Uterin cerrahi, rahmin yapısını, fonksiyonunu veya konumunu etkileyen patolojilerin düzeltilmesi amacıyla uygulanan tüm cerrahi girişimleri kapsayan geniş bir şemsiye terimdir. Bu cerrahiler iki ana kategoriye ayrılır:
Rahmi Koruyan (Organ Koruyucu) Cerrahiler: Miyomların çıkarılması (Miyomektomi), poliplerin alınması (Polipektomi) veya rahim içi perdelerin düzeltilmesi (Septoplasti) gibi işlemler bu gruptadır. Özellikle genç ve çocuk sahibi olmak isteyen hastalarda bu yöntemler esastır.
Rahmin Alınması (Histerektomi): İlaç tedavisine yanıt vermeyen şiddetli kanamalar, yaygın adenomyozis veya kanser durumlarında rahmin tamamen veya kısmen çıkarılmasıdır.
Operasyonun kapsamı; hastanın yaşına, patolojinin türüne, semptomların şiddetine ve gelecekteki gebelik planlarına göre milimetrik bir hassasiyetle belirlenir.
Vücut, rahimle ilgili bir sorun olduğunda genellikle belirgin sinyaller verir. Bu belirtiler, cerrahi müdahalenin zamanlamasını belirleyen en önemli rehberlerdir.
Aşırı şiddetli, pıhtılı, uzun süren veya ara kanama şeklinde seyreden vajinal kanamalar en sık karşılaştığımız belirtilerdir. Bu durum genellikle rahmin iç duvarındaki bir yapısal bozukluğun (polip, miyom veya hiperplazi) habercisidir. Kronikleşen bu kanamalar hastada derin anemiye (kansızlık) yol açarak hayati fonksiyonları olumsuz etkileyebilir.
Alt karın bölgesinde hissedilen kronik ağrılar, cinsel ilişki sırasında duyulan huzursuzluk veya rahmin çevredeki mesane ve bağırsak organlarına baskı yapması sonucu oluşan sık idrara çıkma/kabızlık şikayetleri, cerrahi gereksinimin güçlü göstergeleridir. Özellikle büyük boyutlu miyomlar, pelvik alanda ciddi bir kütle etkisi yaratarak bu bası hissini tetikler.
Bazı rahim ameliyatları, doğrudan gebe kalma şansını artırmak amacıyla yapılır. Rahim içinde embriyonun tutunmasını engelleyen septum (perde), yapışıklıklar (Asherman Sendromu) veya endometriumun yapısını bozan submüköz miyomlar, infertilite tedavisinin bir parçası olarak cerrahi yolla düzeltilir.
Jinekolojik değerlendirmenin altın standardıdır. Yüksek çözünürlüklü problarımız sayesinde rahmin kas tabakasını, endometrium kalınlığını ve yumurtalıkların durumunu milimetrik düzeyde analiz ediyoruz. Çoğu miyom ve polip tanısı bu yöntemle ilk muayenede konulabilmektedir.
Rahim iç boşluğunun haritasını çıkarmak için HSG (Histerosalpingografi) ve SİS yöntemlerini kullanıyoruz. SİS işleminde rahim içine steril sıvı verilerek, ultrason altında rahim duvarındaki en küçük düzensizliklerin (polip veya submüköz miyomlar) konumunu tam olarak saptıyoruz. Bu, kapalı cerrahi planlaması için hayati bir veri sağlar.
Özellikle 40 yaş üstü anormal kanaması olan hastalarda, cerrahi öncesi rahim içi dokunun (endometrium) patolojik karakterini bilmek zorundayız. Pipelle biyopsi veya ofis şartlarında yapılan küçük parça alma işlemleriyle, olası bir kanser veya kanser öncüsü hücre varlığını ekarte ederek ameliyatın genişliğini (total mi yoksa radikal mi olacağını) netleştiriyoruz.
