Hodgkin lenfoma, lenfatik sistemde gelişen ve özellikle Reed-Sternberg hücrelerinin varlığıyla tanımlanan bir lenfoma türüdür. En sık boyun ve göğüs bölgesindeki lenf nodlarında ortaya çıkabilir.
Hodgkin lenfomada ağrısız lenf bezi büyümesi, ateş, yoğun gece terlemesi, kilo kaybı, kaşıntı ve halsizlik görülebilir.
Hodgkin lenfoma, günümüzde tedavi seçenekleri bulunan ve özellikle erken evrede tedavi başarısının yüksek olabildiği lenfoma türlerinden biridir.
Klasik Hodgkin lenfoma, Hodgkin lenfomanın en sık görülen grubudur.
Klasik Hodgkin lenfomanın başlıca alt tipleri:
Non-Hodgkin lenfoma, Hodgkin lenfoma dışında kalan çok geniş bir lenfoma grubudur. B hücreli, T hücreli ve NK hücreli farklı alt tipleri içerir.
Non-Hodgkin lenfomaların bazıları yavaş ilerlerken bazıları hızlı veya agresif seyredebilir. Bu nedenle “non-Hodgkin lenfoma” ifadesi tek başına hastalığın davranışı veya tedavisi hakkında yeterli bilgi vermez.
Non-Hodgkin lenfomanın belirtileri arasında lenf bezi büyümesi, ateş, gece terlemesi, kilo kaybı, halsizlik, kaşıntı ve tutulan bölgeye bağlı ağrı veya başka organ belirtileri bulunabilir.
Lenfomalar köken aldıkları lenfosit türüne göre de sınıflandırılır.
B hücreli lenfomalar, B lenfositlerinden gelişir ve non-Hodgkin lenfomaların önemli bir bölümünü oluşturur.
T hücreli ve NK hücreli lenfomalar ise T lenfositleri veya doğal öldürücü (NK) hücrelerle ilişkili daha farklı lenfoma gruplarıdır.
Alt tipin belirlenmesi tedavi planı açısından son derece önemlidir.
Diffüz büyük B hücreli lenfoma (DLBCL), B hücrelerinden gelişen ve hızlı büyüyebilen bir non-Hodgkin lenfoma türüdür.
DLBCL'nin tedavisinde hastalığın alt tipi, evresi, kişinin genel sağlık durumu ve tümörün biyolojik özellikleri dikkate alınır. Tanı için biyopsi materyalinin ayrıntılı patolojik ve moleküler değerlendirmesi önem taşır.
Bazı DLBCL olgularında MYC, BCL2 ve BCL6 gibi biyolojik özelliklerin değerlendirilmesi tedavi planlamasında önem kazanabilir.
Lenfoma, lenfatik sistemde bulunan lenfositlerin kontrolsüz ve anormal şekilde çoğalması sonucunda gelişen bir kanser grubudur. Lenfatik sistem; lenf düğümleri, lenf damarları, dalak, timus ve kemik iliği gibi bağışıklık sistemiyle ilişkili yapılardan oluşur.
Lenfositler normalde vücudu enfeksiyonlara ve diğer yabancı etkenlere karşı korumaya yardımcı olur. Bu hücrelerden birinin genetik özelliklerinde meydana gelen değişiklikler sonucunda kontrolsüz çoğalma başlayabilir ve lenfoma gelişebilir.
Lenfoma ne demek? sorusunun kısa yanıtı, lenfatik sistem hücrelerinden gelişen kanserleri ifade eden genel bir hastalık grubudur.
Lenfoma tek bir hastalık değildir. Çok sayıda farklı alt tipi bulunur ve bu alt tiplerin büyüme hızları, belirtileri, tedavi yaklaşımları ve hastalığın seyri birbirinden farklı olabilir.
Lenfoma, lenfatik sistemde bulunan lenfositlerden gelişen kanserlerin genel adıdır. Lenfoma belirtileri arasında boyun, koltuk altı veya kasıkta ağrısız lenf bezi şişliği, gece terlemesi, açıklanamayan ateş, istemsiz kilo kaybı, halsizlik ve kaşıntı görülebilir. Hastalık temel olarak Hodgkin lenfoma ve non-Hodgkin lenfoma olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Kesin tanı için çoğunlukla biyopsi yapılırken, PET/BT, bilgisayarlı tomografi ve kan testleri hastalığın türü ve yayılımının değerlendirilmesine yardımcı olur. Lenfoma tedavisi ise hastalığın türü, alt tipi, evresi ve kişinin genel sağlık durumuna göre planlanır.
