Akciğer kanseri, akciğerlerde bulunan hücrelerin normal büyüme ve bölünme mekanizmalarını kaybederek kontrolsüz şekilde çoğalması sonucunda oluşur. Kanser hücreleri zaman içinde çevre dokulara ilerleyebilir, lenf bezlerine ulaşabilir veya kan ve lenf yolları aracılığıyla vücudun uzak bölgelerine yayılabilir.
Akciğer kanseri belirtileri hastalığın türüne, tümörün bulunduğu bölgeye, büyüklüğüne ve yayılım durumuna göre değişebilir. Bazı hastalarda hastalık erken dönemde herhangi bir belirtiye neden olmayabilir ve başka bir nedenle yapılan görüntüleme sırasında fark edilebilir.
Akciğer kanseri genel olarak küçük hücreli akciğer kanseri ve küçük hücreli dışı akciğer kanseri olmak üzere iki ana grupta değerlendirilir. Küçük hücreli dışı akciğer kanseri; adenokarsinom, skuamöz hücreli karsinom ve büyük hücreli karsinom gibi alt türleri kapsar.
Akciğer kanseri, akciğer dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla gelişen ve erken dönemde belirti vermeyebilen ciddi bir kanser türüdür. Uzun süren veya artan öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, ses kısıklığı, kanlı balgam ve açıklanamayan kilo kaybı görülebilir. Bu belirtiler farklı hastalıklarda da ortaya çıkabileceğinden tanı için doktor değerlendirmesi, görüntüleme ve gerektiğinde biyopsi yapılır.
Akciğer kanserinin belirtileri hastalığın erken veya ileri evrede olmasına göre farklılık gösterebilir. Erken dönemde belirti görülmeyebilir. Belirtiler ortaya çıktığında ise tek bir bulguya bakılarak akciğer kanseri tanısı konulamaz.
Sık görülebilen belirtiler şunlardır:
Özellikle uzun süren öksürük, kanlı balgam, açıklanamayan kilo kaybı veya giderek artan nefes darlığı gibi belirtilerin değerlendirilmesi önemlidir. Bu belirtilerin başka hastalıklarda da görülebileceği unutulmamalıdır.
Akciğer kanserinin ilk belirtileri her hastada aynı değildir. Hastalık erken evredeyken hiçbir belirti görülmeyebilir. Belirti ortaya çıktığında ise öksürükte değişiklik, uzun süren öksürük, nefes darlığı, tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları, göğüs ağrısı veya açıklanamayan kilo kaybı gibi bulgular görülebilir.
Bu nedenle özellikle sigara kullanımı veya mesleki maruziyet gibi risk faktörleri bulunan kişilerde yeni başlayan ve kalıcı hale gelen solunum sistemi şikâyetlerinin değerlendirilmesi önem taşır.
Akciğer kanserinde öksürük kuru veya balgamlı olabilir. Daha önce bulunan kronik öksürüğün karakterinin değişmesi ya da giderek şiddetlenmesi de dikkat edilmesi gereken bir bulgudur.
Akciğer kanserinde öksürük nasıl geçer? sorusunun yanıtı ise öksürüğün nedenine bağlıdır. Kanser kaynaklı öksürükte yalnızca öksürüğü baskılamak yerine altta yatan nedenin belirlenmesi gerekir.
Akciğerlerden gelen kanın balgamla birlikte görülmesine hemoptizi adı verilir. Akciğer kanserinde görülebilir; ancak bronşit, zatürre, bronşektazi ve başka akciğer hastalıkları da kanlı balgama neden olabilir.
Kanlı balgam veya açıklanamayan şekilde ağızdan kan gelmesi durumunda özellikle miktar fazlaysa, tekrarlıyorsa veya nefes darlığı eşlik ediyorsa gecikmeden tıbbi değerlendirme gerekir.
Akciğer kanserinde göğüs, sırt veya omuz bölgesinde ağrı görülebilir. Ağrının yeri ve karakteri tümörün bulunduğu bölgeye ve çevre dokularla ilişkisine göre değişebilir.
Ancak sırt ağrısı tek başına akciğer kanseri anlamına gelmez. Kas-iskelet sistemi problemleri, omurga hastalıkları ve birçok başka durum sırt ağrısına neden olabilir.