Ankara’nın kalbinde, kadın sağlığına dair en karmaşık tabloları modern tanı araçlarımızla aydınlatıyor, cerrahiyi sadece bir çözüm değil, sağlığınıza giden en konforlu yol haline getiriyoruz.
Miyomlar, rahim kas tabakasından köken alan iyi huylu kitlelerdir ve kadınların yaklaşık %70'inde hayatlarının bir döneminde görülür. Ancak her miyom rahmin alınmasını gerektirmez. Miyomektomi, sadece miyomun çıkarılıp rahmin sağlıklı dokusunun yeniden onarılması işlemidir.
Hastalarımızın en çok sorduğu "Rahmi korumak mümkün mü?" sorusunun yanıtı, neredeyse tüm iyi huylu miyom vakalarında evettir. Miyomektomi sayesinde rahim yapısı korunur, menstrual döngü devam eder ve en önemlisi hastanın gebe kalma yeteneği korunmuş olur. Bu cerrahi, miyomun boyutundan ziyade cerrahın deneyimi ve kullanılan teknolojinin hassasiyetiyle doğrudan ilişkilidir.
Miyom ameliyatlarında tek bir yöntemden bahsetmek tıbben mümkün değildir. Miyomun rahmin hangi katmanında olduğu, uygulanacak cerrahi yolu (kapalı veya açık) belirleyen en temel faktördür.
Rahmin en iç tabakasında (endometrium) yerleşen ve boşluğa doğru büyüyen miyomlardır. Genellikle şiddetli kanama ve kısırlığın birincil sebebidir.
Teknik: Herhangi bir karın kesisi yapılmaz. Vajinal yoldan rahme giren Histeroskop adı verilen kameralı bir cihaz kullanılır.
Avantajı: Hasta aynı gün taburcu olur, dikiş izi yoktur ve rahim duvarı kesilmediği için iyileşme süreci mükemmeldir.
Rahim kas tabakasının içinde (intramural) veya dış yüzeyinde (subseröz) yer alan miyomlardır. Eğer boyutları ve konumları uygunsa, Ankara A Life Sağlık Grubu’nda ilk tercihimiz daima Laparoskopik (Kapalı) miyomektomidir.
Teknik: Karın bölgesinden açılan 3-4 adet küçük (0.5-1 cm) delikten girilir. Miyom dokusu etrafındaki sağlam kastan ayrıştırılır.
Morselasyon: Çıkarılan büyük miyomlar, özel bir cihaz (morselatör) ile kapalı sistem içerisinde küçültülerek dışarı alınır. Karın kasları kesilmediği için fıtık riski minimumdur.
Miyomektomi sonrası gebelik planlayan hastalarımız için zamanlama ve doğum şekli hayati önem taşır. Miyom çıkarıldıktan sonra rahim duvarında oluşan "cerrahi yara hattının" (skar) tam olarak iyileşmesi ve gebeliğin ilerleyen aylarındaki gerilime dayanabilecek güce ulaşması gerekir.
Bekleme Süresi: Genellikle ameliyattan sonra doku iyileşmesi için 3 ila 6 ay korunma önerilir.
Doğum Şekli: Eğer miyom rahim kas tabakasının derinliklerinden çıkarıldıysa veya rahim boşluğuna girildiyse, doğum sırasında rahmin yırtılma riskini (rüptür) önlemek adına sezaryen doğum tıbbi bir zorunluluk haline gelebilir. Ancak yüzeysel miyomlarda normal doğum seçeneği cerrahın değerlendirmesine göre açık kalabilir.
Polipler, rahim iç zarı olan endometriumun aşırı büyümesiyle oluşan et benine benzer yapılardır. Miyomlar kadar büyük olmasalar da; ara kanama, adet miktarının artması ve gebeliğin oluşmasını engelleyen "mekanik engel" rolleriyle bilinirler.
