E-Sonuç E-Sonuç Telefon 0 (850) 888 54 33
Menü
Randevu E-Randevu

Hantavirüs Nedir? Hantavirüs Nasıl Bulaşır?

Hantavirüs Nedir ve Neyden Bulaşır?

Hantavirüs; kemirgenlerin idrar, dışkı ve tükürük salgılarıyla çevreye saçılan, insanlarda ölümcül seyredebilen akciğer veya böbrek hasarına yol açan zoonotik bir RNA virüsüdür. İlk kez 1950'li yıllarda Kore'deki Hantan Nehri havzasında izole edilen bu etken, virüs içeren kemirgen atıklarının kuruması ve toz haline gelerek havaya karışması sonucu solunum yoluyla insan vücuduna girer.

Zoonotik karakter taşıyan virüs, rezervuarı olan kemirgen türlerinde herhangi bir hastalık belirtisi oluşturmadan kronik taşıyıcılık şeklinde varlığını sürdürür. İnsanlar ise virüsün doğal döngüsüne kazara dahil olan son konaklardır. Virüs partiküllerinin solunması, damar endotel hücrelerini hedef alarak kılcal damar geçirgenliğini bozar; bu durum ağır doku ödemine, hipotansiyona ve iç kanamalara zemin hazırlar.

hantavirus-nedir-ve-neyden-bulasir_a923c168.webp

Kemirgen Rezervuarları ve Bulaşma Mekanizması

Hantavirüs bulaşması temel olarak enfekte kemirgen atıklarının aerosolizasyonu (havada asılı mikroskobik damlacık veya toz haline gelmesi) yoluyla gerçekleşir. Kırsal alanlarda, ahırlarda, uzun süre kapalı kalmış depo, bodrum, tavan arası veya kışlık bağ evlerinde biriken kurumuş fare dışkısı ve idrarı; süpürme, havalandırma ya da tarımsal faaliyetler sırasında tozar ve solunabilir partiküller halinde havaya karışır.

Temel bulaşma yolları ve maruziyet mekanizmaları şunlardır:

  • Aerosol Solunması: Virüslü tozların doğrudan akciğerlere çekilmesi en yaygın bulaş yoludur.

  • Mukozal Temas: Kemirgen atıklarının bulaştığı yüzeylere dokunduktan sonra ellerin yıkanmadan ağız, burun veya göz mukozasına temas ettirilmesi.

  • Kemirgen Isırıkları: Enfekte bir kemirgenin doğrudan ısırmasıyla virüsün tükürük yoluyla kan dolaşımına geçmesi (nadir ancak doğrudan bir bulaş şeklidir).

  • Kontamine Gıdalar: Kemirgenlerin temas ettiği, yıkanmamış veya iyi pişirilmemiş açık gıdaların tüketilmesi.

Hantavirüsün Yol Açtığı İki Temel Klinik Tablo: HFRS ve HPS

Hantavirüs ailesi, coğrafi dağılımına ve hedef aldığı ana organ sistemine göre iki farklı ölümcül klinik sendrom meydana getirir:

  • Renal Sendromlu Kanamalı Ateş (HFRS - Eski Dünya Hantavirüsleri): Avrupa, Asya ve Türkiye'nin yer aldığı Avrasya coğrafyasında görülür (Hantaan, Dobrava, Puumala, Seoul virüsleri). Kılcal damar hasarı, yüksek ateş, yaygın cilt/mukoza kanamaları ve akut böbrek yetmezliği tablosu ile karakterizedir.

  • Hantavirüs Pulmoner Sendromu (HPS - Yeni Dünya Hantavirüsleri): Kuzey ve Güney Amerika kıtasında yaygındır (Sin Nombre, Andes virüsleri). Akciğer kılcal damarlarından sızan sıvının akciğer hava keseciklerini doldurması sonucu dakikalar içinde gelişen ağır akut solunum yetmezliği ve kardiyovasküler şok ile seyreder.

Hantavirüs Bulaşıcı mı? İnsandan İnsana Bulaşır mı?

