HPV (Human Papillomavirus / İnsan Papilloma Virüsü); cilt ve mukoza zarlarını tutan, dünya genelinde en sık rastlanan, temas ve cinsel yolla bulaşan bir DNA virüsüdür. 100'den fazla alt tipi bulunan bu virüs ailesi, yerleştiği bölgede hücresel düzensizliklere yol açar.
HPV virüsü, düşük riskli tipleriyle enfekte ettiği bölgelerde genital siğil (kondilom) gibi iyi huylu oluşumlara neden olurken; yüksek riskli tipleriyle (özellikle HPV Tip 16 ve Tip 18) kadınlarda rahim ağzı kanseri (serviks kanseri), penis, anüs ve boğaz kanserlerinin birincil temel sebebidir.
İnsan Papilloma Virüsü (HPV nasıl bulaşır); temel olarak enfekte bir cildin veya mukoza dokusunun, sağlıklı bir diğer cilt dokusuyla doğrudan temas etmesi yani ten teması (cilt cilde temas) yoluyla bulaşır. Toplumda bilinenin aksine virüsün bulaşması için tam bir cinsel birleşme (penetrasyon) şart değildir; genital bölgelerin birbirine sürtünmesi dahi bulaşma için tamamen yeterlidir.
Prezervatif (kondom) kullanımı virüsün geçiş riskini azaltsa da, prezervatifin kapatamadığı kasık, testis torbası ve dış dudak gibi açıkta kalan enfekte alanlardan da ten teması devam edebildiği için prezervatif HPV bulaşmasını %100 engelleyemez. Virüsün yüksek riskli türleri (özellikle HPV Tip 16 ve Tip 18) rahim ağzı kanserine yol açarken, düşük riskli türleri (HPV Tip 6 ve Tip 11) genital siğil bulaşmasına neden olur.
HPV, dünyada en kolay ve en yaygın yayılan virüs ailelerinden biridir. Klinik olarak virüsün bir bireyden diğerine atlama mekanizmaları şu ana başlıklar altında incelenir:
Genital Temas (Cinsel Yol): En yaygın hpv virüsü bulaşma yolları vajinal, anal veya oral cinsel temas adımlarıdır. Virüs, enfekte partnerin genital cildindeki mikroskopik yırtıklardan ve çatlaklardan sağlıklı partnerin mukozasına sızarak hücresel seviyede yerleşir.
Oral Seks ve Boğaz Bulaşması: Enfekte genital bölgeyle yapılan oral temas neticesinde virüs ağız mukozasına ve boğaza taşınabilir. Bu durum dil üzerinde, bademciklerde siğil oluşumuna ve ilerleyen yıllarda orofaringeal (boğaz-yutak) kanserlerine yol açabilir.
Sürtünme Yoluyla Geçiş: Tam bir cinsel ilişki yaşanmamış olsa bile, ön sevişme esnasındaki ten temasları ve genital sürtünmeler virüsün geçişi için yeterli bir köprü oluşturur. Bu nedenle virüs bakir veya bakire bireylerde de görülebilir.
Anneden Bebeğe Doğum Esnasında Geçiş: Çok nadir görülen dikey bir bulaşma modelidir. Doğum kanalında aktif ve yaygın genital siğili (kondilom) olan annelerden normal doğum esnasında bebeğe virüs geçebilir. Bu durum bebekte solunum yollarını tıkayabilen siğil yapılarının (laringeal papillomatozis) gelişmesine neden olabilir.
Toplumda virüsün bulaşma dinamiklerine yönelik ciddi bir bilgi kirliliği ve gereksiz bir panik havası mevcuttur. Tıbbi kanıtlara göre HPV şu yollarla BULAŞMAZ VEYA BULAŞMA RİSKİ SIFIRA YAKINDIR:
Ortak Tuvalet Kullanımı ve Klozetler: HPV virüsü dış ortamda, kuru yüzeylerde uzun süre canlı kalamaz. Bu nedenle ortak klozet kapağına oturmakla virüs bulaşmaz.
Havuz, Sauna ve Hamamlar: Su veya klor molekülleri virüsün taşınmasını sağlamaz; dolayısıyla ortak havuzlardan bulaşma riski yoktur.
Aynı Çatalı, Kaşığı veya Bardağı Kullanmak: Tükürük yoluyla masif bir virüs geçişi kanıtlanmamıştır; ortak kaplardan yemek yemekle virüs yayılmaz.
Ortak Havlu ve Çamaşır Kullanımı: Teorik olarak nemli kalmış enfekte bir havlunun anlık olarak ortak kullanımı çok düşük bir risk barındırsa da, pratik klinik hayatta bu yolla kanıtlanmış bir bulaşma epidemisi yoktur.
Virüsün bu denli yüksek bulaşma frekansına karşı tıp dünyasının geliştirdiği en güçlü savunma mekanizmaları sırasıyla şunlardır:
HPV bulaşmasını ve buna bağlı gelişen kanserleri engellemenin en absolute (kesin) yolu aşılanmadır. Günümüzde uygulanan 9’lu HPV aşısı (Gardasil 9); kanserlerin birincil sorumlusu olan Tip 16, 18 ve siğillerin sorumlusu olan Tip 6, 11 dahil olmak üzere 9 ölümcül türe karşı tam koruma sağlar. İdeal olarak virüsle ve cinsel temasla hiç karşılaşmadan önce, 9-26 yaş arasındaki kız ve erkek çocuklarına yapılması altın standarttır. Ancak ileri yaşlarda da yapılabilir.
Bulaşma gerçekleştikten sonra virüsün rahim ağzına hasar verip vermediğini anlamanın tek yolu düzenli jinekolojik check-up yaptırmaktır. 21 yaşından sonra her kadının düzenli Smear testi yaptırması, 30 yaşından sonra ise buna HPV DNA testi eklenmesi (Co-test) kanser öncüsü lezyonların rahim ağzı kanserine dönüşmeden yakalanmasını sağlar.
İnsan Papilloma Virüsü (HPV belirtileri), virüsün vücuda girdiği andan itibaren vakaların %80 ila %90’ında hiçbir sinyal vermeden tamamen sinsi bir şekilde ilerler ve güçlü bir bağışıklık sistemi sayesinde 2 yıl içinde kendiliğinden temizlenir. Virüs bağışıklık sistemini aşıp aktifleştiğinde ise en spesifik hpv virüsü belirtileri kadın ve erkeklerde dış genital bölgede, makat çevresinde ve ağız içinde ortaya çıkan karnabahar görünümlü, et rengindeki acısız genital siğillerdir (kondilom).
