Genital siğil (tıbbi adıyla kondilom / kondiloma akuminata); insan papilloma virüsünün (HPV) genital bölgedeki cilt ve mukoza dokularına yerleşmesiyle ortaya çıkan, karnabahar görünümlü, et renginde, tekli veya kümelenmiş iyi huylu enfeksiyöz kitlelerdir. Dünyada en sık rastlanan cinsel yolla bulaşan enfeksiyon olan kondilomlar; kadınlarda vajina, vulva, rahim ağzı (serviks) ve makat çevresinde, erkeklerde ise penis, testis ve kasık bölgesinde yerleşir.
Genital siğiller doğrudan kanserleşmeyen düşük riskli HPV tiplerinden (en sık HPV Tip 6 ve Tip 11) kaynaklansa da, kondilom saptanan hastalarda rahim ağzı kanserini tetikleyen yüksek riskli HPV tiplerinin de vücutta bulunma ihtimali yüksek olduğundan, sürecin tam teşekküllü bir jinekolojik muayene ve Smear/HPV DNA taraması ile takibi hayati önem taşır.
Genital siğil (kondilom); İnsan Papilloma Virüsü’nün (HPV) cinsel temas veya ten tene sürtünme yoluyla bulaşması sonucu öncelikle genital bölge, kasıklar ve makat (anüs) çevresindeki nemli mukoza ve cilt dokularında ortaya çıkar.
Kadınlarda en sık vulva (dış dudaklar), vajina içi duvarları, rahim ağzı (serviks) ve makat çevresinde yerleşirken; erkeklerde penis gövdesi, penis başı (glans), sünnet derisi, testis torbası (skrotum) ve kasık kıvrımlarında görülür. Ayrıca oral cinsel temas öyküsü olan hastalarda ağız içi, dil, dudak kenarları ve boğaz (farenks) mukozasında da kondilom odaklarına rastlanması klinik olarak mümkündür.
Kadın üreme anatomisinin iç ve dış mukoza yapılarından ötürü virüs, sinsi ve yaygın odaklanmalar sergilemeye son derece elverişlidir. Kadınlarda kondilomlar şu anatomik bölgelerde kümelenir:
Vulva Bölgesi (Dış Genital Alan): Büyük ve küçük vajinal dudaklar (labia majona ve minora), klitoris çevresi ve kasık tüylerinin bulunduğu tepe bölgesi (mons pubis). En sık dış siğil izlenen alandır.
Perine Bölgesi: Vajina girişi ile makat (anüs) arasında kalan hassas cilt köprüsü. Sürtünmeye en çok maruz kalan alanlardan biri olduğu için siğil yayılımı fazladır.
Vajina İçi (Vajina Siğil): Çıplak gözle dışarıdan bakıldığında fark edilemeyen, jinekolojik muayene esnasında spekulum yardımıyla saptanan iç siğillerdir. Bazen inatçı akıntılara ve ilişki sonrası kanamalara yol açar.
Rahim Ağzı (Serviks): Virüsün en sinsi yerleşim yeridir. Siğili oluşturan düşük riskli tipler (HPV 6-11) rahim ağzında kondilom yaparken, aynı anda bulaşmış olabilecek yüksek riskli onkolojik tipler (HPV 16-18) rahim ağzı kanseri öncüsü hücre hasarları (CIN) başlatabilir.
Anüs (Makat) Çevresi ve Anal Kanal İçi: Anal cinsel temas olmasa dahi, vajinal bölgedeki sıvıların arkaya doğru sızmasıyla virüs makat çevresine kolayca atlayabilir. Makat içinde ve çevresinde karnabahar benzeri kitleler oluşturur.
Erkek anatomisinde siğiller genellikle dışarıdan gözlemlenebilir alanlardadır ancak nadiren gizli kanallara da sızabilirler:
Peniste Siğil: Penisin kökünden uç kısmına kadar olan cilt dokusu üzerinde tekli veya kümelenmiş sert yumrular.
Penis Başı (Glans) ve Sünnet Derisi: Sünnetsiz erkeklerde sünnet derisinin altında kalan nemli alan, sünnetli erkeklerde ise penis başının kıvrımlı kenarları virüsün yerleşmeyi en sevdiği dokulardır.
Skrotum (Testiste Siğil): Erbezlerinin içinde bulunduğu torbanın cilt yüzeyinde et beni benzeri kabarıklıklar.
Kasık Kıvrımları ve Bacak Arası: Genital bölgenin bacakla birleştiği terleyen ve sürtünen nemli kıvrım hatları.