Halk arasında poliplerin ilaçla düşebileceği yönünde yanlış bir inanış vardır. Tıbbi gerçek şudur: Rahim poliplerinin tek ve kesin tedavisi cerrahidir. İlaçlar kanamayı geçici olarak durdursa da polip yapısını yok edemez.
Polipektomi, günümüzde hastanemizde "ofis" veya "günübirlik cerrahi" prosedürü olarak uygulanmaktadır.
Histeroskopik Polipektomi: Ameliyathanede, hafif sedasyon altında vajinal yoldan girilerek polip kökünden tam olarak temizlenir. Parça çıkarıldıktan sonra mutlaka patolojik incelemeye gönderilir.
Neden Küretaj Değil? Eski bir yöntem olan "körleme küretaj" yerine histeroskopiyi tercih ediyoruz. Çünkü kamerayla görerek yapılan işlemde polipin atlanma riski sıfırdır ve rahim içine gereksiz hasar verilmez.
Poliplerin tekrar etme riski maalesef mevcuttur. Bunun temel nedeni, vücuttaki östrojen hormonunun dokuları uyarmaya devam etmesidir. Ancak bu riski minimize etmek mümkündür:
Kökten Temizlik: Polipin sadece ucunun koparılması değil, tabanının cerrahi enerjiyle (rejektoskopi) temizlenmesi nüksü azaltır.
Hormonal Denge: Eğer hastada polip oluşumuna neden olan bir hormonal düzensizlik (PCOS, obeziteye bağlı östrojen artışı) varsa, ameliyat sonrası bu durumun kontrol altına alınması gerekir.
Düzenli Takip: Polipektomi sonrası ilk bir yıl, 6 aylık periyotlarla yapılan ultrason kontrolleri, olası yeni oluşumların erkenden yakalanmasını sağlar.
Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, rahim ameliyatlarını bir "onarım süreci" olarak görüyoruz. Kadın sağlığının en hassas dokularını korumak, doğurganlık hayallerini gerçeğe dönüştürmek ve yaşam kalitesini artırmak için modern tıbbın tüm imkanlarını seferber ediyoruz.
Histeroskopi, rahim ameliyatları içerisinde "cerrahi olmayan cerrahi" olarak adlandırabileceğimiz en zarif yöntemdir. Herhangi bir karın kesisi yapılmadan, vajinal yoldan rahmin içine yerleştirilen 3-5 mm çapındaki ince kameralar ile gerçekleştirilir.
Tanısal (Diagnostik) Histeroskopi: Rahim içi boşluğun yüksek çözünürlükle incelenmesidir. "Ofis histeroskopi" olarak da bilinir; genellikle anestezi gerektirmeden, polip veya yapışıklık şüphesini doğrulamak için yapılır.
Operatif Histeroskopi: Tanı konulan patolojinin (miyom, polip, perde) aynı seansta mikro-aletler veya lazer/elektrocerrahi ile tedavi edilmesidir.
Genellikle zorlu doğumlar, sık tekrarlayan küretajlar veya enfeksiyonlar sonrası rahim iç duvarlarının birbirine yapışması durumuna Asherman Sendromu diyoruz. Bu durum adet kesilmesine ve kısırlığa yol açar. Histeroskopi ile bu yapışıklıkları görerek açıyor, rahim iç zarına zarar vermeden dokuyu eski formuna kavuşturuyoruz. İşlem sonrası rahmin tekrar yapışmaması için rahim içi araç (spiraller) veya özel bariyer jeller kullanıyoruz.
Doğuştan gelen ve rahmi ikiye bölen septum (perde), tekrarlayan düşüklerin ve erken doğumların en sinsi nedenlerinden biridir. Operatif histeroskopi ile bu perdeyi dakikalar içinde "makasla keser gibi" ortadan kaldırıyoruz. Karında hiçbir iz kalmaması ve hastanın aynı gün taburcu olup normal hayatına dönmesi, bu yöntemin en büyük mucizesidir.