Yüksek riskli onkojenik (kanser yapıcı) HPV Tip 16 ve Tip 18 gibi türler ise dışarıdan görülebilen hiçbir siğil belirtisi vermez; sinsi bir şekilde rahim ağzı kanseri (serviks kanseri) öncüsü lezyonları geliştirir ve ileri evrelerde ilişki sonrası kanama, kötü kokulu vajinal akıntı gibi radikal belirtilerle kendini gösterir.
Erkekte ve Kadında HPV Belirtileri Nasıl Anlaşılır: İnsan Papilloma Virüsü (HPV belirtileri), hem kadınlarda hem de erkeklerde vakaların %80 ila %90'ında hiçbir sinyal vermeden tamamen sessiz ve sinsi bir şekilde ilerler. Bağışıklık sistemi virüsü baskılayamadığında ortaya çıkan en tipik ortak bulgu; dış genital bölgede, kasıklarda ve makat çevresinde beliren karnabahar görünümlü, et rengindeki ağrısız genital siğillerdir (kondilom).
Ancak virüsün belirti gösterme şekli cinsiyete göre radikal biçimde değişir: Erkeklerde hpv belirtileri penis gövdesi, sünnet derisi ve testis torbası üzerinde milimetrik siğil kabartıları ile kendini sınırlı tutarken; kadınlarda hpv belirtileri vajina içi veya rahim ağzında (serviks) sinsi hücre bozulmalarına (CIN lezyonları) yol açar. Yüksek riskli HPV Tip 16 ve Tip 18 gibi türler kadınlarda siğil yapmaz; sinsi ilerleyerek ileri evrelerde cinsel ilişki sonrası kanama ve kötü kokulu vajinal akıntı gibi rahim ağzı kanseri bulgularıyla kendini gösterir.
Erkek anatomisinde virüs çoğunlukla sessiz bir taşıyıcılık şeklinde seyreder. Erkekler için geliştirilmiş rutin bir tarama testi (Smear benzeri) olmadığı için, erkekte hpv virüsü belirtileri genellikle fiziksel lezyonların gözle fark edilmesiyle anlaşılır.
Peniste ve Kasıklarda Genital Siğiller (Kondilom): Düşük riskli HPV Tip 6 ve Tip 11 kaynaklı bu yapılar; penis gövdesinde, sünnet derisinde, penis başında (glans), testis torbasında (skrotum) veya kasık kıvrımlarında aniden beliren et benleridir.
Sivilceden Farkı: Sivilce gibi ucu iltihaplanmaz, sıkılmaz, zamanla sönmez. Tam tersine tekli başlayıp haftalar içinde yan yana çoğalarak karnabahar benzeri pürüzlü kümelere dönüşür.
Makat (Anal) Çevresi Siğilleri: Cinsel yönelimden bağımsız olarak virüsün genital bölgeden arkaya doğru taşınması neticesinde, makat deliği çevresinde ve içinde inatçı bir genital kaşıntı, yanma veya batma hissi ile seyreden siğil odakları gelişebilir.
Nadir Görülen Kanser Belirtileri: Yüksek riskli HPV tipleri erkeklerde üretral kanalı (idrar kanalını), penisi veya anüsü tutarak sinsi hücre değişimlerine yol açabilir. İleri evrelerde penis cildinde renk değişimi, ülserleşme, makattan kan gelmesi veya dışkılama esnasında ağrı gibi bulgular verebilir.
Kadın anatomisinde virüsün yarattığı klinik tablo çok daha kompleks ve hayati risk barındıran bir yapıya sahiptir. Kadınlarda hpv virüsü belirtileri yerleştiği dokunun onkojenik (kanser yapıcı) risk grubuna göre iki farklı kulvarda ilerler:
Genital Siğil (Kondilom), Genellikle HPV Tip 6 ve Tip 11 alt tiplerinin yol açtığı, kansere dönüşme riski olmayan ancak fiziksel ve psikolojik konforu bozan bulaşıcı deri lezyonlarıdır.
Karnabahar Görünümlü Yapılar: Cilt renginde, pembe veya kahverengi tonlarında, yüzeyi pürüzlü, toplu iğne başı büyüklüğünden birkaç santimetreye kadar ulaşabilen kümelenmiş siğil odakları.
Kaşıntı ve Hassasiyet: Siğiller genellikle ağrısızdır; ancak makat (anal) ve vajina girişi gibi nemli bölgelerde yerleştiklerinde inatçı bir genital kaşıntı, yanma hissi ve batma hissi ile kendisini belli eder.
Kadınlarda Yerleşim Yerleri: Siğiller dış genital dudaklarda (vulva), vajina duvarının içinde, makat çevresinde ve rahim ağzında (serviks) gelişebilir. Vajina içindeki siğiller dışarıdan görünmez, jinekolojik muayenede saptanır.
Erkeklerde Yerleşim Yerleri: Erkeklerde hpv virüsü belirtileri erkek hastanın penis gövdesinde, sünnet derisinde, testis torbasında (skrotum), kasık kıvrımlarında veya makat çevresinde tekli ya da çoklu kabartılar şeklinde izlenir.
HPV Tip 16, Tip 18, 31, 33, 45, 52 ve 58 gibi yüksek riskli tipler dış genital bölgede asla siğil yapmazlar. Rahim ağzı hücrelerinin genetik yazılımını bozarak sinsi bir şekilde ilerlerler.
Sessiz İlerleme Dönemi (CIN Evreleri): Rahim ağzında oluşan kanser öncüsü hücre değişimleri (CIN 1, CIN 2, CIN 3) hastada hiçbir ağrı, kaşıntı, akıntı veya adet düzensizliği yapmaz. Bu evre sadece düzenli Smear testi ve HPV DNA testi taramalarında yakalanır.
İleri Evre Rahim Ağzı Kanseri Belirtileri: Hücreler kansere dönüştüğünde ve tümör dokusu büyüdüğünde şu semptomlar baş gösterir:
Postkoital Kanama: Cinsel ilişki sonrasında veya jinekolojik muayene ardından lekelenme tarzında ya da damla damla gelen vajinal kanama,
Kötü Kokulu Akıntı: İlaç tedavilerine yanıt vermeyen, et suyu renginde, pembe-kahverengi, sürekli tekrarlayan kötü kokulu vajinal akıntı şikayetleri,
Düzensiz Vajinal Kanama: Adet dönemlerinin dışında gelişen ara kanamalar veya menopoz sonrası dönemde aniden başlayan kanama atakları,
Geçmeyen Pelvik Ağrı: Kanser dokusunun çevre sinir ağlarına baskı yapması sonucu kasıklarda ve alt karın bölgesinde hissedilen inatçı künt ağrılar.
