mekanik olarak rahim duvarlarının bebeğe baskı yapmasını engeller, kemik ve kas sisteminin serbestçe hareket ederek simetrik büyümesine imkan tanır. Göbek kordonunun bebek ile rahim duvarı arasında sıkışmasını önleyerek oksijen akışının kesilmesini engeller.
Aynı zamanda sabit bir vücut ısısı sağlayarak bebeği dış ortamın ısı değişimlerinden korur. Bebeğin bu sıvıyı düzenli olarak yutması, mide-bağırsak sisteminin ve akciğer keseciklerinin doğuma hazır hale gelmesini sağlayan en önemli doğal süreçtir.
Amniyotik kesedeki sıvı miktarı, gebeliğin başından doğuma kadar sabit kalmaz; bebeğin büyümesine paralel olarak sürekli değişir. Rutin ultrason kontrollerinde hekimlerin en çok üzerinde durduğu parametrelerden biri olan amniyon sıvısı ne kadar olmalı sorusu, doğrudan fetal sağlığın ve plasenta fonksiyonlarının bir göstergesidir. Sıvının hacmi gebeliğin ilk haftalarında mililitrelerle ifade edilirken, gebeliğin son trimesterına doğru en üst seviyesine ulaşır ve doğuma yaklaştıkça hafif bir azalma eğilimi gösterir.
Anne karnındaki sıvıyı doğrudan tartmak ya da boşaltıp ölçmek mümkün olmadığından, kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ultrason eşliğinde iki temel yönteme başvurur:
Amniyotik Sıvı İndeksi (AFI / ASİ): Rahim hayali çizgilerle dört eşit kadrana bölünür. Her kadranda fetus veya kordon içermeyen en derin sıvı ceplerinin dikey derinlikleri santimetre cinsinden ölçülür ve toplanır. Genel kabul gören ölçütlere göre toplam değerin 5 cm altında olması sıvı azlığı (oligohidramnios), 24-25 cm üzerinde olması ise sıvı fazlalığı (polihidramnios) olarak kabul edilir. 8-18 cm arası ise ideal aralıktır.
Tek En Derin Cep (SDP): Rahim içindeki en geniş tek bir dikey sıvı cebinin ölçülmesidir. Bu değerin 2 cm'den az olması yetersizlik, 8 cm'den fazla olması artış işaretidir.
Gebelikte sıkça merak edilen dönemlerden biri olan 33 haftada amniyon sıvısı ne kadar olmalı sorusunun klinik karşılığı, sıvının yaklaşık 800-900 ml hacimle zirveye en yakın olduğu evredir. Bu haftada AFI değerinin 10-18 cm aralığında bulunması bebeğin böbreklerinin ve plasentanın kusursuz çalıştığını gösterir. 36. haftadan sonra ise sıvıda haftalık 30-50 ml civarında fizyolojik bir azalma başlar.
Rutin kontrollerde veya su gelmesi anında amniyon sıvısı rengi ve amniyon sıvısı hangi renktir konusu hayati bir tanı aracıdır:
Normal Görünüm: Sağlıklı bir amniyon sıvısı berrak, şeffaf veya çok açık saman sarısı rengindedir; içinde verniks kazeoza adı verilen bebeğin cildinden dökülen beyaz pulcuklar bulunabilir.
Yeşil veya Koyu Kahverengi: Bebeğin anne karnında strese girerek ilk kakasını (mekonyum) sıvının içine bıraktığını gösterir; acil doğum müdahalesi gerektirebilir.
Kırmızı veya Pembe: Plasenta yerleşim anomalilerine ya da erken ayrılmaya (ablasyo plasenta) bağlı aktif bir kanama riskini işaret eder.