Laparoskopi, karın boşluğunun bir kamera yardımıyla incelenmesi ve cerrahinin 0.5 ile 1 cm'lik deliklerden yönetilmesidir. Rahim alınması (Histerektomi) veya büyük miyomların çıkarılması operasyonlarında laparoskopi, açık cerrahiye göre tartışmasız bir üstünlüğe sahiptir.
Teknoloji durmuyor; artık 10 mm'lik delikleri bile büyük buluyoruz.
Mikro-Laparoskopi: Sadece 2-3 mm çapındaki (iğne ucu kadar) aletlerle cerrahi yapıyoruz. Bu yöntemde ameliyat izi, aylar içinde bir sinek ısırığı kadar belirsiz hale gelir.
Tek Delikten Cerrahi (SILS): Tüm operasyonu sadece göbek deliğinin içinden giriyoruz. Ameliyat bittiğinde yara izi göbek çukurunun içinde gizlendiği için "izsiz cerrahi" deneyimi sunuyoruz.
Laparoskopinin en büyük avantajı, karın kaslarının kesilmemesidir.
Ağrı Yönetimi: Kas kesisi olmadığı için ameliyat sonrası ağrı, açık cerrahiye oranla %80 daha azdır.
Hızlı Mobilizasyon: Hastalarımız ameliyattan 4-6 saat sonra ayağa kalkabilir, 24 saat içinde taburcu olabilirler.
Bağırsak Fonksiyonları: Karın içi organlara elle temas edilmediği için bağırsak hareketleri çok daha hızlı normale döner ve "ameliyat sonrası şişkinlik" minimaldir.
Ankara A Life Sağlık Grubu perspektifinde, kapalı cerrahinin zirvesi Robotik Cerrahi (da Vinci) sistemidir. Cerrahın bir konsol başından yönettiği robot kollar, insan elinin sahip olduğu titreme riskini sıfırlar ve 540 derece dönebilen bilek hareketleriyle en derin pelvik bölgelerde bile kusursuz dikiş atılmasına olanak tanır. Özellikle derin endometriozis ve jinekolojik kanser cerrahilerinde robotik sistem, milimetrik hassasiyet arayan hastalarımız için en ileri seçenektir.
Histerektomi, yani rahmin cerrahi olarak çıkarılması, genellikle diğer tüm tedavi seçeneklerinin tüketildiği durumlarda "kesin çözüm" olarak uygulanır. Bir cerrah için rahim alma kararı, hastanın sağlığını korumak adına atılan en stratejik adımdır. Günümüzde kapalı yöntemlerin (laparoskopi) gelişmesiyle birlikte, bu operasyon korkulan bir süreç olmaktan çıkmış, hızlı iyileşme vadeden standart bir prosedüre dönüşmüştür.
| Ameliyat Türü | Alınan Dokular | Tercih Edilen Durumlar |
|---|---|---|
| Total Histerektomi | Rahim gövdesi + Rahim ağzı (Serviks) | En yaygın yöntem; iyi huylu kitleler, şiddetli kanama. |
| Subtotal Histerektomi | Sadece rahim gövdesi (Rahim ağzı korunur) | Pelvik taban desteğini ve cinsel fonksiyonları koruma amacı. |
| Radikal Histerektomi | Rahim + Serviks + Vajinanın üst kısmı + Lenf nodları | Jinekolojik kanserler (Rahim içi veya rahim ağzı kanseri). |
| Ooferektomi | Yumurtalıklar ve Tüpler | Kanser riski veya menopoz sonrası hastalar. |
| Kriter | Laparoskopik (Kapalı) | Geleneksel Açık Cerrahi |
|---|---|---|
| Kesi Boyutu | 3-4 adet mikro delik | 10-15 cm büyük kesi |
| İyileşme Süresi | Hızlı (1-2 hafta) | Yavaş (4-6 hafta) |
| Kan Kaybı Riski | Minimum | Orta Seviye |
İlaç tedavisine, spirallere veya küçük cerrahi müdahalelere (küretaj/histeroskopi) yanıt vermeyen şiddetli ve kronik vajinal kanamalar, hastanın yaşamını tehdit eden derin anemiye (kansızlık) yol açar. Bu durumda rahim, fonksiyonel bir organ olmaktan çıkıp bir hastalık kaynağına dönüşür.
