Boyun düzleşmesi, boyun omurgasının yan bakışta sahip olması gereken fizyolojik eğriliğin azalması veya tamamen kaybolarak düz bir hat halini almasıdır. Normal bir servikal omurga, yaklaşık 7 adet omurdan (C1-C7) oluşur. Bu dizilim, başın ağırlığını omuzlara ve gövdeye dengeli bir şekilde dağıtmak üzere tasarlanmıştır.
Kafatasının (occiput) yaklaşık 4.5 - 5 kg ağırlığında olduğu düşünülürse, düzleşen bir boyun bu ağırlığı taşırken kaldıraç kolu prensibi gereği kaslara ve bağlara çok daha fazla yük bindirir. Boyun açısı öne doğru her 15 derece eğildiğinde, boyun omurlarına binen efektif yük iki katına çıkabilmektedir. Bu durum, disklerde erken dejenerasyona, faset eklemlerde kireçlenmeye ve nöral foramenlerin (sinir kanallarının) daralmasına zemin hazırlar.
İnsan omurgasında servikal bölge, arkaya doğru içbükey bir kavis çizer. Bu "C" harfine benzeyen yapıya tıp dilinde lordoz denir. Lordozun temel fonksiyonları şunlardır:
Şok Emilimi: Yürürken, koşarken veya zıplarken oluşan aksiyel yükleri emerek beyne ve omuriliğe iletilen sarsıntıyı minimize eder.
Ağırlık Transferi: Kafa ağırlığının, omurganın ağırlık merkezinden (sagital balans) sapmadan alt segmentlere aktarılmasını sağlar.
Kanal Genişliği: Lordotik eğri, omuriliğin içinden geçtiği spinal kanalın optimal genişlikte kalmasına yardımcı olur.
Lordoz kaybı başladığında, boyun kasları bu kaybı telafi etmek için sürekli kasılı kalır. Bu durum kronik kas ağrılarına, gerilim tipi baş ağrılarına ve kollara yayılan uyuşukluklara neden olan "miyofasiyal ağrı sendromu" ile sonuçlanır.
Boyun düzleşmesi tedavi edilmediğinde ve mekanik zorlanma devam ettiğinde, süreç sadece düz bir hatla sınırlı kalmaz; omurga öne doğru bükülmeye başlar. Bu duruma servikal kifoz (ters eğrilik) denir.
Düzleşmeden kifoza geçiş, cerrahi açıdan en riskli evredir. Çünkü:
Omurilik Gerilmesi: Kifoz geliştiğinde, omurilik bu ters eğrinin tepesinde gerilmeye başlar. Bu gerilme, omuriliğin kanlanmasını (iskemi) bozabilir.
Miyelopati Riski: Sürekli gerilme ve baskı, "servikal miyelopati" dediğimiz; el becerisinde azalma, yürüme bozukluğu ve idrar kontrol problemleri gibi ağır nörolojik tablolara yol açabilir.
Hızlı Dejenerasyon: Ters eğrilik, disklerin ön kısmına aşırı yük bindirerek büyük boyun fıtıklarının (disk hernisi) oluşumunu hızlandırır.
Ankara A Life Sağlık Grubu bünyesinde, gelişmiş görüntüleme teknikleri (Dinamik Grafi, MR ve BT) ile hastalarımızın servikal aksını milimetrik olarak ölçümlüyoruz. Cerrahi vizyonumuzda temel amaç, sadece ağrıyı dindirmek değil, omurganın doğal sagital balansını yeniden tesis ederek omuriliği bu biyomekanik baskıdan kurtarmaktır. A Life'ta Sağlığınız Özel mottosuyla, 2026 teknolojilerini hastalarımızın anatomik iyiliği için kullanıyoruz.