Lenfoma, kan ve bağışıklık sistemiyle ilişkili kanserler arasında yer alır. Ancak lenfoma ile lösemi aynı hastalık değildir.
Lenfoma çoğunlukla lenf düğümleri veya lenfatik dokularda belirgin kitle ya da büyümüş lenf nodları şeklinde ortaya çıkabilir. Lösemiler ise esas olarak kemik iliği ve kan hücrelerini etkileyen kanserlerdir.
Bununla birlikte lenfoma ve lösemi arasında bazı biyolojik ve klinik bağlantılar bulunabilir. Bazı lenfoma türlerinde kemik iliği tutulumu görülebilir.
Lenfoma vücudun lenfatik sistem bulunan birçok bölgesinde gelişebilir.
Sık görülebilen bölgeler arasında:
Lenfoma yalnızca lenf düğümlerinde ortaya çıkmaz. Mide, bağırsak, cilt, beyin, akciğer ve diğer organlarda da lenfatik hücrelerden gelişen ekstranodal lenfomalar görülebilir.
Bu nedenle lenfoma nerelerde görülür? sorusunun yanıtı yalnızca boyun veya koltuk altındaki lenf bezleriyle sınırlı değildir.
Lenfoma neden olur? sorusunun çoğu hasta için tek ve kesin bir yanıtı bulunmaz. Lenfomanın gelişiminde genetik değişiklikler, bağışıklık sistemiyle ilişkili bazı durumlar, belirli enfeksiyonlar ve bazı çevresel veya tıbbi risk faktörleri rol oynayabilir.
Ancak bir risk faktörünün bulunması kişinin kesin olarak lenfoma geliştireceği anlamına gelmez. Aynı şekilde bilinen herhangi bir risk faktörü olmayan kişilerde de lenfoma görülebilir.
Bazı lenfoma türlerinde belirli virüslerle ilişkiler gösterilmiştir. Örneğin Epstein-Barr virüsü bazı Hodgkin lenfoma ve non-Hodgkin lenfoma alt tipleriyle ilişkilendirilebilir. Bazı non-Hodgkin lenfoma türlerinde HIV veya bağışıklık sistemini baskılayan durumlar da risk oluşturabilir.
Lenfoma çocukluk çağından ileri yaşlara kadar farklı yaş gruplarında görülebilir. Ancak görülme yaşı, lenfomanın türüne göre önemli ölçüde değişir.
Hodgkin lenfoma özellikle genç erişkinlerde ve ileri yaşlarda daha sık görülür. Non-Hodgkin lenfoma ise çok sayıda farklı alt tipe sahip olduğu için çocuklardan ileri yaştaki yetişkinlere kadar geniş bir yaş grubunda ortaya çıkabilir.
Yaş, tek başına lenfoma tanısı koydurmaz.
Lenfomada hücrelerin genetik materyalinde çeşitli değişiklikler görülebilir. Ancak bu durum, lenfomanın çoğunlukla doğrudan kalıtsal bir hastalık olduğu anlamına gelmez.
Bazı kişilerde ailede lenfoma öyküsü bulunması riski artırabilir. Bununla birlikte lenfoma tanısı alan kişilerin büyük bölümünde hastalığın doğrudan ebeveynden çocuğa geçen tek bir kalıtsal değişiklik nedeniyle ortaya çıktığı söylenemez.
Bazı lenfoma alt tiplerinde ise hastalığın sınıflandırılması sırasında belirli genetik değişiklikler veya kromozomal değişimler araştırılabilir.
Lenfoma belirtileri, hastalığın hangi bölgede geliştiğine ve ne kadar hızlı ilerlediğine bağlı olarak değişebilir.
En sık dikkat çeken belirtiler şunlardır:
Bu belirtilerin hiçbiri tek başına lenfomaya özgü değildir. Enfeksiyonlar ve çok sayıda başka hastalık da benzer şikâyetlere neden olabilir.
Boyunda lenfoma, boyun bölgesindeki lenf düğümlerinin büyümesiyle fark edilebilir. Lenfomaya bağlı lenf nodları çoğu zaman ağrısız olabilir ve zaman içinde büyümeye devam edebilir.
Boyundaki şişlikle birlikte:
gibi belirtiler bulunabilir.
Bununla birlikte boyundaki lenf bezi büyümelerinin çok daha sık nedenleri arasında enfeksiyonlar bulunur. Bu nedenle boyunda şişlik görülmesi tek başına lenfoma tanısı anlamına gelmez.
Lenfoma koltuk altı veya kasık bölgesindeki lenf düğümlerinde de gelişebilir.