Daha da kritik olan durum ise kanser riski veya teşhisidir. Rahim içi (endometrium), rahim ağzı (serviks) veya yumurtalık kanserlerinde, kanserin yayılımını durdurmak ve hastanın yaşam süresini uzatmak amacıyla rahmin alınması cerrahinin temel taşıdır. Ayrıca kanser öncüsü hücrelerin (displazi) tespit edildiği durumlarda, risk yönetimi amacıyla koruyucu histerektomi planlanabilir.
Cerrahide "tek tip" rahim alma yoktur; müdahalenin genişliği patolojinin niteliğine göre belirlenir:
Total Histerektomi: En sık uygulanan yöntemdir; rahmin gövdesi ve rahim ağzı (serviks) tamamen çıkarılır.
Subtotal (Parsiyel) Histerektomi: Rahim ağzının korunduğu, sadece rahim gövdesinin alındığı yöntemdir. Cinsel fonksiyonların veya pelvik taban desteğinin korunması amacıyla seçilebilir.
Radikal Histerektomi: Genellikle onkolojik (kanser) vakalarda uygulanır. Rahim ile birlikte çevre dokular, vajinanın üst kısmı ve lenf nodları da temizlenir.
Rahim sarkması, rahmi yerinde tutan bağların ve pelvik taban kaslarının zayıflaması sonucu organın vajinal kanala, hatta vücut dışına doğru kaymasıdır. Hastalar bunu genellikle "aşağıda bir dolgunluk hissi" veya "ele gelen kitle" olarak tanımlar. Bu durum sadece fiziksel bir rahatsızlık değil, aynı zamanda idrar ve bağırsak fonksiyonlarını da bozan kompleks bir sorundur.
Genç ve rahminin alınmasını istemeyen veya rahmi alınmış olup vajina tepesi sarkan hastalar için en modern çözüm Sakrokolpopeksidir.
Teknik: Laparoskopik veya robotik yöntemle karın içinden girilir. Sarkmış olan rahim veya vajina tepesi, özel tıbbi fileler (mesh) kullanılarak kuyruk sokumu kemiği (sakrum) üzerindeki güçlü bağlara asılır.
Avantajı: Bu yöntem, sarkmanın tekrar etme (nüks) riskini en aza indiren, anatomiyi en doğal haline getiren altın standarttır.
Pelvik sarkmalar nadiren tek bir organla sınırlıdır. Genellikle rahim sarkmasına, idrar torbasının (sistosel) veya kalın bağırsağın (rektosel) sarkması da eşlik eder. Ankara A Life Sağlık Grubu’nda bu vakaları "pelvik rekonstrüksiyon" olarak ele alıyoruz. Aynı seansta hem rahmi asıyor veya alıyor, hem de idrar torbasını yukarı kaldırarak hastanın idrar kaçırma (inkontinans) sorununu ortadan kaldırıyoruz. Bu kombine yaklaşım, hastanın tek bir ameliyatla tüm pelvik konforuna kavuşmasını sağlar.
Bazı vakalarda, özellikle ileri yaşta veya karın içi cerrahi geçmişi olan hastalarda, Vajinal Histerektomi (TVH) yöntemini tercih ediyoruz.
İzsiz Cerrahi: Karında hiçbir kesi yapılmaz; tüm işlem vajinal yoldan gerçekleştirilir.
Konfor: Dışarıdan bakıldığında hiçbir ameliyat izi yoktur, iyileşme süreci çok hızlıdır ve hastalar genellikle ertesi gün normal yaşantılarına dönebilirler. Rahim sarkması onarımı ile eş zamanlı yapılan bu "dikişsiz" müdahaleler, cerrahinin ulaştığı en zarif noktalardan biridir.