Hantavirüs vakalarının ezici çoğunluğunda virüs kişiden kişiye, havayoluyla, dokunmayla veya günlük sosyal temasla bulaşmaz; enfeksiyon doğrudan kemirgen atıklarıyla temas sonucu ortaya çıkar. Yalnızca Güney Amerika'da saptanan nadir "Andes virüsü" alt türü haricinde dünya genelindeki hiçbir Hantavirüs suşunda insandan insana bulaşma bildirilmemiştir.

Hastalığın epidemiyolojik yapısı, COVID-19 veya mevsimsel grip gibi insandan insana kolayca yayılan bir salgın mekanizması içermez. Bu nedenle Hantavirüs kaynaklı enfeksiyonlar genellikle bireysel maruziyetler veya aynı kontamine ortamı paylaşan kişilerdeki kümelenmeler şeklinde izole kalır.

hantavirus-bulasici-mi_44afabb7.webp

İnsandan İnsana Bulaşma Riskinin Epidemiyolojik Değerlendirmesi

Hastanelerde yatan Hantavirüs hastalarının bakımını üstlenen sağlık çalışanlarında veya aynı evde yaşayan aile bireylerinde sekonder bulaşma riski pratikte yok denecek kadar azdır. Hastanın kan, idrar veya solunum sekresyonları standart evrensel izolasyon önlemleri dahilinde yönetildiğinde temaslılara geçiş beklenmez.

Toplum sağlığı açısından karantina veya filyasyon uygulamaları hasta bireyin çevresine değil; hastanın enfeksiyonu kaptığı fare istilasına uğramış kapalı mekanlara, ahırlara veya kırsal odaklara yönelik dezenfeksiyon ve kemirgen kontrolü şeklinde yürütülür.

Riskli Meslek ve Yaşam Alanları

Hantavirüs ile karşılaşma ihtimali doğrudan kemirgen habitatlarıyla temas sıklığına bağlıdır. En yüksek risk altında bulunan popülasyonlar şunlardır:

  • Tarım ve Hayvancılık Çalışanları: Hasat döneminde tarlalarda çalışanlar, samanlık, ahır ve yem depolarını temizleyen çiftçiler.

  • Orman İşçileri ve Doğa Çalışanları: Ormanlık arazilerde ağaç kesimi, odun toplama ve saha araştırması yapan personel.

  • Doğa Sporcuları ve Kampçılar: Ormanlık ve dağlık alanlarda çadır kuran, terkedilmiş dağ kulübelerinde konaklayanlar.

  • İnşaat ve Yıkım Ekipleri: Uzun süredir kapalı kalmış metruk binalarda, bodrum katlarında ve şantiyelerde tadilat/yıkım yapan işçiler.

  • Kırsal Konut Sakinleri: Kış aylarında farelerin sığındığı köy evlerini, kilerleri ve depoları maskesiz ve kuru süpürme yöntemiyle temizleyen bireyler.

Hantavirüs Belirtileri Nelerdir ve Ne Zaman Başlar?

Hantavirüs enfeksiyonunun kuluçka süresi, virüs içeren partiküllerin solunmasından veya temasından sonra ortalama 1 ila 4 hafta (bazı vakalarda 2 ila 8 hafta) arasında değişir. Bu sessiz dönemin ardından hastalık; aniden yükselen inatçı ateş, şiddetli kas/bel ağrısı, zonklayıcı baş ağrısı, titreme ve aşırı halsizlik gibi grip benzeri (prodromal) genel belirtilerle aniden başlar.

Hastalığın ilk evrelerinde semptomların mevsimsel gribe veya viral solunum yolu enfeksiyonlarına benzemesi, tanıda gecikmelere yol açabilir. Ancak Hantavirüs patolojisinde damar endotel hücrelerinin hasar görmesi, tablonun günler içinde kılcal damar sızıntısına ve organ yetmezliğine evrilmesine neden olur.

Erken Evre Belirtileri | Yüksek Ateş, Şiddetli Kas Ağrısı ve Görme Bulanıklığı

Hastalığın ilk 3 ila 5 günlük erken evresinde vücut ısısı hızla 39-40 santigrat dereceye ulaşır. Özellikle uyluk, sırt ve bel bölgesindeki büyük kas gruplarında yoğun spazmlar, hareket kısıtlılığı yaratan miyalji nöbetleri yaşanır.