Pek çok hasta kliniklere "boynum ağrıyor" şikayetiyle başvursa da, boyun düzleşmesinin semptom yelpazesi çok daha geniştir. Lordozun kaybı, boyun kaslarının (özellikle splenius capitis ve trapezius) kafatasını dik tutabilmek için sürekli izometrik kasılma halinde kalmasına neden olur. Bu kronik spazm, ense kökünden başlayıp şakaklara yayılan servikojenik baş ağrılarını tetikler. Ancak asıl tehlike, bu mekanik bozulmanın derin dokulardaki vasküler ve nöral yapılar üzerindeki sessiz baskısıdır.
Boyun düzleşmesinin en kafa karıştırıcı belirtilerinden biri, hastaların sıklıkla iç kulak sorunuyla karıştırdığı servikojenik vertigodur. Bu durumun arkasında iki temel teknik mekanizma yatar:
Vertebral Arter Hemodinamiği: Beynin arka sistemini besleyen vertebral arterler, C6'dan başlayarak C1'e kadar olan omurların yanlarındaki "foramen transversarium" adı verilen kemik kanalların içinden geçer. Boyun düzleştiğinde veya kifoza (ters eğrilik) döndüğünde, bu damarlar gerilir ve lümen çapları daralır. Yapılan Doppler ultrason çalışmaları, lordoz kaybı olan hastalarda kan akış hacminin ve sistolik hızın azaldığını kanıtlamıştır. Bu "vertebrobaziler yetmezlik" benzeri tablo; baş dönmesi, dengesizlik, sersemlik hissi ve bazen kulak çınlamasına yol açar.
Propriyoseptif Bozulma: Boyun bölgesindeki derin kaslar, vücudun uzaydaki konumunu beyne bildiren yoğun sinir reseptörlerine (propriyoseptörler) sahiptir. Mekanik aks bozulduğunda beyne giden konum bilgileri hatalı olur; gözden ve kulaktan gelen bilgilerle çelişen bu "yanlış sinyal", beyinde denge bozukluğu olarak algılanır.
Boyun omurgasındaki doğal "C" eğrisi, sinir köklerinin çıktığı delikleri (foramen) geniş tutar. Düzleşme ilerlediğinde, disk mesafeleri daralır ve sinir kökleri baskı altında kalır (radikülopati). Özellikle C5, C6 ve C7 seviyelerindeki baskılar; omuzdan ele kadar yayılan uyuşma, karıncalanma ve güç kaybı olarak kendini gösterir.
Daha ileri aşamalarda, düzleşen omurga omuriliği öne doğru gererek kanalın etkin genişliğini azaltır. Servikal miyelopati dediğimiz bu tabloda; ellerde ince motor becerilerin kaybı (düğme ilikleyememe, yazı bozukluğu) ve yürüme sırasında dengesizlik gibi ciddi nörolojik defisitler gelişebilir. Bu belirtiler, cerrahi müdahalenin artık bir seçenek değil, zorunluluk olduğunun sinyalleridir.
2026 yılı dünyasında, boyun düzleşmesinin en yaygın tetikleyicisi "Text Neck" sendromudur. Başımız nötr pozisyondayken boyna yaklaşık 5 kg yük bindirirken, akıllı cihazlara bakmak için yapılan 60 derecelik bir öne eğilme bu yükü 27 kg'a kadar çıkarır. Bu muazzam statik yük, lordozu hızla yok ederek genç yaşlarda bile kalıcı omurga deformitelerine ve erken kireçlenmeye zemin hazırlar.
Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, bu semptomların kök nedenini belirlemek için sadece statik MR değil, boynun hareket sırasındaki aksını gösteren dinamik grafiler ve vasküler etkileri ölçen Doppler analizlerini içeren bütüncül bir tanı vizyonu sunuyoruz.
Boyun düzleşmesi ameliyatı, sanılanın aksine sadece "boyun ağrısı" şikayeti olan hastalara uygulanan bir işlem değildir. Ağrı, vücudun bir uyarı mekanizmasıdır ve çoğu zaman cerrahi dışı yöntemlerle kontrol altına alınabilir.