Oral seks yoluyla virüsün ağız mukozasına taşınması neticesinde gelişen bulgulardır.
Dil üzerinde, bademciklerde, damakta veya boğazın arkasında et renginde küçük siğiller,
Yutkunma zorluğu (disfaji), boğazda takılma hissi, açıklanamayan ses kısıklığı ve seste çatallanma şikayetleri.
İnsan Papilloma Virüsü (HPV belirtileri), evde gözle muayene sırasında dış genital bölgede, kasıklarda ve makat çevresinde fark edilen karnabahar görünümlü, et renginde, sivilceye benzeyen ancak sıkılmayan ağrısız kabartılar (genital siğiller) yoluyla anlaşılır.
Ancak virüsün kanser riski yüksek olan HPV Tip 16 ve Tip 18 gibi sinsi türleri dışarıdan asla siğil belirtisi vermez. Bu yüksek riskli türlerin varlığı ve rahim ağzında yarattığı hasar, evde anlaşılamaz; yalnızca jinekolojik klinik ortamda yapılan Smear testi, moleküler HPV DNA testi ve rahim ağzının binlerce kat büyütülerek incelendiği Kolposkopi cihazı yardımıyla kesin olarak anlaşılır.
İnsan Papilloma Virüsü (HPV teşhisi); virüsün vücutta yol açtığı hasarın türüne ve cinsiyete göre iki farklı tıbbi yaklaşımla gerçekleştirilir. Virüsün düşük riskli tiplerinin yol açtığı genital siğiller (kondilom), uzman bir hekim tarafından yapılan fiziksel muayene (gözle muayene) ve büyüteçli dermoskopi cihazı yardımıyla saniyeler içinde teşhis edilir.
Dışarıdan hiçbir siğil belirtisi vermeyen ve rahim ağzı kanserine yol açan yüksek riskli sinsi türlerin (HPV Tip 16 ve Tip 18) teşhisi ise; klinik ortamda jinekolojik muayene esnasında ağrısız bir şekilde alınan rahim ağzı sürüntüsünün moleküler laboratuvarda incelendiği HPV DNA testi (PCR yöntemi) ve hücre bozulmalarını saptayan Smear testi sayesinde kesin olarak konulur.
Klinik ortamda jinekoloji ve üroloji uzmanları tarafından enfeksiyonun ve hücresel deformasyonun tam evresini saptamak amacıyla uygulanan altın standart teşhis protokolleri sırasıyla şunlardır:
Yalnızca kadın hastalara uygulanan, rahim ağzı kanseri taramalarının temel taşı olan sitolojik bir testtir.
Nasıl Yapılır? Jinekolojik muayene esnasında rahim ağzına (serviks) özel, yumuşak uçlu küçük bir fırça yardımıyla dokunulur ve ağrısız bir şekilde dökülen hücre yüzeyinden sürüntü örneği alınır.
Klinik Amacı: Alınan hücreler patoloji laboratuvarında mikroskop altında incelenir. Amaç, virüsün rahim ağzı hücrelerinin yapısını bozup bozmadığını, kanser öncüsü hücresel değişimlerin (CIN 1, CIN 2, CIN 3) varlığını saptamaktır.
Virüsün varlığını ve risk derecesini genetik düzeyde kanıtlayan en kesin teşhis yöntemidir.
Nasıl Yapılır? Genellikle Smear testi için alınan aynı sürüntü örneği kullanılır. Örnek, moleküler mikrobiyoloji laboratuvarında PCR (Polimeraz Zincir Reaksiyonu) cihazına tabi tutulur.
Klinik Amacı: Bu test sadece vücutta virüs olup olmadığını söylemekle kalmaz; virüsün genetik kodunu çözerek tam olarak hangi numara (Tip 16, 18, 6, 11, 31, 45 vb.) olduğunu %100 kesinlikle raporlar. Kanser risk yönetiminin çizilmesinde hayati öneme sahiptir.
Smear testinde anomali (ASCUS, LSIL, HSIL) saptanan veya HPV DNA testi yüksek riskli (özellikle Tip 16 ve Tip 18) pozitif gelen kadınlarda uygulanan ileri tanı adımıdır.
Hasta jinekolojik muayene masasına alınır. Rahim ağzını net görebilmek için spekulum yerleştirilir. Işıklı ve gelişmiş büyüteç merceklerine sahip bir mikroskop kamera sistemi olan Kolposkopi cihazı rahim ağzına odaklanır. Cihaz vücuda temas etmez, dışarıdan izleme yapar. Rahim ağzı dokusuna özel tıbbi sıvılar (asetik asit ve lügol solüsyonu) hafifçe sürülür. Virüsün genetik yapısını bozduğu anormal, kanser öncüsü hücreler bu sıvıyla reaksiyona girerek mat bir beyaz renge dönüşür (Asetobeyaz Alan tespiti). Sağlıklı dokular ise normal rengini korur. Jinekoloji uzmanı, kolposkopi ekranında beyazlaşma gösteren, damarlanma yapısı bozulmuş en riskli odakları milimetrik cerrahi aletlerle işaretler ve bu noktalardan sinek ısırığı hissi veren ağrısız biyopsi parçaları alır. Parçalar kesin tanı için histopatolojik incelemeye gönderilir.
Erkek anatomisinde virüs çoğunlukla sessiz bir taşıyıcılık şeklinde seyreder ve kadınlardaki gibi rutin bir tarama programı (rutin Smear) bulunmaz.
Siğil Varlığında Tanı: Erkek hastanın penis gövdesinde, testis torbasında veya kasıklarında siğil (kondilom) varsa, üroloji veya dermatoloji uzmanı çıplak gözle muayene ederek tanıyı saniyeler içinde koyar. Şüpheli durumlarda siğil dokusundan küçük bir parça kesilerek (siğil biyopsisi) patolojiye veya PCR testine gönderilebilir.