Klinik seyre sıklıkla eşlik eden diğer erken belirtiler şunlardır:

  • Göz Tutulumu ve Görme Bozuklukları: Kılcal damar genişlemesine bağlı göz aklarında belirgin kızarıklık (konjonktival kanlanma), fotofobi (ışığa hassasiyet), göz arkasında ağrı ve lens ödemine bağlı geçici görme bulanıklığı/odaklanma güçlüğü.

  • Gastrointestinal Şikayetler: Şiddetli karın ağrısı, inatçı bulantı, kusma ve ishal; bu tablo zaman zaman akut apandisit veya safra kesesi iltihabı ile karışabilir.

  • Ciltte Kızarıklık ve Döküntüler: Yüzde, boyunda ve göğüs üst kısmında güneş yanığı benzeri yaygın kızarıklıklar ile damar çatlamalarını gösteren noktasal peteşiyal kanamalar.

İleri Evre ve Organ Tutulumu | Akciğer Ödemi, Nefes Darlığı ve İdrar Çıkışında Azalma

Erken evrenin ardından virüsün hedef aldığı organ sistemine göre iki kritik tablo şekillenir:

  • Akciğer Tutulumu (HPS Evresi): Akciğer alveollerini çevreleyen damarların geçirgenliği bozulur ve plazma sıvısı hızla hava keseciklerine sızar. Hastada dakikalar içinde ağır nefes darlığı, kuru öksürük, taşikardi (kalp çarpıntısı) ve tansiyonun hızla düşmesiyle karakterize kardiyovasküler şok tablosu gelişir.

  • Böbrek Tutulumu (HFRS Evresi): Damar sızıntısı böbrek kılcal damarlarını (glomerülleri) tahrip eder. Hastada önce tansiyon düşüklüğü (hipotansif şok), ardından idrar çıkışının durma noktasına gelmesi (oligüri/anüri), kanda üre/kreatinin artışı ve idrarda yoğun protein kaçağı (proteinüri) ile akut böbrek yetmezliği tablosu oluşur.

Hantavirüs Türkiye'de Var mı ve Dünyada Nerede Görülür?

Hantavirüs, Türkiye'de özellikle Batı Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere kırsal ve ormanlık alanlarda saptanmış olup ülkemizde endemik olarak varlığı kanıtlanmış bir enfeksiyondur. Dünyada ise ormanlık kuşaklardan tarım arazilerine kadar farklı coğrafyalarda özelleşmiş kemirgen rezervuarları aracılığıyla küresel bir yayılım gösterir.

Bölgesel iklim koşulları, aşırı yağışlar veya kuraklık gibi ekolojik değişimler kemirgen popülasyonunu dalgalandırarak hem Türkiye'de hem de dünyada dönemsel vaka artışlarına (salgın odaklarına) yol açar.

Türkiye'deki Vaka Dağılımı ve Batı Karadeniz Odağı

Türkiye'de ilk resmi Hantavirüs vakaları ve salgın odakları 2009 yılının başlarında Batı Karadeniz kırsalında doğrulanmıştır. Yapılan virolojik ve serolojik araştırmalar, ülkemizdeki vakaların ağırlıklı olarak Puumala virüsü (ılımlı böbrek tutulumu yapan tip) ve daha ağır klinik seyir gösteren Dobrava virüsü suşlarına bağlı geliştiğini ortaya koymuştur.

Vakalar genellikle meşe ve kayın ormanlarının yoğun olduğu, tarımsal faaliyetlerin sürdüğü ve kemirgenlerin kış aylarında kapalı odunluk, kiler ve ambarlara sığındığı köylerde kümelenir. İlkbahar ve sonbahar aylarında orman temizliği ve bağ-bahçe işlerinin artmasıyla birlikte bildirilen vaka sayıları mevsimsel artış gösterir.

Dünya Genelinde Hantavirüs Kuşakları

  • Avrupa ve Balkanlar: İskandinav ülkeleri, Fransa, Almanya ve Balkanlar'da banka faresi (Myodes glareolus) tarafından taşınan Puumala virüsü kaynaklı ılımlı HFRS vakaları (Nefropatia Epidemica) yaygındır.