Ameliyat bittikten sonraki ilk iki gün, vücudun cerrahi işleme verdiği tepkinin en yakından izlendiği "kritik denge" dönemidir. Modern cerrahi protokollerimiz (ERAS) sayesinde, hastalarımızın hastane sürecini en konforlu şekilde geçirmelerini sağlıyoruz.
Ağrı kontrolü, iyileşmenin motor gücüdür. Hasta kontrollü analjezi (PCA) veya damar yolundan uygulanan düzenli ağrı kesicilerle, hastanın ağrı hissetmeden mobilize olması sağlanır.
Beslenme: Bağırsak hareketleri ameliyat sonrası yavaşlar. İlk birkaç saat ağızdan gıda verilmez, ardından sıvı gıdalarla başlanarak kademeli geçiş yapılır. Gaz çıkarılması, bağırsak fonksiyonlarının normale döndüğünün en önemli kanıtıdır.
Erken Hareket: Ameliyattan 6-8 saat sonra hemşire desteğiyle atılan o "ilk adım", akciğerlerin açılması ve damar tıkanıklığı (emboli) riskinin önlenmesi için hayati önem taşır.
Taburcu olduktan sonraki süreçte, iyileşmenin direksiyonu hastanın elindedir. Ankara’nın kuru ikliminde özellikle yara yeri bakımı ve sıvı tüketimi iyileşme hızını doğrudan etkiler.
Banyo: Eğer rahim ameliyatınız laparoskopik (kapalı) yapıldıysa, kullanılan su geçirmez pansumanlar sayesinde 48 saat sonra ayakta ılık duş alabilirsiniz. Ancak vajinal yolu etkileyen bir sarkma ameliyatı yapıldıysa, bölgenin kuru tutulması şarttır.
Yara Bakımı: Açık ameliyat dikişleri genellikle 7-10 günde kaynar. Kesi bölgesinde kızarıklık, ısı artışı veya kötü kokulu akıntı fark ederseniz hemen cerrahınıza başvurmalısınız.
İlk 2 Hafta: Sadece ev içi yürüyüşler ve hafif aktiviteler önerilir. Bu dönemde 5 kilogramdan ağır yük kaldırmak, yerleştirilen dikişlerin gerilmesi açısından risklidir.
2 - 4. Hafta: Düşük tempolu dışarı yürüyüşlerine başlanabilir. Araba kullanma kararı, hastanın ani fren yapabilecek kadar karın kası gücüne sahip olmasına bağlıdır.
2. Aydan Sonra: Karın kaslarını zorlamayan hafif sporlar (yüzme, yoga) yapılabilir. Pilates veya ağır fitness antrenmanları için mutlaka cerrah onayı alınmalıdır.
Birçok kadın, rahim ameliyatı sonrası kadınlık kimliğinin veya cinsel yaşamının zarar göreceği endişesini taşır. Tıbbi gerçek şudur: Rahim, hormonal değil fonksiyonel (bebek taşıma ve adet) bir organdır.
Rahim ameliyatı sonrası cinsel yaşam için en kritik süre 6 haftadır. * Vajinal Kaf İyileşmesi: Ameliyat sırasında rahmin alındığı bölgede (vajina tepesi) atılan dikişlerin tamamen kaynaması 1.5 ay sürer. Bu süre dolmadan yaşanacak bir cinsel ilişki; enfeksiyona, kanamaya veya dikişlerin açılmasına neden olabilir. 6 hafta sonra cerrahın yapacağı son kontrolden sonra cinsel hayatınıza geri dönebilirsiniz.
Halk arasında rahim alınan her kadının menopoza gireceği yönünde bir yanlış anlaşılma vardır.