Siğil Olmayan Durumlarda Tanı (Erkek HPV Sürüntüsü): Aktif lezyonu olmayan ancak partnerinde HPV saptandığı için taşıyıcı olup olmadığını öğrenmek isteyen erkeklerde; penisin uç kısmından (idrar kanalı/üretra girişinden), penis cildinden ve testis torbası yüzeyinden özel pamuklu çubuklarla erkek hpv sürüntüsü alınarak PCR cihazında virüs DNA'sı taranabilir.
HPV testi (Human Papillomavirus testi); kadınlarda jinekolojik muayene esnasında rahim ağzından (serviks), erkeklerde ise penis cildi ve idrar kanalı (üretra) yüzeyinden özel, yumuşak uçlu tıbbi bir fırça yardımıyla ağrısız bir şekilde sürüntü (örnek) alınmasıyla yapılır.
Alınan bu sürüntü örneği, moleküler mikrobiyoloji laboratuvarında PCR (Polimeraz Zincir Reaksiyonu) cihazına tabi tutulur. İşlem tamamen kesisiz ve dikişsiz olup, virüsün varlığını tespit etmenin ötesinde rahim ağzı kanserine yol açan yüksek riskli HPV Tip 16 ve Tip 18 gibi türlerin genetik haritasını (onkojenik numarasını) %100 kesinlikle ortaya çıkarır.
Kadın hastalarda HPV taraması, jinekolojik muayene odasında son derece konforlu, ağrısız ve sadece 1 ila 2 dakika süren rutin bir muayene adımıdır. Sıklıkla rahim ağzı hücre değişimlerini saptayan Smear testi ile eş zamanlı yapıldığı için bu sürece tıpta Co-Test (İkili Tarama) adı verilir.
Erkek anatomisinde virüs genellikle dışarıdan hiçbir sinyal vermeden (siğilsiz) sinsi bir taşıyıcılık şeklinde seyreder. Erkek hastalar için kadınlardaki gibi ulusal bir rutin tarama programı bulunmasa da, partnerinde HPV çıkan veya şüpheli teması olan erkeklerde erkek hpv testi üroloji ya da dermatoloji uzmanları tarafından şu adımlarla kurgulanır:
Sürüntü Yöntemi (Aktif Siğil Olmayan Vakalar): Erkek hastanın genital bölgesinde aktif bir siğil (kondilom) yoksa; penis gövdesinden, sünnet derisinden, testis torbası (skrotum) yüzeyinden ve en önemlisi idrar kanalının (üretra) uç kısmından özel pamuklu tıbbi çubuklarla (swab) sürterek hücre toplanır. Bu işlem kesisizdir, sadece hafif bir gıdıklanma veya sızlama hissi yaratır.
Siğil Biyopsisi (Aktif Siğil Olan Vakalar): Eğer erkek hastada aktif karnabahar görünümlü kitleler varsa, muayene esnasında bu siğil dokusundan küçük bir milimetrik parça (biyopsi) alınarak doğrudan virüs DNA'sının tespiti için PCR test ünitelerine gönderilebilir.
HPV testinizin pozitif çıkması, doğrudan kanser olduğunuz veya kesinlikle kanser olacağınız anlamına asla gelmez.
Eğer test sonucunda HPV Tip 6 veya Tip 11 gibi düşük riskli tipler saptandıysa, bu tipler kanser yapmaz; sadece genital siğil oluşturur ve bu siğiller dondurma (kriyoterapi) veya yakma (elektrokoterizasyon) yöntemleriyle saniyeler içinde temizlenir.
Eğer HPV Tip 16 veya Tip 18 gibi yüksek riskli tipler saptandıysa, bir sonraki aşama olarak rahim ağzı mikroskop kamerasıyla (Kolposkopi) binlerce kat büyütülerek incelenir. Hücre bozulması (CIN lezyonu) saptanırsa, hasarlı bölge mikro-cerrahiyle (LEEP Ameliyatı) tıraşlanarak kanser riski tamamen sıfırlanır.
İnsan Papilloma Virüsü (HPV tedavisi); virüsün kendisini vücuttan (kan akımından) anlık olarak silecek absolute (kesin) bir antibiyotik veya antiviral ilaç modeline sahip değildir. HPV klinik yönetiminde tedavi, virüsün vücutta yol açtığı hasarları ve lezyonları ortadan kaldırmaya yöneliktir.
Düşük riskli tiplerin yol açtığı genital siğiller (kondilom); dondurma (kriyoterapi), yakma (elektrokoterizasyon), lazer cerrahisi ve lokal kremler yardımıyla yok edilir. Yüksek riskli HPV Tip 16 ve Tip 18 gibi türlerin rahim ağzında (serviks) oluşturduğu sinsi kanser öncüsü lezyonlar (CIN 1, CIN 2, CIN 3) ise mikro-cerrahi yöntemlerle (LEEP Cerrahisi veya Soğuk Konizasyon) tıraşlanarak temizlenir. Hastaların %90'ında güçlü bir bağışıklık sistemi virüsü 2 yıl içinde vücuttan tamamen temizleyerek (klirens) kendi kendini tedavi eder.
HPV virüsü vücuda girdikten sonra iki farklı klinik kulvarda hasar ürettiği için, primar tedavi haritası da lezyonun karakterine (siğil veya hücresel bozulma) göre şekillendirilir:
Genellikle HPV Tip 6 ve Tip 11 alt tiplerinin tetiklediği dış genital, kasık ve makat siğillerinde amaç, virüs odağı olan kitleleri iz bırakmadan yok etmektir:
Kriyoterapi (Siğil Dondurma): Sıvı azot gazı (-196°C) özel bir tabanca veya prob vasıtasıyla siğil dokusunun üzerine milisaniyeler içinde püskürtülür. Doku ani donma şoku ile canlılığını kaybeder ve birkaç gün içinde kendiliğinden kuruyarak dökülür. Ağrısız, kesisiz ve anestezi gerektirmeyen son derece konforlu bir yöntemdir.
Elektrokoterizasyon (Siğil Yakma): Lokal anestezi altında, elektrik akımının yarattığı yüksek ısı enerjisiyle siğil dokularının yakılarak buharlaştırılması işlemidir. Özellikle yaygın ve büyük karnabahar görünümlü kitlelerin tek seansta temizlenmesinde altın standarttır.
Lazer Cerrahisi: Diğer yöntemlerle ulaşılamayan vajina içi, rahim ağzı veya idrar kanalı (üretra) içi gibi derin mukozal alanlardaki siğillerin yoğunlaştırılmış ışık enerjisiyle hassas bir şekilde eritilmesidir. İyileşme hızı mükemmeldir.