  • Asya Kuşağı (Çin, Kore, Rusya): Çizgili tarla faresi tarafından taşınan Hantaan virüsü ve sıçan kaynaklı Seoul virüsü nedeniyle her yıl binlerce ağır kanamalı HFRS vakası kaydedilir.

  • Amerika Kıtası (Kuzey ve Güney Amerika): ABD, Kanada, Şili ve Arjantin'de geyik faresi kaynaklı Sin Nombre ve Andes virüsleri nedeniyle solunum yetmezliği ve yüksek ölüm oranlarıyla seyreden HPS tabloları görülür.

Hantavirüs suşları, taşıyıcı kemirgen türleri, hedefledikleri organ sistemleri ve coğrafi dağılımları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Hantavİrüs Türlerİ

Virüs Türü Taşıyıcı Kemirgen Rezervuarı Hedef Organ & Klinik Tablo Coğrafi Dağılım
Puumala Virüsü Banka Faresi
(Myodes glareolus)
Böbrek Tutulumu
(Ilımlı HFRS / Nefropatia Epidemica)
Türkiye (Batı Karadeniz), Avrupa, Rusya
Dobrava Virüsü Sarı Boyunlu Tarla Faresi
(Apodemus flavicollis)
Böbrek ve Kanama
(Ağır HFRS, Akut Yetmezlik)
Türkiye, Balkanlar, Doğu Avrupa
Hantaan Virüsü Çizgili Tarla Faresi
(Apodemus agrarius)
Ağır Böbrek Yetmezliği ve Şiddetli Kanama (HFRS) Çin, Kore, Doğu Asya
Sin Nombre Virüsü Geyik Faresi
(Peromyscus maniculatus)
Akciğer Ödemi ve Solunum Şoku (HPS) Kuzey Amerika (ABD, Kanada)
Andes Virüsü Uzun Kuyruklu Pigme Pirinç Faresi Akciğer Yetmezliği (HPS / İnsandan İnsana Bulaş) Güney Amerika (Şili, Arjantin)
A LIFE SAĞLIK GRUBU | ENFEKSİYON HASTALIKLARI

Hantavirüs Öldürür mü? Ölüm Oranı Nedir?

Hantavirüs enfeksiyonları, virüsün genetik alt tipine ve hedef aldığı ana organ sistemine bağlı olarak ölümcül seyredebilen yüksek riskli viral hastalıklardır. Akciğer tutulumuyla seyreden Hantavirüs Pulmoner Sendromu (HPS) vakalarında ölüm oranı yüzde 35 ila 50 arasında değişirken, böbrek tutulumlu Renal Sendromlu Kanamalı Ateş (HFRS) tablosunda bu oran virüs suşuna bağlı olarak yüzde 1 ila 15 seviyesindedir.

Hastalığın ölümcüllüğü, virüsün doğrudan hücreleri parçalamasından ziyade bağışıklık sisteminin aşırı yanıtı sonucu tetiklenen yaygın kılcal damar hasarına dayanır. Damar geçirgenliğinin kontrolsüzce bozulması, dakikalar ve saatler içinde hayati organlarda kanama ve sıvı göllenmesine zemin hazırlar.

Akciğer ve Böbrek Hasarına Bağlı Komplikasyonlar

Virüsün vasküler endotel hücrelerine tutunması, damar duvarlarındaki sıkı bağlantıları tahrip ederek plazma sıvısının dokulara kaçmasına yol açar. Akciğer formunda bu sıvı sızıntısı hava keseciklerini doldurarak ani ve şiddetli non-kardiyojenik pulmoner ödem oluşturur; hastada oksijen alışverişi durur ve kardiyovasküler kollaps tablosu şekillenir.

Böbrek formunda (HFRS) ise glomerüler kılcal damarların harabiyeti böbrek perfüzyonunu bozar. Şiddetli kan basıncı düşüşü (hipotansiyon), yaygın damar içi pıhtılaşma (DIC), ağır gastrointestinal kanamalar ve idrar çıkışının tamamen durması (anüri) ölüm riskini artıran başlıca sistemik komplikasyonlardır.