Ses kısıklığı bazı akciğer kanserlerinde görülebilir. Özellikle tümörün veya lenf bezlerindeki büyümenin ses tellerini kontrol eden sinirleri etkilemesi durumunda ortaya çıkabilir.
Bununla birlikte ses kısıklığının çok daha yaygın başka nedenleri de vardır. Uzun süren veya açıklanamayan ses kısıklığının doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Akciğer kanseri nedenleri arasında en önemli risk faktörü tütün kullanımıdır. Bununla birlikte sigara içmeyen kişilerde de akciğer kanseri gelişebilir.
Başlıca risk faktörleri:
CDC'ye göre sigara kullanımı akciğer kanseri için en önemli risk faktörüdür. Radon, pasif içicilik ve bazı mesleki maruziyetler de önemli risk faktörleri arasında yer alır.
Evet, sigara içmeyen kişilerde de akciğer kanseri görülebilir. Pasif içicilik, radon, hava kirliliği, asbest ve bazı mesleki maruziyetler gibi faktörler rol oynayabilir. Ayrıca bazı tümörlerde kanser hücrelerinin gelişiminde rol oynayan genetik değişiklikler bulunabilir.
Bu nedenle akciğer kanserini yalnızca sigara kullanan kişilerde görülen bir hastalık olarak değerlendirmek doğru değildir.
Akciğer kanseri doğrudan tek bir kalıtsal hastalık olarak değerlendirilmez. Bununla birlikte ailede akciğer kanseri öyküsünün bulunması bazı kişilerde riski artırabilir.
Ayrıca tümör hücrelerinde bulunan bazı genetik değişiklikler, hastalığın gelişimi ve tedavi seçimi açısından önem taşıyabilir. Özellikle küçük hücreli dışı akciğer kanserinde belirli moleküler değişikliklerin araştırılması, bazı hastalarda hedefe yönelik tedavi seçeneklerinin belirlenmesine yardımcı olabilir.
Akciğer kanserleri temel olarak iki ana grupta incelenir:
Küçük hücreli dışı akciğer kanseri, akciğer kanserlerinin en sık görülen ana grubudur. Bunun içinde özellikle adenokarsinom, skuamöz hücreli karsinom ve büyük hücreli karsinom gibi alt türler bulunur.
Tümörün türünün belirlenmesi önemlidir. Çünkü tümörün hücresel özellikleri, moleküler yapısı ve evresi tedavi planının oluşturulmasında dikkate alınır.
Küçük hücreli akciğer kanseri, mikroskop altında küçük ve farklı özellikler gösteren kanser hücrelerinden oluşan bir akciğer kanseri türüdür.
Bu tür, genellikle hızlı büyüme ve yayılma eğilimi gösterebilir. Öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, kanlı balgam, kilo kaybı ve halsizlik gibi belirtilere neden olabilir.
Küçük hücreli dışı akciğer kanseri, akciğer kanserlerinin en yaygın grubudur. Adenokarsinom, skuamöz hücreli karsinom ve büyük hücreli karsinom bu grupta yer alır.
Tedavi; tümörün türü, evresi, hastanın genel sağlık durumu ve tümörün moleküler özellikleri gibi birçok faktöre göre belirlenir.
Akciğer kanseri teşhisi yalnızca belirtilere veya tek bir görüntüleme yöntemine dayanmaz. Doktor; kişinin şikâyetlerini, tıbbi geçmişini ve risk faktörlerini değerlendirerek gerekli testleri planlar.
Kullanılabilecek yöntemler arasında:
bulunabilir.
Akciğer grafisi şüpheli bir bulgunun fark edilmesine yardımcı olabilir; ancak akciğer kanseri şüphesinde daha ayrıntılı değerlendirme için BT ve gerektiğinde PET/BT gibi yöntemlerden yararlanılır. Bronkoskopi ise hava yollarının değerlendirilmesine ve uygun durumlarda doku örneği alınmasına yardımcı olabilir.
Akciğer kanseri taraması, herkes için rutin olarak yapılan bir test değildir. Özellikle yüksek risk grubundaki kişilerde düşük doz bilgisayarlı tomografi (LDCT) ile tarama önerileri yaş, sigara öyküsü ve kişinin risk durumuna göre belirlenir.
Bu nedenle tarama gerekip gerekmediği doktor tarafından kişisel risk faktörleri değerlendirilerek belirlenmelidir.