Koltuk altında ağrısız şişlik, kasıkta şişlik veya zaman içinde büyüyen lenf nodları değerlendirme gerektirebilir. Özellikle şişliğin uzun süre devam etmesi, büyümesi veya gece terlemesi, kilo kaybı ve ateş gibi sistemik belirtilerle birlikte görülmesi durumunda doktor muayenesi önemlidir.
Evet, özellikle yoğun ve kişiyi uykudan uyandıracak düzeydeki gece terlemesi, lenfomada görülebilen belirtilerden biridir.
Lenfomada gece terlemesi genellikle kişinin kıyafetlerini veya yatak çarşaflarını değiştirmek zorunda kalacağı kadar yoğun olabilir. Ateş ve açıklanamayan kilo kaybıyla birlikte görüldüğünde B belirtileri olarak değerlendirilir.
Ancak gece terlemesi yalnızca lenfomada görülmez. Menopoz, enfeksiyonlar, tiroid hastalıkları, bazı ilaçlar, stres ve uyku bozuklukları da gece terlemesine neden olabilir.
Lenfoma ateşe neden olabilir. Özellikle açıklanamayan ve tekrarlayan ateş, gece terlemesi ve istemsiz kilo kaybı birlikte görüldüğünde değerlendirme önem kazanır.
Ancak ateşin en yaygın nedenleri arasında enfeksiyonlar bulunur. Bu nedenle yalnızca ateş görülmesi lenfoma anlamına gelmez.
Lenfomada açıklanamayan kilo kaybı görülebilir.
Özellikle kişinin diyet veya egzersiz alışkanlıklarında değişiklik olmamasına rağmen belirgin kilo kaybetmesi; ateş ve yoğun gece terlemesiyle birlikteyse doktor tarafından değerlendirilmelidir.
Lenfomada ateş, gece terlemesi ve açıklanamayan kilo kaybı birlikte görüldüğünde B belirtileri olarak adlandırılır.
Lenfoma göğüs kafesi içindeki lenf bezlerini veya akciğer çevresindeki yapıları etkilediğinde öksürük, göğüste baskı ve nefes darlığı gibi belirtilere neden olabilir.
Özellikle mediastinal lenf nodlarının büyümesi bazı kişilerde solunumla ilişkili yakınmalara yol açabilir.
Ancak öksürük ve nefes darlığının çok sayıda nedeni bulunduğundan bu belirtiler tek başına lenfomayı göstermez.
Bazı lenfoma türleri doğrudan cildi tutabilir. Bunlara kutanöz lenfomalar adı verilir.
Cilt lenfomalarında:
gibi bulgular görülebilir.
Özellikle uzun süre geçmeyen, tedavilere yanıt vermeyen veya giderek değişen cilt lezyonlarında dermatoloji değerlendirmesi gerekebilir.
Lenfoma kaşıntısı, özellikle Hodgkin lenfomada görülebilen belirtilerden biridir. Vücudun farklı bölgelerinde yaygın veya belirgin kaşıntı şeklinde ortaya çıkabilir ve her zaman gözle görülür bir cilt lezyonuyla birlikte olmayabilir.
Hodgkin lenfomada kaşıntının özellikle banyo sonrasında veya alkol tüketimiyle belirginleşebileceği bildirilmiştir.
Bununla birlikte kaşıntının çok sayıda dermatolojik, alerjik, metabolik ve sistemik nedeni bulunur. Tek başına kaşıntı lenfoma tanısı koydurmaz.
Lenfomanın en bilinen belirtilerinden biri lenf düğümlerindeki büyümedir. Lenfoma şüphesinde özellikle ağrısız, giderek büyüyen ve uzun süre devam eden lenf bezi şişlikleri dikkat çekebilir.
Şişlik:
Ancak büyümüş her lenf bezi lenfoma anlamına gelmez. Enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi hastalıkları ve başka birçok durum lenf bezlerinin geçici olarak büyümesine neden olabilir.
Lenfomalar temel olarak iki ana gruba ayrılır:
Hodgkin lenfomanın klasik Hodgkin lenfoma ve nodüler lenfosit predominant Hodgkin lenfoma olmak üzere temel grupları bulunur. Klasik Hodgkin lenfoma içinde nodüler sklerozan, mikst sellüler, lenfositten zengin ve lenfositten fakir alt tipler bulunur. Non-Hodgkin lenfomalar ise B hücreli, T hücreli ve NK hücreli çok sayıda farklı alt tipe ayrılır.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Randevu ve sağlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için size en uygun iletişim kanalını seçebilirsiniz.