Topikal İlaç Tedavileri: Hekim kontrolünde siğil üzerine uygulanan bağışıklık uyarıcı kremler (Imiquimod) veya asit türevi solüsyonlar (Podofilin) yardımıyla siğil hücrelerinin kimyasal olarak dökülmesi sağlanır. Tedavi süreci haftalar sürebilir.
Yüksek riskli tipler dışarıda siğil yapmaz. Rahim ağzında yarattıkları sinsi hücresel bozulmaları (CIN lezyonları) ortadan kaldırmak ve sürecin rahim ağzı kanserine (serviks kanseri) evrilmesini kesin olarak önlemek için şu cerrahi protokoller kurgulanır:
Smear veya HPV DNA testi riskli çıkan hastalarda, rahim ağzı gelişmiş bir optik mikroskop (Kolposkopi) ile binlerce kat büyütülerek incelenir. Özel sıvılar sürülerek beyazlaşan hasarlı odaklardan kesin evreleme için milimetrik biyopsi parçaları alınır.
Biyopside CIN 2 veya CIN 3 (ileri derece hücre bozulması) saptandığında rahim ağzının hasarlı transformasyon bölgesi, ucunda elektrik akımı bulunan ince yarım ay şeklinde tel bir halka (LEEP - Loop Electrosurgical Excision Procedure) vasıtasıyla saniyeler içinde kesisiz ve dikişsiz olarak tıraşlanıp çıkarılır.
Hücre bozulması rahim ağzı kanalının çok derinlerine (endoservikal kanal) sızdıysa veya LEEP'in yetersiz kalacağı kompleks vakalarda; rahim ağzından koni şeklinde derin bir parça cerrahi neşter yardımıyla çıkarılır. Çıkarılan bu doku sınırlarının temiz olup olmadığı patolojide incelenir.
Operasyon sonrasında rahim ağzı virüslü hücrelerden arındırılır. Hastaya AHCC (Aktif Heksoz Korele Bileşik), çinko ve beta-glukan gibi bağışıklık sistemini tırmandıran takviyeler planlanarak vücudun virüsü kandan ve mukozadan tamamen temizlemesi (HPV klirensi) tetiklenir.
HPV pozitif çıksa dahi aşı olunmalıdır. Piyasada yer alan en güncel 9'lu HPV aşısı (Gardasil 9); rahim ağzı kanserlerinin %90'ından sorumlu olan Tip 16, 18 ve siğillerin sorumlusu olan Tip 6, 11 dahil olmak üzere 9 ölümcül türe karşı tam koruma sağlar. Bir bireyde sadece Tip 16 pozitif çıksa bile, aşı yapılarak kalan diğer 8 ölümcül virüs tipine (Tip 18, 31, 45 vb.) karşı vücuda tam bir zırh giydirilir. Ayrıca aşı, vücutta çapraz bağışıklık antikorlarını tırmandırarak mevcut tipin de vücuttan daha hızlı temizlenmesine dolaylı katkı sunar.
İnsan Papilloma Virüsü (HPV tedavi edilmezse), enfeksiyonun onkojenik (kanser yapıcı) risk grubuna bağlı olarak iki farklı kronik ve tehlikeli klinik sonuca yol açar. Virüsün düşük riskli tipleri (HPV Tip 6 ve Tip 11) tedavi edilmediğinde, genital bölge ve makat çevresindeki genital siğiller (kondilom) hızla çoğalarak karnabahar görünümlü dev kitlelere dönüşür, kanama, ağrı ve ciddi psikolojik travmalar yaratır.
Yüksek riskli sinsi tipler (HPV Tip 16 ve Tip 18) ise tedavi edilmeyip rahim ağzında (serviks) takipsiz bırakılırsa, hücrelerin genetik yapısını sinsi sinsi bozarak önce kanser öncüsü lezyonlara (CIN 1-2-3), nihayetinde ise ölümcül rahim ağzı kanserine (serviks kanseri) dönüşür. Ayrıca tedavi edilmeyen HPV; penis, anüs, vajina, vulva ve ağız-boğaz kanserlerinin de birincil tetikleyicisidir.
Genellikle kanser yapma riski olmayan ancak son derece bulaşıcı olan HPV Tip 6 ve Tip 11 kaynaklı lezyonların ihmal edilmesi durumunda:
Dev Kitlelerin Oluşumu (Buschke-Löwenstein Tümörü): Başlangıçta toplu iğne başı büyüklüğünde olan acısız siğiller, tedavi edilmediklerinde virüs yükünün artmasıyla hızla yan yana çoğalır. Kasık, penis, vulva ve makat bölgesini tamamen kaplayan, karnabahar görünümlü dev, ağrılı ve kötü kokulu kitlelere dönüşür.
Mekanik Tıkanıklıklar ve Kanama: Makat içine veya idrar kanalına (üretra) sızan siğiller tedavi edilmezse büyüyerek dışkılama ve idrar yapma zorluğuna yol açar. Sürtünmeye bağlı olarak iç çamaşırında sürekli lekelenme ve enfekte kanamalara neden olur.
Partner Riskinde Patlama: Aktif siğilleri tedavi ettirmemek, virüsün bulaşma frekansını en üst seviyeye çıkarır ve temas edilen her partnere virüsün trajik bir hızla geçmesine yol açar.
HPV Tip 16, Tip 18, 31, 33, 45, 52 ve 58 gibi yüksek riskli türler dışarıda asla siğil yapmaz. Rahim ağzı hücrelerinin çekirdek yapısını bozarak tamamen sessiz ve sinsi bir kronik süreç başlatırlar. Tedavi edilmeyen yüksek riskli HPV'nin kronik takvimi biyolojik olarak şu sıra ile ilerler:
| KLİNİK EVRE | Kansere Dönüşüm | KLİNİK BULGU VE AKSİYON |
|---|---|---|
| CIN 1 (Hafif Hasar) | 1 - 3 Yıl | Belirti Yok / Rutin Co-Test Takibi |
| CIN 2 - CIN 3 (İleri Hasar) | 3 - 7 Yıl | Sinsi İlerleme / LEEP Cerrahisi ile %100 Tedavi |
| İnvaziv Rahim Ağzı Kanseri | 7 - 15 Yıl | İlişki Sonrası Kanama / Radikal Ameliyat |
| İleri Evre Tümör Dağılımı | İleri Dönem | Şiddetli Ağrı ve Kanama / Kemoradyoterapi |
| A LIFE SAĞLIK GRUBU | ||
İnsan Papilloma Virüsü (HPV'nin yol açtığı kanserler), yüksek riskli onkojenik (kanser yapıcı) virüs tiplerinin (özellikle HPV Tip 16 ve Tip 18) mukoza hücrelerinin genetik yazılımını (DNA bütünlüğünü) bozması sonucu gelişir. HPV enfeksiyonu, kadınlarda rahim ağzı kanserinin (serviks kanseri) %99.7'sinden birincil derecede sorumludur.