Bulanık ve Kötü Kokulu: Amniyon kesesi içinde gelişen bir enfeksiyonun (koryoamniyonit) en net göstergesidir.
| Gebelik haftası | Normal AFI değeri (cm) | Ortalama sıvı hacmi (ml) | Klinik durum |
|---|---|---|---|
| 12 - 16. Hafta | Tek cep takibi (derinlik > 2 cm). | 50 - 150 ml | Erken oluşum, anne plazma transferi. |
| 20 - 24. Hafta | 8 - 14 cm | 300 - 500 ml | Fetal böbreklerin aktif döngüye girişi. |
| 28 - 32. Hafta | 10 - 18 cm | 700 - 850 ml | Hızlı hacim artışı, akciğer antrenmanları. |
| 33 - 36. Hafta | 10 - 20 cm | 800 - 1000 ml | Sıvının tepe noktaya ulaşması ve plato. |
| 37 - 40. Hafta | 8 - 16 cm | 600 - 800 ml | Doğum öncesi fizyolojik hafif azalma. |
| 41+ Hafta (postmatür) | 5 - 12 cm | 300 - 500 ml | Plasenta yaşlanması, yakın takip ihtiyacı. |
| A Life Sağlık Grubu | |||
Gebelikte rahim kaslarının gevşemesi ve büyüyen bebeğin mesaneye baskı yapması, istemsiz idrar kaçırma veya yoğun vajinal akıntı şikayetlerini artırır. Bu durum, anne adaylarında sıklıkla amniyotik kesenin yırtıldığı endişesini doğurur. Kesede oluşan mikro yırtıklar veya doğumun habercisi olan zarların açılması durumunda amniyon sıvısı sızması nasıl anlaşılır ya da amniyon sıvısı sızması nasıl anlaşilir sorusu, erken müdahale ve enfeksiyon kontrolü açısından hayati önem taşır.
Amniyotik sıvının gelişi her zaman filmlerdeki gibi birdenbire, bacaklardan aşağı boşalan yoğun bir su şeklinde gerçekleşmeyebilir. Birçok anne adayının merak ettiği amniyon sıvısı azar azar gelir mi sorusunun yanıtı evettir; zarların rahim ağzından daha yukarıda kalan kısımlarında küçük bir delinme olduğunda sıvı damla damla veya sızıntı halinde iç çamaşırına sızabilir.
Peki, amniyon sıvısı geldiği nasıl anlaşılır? Üç temel kritere dikkat etmek gerekir:
Akışın Sürekliliği: İdrar yaparken pelvik taban kaslarınızı sıkarak akışı durdurabilirsiniz. Ancak gelen sıvı amniyon sıvısı ise kas kontrolüyle tutulamaz; otururken, yatarken veya pozisyon değiştirirken kontrolsüz biçimde sızmaya devam eder.
Koku Farkı: İdrar tipik olarak amonyak veya asidik bir kokuya sahipken, normal amniyon sıvısı kokusuzdur ya da çok hafif tatlımsı, taze çamaşır suyunu andıran klor benzeri kendine has bir koku taşır. Kötü, çürük kokular ise enfeksiyona işaret eder.
Kıvam ve Doku: Vajinal akıntı daha yapışkan, kıvamlı veya süt beyazı tonlarındayken; amniyon sıvısı tamamen su berraklığında, akışkan ve kaygan olmayan bir formdadır.
Evde yapılan gözlemler kesin bir teşhis için yeterli değildir. Sıvı kaçağı şüphesinde kadın doğum hekimleri kesenin bütünlüğünü doğrulamak adına klinikte hızlı tanı yöntemlerine başvurur. Bu süreçte uygulanan amniyon sıvısı testi, gereksiz yatışları önlerken gerçek kaçaklarda erken doğum ve enfeksiyon riskini kontrol altına alır:
Biyokimyasal Hızlı Test Çubukları (AmniSure / Actim PROM): Vajinal salgıda normalde bulunmayan, yalnızca amniyon sıvısına özgü PAMG-1 veya IGFBP-1 proteinlerini birkaç dakika içinde saptayan yüksek doğruluklu testlerdir.
Nitrazin Kağıdı Testi: Vajinanın doğal asidik ortamı (pH 3.8-4.5) ile amniyon sıvısının bazik yapısı (pH 7.0-7.5) arasındaki farkı ölçer. Sıvı kaçağı varsa test kağıdı sarıdan koyu maviye döner.
Eğrelti Otu (Fern) Testi: Vajinadan alınan örneğin mikroskop lamı üzerinde kurutulmasıyla sodyum klorür kristallerinin eğrelti otu deseni oluşturup oluşturmadığı incelenir.