Akciğer kanseri bazı durumlarda akciğer grafisinde şüpheli bir kitle veya başka bir anormallik şeklinde görülebilir. Ancak röntgen normal olsa bile akciğer kanseri kesin olarak dışlanamaz.
Şüpheli bulguların değerlendirilmesinde bilgisayarlı tomografi daha ayrıntılı bilgi sağlayabilir. Kesin tanı için ise hastanın durumuna göre biyopsi veya başka bir doku örneklemesi gerekebilir.
Rutin kan tahlilleri tek başına akciğer kanseri tanısı koydurmaz. Kan testleri kişinin genel sağlık durumunu değerlendirmek, bazı organların işlevlerini görmek veya tedavi öncesi değerlendirme yapmak amacıyla kullanılabilir.
Akciğer kanserini doğrulamak için görüntüleme ve gerekli durumlarda tümör dokusunun incelenmesi gerekir.
Akciğer kanserinde belirli bir kan değerinin yükselmesi hastalığı tek başına göstermez. Enfeksiyon, iltihap, başka kanserler veya farklı sağlık sorunları da bazı kan değerlerinde değişikliğe yol açabilir.
Bu nedenle CRP yüksekliği, beyaz kan hücrelerindeki değişiklikler veya başka laboratuvar sonuçları tek başına akciğer kanseri tanısı için yeterli değildir.
Akciğer kanseri evreleri, hastalığın ne kadar yayıldığını belirlemek ve tedavi planını oluşturmak açısından önemlidir.
Küçük hücreli dışı akciğer kanserinde genel olarak evre 0, I, II, III ve IV grupları kullanılır. Evreleme sırasında tümörün özellikleri, bölgesel lenf bezleri ve uzak metastaz değerlendirilir. Bu yaklaşım TNM sistemi ile ifade edilir.
Evrelerin kendi içinde alt grupları bulunur ve yalnızca “1, 2, 3 veya 4. evre” bilgisi tedavi veya yaşam beklentisini tek başına belirlemek için yeterli değildir.
1. evre akciğer kanseri, hastalığın erken evrelerinden biridir. Özellikle küçük hücreli dışı akciğer kanserinde tümörün akciğerle sınırlı olması ve bölgesel yayılımın bulunmaması tedavi planı açısından önemlidir.
Uygun hastalarda cerrahi tedavi önemli bir seçenek olabilir. Hastanın tümör özelliklerine göre cerrahi sonrasında veya cerrahi yerine başka tedaviler de değerlendirilebilir.
2. evre akciğer kanserinde tümörün boyutu veya bölgesel lenf bezi tutulumu gibi özellikler hastalığın evresini belirler.
Tedavi planı tümörün özelliklerine göre değişir. Uygun hastalarda cerrahiye ek olarak kemoterapi, immünoterapi veya hedefe yönelik tedaviler değerlendirilebilir.
3. evre akciğer kanseri, göğüs içindeki bölgesel dokulara veya lenf bezlerine daha ileri yayılımın bulunduğu bir evredir.
Bu evrede hastalığın ameliyatla tamamen çıkarılabilir olup olmadığı önemlidir. Tedavi; kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ve seçilmiş hastalarda cerrahinin farklı kombinasyonlarını içerebilir.
4. evre akciğer kanseri, hastalığın akciğer dışındaki uzak bölgelere yayılabildiği ileri evredir. Küçük hücreli dışı akciğer kanserinde evre IV, IVA ve IVB gibi alt gruplara ayrılır.
Beyin, karaciğer, kemik, böbreküstü bezi veya uzak lenf bezleri gibi bölgelerde metastaz görülebilir. Ancak 4. evre tanısı, her hasta için aynı seyir veya aynı yaşam süresi anlamına gelmez. Tümörün türü, moleküler özellikleri, metastazların yeri ve sayısı, genel sağlık durumu ve tedaviye yanıt gibi birçok faktör önem taşır.
Metastaz, kanser hücrelerinin tümörün başladığı bölgeden başka organ veya dokulara yayılmasıdır.
Akciğer kanseri özellikle ileri evrelerde:
gibi bölgelere yayılabilir.
Metastazın bulunduğu bölgeye göre farklı belirtiler ortaya çıkabilir. Örneğin beyin metastazlarında baş ağrısı, nörolojik değişiklikler veya nöbetler; kemik metastazlarında ise ağrı görülebilir. Küçük hücreli akciğer kanserinde uzak metastazlara bağlı nörolojik ve kemik belirtileri de ortaya çıkabilir.