Virüs sadece rahim ağzıyla sınırlı kalmayıp; cinsel temas ve ten teması yollarıyla yerleştiği diğer mukozal alanlarda anüs (anal) kanseri, penis kanseri, vajina kanseri, vulva (dış dudak) kanseri ve ağız-boğaz (orofaringeal) kanserlerine yol açar. Düşük riskli HPV tipleri (Tip 6 ve 11) kanser yapmaz, yalnızca genital siğil (kondilom) oluşturur.
Yüksek riskli bir HPV tipi mukozal dokuya yerleştiğinde, kendi viral DNA'sını insan hücresinin çekirdeğine entegre eder. Virüsün ürettiği E6 ve E7 adlı özel onkoproteinler (kanser yapıcı proteinler), vücudun kanserleşmeyi önleyen en güçlü koruyucu genlerini (p53 ve Rb tümör baskılayıcı genler) tamamen devre dışı bırakır.
Bu koruyucu kalkan kırıldığında, hasarlı ve mutasyonlu hücreler intihar edemez (apoptozis engellenir) ve kontrolsüz bir şekilde bölünmeye başlar. Süreç, bağışıklık sisteminin de yetersiz kalmasıyla 10 ila 15 yıllık sinsi bir kronik takvimde adım adım kanser tümörlerine dönüşür.
Virüsün genetik yapısını bozarak doğrudan tümör geliştirdiği başlıca anatomik kanser bölgeleri şunlardır:
HPV ile en güçlü ve kesin kanıtlanmış korelasyona sahip kanser türüdür. Rahim ağzı kanseri teşhisi konan kadınların neredeyse tamamında virüs izole edilir.
Sinsi Gelişim Evresi (CIN): Kanser oluşmadan önce rahim ağzında hücresel bozulmalar (CIN 1, CIN 2, CIN 3) başlar. Bu evrede hiçbir ağrı, siğil veya kanama belirtisi yoktur.
Kanserleşme Bulguları: Tümör dokusu büyüdüğünde; cinsel ilişki sonrasında damla tarzında vajinal kanamalar (postkoital kanama), et suyu renginde kötü kokulu inatçı akıntılar ve adet dışı düzensiz kanama atakları ile kendini gösterir.
Oral seks yoluyla yüksek riskli HPV tiplerinin ağız boşluğuna taşınması neticesinde gelişir. Son yıllarda sigara ve alkol tüketimine bağlı gelişen boğaz kanserlerini geride bırakarak tırmanışa geçmiştir.
Klinik Belirtileri: Dil kökünde, bademciklerde veya yutakta gelişen tümörler; açıklanamayan inatçı ses kısıklığı, seste çatallanma, yutkunma zorluğu, boğazda geçmeyen takılma hissi ve kulak arkasına vuran kronik ağrılar ile karakterizedir.
Anal cinsel temas veya genital bölgedeki virüsün arkaya taşınması sonucu hem kadınlarda hem de erkeklerde makat içi kanalı tutan kanser türüdür.
Klinik Belirtileri: Makattan taze kırmızı kan gelmesi (çoğunlukla hemoroid/basur ile karıştırılır), dışkılama esnasında şiddetli ağrı, makat çevresinde ele gelen sert kitle hissi ve inatçı anal kaşıntı şikayetleridir.
Erkek anatomisinde yüksek riskli HPV'nin yol açtığı en radikal malign (kötü huylu) patolojidir. Genellikle sünnetsiz erkeklerde veya sünnet derisinin altındaki mukoza alanlarında yerleşen virüs yüküyle tetiklenir.
Klinik Belirtileri: Penis gövdesinde veya başında renk değişimi, iyileşmeyen kronik yaralar, ülserleşmiş cilt dokuları ve kasık lenf bezlerinde şişlik (büyüme) ile kendini belli eder.
Vulva ve Vajina Kanserleri, Kadın dış genital organlarını (vulva dudaklarını) ve vajina kanalının iç mukozasını tutan, rahim ağzı dışındaki jinekolojik kanser formlarıdır.
Klinik Belirtileri: Vajinada ele gelen sertlik, ilişki sırasında ağrı, vulva cildinde inatçı kaşıntı, renk beyazlaşması (löko-plaki) veya siğile benzeyen sert, ülserli kitle formasyonlarıdır.
"Genital bölgemde siğil yok, o zaman bende HPV virüsü yoktur" diyerek sinsi kanser tiplerini gözden kaçırmak veya siğil oluşumlarını utandığı için saklayıp tedavisini ertelemek; yüksek riskli HPV virüs tiplerinin rahim ağzı hücrelerini sinsi sinsi bozarak rahim ağzı kanserine dönüştürmesine davetiye çıkarır. HPV, dünya nüfusunun büyük kısmının hayatının bir döneminde karşılaştığı kronik bir enfeksiyondur. Bu enfeksiyondan korkmak yerine, kurumsal tarama programları (Smear ve HPV DNA testleri) ile düzenli jinekolojik check-up yaptırmak hayati bir savunma kalkanıdır. HPV yönetimi ve rahim ağzı kanseri öncüsü lezyonların tedavisi; ileri teknolojik kolposkopi laboratuvar parkurlarına, patolojik tiplendirme altyapılarına ve alanında derin klinik tecrübeye sahip Kadın Hastalıkları ve Jinekolojik Onkoloji hekim kadrosuna bağlıdır.
Ankara genelinde modern tıp teknolojisinin en üst segment imkanlarını kurumsal hasta güvenliği ve yüksek tedavi başarısı vizyonuyla her şubesine taşıyan modern tıp kampüslerimizde (Etimesgut, Pursaklar, Altındağ, Eryaman, Sincan, Keçiören ve Batıkent) A Life Sağlık Grubu hastaneleri olarak; kadın sağlığını tam kapsamlı bir koruma çemberine alıyoruz.
