Sedef hastalığı eklem ağrısı ve eklem şişliği ile ilişkili olabilir. Sedef hastalığı bulunan bazı kişilerde bağışıklık sisteminin eklemleri ve eklem çevresindeki dokuları etkilemesi sonucunda psöriatik artrit gelişebilir.
Psöriatik artritte ağrı ve tutukluk tek bir eklemle sınırlı kalabileceği gibi birden fazla eklemde de görülebilir. El, ayak, diz ve ayak bileği gibi eklemler etkilenebilir. Omurga ve tendonların kemiğe bağlandığı bölgelerde de iltihaplanma meydana gelebilir.
Özellikle sedef hastalığı bulunan bir kişide yeni başlayan eklem şişliği, sabahları belirgin tutukluk, parmaklarda yaygın şişme veya açıklanamayan topuk ağrısı ortaya çıktığında psöriatik artrit açısından değerlendirme yapılması önemlidir.
Sedef hastalığı bazı kişilerde eklem ve tendon çevresinde iltihaplanmaya neden olarak psöriatik artrit (sedef romatizması) gelişmesine yol açabilir. Eklem ağrısı, şişlik, sabah tutukluğu, parmaklarda yaygın şişme, topuk ve bel ağrısı görülebilir. Erken değerlendirme ve uygun tedavi, eklem hasarı riskini azaltmak açısından önemlidir.
Psöriatik artrit, sedef hastalığı ile ilişkili kronik, iltihaplı bir eklem hastalığıdır. Eklem dokularının yanı sıra tendon ve bağların kemiğe tutunduğu entezis adı verilen bölgeleri de etkileyebilir.
Hastalık kişiden kişiye farklı şekilde ortaya çıkabilir. Bazı kişilerde yalnızca birkaç eklem etkilenirken bazı kişilerde omurga, eller, ayaklar veya birden fazla eklem tutulabilir. Parmak ya da ayak parmağının tamamında görülen belirgin şişlik de psöriatik artritin karakteristik bulgularından biridir.
Psöriatik artrit çoğunlukla daha önceden sedef hastalığı bulunan kişilerde gelişir. Bununla birlikte eklem belirtileri bazı kişilerde cilt belirtilerinden önce de başlayabilir.
Sedef romatizması, psöriatik artritin halk arasında kullanılan adıdır. Ayrı bir hastalık değil, sedef hastalığıyla ilişkili inflamatuvar artrit tablosudur.
Sedef romatizmasında eklem ağrısı ve şişliği dışında tendon ve bağların kemiğe bağlandığı bölgelerde ağrı, parmaklarda yaygın şişme ve omurga tutulumu görülebilir. Bu nedenle yalnızca eklem ağrısına bakılarak değerlendirme yapmak yeterli değildir. Cilt ve tırnak bulguları da tanı sürecinde önem taşır.
Psöriatik artritin kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Hastalığın gelişiminde bağışıklık sistemi, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığı düşünülmektedir.
Sedef hastalığında olduğu gibi psöriatik artritte de bağışıklık sisteminin aşırı aktivasyonu iltihaplanmaya neden olabilir. Genetik yatkınlığın yanında enfeksiyonlar, eklem veya dokulardaki travmalar, stres ve bazı çevresel faktörlerin hastalığın ortaya çıkmasında rol oynayabileceği belirtilmektedir.
Ancak sedef hastalığı bulunan her kişide psöriatik artrit gelişmez. Günümüzde hangi kişinin kesin olarak psöriatik artrit geliştireceğini önceden gösteren tek bir yöntem bulunmamaktadır.
Psöriatik artrit belirtileri kişiden kişiye değişebilir. En sık görülen bulgular arasında şunlar bulunur:
Psöriatik artritte sabah veya dinlenme sonrasında ortaya çıkan tutukluk hareket ettikçe azalabilir. Bununla birlikte belirtilerin süresi ve şiddeti kişiden kişiye değişebilir.