Erken Yoğun Bakım Desteğinin Hayatta Kalmaya Etkisi

Hantavirüs enfeksiyonlarında ölüm oranını aşağı çeken en kritik adım, hastanın şok ve solunum yetmezliği evresine girmeden önce erken dönemde tespit edilip üçüncü basamak yoğun bakım ünitesine yatırılmasıdır.

Kritik evrede mekanik solunum desteği (entübasyon/ventilatör), damar içi basınçların hassas takibi ve böbrekler durduğunda vakit kaybetmeden devreye sokulan geçici diyaliz protokolleri, vücudun virüsle savaşması için gereken süreyi kazandırarak hayatta kalma oranlarını belirgin şekilde yükseltir.

Hantavirüs Nasıl Teşhis Edilir?

Hantavirüs teşhisi; kırsal alan, ormanlık bölge veya kemirgen maruziyeti öyküsü bulunan hastalarda kanda ELISA yöntemiyle Hantavirüse özgü IgM ve IgG antikorlarının saptanması veya RT-PCR testi ile viral RNA'nın moleküler olarak gösterilmesiyle kesinleştirilir. Hastalığın erken evrede grip, zatürre, tifo veya leptospiroz gibi diğer enfeksiyonlarla karışabilmesi sebebiyle klinik şüphe ile laboratuvar teyidi eşzamanlı yürütülür.

hantavirus-nasil-teshis-edilir_636fd902.webp

Serolojik ve Moleküler Testler

Enfeksiyonun erken döneminde kanda virüse karşı üretilen spesifik IgM antikorları hızla yükselir; ELISA testi ile IgM pozitifliğinin saptanması akut enfeksiyonu belgeler. İlerleyen haftalarda kanda beliren ve ömür boyu kalıcılık sağlayan IgG antikorları ise geçirilmiş bağışıklığı gösterir.

Hastalığın ilk 7-10 günlük viremi periyodunda uygulanan RT-PCR (Gerçek Zamanlı Polimeraz Zincir Reaksiyonu) testi, virüsün genetik materyalini doğrudan çoğaltarak virüs tipini moleküler düzeyde kesin olarak tayin eder.

Laboratuvar Bulguları: Trombosit Düşüklüğü ve Kreatinin Yüksekliği

Rutin kan sayımı ve biyokimya panellerinde Hantavirüs şüphesini güçlendiren karakteristik anormallikler görülür:

  • Trombositopeni (Trombosit Düşüklüğü): Kanda pıhtılaşmayı sağlayan trombosit sayısının hızla mikrolitrede 100.000'in altına (bazen 20.000-30.000 seviyelerine) inmesi en erken ve en tipik laboratuvar ipucudur.

  • Lökositoz ve Hematokrit Artışı: Akyuvar sayısında belirgin artış ve plazma sıvısının damar dışına sızmasına bağlı hemokonsantrasyon (hematokrit yükselmesi) izlenir.

  • Böbrek Fonksiyon Testlerinde Bozulma: Kanda üre ve kreatinin değerlerinin hızla yükselmesi, idrar tahlilinde yoğun protein kaçağı (proteinüri) ve mikroskobik kanama (hematüri) böbrek hasarını belgeler.

Hantavirüs Tedavisi Var mı ve Kaç Günde Geçer?

Hantavirüse karşı doğrudan etkili, virüsü vücuttan tamamen yok eden onaylanmış spesifik bir antiviral ilaç veya geliştirilmiş bir aşı bulunmamaktadır; tedavi tamamen hastanın organ fonksiyonlarını destekleyen ve hayati parametrelerini koruyan yoğun bakım yaklaşımlarına dayanır. Hastalığın akut ve kritik evresi genellikle 2 ila 3 hafta sürerken, böbrek fonksiyonlarının ve akciğer kapasitesinin tam olarak toparlanması hastanın durumuna göre birkaç aydan bir yıla kadar uzayabilir.