Akciğer kanserinin beyne sıçraması, kemiğe sıçraması veya karaciğere metastaz yapması durumunda uygulanacak tedavi, metastazın özellikleri ve hastanın genel durumuna göre belirlenir.
Akciğer kanseri tedavisi, kanserin türüne ve evresine göre değişir. Ayrıca hastanın genel sağlık durumu, akciğer fonksiyonları, tümörün moleküler özellikleri ve bazı biyobelirteçler tedavi seçiminde önem taşır.
Başlıca tedavi yöntemleri:
Bazı hastalarda bu yöntemlerden birden fazlası birlikte uygulanabilir.
Erken evre ve cerrahi olarak çıkarılabilir bazı küçük hücreli dışı akciğer kanserlerinde ameliyat önemli bir tedavi seçeneğidir.
Ameliyatın türü tümörün bulunduğu bölgeye ve büyüklüğüne göre değişebilir. Segmentektomi, wedge rezeksiyon, sleeve rezeksiyon veya lobektomi gibi farklı cerrahi yöntemler uygulanabilir.
Her akciğer kanseri hastası ameliyat için uygun değildir. Tümörün yayılımı, akciğer kapasitesi, kalp-akciğer sağlığı ve hastanın genel durumu birlikte değerlendirilir.
Kemoterapi, kanser hücrelerinin büyümesini veya çoğalmasını engellemek amacıyla kullanılan sistemik tedavilerden biridir.
Hastalığın evresine ve türüne göre ameliyat öncesinde, ameliyat sonrasında, radyoterapi ile birlikte veya ileri evre hastalıkta diğer sistemik tedavilerle birlikte kullanılabilir.
İmmünoterapi, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine karşı yanıtını güçlendirmeyi amaçlayan tedavilerden biridir.
Akciğer kanserinde immünoterapi kullanımı hastalığın türüne, evresine, biyobelirteçlere ve daha önce uygulanan tedavilere göre değişebilir. Küçük hücreli dışı akciğer kanserinin bazı evrelerinde kemoterapiyle birlikte veya sonrasında immünoterapi kullanılabilir.
Halk arasında akıllı ilaç olarak adlandırılan hedefe yönelik tedaviler, tümör hücrelerinde bulunan belirli moleküler değişiklikleri hedeflemeye yönelik ilaçlardır.
Özellikle küçük hücreli dışı akciğer kanserinde EGFR, ALK, ROS1, BRAF, KRAS, MET, RET, NTRK ve HER2 gibi bazı moleküler özellikler tedavi seçimini etkileyebilir. Bu nedenle uygun hastalarda tümörün moleküler özelliklerinin araştırılması tedavi planının önemli bir parçasıdır.
Akciğer kanseri tedavi edilebilir mi? sorusunun yanıtı hastalığın türüne, evresine ve hastanın özelliklerine göre değişir.
Erken evrede ve özellikle akciğerle sınırlı bazı tümörlerde cerrahi veya diğer bölgesel tedavilerle uzun süreli hastalıksız yaşam ve iyileşme hedeflenebilir. İleri evrede ise tedavinin amacı hastalığın kontrol altına alınması, yaşam süresinin uzatılması ve yaşam kalitesinin korunması olabilir.
Bu nedenle “akciğer kanseri kesin olarak öldürür” veya “4. evrede tedavi mümkün değildir” şeklinde genelleme yapmak doğru değildir. Tedavi seçenekleri tümörün özelliklerine göre değişmektedir.
Akciğer kanseri yaşam süresi tek bir sayı üzerinden değerlendirilemez.
Yaşam beklentisini etkileyebilen başlıca faktörler:
Özellikle “4. evre akciğer kanseri kaç yıl yaşar?” gibi sorulara yalnızca evreye bakılarak kişisel bir süre vermek doğru değildir. İstatistiksel yaşam verileri belirli hasta gruplarını anlatır; bireysel sonucu kesin olarak öngöremez.
Bu nedenle 4. evre akciğer kanseri yaşam süresi, 3. evre yaşam süresi veya metastatik hastalıkta yaşam beklentisi gibi konular değerlendirilirken hastanın kendi patoloji, görüntüleme ve moleküler test sonuçları dikkate alınmalıdır.