Sedef hastalığıyla ilişkili psöriatik artrit, parmak veya ayak parmağının tamamında belirgin şişmeye neden olabilir. Bu bulguya daktilit adı verilir ve halk arasında “sosis parmak” görünümü şeklinde tarif edilebilir.
Daktilitte yalnızca tek bir eklem değil, parmağın tamamındaki dokular etkilenebilir. Şişlik ağrı ve hareket kısıtlılığı ile birlikte görülebilir. Sedef hastalığı bulunan bir kişide böyle bir bulgunun ortaya çıkması psöriatik artrit açısından değerlendirme gerektirir.
Psöriatik artrit diz ağrısı ve dizde şişlik veya hassasiyete neden olabilir. Diz tek başına etkilenebileceği gibi diğer eklemlerle birlikte de tutulabilir.
Diz ağrısının her zaman psöriatik artritten kaynaklanmadığı unutulmamalıdır. Kireçlenme, menisküs sorunları, travmalar ve farklı romatizmal hastalıklar da diz ağrısına yol açabilir. Bu nedenle sedef hastalığı olan bir kişide yeni başlayan veya devam eden diz ağrısının nedeni muayene ve gerektiğinde görüntüleme yöntemleriyle belirlenmelidir.
Psöriatik artrit yalnızca kol ve bacaklardaki eklemleri etkilemez. Omurga da hastalıktan etkilenebilir. Bu durumda bel ağrısı, bel ve kalça bölgesinde tutukluk veya hareket kısıtlılığı ortaya çıkabilir.
Özellikle uzun süren bel ağrısına sabah tutukluğu eşlik etmesi ve kişinin hareket ettikçe rahatlaması, inflamatuvar bir neden açısından değerlendirme yapılmasını gerektirebilir. Psöriatik artritte boyun ve kalça bölgesinde de tutulum görülebilir.
Psöriatik artrit, tendon ve bağların kemiğe bağlandığı bölgelerde iltihaplanmaya yani entezite neden olabilir. Topuk ve ayak tabanı, bu durumun sık görülebildiği bölgeler arasındadır.
Özellikle açıklanamayan topuk ağrısı, Aşil tendonu çevresinde şişlik veya ayak tabanında ağrı sedef hastalığı bulunan bir kişide psöriatik artrit açısından dikkate alınmalıdır.
Tırnaklarda görülen sedef bulguları ile psöriatik artrit arasında ilişki bulunabilir. Tırnakta küçük çukurlaşmalar, tırnağın yatağından ayrılması, kalınlaşma veya yapısal değişiklikler ortaya çıkabilir.
Bu nedenle sedef hastalığı olan bir kişide tırnak değişiklikleri ile birlikte eklem ağrısı, şişlik veya sabah tutukluğu bulunuyorsa doktor değerlendirmesi önemlidir.
Psöriatik artrit her yaşta görülebilmekle birlikte çoğunlukla yetişkinlerde ortaya çıkar. Sedef hastalığı bulunan kişilerin tamamında psöriatik artrit gelişmez.
Psöriatik artrit gelişme ihtimaliyle ilişkili olabilecek faktörler arasında:
Psöriatik artrit çoğunlukla sedef hastalığından yıllar sonra ortaya çıksa da eklem belirtileri cilt bulgularından önce veya aynı dönemde de başlayabilir.
Hayır, sedef hastalığı olan herkesde psöriatik artrit gelişmez. Hastalığın kimlerde ortaya çıkacağını kesin olarak gösteren tek bir test bulunmamaktadır.
Bu nedenle sedef hastalığı bulunan kişilerin eklem belirtilerine dikkat etmesi önemlidir. Özellikle yeni başlayan eklem şişliği, sabah tutukluğu, parmaklarda yaygın şişme, topuk ağrısı veya uzun süren bel ağrısı ortaya çıktığında değerlendirme yapılmalıdır. Erken tanı ve uygun tedavi, eklem hasarının ilerlemesini önlemeye yardımcı olabilir.