Boyun düzleşmesi vakalarının yaklaşık %95'i ameliyatsız yöntemlerle (fizik tedavi, egzersiz, yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç tedavisi) başarıyla tedavi edilir. Cerrahi, hastaların sadece %5 gibi küçük bir kısmında, omurganın yapısal bütünlüğünün bozulduğu veya sinir sisteminin geri dönüşümsüz hasar riskiyle karşı karşıya kaldığı durumlarda bir "son çare" olarak gündeme gelir.
Cerrahi kararını verirken sadece MR görüntüsüne değil, hastanın klinik tablosuna, yaşam kalitesine ve nörolojik muayene bulgularına odaklanıyoruz.
Boyun omurgasının doğal lordozunu (C-eğrisi) kaybetmesiyle başlayan süreç, zamanla omurların öne doğru bükülmesiyle "kifoz" (ters eğrilik) halini alabilir.
Mekanik Yetmezlik: Eğer eğrilik derecesi (Cobb açısı ile ölçülür) hastanın başını dik tutmasını zorlaştıracak kadar ilerlemişse ve bu durum şiddetli, kronik ağrılara yol açıyorsa cerrahi düşünülür.
Konservatif Tedavi Direnci: En az 6 aylık yoğun fizik tedavi, manuel terapi ve enjeksiyon yöntemlerine rağmen ağrısı dinmeyen, günlük aktiviteleri kısıtlanan hastalarda mekanik stabilizasyon gerekebilir.
Progresif Deformite: Takip altındaki hastanın çekilen dinamik grafilerinde eğriliğin hızla arttığı ve boyun kaslarının artık bu yükü taşıyamadığı durumlarda cerrahi müdahale, ileride oluşacak nörolojik hasarları önlemek adına planlanır.
Boyun düzleşmesi cerrahisindeki en temel ve tartışmasız endikasyon, sinirsel yapıların baskı altında kalmasıdır. Burada iki ana tablodan bahsediyoruz: Radikülopati ve Miyelopati.
Güç Kaybı: Kollarınızda veya ellerinizde belirgin kas güçsüzlüğü (bir bardağı tutamama, eşyaları düşürme) cerrahi için bir alarm sinyalidir.
Yürüme Bozukluğu: Ayaklarda "keçeleşme" hissi, dengesizlik ve yürüme sırasında savrulma, boyun bölgesinde omuriliğin ciddi şekilde sıkıştığını (miyelopati) gösterir.
Hissizlik ve Atrofi: Kolda kas erimesi (atrofi) başlamışsa ve uyuşukluk sürekli bir hal almışsa, sinir kökü üzerindeki baskının kaldırılması öncelik haline gelir.
Tanı sürecinde kullandığımız ileri görüntüleme teknikleri, cerrahi kararımızı verilerle mühürlememizi sağlar:
MR (Manyetik Rezonans): Omurilik içinde "miyelomalazi" dediğimiz (omurilikte hasar sinyali) parlak alanların görülmesi, baskının kritik seviyeye ulaştığını ve acil cerrahi gerektiğini kanıtlar.
BT (Bilgisayarlı Tomografi): Omurganın kemik yapısını, faset eklemlerdeki kireçlenmeleri ve bağ dokularındaki (OPLL gibi) kemikleşmeleri görmemizi sağlar. Cerrahide kullanılacak vida ve protezlerin boyutlarını BT üzerinden planlıyoruz.
Dinamik Grafiler: Hastanın başını öne ve arkaya eğerek çektiğimiz röntgenler, omurgada gizli bir "instabilite" (kayma) olup olmadığını gösterir. Eğer omurlar arasında anormal bir hareket varsa, bu durum stabilizasyon ameliyatını zorunlu kılar.
Bir beyin cerrahı olarak boyun düzleşmesi ameliyatındaki temel hedefim iki aşamalıdır:
Dekompresyon (Baskıyı Kaldırma): Omurilik ve sinir köklerini sıkıştıran fıtıklar, kireçlenmeler veya kalınlaşmış bağlar mikroskobik yöntemlerle temizlenir. Sinirin "nefes alması" sağlanır.