Üretra (İdrar Kanalı Girişi): İdrarın dışarı çıktığı deliğin tam ağzında veya kanalın ilk birkaç milimetrelik iç kısmında büyüyen siğillerdir. İdrar yaparken çatallanma, yanma ve kanamaya sebep olabilirler.
Genital bölgede siğil (kondilom), İnsan Papilloma Virüsü (HPV) adı verilen bir virüs ailesinin genital cilt ve mukoza dokularına yerleşmesi nedeniyle oluşur. Yüzden fazla tipi bulunan bu virüs ailesinin, doğrudan genital siğillere yol açan düşük riskli türleri en sık %90 oranında HPV Tip 6 ve HPV Tip 11'dir.
Virüs, enfekte bir bireyle girilen vajinal, anal veya oral cinsel temas esnasındaki ten tene sürtünme yoluyla (mikroskopik cilt çatlaklarından sızarak) bulaşır. Virüs vücuda girdikten sonra aylarca sessiz kalabilir; ancak bağışıklık sisteminin zayıfladığı anlarda hücrelerin kontrolsüz bölünmesini tetikleyerek dışarıya karnabahar görünümlü et benleri (siğiller) olarak taşar.
Genital bölgede siğil çıkması jinekolojik ve ürolojik olarak tesadüfi bir cilt lezyonu değildir. Altında yatan fizyolojik süreç ve tetikleyici faktörler şu şekildedir:
Genital siğillerin tek ve mutlak nedeni HPV virüsüdür. Virüs, genital bölgedeki çok katlı yassı epitel dokunun en alt tabakasına (bazal tabaka) yerleşir. Burada kendi DNA'sını insan hücrelerinin çekirdeğine entegre ederek hücrelerin normalden çok daha hızlı ve kontrolsüz çoğalmasına neden olur. Bu aşırı hücre birikimi dışarıdan kabarıklık (kondilom) olarak izlenir.
Virüsün bulaşması için tam bir cinsel birleşme şart değildir; genital bölgelerin sürtünme yoluyla ten tene teması bulaşma için yeterlidir.
Cilt yüzeyindeki gözle görülmeyen mikroskopik sıyrıklar virüsün içeri sızmasını kolaylaştırır.
Prezervatif (kondom) kullanımı virüsün yayılım alanını daraltsa da, prezervatifin kapatmadığı kasık, vulva veya testis torbası gibi alanlardan ten teması devam ettiği için bulaşmayı %100 engellemez.
HPV vücuda girdikten sonra kuluçka dönemi (2 ay ila yıllar arasında) boyunca tamamen sessiz kalabilir. Bağışıklık sistemi güçlü olduğu sürece virüs baskılanır ve siğil çıkmaz. Ancak şu durumlarda siğiller aniden baş gösterir:
Aşırı kronik stres, depresyon ve uykusuzluk dönemleri,
Yetersiz ve kötü beslenme,
Gebelik (Hamilelik): Hormonal değişimler ve bağışıklığın doğal olarak baskılanması siğillerin hamilelikte hızla büyümesine yol açar,
Kortizon kullanımı, kemoterapi tedavileri veya kronik sistemik hastalıklar.
Sigara tüketimi, genital bölge mukozasındaki lokal bağışıklık hücrelerinin (Langerhans hücreleri) savunma gücünü kırar. Bu durum hem virüsün vücuda daha kolay yerleşmesine hem de temizlenen siğillerin sürekli nüks etmesine (tekrarlamasına) zemin hazırlar.
Genital siğil belirtileri (kondilom semptomları); genital bölgede, kasıklarda veya makat çevresinde aniden beliren, tekli ya da yan yana kümelenmiş karnabahar görünümlü, et renginde kabarıklıklar ile kendini gösterir. İnsan Papilloma Virüsü’nün (HPV) yol açtığı bu lezyonlar genellikle ağrısızdır; ancak yerleştikleri bölgeye göre inatçı kaşıntı, yanma, dolgunluk hissi ve cinsel ilişki esnasında sürtünmeye bağlı kanamalar üretebilirler.
Kadınlarda vulva (dış dudaklar), vajina içi, rahim ağzı (serviks) ve anüs çevresinde; erkeklerde ise penis gövdesi, sünnet derisi, testis torbası ve kasıklarda milimetrik yumrular şeklinde baş gösteren siğiller, bağışıklık sisteminin zayıfladığı dönemlerde hızla çoğalma eğilimindedir.
HPV virüsü vücuda girdikten sonra ortalama 2 ila 8 aylık bir kuluçka döneminin ardından hücre çoğalmasını tetikler ve dışarıya şu belirtilerle yansır:
En belirgin kondilom semptomu, küçük et benlerinin zamanla yan yana gelerek birleşmesi ve pürüzlü, tırtıklı bir karnabahar ya da horoz ibiği görünümü almasıdır.