Psöriatik artrit ve romatoid artrit birbirine benzeyen belirtilere neden olabilir. Her iki hastalıkta da eklem ağrısı, şişlik ve tutukluk görülebilir. Ancak eşlik eden cilt ve tırnak bulguları, parmakların tamamında şişlik ve tendon tutulumları psöriatik artrit açısından önemli ipuçları sağlayabilir.
Bu özellikler tek başına tanı koydurmaz. Psöriatik artrit ile diğer inflamatuvar eklem hastalıklarının ayrımı doktor değerlendirmesiyle yapılır.
Psöriatik artrit teşhisi için tek başına kullanılan kesin bir test bulunmamaktadır. Tanı; hastanın şikâyetleri, fizik muayene, sedef ve tırnak bulguları, aile öyküsü, kan testleri ve gerektiğinde görüntüleme yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesiyle konur.
Doktor değerlendirme sırasında özellikle eklemlerde şişlik ve hassasiyet olup olmadığını inceler. Cilt ve tırnaklar da sedef hastalığına ait bulgular açısından değerlendirilir.
Psöriatik artrit şüphesinde hastanın durumuna göre farklı testlerden yararlanılabilir.
Bunlar arasında:
Görüntüleme yöntemleri eklem, tendon ve bağların kemiğe bağlandığı bölgelerdeki değişikliklerin değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Psöriatik artriti kesin olarak gösteren tek bir kan testi yoktur. Kan testleri vücutta iltihaplanma olup olmadığı konusunda bilgi sağlayabilir ve romatoid artrit gibi başka hastalıkların değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Bu nedenle kan tahlilinin normal veya anormal olması tek başına psöriatik artrit tanısını doğrulamaz ya da dışlamaz. Tanı; klinik bulgular ve gerektiğinde görüntüleme sonuçlarıyla birlikte değerlendirilir.
Psöriatik artrit tedavisi, hastalığın hangi eklemleri etkilediğine, belirtilerin şiddetine, hastalığın ilerleme durumuna ve kişinin genel sağlık durumuna göre planlanır.
Tedavinin temel amaçları arasında:
Tedavi yalnızca ağrı kontrolüne yönelik olmayabilir. Hastalığın ilerlemesini etkileyebilecek ilaçların kullanılması da bazı hastalarda tedavinin önemli bir parçasıdır.
Psöriatik artrit ilaçları, hastalığın özelliklerine göre farklı gruplardan seçilebilir. Hafif belirtilerde ağrı ve inflamasyonu azaltmaya yönelik ilaçlar kullanılabilir.
Daha aktif veya kalıcı hastalıkta ise hastalığın ilerlemesini kontrol etmeye yönelik hastalık modifiye edici antiromatizmal ilaçlar (DMARD), biyolojik ilaçlar veya hedefe yönelik ağızdan alınan tedaviler gündeme gelebilir.
Hangi ilacın kullanılacağı; hastalığın yaygınlığı, eklem ve cilt bulguları, eşlik eden hastalıklar ve daha önce uygulanan tedavilere göre doktor tarafından belirlenir.
Evet, özellikle daha belirgin veya standart tedavilere yeterli yanıt vermeyen psöriatik artrit vakalarında biyolojik tedaviler kullanılabilir.
Biyolojik ilaçlar, bağışıklık sistemindeki belirli mekanizmaları hedefleyerek inflamasyonun azaltılmasını ve hastalığın ilerlemesinin kontrol edilmesini amaçlar. Bazı biyolojik tedaviler hem eklem hem de cilt bulguları üzerinde etkili olabilir.
Biyolojik tedavilerin başlanması ve takip edilmesi uzman doktor tarafından yapılmalıdır.
Fizik tedavi ve uygun egzersiz programları, psöriatik artritte eklem hareketliliğinin korunmasına ve günlük yaşam aktivitelerinin daha rahat yapılmasına yardımcı olabilir.
Ancak her egzersiz her hasta için uygun değildir. Hastalığın aktif olduğu dönemler, etkilenen eklemler ve kişinin hareket kapasitesi dikkate alınmalıdır.