Kadın Hastalıkları ve Doğum jinekoloji kliniklerimizde; HPV taramalarını en hassas DNA tiplendirme metotlarıyla gerçekleştiriyor, Smear testinde şüpheli hücre değişimi saptanan hastalarımızda rahim ağzını mikroskobik olarak incelediğimiz gelişmiş Kolposkopi ve Biyopsi işlemlerini ağrısız ve konforlu bir şekilde uyguluyoruz. Kanser öncüsü lezyon saptandığında rahim ağzının hasarlı kısmını mikro cerrahiyle çıkardığımız LEEP veya Konizasyon operasyonlarını yüksek başarıyla yönetirken; aktif genital siğili olan hastalarımızda en modern dondurma (kriyoterapi) ve yakma tekniklerini hayata geçiriyoruz. En önemlisi, hastanelerimizde rahim ağzı kanserini %90'ın üzerinde engelleyen en güncel 9'lu HPV Aşısı (Gardasil 9) uygulamalarını güvenle kurguluyoruz. "Hayatınıza Sağlık Katıyoruz" vizyonumuzla, sağlığınızı tahminlerin zayıflığına değil, modern tıp biliminin kurumsal kesin kanıtlarına teslim ediyoruz.
Genital bölgenizde siğil veya şüpheli kabartılar fark ettiyseniz, düzensiz vajinal kanama veya cinsel ilişki sonrası lekelenmeler yaşıyorsanız ya da yıllık Smear / HPV DNA testlerinizi ve HPV aşısı takviminizi planlatmak istiyorsanız; süreçlerin ilerleyen dönemde rahim ağzı hasarlarına dönüşmesini engellemek adına uzman Kadın Doğum hekim kadromuzdan muayene ve tarama randevusu oluşturmak için A Life Sağlık Grubu çağrı merkezimizi arayabilir veya sitemiz üzerinden online randevu modülümüzü saniyeler içinde kurgulayabilirsiniz. Yarınlarınız için tüm tıbbi gücümüzle yanınızdayız.
Araştırdığınız Hastalık Hakkında Uzman Hekimlerimiz Size Dönüş Sağlasın.
hpv açılımı "Human Papilloma Virus" (İnsan Papilloma Virüsü) şeklindedir. human ne demek: İnsan, papilloma nedir: Ciltte veya mukozada oluşan iyi huylu tümör/siğil benzeri yapılardır. hpv ne demek veya hpv virüsü nedir: Hücre içine yerleşerek kontrolsüz çoğalmaya neden olan, hem kadınlarda hem erkeklerde genital bölgeyi, ağız ve boğaz çevresini enfekte edebilen yaygın bir papilloma virusu çeşididir.
hpv virüsü nasıl bulaşır veya hpv bulaşma yolları: En temel bulaşma yolu vajinal, anal veya oral her türlü enfekte ten temasıdır. hpv sadece cinsel yolla mı bulaşır: Hayır, tam bir birleşme olmasa bile sürtünme yoluyla veya aktif siğili olan birinin cildine doğrudan temasla da bulaşabilir. hpv tükürükle bulaşır mı veya hpv öpüşme ile bulaşır mı: Derin/açık yaralı öpüşmelerde mukoza temasıyla ağızda hpv veya boğazda hpv oluşma riski vardır ancak tükürükle havadan bulaşmaz. Virüsün hpv kuluçka süresi birkaç aydan onlarca yıla kadar uzayabilir; yani virüs vücuda girdikten yıllar sonra da ilk belirtisini gösterebilir.
hpv belirtileri kadın: En yaygın bulgu dış genital bölgede (vulva, vajina) veya makat çevresinde ortaya çıkan karnabahar görünümlü ağrısız siğillerdir. İç rahim ağzındaki rahim hpv virüsü ise hiçbir belirti vermez, sinsi ilerler ve ancak taramalarda fark edilir.
hpv belirtileri erkek: hpv penis şaftında, sünnet derisinde, skrotumda (torbalarda) veya kasıklarda et beni benzeri hpv siğil erkek yapıları ile kendini gösterir.
her siğil hpv midir: Vücudun el, ayak veya yüz gibi bölgelerinde çıkan klasik siğiller de HPV'nin farklı tiplerinden kaynaklanır. Ancak her siğil hpv değildir veya genital bölgedeki her kabarıklık HPV anlamına gelmez. Genital alanda çıkan et benleri, molluskum kontajiyozum enfeksiyonları, yağ bezeleri (fordyce lekeleri) veya tıraş batıkları sıklıkla HPV siğili ile karıştırılabilir. Doğru ayrım için uzman muayenesi şarttır.
hpv pozitif ama siğil yok: Kişinin vücudunda (mukoza veya hücre düzeyinde) aktif olarak HPV virüsünün bulunduğunu ancak bu virüsün dışarıya vuran siğil formunu (klinik lezyon) henüz oluşturmadığını gösterir. Bu durum özellikle rahim ağzı kanserine yol açabilen "Yüksek Riskli" HPV tiplerinde (Tip 16, 18 vb.) çok sık görülür. Kişinin siğili olmasa bile virüsü başkalarına bulaştırma riski (taşıyıcılık) devam eder.
hpv tipleri kanser yapma potansiyellerine göre düşük ve yüksek riskli olarak sınıflandırılır (Tip 6 ve 11 siğil yapar, kanser riski düşüktür).
hpv 16 pozitif ne demek ve hpv 18 pozitif ne demek: Dünya genelindeki rahim ağzı kanserlerinin %70'inden sorumlu olan en yüksek riskli iki kanserojen virüs tipinin vücutta bulunduğunu ifade eder.
hpv tip 16 pozitif kanser midir: Hayır, kesinlikle doğrudan kanser demek değildir; sadece ileride kanser geliştirme riskinin yüksek olduğunu ve çok sıkı takip edilmesi gerektiğini gösterir.
hpv 31, 45, 51, 56, 66, 68 pozitif: Diğer yüksek ve orta riskli kanserojen grup tipleridir. Hücresel değişiklik (displazi) yapma potansiyelleri nedeniyle yakından izlenmelidirler.
hpv nasıl anlaşılır: Genital bölgedeki siğillerin gözle muayenesiyle veya laboratuvar ortamında yapılan hpv testi ile anlaşılır.
hpv testi nasıl yapılır kadın: Jinekolojik muayene esnasında rahim ağzından (serviks) ucu pamuklu ince bir fırça yardımıyla ağrısız bir şekilde sürüntü alınarak (PCR yöntemiyle) yapılır.