Destekleyici Tedavi | Sıvı Dengesi, Oksijen Desteği ve Diyaliz

  • Hassas Sıvı ve Elektrolit Yönetimi: Hantavirüs hastalarında damar geçirgenliği bozuk olduğu için aşırı sıvı verilmesi akciğer ödemini tetikleyebilir; yetersiz sıvı verilmesi ise böbrek yetmezliğini derinleştirir. Bu nedenle sıvı tedavisi santral venöz basınç takibi ile mililitrik hassasiyetle yönetilir.

  • Solunum ve Oksijenasyon Desteği: Akciğer tutulumu gelişen olgularda yüksek akışlı oksijen tedavisi, non-invaziv mekanik ventilasyon veya entübasyon ile solunum cihazı desteği sağlanır.

  • Hemodiyaliz Uygulamaları: Akut böbrek yetmezliği gelişen ve idrar çıkışı duran HFRS hastalarında kanda biriken toksinleri ve fazla sıvıyı uzaklaştırmak amacıyla geçici hemodiyaliz uygulanır; böbrek dokusu toparlandığında diyaliz ihtiyacı ortadan kalkar.

  • Kan ve Trombosit Transfüzyonları: Ağır kanama bulguları ve derin trombositopenisi olan olgulara taze donmuş plazma ve trombosit süspansiyonları verilir.

Hantavirüs enfeksiyonunun klinik seyir evreleri, süreleri ve her evrede uygulanan tedavi stratejileri aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Hantavİrüs Enfeksİyon Evrelerİ

Klinik Evre Ortalama Süre Temel Belirtiler ve Tedavi Yaklaşımı
Ateşli (Prodromal) Evre 3 - 6 Gün Ani yüksek ateş, şiddetli baş/kas ağrısı, bulantı; yatak istirahati ve hidrasyon takibi.
Hipotansif ve Şok Evresi Birkaç saat - 2 Gün Ani tansiyon düşüşü, kılcal damar sızıntısı, taşikardi; inotropik destek ve dikkatli sıvı replasmanı.
Oligürik Evre
(Böbrek/Akciğer)
3 - 7 Gün İdrar çıkışında azalma, üre artışı veya akut nefes darlığı; ventilatör desteği ve geçici hemodiyaliz.
Diüretik (İyileşme) Evresi 5 - 14 Gün İdrar miktarında aşırı artış (günde 3-5 litre); kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin (potasyum/sodyum) yerine konması.
Nekahet (Toparlanma) Evresi 1 - 6 Ay Halsizlik, konsantrasyon güçlüğü ve hafif böbrek yetersizliği; poliklinik takibi ve fiziksel rehabilitasyon.
A LIFE SAĞLIK GRUBU | ENFEKSİYON HASTALIKLARI

Hantavirüsten Korunma Yolları

Hantavirüsten korunmanın en temel kuralı, yaşam ve çalışma alanlarını kemirgen girişine karşı tamamen izole etmek ve kapalı ortam temizliğinde partikül tozumasını engelleyecek ıslak dezenfeksiyon yöntemlerini uygulamaktır. Kemirgen atıklarının (dışkı, idrar, yuva kalıntıları) bulunduğu alanlar kesinlikle kuru çalı süpürgesiyle süpürülmemeli ve elektrik süpürgesi ile çekilmemelidir; çünkü kuru süpürme işlemi virüs içeren partikülleri doğrudan havaya kaldırarak solunum yoluyla akciğerlere geçişine zemin hazırlar.

Kapalı Alanların Havalandırılması ve Islak Dezenfeksiyon

  • Çapraz Havalandırma: Kışlık bağ evleri, samanlıklar, kilerler, odunluklar veya tavan araları gibi uzun süre kapalı kalmış mekanlara girilmeden önce kapı ve pencereler karşılıklı açılarak ortam en az 30 dakika boyunca havalandırılmalı, bu süre zarfında içeride durulmamalıdır.

  • Islak Dezenfeksiyon Protokolü: Fare pislikleri ve idrar kalıntılarının üzerine doğrudan süpürge değdirilmeden, 1 ölçek çamaşır suyu ile 9 ölçek suyun karıştırılmasıyla hazırlanan (1/10 oranında sulandırılmış) sodyum hipoklorit çözeltisi bir sprey şişesiyle tüm yüzeye ve atıklara bolca sıkılmalıdır.