İç çamaşırında sürekli bir ıslaklık hissi başladığında vakit kaybetmeden steril bir ped koyarak hekime başvurmak, bebeğin hava ve enfeksiyon temasını sınırlamak adına en güvenli adımdır.
Amniyotik kesedeki sıvı miktarının gebelik haftasına göre beklenen seviyenin altına inmesi tıpta "oligohidramnios" olarak adlandırılır. Ultrason ölçümlerinde Amniyotik Sıvı İndeksi’nin (AFI) 5 cm’nin veya tek en derin cebin 2 cm’nin altına düşmesiyle tanı konur. Bebeğin hareket alanını daraltan ve kordon basısı riskini artıran amniyon sıvısı azalması, gebeliğin hangi evresinde ortaya çıktığına bağlı olarak farklı klinik yaklaşımlar gerektirir.
Anne karnındaki sıvı döngüsünün bozulması temelde bebeğe, plasentaya veya zarların bütünlüğüne bağlıdır. En sık karşılaşılan amniyon sıvısı azalması nedenleri şunlardır:
Plasenta Yetersizliği: Yüksek tansiyon veya preeklampsi gibi durumlar plasentaya giden kan akımını azaltır. Bebeğe yeterli oksijen ve besin ulaşmadığında dolaşım öncelikle beyin ve kalbe yönlendirilir; böbreklere giden kan azalır ve bebek daha az idrar üreterek sıvıyı düşürür.
Fark Edilmeyen Zar Yırtıkları: Amniyon kesesindeki mikro delinmelerden dışarıya sızan sıvı, üretilen miktarın gerisinde kalarak hacmi kademeli şekilde eritir.
Böbrek ve İdrar Yolu Sorunları: Bebeğin böbreklerinin gelişmemesi (renal agenezi) veya idrar yollarındaki tıkanıklıklar doğrudan amniyon sıvısı neden azalır sorusunun fetal yanıtıdır.
Miad Aşımı (Postmatürite): 40. gebelik haftasından sonra plasentanın doğal olarak yaşlanması sıvı üretimini belirgin biçimde yavaşlatır.
Anne adaylarının sıklıkla araştırdığı amniyon sıvısı nasıl artar ve amniyon sıvısı azlığı tedavisi konusu nedene odaklıdır. Tıpta amniyon sıvısını kalıcı olarak çoğaltan mucizevi bir ilaç bulunmaz; ancak hidrasyon desteği kritik bir rol oynar. Günde 2,5 - 3 litre su tüketimi ve sol yana yatarak istirahat etmek, rahme ve plasentaya giden kan akışını artırarak hafif sıvı azlıklarında toparlanma sağlayabilir. Doğum eylemi sırasında kordon basısı gelişirse, rahme steril serum fizyolojik verilmesi işlemi olan "amnioinfüzyon" uygulanabilir.
Gebelik haftası yeterince ilerlemişse en güvenli tedavi doğumu planlamaktır. Nitekim amniyon sıvısı az olup doğum yapanlar, düzenli non-stres test (NST) ve Doppler ultrason takipleri sayesinde bebeklerini sağlıkla kucaklarına alabilmektedir. Sıvı azaldığında kordon sıkışması ihtimaline karşı doğum eylemi boyunca bebeğin kalp atışları kesintisiz izlenir.