Stabilizasyon ve Rekonstrüksiyon: Bozulan "C" eğrisi yeniden oluşturulur. Bu aşamada duruma göre disk protezleri, kafesler (cage) veya vida-rod sistemleri kullanılır. Amaç, boynun biyomekanik yük taşıma kapasitesini geri kazandırmaktır.
Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, bu karmaşık cerrahileri 2026 yılının modern nöromonitörizasyon teknolojileri eşliğinde gerçekleştiriyoruz. Ameliyat sırasında sinir sinyallerini anlık olarak takip ederek, cerrahi güvenliği en üst düzeye çıkarıyoruz. Unutulmamalıdır ki; doğru hastaya, doğru zamanda yapılan cerrahi hayat kurtarır; ancak gereksiz cerrahiden kaçınmak tıbbi etiğin en temel kuralıdır.
Cerrahi yaklaşım belirlenirken hastanın deformite derecesi, basının yönü ve kaç seviyenin (C1-C7 arası) etkilendiği dikkate alınır. Ameliyatın başarısı, sinirlerin rahatlatılması (dekompresyon) ile omurganın "sagital balans" adı verilen denge merkezine geri getirilmesi arasındaki uyuma bağlıdır.
Anterior Servikal Diskektomi ve Füzyon (ACDF), boyun düzleşmesi cerrahisinde en sık tercih edilen "altın standart" yöntemdir. Boynun ön tarafındaki doğal cilt kıvrımlarından girilerek gerçekleştirilir.
Dekompresyon: Mikroskop altında, fıtıklaşmış disk materyali ve kireçlenmiş dokular temizlenerek omurilik ve sinir kökleri üzerindeki bası kaldırılır.
Açı Restorasyonu: Boşaltılan disk mesafesine, "lordotik kafes" (lordotic cage) adı verilen implantlar yerleştirilir. Bu kafeslerin ön kısmı arka kısmından daha yüksektir. Bu "kama" etkisi sayesinde omurların ön tarafı açılarak boyuna o meşhur "C" şekli cerrahi olarak geri kazandırılır.
Deformitenin çok seviyeli olduğu (3 seviye ve üzeri) veya basının daha çok arkadaki bağ dokularından kaynaklandığı durumlarda posterior yaklaşım tercih edilir.
Laminektomi: Omurganın arka kısmındaki lamina adı verilen kemik çatının çıkarılmasıyla omuriliğe geniş bir alan açılır.
Enstrümantasyon: Boyun arkasındaki kaslar sıyrılarak omurlara titanyum vidalar yerleştirilir. Bu vidalar birbirine özel rodlarla bağlanır. Cerrah, bu rodları belirli bir kavisle bükerek omurganın arkadan çekilmesini ve düzleşmiş hattın tekrar lordotik bir eğri almasını sağlar.
Omurgaya verilen "C" şeklinin kalıcılığı, kullanılan implant teknolojisi ve kemik kaynaması (füzyon) ile mümkündür. 2026 yılı teknolojisinde kullanılan bazı ileri materyaller şunlardır:
PEEK ve Titanyum Kafesler: Bu kafeslerin içi hastanın kendi kemiği (otogreft) veya sentetik kemik tozlarıyla doldurulur. Zamanla bu iki omur birbirine kaynayarak tek bir blok haline gelir ve açının bozulmasını engeller.
Kilitli Plak Sistemleri: Anterior yaklaşımda, kafeslerin yerinden oynamasını önlemek ve stabiliteyi artırmak için omurların önüne titanyum plaklar vidalanır. Bu plaklar, omurganın yük taşıma kapasitesini anında normalize eder.
Dinamik Stabilizasyon: Bazı uygun vakalarda füzyon yapmak yerine, hareketi koruyan "yapay disk protezleri" kullanılarak hem lordoz sağlanır hem de boyun hareketliliği korunur.
Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, her cerrahiyi nöromonitörizasyon eşliğinde gerçekleştiriyoruz. Bu teknoloji, ameliyat boyunca sinir sinyallerini takip etmemize ve cerrahi restorasyonu en güvenli şekilde tamamlamamıza olanak tanır. A Life'ta Sağlığınız Özel prensibiyle, anatomik doğruluğu ve hasta konforunu her zaman önceliğimiz yapıyoruz.