Siğiller tek bir milimetrik nokta halinde olabileceği gibi, bağışıklığı zayıf hastalarda tüm vulva ve anüs bölgesini kaplayan devasa kitlelere (Buschke-Löwenstein tümörü) dönüşebilir.
Kondilomlar genellikle normal ten renginde, pembe veya pembemsi beyaz tonlardadır.
Zamanla veya sürtünmeye bağlı olarak renkleri koyu kahverengi, gri ya da grimsi siyaha dönebilir. Dokunulduğunda sert, pütürlü veya yumuşak yapıda hissedilebilirler.
Özellikle vajina girişinde ve makat (anüs) çevresinde yerleşen siğiller, o bölgedeki nemli mukoza dokusunu tahriş ederek kronik bir kaşıntı ve yanma hissiyatı üretir. Hastalar genellikle bu durumu sıradan bir mantar enfeksiyonu veya hemoroid sızısıyla karıştırarak tedaviyi geciktirirler.
Vajina içi veya dış dudaklardaki saplı siğiller, cinsel birleşme sırasındaki mekanik sürtünme nedeniyle zedelenir, yırtılır ve ilişki sonrası lekelenme tarzında kanamalara yol açar. Rahim ağzına (serviks) yerleşen kondilomlar da jinekolojik muayenede veya ilişkide kolayca kanayabilir.
Vajina içine yerleşen yaygın siğil odakları, lokal florayı bozarak inatçı, kötü kokulu vajinal akıntılara neden olabilir. Çok büyük kitleler ise hastada pelvik bölgede yabancı cisim ve dolgunluk-baskı hissi yaratır.
Genital siğil (kondilom), kendi kendine evde uygulanan bitkisel yöntemlerle geçmez; virüs yükünü azaltmak ve yayılımı durdurmak adına mutlaka uzman bir kadın hastalıkları ve doğum veya dermatoloji hekimi tarafından tıbbi müdahale ile temizlenmelidir. Günümüz modern tıbbında genital siğilleri yok eden en etkili altın standart yöntemler; lezyonların elektrik akımıyla kökünden yakıldığı Elektrokoterizasyon (Koter) ve sıvı azot gazıyla milimetrik dondurulduğu Kriyoterapi teknikleridir.
Bu girişimsel yöntemler dışarıdaki enfeksiyöz siğil odaklarını saniyeler içinde tamamen imha eder. Ancak siğilin cerrahi olarak temizlenmesi virüsün (HPV) vücuttan tamamen atıldığı anlamına gelmez; virüsü hücrelerden temizleyecek tek güç hastanın bağışıklık sistemidir. Bu nedenle cerrahi tedavinin ardından bağışıklık güçlendirici protokoller ve virüsün kanser yapıcı tiplerine karşı koruma sağlayan 9 valanlı HPV aşısı takvimi eş zamanlı uygulanmalıdır.
Genital siğil tedavisinde lezyonların boyutuna, sayısına ve yerleştiği anatomik bölgeye (vajina içi, rahim ağzı veya dış mukoza) göre belirlenen en yaygın ve başarılı klinik tedavi modaliteleri şunlardır:
Klinik Mekanizma: Lokal anestezi altında, elektrokoter cihazının ürettiği yüksek frekanslı elektrik enerjisinin ısı etkisinden yararlanılır. Cerrah, siğil dokusunu tabanına kadar milimetrik olarak yakarak sağlam dokudan tamamen ayrıştırır.
Avantajı: Özellikle çok büyük, sertleşmiş, yan yana kümelenerek karnabahar görünümü almış yaygın kondilom yapılarında tek seansta kesin ve hızlı temizlik sağlayan en güçlü yöntemdir.
Klinik Mekanizma: Siğil dokusunun üzerine özel bir tabanca (tıbbi aplikatör) vasıtasıyla sıvı azot gazı (-196-C) püskürtülür. Aşırı soğuk etkisiyle siğil hücrelerinin içindeki su dondurularak hücresel proteinler denatüre edilir ve doku canlılığını kaybeder.
Avantajı: Genellikle lokal anestezi dahi gerektirmeyen, ağrısız, kanamasız, iz bırakma riski minimum olan son derece konforlu bir ofis prosedürüdür. Dondurulan siğiller birkaç gün içinde kararıp kendiliğinden dökülür.
Klinik Mekanizma: Karbondioksit (CO2) lazer ışınlarının yüksek odaklı termal enerjisi kullanılarak siğil dokusu hücre hücre buharlaştırılır.