Düşük etkili aktiviteler, yürüyüş, yüzme, bisiklet veya kişiye uygun egzersizler bazı hastalarda tercih edilebilir. Gerektiğinde fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı tarafından kişiye özel program hazırlanabilir.
Psöriatik artriti tek başına ortadan kaldırdığı kanıtlanmış özel bir beslenme programı bulunmamaktadır. Bununla birlikte sağlıklı ve dengeli beslenme, genel sağlık ve uygun vücut ağırlığının korunması açısından önemlidir.
Özellikle fazla kilonun eklemler üzerindeki mekanik yükü artırabileceği ve psöriatik artritli kişilerde hastalık yönetimini etkileyebileceği belirtilmektedir. Bu nedenle beslenme planının kişinin genel sağlık durumu ve ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi daha uygundur.
Belirli bir yiyeceğin psöriatik artriti kesin olarak iyileştirdiği veya tek başına tedavi ettiği düşünülmemelidir.
Psöriatik artrit kronik bir hastalıktır ve günümüzde hastalığı herkeste tamamen ortadan kaldıran kesin bir tedavi bulunmamaktadır.
Bununla birlikte uygun tedavi ile ağrı, şişlik ve tutukluk kontrol altına alınabilir; bazı tedaviler hastalığın ilerlemesini ve eklem hasarını önlemeye yardımcı olabilir. Tedavinin amacı yalnızca mevcut belirtileri azaltmak değil, mümkün olduğunca eklem fonksiyonlarını korumaktır.
Hastalığın seyri kişiden kişiye değişebilir. Bu nedenle tedavi planının düzenli doktor kontrolüyle takip edilmesi önemlidir.
Psöriatik artrit ilerleyici bir hastalık olabilir. Kontrol edilmeyen inflamasyon zaman içerisinde eklemlerde yapısal hasara ve hareket kısıtlılığına neden olabilir.
Bu nedenle sedef hastalığı bulunan kişilerde eklem belirtilerinin ortaya çıkması durumunda uzun süre beklemek yerine değerlendirme yapılması önemlidir. Erken tanı ve uygun tedavi, hastalığın eklemler üzerindeki etkisini azaltmaya yardımcı olabilir.
Özellikle tekrarlayan eklem şişliği, belirgin sabah tutukluğu, parmaklarda yaygın şişme veya yeni başlayan uzun süreli bel ağrısı göz ardı edilmemelidir.
Psöriatik artrit için romatoloji bölümü temel başvuru noktalarından biridir. Romatoloji uzmanları inflamatuvar eklem hastalıklarının tanı ve tedavisiyle ilgilenir.
Sedef hastalığının cilt bulguları için dermatoloji uzmanının değerlendirmesi de önemlidir. Bazı hastalarda dermatoloji ve romatoloji uzmanlarının birlikte takip yapması gerekebilir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanları da eklem fonksiyonlarının korunması ve egzersiz programlarının planlanmasında tedavi ekibine dahil olabilir.
Sedef hastalığı bulunan kişilerde aşağıdaki belirtilerden biri ortaya çıktığında doktor değerlendirmesi uygun olur:
Özellikle eklem şişliği ve ağrısının giderek artması durumunda erken değerlendirme önemlidir. Psöriatik artritte erken tanı ve tedavi, eklem hasarı riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Sedef hastalığı bulunan kişilerde ortaya çıkan eklem ağrısı, şişlik, sabah tutukluğu, parmaklarda şişme veya bel ağrısı psöriatik artrit açısından değerlendirilmelidir.
A Life Sağlık Grubu'nda hastanın şikâyetleri, tıbbi öyküsü ve mevcut sedef hastalığı bulguları değerlendirilerek gerekli görüldüğünde romatoloji ve dermatoloji branşlarına yönlendirme yapılabilir. Tanı sürecinde doktor muayenesine ek olarak kan testleri ve uygun görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Evet, sedef hastalığı olan bazı kişilerde psöriatik artrit gelişebilir ve buna bağlı olarak eklem ağrısı, şişlik ve sabah tutukluğu görülebilir. Diz, el, ayak bileği ve parmak eklemleri etkilenebileceği gibi omurga ve tendonların kemiğe bağlandığı bölgelerde de yakınmalar ortaya çıkabilir.