Ameliyatın hemen ardından başlayan ilk 24 saatlik süreç, doku iyileşmesinin ve nörolojik takibin en kritik evresidir. Modern mikrocerrahi yöntemleri sayesinde hastalarımızı genellikle ameliyattan 4-6 saat sonra ayağa kaldırıyor ve ertesi gün taburcu ediyoruz. Ancak kemik füzyonunun (kaynamasının) sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi ve yerleştirilen implantların (kafes, plak veya vida) stabil kalması için boyun bölgesinin korunması şarttır.
Boyunluk (Servikal Korse) Kullanımı: Özellikle kemik kaynatma (füzyon) yapılan vakalarda, hastanın anatomisine uygun bir boyunluk kullanımı hayati önem taşır.
Süre: Genellikle ameliyat sonrası ilk 4 ila 6 hafta boyunca boyunluk kullanımı önerilir. Bu süre, osteoentegrasyonun (kemiğin implanta tutunması) ilk aşamasının tamamlanması için gereklidir.
Fonksiyon: Boyunluk, sadece hareketi kısıtlamakla kalmaz; aynı zamanda başın yaklaşık 5 kg olan ağırlığını omuzlara transfer ederek ameliyat bölgesindeki yükü hafifletir.
Gece Kullanımı: İlk haftalarda uyku sırasında boyun pozisyonunu korumak için yumuşak sünger boyunluklar, gündüz ise cerrahın tercihine göre daha stabil olan "Philadelphia" tipi boyunluklar kullanılabilir.
Ameliyatla sağlanan lordotik eğrinin (C-eğrisi) kalıcı olması, boyun çevresindeki derin kas grubunun gücüne bağlıdır. Zayıf kaslar, zamanla implantlar üzerine aşırı yük binmesine ve "komşu segment hastalığı" dediğimiz diğer disklerin bozulmasına yol açabilir. Bu nedenle fizik tedavi süreci, cerrahi başarının ayrılmaz bir parçasıdır.
Ankara A Life Sağlık Grubu bünyesindeki uzman fizyoterapistlerimizle yürüttüğümüz süreçte şu aşamalar takip edilir:
İlk 4 Hafta (Statik Dönem): Bu dönemde boyun hareket ettirilmez; ancak omuz ve sırt kaslarını güçlendiren, boyuna yük bindirmeyen hafif egzersizler başlar.
4. Haftadan Sonra (Dinamik Dönem): Boyunluk kademeli olarak bırakılır ve "İzometrik Egzersizler" başlar. Hasta, başını hareket ettirmeden eline karşı direnç göstererek boyun kaslarını (longus colli ve splenius gruplarını) güçlendirir.
Propriyosepsiyon Eğitimi: Boyun omurlarının uzaydaki konumunu algılama yeteneği, cerrahi sonrası yeniden eğitilmelidir. Bu, baş dönmesi (vertigo) şikayetlerinin tamamen ortadan kalkması için kritiktir.
Hastalarımızın normal hayata dönüş hızı, yaptıkları işin niteliğine ve ameliyatın kapsamına göre belirlenir. Ankara'nın yoğun iş temposunda, hastalarımıza şu takvimi öneriyoruz:
Masa Başı Çalışanlar: Eğer ağır yük kaldırma veya sürekli eğilme gerektirmiyorsa, hastalarımız genellikle 2. veya 3. haftadan itibaren işlerine dönebilirler.
Ağır İş Gücü: Fiziksel efor gerektiren işlerde çalışanların tam füzyonun gözlendiği 3. ayı beklemeleri tavsiye edilir.
Ergonomi Eğitimi: Ameliyatla düzelttiğimiz boyun düzleşmesinin tekrarlamaması için "yaşam boyu ergonomi" kuralları benimsenmelidir.
Ekran Yüksekliği: Bilgisayar ekranı tam göz hizasında olmalıdır. Başın her 1 santimetre öne eğilmesi, boyun omurlarına binen yükü katlayarak artırır.