Yumurtalıklar Korunduysa: Sadece rahim alındıysa (ve yumurtalıklar duruyorsa), hormon üretiminiz devam eder. Adet görmezsiniz ancak menopoza girmezsiniz; yani sıcak basması veya kemik erimesi gibi etkiler yaşanmaz.
Yumurtalıklar Alındıysa: Eğer rahimle birlikte her iki yumurtalık da alındıysa (Ooferektomi), hasta "cerrahi menopoz"a girer. Bu durumda, yaşınıza uygunsa hormon replasman tedavileri (HRT) ile süreci yönetiyoruz.
Rahim ameliyatı sonrası hayat; bitmeyen kanamaların olmadığı, kronik pelvik ağrıların dindiği ve ped kullanımının son bulduğu özgür bir dönemdir. A Life Sağlık Grubu olarak, cerrahi sonrası takiplerimizde sadece fiziksel sağlığınızı değil, yaşam kalitenizi de odağımıza alıyoruz. Siz iyileşirken, biz yanınızdayız.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 9 Ocak 2026 16:58
Yayınlanma Tarihi: 29 Eylül 2024 12:34
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Rahim ameliyatı, rahmin cerrahi yolla çıkarılmasıdır; ancak bu işlem hastanın ihtiyacına göre farklı seviyelerde yapılabilir. "Total Histerektomi"de rahim ve rahim ağzı birlikte alınırken, "Subtotal Histerektomi"de rahim ağzı korunarak sadece rahim gövdesi çıkarılır. Eğer operasyon kanser nedeniyle yapılıyorsa "Radikal Histerektomi" tercih edilerek çevre dokular ve lenf nodları da sürece dahil edilir.
Laparoskopik rahim ameliyatı, karın bölgesine açılan birkaç milimetrik delikten kamera ve özel aletler yardımıyla gerçekleştirilen minimal invaziv bir yöntemdir. Bu teknik, açık ameliyata kıyasla çok daha az kanama riski, minimal ağrı ve neredeyse belirsiz ameliyat izi sunmasının yanı sıra, hastaların hastaneden daha erken taburcu olmasını ve normal hayatlarına hızla dönmesini sağlar.
Rahim ameliyatı sonrası cinsel yaşama dönüş için genellikle dokuların tamamen iyileştiği altı haftalık bir süre beklenmesi önerilir. Sanılanın aksine, başarılı bir operasyondan sonra cinsel hazda veya orgazm yetisinde bir azalma yaşanmaz; hatta şiddetli kanama ve ağrıya neden olan miyom veya adenomyozis gibi sorunlar ortadan kalktığı için cinsel yaşam kalitesi çoğu hastada operasyon öncesine göre daha iyi bir seviyeye ulaşır.
Menopoz süreci rahmin alınmasıyla değil, yumurtalıkların (overler) fonksiyonuyla ilgilidir. Eğer ameliyat sırasında sadece rahim alınıyor ve sağlıklı yumurtalıklar korunuyorsa, hasta hormonal olarak menopoza girmez; sadece adet kanaması kesilir. Ancak yumurtalıkların da alınması gerekiyorsa, bu durumda "cerrahi menopoz" meydana gelir ve doktor kontrolünde hormon replasman tedavileri planlanabilir.
Ameliyattan sonraki ilk altı hafta boyunca ağır kaldırmaktan, yoğun egzersizden ve vajinal duş gibi enfeksiyon riski taşıyan durumlardan kaçınılmalıdır. İyileşme sürecinde protein açısından zengin beslenmek ve doktorun önerdiği kısa yürüyüşleri yapmak bağırsak hareketlerini düzenleyerek iyileşmeyi hızlandırır; beklenmedik yüksek ateş veya kötü kokulu akıntı durumunda ise vakit kaybetmeden cerraha başvurulmalıdır.