erkeklerde hpv testi nasıl yapılır: hpv erkek test sürecinde penisteki şüpheli siğillerden veya idrar kanalının (üretra) girişinden, sünnet derisi içinden özel fırçalarla sürüntü alınarak gerçekleştirilir.
hpv testi ve smear arasındaki fark: İkisi de aynı muayene esnasında benzer fırçalarla rahim ağzından alınır ancak inceleme amaçları tamamen farklıdır. Smear testi, rahim ağzındaki hücrelerin mikroskop altında şeklini inceleyerek "kanserleşmeye başlayan hücre (displazi) var mı?" sorusuna yanıt arar. HPV testi ise doğrudan hücrelerin içindeki virüsün DNA'sını tarayarak "vücutta HPV var mı ve varsa hangi tip?" sorusunu netleştirir.
hpv kanda çıkar mı veya hpv kan testinde çıkar mı: Kesinlikle hayır. HPV, HIV veya Hepatit gibi sistemik bir virüs değildir; kan dolaşımına asla karışmaz. Sadece cildin üst tabakalarında ve lokal mukoza hücrelerinde yaşar. Bu nedenle hpv kan testi diye bir tanı yöntemi tıbben mevcut değildir; tanı sadece doku sürüntüsü veya biyopsi ile konur.
hpv geçer mi veya hpv kendiliğinden geçer mi: Evet, insanların %80-90'ında güçlü bir bağışıklık sistemi sayesinde HPV virüsü hiçbir tedaviye gerek kalmadan 1 ila 2 yıl içinde vücuttan tamamen temizlenir ve negatif hale gelir. Ancak bağışıklığı zayıf olanlarda, sigara içenlerde veya Tip 16/18 gibi dirençli türlerde virüs hücre içinde kronikleşerek kalıcı olabilir. hpv siğil kendiliğinden geçer mi sorusunda ise siğiller bazen kendiliğinden sönebilir ancak virüs altta canlı kaldığı için çoğunlukla yayılma eğilimindedir.
hpv siğil nasıl geçer ve hpv siğil tedavisi: Ciltteki lezyonların fiziksel olarak yok edilmesiyle yapılır. Tedavide; siğillerin dondurulması (Kriyoterapi), elektrik akımıyla yakılması (Elektrokoterizasyon), tıbbi lazerle kurutulması veya hücre yıkıcı özel asitli kremler/solüsyonlar (Podofilin, İmikimod) kullanılır. Siğillerin yok edilmesi vücuttaki virüsü tamamen bitirmez, sadece dış bulguyu temizler.
hpv virüsü tedavisi: Doğrudan HPV virüsünü hücre içinden söküp atacak antibiyotik veya antiviral bir hpv ilacı henüz tıpta mevcut değildir. Tedavinin temeli, siğilleri lokal olarak temizlemek, rahim ağzındaki hücresel bozulmaları erken yakalayıp cerrahiyle (LEEP/Konizasyon) uzaklaştırmak ve bağışıklık sistemini (AHCC takviyeleri, propolis, sağlıklı beslenme ile) virüsü yenebilmesi için en üst seviyeye çıkarmaktır.
hpv aşısı neden yapılır: Virüsün kanser ve siğil yapan en tehlikeli türlerine karşı vücutta güçlü bir antikor kalkanı oluşturup enfeksiyonu ve kanser gelişimini önlemek için yapılır. hpv aşısı kimlere yapılır: İdeal olarak cinsel aktiflik başlamadan önce 9-14 yaş arasındaki tüm kız ve erkek çocuklarına yapılması önerilir. Ancak cinsel aktifliği başlamış, hatta HPV pozitif çıkmış yetişkin kadın ve erkeklere de kalan diğer virüs tiplerinden korunmaları adına aşı yapılması şiddetle tavsiye edilir.
hpv asisi kac yasina kadar yapilir: Üst yaş sınırı olmamakla birlikte, kılavuzlar aşının 45 yaşına kadar yüksek koruyuculukla yapılabileceğini belirtmektedir. hpv aşısı kaç doz yapılır: 9-14 yaş arasındaki çocuklara 2 doz (0. ve 6. aylarda) yapılması yeterliyken; 15 yaşından sonra ve yetişkinlerde tam koruma için 3 doz (0, 2. ve 6. aylarda) şeklinde kas içine uygulanması zorunludur.
hpv aşısı yan etkileri: Milyonlarca doz uygulanan HPV aşısı (günümüzde en yaygın olanı 9 tipe karşı koruyan Gardasil 9) son derece güvenlidir. En sık görülen yan etkileri; aşının yapıldığı kol bölgesinde hafif ağrı, kızarıklık, şişlik ve nadiren geçici hafif baş ağrısı veya halsizliktir. Kısırlık yaptığına dair iddialar tamamen asılsız ve bilim dışı hurafelerdir.
erkekler hpv için hangi doktora gitmeli: Genital bölgesinde siğil fark eden veya tarama yaptırmak isteyen erkekler doğrudan Üroloji veya Cildiye (Dermatoloji) bölümlerine başvurmalıdır. erkeklerde hpv tedavisi de kadınlardaki gibidir; siğiller yakılır veya dondurulur, nüksleri önlemek adına erkeklerde hpv aşısı programı tamamlanır.
hpv aids midir: Kesinlikle hayır, ikisi tamamen farklı virüs aileleridir. HIV bağışıklık sistemini çökerterek vücudu savunmasız bırakır. HPV ise sadece cilt ve mukoza epitel hücrelerini etkiler.
hpv öldürür mü: HPV virüsünün kendisi ani bir ölüme yol açmaz. Ancak yüksek riskli tipleri tedavi edilmeyip ihmal edildiğinde yıllar içinde rahim ağzı kanserine dönüşürse hayati risk taşır. Düzenli taramalarla bu risk %0'a indirilebilir.
Ankara'nın Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ (Aydınlıkevler) şubelerimizde; en hassas PCR yöntemiyle HPV tipleme ve Smear taramalarınızı gerçekleştiriyoruz. Uzman Kadın Doğum ve Üroloji kadromuzla siğil tedavilerini konforlu şekilde yürütüyor ve koruyucu 9'lu HPV aşılarınızı uyguluyoruz. hpv aşısı fiyatı, hpv aşısı ücreti, hpv testi fiyatı veya hpv testi ücreti gibi güncel bütçe ve dönem fiyatlandırmaları; laboratuvar kit maliyetlerine ve uygulanacak doz sayısına göre değişiklik gösterdiğinden, hastanemizle iletişime geçerek en net bilgiyi alabilirsiniz.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.