  • Temas Süresi ve Temizlik: Çamaşır suyu çözeltisinin virüsün lipid zarfını parçalaması için en az 10 dakika beklenmeli, ardından ıslatılmış kağıt havlu veya nemli paspas yardımıyla atıklar toplanıp çift katlı çöp poşetine konularak ağzı sıkıca bağlanmalıdır.

Maske, Eldiven Kullanımı ve Kemirgen İzolasyonu

Temizlik, yıkım, hasat ve kiler düzenleme faaliyetleri sırasında standart cerrahi maskeler aerosol partikülleri süzmede yetersiz kalır; bu nedenle mutlaka N95 veya FFP2/FFP3 standardında partikül tutucu maskeler ve su geçirmez kauçuk/lateks eldivenler kullanılmalıdır. İşlem bitiminde eldivenler tersyüz edilerek çöpe atılmalı ve eller bol su ve sabunla en az 20 saniye yıkanmalıdır.

Yaşam alanlarının kemirgenlerden arındırılması için yapısal önlemler eksiksiz alınmalıdır:

  • Evlerin dış duvarlarındaki 6 milimetreden büyük tüm yarıklar, boru geçişleri ve çatlaklar tel örgü veya çimento ile kapatılmalıdır.

  • Kemirgenlerin yuvalanmasını önlemek amacıyla odun yığınları, saman balyaları ve çöp konteynerleri evlerden en az 30 metre uzakta ve yerden yüksekte konumlandırılmalıdır.

  • Açıkta gıda, tahıl veya evcil hayvan maması bırakılmamalı; tüm besinler kemirgenlerin kemiremeyeceği sert plastik, cam veya metal kaplarda saklanmalıdır.

Hantavirüs Şüphesinde Hangi Bölüme Başvurulmalıdır?

Kırsal alan, tarla, orman, depo veya samanlık temasından sonraki 1 ila 4 haftalık süreçte aniden yükselen ateş, şiddetli bel/sırt/kas ağrısı, görme bulanıklığı, nefes darlığı veya idrar miktarında azalma yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji polikliniklerine ya da hastanelerin Acil Servis birimlerine başvurması gerekir. Erken evrede hekime kemirgen maruziyeti veya kırsal temas öyküsünün açıkça belirtilmesi tanı ve tedavi sürecinin hızlandırılması açısından kritik önem taşır.

Şok tablosu, solunum yetmezliği veya böbrek fonksiyonlarında bozulma saptanan olgular, üçüncü basamak Yoğun Bakım Ünitelerinde mekanik ventilatör ve hemodiyaliz desteği altında multidisipliner bir yaklaşımla takip edilir.

Hantavirüs Nedir? Hantavirüs Nasıl Bulaşır?

Hızlı Başvuru Formu

Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz

Sıkça Sorulan Sorular

Hantavirüs; Hantaviridae familyasında yer alan, kemirgenler aracılığıyla insanlara taşınan zarflı bir RNA virüsüdür. Doğada temel rezervuarı fare, sıçan ve tarla kemirgenleridir. Virüs insan vücuduna girdiğinde vasküler endotel hücreleri hedef alarak kılcal damar geçirgenliğini bozar; ölümcül seyredebilen ağır akciğer ve böbrek yetmezliği tablolarına (HPS ve HFRS) yol açar.

Hantavirüs; enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya tükürüğü ile kirlenmiş toz partiküllerinin solunması (aerosol yolu) sonucu bulaşır. Kırsal alanda, depolarda veya ahırlarda süpürme yapılırken havalanan virüslü tozların akciğerlere çekilmesi en yaygın bulaşma mekanizmasıdır. Nadiren virüs taşıyan kemirgenin doğrudan ısırması veya kontamine maddelerin mukozaya temasıyla da geçebilir.

Hantavirüs türlerinin büyük çoğunluğu insandan insana kesinlikle bulaşmaz; bulaşma döngüsü doğrudan kemirgen atıkları üzerinden işler. Sadece Güney Amerika'da nadiren izlenen "Andes virüsü" suşunda sınırlı insandan insana geçişler raporlanmıştır. Türkiye ve Avrupa'da görülen türlerde insandan insana yatay bulaşma izlenmez; temaslı izolasyonu yerine kemirgen kontrolü esastır.