| Klinik parametre | Sıvı azalması (oligohidramnios) | Sıvı fazlalığı (polihidramnios) |
|---|---|---|
| Ultrason tanı ölçütü | AFI < 5 cm veya en derin cep < 2 cm. | AFI > 24 cm veya en derin cep > 8 cm. |
| Temel nedenler | Plasenta yetmezliği, zar sızıntısı, fetal böbrek anomalisi. | Gestasyonel diyabet, fetal yutma güçlüğü, çoğul gebelik. |
| Bebek için olası riskler | Kordon sıkışması, akciğer gelişim geriliği, hareket kısıtlılığı. | Erken doğum, kordon sarkması, plasenta erken ayrılması. |
| Anne için belirtiler | Karın büyümesinin geri kalması, fetal hareketlerde ağrı. | Karında aşırı gerginlik, nefes darlığı, bacaklarda yoğun ödem. |
| Temel yönetim | Yoğun hidrasyon, yakın Doppler/NST takibi, zamanında doğum. | Kan şekeri regülasyonu, amniyoredüksiyon, yakın klinik izlem. |
| A Life Sağlık Grubu | ||
Amniyotik kesedeki sıvı hacminin gebelik haftasına göre beklenen fizyolojik sınırları aşması tıpta "polihidramnios" olarak adlandırılır. Ultrason muayenesinde Amniyotik Sıvı İndeksi’nin (AFI) 24-25 santimetrenin veya tek bir dikey sıvı cebinin 8 santimetrenin üzerinde ölçülmesiyle tanı kesinleşir. Anne adayında belirgin fiziksel rahatsızlıklara yol açabilen amniyon sıvısı fazlalığı, rahim kaslarının aşırı gerilmesine neden olarak gebeliğin seyrini ve doğum yönetimini doğrudan etkiler.
Sıvının birikmesi ya aşırı idrar üretiminden ya da bebeğin sıvıyı yeterince yutamamasından kaynaklanır. Hamilelikte amniyon sıvısı fazlalığı tablosunda hekimlerin odaklandığı başlıca faktörler şunlardır:
Gestasyonel Diyabet (Gebelik Şekeri): Annedeki yüksek kan şekeri plasenta yoluyla bebeğe geçer. Bebeğin kanında artan glukoz, fetal böbreklerde osmotik diürezi tetikler; bebek aşırı idrar yaparak kese içindeki sıvıyı hızla artırır.
Fetal Yutma Problemleri: Bebek amniyon sıvısını düzenli yutamazsa döngü kırılır. Yemek borusu darlığı (özofagus atrezisi), sinir sistemi anomalileri veya bağırsak tıkanıklıkları bu duruma yol açabilir.
Çoğul Gebelikler: Tek yumurta ikizlerinde damarsal bağlantıların dengesizleşmesi (İkizden İkize Transfüzyon Sendromu - TTTS), bebeklerden birinde aşırı sıvı birikimi yaratabilir.
İdiyopatik Durumlar: Hafif ve orta dereceli polihidramnios olgularının önemli bir kısmında altta yatan belirgin bir patoloji bulunmaz; tablo gebeliğin ilerleyen haftalarında kendiliğinden dengelenebilir.
Aşırı sıvı birikimi anne adayının karnının gebelik haftasına kıyasla çok daha büyük görünmesine ve ciltte gerilme ağrılarına yol açar. Büyüyen rahim diyaframa baskı yaptıkça nefes darlığı, bacak damarlarına baskı yaptıkça şiddetli varis ve ödem gelişebilir.
Klinik pratikte amniyon sıvısı fazla olup doğum yapanlar, doğum eylemi sırasında özel önlemlerle izlenir. Aşırı gerilen rahim erken doğum kasılmalarını tetikleyebilir; ayrıca su kesesi açıldığında ani sıvı boşalması kordon sarkması riskini artırır. Doğum sonrasında ise rahmin gevşek kalmasına bağlı kanama (atoni) riskine karşı medikal önlemler hazır tutulur. Anne nefes almakta zorlanacak kadar ağır bir tabloya girdiğinde ise ultrason eşliğinde ince bir iğneyle fazla sıvının kontrollü boşaltılması işlemi olan "amniyoredüksiyon" uygulanarak anne ve bebek güvenliği sağlanır.
Amniyon sıvısındaki dalgalanmalar, anne karnındaki bebeğin sağlık durumunu gösteren en hassas biyolojik parametrelerden biridir. Sıvının kritik eşiklerin altına inmesi ya da aşırı artması; gelişmiş ultrasonografi teknolojisi, fetal tıp deneyimi ve riskli gebelik yönetimine hakim uzman bir hekim kadrosu gerektirir. A Life Sağlık Grubu; Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanları ile Perinatoloji birimlerinin koordinasyonunda, amniyon sıvısı dengesizliklerini gebeliğin ilk şüphesinden doğuma kadar bilimsel protokollerle takip eder.