Avantajı: Vajina içi derin duvarlar, rahim ağzı (serviks) kanal girişi veya anal kanalın iç bölgesi gibi ulaşılması zor ve hassas anatomik alanlarda, çevre sağlam dokulara en ufak bir neşter hasarı vermeyen milimetrik yapısıyla özellikle tercih edilir. Gebelerde de güvenle uygulanabilir.
Klinik Mekanizma: Milimetrik, çok yeni başlamış ve sınırlı sayıdaki dış siğillerde bağışıklık sistemini lokal olarak uyaran (İmikitmod vb.) veya hücre bölünmesini durduran (Podofilotoksin vb.) özel reçeteli medikal kremler kullanılır.
Dezavantajı: Tedavi süreci haftalarca sürebilir; mukoza dokusunda şiddetli kızarıklık, yara, tahriş ve ülserasyon yapma riski yüksek olduğundan mutlaka hekim kontrolünde sürdürülmelidir.
Kondilom lezyonlarının estetik olarak yok edilmesinin ötesinde, rahim ağzı kanser risklerini bertaraf eden ve virüsün kökünü kazıyan tıbbi uygulama basamakları şu katı sırayı izler:
Hasta jinekolojik muayeneye alınır. Çıplak gözle bakıldığında gözden kaçabilecek milimetrik siğil odaklarını saptamak adına genital alana özel asetik asit solüsyonu uygulanır. Virüs içeren dokular beyazlaşır (asetobeyaz alan). Özel büyüteçli mikroskoplar (Kolkoskop) yardımıyla tüm lezyon haritası çıkarılır.
Görünür siğiller koter veya kriyoterapi ile imha edilmeden hemen önce, rahim ağzından ağrısız bir fırça yardımıyla Pap Smear ve HPV DNA sürüntü örneği alınır. Amaç, dışarıda siğil üreten Tip 6-11'in arkasında rahim ağzında hücre bozan sinsi Tip 16-18 gibi yüksek riskli onkolojik virüslerin de bulunup bulunmadığını laboratuvarda genetik olarak haritalandırmaktır.
Çıkarılan siğil haritasına göre belirlenen yakma (Elektrokoter) ya da dondurma (Kriyoterapi) işlemi lokal anestezi konforuyla saniyeler içinde uygulanır. Dışarıdaki tüm aktif enfeksiyöz siğil odakları ve lezyonlar kökünden kazınarak virüsün çevre dokulara yayılım hızı kırılır.
Cerrahi yöntemler lezyonları yok etse de virüsü vücuttan silecek tek mekanizma hastanın kendi bağışıklık sistemidir. Hastaya lokal antiviral kremler reçete edilir, sigarayı mutlak bırakması tembih edilir ve virüsün diğer ölümcül kanser yapıcı tiplerine karşı tam koruma kalkanı inşa etmek adına 9 valanlı HPV Aşısı (Gardasil 9) takvimi başlatılır.
"Genital bölgemdeki siğilleri evde asitle yakarım, bitkisel yağlarla kuruturum" düşüncesiyle kondilomları takipsiz bırakmak ya da utanma duygusuyla jinekolojik muayeneden kaçınmak; genital mukozada geri dönüşşüz derin kimyasal cilt yanıklarına, ülserlere ve siğillerin tüm vajina içini istila etmesine yol açabilir. En büyük hayati risk ise, dışarıda siğil çıkmasına neden olan bu enfeksiyonun, rahim ağzında hiçbir belirti vermeden sinsi bir şekilde kanser öncüsü hücre hasarları başlatan yüksek riskli HPV tipleriyle birlikte bulunma ihtimalini göz ardı etmektir. HPV ve siğil yönetiminde kurumsal vizyonumuz şudur: "Amaç sadece dışarıdaki siğili yakıp estetik bir temizlik yapmak değil; rahim ağzını Smear ve HPV DNA testleriyle tam emniyette tutarak kadının geleceğini kanser riskine karşı koruma altına almaktır." Siğillerin çevre dokuya zarar vermeden kriyoterapiyle milimetrik dondurulması veya koterle yakılması sıradan bir poliklinik işlemi değildir; üst segment jinekolojik cihaz parkurlarını, gelişmiş genetik laboratuvar altyapılarını ve bu alanda binlerce vakalık deneyime sahip kıdemli Kadın Hastalıkları ve Doğum kadrosunu gerektirir.