Günümüz rahim ameliyatı maliyetleri; operasyonun kapalı (laparoskopik) mi yoksa açık teknikle mi yapılacağına, hastanın ek bir rahatsızlığının olup olmadığına ve hastanede yatış süresine göre farklılık göstermektedir. Ankara şubelerimizdeki teknolojik donanım, uzman hekim tecrübesi ve güncel fiyat paketlerimiz hakkında detaylı bilgi almak için A Life Sağlık Grubu ile iletişime geçerek randevu oluşturabilirsiniz.
Rahim ameliyatı sonrasında karın bölgesinde kalıcı bir sarkma oluşması beklenmez; ancak iyileşme sürecinin ilk birkaç haftasında, özellikle laparoskopik cerrahide karın içine verilen gaza bağlı olarak geçici bir şişkinlik hissi yaşanabilir. Ameliyat sonrası doku iyileşmesi tamamlandığında ve bağırsak hareketleri düzene girdiğinde bu şişkinlik tamamen kaybolur; doğru postoperatif egzersizlerle karın kaslarının tonusu korunarak eski formuna kavuşması sağlanır.
Halk arasında rahim ameliyatının kilo aldırdığına dair yaygın bir inanış olsa da, rahmin alınması metabolizma hızını doğrudan etkileyen bir işlem değildir ve tek başına kilo alımına neden olmaz. Kilo artışı genellikle ameliyat sonrası yumurtalıkların da alınmasıyla başlayan hormonal değişimler veya nekahat dönemindeki hareketsizlikten kaynaklanır; dengeli bir beslenme ve doktor onaylı yürüyüşlerle bu sürecin kilo kontrolü altında tutulması oldukça kolaydır.
V-NOTES yöntemi, hiçbir cerrahi kesi yapılmadan, tamamen doğal yollardan (vajinal yolla) gerçekleştirilen ve dışarıdan bakıldığında hiçbir iz bırakmayan en modern rahim ameliyatı tekniğidir. Bu yöntem, özellikle karın bölgesinde ameliyat izi istemeyen ve en hızlı iyileşme süresini hedefleyen hastalar için idealdir; ancak rahmin çok büyük olduğu veya ileri derece yapışıklıkların bulunduğu vakalarda cerrahın değerlendirmesine göre farklı kapalı yöntemler tercih edilebilir.
Rahim ameliyatı sırasında pelvik tabanı destekleyen bağlar ve dokular cerrah tarafından titizlikle korunduğu veya yeniden asıldığı için diğer organların "aşağı sarkması" veya "yer değiştirmesi" gibi bir durum söz konusu değildir. Aksine, rahimdeki miyomların veya büyümenin diğer organlara (mesane ve bağırsak) yaptığı baskı ortadan kalktığı için bu organların fonksiyonları iyileşir ve hastanın idrar kaçırma veya kabızlık gibi şikayetlerinde belirgin bir azalma görülür.
Bazı kadınlar için rahim ameliyatı, doğurganlığın sona ermesi nedeniyle duygusal bir hassasiyet yaratabilir; ancak bu sürecin yaşam kalitesini artıran bir tedavi olduğu unutulmamalıdır. Kronik ağrı ve yoğun kanamalardan kurtulmak, hastanın genel ruh halini ve sosyal yaşantısını pozitif yönde etkiler; A Life Sağlık Grubu olarak hastalarımıza bu süreçte hem tıbbi hem de ihtiyaç duymaları halinde psikolojik destek sunarak süreci en konforlu şekilde geçirmelerini sağlıyoruz.
Laparoskopik rahim ameliyatı olan hastalar, genellikle operasyondan bir hafta sonra kısa mesafeli araba yolculuklarına başlayabilir ve hafif işlerine dönebilirler. Uzun uçak yolculukları ve direksiyon başına geçmek için ise genellikle dikişlerin kaynadığı ve karın içi baskının azaldığı ikinci haftanın tamamlanması beklenir; bu süreç açık ameliyat geçiren hastalarda bir miktar daha uzun (yaklaşık 4 hafta) sürebilmektedir.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.