Ankara Şubelerimizde İleri Fetal İzlem ve Tanı Standartları
Başkentin merkezi lokasyonlarında yer alan hastanelerimizde, anne adaylarının gebelik süreçleri yüksek teknolojik donanımla güvenceye alınır:
A Life Hospital Etimesgut: Rutin muayenelerde ve acil su gelmesi şüphelerinde hızlı tanı protokolleri uygulanır. Yatak başı biyokimyasal test çubukları (PAMG-1 kaçak analizleri) ile sızıntılar dakikalar içinde doğrulanır. Detaylı dört boyutlu ultrasonografi ve Doppler kan akımı ölçümleriyle plasenta yetmezliği erken evrede saptanarak kişiye özel hidrasyon ve dinlenme takvimi oluşturulur.
A Life Hospital Pursaklar: Gestasyonel diyabete bağlı gelişen sıvı fazlalığı (polihidramnios) olgularında Endokrinoloji ve Beslenme ve Diyet birimleriyle entegre çalışır. Anne adayının kan şekeri regülasyonu hızla sağlanarak bebeğin aşırı idrar üretimi kontrol altına alınır. Bebeğin yutma refleksleri ve sindirim sistemi anatomisi ileri ultrason incelemeleriyle taranır.
A Life Hospital Altındağ: İleri derecede oligohidramnios veya polihidramnios tanısı almış yüksek riskli gebeliklerin sevk ve takip merkezidir. Fetal anomali taramaları, amnioinfüzyon veya basıncı düşürmeye yönelik amniyoredüksiyon işlemleri steril klinik koşullarda başarıyla yürütülür. Doğum anında yaşanabilecek kordon sıkışması veya ani su boşalması komplikasyonlarına karşı tam donanımlı acil müdahale ekibi hazır bekletilir.
3. Seviye Yenidoğan Yoğun Bakım Güvencesi
Amniyon sıvısı anomalileri zaman zaman erken doğum eylemini kaçınılmaz kılabilir. A Life Sağlık Grubu hastanelerinde doğumhane, ameliyathane ve 3. seviye Yenidoğan Yoğun Bakım Üniteleri (YDYBÜ) aynı çatı altında entegre bir yapıda çalışır. Sıvı azlığına bağlı akciğer gelişim desteğine ihtiyaç duyan veya erken dünyaya gelen bebekler, kuvöz ortamında deneyimli neonatal hekim kadrosu tarafından anında devralınır.
Gebeliğiniz boyunca amniyon sıvısı takibinizi güvenle yaptırmak ve olası riskleri uzman kontrolünde yönetmek için A Life Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum kliniklerine başvurabilirsiniz.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Amniyon sıvısı nedir sorusunun yanıtı; gebelik süresince bebeği anne karnında çevreleyen, onu dış travmalardan koruyan ve gelişimini sağlayan hayati sıvıdır. Amniyon sıvısı nasıl oluşur incelendiğinde; ilk haftalarda annenin dolaşımından üretilirken, 16. haftadan itibaren büyük oranda bebeğin böbreklerinin çalışması, idrar yapması ve akciğer sıvısı salgılamasıyla döngüsel olarak yenilenir.
Amniyon sıvısı hangi renktir ve amniyon sıvısı rengi nasıldır merak edenler için normal şartlarda berrak, şeffaf veya hafif saman sarısı renkte, kokusuz ya da hafif tatlımsı kokulu bir sıvıdır. Sıvının yeşil veya koyu kahverengi olması bebeğin kakasını (mekonyum) yaptığını, bulanık ve kötü kokulu olması ise rahim içi enfeksiyonu gösterebilir.
Amniyon sıvısı geldiği nasıl anlaşılır sorusunda en belirgin ayrım kontrol edilemeyen akışkanlıktır. Sıvı bazen aniden boşalır; ancak zarın üst kısımlarındaki küçük yırtıklarda amniyon sıvısı azar azar gelir mi endişesi doğrulanabilir ve çamaşırı sürekli ıslatan sızıntı şeklinde gelebilir. İdrar gibi tutulamaz ve akıntıya kıyasla tamamen su kıvamındadır.