Akciğer kanseri ciddi ve yaşamı tehdit edebilen bir hastalıktır. Ancak hastalığın sonucu herkes için aynı değildir.
Erken tanı konulan bazı hastalarda tedaviyle uzun süreli kontrol veya iyileşme mümkün olabilir. İleri evrede ise modern sistemik tedaviler bazı hastalarda hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir, belirtileri kontrol edebilir ve yaşam süresini uzatabilir.
Bu nedenle “akciğer kanseri öldürür mü?” sorusunun yanıtı, hastalığın evresi ve biyolojik özellikleri değerlendirilmeden yalnızca evet veya hayır şeklinde verilemez.
İleri veya terminal dönemde ortaya çıkan belirtiler hastadan hastaya değişebilir. Hastalığın yayılımı ve uygulanan tedaviler, kişinin genel durumunu önemli ölçüde etkiler.
İleri hastalıkta:
gibi bulgular görülebilir.
Ancak “ölüm belirtileri” olarak internette sıralanan herhangi bir bulgu, tek başına ölümün yaklaştığını göstermez. Özellikle nefes darlığı, bilinç değişikliği veya şiddetli ağrı gibi belirtilerde hastanın sağlık ekibiyle hızlı şekilde iletişim kurulması gerekir.
Bu dönemde tedavinin yanında palyatif bakım; ağrı, nefes darlığı, bulantı ve diğer belirtilerin kontrol edilmesine, hastanın konforunun ve yaşam kalitesinin desteklenmesine yardımcı olabilir.
Her akciğer kanseri vakası önlenemese de risk azaltılabilir.
En önemli adımlar:
Sigaranın bırakılması, akciğer kanseri riskini azaltmak açısından en önemli adımlardan biridir.
Hayır, akciğer kanseri bulaşıcı bir hastalık değildir.
Akciğer kanserine sahip bir kişiyle aynı ortamda bulunmak, sarılmak, aynı eşyaları kullanmak veya yakın temas kurmak kanserin başka bir kişiye geçmesine neden olmaz.
Ancak pasif sigara dumanı gibi bazı çevresel maruziyetlerin akciğer kanseri riskini artırabileceği unutulmamalıdır.
Aşağıdaki belirtilerden biri uzun sürüyorsa veya giderek artıyorsa doktor değerlendirmesi gerekir:
Kanlı balgamın belirgin olması, ciddi nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç değişikliği veya başka acil belirtiler bulunması durumunda acil tıbbi değerlendirme gerekebilir.
Akciğer kanseri şüphesi veya akciğerle ilgili uzun süren şikâyetlerde ilk değerlendirme için Göğüs Hastalıkları bölümüne başvurulabilir.
Tanı konulduğunda veya kanser şüphesi güçlendiğinde süreç; Göğüs Hastalıkları, Tıbbi Onkoloji, Göğüs Cerrahisi, Radyasyon Onkolojisi, Radyoloji ve Patoloji gibi farklı branşların birlikte değerlendirmesini gerektirebilir.
Hangi branşın öncelikli olması, kişinin şikâyetleri ve mevcut tetkik sonuçlarına göre değişebilir.
Akciğer kanseri şüphesi bulunan veya akciğer kanseri tanısı alan kişilerin değerlendirilmesinde hastalığın türü, evresi, yayılım durumu ve genel sağlık özellikleri birlikte ele alınır.
Tanı sürecinde gerekli görülen görüntüleme yöntemleri, bronkoskopi, biyopsi ve patolojik incelemeler değerlendirilerek hastalığa uygun tedavi planının oluşturulması amaçlanır.
Tedavi sürecinde ise hastanın durumuna göre cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi, hedefe yönelik tedaviler ve destekleyici yaklaşımlar değerlendirilebilir.
Akciğer kanseri şüphesi oluşturan belirtilerin bulunması durumunda tanıyı geciktirmemek ve uygun uzmanlık dalına başvurmak önemlidir.
Araştırdığınız Hastalık Hakkında Uzman Hekimlerimiz Size Dönüş Sağlasın.
Akciğer kanseri erken dönemde belirgin bir şikâyete neden olmayabilir. Yeni başlayan veya giderek değişen öksürük, nefes darlığı, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, ses kısıklığı, açıklanamayan kilo kaybı ve sürekli halsizlik dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında yer alabilir. Bu bulgular tek başına akciğer kanseri anlamına gelmez.