Erken evrede aniden başlayan yüksek ateş, şiddetli kas ve sırt ağrıları (miyalji), baş dönmesi, titreme, bulantı ve kusma izlenir. Hastalık ilerledikçe akciğer tutulumunda nefes darlığı, kuru öksürük ve masif oksijen yetersizliği patlak verir. Böbrek tutulumlu vakalarda ise idrar miktarında azalma (oligüri), kutanöz kanamalar ve yüz ödemi tescil edilir.

HPS; virüsün akciğer kılcal damarlarında masif geçirgenlik artışına yol açarak akciğer dokusunu sıvıyla doldurduğu ölümcül klinik formdur. İlk grip benzeri belirtilerden birkaç gün sonra hasta saniyeler içinde şiddetli solunum yetmezliğine ve kardiyojenik şoka girer; ölüm riski yüzde 35-50 civarındadır.

Hantavirüsün kuluçka süresi kemirgen temasından sonra genellikle 1 ila 4 hafta arasında seyreder; nadiren 8 haftaya kadar uzayabilir. Bu sessiz inkübasyon döneminde hastada hiçbir klinik belirti izlenmez; virüs endotel hücrelerde çoğalmasını tamamladığında akut yüksek ateş ve şiddetli sistemik semptomlarla aniden uyanışa geçer.

Tanı; kırsal alan ve kemirgen temas öyküsü bulunan hastada yapılan serolojik ELISA testleriyle konur. Erken dönemde kanda viral RNA varlığını tescillemek için RT-PCR yöntemi uygulanır. Akciğer grafisinde bilateral infiltrasyonlar, kan tahlillerinde ise belirgin trombosit düşüklüğü ve lökositoz tahlil edilir.

Hantavirüse karşı dünya genelinde onaylanmış spesifik bir antiviral ilaç veya yaygın koruyucu aşı bulunmamaktadır. Tedavi tamamen yoğun bakım şartlarında kurgulanan agresif destek tedavisidir. Hastaya erken dönemde oksijen desteği, mekanik ventilatör entegrasyonu, kan basıncı regülasyonu ve böbrek tutulumu olan vakalarda acil hemodiyaliz prosedürleri uygulanarak organ yetmezlikleri yönetilir.

Ev, depo, ambar ve kiler gibi kapalı alanlara kemirgenlerin girişi engellenmeli, delikler kapatılmalıdır. Kemirgen pisliği bulunan kapalı alanlar havalandırılmadan süpürülmemeli; önce çamaşır sulu dezenfektan sıkılıp ıslak temizlik yapılmalıdır. Temizlik esnasında mutlaka N95 maske ve eldiven takılmalı, açıkta gıda maddesi bırakılmamalıdır.

Evet, Hantavirüs Türkiye'de özellikle Batı Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere endemik olarak görülmektedir. Nemli ormanlık alanlar, tarım arazileri, ahşap köy evleri ve fındık/tahıl depolama alanları kemirgen popülasyonu nedeniyle ülkemizdeki birincil risk havzalarını oluşturur.

Kırsal alanda yaşayanlar, orman işçileri, çiftçiler, tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, inşaat çalışanları, kampçılar ve uzun süredir kapalı kalmış depo/kilerleri temizleyen bireyler en yüksek risk altındaki gruptur. Bu kişilerin kemirgen atıklarıyla karşılaşma ihtimali yüksek olduğundan temizlik ve çalışma esnasında koruyucu ekipman kullanmaları hayati önem taşır.

Kemirgen temas öyküsü sonrası yüksek ateş, nefes darlığı veya idrar azalması yaşayan hastalar acilen tam teşekküllü hastanelerin Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji polikliniklerine başvurmalıdır. Akut solunum sıkıntısı ve şok tablosunda ise süreç Acil Tıp ve Erişkin Yoğun Bakım üniteleri koordinasyonunda zaman kaybedilmeden yönetilmelidir.

İlgili Bölümler

İlgili Hekimler

Yardıma mı ihtiyacınız var ?

7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.