Amniyon sıvısı sızması nasıl anlaşılır veya amniyon sıvısı sızması nasıl anlaşilir sürecinde turnusol kağıdı mantığıyla çalışan özel pedler veya klinik spekulum muayenesi kullanılır. Vajinal akıntı kıvamlı, yapışkan veya kokuludur; amniyon sıvısı ise tamamen berrak su gibidir, kasları sıkarak durdurulamaz ve hareket ettikçe bacaklardan aşağı süzülmeye devam eder.
Amniyon sıvısı testi iki temel amaçla uygulanır. İlki, sızan sıvının amniyon suyu olup olmadığını kesinleştiren hızlı vajinal test kitleridir (AmniSure vb.). İkincisi ise genetik veya kromozomal anomalileri teşhis etmek amacıyla ultrason eşliğinde ince bir iğneyle rahimden sıvı örneği alma işlemi olan tanısal amniyosentez işlemidir.
Amniyon sıvısı ne kadar olmalı sorusu ultrasonda Amniyotik Sıvı İndeksi (AFI) ile ölçülür; normal değer 8 ile 24 cm arasıdır. Sıvı 32-34. haftalarda en yüksek seviyesine (yaklaşık 800-1000 ml) ulaşır. 33 haftada amniyon sıvısı ne kadar olmalı dendiğinde derin ceplerin toplamı en az 8-10 cm civarında ölçülmelidir.
Amniyon sıvısı azalması ve amniyon sıvısı azalması nedenleri; su kesesinde fark edilmeyen mikro sızıntılar, plasentanın erken yaşlanması, annede yüksek tansiyon ve gebelik zehirlenmesi (preeklampsi) kaynaklıdır. Ayrıca bebeğin böbrek ve idrar yolu anomalileri de idrar üretimini engelleyerek amniyon sıvısı neden azalır sorusunun başlıca fetal nedenini oluşturur.
Amniyon sıvısı azlığı tedavisi altta yatan nedene göre şekillenir. Amniyon sıvısı nasıl artar araştırmasında anne adayının günde en az 3-4 litre su tüketmesi, sol yanına yatarak plasenta kan akışını artırması ve mutlak istirahat önerilir. Tıbbi gereklilik halinde hastanede damar yoluyla serum takviyesi veya nadiren steril sıvı enjeksiyonu (amnioinfüzyon) planlanabilir.
Amniyon sıvısı az olup doğum yapanlar sürecinde en kritik nokta yakın fetal kalp atışı (NST) takibidir. Sıvı azaldığında göbek kordonu sıkışabilir ve bebek oksijensiz kalabilir. Miadına yaklaşmış gebeliklerde risk durumunda doğum suni sancı veya acil sezaryenle erkene alınır; bebek doğum sonrası yenidoğan uzmanlarınca solunum açısından hemen değerlendirilir.
Hamilelikte amniyon sıvısı fazlalığı ve amniyon sıvısı fazlalığı (AFI değerinin 24-25 cm üzerine çıkması); en sık gestasyonel diyabet (gebelik şekeri) nedeniyle bebeğin fazla idrar yapmasından kaynaklanır. Ayrıca bebeğin yutma refleksini bozan yemek borusu darlıkları, nörolojik problemler, kan uyuşmazlığı ve çoğul gebelikler de sıvı artışına yol açan etkenlerdir.
Amniyon sıvısı fazla olup doğum yapanlar tablosunda rahmin aşırı gerilmesi erken doğum sancılarını tetikleyebilir. Su kesesi aniden açıldığında boşalan suyun hızıyla göbek kordonu önden sarkabilir veya plasenta erkenden yerinden ayrılabilir (ablasyo plasenta). Doğum sonrası rahmin toparlanması zorlaşabileceğinden doğum sonu kanama riskine karşı cerrahi önlemler alınır.
Amniyon sıvısının miktarı ve kalitesi her rutin kontrolde Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı tarafından ultrasonla değerlendirilir. Sıvıda ciddi azalma, aşırı artış veya anatomik şüpheler saptandığında ayrıntılı organ taraması ve ileri düzey doppler incelemesi için yüksek riskli gebelik uzmanına (Perinatoloji) başvurulmalı ve doğum planlaması multidisipliner yürütülmelidir.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.