Akciğer kanseri daha çok ileri yaşlarda görülür; ancak yalnızca belirli bir yaş grubuna özgü değildir. Sigara kullanımı, pasif içicilik, radon, asbest ve diğer çevresel veya mesleki maruziyetler gibi risk faktörleri hastalığın ortaya çıkma olasılığını etkileyebilir.
Rutin kan tahlilleri tek başına akciğer kanseri tanısı koydurmaz. Kan testleri genel sağlık durumunun değerlendirilmesi ve tedavi sürecinin planlanması gibi amaçlarla kullanılabilir. Kesin tanı için hastanın durumuna göre görüntüleme ve doku incelemesi gerekebilir.
Akciğer kanseri bazı durumlarda akciğer grafisinde şüpheli bir görünüm oluşturabilir. Ancak röntgenin normal olması kanseri kesin olarak dışlamaz. Şüpheli durumlarda bilgisayarlı tomografi gibi daha ayrıntılı görüntüleme yöntemleri kullanılabilir.
Evet, akciğer kanserinde nefes darlığı görülebilir. Tümörün hava yollarını etkilemesi, akciğer dokusunun etkilenmesi veya akciğer çevresinde sıvı birikmesi gibi farklı nedenler rol oynayabilir. Bununla birlikte nefes darlığının astım, KOAH, enfeksiyon ve kalp hastalıkları gibi birçok farklı nedeni de bulunabilir.
Akciğer kanserinde kaşıntı veya bazı cilt değişiklikleri nadiren ortaya çıkabilir. Bunlar doğrudan tümöre bağlı olabileceği gibi bazı paraneoplastik sendromlarla da ilişkili olabilir. Ancak tek başına kaşıntı akciğer kanseri belirtisi olarak kabul edilmez ve öncelikle daha yaygın nedenler değerlendirilir.
Akciğer kanseri beyne metastaz yaptığında baş ağrısı, bulantı, denge sorunları, görme veya konuşma değişiklikleri, güçsüzlük, nöbet ya da davranış değişiklikleri gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Belirtiler metastazın bulunduğu bölgeye göre değişir. Yeni gelişen nörolojik bulguların hızlı şekilde değerlendirilmesi gerekir.
Kemik metastazı kemik ağrısı, hareketle artan ağrı veya kemiklerde zayıflama gibi sorunlara yol açabilir. Omurga tutulumu bazı hastalarda sinir basısına ve nörolojik belirtilere neden olabilir. Tedavi, metastazın yerine ve hastanın genel durumuna göre planlanır.
4. evre akciğer kanserinde hastalık uzak bölgelere yayılmış olabilir ve tedavi yaklaşımı hastalığın özelliklerine göre belirlenir. Bazı hastalarda immünoterapi, hedefe yönelik tedaviler, kemoterapi ve radyoterapi gibi yöntemlerle hastalık uzun süre kontrol altında tutulabilir. Her hastanın tedaviye yanıtı ve yaşam beklentisi farklıdır.
Akciğer kanserinde yaşam süresi; kanserin türü ve evresi, metastaz durumu, tümörün moleküler özellikleri, kişinin genel sağlık durumu ve tedaviye verdiği yanıt gibi birçok faktöre bağlıdır. Bu nedenle yalnızca “akciğer kanseri” tanısına veya evre bilgisine bakılarak belirli bir yaşam süresi söylemek doğru değildir.
İleri veya terminal dönemde belirgin halsizlik, iştah ve kilo kaybı, günlük aktivitelerde azalma, artan nefes darlığı, ağrı ve uykuya eğilim görülebilir. Ancak bu belirtilerin hiçbiri tek başına ölümün ne zaman gerçekleşeceğini göstermez. Hastanın konforunun sağlanması ve belirtilerin kontrolü için palyatif bakım desteği önemli olabilir.
Akciğer kanseri riskini azaltmanın en önemli yollarından biri sigara kullanmamak veya sigarayı bırakmaktır. Pasif içicilikten kaçınmak, asbest ve diğer mesleki kanserojenlere karşı gerekli korunma önlemlerini almak ve uygun risk grubunda bulunan kişilerin doktor önerisiyle tarama programlarını değerlendirmesi de önemlidir.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Randevu ve sağlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için size en uygun iletişim kanalını seçebilirsiniz.