Akıllı Cihaz Kullanımı: "Text Neck" (mesajlaşma boynu) sendromundan kaçınmak için telefonlar göz hizasına kaldırılmalı, boyun bükülmemelidir.
Yastık Seçimi: Boyun kavisini destekleyen, çok yüksek veya çok alçak olmayan ortopedik yastıklar tercih edilmelidir.
Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, Etimesgut ve Sincan lokasyonlarımızda ameliyat sonrası takip süreçlerimizi cerrahi hassasiyetle yönetiyoruz. Unutmayın; biz omurganızı yeniden şekillendiriyoruz, fizik tedaviyle ise bu yapıyı bir ömür boyu taşıyacak olan kas sisteminizi inşa ediyoruz. A Life'ta Sağlığınız Özel prensibiyle, her adımda yanınızdayız.
Boyun omurgası, milimetrik hataların büyük sonuçlar doğurabileceği bir bölgedir. Bu nedenle cerrah seçimi yaparken şu kriterleri sorgulamanız önerilir:
Mikrocerrahi Tecrübesi: Ameliyatın mikroskop altında yapılması, doku hasarını minimize eder. Cerrahın bu alandaki vaka çeşitliliği ve tecrübesi başarının anahtarıdır.
Nöromonitörizasyon Kullanımı: Ameliyat boyunca sinir iletimlerini anlık izleyen bu teknolojinin hastanede mevcut olup olmadığını mutlaka teyit edin.
Hastane Altyapısı: Olası komplikasyonlara karşı tam teşekküllü bir yoğun bakım ünitesinin ve radyoloji biriminin (MR, BT) 7/24 aktif olması şarttır. Pursaklar ve Etimesgut gibi merkezi lokasyonlardaki erişilebilirlik, acil durumlarda hayat kurtarıcıdır.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 21 Ocak 2026 16:53
Yayınlanma Tarihi: 29 Ağustos 2025 14:42
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Her boyun düzleşmesi vakası cerrahi müdahale gerektirmez; ancak düzleşmeye bağlı olarak omurilik kanalı daralmışsa, fıtıklaşan diskler sinirlere ciddi baskı yapıyorsa ve hastada kalıcı kol güçsüzlüğü, el becerisi kaybı veya yürüme bozukluğu başlamışsa cerrahi seçenek ön plana çıkar. Fizik tedavi ve ilaç desteğine rağmen 20 derece üzerindeki açısal bozulmalar ve nörolojik kayıplar, boyun düzleşmesi ameliyatı için en güçlü tıbbi endikasyonlardır.
Geleneksel füzyon ameliyatında hasarlı disk çıkarılıp yerine kafes ve vidalar yerleştirilerek iki kemik birbirine sabitlenirken; 2026 cerrahisinde öne çıkan servikal disk protezi yönteminde, boyun hareketini koruyan yapay bir eklem yerleştirilir. Disk protezi, boyun hareketliliğini kısıtlamadığı gibi komşu omurların da aşınmasını önleyerek ileride oluşabilecek yeni düzleşme veya fıtık risklerini minimize eder.
Operasyonun temel hedeflerinden biri, cerrahi planlama sırasında milimetrik olarak hesaplanan kavisin hastaya geri kazandırılmasıdır. Kullanılan disk protezleri veya anatomik kafesler, omurganın ideal açısını destekleyecek formda yerleştirilir. Ameliyat sonrası düzenli yapılan postür egzersizleri ve fizik tedavi desteği ile boyun, doğal $C$ formuna çok yakın bir dengeye ulaşarak başın ağırlığını omuzlara dengeli bir şekilde dağıtır.
Mikrocerrahi teknikler sayesinde hastalarımız genellikle ameliyatın ertesi günü ayağa kalkabilir ve kısa sürede taburcu edilebilir. İlk birkaç hafta boyun hareketlerinde aşırı zorlamadan kaçınılması istense de, disk protezi uygulanan hastalarımızda boyunluk kullanımı genellikle minimum düzeydedir. Ofis çalışanları 2. haftadan itibaren işlerine dönebilirken, tam iyileşme ve kasların güçlenmesi yaklaşık 2 ile 3 aylık bir süreci kapsar.