Ankara genelinde modern kadın sağlığı ve jinekolojik onkoloji teknolojisinin tüm olanaklarını kurumsal hasta güvenliği vizyonuyla her kampüsüne ulaştıran tam teşekküllü tıp merkezlerimizde (Etimesgut, Pursaklar, Altındağ, Eryaman, Sincan, Keçiören ve Batıkent) A Life Sağlık Grubu hastaneleri olarak; üreme sağlığınızı ve yarınlarınızı eksiksiz bir kurumsal koruma kalkanı altına alıyoruz.
Kadın Hastalıkları ve Doğum anabilim dalı kürsümüz bünyesinde; genital siğil şüphesiyle başvuran hastalarımızın kolposkopik incelemelerini sıfır hata disipliniyle gerçekleştiriyor, dondurma (Kriyoterapi) ve yakma (Elektrokoter) işlemlerini lokal anestezi altında tamamen ağrısız tamamlıyoruz. Aynı seansta aldığımız Smear ve HPV DNA testleri ile hücresel risk haritanızı çıkarıyor, virüsün ölümcül tiplerine karşı tam koruma kalkanı inşa etmek adına aşı takviminizi kurguluyoruz. Tüm tedavi haritalarını kurumsal hekim konseylerimizde planlıyoruz. "Hayatınıza Sağlık Katıyoruz" vizyonumuzla, sağlığınızı tahminlerin zayıflığına değil, modern tıp biliminin kurumsal kesin kanıtlarına emanet ediyoruz.
Genital bölgenizde, kasıklarınızda veya makat çevrenizde elinize gelen sertlikler, kabarıklıklar, inatçı kaşıntı ve yanma şikayetleriniz varsa ya da partnerinizde siğil saptanması nedeniyle HPV taramalarınızı, kolposkopik incelemelerinizi ve rahim ağzı koruma check-up panellerinizi uzman hekim kadromuz rehberliğinde gecikmeden planlamak istiyorsanız; süreçlerin üreme sağlığınıza kalıcı zararlar vermesini engellemek adına A Life Sağlık Grubu çağrı merkezimizi arayabilir veya sitemiz üzerinden online randevu modülümüzü saniyeler içinde kurgulayabilirsiniz. Yarınlarınız için tüm tıbbi gücümüzle yanınızdayız.
Araştırdığınız Hastalık Hakkında Uzman Hekimlerimiz Size Dönüş Sağlasın.
Temel bulaşma yolu ten temasıdır. Genellikle cinsel ilişki (vajinal, anal veya oral) sırasında bulaşır. Ancak virüsün bulaşması için tam bir birleşme şart değildir; enfekte deriyle yakın temas da bulaşma için yeterli olabilir. Nadiren de olsa ortak kullanılan hijyen ürünleri (havlu, jilet vb.) risk taşıyabilir.
Bağışıklık sistemi çok güçlü olan bireylerde virüs bazen baskılanabilir ve siğiller küçülebilir. Ancak bu, virüsün vücuttan atıldığı anlamına gelmez. Tedavi edilmeyen siğiller genellikle yayılma ve büyüme eğilimindedir. Bu nedenle cerrahi veya medikal müdahale önerilir.
HPV'nin 200'den fazla tipi vardır. Genital siğillere genellikle "düşük riskli" tipler (Tip 6 ve 11) neden olur ve bunlar doğrudan kanser yapmaz. Ancak siğili olan kişide "yüksek riskli" (Tip 16, 18 vb.) HPV tiplerinin de bulunma ihtimali vardır. Bu yüzden siğil görüldüğünde mutlaka HPV Taraması (Smear/DNA testi) yapılmalıdır.
Çoğu durumda, uzman bir doktorun fiziksel muayenesi tanı için yeterlidir. Şüpheli durumlarda veya siğillerin tam görülmediği durumlarda "Asetik Asit Testi" uygulanabilir. Kadınlarda rahim ağzı değerlendirmesi için Smear testi ve kolposkopi gerekebilir.
Evet, tekrarlama riski vardır. Yapılan işlemler derideki mevcut siğili yok eder ancak virüsü (HPV) vücuttan tamamen temizlemez. Bağışıklık sisteminin düştüğü dönemlerde siğiller aynı veya farklı bölgede nüks edebilir. Bu yüzden tedavi sonrası takip çok önemlidir.
Evet, HPV aşısı genital siğillerin %90'ından sorumlu olan tiplere karşı çok güçlü bir koruma sağlar. İdeal olan cinsel aktif dönem öncesi aşılanmaktır; ancak virüse maruz kalmış bireylerde de diğer tiplere karşı koruma sağlaması için doktorlar tarafından önerilebilir.
Genital siğil şikayeti olan kadınlar Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanına, erkekler ise Üroloji veya Dermatoloji (Cildiye) uzmanına başvurmalıdır.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.