Sedef romatizması, tıbbi olarak psöriatik artrit olarak adlandırılan, sedef hastalığıyla ilişkili iltihaplı eklem hastalığıdır. Eklem ağrısı ve şişliğinin yanı sıra parmaklarda yaygın şişme, topuk ağrısı ve bel tutukluğu gibi belirtilere de neden olabilir.
Psöriatik artrit geliştiğinde parmak veya ayak parmağının tamamında şişlik görülebilir. Daktilit olarak adlandırılan bu durum, parmağın eklem çevresinden başlayarak bütününde şişme ve hassasiyet oluşmasıyla kendini gösterebilir.
Hayır, her ikisi de iltihaplı eklem hastalığıdır ancak aynı hastalık değildir. Psöriatik artrit sedef hastalığıyla ilişkilidir; tırnak değişiklikleri, daktilit, entezit ve bazı kişilerde omurga tutulumu görülebilir. Romatoid artritte ise farklı bir bağışıklık sistemi mekanizması söz konusudur. Kesin ayrım doktor değerlendirmesiyle yapılır.
Psöriatik artriti tek başına kesin olarak gösteren bir kan testi bulunmaz. Kan testleri vücuttaki inflamasyon hakkında bilgi verebilir ve romatoid artrit gibi diğer hastalıkların değerlendirilmesine yardımcı olabilir. Tanıda muayene, hastalık öyküsü ve gerektiğinde görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilir.
Psöriatik artrit el ve ayak eklemleri, dizler, ayak bilekleri ve diğer eklemleri etkileyebilir. Bazı kişilerde omurga ve sakroiliak eklemler de tutulabilir. Hastalığın eklem dağılımı kişiden kişiye değişebilir.
Evet, bazı psöriatik artrit hastalarında omurga tutulumu nedeniyle bel ağrısı ve sabah tutukluğu görülebilir. Özellikle uzun süren bel ağrısının hareketle azalması gibi özellikler inflamatuvar bel ağrısı açısından değerlendirilmesi gereken bulgular arasında olabilir.
Psöriatik artrit kronik bir hastalıktır ve herkeste hastalığı tamamen ortadan kaldıran kesin bir tedavi bulunmamaktadır. Bununla birlikte uygun tedaviyle eklem ağrısı ve inflamasyon kontrol altına alınabilir ve eklem hasarının ilerlemesi azaltılabilir.
Kontrol edilmeyen psöriatik artrit zaman içerisinde eklem hasarına, hareket kısıtlılığına ve günlük yaşam aktivitelerinde zorlanmaya neden olabilir. Bu nedenle sedef hastalığı olan kişilerde tekrarlayan eklem şişliği, ağrı veya sabah tutukluğu ortaya çıktığında erken değerlendirme önemlidir.
Psöriatik artrit için romatoloji bölümüne başvurulabilir. Sedef hastalığının cilt bulguları için dermatoloji uzmanının değerlendirmesi de önemlidir. Gerektiğinde romatoloji ve dermatoloji birlikte takip planlayabilir.
Hayır, sedef hastalığı bulunan herkesde psöriatik artrit gelişmez. Ancak eklem ağrısı, şişlik, sabah tutukluğu, parmaklarda yaygın şişme veya açıklanamayan topuk ve bel ağrısı ortaya çıktığında psöriatik artrit açısından değerlendirme yapılmalıdır.
Evet, hastalığın aktivitesine ve kişinin özelliklerine göre biyolojik ilaçlar psöriatik artrit tedavisinde kullanılabilir. Bu ilaçlar bağışıklık sistemindeki belirli inflamasyon mekanizmalarını hedefler. Hangi tedavinin uygun olduğuna romatoloji uzmanı tarafından hastanın eklem, cilt ve diğer bulguları değerlendirilerek karar verilir.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Randevu ve sağlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için size en uygun iletişim kanalını seçebilirsiniz.