Eğer ameliyat sonrası hastanın çalışma ergonomisi (telefon/bilgisayar kullanımı) düzelmezse ve boyun kaslarını güçlendirici egzersizler ihmal edilirse, müdahale edilmeyen diğer seviyelerde yeni düzleşmeler oluşabilir. Bu nedenle cerrahi tedavi, hastanın yaşam tarzını değiştirmesi için bir başlangıç noktası olarak görülmelidir. Düzenli kontroller ve doğru postür alışkanlıkları, cerrahinin başarısını ömür boyu kalıcı kılar.
2026 yılı fiyatlandırması; operasyonda kullanılacak disk protezinin markasına ve materyaline (titanyum, seramik vb.), kaç seviyeye müdahale edileceğine ve hastanede kalış süresine göre belirlenir. Ankara şubelerimizdeki uzman hekim kadromuzun yapacağı detaylı MR analizi ve size özel tedavi planı hakkında güncel fiyat bilgisi almak için A Life Sağlık Grubu ile iletişime geçebilirsiniz.
Boyun düzleşmesi (Servikal Kifoz), boyun damarlarına ve beyinciğe giden sinir yollarına baskı yaparak "servikojenik vertigo" denilen baş dönmesi ve dengesizliğe yol açabilir. Ameliyat ile omurga açısı düzeltilip sinir baskısı ortadan kaldırıldığında, birçok hastada kronik baş dönmesi, kulak çınlaması ve sersemlik hissinin belirgin şekilde azaldığı veya tamamen kaybolduğu gözlemlenmektedir.
Hastaların en büyük korkularından biri olan "vücudun platini kabul etmemesi" durumu, 2026 yılı tıp teknolojisinde kullanılan biouyumlu titanyum ve PEEK (polietereterketon) materyalleri sayesinde neredeyse imkansızdır. Bu materyaller kemik dokusuyla mükemmel bir entegrasyon (osteointegrasyon) sağlar. "Reddedilme" olarak algılanan durumlar genellikle vücut tepkisi değil, nadir görülen enfeksiyonlar veya cerrahi teknik hatalardır; bunlar da deneyimli cerrah kadromuz ve sterilite protokollerimizle minimize edilmektedir.
Her boyun düzleşmesi felce yol açmaz; ancak omurganın açısı bozulmaya devam ettikçe omurilik üzerindeki baskı (miyelopati) artabilir. Eğer hastada el becerisinde azalma (düğme ilikleyememe), yürümede dengesizlik veya ani elektrik çarpmaları gibi belirtiler varsa, bu durum omuriliğin ciddi tehlike altında olduğunu gösterir. Bu evrede cerrahi müdahale geciktirilirse, oluşan hasarın geri dönüşü zorlaşabilir.
Tam tersine, 2026 cerrahisinde kullandığımız dinamik disk protezleri, boyun omurlarının birbirine kaynatıldığı "füzyon" ameliyatlarının aksine, boynun doğal dönme ve eğilme hareketlerini korur. Hasta ameliyattan kısa bir süre sonra boynunu her yöne rahatça hareket ettirebilir. Bu teknoloji, "robotik boyun" hissini ortadan kaldırarak hastanın cerrahi geçirmemiş gibi doğal bir esneklikle yaşamasını sağlar.
Ameliyat, mevcut yapısal bozukluğu düzeltir; ancak hastanın yaşam tarzı (günde 5-6 saat eğik başla telefona bakmak) değişmezse, ameliyat edilmeyen diğer seviyelerde yeni düzleşmeler gelişebilir. 2026 yılı rehabilitasyon protokollerimizde, hastalarımıza ameliyat sonrası ergonomi eğitimi ve VR destekli postür rehabilitasyonu sunuyoruz. Cerrahinin başarısını ömür boyu korumak, hastanın başını dik tutma alışkanlığına bağlıdır.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.